Vatan Haberleri

Vatan haber, Vatan son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Vatan - Bugün
Muş Belediye Başkanı Asya, İtfaiyecilik Haftası'nı kutladı
İtfaiyeciliğin bilgi, tecrübe, cesaret ve özveri isteyen mesleklerden biri olduğunu vurgulayan Asya, şunları kaydetti: "Vatandaşın yangınlara karşı can ve mal güvenliğini koruma görevini üstlenen itfaiyecilerin her türlü koşulda hiç bir menfaat gözetmeden düşündüğü tek şey kurtarmak ve söndürmektir.
Vatan - Bugün
Son dakika... Esenyurt'ta 18. kattan düşen adam hayatını kaybetti
Olay, dün Yeşilkent Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Nijerya uyruklu C.W. isimli bir adam, yaşadığı apartmanın 18. katından düştü. Adamın yerde yattığını gören çevredeki vatandaşlar durumu yetkililere haber verdi.
Vatan - Bugün
Son dakika haberi... Azerbaycan'da, 2. Karabağ Savaşı'nın 1. yılında şehitler anıldı
Aliyev, konuşmasında Türkiye'nin desteğinden de bahsederek, "44 gün boyunca bize en çok destek olan kardeş Türkiye'ye, en derin şükranlarımı sunuyorum. Kardeş Türkiye ve kardeş Türk halkı, savaşın ilk saatlerinden itibaren Azerbaycan ile dayanışma içinde oldu, destek gösterdi. Türk yöneticiler ve aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar, bize büyük siyasi destek verdi, bize ilave güç verdi ve bunu asla unutmayacağız. 44 günlük Vatan Savaşı, Türkiye ile Azerbaycan'ın birliğini bir kez daha dünyaya gösterdi.
Vatan - Bugün
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'den, İran'ın sınırdaki askeri tatbikatına tepki (1)
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran tırlarının kontrol edilmeye başlanmasının ardından bu ülkenin tatbikat yapmasını "şaşırtıcı" olarak niteleyerek, "Neden işgal döneminde o bölgede tatbikat yapılmıyordu. Ermenilerin Cebrayıl, Zengilan ve Fuzuli'de olduğu dönemde neden tatbikat yapılmıyordu?" dedi. Aliyev, Ermenistan'ın işgali altındaki toprakların kurtarılması için 27 Eylül 2020'de başlatılan 44 günlük savaşın birinci yılında Anadolu Ajansına değerlendirmelerde bulundu. Karabağ topraklarının, 44 günlük vatan muharebesiyle işgalden kurtarıldıktan sonra Azerbaycan'ın sınırları içindeki yolların kontrolünü ele aldıklarını belirten Aliyev, İran tırlarının yasa dışı şekilde Karabağ bölgesine gitmesinin ilk kez olmadığını, bunun işgal döneminde de defalarca yaşandığını söyledi.
Vatan - Bugün
Safranbolu'da tarihi konak yangınlarının önüne geçmek için denetimler artırıldı
Safranbolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve AFAD tarafından İtfaiyecilik Haftası kapsamında Tarihi Çarşı bölgesinde tarihi evler, konaklar, oteller, iş yerlerinde vatandaşlara yangınlara karşı bilgilendirici kitaplar dağıtıldı.
Vatan - Bugün
ESENYURT'TA BİRLİKTE KAHVALTIYA GELDİĞİ 4 ARKADAŞINA DEHŞETİ YAŞATTI
"SİLAH SESLERİNİ DUYDUK" Olayı gören bir vatandaş, "Silah seslerini duyduk.
Vatan - Bugün
Esenyurt'ta kahvaltıda kurşun yağdırmıştı, yani görüntüler ortaya çıktı
Esenyurt'ta bir pastanede çıkan tartışmada bir kişinin 3 arkadaşını vurduğu anlara ilişkin yeni görüntü ortaya çıktı. Pastanede yaşan saldırı anı ve yaralının sürünerek pastaneden çıktığı ve vatandaşların yardımına koştuğu görülüyor.
Vatan - Bugün
CHP'li Akın: "Elektrik faturalarından TRT payı kaldırılmalı, KDV oranı düşürülmeli"
Akın, iktidarın fahiş fatura fiyatlarının düşürülmesi için somut bir adım atmadığını öne sürerek, "Tam tersine iktidarın, şirketlerin zam taleplerini değerlendirdiği, kamuoyuna yansımıştır. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Kış gelmeden saray iktidarı ve elektrik şirketleri oturup bu fatura işini konuşsunlar' uyarısına karşın iktidar vatandaşın değil, şirketlerin yanında yer almayı tercih etmiştir.
Vatan - Bugün
Konya Ovası'ndaki yüzey yarıkları yerleşim yerlerine ulaştı
Yer altı su seviyesindeki azalmaya bağlı oluşan yarıkların, bazı kırsal mahalleleri de tehdit ettiğine işaret eden Eren, şöyle konuştu: "2000'li yıllardan bu yana, aşırı su kullanımı ve küresel ısınmaya bağlı olarak yer altı suyunda önemli düşüşler başladı. Yer altı su seviyesindeki düşüşün göstergesi de farklı zemin sıkışmasına bağlı olarak yüzey deformasyonu oluşturması. Bunu Orta ve Batı Anadolu havzaları, Tuzlukçu, Akşehir, Aksaray, Karaman, Niğde, Bolvadin, Manisa ve Aydın'da görüyoruz. Bunları, yüzey deformasyonları, yeryüzünde 1,5-2 metreye varan düşey atımlar oluşturan yüzey faylanmaları şeklinde izliyoruz. Bazen de genişliği 1,5-2 metreyi aşan yüzey yarıkları şeklinde izliyoruz." "Evlerde hasar ve açılma oluşturmuş" Konya Kapalı Havzası'nın kenarlarında yüzey faylanmalarına rastlandığını aktaran Eren, şöyle devam etti: "Tuzlukçu ilçesi Çöğürlü mahallesinde tümünü inceleyemedik ancak 400 metrelik bölümünde yüzey deformasyonlarına rastladık. Burada köyün yakın kesiminde oluşmuş, yerleşim yerinden boydan boya geçiyor. Evlerde hasar ve açılma oluşturmuş. Vatandaşlar ayrılan bir duvarı köpükle doldurmaya çalışmış.
Vatan - Bugün
Son dakika haber: Azerbaycan Cumhurbaşkanı, 2. Karabağ Savaşı'nın 1. yılında AA'ya konuştu (1)
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan toprakların savaşla kurtarılmasının en büyük sorumlusunun Ermenistan ve Ermenistan'ı durdurmayan büyük devletler olduğunu söyledi. Aliyev, Ermenistan'ın işgali altındaki toprakların kurtarılması için 27 Eylül 2020'de başlatılan 44 günlük savaşın birinci yılında AA'ya değerlendirmelerde bulundu. SORU: Sayın Cumhurbaşkanı, AA'nın röportaj talebini kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Önemli bir tarihteyiz. Azerbaycan'ın zaferinin, yaklaşık 30 yıl boyunca işgal altında olan topraklarını kurtarılmasına başlandığı 27 Eylül'ün birinci yılındayız. O güne dönmek istersek, Azerbaycan neden karşı atağa geçti? ALİYEV : Ermenistan'ın bize karşı son dönemdeki provokasyonları düzenli hale gelmişti. Bize yönelik açıklamaları ve attıkları adımlar, Ermenistan'ın yeni savaşa hazırlandığını gösteriyordu. Bunun sebeplerini bugüne kadar da anlayabilmiş değilim. Çünkü başka bir devletin toprağını 30 yıl boyunca işgal altında tutan bir devlet yeni savaş istiyorsa bunun nedeni çok ciddi araştırılmalıdır. Sözlerimi kanıtlayan adımlar da göz önündedir. Çünkü temmuzda Azerbaycan-Ermenistan sınırında, Ermenistan askeri provokasyon yaptı ve bu provokasyon sonucu 13 asker ve sivil yaşamını yitirdi. Azerbaycan o zaman düşmana hak ettiği yanıtı verdi fakat biz devlet sınırını geçmedik. Sadece, onları girdikleri Azerbaycan arazilerinden çıkardık ve birkaç gün süren çatışma sona erdi. Daha sonra ağustosta bir sabotaj grubu gönderdiler. Temas hattını geçtiler ve orada bizim askerlerimiz onlara silah bıraktırdı. Bir yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yaptığım konuşmada Ermenistan'ın yeni savaşa hazırlandığını demiştim. Üç gün sonra bizim mevzilerimiz ve yerleşim birimlerimiz yeniden topçu atışı altına alındı. Yine şehitler verdik. ve benim emrimle geniş kapsamlı karşı saldırı operasyonuna başladık ve bildiğiniz gibi bu operasyon büyük zaferle sonuçlandı. Bir yıla dönüp baktığımızda elbette tüm bu gelişmeleri, tüm bu olayları daha net analiz etme olanağı elde ediyoruz. Görünen o ki Ermenistan yönetimi, iktidara yeni gelmiş yönetim herhangi bir askeri başarıyla da övünmek istiyordu, herhangi bir askeri başarı elde etmek istiyordu. Fakat hesapları tutmadı, çok büyük hata yaptılar. Bunun sonucunda da acı yenilgiye uğradılar. SORU: Sayın Cumhurbaşkanı, bu savaş önlenemez miydi? Çok uzun süre faaliyet gösteren Minsk Grubu eş başkanlarının temasları vardı. Minsk Grubu eş başkanları veya başka faktörler bu savaşı önleyebilirler miydi, nasıl önlemeleri gerekirdi aslında? ALİYEV : Tabii önleyebilirlerdi. Defalarca ben bu konuyla ilgili görüşlerimi bildirmiştim. Minsk Grubu zamanında Ermenistan'a ciddi baskı yapsaydı tabii ki Ermenistan işgal altında tuttuğu topraklardan çıkmak mecburiyetinde kalacaktı. Böyle bir durumda savaşa gerek kalmazdı. Minsk Grubuna eş başkanlık eden üç devlet BM Güvenlik Konseyinin üç daimi üyesi olmasına rağmen onlar bu baskıyı yapmadı. Bunlar dünya çapında en güçlü ülkeler olarak kabul ediliyor. Onların siyasi ağırlıkları, siyasi olanakları yok muydu ki Ermenistan'a bu ciddi mesajları göndersinler. Sadece 'ne savaş ne barış' siyasetini tercih ediyorlardı. Diğer taraftan ben Minsk Grubu eş başkanlarına ve diğer büyük devletlere Ermenistan'a yaptırım uygulamaları konusunda defalarca müracaat ettim. Bu da savaşı önleyebilirdi. Çünkü bu yaptırımlar, Ermenistan'a büyük sıkıntılar yaşatacaktı ve onlar bizim toprağımızdan çıkmaya mecbur kalacaktı. Biz sorunun barış yoluyla çözülmesi için tüm yolları kullandık. Savaş olmasın, kan dökülmesin. Fakat bunun yanında ben diyordum ki biz bu durumu kabullenmeyeceğiz, ne pahasına olursa olsun kendi topraklarımızı kurtaracağız. Sadece şans veriyorduk. Ermenistan'da 2018'de iktidara gelen yeni yönetim müzakere sürecine de büyük darbe vurdu. Çünkü onların uygunsuz ve sorumsuz açıklamaları müzakere sürecini felç etti. Bu durumda Minsk Grubu olumlu ve cesaretli adımlar atmalıydı fakat onlar sadece gözlemliyorlardı. Sadece seyirci gibi yaklaşıyorlardı buna. Dolayısıyla 2. Karabağ Savaşı'nın başlamasında elbette en büyük sorumluluk Ermenistan'dadır. Aynı zamanda Ermenistan'ı zamanında durdurmayan büyük devletler de sorumluluk taşıyor. SORU: Uzun süre statükoyu devam ettirme stratejisi yürüttü eş başkanlığı yürüten ülkeler. Peki, zaferden sonra tekrar Minsk Grubu eş başkanlarının devreye girmesi söz konusu. Böyle talepler var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bir faydası olacak mı bunun? ALİYEV : İşgal döneminde Minsk Grubuna başkanlık eden ülkeler, onların cumhurbaşkanları birkaç kez çok olumlu açıklamalar yaptı, neredeyse 7-8 yıl önce. Onlardan biri de şuydu ki, açıkça da beyan edilmişti ki statüko kabul edilemez ve değiştirilmelidir. Biz de bunu çok olumlu karşıladık. Bizzat ben bu konuyla ilgili kendi görüşlerimi defalarca beyan etmiştim ve demiştim ki bu uzun yıllardır beklenen bir açıklama. Statükonun değiştirilmesi işgalin sonlandırılması demektir. Fakat bu açıklamalardan sonra onlar pratik adımlara geçmediler. İlaveten, bir süre sonra bu açıklamadan da geri çekildiler ve eş başkanlarca ortaya yeni bir ifade atıldı: 'Statüko sürdürülebilir değil.' Bu açıklamalar arasında çok büyük fark var. Bir var 'kabul edilemez', bir de var 'sürdürülebilir değil'. O zaman da ben onları eleştirerek demiştim ki bu tutum değişikliği Ermenistan'ın işgalcilik politikasının değirmenine su taşıyor. Maalesef sonraki dönem de gösterdi ki Minsk Grubu bu konuyu çözmek düşüncesinde değildi. ve savaş zamanında, 44 günlük savaşta biz bunu bir kez daha gördük. Çünkü bize karşı BM'de konuyu gündeme getiren Minsk Grubuna eş başkanlık yapan bazı ülkelerdi. Savaş sürüyor, biz kendi topaklarımızda uluslararası hukuku yeniden sağlıyoruz, adalet savaşına çıkmışız, BM'de bize karşı herhangi bir yaptırım konusunu ortaya atmak tamamen adaletsizdi. Şimdiki döneme gelindiğinde Minsk Grubunun faaliyetini biz görmüyoruz diyebiliriz. Adeta müzakere süreci döneminde onlar geliyordu, önerilerde bulunuyorlardı, cumhurbaşkanları düzeyindeki görüşmelerin gündemini belirliyorlardı, müzakere edilecek konuları bize öneriyorlardı, her iki taraf da mutabakat esasında bu konuları müzakere ediyordu. Şimdi ise savaşın bitmesinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen onlardan herhangi bir öneri yoktur. Bir kez Azerbaycan'a geldiler ve ben onlara dedim ki siz öneriler verin. Biz bu konuyu çözdük. Dağlık Karabağ sorunu sona erdi. Dağlık Karabağ adında idari birim mevcut değil. Bu günlerde BM Genel Kurul Toplantısındaki konuşmamda da tüm ülkelere seslenerek dedim ki rica ediyorum bundan sonra Dağlık Karabağ ifadesi kullanılmasın. Öyle bir birim yoktur Azerbaycan arazisinde. Karabağ bölgesi var, Doğu Zengezur var. Bu durumda Minsk Grubunun faaliyeti için bugün yeni konular ortaya çıkmalıdır. Dağlık Karabağ sorunu bitti. Şimdi ne yapılabilir. Güven artırıcı tedbirler, yolların açılması, koridorların açılması, barış sürecine destek vermek, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerini düzene sokmak, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının imzalanmasına çalışmak. Onların faaliyet alanı bundan sonra saydıklarımdan ibaret olmalıdır. Dağlık Karabağ'ın, olmayan bir kuruluşun statüsü olabilir mi. Elbette olamaz. Ben demiştim ve yine söylemek istiyorum ki eğer birileri Dağlık Karabağ'a statü vermek istiyorsa kendi ülkesinde bir arazi versin, orada bir kurum oluştursun veya cumhuriyet oluştursun, onların bağımsızlığını tanısın. Biz de tanıyalım fakat Azerbaycan arazisinde değil. SORU: Minsk Grubu eş başkanlarının 44 günlük savaştan sonra oluşan gerçekliği kabul etmesi ve bunun üzerine bir şeyler yapması gerektiğini mi söylüyorsunuz? ALİYEV : Minsk Grubundan bugüne kadar 2. Karabağ Savaşı'ndan sonra herhangi bir teklif bize verilmedi ve teklif olmadığı için Minsk Grubunun faaliyeti hakkında konuşmanın yeri yok. Artık bir yıl geçti. Ne teklif ediyorsun. Diyorsun ki bu çatışma çözülmelidir. Ben Azerbaycan olarak diyorum ki ben bunu çözdüm kendi başıma. Bütün baskılara rağmen. Dolayısıyla bir teklif olmalıdır. Neyle uğraşmalılar. Ben kendi fikirlerimi ifade ettim. Gerisi onların sorumluluğunda. SORU: Bölgede oluşan gerçeklikten sonra bir bildiri imzalandı Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında. 9 maddelik bildirinin hayata geçirilmesi konusunda memnun musunuz? Geçen bir yıl içerisinde yeterince hayata geçirildi mi? Neler eksik bu maddelerden? ALİYEV : Genel olarak memnunum. Çünkü oradaki başlıca konular çözüldü. Ermenistan bu bildiriye imza atarak yükümlülükler almıştı. Bu yükümlülükleri mecburi şekilde yerine getirdi. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi savaştan hemen sonra oldu. O zaman işgal altında olan bölgelerden Ermeni güçlerin çıkartılması orada açıkça belirtiliyordu. Savaş bittikten sonra 20 gün içerisinde Ağdam, Kelbecer ve Laçın illeri bize geri verildi. O zaman Ermenistan çok sorumlu yaklaşıyordu bu konuya. Neden? Çünkü korku içerisindeydiler. Çünkü biliyordu ki eğer 10 Kasım'da bu bildiriye imza atmasaydı onların durumu daha da kötü olabilirdi. Yani bizi durduracak bir güç yoktu. Savaş döneminde ben defalarca Azerbaycan halkına hitap ederek diyordum ki Ermenistan bize tarih versin, takvim versin. Ne zaman bizim topraklarımızdan çıkıyor. Biz hemen savaşı durdurmaya hazırız. Bu tarih bize 9 Kasım'da verildi. Ermenistan kapitülasyona imza attı ve 10 Kasım'da savaş durdu. Dolayısıyla o önemli konuların çözümü Ermenistan'ın korku içerisinde olmasından kaynaklanıyor. Sonra ne oldu. Barış güçleri geldi. Bir süre geçti ve geride kalan konuların uygulanması durdu. Orada açıkça belirtiliyor ki Ermeni silahlı güçleri bizim toprağımızdan tam şekilde çıkartılmalıdır. Savaş bittikten 15-20 gün sonra Ermenistan'dan barış güçlerinin sorumluluğundaki bölgeden, Laçın koridorundan, kurtarılan topraklara sabotaj grubu gönderildi. 62 kişilik grup. Bu 10 Kasım bildirisine tam aykırıdır. Azerbaycan ordusu onları etkisiz hale getirdi ve onlar tutuklandı. Şimdi onlara savaş esiri diyorlar. Fakat gidin bakın uluslararası konvansiyonlara. Savaş esiri kimlere denir. Onlar savaş esiri değil. Savaş bitti, 10 Kasım bildirisi imzalandı. Ondan sonra gönderilen herhangi bir asker sabotaj grubu üyesi olarak tespit edilmelidir. Bu konu çözüme ulaşmadı. Bu çok önemli bir konu ve ısrar ediyoruz ki çözüme kavuşsun. Tam çözümünü bulsun. Kısmen çözüme kavuştu. Diğer konu koridorların açılmasıdır. 9 Kasım'dan 10 Kasım'a geçen gecede imzalanan bildiride açıkça belirtiliyor ki Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında bağlantı kurulmalıdır. Bu bağlantı sağlandı mı? Hayır. Bu bağlantıyı sağlamak için o kadar da büyük zamana ihtiyaç yok. Burada kara yolu mesafesi toplam 40 kilometre. Biz şimdi savaştan sonraki bir yılda 1000 kilometreden fazla yol yaptık hem toprak yol hem asfalt yol. Şimdi orada 40 kilometrelik yolun açılması büyük problem değil. Fakat buna rağmen hatta Ermenistan buna rıza göstermiyor. Müzakereler sonuçsuz kalıyor. Ermenistan, 10 Kasım bildirisinin şartlarını kabaca ihlal ediyor. Biz şimdilik sabırlı davranıyoruz. Temkinli davranıyoruz fakat bizim sabrımızın da sınırı var. 2. Karabağ Savaşı gösterdi ki sabrımız tükendiğinde neler oluyor. Dolayısıyla Ermenistan yönetimine şans veriyoruz ki 10 Kasım bildirisinin tüm şartlarını yerine getirsin ve sorumlu davransın. SORU: Laçın koridorunun kontrolünü o bölgede görev yapan geçici görevli Rus askerleri sağlıyor. Sabotaj gruplarının faaliyetlerine ilişkin şikayetlerinizi Moskova'ya ilettiğinizde nasıl cevap alıyorsunuz ve size verilen yanıtlar bölgeye yansıyor mu? ALİYEV : Elbette biz bu durumlarla ilgili Rusya'ya şikayetlerimizi belirtiyoruz. Haklı şikayetlerimizi belirtiyoruz. Fakat o sabotaj grubunun oraya girmesi o zaman oldu ki Rus barış güçleri henüz tam yerleşmemişti. Çünkü 10 Kasım'da savaş sona erdi. Ondan sonra süre gerekiyordu ki Rus barış güçleri, yaklaşık 2 bin asker oraya yerleşsin. Orada boşluklar çoktu. Burada adil olmak zorundayız. Onlar henüz o bölgeyi tam kontrol altına alamamıştı. Ermeniler de bunu fırsat bilerek sızdı bizim kurtarılan topraklara. Fakat genel olarak Rus barış gücünün faaliyetini olumlu değerlendirebilirim. Elbette bizim memnun olmadığımız konular da var, şikayetlerimiz de var. İlk sırada bizim topraklarımıza yabancı ülke vatandaşlarının yasa dışı ziyaretleriyle ilgili.
Vatan - Bugün
Avrupa Hareketlilik Haftası bisiklet turu ve kapanış konseri
Avrupa Hareketlilik Haftası çerçevesinde ve aynı zamanda Dünya Otomobilsiz Yaşam Günü kapsamında, Belediyemizin önderliğinde, bisiklet kulüpleri ile vatandaşların katılım gösterdiği bisiklet turu, 24 Eylül Cuma Dingiloğlu Parkı önünden başlayarak, Festival Alanı'nda tamamlandı.
Vatan - Bugün
Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması'nın kanaat önderi, Agnieszka Holland oldu
Eserler, öncelikle ön jüri tarafından değerlendirilecek ve finale kalan en az 10 en fazla 15 eser arasından jüri son değerlendirmeyi yapacak. Yarışmaya başvuran eserlerin yönetmen (eser sahibi) ve / veya yapımcısından en az birisinin TC veya KKTC vatandaşı olması gerekiyor.
Vatan - Bugün
Vali Demirtaş, "Akif" Filmini Öğrencilerle İzledi
Vali Demirtaş, "Akif" Filmini Öğrencilerle İzlediMardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mahmut Demirtaş ve eşi hanım efendi Beyhan Demirtaş, Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazarken yaşadıklarını konu alan "Akif" filmini öğrencilerle izledi. "Akif" filminin gösterimine; Vali Demirtaş ve eşi Hanım Efendi Beyhan Demirtaş'ın yanı sıra Daire Başkanları ile öğrenciler katıldı. Film gösteriminin ardından açıklamada bulunan Vali Mahmut Demirtaş, Kurtuluş Savaşı'nın ruhunu yansıtan, vatan ve bayrak sevgisinin benzersiz kahramanlığının göstergesi olan İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy'un yaşadıklarını gençlere aktarılmasında önemli bir yapıtın ortaya konulduğunu belirtti.
title