Dha Yurt Bülteni-16

Dha Yurt Bülteni-16

HDP'li Zeydan'a yeniden 8 yıl hapis, avukatına suç duyurusu HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan'a, Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 'Terör örgütüne yardım etme' ve 'Terör örgütü propagandası yapma' suçlarından verilen 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, Gaziantep Bölge...

Dha Yurt Bülteni-16

HDP'li Zeydan'a yeniden 8 yıl hapis, avukatına suç duyurusu

 

HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan'a, Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 'Terör örgütüne yardım etme' ve 'Terör örgütü propagandası yapma' suçlarından verilen 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nce bozulmasının ardından, sanığın yeniden yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan Zeydan'ı aynı suçlardan yeniden 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatı Mahsuni Karaman hakkında da duruşmadaki sözlerinden dolayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. 

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu bulunan HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Temmuz 2017 günü yapılan karar duruşmasında, 'Terör örgütüne yardım etme' ve 'Terör örgütü propagandası yapma' suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Zeydan'ın avukatlarının başvurusu ile dosyayı değerlendiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetti. Bozma kararının ardından Abdullah Zeydan'ın yargılamasına Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Davanın önceki celsesine getirilerek savunması alınan Zeydan katılmazken, avukatları hazır bulundu. Duruşmayı ayrıca HDP milletvekilleri Feleknas Uca ve Ahmet Yıldırım ile çok sayıda partili de izledi.

ZEYDAN, DURUŞMAYA KATILMADI

Duruşmada ilk olarak gelen evrakları okuyan mahkeme başkanı, sanık avukatlarının hakimin reddine ilişkin talebinin üst mahkemece reddedildiğini söyledi. Mahkeme başkanı, Abdullah Zeydan'ın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile ifade vermek istemediğine ilişkin dilekçe gönderdiğini belirterek, sanığın kendi iradesiyle duruşmaya çıkmaması nedeniyle yokluğunda yargılamaya devam edileceğini söyledi. Söz hakkı verilen Cumhuriyet savcısı, önceki celse açıkladığı esas hakkındaki görüşünü tekrarlayarak, Zeydan'ın 'Suç ve suçluyu övme' ve 'Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet' suçlarından beraatine karar verilmesini istedi. Abdullah Zeydan'ın, "PKK sizi tükürüğünde boğar" sözlerinden dolayı 'Terör örgütü propagandası yapma' ve 7 ayrı eyleme katıldığı için 'Terör örgütüne üye olma' suçlarından 8.5 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını isteyen savcı, sanığın tutukluluk halinin de devamını talep etti.

AVUKAT: SAHTE CD SUNMUŞ OLABİLİRİM

Daha sonra söz alan Zeydan'ın avukatı Mahsuni Karaman, geçen celse yargılamanın genişletilmesine dair 18 ayrı talepte bulunduklarını belirterek, sanığın askeri operasyonu engelleme girişimlerinde bulunduğuna ilişkin iddialara karşılık, olayla ilgili görüntülerin izlenmesini istedi. Bunun üzerine Karaman'ın mahkemeye sunduğu CD'deki görüntüler hakimler tarafından izlenerek tutanak altına alındı. Görüntülerin izlenmesinden sonra söz alan Mahsuni Karaman, görüntülerin uzman bilirkişi tarafından izlenmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bilirkişi incelemesi ve yargılamanın genişletilmesi taleplerinin reddine karar verdi. Tekrar söz alan Abdullah Zeydan'ın avukatı Karaman sahte CD sunmuş olabileceğini, görüntülerin montaj olabileceğini belirterek, görüntülerin incelenmesini istedi. Mahsuni Karaman, "Muhalif siyasete karşı yapılan linç girişimine alet olan yargı zincirine katılmak istemiyorum. Milletvekili yargılamalarında gösterilen bu özensizlik, tutumsuzluk, bu etkisiz muhakeme sisteminin bir parçası da olmak istemiyorum. Benim nezdimde müvekkilim suçsuzdur, milletvekilidir, halkın meşru iradesinin temsilcisidir. Şu ana kadar taleplerimizin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, araştırılmadan reddedilmesi bizler açısından üzücüdür ve yargıya karşı güvenimizi sıfıra indirmiştir. Mahkemenizden talebim suçsuz olan müvekkilim ile ilgili beraat kararı vermenizdir. Aksi bir karar vermenizle bizim nezdimizde müvekkilimizin suçsuz olduğu inancına zerre-i miskal bir etki de olmayacaktır" dedi.

MAHKEME BAŞKANI: SÖZLERİNİZ ÇOK İNCİTİCİ

Savunmanın ardından araya giren mahkeme başkanı, sanık avukatı Mahsuni Karaman'a sözlerinin çok incitici olduğunu söyledi. Söz alan avukat Karaman da "İncinmek iyidir" cevabı verdi. Mahkeme başkanı ve sanık avukatı arasında geçen diyalog, duruşma tutanağına da geçirildi.

BAŞKAN VE AVUKATLAR ARASINDA GERGİNLİK

Zeydan'ın avukatı Mehmet Emin Aktar'ın savunması sırasında da gerginlik yaşandı. Aktar'ın daha önce mahkumiyet kararı veren mahkemenin reddi konusundaki savunması sırasında araya giren mahkeme başkanı, "Çok can sıkıyorsunuz. Artık yeter. Hakim olabilirim, başkan olabilirim ama ben de insanım. Hukuk tartışmıyorsunuz" dedi. Bunun üzerine söz alan Mehmet Emin Aktar, "Duruşmada bulunmamdan rahatsızsanız, çıkabilirim" diye cevap verdi. Mahkeme başkanı ise "İnsanlar kendilerine çok fazla değer biçiyor. Niye rahatsız olayım? Daha önce verdiğimiz karar yok hükmündedir. Söz, yok hükmündedir. 2 tanığınızı dinledim. Tanıklardan bir şey çıkmayınca diğerinden siz vaz geçtiniz. Bana yüklenmeyin, savunmanızı yapın" dedi. Aktar ise "Sözümün kesilmemesini istiyorum" diyerek savunmasını yaptı.

ZEYDAN'A 8 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS

Avukat savunmalarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Abdullah Zeydan'ın 'Suçu ve suçluyu övme' ve 'Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet' suçlarından beraatine karar verdi. Zeydan'ı 'Terör örgütüne yardım etme' ve 'Terör örgütü propagandası yapma' suçlarından yeniden 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Mahkeme heyeti, Abdullah Zeydan hakkındaki karar kesinleştiğinde, bir örneğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği'ne sunulmak üzere Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine de karar verdi. Mahkeme heyeti, sanık avukatı Mahsuni Karaman hakkında da duruşmadaki sözlerinden dolayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Duruşmayı izleyen HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, adliye önünde yaptığı açıklamada, "8 yılın üzerinde ceza verilen Abdullah Zeydan ile ilgili olarak beraat da tahliye de verilseydi, bu ülkede yargı sistemine dair düşüncelerimiz değişmeyecekti. İçeride yeni bir tiyatronun yeni bir perdesi oynandı. Avukatların yeni deliller sunmaları görmezden gelinerek, aynı karar verildi. Bu ülkede temyiz mahkemelerine ne gerek var? Bu kadar etkisiz ve yetkisiz ise Yargıtay, Danıştay, yani bir bütün olarak temyiz kurumu kendini lağvetsin ya da siyasi iktidar sopa haline getirdiği yerel mahkemeyi, nihai mahkeme olarak kabul etsin. Abdullah Zeydan, bugün avukatlarının somut delillerine rağmen, gitmediği bir yer, yapmadığı bir konuşma ve bulunmadığı bir fiilden caza aldı. Yapmadığı konuşmayı propaganda olarak söylediler. Ne propaganda ne götürülmek istenilen bir malzeme ne yardım yataklık ne de üyelik suçu oluşmamıştır. Ama bir defa ferman yüksek yerden yazılmış. Bugün avukatlar savunma yapsaydılar bile bu karar önceden belliydi. Bir diğer husus ise avukatların yaptığı savunmalar ne zamandan beri mahkeme heyetleri için can sıkıntısı oluyormuş. Savunma yaparken avukata 'Canımızı sıkıyorsunuz' diyorlar. Milyonlarca insanın canını yaptığınız işlerle zaten sıkıyorsunuz" dedi.

 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-HDP'lilerin adliyeden çıkması

-Ahmet Yıldırım'ın açıklaması

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Felat BOZARSLAN-Ahmet ÜN/DİYARBAKIR,

=================================================

Uludağ'da mahsur kalanlar 14 saat sonra helikopterle böyle kurtarıldı

Bursa'da 7 Ocak'ta doğa yürüyüşü yapmak için çıktıkları Uludağ'da mahsur kalan 3 kişinin 14 saat sonra askeri helikopter ile kurtarılma anları ortaya çıktı. 

Uludağ'da doğa yürüşüne çıkan Hüseyin Kartal, Cengiz Konuk ve Abdullah Taner, Bakacak Bölgesi'nde Şelale mevkiinde 7 Ocak günü akşam saatlerinde mahsur kaldılar. Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AFAD, Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) ekipleri karadan arama çalışmaları yaparken, mahsur kalan kişiler Jandarmaya ulaşarak yanlarında bulunan eşyaları yakıp ısındıklarını, can güvenliklerinin de bulunduğunu belirtip "Gece karanlık olduğu için ekipler bizi aramaya gelmesin. Buraları kayalık ve tehlikeli.Bizi kurtarmak isterken kendileri zarar görür" dediler. Bunun üzerine kurtarma ekipleri sabah olmasının beklediler. Günün ilk ışıklarında Hava Kuvvetleri Komutanlığınca Eskişehir Arama Kurtarma Filo Komutanlığına bağlı bir helikopter bölgeye gelerek mahsur kalanları bulundukları yerden kurtararıp tedavileri için Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürdü. Genelkurmay Başkanlığı helikopterle yapılan kurtarma görüntülerini paylaştı. Görüntülerde mahsur kalan vatandaşların ateş yaktığı, kayalık bölgeye doğru helikopterin alçalarak kurtarma ekibinin mahsur kalanları yukarıya çekmeleri görülüyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Mahsur kalanların bulunduğu alan 

-Mahsur kalanların yaktıkları ateş 

-Mahsur kalanların helikoptere alınması 

-Helikopterin içinden görüntü 

-Detaylar 

SÜRE: 1 dakika 2 saniye 

Haber: Hüseyin TÜCCAR/BURSA,

=================================================

Çevreci çift cinayeti davası başladı

Antalya'nın Finike ilçesinde çevreci çift Ali Ulvi Büyüknohutçu ve Aysin Büyüknohutçu'nun öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı. Çiftin cinayet sanığı Ali Yamuç (31) cezaevinde intihar ederken, davanın tek tutuklu sanığı Yamuç'un eşi Fatma Yamuç (32) hakkında yardım ve yataklık suçundan ömür boyu hapis cezası istendi.

Finike'de taş ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi (61) ve aynı yaştaki eşi Aysin Büyüknohutçu'nun, 9 Mayıs 2017 günü Kızılcık Yaylası'ndaki dağ evlerinde öldürülmesiyle ilgili aynı bölgede oturan Ali Yamuç, İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. Sorgusunda suçunu itiraf eden Yamuç, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak Elmalı Cezaevi'ne konuldu. Yamuç'un eşi Fatma Yamuç da yardım ve yataklıktan tutuklandı. Ali Yamuç, bir süre sorna nakledildiği Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi'nde 20 Eylül 2017 tarihinde intihar etti. Çevreci çift cinayetiyle ilgili 15 sayfalık iddianame, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Aysin- Ali Ulvi Büyüknohutçu çiftinin 3 kızının şikayetçi olarak yer aldığı iddianamede, katil zanlısı Ali Yamuç'un eşi Fatma Yamuç tek şüpheli olarak gösterildi. 'Kasten öldürme', 'birden fazla kişiye karşı gece vakti konutta silahla yağma' suçlamalarının yöneltildiği iddianamede Fatma Yamuç için ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi.

İLK DURUŞMA YAPILDI

Davanın ilk duruşması, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanık Fatma Yamuç bulunduğu Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılırken, Büyüknohuçtu çiftinin kızları Elif Büyüknohutçu, Emine Büyüknohutçu ve Naciye Zeynep Büyükküpcü ve tarafların avukatları salonda hazır bulundu.

"ALİ ULVİ'DEN 270 TL İSTEMİŞ"

Kimlik tespitinin ardından Fatma Yamuç savunma yaptı. 6 Mayıs 2017 tarihinde bulundukları yere yakın bir yerde yangın çıktığını ancak kendisinin bundan haberi olmadığını söyleyen Fatma Yamuç, "Eşim Ali yangın yerine gitmiş. Ali Ulvi ile yangına müdahale etmişler. Ertesi gün Ali Ulvi, eşimi ve beni çaya davet etmiş. Kendilerini önceden görmüştüm fakat sohbetim yoktu. İlk kez evlerine davet ettiklerinde sohbet etme imkanı bulduk. Evden ayrılacağımız zaman eşim 'Ben bir Ali beyle görüşeceğim' diyerek geri döndü. Benim hastalığım nedeniyle ilaç almak için Ali Ulvi'den 270 TL istemiş. Ali Ulvi de ona 100 TL vermiş. Hatta bu konu için eşimle tartıştım. 'Yaptığın iyiliğin karşılığı olarak mı bu parayı istedin' dedim" dedi.

"UYUŞTURUCU ALMAMI İSTEDİ"

Olay günü akşama kadar eşiyle evde olduklarını anlatan Fatma Yamuç, saat 21.30 sıralarında eşi Ali Yamuç'un kendisini uyandırdığını belirterek, şöyle devam etti:

"Krizde olduğunu ve ona gidip uyuşturucu almamı istedi. 'Bu saatte ben nasıl gideyim' diyerek kendisiyle tartıştım. Ama kendisi çok sinirliydi ve krizdeydi. Motor kullanamayacak durumdaydı. Bu nedenle gitmeye karar verdim. Bana 2 bin 100 TL verdi. Bu parayı nereden bulduğunu sorduğumda 'Her şeyi bilmene gerek yok' gibi cümlelerle sinirli bir şekilde beni azarladı. Yuvalı- Turunçova arasında bir adamın beklediğini, parayı gidip ona vermem gerektiğini söyledi. Ben de gidip bu adamı buldum. Para karşılığında bana bir poşet verdi, eşime götürdüm. İkimiz de uyuşturucu kullandık. Daha sonra uyuduk."

"SOFRA BEZİ İÇİNDE DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR, İP VE KAYIŞ VARDI"

Ertesi sabah eşinin kendisini uyandırıp, 'Evde ekmek kalmamış gidip ekmek alalım' dediğini kaydeden Fatma Yamuç, şöyle dedi:

"Uyandığımda evin önünde parçalanmış bir telefon gördüm. Bunun ne olduğu sorduğumda eşim telefonu yolda bulduğunu, bataryasının da benim telefonuma olabilme ihtimali nedeniyle eve getirdiğini söyledi. Daha sonra evimizin önünde bir sofra bezi gördüm. İçini açıp baktığımda dizüstü bilgisayar, ip, kayış gibi malzemeler vardı. Bunun ne olduğunu eşime sorduğumda karışmamam gerektiğini söyledi. Israr edince kaybetmesi karşılığında ona verildiğini, kaybedince karşılığında para alacağını söyledi. Kendisine kızdım, 'Sen ne işler çeviriyorsun' diye. Beni azarlayıp, cevap vermiyordu. Sonra birlikte motora bindik. Sofra bezi de Ali'nin elindeydi. 'Dipsiz Kuyu' diye bilinen yere gittik. Bu sırada motorda bekledim, kendisi Dipsiz Kuyu'ya gitti. Yaklaşık 2- 3 dakika sonra geri döndü ve bana bezi kaybettiğini söyledi. Daha sonra birlikte babamın evine gittik. Annem ve babam Antalya'ya gidecekti. Evde bulunan hayvanlara bakmamızı istedi. Biz de 'tamam' dedik. Babam gitmeden bana 800 TL verdi. Daha sonra ben Ali ile ayrılıp işlerimi halletmek üzere Finike'ye indim. Finike'ye inerken eşim 700 TL daha verdi ve bu paranın da nereden geldiğini anlatmadı. Ben de telefoncuya gittim, telefonumu aldım, önceden olan borcumu ödedim ve eşimin hattını çıkaracaktım. Fakat kimliğimin yanımda olmadığını fark ettim. Aracım olmaması nedeniyle kuzenim Ozan'ı aradım. Gelip beni aldı, birlikte kimliği almaya gittik ve beni tekrar Finike'ye bıraktı."

"OLAYLARLA İLGİM YOK"

İşlerini hallettikten sonra tekrar babasının evine geçtiğini ve saat 16.00'ya kadar orada kaldığını belirten Fatma Yamuç, daha sonra yaylaya çıktığını aktardı. Eşinin kendisine 'D. amcalara gidelim' dediğini söyleyen Yamuç, önce gitmek istemediğini ancak daha sonra gittiği evde Ali ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin ölüm haberini aldıklarını anlattı. Fatma Yamuç, "Ölümü bu şekilde öğrendim. Eşime de söyledim, eşim de şaşırdı. Daha sonra olay yerine bakmaya gittik. Benim olaylarla bir ilgim yok. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.

Avukat Osman Hüyüt, müvekkili Fatma Yamuç'un üzerine atılı suçu işlemediğinin ortada olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti.

"MEKTUBUN İÇERİSİNDE NOTLAR VARDI"

Sanık Fatma Yamuç, mağdur avukatlarından Eser Dursun'un sorusu üzerine, "Necmi Bahçeci, Bartu Mermer ve 'Çirkin' lakaplı kişiden eşim bana hiç bahsetmedi. Fakat cezaevine görüşüne gittiğimde bana bir mektup vermişti. Bu mektubun içerisinde bu kişilerle ilgili notlar vardı. Kendisi annesine de bu suçu işlemediğini söylüyordu. Ayrıca olaydan önceki günlerde de yabancı kişiler evimize gelip gitmedi. Ben hiç görmedim" diye konuştu.

"UYUŞTURUCU MADDENİN TAM ADINI BİLMİYORUM"

Diğer mağdur avukatı Pelin Sayın Tabak'ın sorusu üzerine de Fatma Yamuç, "Kullandığımız uyuşturucu maddenin tam adını bilmemekle birlikte 'peynir' diye hitap edildiğini biliyorum. Poşen içerisinde kahverengi toz bir madde çıktı. Poşetin içerisinden çok fazla miktarda bir madde çıkmadı. Tam gram olarak tahmin edemiyorum. Ama az miktardaydı. Paranın hepsini uyuşturucuyu aldığım adama verdim. Bu adamın adını bilmiyorum ve onu tanımıyorum. Eşim ne dediyse onu yaptım" dedi.

ALİ YAMUÇ'UN İNTİHARI DOSYAYA ALINSIN TALEBİ

Mağdurlar vekili avukat Pelin Sayın Tabak, Ali ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin uzun süredir çevre mücadelesi yaptığını anlatırken, "Finike Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma tabiri caizse tam bir faciadır. Tutanaklar eksik ve hatalı düzenlenmiştir. Ali Yamuç soruşturma aşamasında suçu üstlendiği için soruşturma da bu sanık üzerinden yürütülmeye çalışılmıştır. Sanık Fatma Yamuç'un da beyanları çelişkiler içermektedir. Ali Yamuç'un intiharının detaylı olarak mahkemenizce değerlendirilmesini ve buna ilişkin soruşturma dosyasının da dosyanız arasına alınmasını talep ediyoruz"  dedi.

Mahkeme heyeti Fatma Yamuç'un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Ali Yamuç'un intiharına ilişkin dosyanın ise suçun sübutuna etki etmeyecek olması nedeniyle mahkeme dosyasına alınma talebi reddedildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: (ARŞİV) 

----------------------------

Evin balkonundan görüntü

Olay yerinden görüntü

Olay yerinde bekleyenler

Cenazelerin araca konulması

Haber: Özgür ÖZTÜRK-Mehmet AKIN/ELMALI(Antalya),

==============================================

Servis şoförü lise öğrencisini darp etti

Düzce Borsa Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki E.G., okulun önünde bir servis şoförü tarafından el hareketi yaptığı iddiası darp edildi. Polis, olayın ardından kaçan servis şoförünü yakalamak için çalışma başlattı.

Olay saat 16.00 sıralarında, D-100 Karayolu Borsa Endüstri Meslek Lisesi önünde meydana geldi. İddiaya göre, okuldan çıkan E.G. isimli lise öğrencisi arkadaşı ile evine gitmek için okulun önünde bulunan durağa giderken, arkasından gelen bir servis aracının şoförü kendisine korna çaldı. Servis şoförü daha sonra E.G.'yi, "Neden bana el kol hareketi yapıyorsun" diyerek dövmeye başladı. Etrafta bulunan vatandaşlar tarafından servis şoförünün elinden kurtulan E.G., polis ekiplerine haber verdi. Boynunda ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan lise öğrencisi Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne götürülürken, darp raporu alındı. E.G., "Biz yolun kenarında yürürken kornaya bastı. Bana, 'Neden el hareketi yapıyorsun. Gel buraya' dedi. Arabanın içinden yanağıma vurdu. Sonra arabadan indi. Yakamdan tutarak beni dövmeye başladı. Bana diz attı. Kendimi korurken bana 'İndir elini' dedi. Biraz geri çeklince bana tekme attı. Orada bulunan birisi ayırdı" dedi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürülen E.G. ifade verirken, servis şoförünün kimliğinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. Olayla ilgili olarak soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Darp edilen çocuğun hastaneye girerken görüntüsü

-Çocuğun vücudunda moraran yerlerinden görüntü

-Darp edilen çocuk ile röp ve detaylar var

Haber: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,  

==============================================

Jandarmadan Gökçeada'da fuhuş operasyonu

Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde jandarmanın düzenlediği fuhuş operasyonunda 2'si kadın, 9 kişi gözaltına alındı.

Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yabancı uyruklu kadınları İstanbul'dan Gökçeada ilçe merkezi ve köylerine getirerek fuhuş yaptırdığını belirlediği suç örgütüne operasyon düzenledi. İlçede 12 farklı adrese yapılan eş zamanlı baskınlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Jandarma tarafından, evlerde yapılan aramalarda 7 cep telefonu ile 8 bin 650 TL ele geçirildi. Operasyonda yakalanan şüphelilerden Türkmenistan uyruklu bir kadın savcılıktaki ifadesinin ardından serbest kaldıktan sonra, sınırdışı edilmek üzere Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi'ne gönderildi. Gözaltındaki biri kadın, 2 Türkmenistanlı ile 6 Türk ise  jandarmadaki sorgusunun ardından Gökçeada Adliyesine sevk edildi. Öte yandan operasyon kapsamında aranan 3 şüphelinin yakalanması çalışmalar devam ediyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

-Fuhuş operasyonunda yakalanan zanlıların jandarmaya getirilmesi

Haber-Kamera: Vural BOZOK/ GÖKÇEADA (Çanakkale),

==============================================

Prof. Dr. Ömer Özkan Antalyaspor yönetiminde

Tam yüz nakli ve çift kol nakilleriyle adını duyuran Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalyaspor'un yönetimine girdi. Prof. Dr. Ömer Özkan, "Sayın başkan konuyu açınca kendisini kıramadım" dedi.

Antalyaspor'un dün yapılan genel kurulunda, başkanlığa Cihan Bulut seçildi. Cihan Bulut'un yönetkim listesinde ise sürpriz bir isim yer aldı. Tam yüz nakli ve çift kol nakilleriyle adını duyuran Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalyaspor'un yönetimine girdi. Listeye girmek gibi bir beklentisi olmadığını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, Başkan Cihan Bulut'u yıllardır tanıdığını, aile dostları olduğunu belirterek, "Başkan 'Yönetime seni yazıyorum' deyince kendisini kıramadım. Bu kente hizmet ediyoruz. Antalyaspor'un içersinde olmak da bizim için güzel bir şey. Başkandan teklif geldiğinde çok vakit ayıramayacağımı da kendisine söylemiştim. Elimden geldiğince toplantılara katılacağım. Katılamadığım durumlarda da aflarına sığınıyorum. Yönetimde işadamları var, sık sık görüştüğümüz Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, Prof. Dr. Cumhur Arıcı da var. Onlarla da sıkı ilişki içersinde olacağız" diye konuştu. Prof. Dr. Özkan, çok önemli bir görevi üstlendiğini belirterek, "İnşallah Antalyaspor'a katkımız olur. Başkan ve yönetim iyi olunca bu ekibin içinde yer aldım. Zaten takımı takip ediyordum, bundan sonra daha da işin içinde olacağım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Ömer Özkan detay

Röp: Ömer Özkan

Haber: Alparslan ÇINAR- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

==============================================

Suriyeli Muhammet'e okul kapısı açıldı

Adıyaman'da, camdan spor merkezine bakarken çekilen fotoğrafı sosyal medyada paylaşılan ve işletme sahibi tarafından spor salonuna ücretsiz ömür boyu üye yapılan Suriyeli ayakkabı boyacısı Muhammet Hüseyin (12) ile 2 kardeşi ve 2 yeğeninin okula kaydı yapıldı. Muhammet'in ailesinden 2 kişinin de işe yerleştirileceği belirtildi.

Turgut Reis Mahallesi İstiklal Caddesi üzerindeki spor merkezine giden üyeler tarafından sosyal medyadan paylaşılan fotoğrafta, Suriyeli ayakkabı boyacısı Muhammet Hüseyin'in camdan bakarak içeride spor yapanları izlemesi yer aldı. Fotoğrafı gören işletme sahiplerinden Engin Doğan, Muhammet'i bulup, spor salonuna ücretsiz ömür boyu üye yaptı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de Muhammet Hüseyin ile 2 kardeşi ve 2 yeğeninin, okula kaydını yaptı. Muhammet'in ailesinden 2 kişinin de İşkur tarafından istihdam edileceği belirtildi. Spor salonunda spor yapan Muhammet Hüseyin'i ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Mete Kızılkaya, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fikret Keleş ve İşkur Müdürü Emin Yücekaya, çocuğa çeşitli hediye verdi.

' SAYESİNDE OKULA BAŞLAYACAKLAR'

İl Milli Eğitim Müdürü Mete Kızılkaya, çocukların kayıt işlemlerinin tamamlandığını belirterek, "Suriyeli çocuğumuz okula başlamamış. 2006 doğumlu Muhammet gibi yanında 2 yeğeni, 2 kardeşi toplam 5 çocuğa ulaştık. Bu fotoğraf sayesinde hep beraber okula başlayacaklar. Onların kayıt işlemlerini başlattık. Diğer konularda da destek olacağız" dedi. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fikret Keleş ise devletin sıcak yüzünü gençlere ve çocuklara göstermek adına farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Bugün Muhammet kardeşimize ulaşmış bulunmaktayız. Her zaman söylediğimiz gibi çok küçük dokunuşlarla çok büyük şeyleri halledebiliriz. Bu da onun en büyük örneği. Ben bu anlamda özellikle Adıyaman'da spor camiasına katkılar sunanlara teşekkür ediyorum" diye konuştu.

'AİLESİNDEN 2 KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK'

İşkur Müdürü Emin Yücekaya da Muhammet'in ailesinden 2 yetişkine iş imkanı sunacaklarını kaydederek, "2018 yılını çocuk işçiliği yılı olarak ilan ettik. Dolayısıyla Muhammet'in çalışma hayatından, gitmesi gereken alana, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle temas kurduk. Muhammet okula kazandırılacak. Babası yaşlı olduğu için çalışabilir durumda değil, ailesinden 2 kişi istihdam edilecek" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadan fotoğrafı paylaşan Ömer Yavuz da spor salonunun üyesi olduğunu anlatarak, "Çocuğu dışarıda görünce, terlik ayağında, ayakkabı boyası sandığı sırtında, üzüldüm. O anı yaşayarak herkesin yaşamasını istiyorum. Herkesin desteği oldu yani çok iyi bir şeye vesile olduğumu düşünüyorum" dedi.

Suriyeli Muhammet Hüseyin, kendisine ve ailesine katkı sunulmasına teşekkür etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Spor Merkezi

Muhammet Hüseyin ile röp

Muhammet Hüseyin'e hediye verilmesi

Muhammet Hüseyin çalışması

Ömer Yavuz ile röp.

İşkur Müdürü Emin Yücekaya ile röp.

İl Milli Eğitim Müdürü Mete Kızılkaya ile röp.

Genel ve detay görüntüler 

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 300 MB

Haber-Kamera: Mahir ALAN/ADIYAMAN,

==============================================

Ünlü beach club'ın işletmecisini arama çalışmalarına AKUT da katıldı

Bodrum'da, 5 gün önce ortadan kaybolan beach clup ve pastaneler zinciri işletmecisi Ali Özdemir'i (46) arama kurtarma çalışmalarına 18 kişilik Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Bodrum Ekibi de katıldı. Özdemir, otomobilinin park halinde bulunduğu Çırkan Mahallesi'ndeki orman ile Pedasa Dağı'ndaki geniş bir alanda aranıyor.

Bodrum'un Bitez Mahallesi'ndeki ünlü Gumsal Beach Club'ın işletmeciliğini yapan, aynı zamanda pastaneler zinciri bulunan işadamı Ali Özdemir, geçen 6 Ocak'ta ortadan kayboldu. Evli ve 1 çocuk babası Özdemir'den haber alamayan yakınları, durumu savcılık ve polise bildirip, kayıp başvurusunda bulundu. Arama-kurtarma çalışması başlatan polis, Özdemir'in otomobilini Çırkan Mahallesi'nde, park edilmiş halde bulup, parmak izi incelemesi yaptı.  Polis, bu gelişme üzerine arama-kurtarma çalışmalarını bu bölgede yoğunlaştırdı.

POLİS SMS İLE YARDIM İSTEDİ

Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından cep telefonlarına Ali Özdemir'in fotoğrafının da bulunduğu, "Kayıp Ali Özdemir, 1.75 boyunda, 90 kilo ağırlığında, buğday tenli, kumral, kısa saçlı, kirli sakallı, ele gözlü. Kaybolduğunda üzerindeki kıyafet bilinmiyor. 6 Ocak 2018 tarihinden itibaren Bodrum ilçemizden kayıptır" yazılı mesaj gönderilip, yerini bilen veya görenlerin en yakın polis merkezine haber vermesi istendi.

AKUT EKİBİ DE ARIYOR

Bugün sabah saatlerinden itibaren, 18 kişilik AKUT Bodrum Ekibi de iş adamı Özdemir'in bulunması için Çırkan Mahallesi'ndeki ormanlık alan ile Pedasa Dağı'nda arama-kurtarma çalışması başlattı. Jandarmanın da yer aldığı arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

"ORTAYA ÇIKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

Kule Bar'ın işletmecisi Atilla Serttaş, Ali Özdemir'in yakın arkadaşı olduğunu belirterek şöyle dedi: "Ali ile kardeş gibiyiz. Haberi Almanya'da öğrendim. Şu an İstanbul'a gelmek üzere yola çıkıyorum. Ali kardeşimizin bulunması için biz de ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. İnsan sevdalısı, herkese iyilik yapan, kimseyle kötü olmayan bir yapısı vardı. Bence depresyona girdi, bunaldı ve kendisini bir yere kapatıp izole etti. Bir iki gün içerisinde ortaya çıkacağını ümit ediyorum. Ali çok sevilen bir arkadaşımız. Aniden ortadan kaybolması hem ailesini hem arkadaşlarını endişelendirdi. Bildiğim kadarıyla bir düşmanı ya da borçlu olduğu kimse yoktu. İnşallah iyi haberini alacağız."

AKUT KUŞADASI EKİBİ DE ARAMALARA KATILDI

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, 5 gün önce ortadan kaybolan beach clup ve pastaneler zinciri işletmecisi 46 yaşındaki Ali Özdemir'i arama kurtarma çalışmalarına Bodrum AKUT ekibinin ardından Kuşadası'ndan gelen 4 kişilik AKUT ekibi de katıldı. Arama kurtarma çalışmalarına yağmura rağmen devam edildi. Arama- kurtarma çalışmalarında Kuşadası AKUT ekibinde görevli olan 5 yaşındaki, özel eğitimli Belçika kurdu cinsi 'Bob' isimli arama köpeği de kullanılmaya başlandı. Her çalılığın altı her ağacın arkasının didik didik arandığını belirten AKUT Bodrum lideri Sadettin Uslu "Emniyet ile birlikte yaptığımız çalışmalarda Özdemir'in otomobilinin bulunduğu bölgeye yakın olan makilik ve ormanlık alanda 22 kişi ve bir arama köpeğimiz ile çalışmaları sürdürüyoruz, Drone kullanacaktık ancak hava muhalefeti nedeni ile mümkün olmadı. Burada çalışmalarımızı tamamladıktan sonra emniyetin göstereceği başka bir bölgeye geçeceğiz. Ancak, şu ana kadar Özdemir'e ait herhangi bir ize rastlamadık" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-AKUT ekiplerinin bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları

-AKUT Kuşadası ekibinin özel eğitimli arama-kurtarma köpeği Bob ile arama yapılması

-AKUT Bodrum ekibi lideri Sadettin Uslu ve arama yapan ekiplerle röp.

-Genel detay görüntüler

Haber-Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM,