Dha Yurt Bülteni-8

Dha Yurt Bülteni-8

Aksaray Üniversitesi'nde gerginlik: 3 öğrenci yaralandı, 12 öğrenci gözaltına alındıAKSARAY Üniversitesi'nde üç ayrı fakültenin kantininde aynı anda iki karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada, 3 öğrenci yaralandı.

Dha Yurt Bülteni-8

Aksaray Üniversitesi'nde gerginlik: 3 öğrenci yaralandı, 12 öğrenci gözaltına alındı

AKSARAY Üniversitesi'nde üç ayrı fakültenin kantininde aynı anda iki karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada, 3 öğrenci yaralandı. Gerginlik polisin müdahalesiyle sona ererken olaylara karıştığı ileri sürülen 12 öğrenci gözaltına alındı.

Olay, bugün saat 13.00 sıralarında Aksaray Üniversitesi Kampüsü'nde meydana geldi. Üniversitenin Eğitim, Fen Edebiyat ve Mühendislik Fakülteleri'n kantininde iki karşıt görüşlü öğrenciler tartışmaya başladı. Tartışma büyüyüp kavgaya dönüştü. Bunun üzerine üniversitesi başta çevik kuvvet olmak üzere çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi. Öğrenciler arasındaki gerginlik polisin müdahalesiyle sona erdi. Aldıkları tekme ve yumruk darbeleri sonucu vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan 3 öğrenci, ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Olaya karıştığını öne sürülen 12 öğrencide gözaltına alındı. Polis, üniversitedeki geniş güvenlik önlemini sürdürüyor. 

(Görüntü Dökümü 

--------------------

Polis ve sağlık görevlilerinden detay

Gözaltına alınan şüphelilerden

-Öğrencilerden 

Genel ve detay 

Haber- Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ AKSARAY

==================================

Hortum felaketinin hasar tespiti sürüyor

ANTALYA'nın batı ilçelerini vuran hortumun verdiği zarara ilişkin hasar tespit çalışmaları sürüyor. İlk belirlemelere göre, Finike'de 255 üreticiye ait 1000 dekar tarım alanı, 311 ev ve 30'a yakın araç; Demre'de ise 150 üreticiye ait 660 dekar tarım alanı, 4 ev ve 6 otomobil zarar gördü.

Antalya'nın batısındaki Kumluca, Finike ve Demre ilçelerinde, 13 Kasım Pazartesi akşamı şiddetli yağmurla birlikte hortum meydana geldi. Metrelerce genişlikteki hortum, kilometrelerce ilerleyerek, önüne çıkan her şeyi yıkıp, geçti. Başta tarım alanları ve seralar olmak üzere yerleşim yerlerini etkileyen hortum, savurduğu ağaçları kökünden söktü. Kumluca'nın Mavikent; Finike'nin Turunçova, Sahilkent ve Yeşilyurt, Demre'nin ise Beymelek ve Kapaklı mahalleleriyle çevresini vuran hortumun bölgeye verdiği zararın tespiti için çalışma başlatıldı. Bölgedeki üreticiler, yaralarını sarmak için çalışırken, hasar tespit ekipleri ise zarar gören alanlarla ilgili çalışma yürütüyor. 

1000 DEKARLIK ALANDA HASAR

Finike Belediye Başkanı AK Parti'li Kaan Osman Sarıoğlu, ilk belirlemelere göre, hortum nedeniyle 255 üreticiye ait 800 dekar narenciye bahçesi, 200 dekar örtü altı ve 5 arıcıyla birlikte 1000 dekar alanda hasar meydana geldiğini söyledi. Başkan Sarıoğlu, tarımsal alana yönelik Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ekiplerinin hortumdan zarar gören Sahilkent, Turunçova ve Yeşilyurt mahallelerinde hasar tespitine ilişkin çalışma yaptığını ve bu yönde ihbarların gelmeye devam ettiğini kaydetti. 

Hortumun meydana geldiği gece yaralanan 25 kişinin Finike Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu anlatan Başkan Sarıoğlu, 22 hastanın müdahalesi yapıldıktan sonra taburcu edildiğini, 1 hastanın yoğun bakımda, 2 hastanın da kulak burun boğaz servisinde tedavisinin devam ettiğini söyledi. Sarıoğlu, hortumun ardından Antalya Valiliği'nce görevlendirilen hasar tespit ekiplerinin yanı sıra belediyenin mühendisleriyle mimarlarından oluşan ekibin de hasar tespitine ilişkin geniş çaplı çalışma yaptığını belirtti. Başkan Sarıoğlu, kesin olmayan rakamlara göre, 311 evde yaklaşık 1 milyon TL tutarında zarar meydana geldiğini, 30'a yakın araçta da hasar olduğunu açıkladı. 

'WHATSAPP İHBAR HATTI' OLUŞTURULDU

Belediyenin temizlik işleri biriminden 150 kişilik ekibin, sokak temizliğinin yanı sıra hasarlı evlere de girerek, buralarda temizlik yaptığını aktaran Başkan Sarıoğlu, 10'a yakın evin kullanılamaz olduğunu söyledi. Devrilen ağaçlar nedeniyle kapanan yolların belediye ekiplerince açıldığını belirten Sarıoğlu, hortum felaketinin ardından belediye ekipleriyle birlikte sahada inceleme yaptıklarını, hasar görenler için belediyede 'WhatsApp ihbar hattı' oluşturduklarını söyledi.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN ARADI

Finike Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü'nün yönetiminde, dün gece hasar tespitine ve neler yapılabileceğine ilişkin toplantı gerçekleştirdiklerini de anlatan Sarıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın kendisini telefonla arayarak, 'geçmiş olsun' dileklerini ilettiğini ve hasar tespitinin ardından hortumdan zarar görenlere yardım edileceğini söylediklerini kaydetti. Bu destek sözünün kendisini çok rahatlattığını belirten Sarıoğlu, hortumun gerçekleştiği bölgede yaraların sarılmasına yönelik çalışmaları devam ettirdiklerini vurguladı. 

DEMRE'DE HASAR TESPİTİ SÜRÜYOR

Öte yandan meydana gelen hortumun zararına ilişkin Demre'de tespit çalışmaları sürüyor. Yapılan ilk tespitlere göre, Beymelek Mahallesi'nde 130 üreticinin 570 dekar serası ve Kapaklı Mahallesi'nde 20 üreticinin 90 dekar serası tamamen zarar gördü. Seraların sadece birkaçının sigortası olduğu belirtildi. Beymelek Mahallesi'nde 3, Kapaklı Mahallesi'nde ise 1 ev yıkıldı. Hortum nedeniyle 1 otomobil pert olurken, 5 otomobilde orta çapta hasar meydana geldi. Yaralanan 5 kişi ise çeşitli hastanelerde tedavi edildi.

Kaş ilçesinde ise fırtına nedeniyle çok sayıda evin çatısı uçtu, ağaçlar devrildi. Bölgede, hasar tespitinin sürdüğü belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------

Evde temizlik yapılırken

Elektrik direklerinin onarılması

Belediye çalışanlarının sokakları temizlemesi

Kaan Osman Sarıoğlu'nun açıklması

Haber- Kamera: Suat SÖĞÜT- Ahmet ACAR/ANTALYA,

===================================

Uzman çavuş kazada öldü, eşi ve 2 çocuğu yaralandı

 

TUNCELİ'nin Hozat ilçesinden Elazığ'a giden Jandarma Uzman Çavuş Nuri Şanlı'nın kullandığı otomobil, Pertek ilçesi yakınlarında kontrolden çıkıp şarampole yuvarlandı. Uzman Çavuş Şanlı yaşamını yitirirken, eşi ve 2 çocuğu ise yaralandı.

Hozat Yenibaş Jandarma Karakolu'nda görevli Uzman Çavuş Nuri Şanlı, Elazığ'a gitmek için eşi Ayşe, 3 yaşındaki oğlu Alperen ve 1.5 yaşındaki kızı Eylül ile birlikte yola çıktı. Şanlı'nın kullandığı otomobil, Pertek ilçesi yakınlarında yol yapım çalışması devam eden Çakırbahçe köyü yakınlarında virajı alamayarak şarampole yuvarlandı.

Yoldan geçen sürücülerin haber vermesiyle bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafında araçtan çıkarılan Uzman Çavuş Nuri Şanlı, ağır yaralı olarak ambulans ile Elazığ'a götürülmek üzere yola çıkarıldı. Yolda kalbi duran ve yapılan müdahale ile tekrar hayata döndürülen Uzman Çavuş Şanlı, kaldırıldığı Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan Uzman Çavuş'un kızı Eylül Şanlı'nın hayati tehlikesinin bulunduğu, hafif yaralı eşi ve oğlunun sağlık durumunun ise iyi olduğu bildirildi. 

Pertek Cumhuriyet Savcılığı, kaza ile ilgili soruşturma başlattı.

Haber: Ferit DEMİR- Erkan BAY/TUNCELİ,

======================================================

Katil zanlısının arandığı işyerindeki gizli çekmecede 7 el yapımı patlayıcı bulundu

ADANA'da lüks bir restoranda çıkan ve 2 kişinin öldüğü, 3 kişinin de yaralandığı silahlı çatışmaya karıştığı iddiasıyla aranan Kemal D.'nin işyerine yapılan baskında  gizli çekmecede 7 adet el yapımı patlayıcı ele geçirildi.

Merkez Seyhan İlçesi  Ziyapaşa Bulvarı'ndaki restoranın ortakları Kemal D. ve Erkan Çoral arasında 11 Eylül'de çıkan silahlı kavgada, Murat Sultan (39) ile Orhan Koğa (35) olay yerinde hayatını kaybetti, Erkan Çoral, Serkan Kaplan ile Ömer Karabacak da yaralandı. Olayla ilgili yakalanan Serkan Kaplan ile Seyit Y. (39), Çağlar G. (34), Gökhan A. (34), Erdinç S. (41) ve Ali E. (33) tutuklandı,  Ömer D. (34) ve Abdülmümin A. (47) ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.

Hisse devri nedeniyle çıktığı ileri sürülen silahlı çatışmadan sonra kayıplara karışan Kemal D.'yi yakalamak için çalışma yapan polis, işyerine baskın yaptı.

Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından arama yapılan işyerindeki gizli çekmecede 7 adet el yapımı patlayıcı bulundu. Olay yerine gelen bomba imha uzmanları patlayıcıları incelemek üzere Emniyet Müdürlüğü'ne götürdü.

Polis, işyerinde de bulunamayan Kemal D.'yi yakalamaya çalışıyor

Görüntü Dökümü

------------------------

Çekmecedeki gizli bölme ve içindeki malzemeler

Ele geçirilen malzemelerin fotoğrafları

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

=====================================================

Erzurum'da 30 güvenlik korucusu yemin etti

 

ERZURUM'un Şenkaya ilçesinde, 30 güvenlik korucusu, düzenlenen törenle yemin etti. Vali Azizoğlu, "Güvenlik korucularımız eşkıyaya bu dağları, bu meydanları ve bu ovaları mezar edecek" dedi.

Erzurum'un Şenkaya ile Ardahan'ın Göle ilçelerinin ortasında kalan Beşpınarlar mahallesinde düzenlenen yemin törenine Vali Seyfettin Azizoğlu, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Güray Alpar, İl Emniyet Müdürü Mehmet Aslan, Şenkaya Kaymakamı Ömer Dereci, Belediye Başkanı Görbil Özcan, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bekir Uzun, muhtarlar, kurum amirleri, korucular  ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, 30 köy korucusu Jandarma Üsteğmen Abdullah Mülazimoğlu eşliğinde yemin etti.

Törende konuşan Vali Seyfettin Azizoğlu, bulundukları coğrafyayı asker ve polisle birlikte bölücü terör örgütüne karşı savunacak güvenlik korucuları için yemin töreni düzenlendiğini söyledi. Bölgede son 30 yılda 5 vatandaşın şehit edidiğini ifade eden Vali Azizoğlu şunları söyledi: "Artık Beşpınar köyünden ve aşağı vadideki köylerimizde görev alan güvenlik korucularımız eşkıyaya bu dağları, bu meydanları ve bu ovaları mezar edecektir. Onların bu coğrafyada bundan sonra yaşamalarına, adım atmalarına asla imkan tanımayacaksınız ve bu coğrayfada bayrağımızın özgürce dalgalanmasını, vatandaşlarımızın da 24 saat korkusuzca bu yaylalarda ve ormanlarda dolaşmalarını temin edeceksiniz. Asker ve polisle birlikte güvenlik korucuları bölgenin güvenliğinden ve emniyetinden birinci derecede sorumludur. Bugün burada bu sorumluluğun bilincinde olan kahraman güvenlik korucularımızı görmüş olmanın, onların silah aldıklarını ve bu toprakları eşkıyaya karşı mücadele edeceklerini ve koruyacaklarını görmüş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hainler burada 5 vatandaşımızı şehit etti. Aşağı köylerle beraber saydığımız zaman belki 20-30 vatandaşımız eşkıyanın hain kurşunlarıyla şehit oldular. O şehitlerimizin artık kanını yerde bırakmayacağız. Onların çocukları ve torunları olarak bugün bu coğrafyayı eşkıyaya dar edeceğiz. Onların bir daha bu bölgede dolaşmasına, vatandaşımıza huzursuzluk vermelerine imkan tanımayacağız ve bu coğrafyada vatandaşımızın da hür ve özgürce dolaşmasını sağlayacağız. Bu duyguyla görev alan korucularımıza vazifelerinde başarılar diliyorum. Artık bu coğrafyada huzuru, barışı ve kardeşliği hep beraber temin edeceğiz."

TERÖRİSTLER BABASINI ŞEHİT ETTİ 

Şehit çocuğu ve köy korucu olan 33 yaşındaki Ergin Yıldız ise babası Özkan Yıldız'ın 1993'te eli kolu bağlanarak, gözünün önünde evi yakılarak köyün dışında şehit edildiğini söyledi. Babası şehit olduğunda 8 yaşında olduğunu anlatan Yıldız, "Teröristler gece gelip köyü bastılar ve bizim evle birlikte 5-6 evi yaktılar. Evleri yaktıktan sonra babamın elini kolunu bağlayıp köyün dışına çıkarıp şehit ettiler. Şu an devlet bize bu imkanı sundu, korucu oldum. Duygularım anlatılmaz yaşanır. Sevinçliyim. Devletimiz bu imkanı bize verdiği için mutluyuz. Elimizden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışacağız. İnşallah da başaracağız daha güzel günler ve yarınlar görmek için. Bölgemiz şu anda temiz, inşallah da daha temiz olacak. Askerimizle birlikte biz de yardım ederek daha temiz hale getireceğiz" diye konuştu

Törenin ardından Vali Azizoğlu, bot hediye ettiği korucularla hatıra fotoğrafı çektirdi, daha sonra beraberindekilerle mahalledeki şehitleri mezarları başında ziyaret etti

.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Tören için gelen köyün kadınları

-Vali Seyfettin Azizoğlunun helikopterle gelmesi

-Vatandaşlar ile selamlaşması 

-Kadınlar ile selamlaşması

-Törene katılan protokol ve vatandaşlar

-Köy korucularından detay 

-Yemin töreni

-Köy korucularına hediye verilmesi

-Hatıra fotoğraf çekimi

-Köy korucusu Erdi Ceylan'ın konuşması 

-Seyfettin Azizoğlunun konuşması 

-Ergin Yıldız'ın konuşması 

-Şehitlik ziyareti

-Seyfettin Azizoğlunun köy korucuları ile sohbet etmesi

-Çocuklara hediyeler vermesi

Haber-Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,

======================================

Hırsızlık şüphelileri adliyede

KÜTAHYA'da 3 ton kablo çalma olayına karışan 15 şüpheli jandarma ekipleri tarafından adliyeye sevk edildi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri dün sabah kent merkezi ile Tavşanlı İlçesi'nde eş zamanlı düzenledikleri operasyonda hırsızlık olaylarına karıştıkları iddiasıyla 20 kişiyi yakaladı. Gözaltına alınan şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda çalıntı oldukları belirlenen 3 ton kablo ele geçirildi. Şüphelilerden 5'i İl Jandarma Komutanlığı'nda ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sorgulamaları tamamlanan 15 şüpheli S.A., H.K., C.G., T.Y., A.M., R.S., C.S., M.A., R.N., H.G., T.C., A.Y., A.H., H.Ç. ve M.K. bugün adliyeye sevk edildi.

Görüntü dökümü:

-Şüphelilerin jandarmalar tarafından adliyeye getirilirken çekilen görüntüleri bulunuyor.)

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ-KÜTAHYA,

=============================================

Arsa sahibine kızıp yaşadıkları binayı yıktırdılar

KOCAELİ'nin Darıca İlçesi'nde, müteahhit yaptığı 6 katlı binadan 10 daire ve dükkan satarken, ekonomik sıkıntıya düşünce binayı yarım bıraktı. Daire ve dükkan sahipleri ev ve iş yerlerini tamamladı. Arsa sahibi, tapusu olmayan daire ve dükkanların boşaltılması için mahkemeden tahliye kararı aldırdı. Duruma kızan daire ve dükkan sahipleri, belediyeye başvurarak binanın tapusuz ve kaçak yapılması nedeniyle yıkılmasını talep etti. Belediye ekipleri binanın yıkımına başladı.

Darıca İstasyon Caddesi'nde yaklaşık olarak 16 yıl önce arsa sahibi hissedarlarından Yasemin Çağlayan Yıldız tarafından müteahhit H.Ç'ye verilen arsa üzerine 16 daire ve 5 dükkan yapılmasına başlanıldı. Müteahhit, 16 daire ve 5 dükkandan 10 tanesini satarken, ekonomik nedenlerle inşaatı bitirmeden yarıda bıraktı. Müteahhit ve toprak sahibi birbirlerinden davacı oldu. Daire ve dükkanları satın alanlar ise kendi imkanlarıyla satın aldıkları daire ve dükkanları tamamlayarak ev ve iş yerlerine yerleşti.

Arsa hissedarı Yasemin Çağlayan Yıldız müteahhidin kaçmasının ardından daire ve dükkan sahipleri hakkında tahliye davası açtı. Yaklaşık 3 yıldan bu yana devam eden davanın ardından tapuları olmadığı için mahkeme bina sahiplerini haksız buldu. Daire ve dükkan sahipleri de bu duruma kızınca belediyeye başvurup kendilerinin de içinde oturduğu bina hakkında yıkım kararı çıkarttı. Bu sabah, polis ve zabıta nezaretinde binaya gelen 2 iş makinesi 6 katlı binanın yıkımına başladı. Boşaltılmamış bir dükkan ise dakikalar içerisinde boşaltıldı.

Yasemin Çağlayan Yıldız yıkımın yasal olmadığını belirterek, "Askıda bulunan yeni imar planına göre hiçbir kusurumuz yok. Bu yanlış bir tutum. Biz hakkımızı sonuna kadar arayacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Yıkımı yapılacak binadan görüntü

İş makinesinin getirilişi

Bir dükkanın tahliyesi

Yıkımdan görüntü

Yasemin Çağlayan Yıldız'ın konuşması

Haber-Kamera: Erol POLAT/DARICA(Kocaeli),  

===========================================

Kızlarını öldürdükten sonra intihar eden Göksel Akşeker'in ailesi konuştu

ANTALYA'da 3 yaşındaki Hacer Hira ile 5 yaşındaki Ela Su'yu öldürdükten sonra intihar eden 40 yaşındaki Göksel Akşeker'in Kahramanmaraş'ta yaşayan ailesi konuştu. Anne Gülseren Akşeker, oğlunun cani biri olmadığını söyleyerek, "Onlar gibi terbiyesiz olmasın, diye o bacısıyla onun gibi ortalığa düşmesinler, diye yapmıştır. Benim oğlum, çok namusuna düşkün bir insandı" dedi.

Kahramanmaraş'ta oturan Gülseren Akşeker, torunlarının oyuncaklarıyla kıyafetlerine bakarak, gözyaşı döktü. Akşeker, gelini Şura Akkök Akşeker'in, çocukların eşyalarını ve kimliklerini 'İstemiyorum çocuklarınızı' diyerek, kendisine getirdiğini söyledi. Gelininin cenazedeki kendilerine yönelik iddialarını kabul etmeyen Akşeker, şunları söyledi:

"Şimdi beni, çocuk hırsızı yapıyor. Benim ne suçum, günahım var? Onlar, benim canım ciğerimdi. Ben, onları nasıl sokağa atabilirim? Oğlum cezaevindeyken, kendisine bir dost tutmuş. Oğlum izne geldiğinde Ela Su, 'Baba, bizim bir babamız daha var. İsmi de Yusuf Urfalı' demiş. Oğlum da araştırmış, İnstagram'a bakmış ki mini eteklerle diskolarda içkici olmuşlar. Oğlum da bir tane artık kazayla mı nedir bilmiyorum, vurmuş kendisine. Oğlumun bütün mal varlığını, her şeyini elinden aldı. Bunlar, soyguncu zaten bacısı da öyle. Ne olur, inanmayın ona. Benim oğlum, cani değildir. Darda kaldı, zorda kaldı. Şehit oldu benim çocuklarım. Benim oğlum ölmeden önce bunları niye söylemiyordu? Oğlum öldükten sonra mı dilin açıldı? Niye 2,5 aydır vuruldun, bir şey demiyordun da şimdi kalkıp da bize bu suçlamaları yapıyorsun? Benim oğlumu cani biri sanmayın. Çok merhametli, çok namuslu, terbiyeli bir insan. Benim oğlum, o 2 çocuğunu niçin öldürdü biliyor musunuz? Onlar gibi terbiyesiz olmasın, diye. O bacısıyla onun gibi ortalığa düşmesinler, diye yapmıştır. Benim oğlum, çok namusuna düşkün bir insandı. Paraya değişti çocuklarını bu kadın. Para için çocuklarının ölümüne sebep oldu."

'AĞABEYİMİN VE İKİ YEĞENİMİN KATİLİSİN'

Göksel Akşeker'in kız kardeşi Pınar Akşeker ise yaşlananların tek sorumlusunun Şura Akkök Akşeker olduğunu iddia etti. Akşeker, şöyle konuştu:

"Gözü arkada kalacaktı, benim ağabeyim tek kendine kıysaydı. O iki yavrusunu da yanına aldı götürdü. Evlatlarını da aldı götürdü. Onların kılına zarar vereni, zaten sağ bırakmazdı. Benim ağabeyim, gerçekten şerefli ve namuslu bir adamdı ve kendine yediremeyeceği çok şey yaşadı. Cezaevindeyken, benim ağabeyime psikolojik baskı yaptı. Psikolojik olarak bitiren bu kadındır. Benim ağabeyim, sapıkdıysa caniydiyse kadın satıcısıysa benim ağabeyim kardeşine tecavüz edecek bir adamdıysa çocuklarına tecavüz edecek bir adamdıysa sen 11 yıldır bu adamı tanıyan bir insansın ve evli bir kadınken, kalkıp benim ağabeyimin yanına gelen bir kadınsın. Benim ağabeyim, çok namuslu bir adamdı. Ben, suç duyusunda bulunuyorum, şu anda. Şura Akkök Akşeker, sen benim ağabeyimin ve iki yeğenimin katilisin."

'SOYADI' İDDİASI

Şura Akkök Akşeker'in evliyken, ağabeyine kaçtığını ileri süren Pınar Akşeker, ölen yeğenleri Ela Su ile Hacer Hira'nın soyadılarının 'Anılsın', baba adlarının da 'Abdullah' yazılı olduğu nüfus cüzdanlarını gösterdi. Akşeker, şunları söyledi:  

"Benim ağabeyimden olan Hira ve Ela Su, o evli olduğu adamın soyadını taşıyor. Onun kütüğüne yazılı. Biz şerefsiz ve namussuz insanlar değiliz. Benim ağabeyim, o kadar şerefli ve onurluydu ki yaşayamazdı artık ve kendini de o iki evladını da gözü açık gitmesin diye, katletti. Bizi de katletti. Bizim de yüreklerimiz, cayır cayır yanıyor ve sebep sensin Şura Akkök Akşeker. Ben, suç duyurusunda bulunuyorum. Benim ağabeyim, cezaevi sürecinde çocuklarını göstermediği için bu kadın; benim ağabeyim, 3 ay Manisa'da akıl hastanesinde yatmış bir adam. Benim ağabeyim, cezaevindeyken, 2 defa ipten alınmış bir adam. Bunların sebebi, Şura Akkök Akşeker'dir. Benim ağabeyim ve iki evladının katili Şura Akkök Akşeker'dir ve o kadın, Antalya'da 2 evladının cesedini almaya benim ağabeyimle de evliyken yanındaki dostuyla duyduğumuza göre, nişanlısıyla birlikte gelmiştir."

'PARASI İÇİN CEZAEVİNDEYKEN NİKAH KIYDI'

Şura Akkök Akşeker'in ailesiyle ilgili ortaya attığı iddiaların asılsız olduğunu, kendisini tehdit etmediklerini, aksine onun kendilerini tehdit ettiğini ileri süren Pınar Akşeker, "Şura Akkök Akşeker, benim ağabeyimle cezaevindeyken, resmi nikah yaptı. Bu nikahını yapmasının sebebi, ağabeyimin benim adıma, benim hesabımda olan 120 bin lira parayı alabilmek için. Ağabeyimi ve bizleri kandırarak, 120 bin lirayı alabilme adına resmi nikah yaptı. Parayı aldıktan sonra da ağabeyimden ayrılmak istediğini söyledi" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------------

Taziye evi

Çocukların oyuncakları

Gülseren Akşeker'in ağlaması

Gülseren Akşeker'in konuşması

Pınar Akşekr'in konuşması

Göksel Akşeker'in Ela Su ile fotoğrafı

Göksel Akşeker'in Hacer Hira fotoğrafı

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

==========================================

Bodrum'da kıyı alanları ihalesine tepkiler sürüyor

 

BODRUM'da, 17 kıyı alanının kullanım haklarının Mal Müdürlüğü tarafından 30 yıllığına kiralanmak istenmesine tepkiler sürüyor. İhale sürecini takip etmek için bir grup gönüllü, Bodrum Kaymakamlığı önüne toplanırken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muğla ve Bodrum İlçe Teşkilatı üyeleri de ihalenin iptali için kaymakamlığa dilekçe verdi.

Bodrum Yarımadası'ndaki 17 kıyı alanının kullanım haklarının Mal Müdürlüğü tarafından 30 yıllığına kiralanmasına tepki göstermek amacıyla geçen hafta Bodrum Kaymakamlığı önüne gelerek dilekçe veren vatandaşlar, bugün de ihale sürecini takip etti. HDP Muğla ve Bodrum İlçe Teşkilatı üyeleri de kaymakamlık önüne gelerek bireysel olarak, ihalelerin iptali için dilekçe verdi. Kaymakamlık önünde polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri alırken, toplanan kalabalık, plajların kiralanmak istenmesinde kamu yararı olmadığını, tamamen birilerine rant sağlanmak istendiğini ileri sürdü.

HDP Muğla İl Teşkilatı Eş Başkanı Fatoş Alp, Milli Emlak Müdürlüğü'ne iletilmesi için kaymakamlığa dilekçelerini vermelerinin ardından yaptığı açıklamada, şöyle konuştu:  

"Muğla'nın Bodrum ilçesinde toplam 17 kıyı alanının kullanım haklarının 30 yıl süreyle devri için Bodrum Milli Emlak Müdürlüğü'nce ihaleye çıkarıldığını yerel medyadan öğrendik. Bu ihaleler kapsamında iskele yapımı ve dolgu alanları oluşturulması yer almakta olup, uygulamada zaten kıyılar Anayasa'ya, yasalara, yönetmeliklere aykırı olarak bu şekilde tahrip edilmiş, büyük otellerce fiili durum yaratılarak halkın kullanımı engellenmiştir. Nerdeyse Bodrum Yarımadası'nda halkın kullanımına açık, ücretsiz, temiz ve sağlıklı bir sahil şeridi kalmamıştır. Sahillerin şirketlere uzun sürelerle devri veya kiralanması Bodrum ahalisinde infiale yol açmıştır."

Yapılacak ihalelerin Anayasa'daki ilgili mevzuata aykırı olduğunu vurgulayan Alp, "Bu ihaleler sonucunda kıyılar ticarethaneye dönüşerek rant kapısı haline gelecek, kıyı ve deniz ekosistemini geri dönülmez şekilde yıkıma uğrayacaktır. Kıyılar deniz canlılarının barınma ve beslenme alanlarıdır. Ayrıca halkın erişimine açık, hiçbir kurum kişi tarafından halkın erişiminin engellenemeyeceği kamusal alanlardır. Kamu yararı kıyı ekosisteminin korunması ile sağlanabilir. Bu nedenle kıyılarda, yasaya bağlı kalınmayıp, yönetmelik gereği uygulanacak değişiklikler ise kıyı ekosistemini bozmayacak zorunlu müdahaleler olabilir. Partimizin ilkeleri, kamusal yararın ve ekosistemleri korunmasını, doğal alanların sermaye birikimine edilmemesini öncelemektedir. 14, 15 ve 16 Kasım tarihlerinde yapılacak ihaleler iptal edilmezse, dava açma hakkımızın saklı olduğunu talep ediyoruz" dedi.

'YARGI YOLUYLA İPTALİNE ÇALIŞACAĞIZ'

Gündoğan Mahallesi sakinleri adına açıklama yapan Sezai Tiyaoğlu (53) da şöyle dedi: "Geçen haftaki görüşmemizde Milli Emlak Müdürlüğü yetkilileri sadece iskele yapımı için izin verdiklerini söyledi. Fakat öyle enteresan bir olay ki her iki tarafta da iskele var, 408 metrekare alanda denizde yapılacak olan iskele zaten orayı kaplıyor ve yüzme alanı da kalmıyor. Yani onlar denize iskele yapmaya izin verseler dahi, yüzmeye alan kalmadığı için kumsalın bir önemi kalmıyor. Onun için biz İdare Mahkemesi'ne geçen hafta iptali için başvurduk. Bundan sonra da davamız devam edecektir. Bugün de ihaleleri takip etmek için geldik. İhaleler o kadar dilekçeye ve basın açıklamasına rağmen iptal edilmedi. Biz de bundan sonra yargı yoluyla iptal ettirmeye çalışacağız. Gündoğan Mahallesi'nde 5, Bodrum genelinde ise kiraya verilecek 17 yer olduğunu biliyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kaymakakmlık önünde toplanan Gündoğan sakinlerinden ve HDP'lilerden görüntü.

-HDP Muğla İl Teşkilatı Eş Başkanı Fatoş Alp ile röp.

-Gündoğan Mahallesi sakinlerinden Sezai Tiyaoğlu ile röp,

-Polislerden görüntü

-Genel ve detay görüntüler.

Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM (Muğla),

=============================================

Borçlarının olduğunu söyleyip, intihara kalkıştı

MALATYA'da borçları nedeniyle üst geçitte intihar girişiminde bulunan 28 yaşındaki Erdal T., polisler tarafından aşağıya indirildi.

Olay, öğle saatlerinde Ankara Caddesi'nde meydana geldi. Sanayi kavşağındaki üst geçide çıkan Erdal T., borçlarının bulunduğunu söyleyip aşağıya atlayacağını söyledi. Erdal T.yi görenlerin ihbarıyla gelen polis onu ikna etmek için çaba gösterirken, itfaiye ve sağlık görevlilerine de haber verildi. İsmi öğrenilemeyen babasının gelmesiyle Erdal T.'nin bir anlık dalgınlığından faydalanan polisler, onu yakalayıp kurtardı. Erdal T., sağlık görevlilerince hastaneye götürülürken, ulaşıma kapanan karayolu yeniden açıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------

Olay yeri

Üst geçit

- Erdal T.'nin konuşması

Babanın konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

===============================================

Cinsel saldırıdan 90 yıl hapsi istenen sanığın tahliyesine başsavcılıktan itiraz

 

ANTALYA'da, 10 yaşındaki kız çocuğuna 'cinsel taciz ve saldırı' suçlarından 5 ay tutuklu kalan ve 90 yıl hapis istemiyle yargılanan apartman görevlisi 44 yaşındaki A.Ö.'nün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Müzisyenlik yapan F.Y., sık sık seyahat ettiği için 10 yaşındaki kızına Muratpaşa İlçesi'nde oturan annesi bakıyordu. Mayıs ayında turneden dönen F.Y., kızının mutsuz olduğunu gözlemledi. F.Y. çocuğunun, daha önce birlikte ders çalıştığı sitenin apartman görevlisi A.Ö.'nün kızının yanına da gitmediğini fark etti. F.Y. kızına, A.Ö.'nün kızının yanına neden gitmediğini sorunca, "Bir daha o eve gitmem" cevabını aldı. Anne F.Y.'nin nedenini sorması üzerine kızı, A.Ö.'nün cinsel saldırısına maruz kaldığını söyledi. Duydukları karşısında şoke olan annenin şikayeti üzerine geçen mayıs ayında gözaltına alınan 2 çocuk babası A.Ö., çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Adli tıp kurumu raporunda, çocuğun fiili livataya maruz kaldığı tespit edildi.

A.Ö. hakkında, 'çocuğun zincirleme nitelikli cinsel istismarı', 'cinsel amaçlı çocuğu zorla hürriyetten yoksun kılma', 'tehdit ve kasten yaralama' suçlarından 90 yıl hapis istemiyle Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın 4'üncü duruşmasına tutuklu sanık A.Ö. katılırken, anne F.Y. de hazır bulundu. Duruşmada, mağdur kızın pedagog eşliğinde verdiği ifadesi okundu. Mağdur kız ifadesinde, A.Ö.'nün farklı tarihlerde 3 defa kendisine cinsel tacizde bulunduğunu söyledi. Mağdur kız, en son Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavının yapıldığı günlerde A.Ö.'nün yatak odasında kendisine tecavüz ettiğini iddia etti.

Mahkeme heyeti, sitenin güvenlik kamerası kayıtlarında aynı zamanda bir otelde çalışan A.Ö.'nün belirtilen tarihlerde, oturduğu apartmana giriş- çıkışının olmadığını tespit etti. Yargılama sonunda mahkeme, 5 ay 3 gün tutuklu kalan A.Ö.'nün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

BAŞSAVCILIK KARARA İTİRAZ ETTİ

Tecavüz olayının adli tıp raporuyla kesinleştiğini belirten anne F.Y.'nin tepki gösterdiği tahliye kararına, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı da itiraz etti. Başsavcılık, ilgili mahkemeye dün itiraz dilekçesi verdi. Sanığın üzerine atılı suçlara yönelik kuvvetli şüphe bulunduğu belirtilen dilekçede, mağdur kızın 10 yaşında olduğu, travma geçirdiği ve bu nedenle tarihleri karıştırabileceğine yer verildi. Dilekçede, araştırmanın belirtilen tarihlerde yapılmasının doğru olmadığı, bu nedende adli kontrol şartının kaldırılması, A.Ö.'nün tutuklu yargılanması istendi.

Haber: Hasan DEMİRBAŞ/ANTALYA, - 

================================================

2 ayrı istasyonda, 78 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

KONYA'da iki kardeşe ait iki akaryakıt istasyonuna yapılan operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 390 bin lira olan 78 bin litre kaçak mazot ele geçirildi. Olayla ilgili  akaryakıt istasyonu sahibi ağabey ve kardeşi gözaltına alındı. 

Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile  Kadınhanı İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, C.A. (45) ve kardeşi F.A.'ya (40)  ait iki farklı noktadaki akaryakıt istasyonunda kaçak mazot satışı yapıldığını belirledi. Bunun üzerine iki akaryakıt istasyonuna eş zaman operasyon düzenlendi. Yapılan aramada istasyonun vaziyet planında ve otomasyon sisteminde bulunmayan iki ayrı gizli yeraltı tankı ve bu tanka ait düzenekler bulundu. Ayrıca yapılan çalışmada piyasada değeri yaklaşık 390 bin lira olan 78 bin litre kaçak mazot  ele geçirildi. Her iki istasyon 5015 sayılı 'Petrol Piyasası Kanunu' kapsamında mühürlenerek kapatıldı. İstasyon sahipleri C.A. ve kardeşi F.A. gözaltına alındı. İki kardeş polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, haklarında başlatılan soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

Görüntü Dökümü

----------------------

Kazıdan detay

Akaryakıt istasyonundan detay

Haber-Kamera: Tolga YANIK-Hasan DÖNMEZ KONYA

=================================================

Aracıyla çarptığı domuzdan özür diledi ve telefonuna kaydetti

ERZİNCAN'da gece aracıyla domuz sürüsüne çarpan Süleyman Karadaş, yaralanan domuz yavrusunun başını okşayarak, özür diledi ve tedavi ettikten sonra doğaya bıraktı.

Olay önceki gün Erzincan Refahiye Karayolu'nda meydana geldi. İşi dolayısıyla sık sık uzun yolculuk yapan 36 yaşındaki Süleyman Karadaş, gece saatlerinde aracıyla Erzincan'a dönerken bir anda yola çıkan domuz sürüsüne çarptı. Kazayı maddi hasarla atlatan Karadaş, aracından inerek çarptığı yaralı domuzun yanına gitti. Yaralı hayvanın başını okşayan ve ondan özür dileyen Süleyman Karadaş o anları da cep telefonu ile kaydetti. Domuz yavrusu ile uzun süre konuşan Karadaş, "İstemeden bir kaza meydana geldi. Arabam pert, canımız sağ olsun. Üzgünüm, bir canlının ölümünü seyretmek tabii ki güzel değil ama ne yapabilirim. Gecenin bir vakti aniden çıktı önüme. Maalesef istemeyerek oldu, bu bir kaza. Verilmiş sadakam var demek ki, Allah korudu. Allah beterinden saklasın hepimizin başına gelebilir" dedi

Peynir tüccarığı yapan Süleyman Karadaş, yaralı hayvanı orada kendi imkanları ile tedavi ettikten sonra ormanlık alana bıraktı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Yaralı domuzdan görüntü

-Süleyman Karadaşın domuzla konuşması ve okşaması

Haber-Kamera: ERZİNCAN,

==================================================

Ağıldan çıkan koyunları kurtlar yedi

Erzurum merkez Palandöken ilçesinde gece yarısı ağıldan çıkarak Palandöken Dağı'ndaki ormanlık alana giden koyun sürüsüne kurtlar saldırdı. 12 koyunu telef eden kurtlar, 4'ünü de yaraladı. 9 çocuk babası Ahmet Görmez, "Koyunlar, gece kapısını kilitlemeyi unuttuğumuz ağıldan çıkarak Palandöken Dağı'ndaki ormanlık alana gitmiş. 12 koyunum telef oldu, 4'ü de yaralandı. Jandarma ile olay yerine gittiğimizde ormanlık kanlar içindeydi. Koyunlar bizim tek geçim kaynağımız. Perişan olduk" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Koyunların ağıldan çıkışı

-Ahmet Görmez'in oğlu ile röp

-Kurtların koyunları telef ettiği ormanlık alan

-Koyun sürüsü

Haber-Kamera: Turgay İPEK / ERZRUM,

====================================================