Dha Yurt Bülteni- 7

Dha Yurt Bülteni- 7

KILIÇDARDOĞLU, FEZLEKEYLE İLGİLİ: 'HATIRLATMAZSANIZ ŞEREFSİZSİNİZ'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında hazırlanacak fezleke ile ilgili "CHP iktidar olursa, sen ve yandaşların malı götüremiyecek, haram yedirmeyeceğim size. Her kuruşun hesabını vereceksiniz.

Dha Yurt Bülteni- 7

KILIÇDARDOĞLU, FEZLEKEYLE İLGİLİ: 'HATIRLATMAZSANIZ ŞEREFSİZSİNİZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında hazırlanacak fezleke ile ilgili "CHP iktidar olursa, sen ve yandaşların malı götüremiyecek, haram yedirmeyeceğim size. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Biz böyle bir gelenekten, ahlaktan geliyoruz.  Oturacaksın, her türlü dümeni çevireksin savcılara talimat vereceksin, Kılıçdaroğlu için fezleke hazırlayın. Hazırlatmazsanız şerefsizsiniz. Sanıyorlar fezleke hazırlanacak biz geri adım atacağız. Bir milim geri atmayacağız. Biz Kuvayi Milliyeciyiz. Biz onlar gibi değiliz."dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,  partili belediye başkanlarıyla 3 ayda bir farklı illerde yaptığı 'Belediye Başkanları' toplantısına katıldı. Toplantıda yerel ve genel seçimlerde yol haritasının belirleneceği, belediye başkanlarına tavsiyelerde bulunup, onların önerilerinin alınacağı belirtildi. Belediye başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, Türkiye'de en çok huzura ihtiyaç olduğunu belirtti. Artık kavga istemediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"En çok huzura ihtiyaç duyuyoruz. Birlikte yaşamaya ihtiyaz duyuyoruz. Farklı görüşlere, farklı düşüncelere tahamül edilsin istiyoruz. Birlikte yaşamanın özünde yatan zaten budur. Bu millet kavgadan zaten bıktı. Biz kavga istemiyoruz. Kendi ülkemizde huzur istiyoruz. Kendi ülkemizde huzur isterken benim gibi düşünmeyen insanın düşüncesini açıkca ifade etmesini istiyoruz. Herkes benim gibi düşünsün, herkes benim gibi karar versin, en doğruyu ben bilir, ben yaparım, benim dışımda yapılanların tamamı yanlış diye düşünce bu topraklada olmamalı. Bu ülkede birlikte yaşamak, huzur içinde yaşamak varken neden kavga, neden gerilim. Sabah, akşam toplumu germenin, toplumu kavga noktasına taşımasının hiçbir mantığı yok. "

 'VATANDAYA NİYE ÇAY İKRAM EDİYORSUNUZ DİYORLAR'

CHP'li belediye başkanları üzerinde baskı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanlarımızın üzerinde baskı olduğunu biliyorum. Bu baskı yeni bir baskı değil. Gelip denetip yapıyorlar istediğiniz kadar yapın. Gelip denetim yapıyorlar ama hiçbir şey bulamıyorlar. Vatandaşa ikram edilen çayı eleştiriyorlar. Vatandaşa niye çay ikram ediyorsunuz diyorlar. Çünkü başka bir şey bulamıyorlar. Vatandaşa çay da kahvede ikram ederiz. Eleştirecekmisiniz, eleştirmezseniz namertsiniz. Halka hizmet, hakka hizmettir. Bizim temel felsefemiz budur. Herkes bunu bilsin. "dedi. 

TÜRKİYE'DE BEKA SORUNU 

Kılıçdaroğlu, "Bugün devletin en yetkili makamlarında oturanlar Türkiye'de beka sorunu var diyorlar. Türkiye'nin gelecek sorunu varmış. 15 yıl önce Türkiye'nin beka sorunu yoktu. Ne oldu da Türkiye'nın beka sorunu ve gelecek sorunu çıktı? Yönetilmeyen bir Türkiye gerçeği çıktı ortaya. Sokaktakı vatandaşın gelecek endişesi var.  Konuşamıyor sokaktaki vatandaş."dedi. 

SORUN YARATAN KİŞİLER SORUN ÇÖZEMEZ

Rahmetli eski Cumhurbaşkanı Turgt Özal'ın, başbakanlık döneminde kendisini eleştiren karekatürleri çerçevletip başbakanlık konutuna astığını belirten Kılıçdaroğlu, "Geldik 2018'e buyrun bir karekatür çizin bakalım.  Karekatürcülere yasak geldi. Gazeteciler yazı yazamıyor, kendilerine otosansür uyguladı.Efendim bütün gazeteler her sabah beni manşet etsin. Bütün gazeteler seni manşete çıkardı diye sen Türkiye'nin sorunu mü çözeceksin. Sorun yaratan kişiler, sorun çözemez."dedi. 

SABAH, AKŞAM CHP'Yİ ELEŞTİRİYORLAR, CHP'Mİ BU ÜLKEYİ YÖNETİYOR 

Kılıçdaroğlu, iktidarın sabah, akşam CHP'yi eleştirdiğini belirterek şöyle konuştu:

"16 yılda bu memleketi kimler yönetiyor? Sabah kalkıyorlar CHP, öğle zamanı CHP, akşam CHP, saat başı CHP,  CHP ne yaptı size'Ülkeyi CHP yönetiyorsa eleştirin. Dolar almış başını gidiyor, sorumlusu biz isek eleştirin. Ortadoğu bataklığına Türkiye'yi CHP soktuysa  eleştirin. Yav kendi kabahitiniz var, kabahatinizi örtmek için sabah, akşam CHP. CHP bir şey yaptı. Onların yaptıkları yanlışları CHP dışında dile getiren başka parti yok. Benim yanlışlarımı niye söylüyorsun, beni niye millete şikayet ediyorsun, diyor. Kime şikalet edelip peki. Millete şikayet edeceğiz. Milletin burnundan getirdin. Esnaf alışveriş yapamaz hale geldi. Hollada'dan büyük Konya'dayız, tahıl ambarı olan Konya'dayız gedil mi'  Mercimek nerden geliyor'Saman, buğday, arpa, pamuk nerden geliyor? Dışarıdan.  Patlıcan dışardan, et, canlı hayvan o da dışardan geliyor. Sebebi kim, sorumlusu kim? CHP mi?  Bütün vatandaşlarıma söylüyorum, artık düşünmemiz zamanı, şapkayı alıp, önümüze koyup düşünmemiz lazım. Bu memleketi bu hala getirdiler. Bu memleketi bu hale getirenler Ankara'da oturan beylerdir, cebini düşünen beylerdir. Bunu herkesin bilmesi lazım."

FEZLEKE ÇIKIŞI 

Kendisi hakkınddaki fezlekenin hazırlanmasını isteyen Kılıçdaroğlu,"Dönüp bana diyorlar ki, devlet memuruyken maaş dışında para kazanmadın. Evet maaş dışında para kazanmadım, haram yemedim, cebimi düşünmedim, yolsuzluk yapmadım. Haram yemeyi, kul hakkı yemeği maarifet sayıyorlar. Sen haram yediysen boğazında kurusun kardeşim. Ben haram yemem, yedirmem de. Onun için CHP iktidar olursa biz malı nasıl götüreceğiz telaşındalar. CHP iktidar olursa, sen ve yandaşların malı götüremiyecek, haram yedirmeyeceğim size. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Biz böyle bir gelenekten, ahlaktan geliyoruz.  Oturacaksın, her türlü dümeni çevireksin savcılara talimat vereceksin, Kılıçdaroğlu için fezleke hazırlayın. Hazırlatmazsanız şerefsizsiniz. Sanıyorlar fezleke hazırlanacak biz geri adım atacağız. Bir milim geri atmayacağız. Biz Kuvayi Milliyeciyiz. Biz onlar gibi değiliz.  Biz, bize oy versin vermesin, her vatandaşa saygı duyarız. Onlar gibi değiliz, nankör değiliz. Bizim kitabımızda nankörlük yok. Vatandaşa hizmet, halka hizmet, hakka hizmettir. Elle sefer söyledik, kışlaya, camiye, adliyeye siyaset sokmayın diye. Şimdi her tarafta siyaset var. Adalet yok memlekette. Adalet olsa 450 kilometre niye yürüyeyim. Onlarda biliyor bu memlekette adalet yok."diye konuştu.

Görüntü Dökümü 

---------------

Kılıçadaroğlu'nun salona gelişi

salondan detay

Kılıçdaroğlu'nun konuşması 

Haber- kamera: Hasan DÖNMEZ- Tolga YANIK KONYA DHA))

=====================================================

AKDAĞ: TERÖR ORDUSUNU, SURİYE'DE KURMAYA ÇALIŞTILAR

BAŞBAKAN Yardımcısı Recep Akdağ, "Türkiye'de terör denen o vahşetin kökünü kurutuyoruz. Türkiye'de terörün sırtı yere getirilince, hepiniz farkındasınız bu sefer o terör ordusunu Suriye'de kurmaya çalıştılar. Suriye'de kurmaya çalıştılar ama bu sefer çetin cevize rastladığının farkında değillerdi" dedi.

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Adıyaman'ın Samsat ilçesinde, geçen yıl 2 Mart'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde evleri hasar görenler için yapılacak 403 konutun temel atma törenine katıldı. 1740 konutun yapılacağı ve ilk etapta 403 konutun inşa edileceği temel atma törenine; Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı, AK Parti Adıyaman Milletvekili Halil Fırat, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, İl Emniyet Müdürü Metin Alper, kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı'nın okunduğu törende konuşan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, ağırlıklı olarak terörle mücadeleye değindi.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, "Bugün 403 Afet Konutu'nun yapımına başlıyoruz. Benden önce de ifade edildi. Bu noktaya gelmek aslında çok kolay olmadı. Bir takım engelleri aşa aşa bugüne kadar geldik. Bakın bugün Türkiye Cumhuriyeti, 81 milyon milletimiz, hep beraber büyük bir mücadele veriyoruz. Türkiye'de terör denen o vahşetin kökünü kurutuyoruz. Ama bunu söylemişken Adıyaman'ın hassasiyetine temas etmeden geçemeyiz. Adıyaman il sınırları içerisinde terörü, teröristi hiçbir zaman sokmamış bir şehirdir, sizlere helal olsun" dedi. Akdağ, şöyle devam etti:

"Bugün sırtını bir takım güçlere dayayan Türkiye'mizi bölmek parçalamak, kardeşliğimizi yok etmek isteyenlere karşı dimdik duran liderimizle, Cumhurbaşkanımızla, Allah'a şükürler olsun hükümetimiz büyük mesafeler aldı. Türkiye'de terörün sırtı yere getirilince, hepiniz farkındasınız bu sefer o terör ordusunu Suriye'de kurmaya çalıştılar. Suriye'de kurmaya çalıştılar ama bu sefer çetin cevize rastladığının farkında değillerdi. Bakın şükürler olsun önce Fırat Kalkan'ında, daha sonra Afrin'de silahlı kuvvetlerimiz, özel harekatçılarımız hep beraber baş komutanımızın liderliğinde, bütün dünyaya bir ülke kendi güvenliğini nasıl temin eder, bir ülke mağdurlara nasıl sahip çıkar, Allah'a şükürler olsun bunu gösterme fırsatımız oldu. Bundan sonra da bu böyle gidecek. Herkesin bilmesi gereken husus şudur; Türkiye Cumhuriyeti, öncelikle kendi vatandaşlarını her türlü terör saldırısında muhafaza etmek, sınırların güvenliğini sağlamak ve bunun yanı sıra mağdur edilen komşularınızda hakkını, hukukunu korumak, onları ayağı kaldırmak için bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da kararlı bir şekilde sürdürecek."

Konuşmaların ardından İl Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü'nün duasıyla temel atıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Samsat İlçesi

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması

Recep Akdağ'ın konuşması

Temel atma töreni

Dua edilmesi

Genel ve detay görüntüler 

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

=====================================================

BAKAN TÜFENKCİ: HABUR SINIR KAPISI'NI REVİZE EDİYORUZ

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "Kuzey Irak ile olan ticari ilişkilerin kaliteli yapabilmesi için Habur Sınır Kapısı'nı revize ediyoruz. Yaklaşık 80 milyonluk yatırımla tek durak şeklinde büyüterek yeni dizaynıyla inşaatını başlatacağız" dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gaziantep'te bulunan GAP Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Tüfenkci, sınır kapılarıyla ilgili çalışmalara değindi. Bakan Tüfenkci Kuzey Irak ile olan ticari ilişkilerin kaliteli yapılması adına Habur Sınır Kapısı'nın yenileneceğini belirterek, şunları söyledi: "Kuzey Irak ile olan ticari ilişkilerin daha da kaliteli yapabilmesi için Habur Sınır Kapısı'nı yeniden revize ediyoruz. Yaklaşık 80 milyonluk yatırımla tek durak şeklinde büyüterek yeni dizaynıyla, inşaatını başlatacağız. GAP Gümrük Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan Öncüpınar, Çobanbey ve Karkamış sınır kapılarımız bölgenin gelişmesi için önemli. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarının beraber başarıyla neticelenmesi bu kapıların önemini bir kez daha ortaya koydu. Biz burada sadece bir kapı açmıyoruz. Bir ticari koridor açıyoruz. Kardeşlik, sevgi ve barış koridoru açıyoruz. Buralarda alternatif kapılarımızın olması bizim için çok önemliydi. Karkamış Gümrük Kapısı'nı da kısa zamanda yerel imkanları devreye sokarak hayata geçirdik ve böylece bölge ticaretine özellikle de Gaziantep ticaretine büyük bir katkı verdiğini görüyoruz. A sınıfı, ithalat ve ihracatın yapılabileceği güzel işlevsel bir kapı oldu."

Türkiye'nin ekonomik büyümesini devam etmesini istediklerini ifade eden Bakan Tüfenkci, "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Kızılay arasında protokol imzaladık. Carablus, Azez ve  Afrin'deki Suriyeli sığınmacıların kullanımı için yapılan hibelerin Kızılay üzerinden yapılmasını sağlamış olduk. Protokol çerçevesinde tahsis edilen eşyalar arasında tıbbi cihazlar, akülü sandalyeler, bebek ve çocuk kullanımına mahsus eşyalar yardım malzemeleri Türk Kızılayı vasıtasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak istedik. Bir yandan ticareti geliştirirken, bir yandan da AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarımızın insani yardımlarına katkı vermek adına protokol imzaladık. Türkiye'nin 2017 yılında yakalamış olduğu 7,4'lük büyümeyi 2018'de de devam ettirmesini istiyoruz. Ticareti ve üretimi kolaylaştırmak istiyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünü

Toplantıya katılanlar

Bülent Tüfenkçi'nin konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber: Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

===============================================

ÖZHASEKİ: YENİDEN HARİTALAR ÇİZİLİRKEN TÜRKİYE MASADA OLMALI

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, asrın başında Suriye, Irak ve Osmanlı topraklarında haritalar çizilirken ülkenin zayıf olması nedeniyle masada etkili olamadığını belirterek, "Şimdi yeniden haritaların çizildiği bir yerde eğer 10 bin kilometre öteden bir ülke gelip 'Ben burada istediğimizi yapmak istiyorum' diyorsa, Türkiye olarak da bizim masada olmamız elzemdir ve kaçınılmazdır" dedi. Bakan Mehmet Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Çalıştayı'na katılmak üzere Kahramanmaraş'a geldi. AK Parti Kahramanmaraş milletvekillerinin de eşlik ettiği Bakan Özhaseki, ilk olarak Vali Vahdettin Özkan'ı ziyaret etti. Valilikte çocuklar tarafından çiçeklerle karşılanan Özhaseki, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladıktan sonra makama geçti.

'OYUNLARI BOZMAYA DEVAM EDİYORUZ'

Burada açıklama yapan Özhaseki, Kahramanmaraş'ta gün boyu sürecek programları hakkında bilgi verirken gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla Suriye'de oluşturulan güvenli bölgelerde Türkiye'nin bir imar çalışması yapıp yapmayacağının sorulması üzerine Özhaseki şunları söyledi:

"Orada biz, kendi ülke güvenliğimizi teminat adına alabilmek adına bir harekata giriştik. Bu harekata girişmenin sadece kendi güvenliğimizi teminat altına almaktan da ziyade orada yapılacak birçok oyunu da bozduğunu biliyoruz. Suriye üzerinde yeni hesapların yapıldığı yerde eğer siz masada olmak istiyorsanız gücünüzü de göstermek zorundasınız. Haritaların çizilmesi bazen ülkeler için yüz yılı bulur, bazen 300 yılı, bazen 500 yılı bulur. Asrın başlında Suriye, Irak ve bize ait Osmanlı topraklarında bir harita çizildiğinde ne yazık ki zayıf dönemimizdi, masa üzerinde çok etkili değildik. Şimdi yeniden haritaların çizildiği bir yerde eğer 10 bin kilometre öteden bir ülke gelip 'Ben burada istediğimizi yapmak istiyorum' diyorsa, 12 bin kilometreden bazı ülkeler geliyorsa, Avrupa Birliği'ni hiç ilgilendirmediği halde bu ülkeler gelip burada boy gösteriyorsa Türkiye olarak da bizim masada olmamız elzemdir ve kaçınılmazdır. Tabii o ülkelere soruyoruz 'Sizin buralarda ne işiniz var? Sınırınız mı var? Ortak bir tarihiniz mi var? Kültürünüz mü var, akrabalığınız mı var? Niye geldiniz Amerika'dan buraya?' Avrupa Birliği ülkelerine soruyoruz, 'burada sizin ne işiniz var? Ne alakanız var sizin burayla?' İşte öyle bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde de Türkiye olarak her türlü seçenekleri değerlendiriyoruz."

Türkiye'nin ve vatandaşlarının güvenliğinin ön planda olduğunu vurgulayan Özhaseki, "Bizim ülkemizin güvenliği ön plandadır, bizim ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın can güvenliği her şeyden daha önemlidir ama ülkemizin sınırlarında, yüzlerce kilometrelik sınırımızda olan bitene de kayıtsız kalamayız. Yakından da oradaki olayları takip ediyoruz. Oyunları bozmaya da Allah'a şükür devam ediyoruz ve ileride kendi ülke menfaatlerimiz doğrultusunda ne gerekiyorsa onu da yapmaya hazırız" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------------------------

Bakan Mehmet Özhaseki'nin gelişi

Çocukların çiçek vermesi

Çocuklarla fotoğraf çektirmesi

- Valilik şeref defterini imzalaması

Özhaseki'nin konuşması

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

===================================================

BAKAN ZEYBEKCİ: TÜRKİYE'NİN SPEKÜLASYONA SEYİRCİ KALMASI BEKLENEMEZ

EKONOMİ Bakanı Nihat Zeybekci, Bilecik'te yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin önümüzdeki dönemde kısa vadedeki döviz mükellefiyetlerini yerine getirmesi ile ilgili hiçbir problemi yoktur. Bunlar geçecektir ve zaten yakın bir gelecekte de Türkiye ve ilgili kurumların bu çalkantıları, bu spekülatif hareketleri müdahale ederek gereğini yaptıklarını da göreceğiz inşallah. Türkiye'nin bu konuda bu spekülasyona seyirci kalması da beklenemez"

Bakan Zeybekçi, vatani görevini yapan ve acemi eğitimini tamamlayan oğlu Atilla Şükrü Zeybekci'nin Bilecik 2'nci Jandarma Eğitim Tugay Komutanlığı'ndaki yemin törenine katıldı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen yemin töreni sonrasında bakan Zeybekci Bilecik Valisi Tahir Büyükakın'ı ziyaret etti. Zeybekci burada yaptığı açıklamada, "bugün farklı bir nedenle buradayız. Oğlumuz Atilla Zeybekçi'nin askerlik görevini ifa etmek üzere acemi birliğini Bilecik'te yaptı. Burada acemilik dönemini tamamladı biz de aile olarak onun yemin törenine katıldık. Diğer taraftan da binin üzerinde yavrumuzun da yemin törenine şahitlik etmiş olduk. Rabbim onlara, bu ülkeye, bu millete ve bu bayrağa hayırlı hizmetler nasip etsin inşallah. Tüm asker aileleri gibi yemin törenindeki bütün anne ve babalar gibi biz de bugün guruluyuz. Hayırlı görevler, hayırlı teskereler diliyorum" dedi.

'TÜRKİYE'NİN BU KONUDA BU SPEKÜLASYONA SEYİRCİ KALMASI DA BEKLENEMEZ'

Bakanı Nihat Zeybekci gazetecilerin yönelttiği çeşitli soruları da yanıtladı. Zeybekci döviz kurları ile ilgili soruya şöyle yanıtladı:

"Son zamanlarda ekonomi ile ilgili yaşanan çalkalanma, dalganlanma, oynaklık jeopolitik algılardan kaynaklanıyor. Türkiye ile ilgili de maalesef birilerinin spekülatif bir şekilde bunları kullanılmasından kaynaklanıyor. Bunların Türkiye'nin gerçeklerini yansıtmadığını söylemiştik. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde kısa vadedeki döviz mükellefiyetlerini yerine getirmesi ile ilgili hiçbir problemi yoktur, gerek kamu, gerekse özel sektör mükellefiyetlerini yerine getirmekle ilgili. Bunlar geçecektir ve zaten yakın bir gelecekte de Türkiye ve ilgili kurumların bu çalkantıları, bu spekülatif hareketleri müdahale ederek gereğini yaptıklarını da göreceğiz inşallah. Türkiye'nin bu konuda bu spekülasyona seyirci kalması da beklenemez."

'ZAM YAPMADA BU KADAR ACELE ETMEMELERİNİ ÖNERİYORUM'

Bakan Zeybekçi, akaryakıta yapılan zamlarla ilgili olarak da "motorin ve akaryakıtla ilgili zamları da arka arkaya 0.17 kuruş ve 0.13 kuruşluk olarak gördük. Ben kurumlarımıza şu çağrıda bulunmak istiyorum; bu dalgalanma dönemlerinde biraz sabretmelerini ve biraz beklemelerini öneriyorum. Zam yapmada bu kadar acele etmemelerini öneriyorum. Çünkü diğer taraftan biz bunu toparlayacağını da ümit ediyoruz. Bu toparlanma olduğunda da aynı kurumların fiyatları aşağı çekmekte aynı iştah ve heyecan içinde olmalarını da bekliyoruz tabi ki."

'EKONOMİK OLARAK ETKİLENİYORUZ'

Amerika ile Rusya arasında yaşanan gerginliğin Türkiye piyasasına yansıma durumunu da değerlendiren Bakan Zeybekçi şunları söyledi:

"Şu anda jeopolitik risklerin en yoğun olarak canlandığı bir bölgedeyiz. Hiç kimsenin bu coğrafya ile bu kadar yakın bir teması yok. Hatta binlerce kilometre öteden bu coğrafyaya ilgi duyup da bu coğrafya ile ilgili biraz da komik ama tweet savaşlarını başlatanların bizim kadar bu coğrafyada menfaati yok. Türkiye'yi etkiler mi bu şey, zaten Türkiye bunun ortasında. Bundan daha kötü ne olabilir ki? İnsanlık trajedisinin yaşandığı bir ortam. Türkiye'nin de ekonomik olarak en önemli ticaret ortakları olan Irak ve Suriye'de bu sıkıntıların yaşandığı bir ortamda ekonomik olarak etkileniyoruz. Bu sürecin iyi veya kötü bir şekilde geride kalan bir dönem olarak görüyorum. Türkiye olarak bu coğrafyadaki oluşumlara veya Türkiye'nin menfaatinin hilafına yaşanan olaylara karşı sessiz kalmaması anlamında da durumun vaziyet ettiği bir dönem yaşıyoruz."

Görüntü dökümü:

-Bakan Nihaat Zeybekci'nin  konuşmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber-Kamera: Cafer ELMAS-BİLECİK

=========================================================

MALİYE BAKANI AĞBAL: EKONOMİDEKİ DALGALANMALAR YATIŞACAK, KİMSE ENDİŞE ETMESİN

UŞAK'a gelen Maliye Bakanı Naci Ağbal, Valilik ziyaretinde piyasalardaki dalgalanmaya yönelik açıklama yaptı. Son günlerde küresel piyasalarda Suriye'yle ilgili gelişmeler nedeniyle döviz ve petrol fiyatlarının dalgalandığını belirten Bakan Ağbal, "Merak etmeyin bugün dalgalanmalar var, onların hepsi yatışacak. Onun için geçici bir dalgalanma etkisi olarak ortaya çıkan bu gelişmeler, çok hızlı bir şekilde bertaraf edilecek. Hükümet olarak ekonomiyle ilgili gelişmeler noktasında hep hassas olduk. Ne zaman ne olduysa bununla ilgili kararları ve tedbirleri aldık. Kimse endişe etmesin" dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Uşak ziyareti kapsamında ilk olarak Vali Salim Demir'i ziyaret etti. Vali Demir ile bir süre görüşen Bakan Ağbal, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Piyasalardaki dalgalanmalara değinen Bakan Ağbal, şunları söyledi:

"Küresel piyasalarda Suriye odaklı gelişmeler nedeniyle döviz ve petrol fiyatlarında dalgalanma yaşanıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz kararları da finansal piyasalarda dalgalanmaları beraberinde getirdi. Bugünkü meseleler bir boyutuyla uluslararası piyasalardaki gelişmelerin Türkiye'ye yansıması, bu dalgalanmalar kalıcı değil. Bunların kalıcı olmayacağını piyasadaki herkes bilir. Türkiye, sağlam ekonomik parametreleri ile bu dalgalanmalardan etkilenmeyecek. 2018'in ilk çeyreğinde ekonominin reel tarafında yani yatırım, istihdam, ihracat ve tüketim tarafında gerçekten her şey olumlu bir şekilde devam ediyor. Sanayi çarkları dönüyor, işletmeler satışlarını yapıyor, ihracat tarafında rekorlar kırılmaya devam ediyor. Türkiye'nin sahip olduğu ekonomik yapı, herkes tarafından takdir ediliyor. Ekonomimizle ilgili bütün parametreler orta ve uzun vadeli sahip olduğumuz potansiyel itibarıyla olumluyken, bir takım dışarıdaki gelişmeleri başka taraflara çekip, Türkiye ekonomisi üzerinde spekülasyon oluşturmak alışık olduğumuz bir şey. Türkiye ekonomisi üzerine bir takım çevreler bunu öteden beri yapıyor. Dolayısıyla kimse endişe etmesin. Türkiye ekonomisi 16 yılda olağanüstü bir gelişme kaydetti. Önümüzdeki dönemde de bütün uluslararası kuruluşlar, Türkiye'nin orta ve uzun vadede bu bölgede büyüme potansiyeli bakımından en iyi ülke olduğunu, gelişme potansiyeli bakımından en iyi durumda olduğunu ifade ediyor. Merak etmeyin bugün dalgalanmalar var, onların hepsi yatışacak. Hükümet olarak ekonomiyle ilgili gelişmeler noktasında hep hassas olduk. Ne zaman ne olduysa bununla ilgili kararları ve tedbirleri aldık. 2017 başında aldığımız tedbirlerin olumlu etkilerini halen görüyoruz, her zaman ekonomi politikalarında ne kadar doğru kararlar ürettiğimizi herkes biliyor. Onun için geçici bir dalgalanma etkisi olarak ortaya çıkan bu gelişmeler, çok hızlı bir şekilde bertaraf edilecek merak etmeyin."

ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİNİ DEĞERLENDİRDİ

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili de açıklama yapan Bakan Ağbal, "Şeker sektörü, ülkemiz için son derece hayati,stratejik önemde bir sektör. Şeker pancarı üretimi de çok sayıda çiftçimizi doğrudan ilgilendiren bir üretim alanı. Şeker üretimi Türkiye'de devam edecek, büyüyecek. Pazar büyüyor, şeker pazarı gümrüklerle korunan bir pazar. Türkiye'ye şeker ithalatı, bu anlamda yapılmasına ihtiyaç yok. Biz çiftçimizi korumak, pazarı korumak için gerekli tedbirleri aldık, almaya devam edeceğiz. Şeker fabrikalarının özelleştirmesi, Türkiye'de şeker pancarı üretimini artıracaktır. Bizde artan talebe bağlı olarak hükümet olarak kotaları artıracağız. Pazarı daha da büyüteceğiz. Türkiye bu anlamda fırsatları da olan bir ülke. Ayrıca şeker fabrikaları hükümet olarak bizim tamamen piyasadan çekildiğimiz bir alanda değil. Hala piyasanın yüzde 20'si Türkiye Şeker Fabrikaları şirketinde kalmaya devam edecek. Oralara da ilave yatırımlar yapacağız" dedi.

"HERKESTEN DAHA FAZLA HASSASİYET GÖSTERİYORUZ"

Bakan Ağbal, nişasta bazlı şeker üretimi konusunda hassas olduklarını ifade ederek, "Hükümet olarak vatandaşlarımız duyarlılığını dikkate alarak mevcut kanundaki kotayı yüzde 5'e düşürdük. Burada nişasta bazlı şeker kotalarında ciddi anlamda azalma meydana geldi. Tüketicilerin hassasiyeti, hükümet olarak bizim hassasiyetimiz devam edecek. Hükümetimizin şeker pancarı ve şekerle ilgili duruşu nettir, bu pazar korunacaktır, büyüyecektir. Şeker pancarı üreticisi daha fazla üretme imkanı bulacaktır. Nişasta bazlı şeker ise kontrol altında, denetimde altında, belli kurallar dahilinde üretilmeye devam edecek. Ama sınırlanmış şekilde bu üretim devam edecek. Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları bittikten sonraki süreçte de bu piyasanın regüle edilmesi konusunda ilgili bakanlıkların çalışmaları olacak. Hiç kimse endişe etmesin. İfade edilen hassasiyetler, hepimizin ortak hassasiyetleri, hükümet olarak herkesten daha fazla hassasiyet gösteriyoruz" dedi.

MİLLETVEKİLLERİNE TEPKİ

Bakan Ağbal, şeker fabrikaları ihale komisyonun bulunduğu odaya giren CHP milletvekillerine tepki göstererek, "Bunu kabul etmem mümkün değil. Bir hukuk devletinde bir milletvekili dahi olsanız, ihale komisyonu salonuna girip, çalışmalar devam ederken, yatırımcıları ürkütecek, oradaki ortamı bir şekilde rahatsız edecek 'sokak ağzıyla siyaset yaptım' sanarak ihale ortamına fesat karıştırmaya yönelik tavırları doğru bulmuyorum. Şeker fabrikalarının özelleştirmesiyle ilgili farklı görüşler, farklı bakış açıları olabilir. Kimse endişe etmesin, herkesten daha fazla hassasız. Yürüyen bir süreçte, biz milletvekiliyiz deyip, kendini kanunların üzerinde gören bir anlayışla, hoyratça bir anlayışla ihale komisyonunda yaratılan ortamı yadırgıyorum. Milletvekiline yakışmıyor, siyaset tavrı olduğunu düşünmek mümkün değil, bu tavır sokak tavrıdır. Süreç devam edecek. Burada ifade edilen her türlü endişeyi her türlü hassasiyeti telafi edecek mekanizmaları da kurduk" dedi.

Bakan Ağbal, Valilik ziyareti sonrası Uşak Belediyesi'ni ziyaret etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Bakan Ağbal'ın karşılanması

Bakan dan detay

Bakan Ağbal'ın şeker fabrikaları konuşması

Bakan Ağbal'ın ekonomik dalgalanması konuşması

Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN/ UŞAK,

=================================================

BAYBURT'TA ÇOCUKLAR POLİS OLDU, ARAÇ DURDURUP DENETİM YAPTI

BAYBURT'ta, Özel Eğitim Uygulama Merkezi Okulu'nda öğrenim gören 50 zihinsel ve bedensel engelli öğrenciler kendileri için diktirilen polis üniformalarını giydi, bir günlüğüne polis oldu. Çocuklar trafikte araç durdurup denetim yaptı. 

Bayburt'ta, Polis Haftası dolayısıyla, Özel Eğitim Uygulama Merkezi Okulu'nda eğitim gören 50 zihinsel ve bedensel engelli öğrenciler bir günlüğüne polis oldu. Bayburt Emniyet Müdürü Sezayi Er'in talimatı ile diktirilen üniformalar giydirilen öğrenciler, Özel Harekat Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Polis eğitimlerine katılan ve yürüyüş yapan öğrenciler söylenen polis marşına eşlik etti. Çevik Kuvvet Müdürlüğü'de Toplumsal Müdahale Aracına (TOMA) binen öğrenciler trafik uygulama noktasında araç durdurup denetim yaptı. Öğrenciler, sürücülere 'ehliyet, ruhsat' sordu, araçlarda arama yaptı. 

ÖĞRENCİLERİ MAKAMINDA AĞIRLADI

Gün boyu etkinlikler gerçekleştiren öğrenciler İl Emniyet Müdürü Sezayi Er'i makamına ziyaret etti. Öğrencilerle birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Er, "Engelli kardeşlerimizin bizi ziyaret etmesi, düşünmesi bizi fazlasıyla memnun etti. Kendilerine sağlıklı güzel günler diliyorum her zaman kendileriyle beraberiz. Burası onların bir kapısı her zaman kendilerine açıktır. Onları çok seviyoruz"dedi.

Özel Eğitim Uygulama Merkezi Okulu' öğretmeni Serkan Can da, öğrencilerinin unutamayacağı anılar yaşadıklarını belirterek polislere teşekür etti. 

Görüntü Dökümü

--------------------------------

Üniforma giyinmesi

Öğrencilerin eğitim ve ziyaretleri

Trafikte denetim yapılışı

İl emniyet müdürü ziyaret

Konuşma ve detaylar

Haber-Kamera: Murat SÖYLEMEZ/BAYBURT-DHA

====================================================

EHLİYETİNİ 1 AY ÖNCE ALAN ÜNİVERSİTELİ YİĞİT, KAZADA ÖLDÜ

TEKİRDAĞ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde, 2 otomobilin çarpıştığı kazada, üniversite öğrencisi Yiğit Çetin (19) yaşamını yitirdi. Kazaya karışan sürücü Çetin'in ehliyetini 1 ay önce aldığı öğrenildi.

Kaza, gece saatlerinde, Marmara Ereğlisi ilçesinde bulunan Işıklı Kavşak'ta meydana geldi. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Yiğit Çetin, yönetimindeki 59 ZJ 024 plakalı otomobille arkadaşı Batuhan B.'yi alarak, gezmeye çıktı. Çetin, arkadaşıyla Marmara Ereğlisi'nde bir süre gezdikten sonra Çorlu ilçesine gitmek üzere yola devam etti. Çetin'in kullandığı otomobil ile Suriye uyruklu Jawad Alahmad yönetimindeki 34 UG 9462 plakalı otomobil, henüz belirlenemeyen nedenle Işıklı Kavşak'ta çarpıştı. Kazada Yiğit Çetin ve arkadaşı Batuhan B. ile Suriyeli Jawad Alahmad ve aynı araçtaki Muhammed Aburreshan ile Efran Abullah yaralandı. Yaralılar, ihbarla olay yerine gelen sağlık görevlilerince ambulansla Marmara Ereğlisi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Yiğit Çetin, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Çetin'in ehliyetini 1 ay önce aldığı öğrenildi. 

Diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdürüldüğü belirtilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Kaza yapan araçlar

-Araçlardan detaylar

-Hastane tabelası

-Hayatını kaybeden Yiğit Çetin'in fotoğrafı

-Emniyet Müdürlüğü binası ve tabelası

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN- Şafak TAŞOYAR/MARMARA EREĞLİSİ (Tekirdağ), - 

======================================================

APARTMANDAKİ YANGINDA 3 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ

İZMİR'in Ödemiş ilçesinde 4 katlı binanın 3'üncü katındaki dairede yangın çıktı. Kattaki 3 ayrı dairede oturan 3 kişi dumandan etkilenirken; ayrıca korkan bir apartman sakini de kontrol amaçlı hastaneye kaldırıldı.

İnönü Mahallesi Sefa Sokak 8 numaradaki 4 katlı bir apartmanın 3'üncü katında, bugün saat 09.00'da, ilk belirlemelere göre üçlü prizin bağlı olduğu prizden yangın başladı. Yangının çıktığı dairenin sahibi Yüksel Ersan (53), karşı dairede oturan Selçuk Avcı (27) yine aynı kattaki bir başka dairede oturan Rüya Dal (21) dumandan etkilendi. Tansiyon hastası olan yaşlı bir apartman sakini kadın ise korkup, rahatsızlandı. Sağlık ekipleri, dumandan etkilenen 3 kişi ile rahatsızlanan apartman sakinini kadını ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. İtfaiye ekipleri ise yaptıkları çalışmayla yangını söndürdü. Polis, yangınla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

112 ambulansı itfaiye ekiplerinin çalışmasından

Yangından etkilenen yaşlı kadının hastaneye sevk edilmesi

Yangında etkilenen küçük çocukların görüntüsü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Faruk ÇARK/ÖDEMİŞ (İzmir),

=========================================================

OTOMOBİLİN MOTORU YANDI

KARABÜK'te, motoru yanan otomobil itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü.

Olay, dün akşam saatlerinde, Bartın-Karabük yolu Soğuksu mevkiinde meydana geldi. Bartın istikametine gitmekte olan Hasan Ünal idaresindeki 74 BD 021 plakalı otomobilin motor kısmından dumanlar yükselmeye başladı. Otomobili yolun kenarına park ederek araçtan inen Hasan Ünal itfaiyeden yardım istedi. Olay yerine gelen Safranbolu itfaiye ekipleri, yangını söndürdü. Araç kullanılmaz hale gelirken, yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Otomobilin yanması ise yoldan geçen sürücüler tarafından cep telefonu görüntülendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Aracın yanması ve söndürme çalışmaları (Cep telefonu)

Görüntüler Bartın klasörüne geçiliyor.

Haber: Ayhan ACAR/ KARABÜK  

================================================

'LEYLEK KÖYÜ' ESKİKARAĞAÇ'TA LEYLEK SAYISI ARTTI

ULUABAT Gölü çevresinde gerçekleştirdikleri farkındalık çalışmaları ile öne çıkan Prof. Dr. İsmet Arıcı ve eşi Fransizka Arıcı, baharla birlikte göçten gelen leylekleri yeniden takibe aldı. Düzenli olarak yaptıkları kontrollerde, Uluabat çevresinde bulunan 16 yerleşim biriminde leylekleri ve yuvalarını tek tek kontrol eden Arıcı çifti, "Leylek Köyümüzde sayı tam, eksiğimiz yok. Aksine, gözlemlediğimiz 1-2 yuvadaki hareketlilikle bağlantılı olarak, yuvalayan leylek sayısının da artacağını düşünüyoruzö dedi.

Avrupa Leylek Köyleri Ağına üye ülkeler arasında Türkiye'yi temsil eden Eskikaraağaç, geliştirilen turizm, ekonomi ve çevre bilinci projeleri ile Türkiye'ye model oluyor. Karacabey Belediyesi ile birlikte geliştirilen ve Avrupa'dan alınan fon desteğiyle, yerli ırklarla ve doğal yöntemlerle kullanılamayan meraların verimli hale getirilmesi projesi de meyvelerini vermeye başladı.

'Leyleklerin anne ve babası' olarak anılan ve hayatlarını adeta bu kuşlara adayan Fransizka ve İsmet Arıcı çifti, yaptıkları gözlemde leyleklerin güncel durumunu not etti. Bu kontrolleri Uluabat'ın çevresindeki tüm mahallelerde yuvaları tek tek kontrol ederek gerçekleştiren Arıcı çifti, kuşlara olumsuz etken olabilecek unsurları da not alarak tedbirler alınmasını sağlıyor.

'ARTIŞ OLMASINI BEKLİYORUZ'

Fransizka Arıcı yaptığı açıklamada, "Basında çıkan leyleklerin azaldığı yönündeki haberin ardından, leylek yuvalarını özellikle kontrol etmeye geldim. Ülkemizde mayıs ortasına kadar göç devam ediyor. Bugünün durumuna göre geçen yıl ile aynı sayıda yuvamız aktif. Bütün yuvalarda 1 leylek kuluçkada yatıyor. 1 yuvada ise yeni hareketlilik var. Yani köyde misafir ettiğimiz leylek sayısında azalma yerine artış olma ihtimali yüksek" şeklinde konuştu.

Bu yıl leylek sayısında azalma değil artış olmasını beklediklerini dile getiren Arıcı ailesi, bunda da Karacabey Belediyesi Leylek Master Planı çerçevesinde hazırladıkları ve EuroNatur tarafından desteklenen projenin büyük etkisi olduğunu düşünüyor.

TEK BİR HAMLE İLE BÖLGEYE 3 KATKI

Konuyla ilgili konuşan İsmet Arıcı ise "Uluabat'ın korunması çerçevesinde, 2004 yılında 'Leylek Dostu Köyler Projesi' hazırlamıştık. O günden bugüne yoğun bir şekilde doğa için mücadele ediyoruz. 12 köyün elektrik hatlarının kabloluya dönüştürülmesini ve o köylerde 160'ın üzerinde yuva platformunun hazırlanmasını sağlamıştık. Çalışmaların sonunda, insan etkenli leylek ölümlerini bugün neredeyse yüzde 100 oranında bitirmiş durumdayız. Ancak şunu gördük ki leyleklerin ölümünü önlemek yeterli değil. Beslenme alanlarının da iyileştirilmesi gerekiyor. Bu noktada, Karacabey Belediyesi ile hazırladığımız projemiz Avrupa'dan da destek aldı ve leyleklerin beslenme alanı olan ıslak meralar, doğal yollarla doğaya geri kazandırıldı. Bu uygulama ile aslında tek bir hamle ile üç avantaj sağlamış olduk. Birincisi leylek ve diğer göçmen kuşlara yeni beslenme alanı kazandırıldı. İkincisi, yerli ırk olan boz ineklerin çoğalmasına katkı sağlandı. Üçüncü olarak da hayvancılık faaliyeti ile bölge ekonomisine katkı sunuldu. Birbuçuk yıldır projenin uygulandığı sahanın, leylekler ile diğer su ve göç kuşları tarafından kullanıldığına şahit oluyoruz. Çünkü otlatmanın yapıldığı sürekli tazelenen çayırda, sürüngenler yoğun şekilde çoğalmış. Bu bölge için umut verici" dedi.

YAVRULARIN SAYISI DA ARTACAK

İsmet Arıcı ayrıca, leylekleri göç edenler ve yuvalayanlar olarak ikiye ayırdıklarını belirterek, "Bu sene leylekler geç geldiği için birkaç gün önce medyada bazı haberler çıkmıştı. Ancak durum sanıldığı gibi değil. Göç eden leyleklerin sayıları fark edilmemiş. O zaten bir an meselesi. Şu anda gerçekleştirdiğimiz gözlemde, azalma değil aksine artış var. Hatta geliştirdiğimiz bu proje ile üreyen yavruların da sayısının artacağına inanıyoruz" dedi.

ÇEVRECİ KURULUŞLARA ROL MODEL

Öte yandan, Arıcı ailesinin Karacabey Belediyesi ve Alman doğa kuruluşu EuroNatur'un sağladığı fon ile Uluabat Gölü'nde gerçekleştirdiği "Meraların Doğal Yollarla Leyleklere ve Göçmen Kuşlara Geri Kazandırma Projesi", 1 yılın ardından elde ettiği başarı ile çevreci kuruluşlara adeta model oluyor.

Görüntü Dökümü

-----------------------

YUVADA LEYLEK

LEYLEKLERDEN GÖRÜNTÜ

AÇIKLAMA

Haber-Kamera: Yasin KESKİN/ KARACABEY (Bursa), -

=============================================

ZONGULDAK VALİSİ ÇINAR TURİZM PROJELERİNİ TANITTI

ZONGULDAK Valisi Ahmet Çınar, valilikçe hazırlanan kentsel tasarım ve küçük ölçekli turizm projelerini tanıttı.

Zonguldak Valiliği Şehit Ömer Halisdemir Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya Vali Ahmet Çınar'ın yanı sıra İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Demirtaş ve kurum müdürleri katıldı. Toplantıda, Zonguldak kıyı yenileme çalışmaları ile Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi, TTK Rombaki Çocuk Bilim Merkezi, Gümeli Tabiat Anıtı Ziyaretçi Merkezi ve Gümeli Belde Meydanı Projesi, Kadıoğlu Mozaikleri, Madencioğlu Şelalesi, Çayırköy Mağarası ile Değirmen ve Çevresi, A Tipi Misafirhane, Zonguldak TSO Apiterapi Köyü, Kandilli Köy Pazarı ve Endüstri Mirası Ziyaretçi Merkezi, Aşağı Kandilli, Harmankaya Kanyonu Yürüyüş Parkuru, Çaycuma Filyos Master Plan ve Fuar Alanı için hazırlanan projeler tanıtıldı.

Vali Ahmet Çınar, turizm ve kültür ağırlıklı profesyonel projeler gerçekleştirmek istediklerini söyledi. Zonguldak'ın tabiat olarak çok güzel bir coğrafyası olduğunu ifade eden Vali Çınar, şöyle dedi: "Biz turizm açısından bir Ege, Akdeniz gibi bir şehir değiliz. Onlarla rekabet etme şansımız yok. Denizin mevsimi, rüzgarı, dalgası, soğukluğu bunlar etkiliyor. Tabiat olarak çok güzel bir coğrafyamız var. Buna diyecek bir şeyimiz yok. Ama turizm için sadece deniz yetmiyor. Bizim mevsimimiz de kısa. Turizm topyekun bir faaliyet. Sadece Zonguldak değil bölgesel değerlendirilmesi gereken bir sektördür. Biz kalkınma ajansında bunu da gündemle getiriyoruz. Sadece Zonguldak olarak değil ama çevre illerle birlikte bütün bunların birlikte hesap edilmesi gerekiyor. Sadece bir yayla, sadece bir müze, sadece bir deniz turizm için yetmiyor. Turizm bunların topyekunuyla olabilen bir şey. Yayla, sağlık, yeme içme, yöresel ürünler, alışveriş, eğlence merkezleri bütün bunlarla beraber bölgedeki diğer şehirlerle bütün bir projelendirmeyle turizm kalkındırabilir.Yabancı turistlerin çok akın edebileceğimiz bir deniz varlığımız yok. Ama İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler, günübirlik, hafta sonu tabiata kendilerini bırakma, şehrin stresinden, gürültüsünden uzak tabiatta nefes alma alanları olarak değerlendirebilirler. Buna coğrafyamız çok müsait. Biz bu anlayışla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sunulan projelerin bir kısmı kararı verildi uygulama projesine geçildi. Yapım aşamasına bir hazırlık anlamına da geliyor. Bunları yapacağız inşallah"

Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde gerçekleştirilecek 'Filyos vadi projesi' ile ilgili de konuşan Vali Çınar, "Başbakanımız İstanbul'da Filyos Endüstri Bölgesine yatırım yapın çağrısı yapacak. Önümüzdeki günlerde bu toplantının yapılacağını düşünüyoruz. Filyos Projesi, Türkiye'nin en belli başlı projelerinden bir tanesi. 25 milyon ton liman kapasitesiyle birlikte ticari anlamda dünyaya açılan kapımız olacak. İstihdam, uluslararası iş adamları çoğalacak. Nüfus artacak. Yan sanayi hizmet sektörü, aklınıza ne gelirse bütün alanlarda bir genişleme olacak. Dolayısıyla kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Kalkınma ajansına böyle bir görev verdik. Projelendirme, duyuru yapma, eğitim verme gibi hepsini kapsayan bir çalışmamız var" dedi.

Görüntü Dökümü

-Toplantıdan detay

-Vali Ahmet Çınar'ın açıklaması

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAn-Cüneyt ÖZFİDAN/ZONGULDAK,

================================================

KARABÜK'TE 32 SÜRÜCÜYE 18 BİN LİRA CEZA

KARABÜK Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin denetiminde 32 sürücüye 18 bin 188 lira ceza kesildi.

Dün, 100. Yıl Mahallesi'nden başlamak üzere kentin 5 noktasında 22.00 ile 02.00 saatleri arasında trafik denetimi yapıldı. Denetimlerde 137 araç durdurulurken 5 sürücüye alkollü araç kullanmaktan, 3 sürücüye belgesiz araç kullanmaktan ve 24 sürücüye de diğer maddelerden olmak üzere 32 sürücüye toplam 18 bin 188 lira ceza kesildi. 10 araç ise trafikten men edildi. Polisin abart egzozdan işlem yapmak istediği sürücülerden bazıları ceza yememek için polisi ikna etmeye çalışırken, bir başka sürücü ise cezayı kabul etmediğini belirtirken belgeye imza attı. Polisin tüm göstermelerine rağmen bir türlü alkolmetreyi üfleyemeyen sürücü ise defalarca süren uyarıların ardından 12'nci denemede alkolmetreyi üflemeyi başardı ve 0.43 promil alkollü çıktı. Yasal sınırların altında alkollü çıkan sürücü polise alkol almadığını, enerji içeceği kullandığını ileri sürdü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Denetim

-Sürücülerle polislerin diyalogları

-Aracında abart egzoz olmadığını söyleyen sürücü ile polisin diyaloğu

-Sürücünün alkolmetreyi uzun süren uğraşlar sonucu üflemesi

Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,

===================================================

Kaynak: DHA