Ümit Özdağ Akbelen'de: "Bu Mücadele Sadece Akbelen Mücadelesi Değil, Bu Mücadele Türk Vatanını Savunma Mücadelesidir"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Zafer Patisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Muğla'da Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin kömür madeni için acele kamulaştırılmasına karşı çıkan köylüleri ziyaret etti. Özdağ, "Bu mücadele sadece Akbelen mücadelesi değil, bu mücadele Türk vatanını savunma mücadelesidir. Vatan madenden ibaret değil" dedi.

Haber: Esma TURAN

(MUĞLA) - Zafer Patisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Muğla'da Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin kömür madeni için acele kamulaştırılmasına karşı çıkan köylüleri ziyaret etti. Özdağ, "Bu mücadele sadece Akbelen mücadelesi değil, bu mücadele Türk vatanını savunma mücadelesidir. Vatan madenden ibaret değil" dedi.

Zafer Patisi Genel Başkanı Özdağ ve beraberindeki heyet, Milas'ta acele kamulaştırmaya karşı mücadele veren Muhtar Esra Işık ve köylüleri nöbet alanında ziyaret etti.

Özdağ, burada şu açıklamayı yaptı:

"Buranın, AKP iktidarının maden şirketinin, yerli ve yabancı maden şirketlerinin Türk vatanını 19. yüzyıldaki Avrupalıların Afrika'da kullandığı yöntemlerle sömürmesine benzeyen politikalarına karşı direnişin sembolü olması gerekiyor. Bu anlamda Akbelen'deki direniş, sadece Akbelen direnişi değil, Türk halkının iktidara karşı vatanını, toprağını, ormanını, çevresini savunmasının sembolüydü ve tarihte Akbelen direnişini böyle yazacaktır. Evet, Türkiye'nin değişik yerlerinde çevre mücadelesi iktidarın politikalarına karşı veriliyor. Erzincan İliç'te bu mücadele veriliyor. Kayseri Develi'de bu mücadele veriliyor. Ordu'da veriliyor. Artvin'de veriliyor. Giresun'da veriliyor. Ama Akbelen'deki mücadele bütün bu mücadelelere hem ilham kaynağı hem de güç kaynağı oluyor. Bunun için Akbelen hepsinin sembolü haline gelmiş durumda."

Bize de düşen görev, bu mücadeleye seçimlere kadar destek vermek, seçimlerden sonra da TBMM'de gerekli yasal düzenlemeleri yaparak hem Akbelen'de gerçekleşen saldırıyı hem yurdumuzun değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıları yasal olarak kurulacak düzenlemeleri yapmak. Bu mücadele sadece Akbelen mücadelesi değil, bu mücadele Türk vatanını savunma mücadelesidir. Vatan madenden ibaret değil. Zafer Partisi, Türkiye'nin hukuk devletine, parlamenter demokrasiye ve kurumlara dönmesi gerektiğini savunan bir siyasi parti olarak tabii ki Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulayacak. Esas önemli olan; öyle bir çevre politikamızın ve sanayileşme politikamızın olması gerekiyor ki, hiç Anayasa Mahkemesi bu konularla ilgili iptal kararları vermek zorunda kalmasın."

"Zamanı geldiğinde defterler açılır ve hukuk önünde sorular sorulur"

Özdağ, "yargının ne yazık ki araçsallaştırıldığı bir dönemden ve düşman ceza hukuku uygulamasının gerçekleştirildiği bir dönemden geçildiğini" ifade ederek, "Anayasa'nın 10. maddesi, yani hepimizin yasalar önünde eşit olduğumuz maddesi rafa kaldırılmış durumda ve bu dönemde birçok insan hükümet politikalarına muhalefet ettikleri için bunun bedelini ödüyor" dedi.

Akbelen direnişine ilişkin eylemi dolayısıyla tutuklanan Esra Işık'ın da bunun bedelini ödediğini söyleyen Özdağ, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:

"Bahsettiğiniz şirketlerin sadece Akbelen'de değil, sadece Muğla'da değil, bütün Türkiye'de onlarca yıldan beri nasıl ihaleler aldıkları, nasıl vergi afları aldıkları kamuoyunun gözlerinin önünde ve bilgisi dahilinde gerçekleşiyor. Evet, Türkiye'de ihalelerin çok büyük bölümünü beş şirket alıyor. Vergilerin azını da bu beş şirket ödüyor. Ben Akbelen'e geldikten sonra Ankara'ya gitmiş, Ankara'da Limak'ın enerji şirketi önünde de bir basın açıklaması yapmıştım. Tabii hukuksuzlukları ortadan kaldırmak, iktidar değiştiği zaman mümkün olmayacak. Biz bunları kaydediyoruz. ve bağımsız yargı bütün sorunları soruşturacak. Sayıştay bütün harcamaları inceleyecek. Mahkemeler, MASAK bütün dosyaları inceleyecek. Zannediyorlar ki bu hukuksuzluklar bazılarının yanına kalır. Hayır, Türkiye muz cumhuriyeti değil. Bizim 4 bin senelik bir devlet geleneğimiz var. Türk devleti asla unutmaz. Zamanı geldiğinde defterler açılır ve hukuk önünde sorular sorulur, cevaplar da alınır."

"Esra'nın aklı burada, yüreği burada"

Muhtar Nejla Işık ise şöyle konuştu:

"Kızım Esra Işık bir mektup yayınladı. Bu mektupta şunu söylüyor, 'Anayasa Mahkemesi'ne açılmış dava var. Muhalif partilerin, muhalif milletvekillerinin açmış olduğu bu yürütmeyi durdurma, yani benim gözüm kulağım hala bu Anayasa Mahkemesi'ne ve Danıştay'dan gelecek bir yürütmeyi durdurmada' diye. Aklı burada, yüreği burada. Orada dimdik duruyor, onu söylemek istiyorum. Herkese çok çok selamı var. Siz diyorsunuz yani seçim ama bizim seçime kadar vaktimiz yok. Yani burada her şey çok alelacele yapılmaya çalışılıyor. İşte bir gecede, 10 Ocak'ta, 680 parsele acele kamulaştırma getirildi. Bunun içinde bizim evimiz var. Mülksüzleştirme var. Yerinden, yurdundan, evinden olma var. Bu bir defa da değil. İki, üç defa yaşayacak olan köylülerimiz var. Biz de varız. Hayvanımıza baktığımız evimiz, yurdumuz, her şeyimiz; zeytinimiz, tarımımız, su kaynaklarımız, her şeyimiz tehlikede. Biz milletvekillerimizden, siyasi partilerden şunu istiyoruz, bunun karşısında durulsun. Biz 15-20 gün sonra ya da bir ay sonra, bilmiyorum, çok hızlı ilerliyor, istemiyoruz, rızamız yok dememize rağmen bizi buradan söküp atacaklar. O zaman biz burada yalnız kalmak istemiyoruz."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.