Şiir Haberleri

Şiir haber, Şiir son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Şiir - 30.11.2020
Şair ve yazar Şeref Akbaba: "Alaaddin Soykan şiirlerini Ay Vakti'ne emanet etmişti" (1)
Ay Vakti Dergisi Genel Yayın Yönetmeni şair ve yazar Şeref Akbaba, 21 kasımda vefat eden şair Alaaddin Soykan'a ilişkin, "Alaaddin Soykan'ın vefatı biraz hüzünlü oldu.
Şiir - 29.11.2020
Haftanın tarihine bakış
1936- Çok sayıda şiiri bestelenen Şair Leyla (Saz) Hanım öldü.
Şiir - 27.11.2020
Hüseyin Kudsi Sezgin: "Dinimiz musikimizden, musikimiz dinimizden ayrı değildir" (3)
Klasik Türk müziği sanatçısı, bestekar ve hafız Bekir Sıdkı Sezgin'in oğlu, neyzen Hüseyin Kudsi Sezgin, babasının musiki eğitiminde, dedesi Hafız Hüseyin Efendi'nin önemli bir rolü olduğunu belirterek, "Bizim musikimizle dinimiz iç içedir. Bizim dinimiz musikimizden, musikimiz dinimizden ayrı değildir. Dolayısıyla eskiden bu mevzuda daha yetkin eğitim alınıyordu. Dedem, almış olduğu eğitim itibariyle de babama bu musiki bilgilerini ilk aktaran kişiydi." dedi. Hüseyin Kudsi Sezgin, babasıının hayatını, klasik Türk musikisi ve dini musiki alanındaki çalışmalarını, Ahmet Sadık Hıdır ve Yasin Eker'le birlikte hazırladıkları "Bekir Sıdkı Sezgin - Musikiye Vakfedilmiş Bir Ömür" isimli eserin hazırlık aşamalarını AA muhabirine anlattı. SORU: Babanızla beraber ailenizde musikiyle ilgilenen ve bunu meslek edinen ikinci kişisiniz. Bize bu süreci anlatır mısınız? Hüseyin Kudsi Sezgin: "1965 yılında İzmir'de dünyaya geldim. Ortaöğrenimden sonra İstanbul'a babamın nakliyle ben de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'na girdim. Burada çeşitli bölümlerde okuduktan sonra Temel Bilimler bölümünden 1991'de mezun oldum. Bu arada mezuniyetimi müteakip eski Dar'ül-Elhan dediğimiz İstanbul Belediye Konservatuarı sonra İstanbul Üniversitesi'ne bağlandı. Oranın icra heyetinde okuldayken ney meşki aldığım için neyzen olarak göreve başladım. Aynı zamanda TRT İstanbul Radyosu'nda da vakitli olarak görev yaptım. 1993'te Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açmış olduğu devlet koroları sınavını başarıyla geçip Edirne Devlet Korosu'na dahil oldum. Edirne, İstanbul, Bursa'da devlet korosunda 10 sene şeflik yaptım. Şu anda İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nda sanatçı olarak görev yapmaktayım." SORU: Babanız Bekir Sıdkı Sezgin, hiç şüphesiz ki Türk müziği için çok önemli bir isimdi. Sizin hayatınızda nasıl bir etkisi ve rolü oldu? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Bir evlat için baba çok önemli tabii. Yani Bekir Sıdkı Sezgin olsa da olmasa da herkesin babası kendisi için çok önemlidir. Fakat Bekir Sıdkı Sezgin dediğimiz zaman ayrı hususiyetleri ortaya çıkıyor. Çünkü bizim medeniyetimiz içerisinde yer alan, kendi klasik müziğimizin son devirdeki en önemli üstatlarından birisidir. Başka üstatlar da var tabii. Onların da bazıları berhayat, bazıları vefat etti. Allah rahmet eylesin. Fakat konumuz babam olduğu için babam musiki açısından bunların en önde gelenlerinden birisidir. Belki bizim toplumumuzun fark etmesi güç olsa da çok önemli hizmetlerde bulunmuştur." "Musiki bir nimettir, hüsn-ü istimal gerektir" SORU: Bekir Sıdkı Sezgin'in hem dini musikide hem de ladini musikide çok güzel eserler icra ettiğini biliyoruz. Babanızın musiki yolculuğu nasıl başlamış? Kimlerin, nasıl etkileri olmuş? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Bıraktığı kayıtlarıyla, toplumumuzda klasik musikimize hizmet etmek amacıyla eğitim alan gençlerimize eğitim veriyor. Tabii Cenabıhakk'ın insanlara çizdiği bir kader var. Siz isteseniz de istemeseniz de bu kader doğrultusunda oraya doğru sevkitabii oluyorsunuz. Eğer sizde, sevk olduğunuz tarafa doğru birtakım kabiliyetler söz konusu ise ki rahmetli babamda da ses ve mükemmel bir kulak özelliği olduğunu dedem Hafız Hüseyin Efendi hemen anlıyor. Bizim musikimizle dinimiz iç içedir. Yani bizim dinimiz musikimizden, musikimiz dinimizden ayrı değildir. Dolayısıyla eskiden bu mevzuda daha yetkin eğitim alınıyordu. Dedem almış olduğu eğitim itibariyle de babama bu musiki bilgilerini ilk aktaran kişiydi. 'Benim musiki hocam, babam, sebeb-i hayatım Hafız Hüseyin Efendidir' diye kendisi de söylüyor. Küçük yaştan bu yeteneğini fark ettiğinden dolayı onu direkt bir eğitime tabi tutuyor. Sübhaneke ile Kur'an-ı Kerim eğitimine başlatıyor ve 5 yaşına geldiği zaman Kur'an-ı Kerim'i yüzünden hatmetmiş hale geliyor. Kendisini bütün tahsil hayatı boyunca bu yeteneği dolayısıyla musikiye sevk etmiştir. Ama nasıl? Bekir Sıdkı Sezgin'in sözlerinden bir tanesi olan 'Musiki bir nimettir, hüsn-ü istimal gerektir' anlamıyla sevk etmiştir. Yoksa bedenlerin zevk aldığı musiki için değil, ruhların zevk aldığı musiki için, Hakk'a ulaşma yolunda yürümesine sebep olmuş ve bunu toplumumuza da örnek olarak sunmuştur. Yani şimdilerle rol model diyorlar." SORU: Dedeniz Hafız Hüseyin Efendi kadar babaanneniz Feride Hanım'ın da Bekir Sıdkı Sezgin'in musiki eğitiminde büyük rol oynadığını biliyoruz. Babaannenizden biraz bahseder misiniz? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Babaannem rahmetli Feride Hanım, babasını ve ağabeylerini 93 Harbi zamanı kaybediyor. Trabzon, Vakfıkebirli fakat oradan yola çıkıyorlar. Yolda babası vefat ediyor, abilerini kaybediyor ve yapayalnız kalıyor. Annesi Ulviye Hanım onu evlatlık olarak alıyor ve eğitiyor. Ulviye Hanım'da musiki muallimliği de var. Dolayısıyla pratikten ut çalmasını biraz biliyor. Babamın kendisiyle ilgili yapılmış bir belgeselde 'Babam bir taraftan bana dini musiki eğitimi verirken, annem de bir taraftan o zamanın meşhur olmuş şarkılarını pratik olarak bana öğretiyordu' diyor. Dolayısıyla babaannemle amatör de olsa bir eğitim safhası var. Çift taraflı yani eskilerinin zülcenaheyn dediği bir eğitimle, belirli bir noktaya gelinceye kadar devam ediyor. 9-10 yaşlarına geldiğinde 'ben artık makamları tanıyan, çıkıp halkın önünde okuyabilen birisi olarak profesyonel hale yaklaşmış bir durumdaydım' diyor." "Babamın en büyük özelliği dini ve ladini musikiyi birbirine karıştırmadan icra edebilmesidir" SORU: Peki, babanızın hem dini hem de din dışı musikide başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz? İki taraftan da kabul görmesinin nedeni sadece yetenekli olması mıydı? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Esasında her sanatkarın yapabileceği bir şey değil. Çünkü Türk musikisi çok geniş bir sanattır. Dini musiki ve bazılarının din dışı dediği, bazılarında ladini dediği yani dini olmayan musiki olarak ana başlık altında ikiye ayırıyoruz. Fakat dini musiki kendi arasında cami musikisi, tekke ve dergah musikisi olarak da ayrılıyor ve Kur'an-ı Kerim tilaveti hepsine giren bambaşka bir özellik. Kendi sözlerinden söyleyecek olursak 'Türk musikisi eğitimi alan birisinin muhakkak dini musiki öğrenmesi gerekir. Dini musiki eğitimi almamış birinin Türk musikisinde istenilen bir safhaya doğru yürümesi kolay değildir' diyor. Dolayısıyla işin içerisinde mevlithanlık, Kur'an-ı Kerim tilaveti, naathanlık, ayinhanlık, gazelhanlık, klasik üslupta beste okuma, neoklasik şarkı okuma filan gibi birçok şık var. Bütün bu şıkların hepsini, özellikle de dini musikiyle dini olmayan musikiyi birbirine karıştırmadan kendi disiplinleri içerisinde yetkin bir şekilde icra edebilmek çok yetkin ve üniversiteler üstü eğitim almış bir sanatkarın yapabileceği bir icra tarzıdır. Bundan dolayıdır ki rahmetli babamın en büyük özelliği dini ve ladini musikiyi birbirine karıştırmadan icra edebilmesidir." SORU: Babanızın hayatı, onu tanıyanların hakkındaki yazıları ve eserleri, "Bekir Sıdkı Sezgin - Musikiye Vakfedilmiş Bir Ömür" ismiyle Ketebe Yayınları tarafından yayımlandı. Kitaplaştırma fikri nasıl çıktı ortaya, nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Bekir Sıtkı Sezgin vefat edene 24 yıl oldu. Neredeyse çeyrek asır olacak. Biz ailesi olarak bugüne kadar kendi asil musiki anlayışıyla, şöhretten uzak yaşantısıyla kendisini alem-i ahirette de çok fazla taciz etmek istemedik. Hayattayken de böyle bir anlayışı vardı. Fakat böyle bir şahsiyetin ve böyle bir medeniyet erinin genç nesillerimize de aktarılması gerekiyor. Çünkü medeniyet hususunda cansiperane bir tarzı var. Dolayısıyla benim zaten uzun zamandır aklımda ve boynumun borcu olan bu çalışmayı 2016 yılında başlattım. Daha sonra bir vesileyle Ahmet Sadık Hıdır ve Yasin Eker kardeşlerimle tanıştık. Onların bu işe önem verdiklerini anladıktan sonra bu çalışmayı beraber yürüttük. Yardımları için kendilerine çok teşekkür ediyorum. Çok büyük katkıları oldu. Ailem, başta annem Sibel Hanım çok yardımcı oldular. Ailemizin özel arşivini kullandık. Eserin son kısımda barkodla okunabilen ve sizi bir siteye yönlendiren, oradan kayıtların açılmasıyla dinlenebilen 50'ye yakın eser kaydı var. Bu kitabı tasarlarken sadece musiki camiasından müzisyenlerin yer aldığı bir kitap olarak ele almak istemedim. Çünkü bizim kültürümüz bir bütün. Sadece bir tanesini aldığınız zaman boş kalan yerler oluyor. O yüzden medeniyetimiz içerisinde bulunan bütün sanatların içerisinde barındırdığı birtakım önemli şahısların bu kitapta bulunmalarını arzu ettim. Hiçbirisi bizi kırmadı, hiçbir şekilde geri çevirmediler. Allah hepsinden razı olsun. Dolayısıyla toplumun her kesiminden kültür ve medeniyetimize kendi alanı olmasa bile ilgisi ve alakası olan şahısları da dahil etmeye gayret ettik. Eserde Sadettin Ökten, Ömer Tuğrul İnançer, Mustafa Kara, Süleyman Seyfi Öğün, Mutlu Torun, İncila Bertuğ, Sadrettin Özçimi, Necati Çelik ve Uğur Derman gibi önemli kültür adamlarının Bekir Sıdkı Sezgin'le ilgili tanıklıklarını anlatan yazıları da mevcut." "Türk musikisine bir ordu yetiştirmiştir" SORU: Bekir Sıdkı Sezgin, klasik Türk musikisine büyük hizmetlerde bulunmuş, müstesna bir sanatçı. Bunun yanı sıra kültürel anlamda yaptığı ne gibi faaliyetler var? Hüseyin Kudsi Sezgin: "Kendisi çok yönlü bir sanatkar. Yani icraclığının ve yorumculuğunun dışında hocalığı var. Kendi talebelerinden Serhat Sarpel, bir yazısında, 'Türk musikisine bir ordu yetiştirmiştir' diyor, hakikaten de öyle. Bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı devlet kadrolarında ve TRT radyolarında sanatkar olarak kim varsa babamın rahle-i tedrisinden geçmiş kişilerdir. Babam, musikimizde icracılık açısından yeni bir ekol ortaya koymuş bir yorumcu, hoca ve bestekardır. Vefatından önce İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sosyal Bilimler Fakültesinde yüksek lisans öğrencilerine usta tavırları, seste ileri icra teknikleri ve dini musiki dersleri vermekteydi. Bugün halen ders kayıtları dahi, elden ele dolaşmaktadır. Kendi sesinden icrasıyla makamat üzere Kur'an-ı Kerim tilavetiyle ilgili hazırlamış olduğu sesli bir eser de mevcuttur. Bu kayıtlar din eğitimi gören kişilere musikimizin makamsal yapısının yozlaşmadan ve en doğru şekilde bir zihniyet sahibi olma imkanı sunan sesli eserlerdir ve çok kıymetlidir. Bunun haricinde yayıncılık tarafı çok fazla bilinmez. 1981 yılında, yayıncı Ziya Belviranlı ile 'Sanat ve Kültürde Kök' adlı bir dergi çıkartmış. 22-23 sayı neşredilen bu dergide çok önemli kültür adamları mevcuttur ve kültürümüzün her türü vardır. Yayıncılığının dışında bestekarlığı var. Geleneğe bağlı çok önemli divan şairi şiirlerinden ve önemli şahısların Cumhuriyet dönemindeki şiirlerinden bestelediği, klasik üsluba sadık ve icrada maharet isteyen önemli eserler bestelemiştir.
Şiir - 27.11.2020
İstanbul Akademi dergisinin ilk sayısı yayımlandı
Özlem Tezcan Dertsiz'in "Mavi Balon" ve Ayşe Kaymaz'ın "Resim Yapan Çocuk" şiirleri ise renklerin ve resmin çocukluk sevincine katkısını dizelere döküyor.
Şiir - 27.11.2020
Son dakika haberi! Öğrenciler Kovid-19 günlerini resim ve şiirle anlattı
Son dakika haberler: Aydın'ın Nazilli ilçesinde ilkokul ve ortaokul öğrencileri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde kendilerinin ve sağlık çalışanlarının yaşadıklarını şiir ve resimle anlattı.
Şiir - 25.11.2020
Rize'de 'Kadın candır' şiiri ile kadına karşı şiddete dikkat çektiler
Rize'de 'Kadın candır' şiiri ile kadına karşı şiddete dikkat çektilerRİZE'de, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde hazırlanan klipte, il protokolü, sporcu ve sanatçılar 'Kadın candır' şiiri okuyarak, kadına karşı şiddete dikkat çekti.
Şiir - 25.11.2020
Oktay Kaynarca ile Yavuz Bingöl, kadın hakları için türkü söyledi
Ünlü oyuncu Kaynarca ayrıca kaleme aldığı, "Kadınlarımız Sebebimiz" adını verdiği şiirini de seslendirdi.
Şiir - 25.11.2020
Ahlat'ta Öğretmenler Günü
Ahlat Kaymakamlığı önünde düzenlenen tören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün çelenginin bırakılmasıyla başlayarak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti. Daha sonra aday öğretmenler adına Selçuklu İlkokulu sınıf öğretmenlerinden Büşra Uysal bir konuşma yaptı. Ardından Milli Eğitim Müdürü Mutlu Özden tarafından yapılan günün anlama ve önemini belirten konuşma ile şiirlerin okunmasıyla tören devam etti.
Şiir - 24.11.2020
24 Kasım Öğretmenler Günü
24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Şiir - 24.11.2020
24 Kasım Öğretmenler Günü
Konuşmanın sonrasında öğrenciler şiirler okudu, emekliye ayrılan öğretmenlere teşekkür belgeleri verildi.
Şiir - 24.11.2020
Antalya ve ilçelerinde Öğretmenler Günü kutlandı
Program, mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin andı okuması, şiir ve halk oyunlarıyla sona erdi.
Şiir - 24.11.2020
24 Kasım Öğretmenler Günü
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından çeşitli okullardan öğrenciler tarafından, günün anlam ve önemine hitaben konuşmalar yapıldı ve şiirler okundu.
Şiir - 24.11.2020
DHA YURT BÜLTENİ - 15
Şırnak Valisi Pehlivan'dan emekliye ayrılan öğretmenine 'hizmet şeref belgesi'   ŞIRNAK Valisi Ali Hamza Pehlivan, 37 yıl önce Rize'de eğitim görürken kendi ilkokul öğretmeni olan ve 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde emekliye ayrılan Mehmet Hıdır Oktaykaan'a (64), 'hizmet şeref belgesi' verdi.  Şırnak Valiliği'nce düzenlenen etkinlikle 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı. Kent Meydanı Seyir Terası'ndaki etkinliğe Vali Ali Hamza Pehlivan, 23'üncü Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral İdris Acartürk, Belediye Başkan Vekili Kamil Kurt, İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ, Milli Eğitim Müdürü Nazan Şener ve öğretmenler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasından sonra göreve yeni başlayan öğretmenler, yemin etti. Törende şiirler okunurken, müzik dinletisi sunuldu.
Şiir - 24.11.2020
Hizmet Şeref Belgesi'ni 33 yıl önce öğrencisi olan Şırnak Valisi'nin elinden aldı
Şiirlerin okunduğu, müzik dinletisinin sunulduğu program resim yarışmasında dereceye girenlere ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.
Şiir - 24.11.2020
Ödemiş'te Öğretmenler Günü kutlandı
Törenin son bölümünde öğrenciler tarafından şiir okundu.
Şiir - 24.11.2020
Kocaeli'de Öğretmenler Günü, törenle kutlandı
Çakır, şunları söyledi: "Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de belirttiği gibi, dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve en muhterem unsurlarıdır. Bir öğrencinin her alanda iyi yetişmesi yıllar alan bir çabanın ve emeğin sonucudur. Bir öğretmen görevine başladığı günden ölümüne kadar görevini yapmaya devam eder. Öldükten sonra bile fikirleri öğrencileri aracılığıyla yaşamaya devam eder. Öğretmeni ölümsüzleştiren öğrencisinin iyi bir şekilde yetişmesidir. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum." Konuşmaların ardından şiirler okundu, müzik dinletisi gerçekleştirildi.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Şiir Haberleri | Şiir Haber - Haberler - Şiir haberleri, son dakika şiir haber ve gelişmeleri burada. Şair ve yazar Şeref Akbaba: Alaaddin Soykan şiirlerini Ay Vakti'ne emanet etmişti (1).
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 1.12.2020 09:47:01. #1.14#
title