Şuşa Haberleri

Şuşa haber, Şuşa son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Şuşa - Bugün
Son dakika haberleri! Azerbaycan'da 2. Karabağ savaşının 1. yıl dönümünde şehitler anıldı
- Azerbaycan'da 2. Karabağ savaşının 1. yıl dönümünde şehitler anıldı BAKÜ - Azerbaycan'da 2. Karabağ Savaşı'nın (Vatan Savaşı) birinci yıl dönümünde şehitler için başkent Bakü'de anma töreni düzenlendi. Azerbaycan'da 2. Karabağ savaşı (Vatan Savaşı) şehitleri anıldı. Başkent Bakü başta olmak üzere ülke genelindeki cami, kilise ve sinagoglarda Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü için canlarını feda eden şehitlere dua edildi. Halk, şehitleri mezarı başında anmak için Bakü'deki 2. Fahri Hiyaban'a akın etti. Azerbaycan'da anma günü düzenlendiğini vurgulayan şehit babası Fuad Tağıyev, "Biz 4 gündür buraya gelip giden insanları görüyoruz. Bugün de bu insanları görüyorsunuz. Bu şehitlerin unutulmadığını ve unutulmayacağını gösteriyor. Onlar şehitlik mertebesine yükselerek bütün milletimizi gururlandırdılar. Allah bütün şehitlerimizi rahmet etsin" diye konuştu. Oğlu Yarbay Reşat Guliyev'i savaşta kaybettiğini belirten annesi Metanet Guliyeva, "Oğlum Reşat savaşa gitti ve askerleri için canını feda etti. Her zaman askerlerine ileri değil arkamdan gelin derdi. Topraklarımızı işgalden kurtarmak her zaman onun en büyük dileğiydi. Reşat benim gurur kaynağım. Onunla her zaman gurur duydum, şimdide gurur duyuyorum" dedi. Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ve Kuvvet Komutanları da şehitleri ziyaret etti. Bakan Hasanov şehit kabirlerini gezerek şehit yakınlarına baş sağlığı diledi. Daha sonra yerel saatle 12.00'de şehitler bir dakikalık saygı duruşu ile anıldı. Anma Günü kapsamında başkent Bakü'deki 'Haydar Aliyev Merkezi' ve 'Alev Kuleleri'ne akşam saatlerinde Azerbaycan bayrağı yansıtılacak. 2. Karabağ Savaşı 27 Eylül 2020'de Ermenistan'ın askeri provokasyonları önlemek, sivillerin güvenliğini sağlamak için Azerbaycan ordusu tüm cephe hattı boyunca karşı saldırı operasyonları başlattı. Savaşın ilk gününden itibaren Azerbaycan ordusu Ermenistan ordusuna karşı büyük bir avantaj elde ederek işgalci güçleri Azerbaycan topraklarından temizlemeye başladı. Askeri operasyonların ilk gününün sonunda, Kelbecer, Murovdağ ve Ağdere istikametindeki stratejik açıdan önemli yükseklikler ile Fuzuli'de 4 ve Cebrail'de 2 olmak üzere 6 köy işgalci güçlerden kurtarıldı. Azerbaycan ordusunun tank birlikleri, füze ve topçu birlikleri, savaş uçakları ve insansız hava araçları birliklerinin desteğiyle, cephe hattında bulunan çok sayıda Ermeni askeri kuvveti, askeri tesis ve askeri teçhizat yok edildi. Azerbaycan ordusu 3 Ekim'de Terter bölgesine bağlı Madagiz'i, 4 Ekim'de Cebrayıl şehrini, 9 Ekim'de Hocavend bölgesinin Hadrut yerleşimini, 17 Ekim'de Füzuli şehrini, 20 Ekim'de Zengilan şehrini ve 25 Ekim'de Gubadlı şehrini işgalden kurtardı. 8 Kasım 2020'de Azerbaycan'ın kadim kültür başkenti Şuşa şehri 28 yıl 6 ay sonra Ermeni işgalinden kurtarıldı ve şehre Azerbaycan bayrağı dikildi.
Şuşa - Bugün
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'den, İran'ın sınırdaki askeri tatbikatına tepki (1)
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran tırlarının kontrol edilmeye başlanmasının ardından bu ülkenin tatbikat yapmasını "şaşırtıcı" olarak niteleyerek, "Neden işgal döneminde o bölgede tatbikat yapılmıyordu. Ermenilerin Cebrayıl, Zengilan ve Fuzuli'de olduğu dönemde neden tatbikat yapılmıyordu?" dedi. Aliyev, Ermenistan'ın işgali altındaki toprakların kurtarılması için 27 Eylül 2020'de başlatılan 44 günlük savaşın birinci yılında Anadolu Ajansına değerlendirmelerde bulundu. Karabağ topraklarının, 44 günlük vatan muharebesiyle işgalden kurtarıldıktan sonra Azerbaycan'ın sınırları içindeki yolların kontrolünü ele aldıklarını belirten Aliyev, İran tırlarının yasa dışı şekilde Karabağ bölgesine gitmesinin ilk kez olmadığını, bunun işgal döneminde de defalarca yaşandığını söyledi. Aliyev, "Fakat şimdiki gibi net bilgi elbette yoktu. Bunu göz önünde bulundurarak, çeşitli kanallarla İran tarafına hoşnutsuzluğumuzu ifade ediyorduk. Fakat bu süreç devam ediyordu. Savaş bittikten sonra artık Laçın koridoru bizim gözümüzün önündedir. Bizim askeri mevzilerimizden Hankendi'ne giden yola olan mesafe belki de 5-6 metre. Biz Laçın koridoru boyunca ayrıca Şuşa etrafında ve diğer bölgelerde yeteri kadar teknik olanaklara sahibiz.
Şuşa - Bugün
Son dakika: 44 günlük savaşın yıl dönümü: Güney Kafkasya'da yeni dengeler ve fırsatlar
Savaş, uluslararası hukuka göre tamamen haklı gerekçeleri olan, 1990'ların başındakinden daha güçlü ve kararlı ancak bu kez aynı zamanda Rusya karşısında Türkiye'nin dengeleyici rolünü de gerektiği kadar hisseden Azerbaycan'ın askeri ve psikolojik üstünlüğüyle devam etti. Son iki günde özellikle sorunun kaderinde kilit noktalardan biri ve kimilerine göre en önemlisi kabul edilen, aynı zamanda özel bir sembolik anlam yüklenen Şuşa'nın Ermenistan işgalinden kurtarılması ve Azerbaycan ordusunun Hankendi'ye birkaç kilometre yaklaşmasıyla savaşın kaderi artık belli olmuştu.
Şuşa - Bugün
Son dakika haber: Azerbaycan Cumhurbaşkanı, 2. Karabağ Savaşı'nın 1. yılında AA'ya konuştu (1)
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan toprakların savaşla kurtarılmasının en büyük sorumlusunun Ermenistan ve Ermenistan'ı durdurmayan büyük devletler olduğunu söyledi. Aliyev, Ermenistan'ın işgali altındaki toprakların kurtarılması için 27 Eylül 2020'de başlatılan 44 günlük savaşın birinci yılında AA'ya değerlendirmelerde bulundu. SORU: Sayın Cumhurbaşkanı, AA'nın röportaj talebini kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Önemli bir tarihteyiz. Azerbaycan'ın zaferinin, yaklaşık 30 yıl boyunca işgal altında olan topraklarını kurtarılmasına başlandığı 27 Eylül'ün birinci yılındayız. O güne dönmek istersek, Azerbaycan neden karşı atağa geçti? ALİYEV : Ermenistan'ın bize karşı son dönemdeki provokasyonları düzenli hale gelmişti. Bize yönelik açıklamaları ve attıkları adımlar, Ermenistan'ın yeni savaşa hazırlandığını gösteriyordu. Bunun sebeplerini bugüne kadar da anlayabilmiş değilim. Çünkü başka bir devletin toprağını 30 yıl boyunca işgal altında tutan bir devlet yeni savaş istiyorsa bunun nedeni çok ciddi araştırılmalıdır. Sözlerimi kanıtlayan adımlar da göz önündedir. Çünkü temmuzda Azerbaycan-Ermenistan sınırında, Ermenistan askeri provokasyon yaptı ve bu provokasyon sonucu 13 asker ve sivil yaşamını yitirdi. Azerbaycan o zaman düşmana hak ettiği yanıtı verdi fakat biz devlet sınırını geçmedik. Sadece, onları girdikleri Azerbaycan arazilerinden çıkardık ve birkaç gün süren çatışma sona erdi. Daha sonra ağustosta bir sabotaj grubu gönderdiler. Temas hattını geçtiler ve orada bizim askerlerimiz onlara silah bıraktırdı. Bir yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yaptığım konuşmada Ermenistan'ın yeni savaşa hazırlandığını demiştim. Üç gün sonra bizim mevzilerimiz ve yerleşim birimlerimiz yeniden topçu atışı altına alındı. Yine şehitler verdik. ve benim emrimle geniş kapsamlı karşı saldırı operasyonuna başladık ve bildiğiniz gibi bu operasyon büyük zaferle sonuçlandı. Bir yıla dönüp baktığımızda elbette tüm bu gelişmeleri, tüm bu olayları daha net analiz etme olanağı elde ediyoruz. Görünen o ki Ermenistan yönetimi, iktidara yeni gelmiş yönetim herhangi bir askeri başarıyla da övünmek istiyordu, herhangi bir askeri başarı elde etmek istiyordu. Fakat hesapları tutmadı, çok büyük hata yaptılar. Bunun sonucunda da acı yenilgiye uğradılar. SORU: Sayın Cumhurbaşkanı, bu savaş önlenemez miydi? Çok uzun süre faaliyet gösteren Minsk Grubu eş başkanlarının temasları vardı. Minsk Grubu eş başkanları veya başka faktörler bu savaşı önleyebilirler miydi, nasıl önlemeleri gerekirdi aslında? ALİYEV : Tabii önleyebilirlerdi. Defalarca ben bu konuyla ilgili görüşlerimi bildirmiştim. Minsk Grubu zamanında Ermenistan'a ciddi baskı yapsaydı tabii ki Ermenistan işgal altında tuttuğu topraklardan çıkmak mecburiyetinde kalacaktı. Böyle bir durumda savaşa gerek kalmazdı. Minsk Grubuna eş başkanlık eden üç devlet BM Güvenlik Konseyinin üç daimi üyesi olmasına rağmen onlar bu baskıyı yapmadı. Bunlar dünya çapında en güçlü ülkeler olarak kabul ediliyor. Onların siyasi ağırlıkları, siyasi olanakları yok muydu ki Ermenistan'a bu ciddi mesajları göndersinler. Sadece 'ne savaş ne barış' siyasetini tercih ediyorlardı. Diğer taraftan ben Minsk Grubu eş başkanlarına ve diğer büyük devletlere Ermenistan'a yaptırım uygulamaları konusunda defalarca müracaat ettim. Bu da savaşı önleyebilirdi. Çünkü bu yaptırımlar, Ermenistan'a büyük sıkıntılar yaşatacaktı ve onlar bizim toprağımızdan çıkmaya mecbur kalacaktı. Biz sorunun barış yoluyla çözülmesi için tüm yolları kullandık. Savaş olmasın, kan dökülmesin. Fakat bunun yanında ben diyordum ki biz bu durumu kabullenmeyeceğiz, ne pahasına olursa olsun kendi topraklarımızı kurtaracağız. Sadece şans veriyorduk. Ermenistan'da 2018'de iktidara gelen yeni yönetim müzakere sürecine de büyük darbe vurdu. Çünkü onların uygunsuz ve sorumsuz açıklamaları müzakere sürecini felç etti. Bu durumda Minsk Grubu olumlu ve cesaretli adımlar atmalıydı fakat onlar sadece gözlemliyorlardı. Sadece seyirci gibi yaklaşıyorlardı buna. Dolayısıyla 2. Karabağ Savaşı'nın başlamasında elbette en büyük sorumluluk Ermenistan'dadır. Aynı zamanda Ermenistan'ı zamanında durdurmayan büyük devletler de sorumluluk taşıyor. SORU: Uzun süre statükoyu devam ettirme stratejisi yürüttü eş başkanlığı yürüten ülkeler. Peki, zaferden sonra tekrar Minsk Grubu eş başkanlarının devreye girmesi söz konusu. Böyle talepler var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bir faydası olacak mı bunun? ALİYEV : İşgal döneminde Minsk Grubuna başkanlık eden ülkeler, onların cumhurbaşkanları birkaç kez çok olumlu açıklamalar yaptı, neredeyse 7-8 yıl önce. Onlardan biri de şuydu ki, açıkça da beyan edilmişti ki statüko kabul edilemez ve değiştirilmelidir. Biz de bunu çok olumlu karşıladık. Bizzat ben bu konuyla ilgili kendi görüşlerimi defalarca beyan etmiştim ve demiştim ki bu uzun yıllardır beklenen bir açıklama. Statükonun değiştirilmesi işgalin sonlandırılması demektir. Fakat bu açıklamalardan sonra onlar pratik adımlara geçmediler. İlaveten, bir süre sonra bu açıklamadan da geri çekildiler ve eş başkanlarca ortaya yeni bir ifade atıldı: 'Statüko sürdürülebilir değil.' Bu açıklamalar arasında çok büyük fark var. Bir var 'kabul edilemez', bir de var 'sürdürülebilir değil'. O zaman da ben onları eleştirerek demiştim ki bu tutum değişikliği Ermenistan'ın işgalcilik politikasının değirmenine su taşıyor. Maalesef sonraki dönem de gösterdi ki Minsk Grubu bu konuyu çözmek düşüncesinde değildi. ve savaş zamanında, 44 günlük savaşta biz bunu bir kez daha gördük. Çünkü bize karşı BM'de konuyu gündeme getiren Minsk Grubuna eş başkanlık yapan bazı ülkelerdi. Savaş sürüyor, biz kendi topaklarımızda uluslararası hukuku yeniden sağlıyoruz, adalet savaşına çıkmışız, BM'de bize karşı herhangi bir yaptırım konusunu ortaya atmak tamamen adaletsizdi. Şimdiki döneme gelindiğinde Minsk Grubunun faaliyetini biz görmüyoruz diyebiliriz. Adeta müzakere süreci döneminde onlar geliyordu, önerilerde bulunuyorlardı, cumhurbaşkanları düzeyindeki görüşmelerin gündemini belirliyorlardı, müzakere edilecek konuları bize öneriyorlardı, her iki taraf da mutabakat esasında bu konuları müzakere ediyordu. Şimdi ise savaşın bitmesinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen onlardan herhangi bir öneri yoktur. Bir kez Azerbaycan'a geldiler ve ben onlara dedim ki siz öneriler verin. Biz bu konuyu çözdük. Dağlık Karabağ sorunu sona erdi. Dağlık Karabağ adında idari birim mevcut değil. Bu günlerde BM Genel Kurul Toplantısındaki konuşmamda da tüm ülkelere seslenerek dedim ki rica ediyorum bundan sonra Dağlık Karabağ ifadesi kullanılmasın. Öyle bir birim yoktur Azerbaycan arazisinde. Karabağ bölgesi var, Doğu Zengezur var. Bu durumda Minsk Grubunun faaliyeti için bugün yeni konular ortaya çıkmalıdır. Dağlık Karabağ sorunu bitti. Şimdi ne yapılabilir. Güven artırıcı tedbirler, yolların açılması, koridorların açılması, barış sürecine destek vermek, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerini düzene sokmak, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının imzalanmasına çalışmak. Onların faaliyet alanı bundan sonra saydıklarımdan ibaret olmalıdır. Dağlık Karabağ'ın, olmayan bir kuruluşun statüsü olabilir mi. Elbette olamaz. Ben demiştim ve yine söylemek istiyorum ki eğer birileri Dağlık Karabağ'a statü vermek istiyorsa kendi ülkesinde bir arazi versin, orada bir kurum oluştursun veya cumhuriyet oluştursun, onların bağımsızlığını tanısın. Biz de tanıyalım fakat Azerbaycan arazisinde değil. SORU: Minsk Grubu eş başkanlarının 44 günlük savaştan sonra oluşan gerçekliği kabul etmesi ve bunun üzerine bir şeyler yapması gerektiğini mi söylüyorsunuz? ALİYEV : Minsk Grubundan bugüne kadar 2. Karabağ Savaşı'ndan sonra herhangi bir teklif bize verilmedi ve teklif olmadığı için Minsk Grubunun faaliyeti hakkında konuşmanın yeri yok. Artık bir yıl geçti. Ne teklif ediyorsun. Diyorsun ki bu çatışma çözülmelidir. Ben Azerbaycan olarak diyorum ki ben bunu çözdüm kendi başıma. Bütün baskılara rağmen. Dolayısıyla bir teklif olmalıdır. Neyle uğraşmalılar. Ben kendi fikirlerimi ifade ettim. Gerisi onların sorumluluğunda. SORU: Bölgede oluşan gerçeklikten sonra bir bildiri imzalandı Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında. 9 maddelik bildirinin hayata geçirilmesi konusunda memnun musunuz? Geçen bir yıl içerisinde yeterince hayata geçirildi mi? Neler eksik bu maddelerden? ALİYEV : Genel olarak memnunum. Çünkü oradaki başlıca konular çözüldü. Ermenistan bu bildiriye imza atarak yükümlülükler almıştı. Bu yükümlülükleri mecburi şekilde yerine getirdi. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi savaştan hemen sonra oldu. O zaman işgal altında olan bölgelerden Ermeni güçlerin çıkartılması orada açıkça belirtiliyordu. Savaş bittikten sonra 20 gün içerisinde Ağdam, Kelbecer ve Laçın illeri bize geri verildi. O zaman Ermenistan çok sorumlu yaklaşıyordu bu konuya. Neden? Çünkü korku içerisindeydiler. Çünkü biliyordu ki eğer 10 Kasım'da bu bildiriye imza atmasaydı onların durumu daha da kötü olabilirdi. Yani bizi durduracak bir güç yoktu. Savaş döneminde ben defalarca Azerbaycan halkına hitap ederek diyordum ki Ermenistan bize tarih versin, takvim versin. Ne zaman bizim topraklarımızdan çıkıyor. Biz hemen savaşı durdurmaya hazırız. Bu tarih bize 9 Kasım'da verildi. Ermenistan kapitülasyona imza attı ve 10 Kasım'da savaş durdu. Dolayısıyla o önemli konuların çözümü Ermenistan'ın korku içerisinde olmasından kaynaklanıyor. Sonra ne oldu. Barış güçleri geldi. Bir süre geçti ve geride kalan konuların uygulanması durdu. Orada açıkça belirtiliyor ki Ermeni silahlı güçleri bizim toprağımızdan tam şekilde çıkartılmalıdır. Savaş bittikten 15-20 gün sonra Ermenistan'dan barış güçlerinin sorumluluğundaki bölgeden, Laçın koridorundan, kurtarılan topraklara sabotaj grubu gönderildi. 62 kişilik grup. Bu 10 Kasım bildirisine tam aykırıdır. Azerbaycan ordusu onları etkisiz hale getirdi ve onlar tutuklandı. Şimdi onlara savaş esiri diyorlar. Fakat gidin bakın uluslararası konvansiyonlara. Savaş esiri kimlere denir. Onlar savaş esiri değil. Savaş bitti, 10 Kasım bildirisi imzalandı. Ondan sonra gönderilen herhangi bir asker sabotaj grubu üyesi olarak tespit edilmelidir. Bu konu çözüme ulaşmadı. Bu çok önemli bir konu ve ısrar ediyoruz ki çözüme kavuşsun. Tam çözümünü bulsun. Kısmen çözüme kavuştu. Diğer konu koridorların açılmasıdır. 9 Kasım'dan 10 Kasım'a geçen gecede imzalanan bildiride açıkça belirtiliyor ki Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında bağlantı kurulmalıdır. Bu bağlantı sağlandı mı? Hayır. Bu bağlantıyı sağlamak için o kadar da büyük zamana ihtiyaç yok. Burada kara yolu mesafesi toplam 40 kilometre. Biz şimdi savaştan sonraki bir yılda 1000 kilometreden fazla yol yaptık hem toprak yol hem asfalt yol. Şimdi orada 40 kilometrelik yolun açılması büyük problem değil. Fakat buna rağmen hatta Ermenistan buna rıza göstermiyor. Müzakereler sonuçsuz kalıyor. Ermenistan, 10 Kasım bildirisinin şartlarını kabaca ihlal ediyor. Biz şimdilik sabırlı davranıyoruz. Temkinli davranıyoruz fakat bizim sabrımızın da sınırı var. 2. Karabağ Savaşı gösterdi ki sabrımız tükendiğinde neler oluyor. Dolayısıyla Ermenistan yönetimine şans veriyoruz ki 10 Kasım bildirisinin tüm şartlarını yerine getirsin ve sorumlu davransın. SORU: Laçın koridorunun kontrolünü o bölgede görev yapan geçici görevli Rus askerleri sağlıyor. Sabotaj gruplarının faaliyetlerine ilişkin şikayetlerinizi Moskova'ya ilettiğinizde nasıl cevap alıyorsunuz ve size verilen yanıtlar bölgeye yansıyor mu? ALİYEV : Elbette biz bu durumlarla ilgili Rusya'ya şikayetlerimizi belirtiyoruz. Haklı şikayetlerimizi belirtiyoruz. Fakat o sabotaj grubunun oraya girmesi o zaman oldu ki Rus barış güçleri henüz tam yerleşmemişti. Çünkü 10 Kasım'da savaş sona erdi. Ondan sonra süre gerekiyordu ki Rus barış güçleri, yaklaşık 2 bin asker oraya yerleşsin. Orada boşluklar çoktu. Burada adil olmak zorundayız. Onlar henüz o bölgeyi tam kontrol altına alamamıştı. Ermeniler de bunu fırsat bilerek sızdı bizim kurtarılan topraklara. Fakat genel olarak Rus barış gücünün faaliyetini olumlu değerlendirebilirim. Elbette bizim memnun olmadığımız konular da var, şikayetlerimiz de var. İlk sırada bizim topraklarımıza yabancı ülke vatandaşlarının yasa dışı ziyaretleriyle ilgili. Biz defalarca bu konuyu gündeme getirdik. Çünkü Karabağ bizim arazimizdir. Bizim iznimiz olmadan o bölgelere hiçbir yabancı vatandaş veya araç giremez. Bizden izin alınmalıdır. Fakat söyleyebilirim ki tam, yüzde yüz düzeyde bu henüz çözülmedi. Halbuki onu da söylemeliyim ki yabancı vatandaşların Karabağ'a yasa dışı gelmesi durumları çok az sayıdadır. Bunu da belirtmeliyiz. Bizim politikamız ve ısrarlarımız sonucu artık bu sürece de son veriliyor. Fakat biz elbette isterdik ki bizim egemenliğimize, toprak bütünlüğümüze tam şekilde saygı gösterilsin. Zaten üst düzey Rus yetkililer de Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğunu belirtiyor. Bu durumda orada görev yapan askerler de faaliyetlerini bu açıklamalara uygun şekilde yürütmelidir. SORU: Geçtiğimiz günlerde Ermenistan Savunma Bakanı ile Rusya Savunma Bakanı'nın bir görüşmesi olmuştu. O görüşmeden sonra "Ermenistan'ı silahlandırılma süreci yeniden başladı" şeklinde açıklama yapıldı. Bu açıklama size ne düşündürüyor. Bu silahlandırma süreci bölgeyi nasıl etkiler. Yok olan bir Ermenistan ordusu şimdi yeniden Rus silahlarıyla ayağa kalkmaya çalışacak. Bu konudaki düşüncelerinizi almak isterim. ALİYEV: Bu konudan haberdar olduğumuzda hemen Rusya tarafına sorduk, bu konunun ne olduğu ile ilgilendik. Fakat bize bilgi geldi ki Ermeni basınında çıkan bu açıklama gerçeği yansıtmıyor. Rusya Savunma Bakanı böyle sözler söylemedi. Bu, Ermenistan propagandasının çirkin amelidir. Böyle söz söylenmedi. Bize resmi şekilde bildirildi ki böyle bir plan yok. Ermenistan ordusunun yeniden bedava silahlandırılmasıyla ilgili biz Rusya tarafından yeterli yanıtı aldık. Biz bu konuyu gündemden çıkarttık. Bu, Ermenistan'ın çirkin amellerinden vazgeçmediğini gösteriyor. Ortaya atılan bu yalan ilk önce çok büyük hatadır. Eğer sen Rusya Savunma Bakanı'nın söylemediği sözleri yayıyorsan bu en azından sorumsuzluktur, provokasyondur. İkincisi, biz bunu defalarca işgal döneminde de gördük, işgalden sonra da gördük, Ermenistan ve Rusya'da faaliyet gösteren Ermeni lobisi her gün Rusya ile Azerbaycan ilişkilerinde çatlak oluşması için çalışıyor. Her gün, düzenli olarak. Onların günlük işi Azerbaycan'a kara yakmak, Rusya basınında Azerbaycan'la ilgili olumsuz imaj oluşturmak, Rusya ile Azerbaycan'ın ilişkilerine gölge düşürmektir. Düşünüyorlar ki bu durumda intikamcı güçler yeniden başkaldırarak bize karşı savaşa çıkabilirler. Fakat onlar yanılıyor. Birincisi Rusya-Azerbaycan ilişkileri yeteri kadar yüksek düzeyli ilişkilerdir ve biz tüm konuları açıkça müzakere ediyoruz. Cumhurbaşkanları düzeyinde, savunma bakanları düzeyinde, dışişleri bakanları düzeyinde. Herhangi tarafı rahatsız eden bir konuyla ilgili biz derhal temasta bulunuyoruz ve bu konuları çözüyoruz. Bugün söyleyebilirim ki Rusya-Azerbaycan ilişkilerinde herhangi acil meseleyi çözmekle ilgili bir konu da yoktur. Çünkü bu ilişkiler yeteri kadar olumludur. Ermenistan'ın bu propaganda çabaları onlara başarı getirmeyecektir. Ermenistan'ın yeniden silahlanmasıyla ilgili bizim endişemiz Rusya tarafından anlayışla karşılanıyor. SORU: Bölgedeki mevcut sorunları konuşmak için sizin, Sayın (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in ve (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan'ın bir araya gelmesi kısa dönemde söz konusu mu? ALİYEV: Biz bir kez üçlü görüşme yaptık. Bu yılın başlarında, ocak ayında Moskova'da üçlü görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmede daha ziyade savaş sonrası dönemle ilgili konular müzakere edildi çünkü savaşın bitmesinden sadece 2 ay geçmişti. Sonrasında cumhurbaşkanları düzeyinde üçlü görüşme olmadı. Fakat başbakan yardımcıları düzeyinde bir çalışma grubu oluşturuldu. Bu grupta ilk olarak Zengezur koridorunun açılması konusunda çalışmalar yapıldı fakat haziran başında Ermenistan bu gruptaki katılımını seçimler nedeniyle bitirdi. Haziranda orada seçim yapıldı ve ağustos ortasında bu grup yeniden bir araya geldi. Gelecek ay yine bir araya gelecekler. Bu grubun önemli bir format olduğunu düşünüyorum çünkü henüz bir sonuç olmasa da bir temas mevcut. Temas şimdiki durumda gerekli bir araçtır ve bu temaslarda birçok konu çözülebilir. Biz Azerbaycan'da Zengezur koridorunun oluşturulmasına yönelik geniş çaplı çalışmalara başladık. Zengilan'a demir yolu ve kara yolu yapılıyor, havalimanları inşa ediliyor. Dolayısıyla biz kendi topraklarımızdaki işleri 2 yıl içerisinde bitireceğimizi düşünüyorum çünkü buradaki işlerin hacmi çok büyük. Ermenistan arazisindeki demir yolu ve kara yolunun uzunluğu 40 kilometredir. Bu 1 ila 1,5 yılda yapılabilir. Biz bunu bekliyoruz. SORU: Bir yıl bile dolmadan işgalden kurtarılan topraklarda çok büyük projeler gerçekleştirdiniz. Mesela Fuzuli havalimanı 1 sene olmadan artık uçakların inip kalktığı bir proje haline geldi. Kara yolları hakeza öylesine. Siz kara yollarının Ermenistan sınırına kadar temelini attınız. O iş ilerliyor. Bu konuda çok büyük projeler yapıyorsunuz. Hem bu projelerle hem de o bölgede yaşayan Ermeniler var, onların geleceğiyle ilgili neler söyleyebilirsiniz? ALİYEV: Siz tam haklısınız. Biz zaman kaybetmeden, savaş biter bitmez harekete geçtik. Bu devletimizin gücünü gösterdi. Çünkü bu işleri görmek için sadece para yetmez. Kaynak, kadro, ekip, teknik olanaklar, yeterlilik olmalıdır. Biz tüm güçleri seferber ettik. Elektrikle ilgili konuları yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Tüm bölgeye elektrik verilecek. Yol yapımları da sürüyor. Bunu her şeyden önce kendi vatandaşlarımız için yapıyoruz ki bu bölgeyi yeniden kuralım ve geçmiş mülteciler kısa zamanda oraya dönebilsin. Artık birinci pilot köy projesi Zengilan ilinde yıl sonunda ya da gelecek yılın başlarında hazır olacak. Karabağ'da yaşayan Ermeniler de bunu görüyor. Çünkü bizim televizyonlara bakıyor, radyolarımızı dinliyorlar. Burada hangi işlerin yapıldığını görüyorlar. Artık birkaç kez Ermeni halkından olan kişilerin bizim Şuşa'da askeri mevzilerimize gelerek onların da bu işlere alınmasını rica etmesi tesadüfi değil.
Şuşa - 16.09.2021
Bursa '2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti' ilan edildi
"Bursa'nın adaylığını memnuniyetle açıklıyorum" Üye ülkelerin tek tek sunum yaptığı toplantıda, Türkiye'den Bursa ve Azerbaycan'dan Gence ile Şuşa şehirleri 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti için değerlendirildi.
Şuşa - 15.09.2021
Kamu Başdenetçisi Malkoç Azerbaycan'da
Şeref Malkoç, temasları kapsamında Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev ve Azerbaycan Milli Mayın Temizleme Ajansı Kurul Başkanı Vugar Suleymanov ile görüşme gerçekleştirecek. Ermenistan işgalinden kurtarılan Ağdam şehrinde incelemelerde bulunacak olan Malkoç, daha sonra Şuşa şehrinde Ermenistan tarafından tahrip edilen tarihi ve kültürel anıtları inceleyecek.
Şuşa - 03.09.2021
Son dakika haberleri: Rus barış güçlerinin konuşlandığı bölgelerden Azerbaycan askerlerine ateş açıldı
Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rus barış güçlerinin geçici olarak konuşlandığı Azerbaycan topraklarında yasa dışı bir şekilde bulunan Ermeni silahlı gruplarının 3 Eylül yerel saatle 01.00'dan 02.15'e kadar Şuşa civarındaki Azerbaycan mevzilerine ateş açtığı bildirildi.
Şuşa - 02.09.2021
GÜNDEM / 2 Eylül 2021
(New York) ÖZEL HABER 1- Güvenlik güçleri için yeni balistik koruyucu kalkanlar geliyor Güvenlik güçlerinin talepleri doğrultusunda tehlikeli bölgeler ve sıcak temaslarda yakın koruma için kullanılan kalkanlara yönelik yenilikçi çözümler geliştirildi "Modüler korugan" zorlu ve engebeli araziler, çatı gibi mevzilenme alanlarında balistik koruyuculuk sağlıyor "Mini kalkan" özellikle dar ve zorlu alanlarda personelin hareketini kısıtlamadan güvenlik seviyesini artırıyor "Kalkan taşıyıcı" onlarca kilogramlık kalkan ağırlığını ortadan kaldırıyor, personelin ellerinin serbestçe kullanmasına olanak veriyor (Göksel Yıldırım/Ankara) 2- Gıda takviyesi ürünlerinde "bakanlık onay kodunu arayın" önerisi Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Samet Serttaş: "Tarım ve Orman Bakanlığının onay koduna sahip ürünler, gerekirse telefonla hemen sorgulatılabilir. Böylece söz konusu ürünler gıda satışı gerçekleşen her ortamdan güvenle satın alınabilir" "Türkiye'de gıda takviyesi sektörünün, katma değeri yüksek ürün üretme potansiyeli mevcut. Bu yüzden gelecek için umut vadediyor" (Zeynep Duyar Canlı/Ankara) 3- Çocukken koparıldığı Şuşa'ya evlatlarıyla dönen anne, mutluluğunu AA'ya anlattı Ermenistan'ın işgalinden kurtarılan Karabağ'ın sembol şehri Şuşa'ya yıllar sonra ailesiyle dönen İlhame İbrahimova: "Çocukken ailemle burayı terk etmek zorunda kalmıştım.
Şuşa - 21.08.2021
Ermenistan askerleri, sınırın farklı noktalarındaki Azerbaycan askerlerine ateş açtı
"Rus barış güçlerinin kontrolü altında olan arazilerdeki Azerbaycan askerlerine ateş açıldı" Bakanlıktan yapılan açıklamada, 20 Ağustos 20.37'den 21 Ağustos 01.00'e kadar Rus barış güçlerinin geçici olarak konuşlandığı Azerbaycan topraklarında yasa dışı bulunan Ermeni silahlı grupları tarafından Xocavend ilinin Çağadüz köyü ve Şuşa civarında yerleşen Azerbaycan askerlerinin mevzilerine de ateş açıldığı ifade edildi.
Şuşa - 20.08.2021
Ermenistan askerleri, sınırda Azerbaycan askerlerine ateş açtı
"Şuşa civarındaki Azerbaycan askerlerine ateş açıldı" Bakanlıktan yapılan açıklamada, 20 Ağustos 01.
Şuşa - 13.08.2021
Ermenistan askerleri, sınırda Azerbaycan askerlerine ateş açmaya devam ediyor
Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 12 Ağustos yerel saatle 21.26'da Laçın ilinin Garıgışlaq yerleşim yerinde bulunan Azerbaycan mevzilerinin Ermeni askerleri tarafından aralıklarla ateş altına alındığını belirtildi. Ayrıca açıklamada, 13 Ağustos yerel saatle 02.30'dan itibaren Fuzuli iline bağlı Yukarı Veyselli, Hocalı iline bağlı Sığnag yerleşim yerleri ve Şuşa şehri çevresine bulunan Azerbaycan mevzilerinin Rus barış güçlerinin geçici olarak konuşlandığı Azerbaycan topraklarında yasadışı bulunan Ermeni silahlı grupları tarafından ateş altına alındığı belirtildi.
Şuşa - 28.07.2021
GÜNDEM ÖZETİ / 29 Temmuz 2021
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'ın Şuşa ve Fuzuli şehirlerine ziyarette bulunacak.
Şuşa - 28.07.2021
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'ın Şuşa şehrine geldi
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'ın Ermeni işgalinden kurtarılan Şuşa şehrine geldi.
Haberler.com’un şehir sayfaları, Türkiye’nin 81 iline ait en güncel haberleri, gündeme dair fotoğrafları ve son dakika gelişmelerini bir arada sunuyor. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerine ait politika, spor, genel kültür ve en yerel gelişmeleri okuyabileceğiniz Şehir Sayfaları’nda illere göre günlük hava durumu, namaz vakitleri ve sinema seans bilgilerine de ulaşabilirsiniz.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şuşa Haber, Şuşa Son Dakika Haberleri - Haberler - Şuşa haber sayfamızda Şuşa haberleri okuyabilir, Şuşa son dakika haberleri ve güncel Şuşa gelişmelerini görebilirsiniz. Son dakika haberleri! Azerbaycan'da 2. Karabağ savaşının 1. yıl dönümünde şehitl
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 27.09.2021 14:21:33. #1.13#

title