DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

03.12.2019 14:53 | Son Güncelleme: 03.12.2019 14:53
DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

BÜYÜKÇEKMECE TEM'DE TIR DEVRİLDİ YOL KAPANDI (1)Yılmaz OKUR/ BÜYÜKÇEKMECE TEM Otoyolu'nda kaza yapan TIR devrildi.

BÜYÜKÇEKMECE TEM'DE TIR DEVRİLDİ YOL KAPANDI (1)

Yılmaz OKUR/ BÜYÜKÇEKMECE TEM Otoyolu'nda kaza yapan TIR devrildi. Edirne istikametinde yol trafiğe kapandı.

Görüntü Dökümü:

------------------

-Olay yeri-Devrilen TIR-Detaylar

03.12.2019 - 13.31 Haber Kodu : 191203145

03.12.2019 -14.13 Haber Kodu : 191203171

===================

2- PENDİK'TE TEMİZLİK YAPAN EKİPLER RÖGARDA MERMİ BULDU

Murat KORKMAZ/ PENDİK'te kanalizasyonları ilaçlayan belediye ekipleri rögarda mermi buldu. İnceleme yapan olay yeri ekipleri, kanalizasyondan farklı kalibrelerde 50 adet mermi çıkardı.Pendik'te, kanalizasyonlarda temizlik ve ilaçlama yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekipler Velibaba Mahallesi, Çalışkan Sokaktaki rögarda mermi buldu. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri rögarın olduğu sokağı şerit çekerek, kapattı. Olay Yeri İnceleme ekipleri rögarda incelemede bulundu. Ekiplerin yaptığı çalışmada kanalizasyondan farklı kalibrelerde 50 adet mermi çıkarıldı. Ekipler incelemek üzere mermilere el koydu.

Görüntü Dökümü: ------------------Olay yeri-Ekiplerin çalışması-Genel ve detaylar

03.12.2019 - 13.47 Haber Kodu : 191203150

=======================

3- FIRTINAYLA HAVALANAN PAZARCI O ANLARI ANLATTI 

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,Kadıköy'de Mehmet Pekcan isimli pazarcının eli, çadırın ipine takılınca şiddetli rüzgarla birlikte metrelerce havalandı. O anları anlatan Pekcan, "Elim takılınca 8-10 adam boyu havalandım. Paraşüt gibi, hafif şekilde aşağıya indim" diye konuştu. O anlar cep telefonu tarafından saniye saniye kaydedildi.Olay geçtiğimiz Cuma günü Salıpazarı'nda meydana geldi. Pazarda tezgah açan Mehmet Pekcan'ın eli çadırı kurarken ipe takıldı. Fırtına nedeniyle çadır havalanmaya başlayınca asılı kalan pazarcı da metrelerce yukarı yükseldi. Çadırı bırakamayan pazarcıyı görenler şaşkına dönerken, bir kişide o anları cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Bir süre sonra çevredekilerin yardımıyla pazarcı yere indirildi.  8-10 ADAM BOYU YÜKLSELDİMMetrelerde havalanan Mehmet Pekcan o anları  anlattı. Pekcan, "Cuma günüydü. Rüzgar şiddetliydi. Çadır büyüktü. Elim takıldı ve elimi kurtaramadığım için havalandım bir anda. En sevindirici tarafı zararsız kazasız bir şeklide aşağıya inişim oldu. 2-3 dakika sürdü bana sorarsanız daha fazla gibi geldi." dedi. 

PARAŞÜT GİBİ HAFİF ŞEKİLDE AŞAĞIYA İNDİMPekcan, "Havadayken en çok merak ettiğim ne zaman ver nasıl aşağıya ineceğimdi. 8-10 adam boyu havalanmışım. Heyecanlandım çok fazla. Paraşüt gibi aşağıya indim. Çok sert de inebilirdim. Allah yüzümüze güldü. Sesleri de duyuyordum adam gitti diyorlardı" ifadelerini kullandı. KARDEŞİMİ HAVADA GÖRÜNCE ŞOKA GİRDİMPazarda kardeşi gibi esnaf olan Oktay Pekcan panik yaşadığını söyleyerek, "Şoktaydım o an. Kardeşim çok yukarıda. Her şey olabilirdi. Hemen ipe yapıştım. İpi çektim elim yara oldu. Şükür kardeşim sağ salim aşağıya indi. Çadır sürekli yalpaladı. İndi kalktı indi kalktı. Elinin sıkıştığını fart etmedik. Yardıma gelen esnaf arkadaşımız Özgür'e sürekli özgür bırak diye seslenmeye başladı. Tamamen hava şartları, çadırın büyüklüğü. 15-20 saniye havada gördüm kardeşimi." diye konuştu

Görüntü dökümü: -----------------------Pazardan görüntü-Mehmet Pekcan ile röp-Abisi Oktay Pekcan ile röp-Genel ve detay görüntüler-Cep telefonu görüntüleri

03.12.2019 - 13.24 Haber Kodu : 191203142

============================ 

4 - ÖZEL HAREKATIN NEFES KESEN TATBİKATI HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Ali ABLAY - Buğra BENLİOĞLU - İstanbul DHA - İSTANBUL Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri, 376 polisin katılımıyla eğitim tatbikatı yaptı. Sarıyer Adile Sadullah Mermerci Polis Okulu'ndaki eğitim tatbikatını İstanbul Emniyet Müdürü  Mustafa Çalışkan da takip etti. Nefes kesen tatbikat havadan da görüntülendi.

Görüntü Dökümü: --------tatbikakın havadan görüntüleri

03.12.2019 - 14.31 Haber Kodu : 19120318503.12.2019 - 14.45 Haber Kodu : 191203187

======================

5- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BİNASINDA YIKIM ÇALIŞMALARI BAŞLADI (1) 

Ersan SAN/İSTANBUL, İstanbul'da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremden somnra ağır hasar gören İstanbul Üniversitesi Çapa Diş Hekimliği Fakültesi binasında yıkım işlemleri başladı. 

Görüntü dökümü: -------------------Yıkımdan görüntüler-ARŞİV-Üniversitenin havadan görüntüleri

03.12.2019 - 14.25 Haber Kodu : 191203182

===========================

6- BEYOĞLU'NDA GASP GİRİŞİMİ KAMERADA

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL Beyoğlu'nda Suriyeli Yazan Altourkman telefonunu almak isteyen Filistinli şüpheliye direnince bıçaklandı. Gasp girişimi kameralara yansırken, şüpheli yakalandı.Beyoğlu Dolapdere Caddesi'nde Cuma günü sabah 07.00'da meydana gelen olayda Filistinli Islam A. yolda yürüdüğü sırada Suriyeli Yazan Altourkman'ın yanına yaklaşarak telefonunu almak istedi. Telefonunu vermek istemeyen Altourkman şüpheli tarafından bıçaklandı. Telefonun alamayan Filistinli şüpheli olay yerinden kaçarken, yaralı hastaneye kaldırıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, şüpheliyi aynı gün Beyoğlu'nda gözaltına aldı. İfadesi alınan Filistinli Islam A. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.Öte yandan olay güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde şüpheli ve mağdur bir süre konuşuyor. Daha sonra şüpheli cebinden çıkardığı bıçakla Altourkman'ı tehdit ediyor. 

Görüntü Dökümü(Güvenlik kamerası)-Şüphelinin mağdurla bir süre konuşma anı ardından gasp etmeye çalışma anı(Aktüel)-Şüphelinin şube çıkışı

=============================

 7-HAYVAN BARINAĞINDA PİTBULL DEHŞETİ

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, - BAKIRKÖY'de belediyeye ait hayvan barınağına kısırlaştırılmak üzere götürülen bir sokak köpeğine görevlilerin ihmali sonucu pitbull cinsi bir köpeğin saldırarak sağ  ayağını parçaladı. Son anda kurtarılan köpek, tedavi altına alındı.Olay, Bakırköy, Kartaltepe Mahallesi'nde bulunan belediyeye ait Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi'nde meydana geldi. İddiaya göre, görevliler tarafından bulunan bir sokak köpeği, kısırlaştırılmak üzere Belediye Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi'ne getirildi. Köpek, buradaki görevliler tarafından görülürken, görevlilerin bir anlık dalgınlığı sonucu yasaya göre bakılması ve beslenmesi yasak olduğu için el konulan zincirle bağlı pitbull cinsi köpeklerden birinin yanından geçirilirken saldırısına uğradı. Görevliler hiç beklemedikleri saldırı üzerine müdahale etmeye çalıştıysa da tedavi için getirilen köpeğin ön sağ bacağı zarar gördü, patileri tamamen parçalandı. Yaralı olarak kurtarılan köpek Bakırköy Belediyesi'ne ait araçla İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi'nrin Avcılar Kampusü'ndeki Hayvan Hastanesi'ne götürüldü.  Tedavi altına alınan köpeğin parçalanan patisindeki kanama durduruldu. Köpeğin eski sağlığına kavuşmasının imkansız olduğu ifade edildi.

Görüntü Dökümü: ----------------------Yaralı pitbull kucakta taşınırken-Bakırköy Belediyesi'ne ait köpeğin getirildiği araç 

03.12.2019 - 12.44 Haber Kodu : 191203118

===============================

 8-CEM YILMAZ'A AÇTIĞI TAZMİNAT DAVASI REDDEDİLEN PROF. DR. ORHAN KURAL AĞLADI 

Haber: Özden ATİK/ İSTANBUL, PROF. Dr. Orhan Kural'ın, sosyal medya hesabı Twitter'da kendisi hakkında paylaşımda bulunan Cem Yılmaz'a açtığı 10 bin liralık manevi tazminat davası reddedildi. Karara çok üzüldüğünü belirten Orhan Kural, ağladı. Kural, "Hep güçlüler kazanıyor, hep ünlüler kazanıyor bu memlekette maalesef. Ama devam edeceğiz" dedi.İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmaya, davacı Orhan Kural avukatı İzzet Demir ile katılırken; davalı Cem Yılmaz gelmedi. Davalı Cem Yılmaz'ı avukatı Rengin Yüksel temsil etti.

ORHAN KURAL: DAVALININ KÖTÜ ÖRNEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUMDavacı Orhan Kural, "Benim amacım gençleri korumaktır. Yıllardır bu konuda çabalamaktayım. Tütün sektörü, sigara bağımlılık ve kötü alışkanlıklar konusunda davalının kötü örnek olduğunu düşünüyorum. Bu hususu defalarca dile getirdim. Davalının filmlerinde ve diğer sahnede gösterilerinde çokça tütün ürünleri kullanması gençlerimize kötü örnek olmaktadır. Bu duruma karşı bir cephe aldım ve bundan dolayı hem davalı tarafından, hem de başkaca kimseler tarafından sözlü ve farklı saldırılara uğradım. Başıma gelmedik şey kalmadı. Bu nedenle davanın kabulünü talep ediyorum" dedi. Kural'ın avukatı İzzet Demir de Cem Yılmaz'ın sosyal medyada yaklaşık 15 milyona yakın takipçisi olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etti.

YILMAZ'IN AVUKATI: YILLARDIR DEVAM EDEN SALDIRILARA CEVAP NİTELİĞİNDEDİRDavalı Cem Yılmaz'ın avukatı Rengin Yüksel ise "Dava konusu edilen yorum, davacı tarafça uzunca yıllardır devam eden saldırılara karşı sadece cevap niteliğinde yazılmış bir yorumdur. Bundan önceki davacı beyanlarına karşı cevap dahi verilmemiştir. Kullanılan söz, ifade özgürlüğü kapsamındadır. Davanın şartları oluşmamıştır. Bu nedenle reddini talep ederiz" dedi.

SON SÖZLERİ SORULDUSon sözleri sorulan davacı Orhan Kural, "Aksi bir karar verilmesi halinde davalı gibi birçok sahne önünde bulunan sanatçının, davalının eylemlerine benzer eylemler gerçekleştirmesinin önü açılacaktır. Bu da gençlere kötü örnek olacaktır. Mahkemenin bu hususa müsaade etmemesini talep ediyorum. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilsin" dedi. Davalı Cem Yılmaz'ın avukatı da sadece tweet'e cevap verdiklerini belirterek davanın reddini talep etti.

DAVA REDDEDİLDİMahkeme, Orhan Kural'ın açtığı tazminat davasının reddine karar verdi. Hakim, tarafların karar iki hafta içerisinde itiraz haklarının bulunduğunu da aktardı.

ORHAN KURAL AĞLADIDuruşma çıkışında Orhan Kural ağladı. Kural, "Çok üzüldüm" deyince avukatı Demir, "Dava bitmedi, istinafa başvururuz" dedi. Kural, "Emek verdim ben buraya gelerek bu gençleri kurtarmak için. Yıllardır. Çok üzüntülüyüm. Hep güçlüler kazanıyor, hep ünlüler kazanıyor bu memlekette maalesef. Ama devam edeceğiz" dedi. Avukat İzzet Demir de bu kararı üst mahkemeye taşıyacaklarını belirtti.

DAVA GEÇMİŞİOrhan Kural asliye ceza mahkemesine dilekçe sunarak Cem Yılmaz'ın 2019 yılı Mart ayında Eventim Apollo-Londra'da bir sahne gösterisi organize ettiğini, burada 18 yaş sınırlaması getirildiğini belirterek sosyal medya hesabında, "İngiltere bu kişinin gençlik için nasıl tehlikeli olduğunu bizden önce anladı, bravo. Yıllardır anlamaya çalışıyorum" şeklinde yorum yaptığını, bunun üzerine davalı Cem Yılmaz'ın da "Orhan Kural Bey sizi sizin yönteminizle taciz etmek istemiyorum. Ama artık benimle ilgili bir terapi görmenizin zamanı geldiğini düşünüyorum" diyerek hedef alındığını savunmuştu. Dilekçede, Cem Yılmaz'ın sosyal medya hesabında yaptığı bu paylaşım ile Orhan Kural'ın alay konusu haline getirildiğini ve küfürlere maruz kaldığı öne sürülmüş ve mahkemeden Cem Yılmaz'ın 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verilmesi talep edilmişti. 

Görüntü DökümüOrhan Kural mahkeme çıkışında ağlamasıAçıklamaları

03.12.2019 - 12.24 Haber Kodu : 191203108

==============================

9-PROF. DR. KADIOĞLU: KURAK BİR İKLİME GİDİYORUZ

- İstanbul'da barajlardaki doluluk son 10 yılın en düşük seviyesinde

- Değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 

"Kurak bir iklime gidiyoruz. Az kar yağışı ve az kış. Kış ve kar kuraklığı önemli iki tehlike. O yüzden  yaşam tarzımızı değiştirmemiz lazım"

Beyza NUR GÜLER-Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, İSTANBUL'da barajlarda doluluk oranı son 10 yılın en düşük seviyesinde. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu,  "Kurak bir iklime gidiyoruz. Az kar yağışı ve az kış. Kış ve kar kuraklığı önemli iki tehlike. O yüzden  yaşam tarzımızı değiştirmemiz lazım" dedi.İstanbul'un barajlarındaki doluluk bugün yüzde 35,65'le son 10 yılın en düşük seviyesinde.  Daha önce 10 yıllık dönemde  ölçülen en düşük doluluk 2016 yılının aynı tarihinde yüzde 37,33'tü. Yine 10 yıllık dönemde  ölçülen en yüksek doluluk oranı ise yüzde 70,57 olmuştu.

KIŞ KURAKLIĞI İSTANBUL İÇİN TEHLİKELİKış kuraklığının İstanbul için tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "Tabii su yılının başı 1 Ekim. Aralık ayına girdik. Geçtiğimiz iki ayda fazla yağış almadı İstanbul. Aralık ayı ile beraber yağış aldık. Şimdi İstanbul, Akdeniz iklimine sahip bir şehir. Akdeniz ikliminde kışları yağış olur. Kış kuraklığı bizim için tehlikelidir. Ama tabii Aralık ayının birinci günü meteorolojik olarak da kışa girmiş oluyoruz. Yani kış daha yeni başladı. Astrolojik olarak da 21 Aralık'ta kış başlıyor. Böyle mevsimlerin başlangıçları var. Şimdi bu yağışlar tabii nereye yağdığı çok önemli. İstanbul'un su havzası Melen'den Istranca'ya kadar. Genellikle Trakya'ya yağış olmadı ama Melen tarafına yağış oluyor. İstanbul'un bir kısım suyu oradan temin edilebilecek" şeklinde konuştu.

"KURAK BİR İKLİME GİDİYORUZ"Yılın kurak başladığını ve gelecekte de bizi kurak bir iklimin beklediğini dile getiren Kadıoğlu, su tasarrufunun önemine dikkat çekerek, "Ama tabii su her zaman az, kıymetli bir varlık. Vatandaşımız suyu temkinli kullanması lazım. Sürekli tasarruf ederek kullanması lazım. Aşırı suyun israf edilmesi zaten dinimizce günah, yani bu dünyaya büyük bir yük oluşturuyoruz. Suyu az tüketmek, mümkünse geri kullanmak, mümkünse yeniden kullanmak gerekiyor. Bunun bizim yaşam tarzımız olması lazım. Zaten iklim değişikliği ile beraber, dünyanın artan milyarlarca nüfusu ile beraber dünyaya verilen yük, doğaya olan zararımız çok büyük. O yüzden İstanbul'da hafif kurak başladı bu yıl ama zaten gelecekte de kurak bir iklime gidiyoruz. Az kar yağışı ve az kış. Kış ve kar kuraklığı önemli iki tehlike. O yüzden  yaşam tarzımızı değiştirmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

TRAKYA, EGE, AKDENİZ KIYILARI KURAK GÖRÜNÜYORMeteoroloji tahminlerine göre bütün Türkiye'nin değil ama özellikle Akdeniz ikliminin olduğu bölgelerin kurak göründüğünü anlatan Kadıoğlu, "Şimdi meteorolojide biz iklim tahminleri yaparız 3 aylık, 6 aylık, aylık tahminler vardır. Ülkemizde bunlar çok kullanılmaz. Şimdi  bu 3-6 aylık tahminlere baktığımız zaman, Trakya, Ege, Akdeniz kıyılarında kurak gözüküyor. Ama İstanbul'un bir şansı var o da Batı Karadeniz yani Melen Havzasının yağışlı olacağını görüyoruz. O yüzden böyle iki parçalı bir durum var. Bütün Türkiye kurak gözükmüyor. Akdeniz ikliminin olduğu bölgelerde kurak olacağı öngörülüyor" dedi.

"ŞEHİRLERİMİZİN KURAKLIKLA MÜCADELE PLANI YOK""Nasıl ki biz 1 Ocak'ta mali yılbaşı yapıyoruz, parayı bütçe ile yönetiyoruz. 1 Ekim'de su bütçesi yapmamız lazım. 1 Ekim su yılbaşısı ve her şehir, Türkiye'de kuraklık mücadele planı yapması lazım." diyen Prof. Dr. Kadıoğlu, "Baktık ki suyumuz yüzde 10 az, bütçede açık verdik, yüzde 20 açık verdik, kuraklıkla mücadele planına göre şehirler bazı tedbirleri yürürlüğe koyması lazım. Kuraklıkta risk yönetimi vardır, kriz yönetimi yoktur. Su bittiği zaman yapacak bir şey kalmaz.  O yüzden Türkiye'de benim gördüğüm eksiklik, şehirlerimizin kuraklıkla mücadele planı yok. Kuraklıkla mücadele sadece tarımda var. Aslında şehirlerin de olması lazım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü;----------Kadıoğlu'nun açıklaması-Detaylar

===============================

10-BİLAL ERDOĞAN: BATININ KÜLTÜRÜNÜN O CAZİBESİ BİZLERİ ALDATMAMALI

Haber: Gülseli KENARLI Kamera: Feridun AÇIKGÖZ/ İSTANBUL, DÜNYA Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Orhun abidelerindeki ifade çok manidar; 'Çinlilerin süslü lafları, onların ipek kumaşları sizleri kandırmasın' diyor. Bugün de batının süslü, iddialı, büyük lafları, batının kültürünün o cazibesi bizleri aldatmamalı, kandırmamalı. Bunun arka planında batının kendi menfaatlerini dünya üzerinde güçlendirme niyetlerinin yattığını gençlerimiz anlamalı" dedi.Türk Konseyi 3. Gençlik Festivali açılışı töreni yapıldı. Bahçelievler'de bir otelde düzenlenen törene Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev ile üye devletler Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile misafir devletler Türkmenistan, Macaristan ve KKTC temsilcileri de katıldı.

"TÜRK DÜNYASI POTANSİYELİNİN ÇOK UZAĞINDA"Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, açılış töreninde yaptığı konuşmasında, "Türk Dünyası ülkeleri arasında henüz ulaşım noktasında henüz istediğimiz yerde değiliz. Ülkelerimiz arasındaki mesafeler aşılamaz mesafeler değil. Birçok üye ülke zaten birbiri ile sınırı olan ülkeler. Ancak aramızdaki uçak trafiğini artırmada, kargo trafiğini artırmada hala yapılması gereken şeyler var. Bunun olabilmesi için üye ülkeleri yani Türk dünyasının gençlerinin birbirileriyle olan irtibatını artırmak gerekir. Geleceğe çok ciddi bir yatırım. Bugün Türk dünyasını yöneten insanların sizin yaşınızda olduğunu düşünün. Türk dünyası tamamen birbiriyle kopuktu, çok büyük siyasi engeller vardı. Ama bugün Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu'nun üyeleri, gitgide siyasi olarak, kültürel olarak birbiriyle olan ilişkilerini artırmakta. Özbekistan'ın bu sene bu birliğe katılması çok önemli bir kazanım. İnşallah Türkmenistan'ın gözlemci olarak katılması Türk Konseyi için çok önemli bir kazanım olacaktır. Bu ülkelerin liderlerinin birbiri arasındaki samimiyetin, dostluk bağlarının da güçlü olduğunu görmek, bizim için çok önemli bir dönemde olduğumuzun delili. Türk dünyası potansiyelinin çok uzağında. Nüfus olarak, ekonomi olarak, coğrafya olarak, doğal kaynaklar olarak potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen tarihi ipek yolunun üzerinde bulunmasına rağmen, dünyanın yeni dinamiklerinin hep bu coğrafyamızın, bu ülkelerimizin lehine gelişmesine rağmen; henüz bu birliktelik, bu yakınlık ulaşmasına gereken potansiyele ulaşmış değildir" dedi.

"BATININ KÜLTÜRÜNÜN O CAZİBESİ BİZLERİ ALDATMAMALI, KANDIRMAMALI"Bilal Erdoğan şöyle devam etti: "Türk dünyası olarak geleneksel sporlarımıza sahip çıkmakta, dünyada aslında özgünlüğümüzü güçlendirecek, bizim ülkelerimize, bizim kültürlerimize olan dünyanın ilgisini artıracak, ülkelerimizin ve Türk dünyasının da cazibesini güçlendirecektir. Bu bağlamda dördüncüsü düzenlenecek olan Göçebe Oyunları 2020 yılında Bursa'da İznik'te olacak inşallah. İlk üç etkinliği Kırgızistan başarıyla gerçekleştirdi. Türkiye inşallah İznik'te çok güzel bir şekilde bu etkinliği gerçekleştirecek. Dünya Göçebe Oyunları da aslında Türk dünyasının çok önemli bir kültürel etkinliği olarak yerini almış durumda. Dünyaya ortak kültürümüzü tanıtmak için, ülkelerimizin bir ilgi, bir cazibe merkezi olmasını sağlamak geleneksel sporların da, Dünya Göçebe Oyunları'nın da çok ciddi katkısı olacağını düşünüyorum. Gençlerimizin de bu doğrultuda ortak kültürümüze sahip çıkması… Orhun abidelerindeki ifade çok manidar; 'Çinlilerin süslü lafları, onların ipek kumaşları sizleri kandırmasın' diyor. Bugün de batının süslü, iddialı, büyük lafları, batının kültürünün o cazibesi bizleri aldatmamalı, kandırmamalı. Bunun arka planında batının kendi menfaatlerini dünya üzerinde güçlendirme niyetlerinin yattığını gençlerimiz anlamalı. Biz Türk dünyası olarak birbirimize çok daha sahip çıkmalıyız"

"GENÇLER BİZİM ÖNCELİĞİMİZ VE GELECEĞİMİZ"Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev ise, "Gençlik politikaları Türk Konseyinin öncelikleri arasında yer alıyor. Gençler bizim önceliğimiz ve geleceğimiz. Türk Konseyinde bir gençlik platformu oluşturmak zorundayız" diye konuştu.

Görüntü Dökümü: --------------------Erdoğan'ın konuşmasıAmreyev'in konuşmasıDetaylar

03.12.2019 - 13.22 Haber Kodu : 191203141

=====================================

11- İMECE USULÜ 'ENGELSİZ MUTLULUK'

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, - GİTTİKLERİ engelliler derneğinde birbirlerini tanıyarak seven engelli çift, esnaf ve iş insanlarının 'İmece usulü' dayanışması ile 'Engelleri aşarak' düğünlerini yaptı.Avcılar Engelliler Derneği'nin etkinliklerine katılarak tanışan Nurten Kurt (41) ile Nuri Göy (39) arasındaki ilişki kısa sürede aşka dönüştü. Birbirlerini seven çiftin evliliklerine aileleri de onay verdi. Ancak, ekonomik durumları iyi olmayan iki aile çiftin düğünü ve ev eşyalarını karşılamada zorlandı. Avcılar Engelliler Derneği Başkanı Ahmet Halit Vardar'ın öncülük etmesi ile Avcılar'daki kasabından, terzisine, mobilyacısına, iş insanlarına kadar herkes üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu bildirince Nurten Kurt ile Nuri Göy'ün düğün hazırlıklarına başlandı. Esnafın biri salon takımı, biri yatak odası takımını üstlenirken, bir başkası mutfak eşyalarında yardımcı olacağını bildirdi. İmece usulü dayanışma düğün hazırlıklarına da yansıdı. Terzi gelinliği hediye edeceğini bildirirken bir başkası kuaför masraflarını, bir diğeri gelin arabasını karşılamayı üstlendi. Çeşitli fiziksel engelleri bulunan Nurten ile Nuri'nin yemekli düğününü bir yapı ve otomotiv şirketi üstlendi. Düğünün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne denk gelmesi sağlanırken, birbirlerini seven çiftlerin mutluluğunda engel tanımayacağı mesajı verilmesi hedeflendi.

Bu arada işsiz olan çiftten geline özel bir okulda iş bulundu ve düğünden sonra istediği zaman gidip işe başlayacağı iletildi. Nuri Göy, "Öncelikle sevmeyi bilmek gerek. Sevdikten sonra bütün engeller aşılıyor" dedi. Dernek Başkanı Ahmet Halit Vardar, büyük bir dayanışma ile derneklerinde tanışan engelli çifte 'İmece usulü' ile 'Engelsiz mutluluk' sağladıkları için çok mutlu olduklarını söyledi.

Çiftin mutluluğuna Avcılar Engelliler Derneği'ne gelen engelliler aileleri ile birlikte katılarak ortak oldu. Bu arada düğünün Küçükçekmece'de yapıldığı şirkete ait salonu hazırlayan ve tüm giderlerini karşılayan firmanın sahibi Emin Üstün ayrı bir jest yaparak 6 engelliye araç, çifte altın hediye etti.

Görüntü Dökümü: -------------------Gelin ve damat salona girerken-Gelin ve damat pasta kesiminde-Gelin ve damat takı takılırken-Gelin ve damat ile röportaj-Dernek başkanı Ahmet Halit Vardar ile röportaj-Gelin ve damat, davetlilerle oynarken

=======================

12- KANSER TEŞHİSİNDE MALİYET 20 KAT DÜŞECEK İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, - İki Türk fizikçi Dr. Öğr. Üyesi Alper Hayreter ve Dr. Öğr. Üyesi Bora Işıldak tarafından hayata geçirilen 'parçacık hızlandırıcı projesi' kanser teşhisinde kullanılacak. Bu cihazların üretimi Türkiye'de yapılmaya başlandığında ise kanser teşhisindeki maliyet yaklaşık 20 kat düşecek.Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma laboratuvarı CERN'de gerçekleştirilen projenin çok küçük bir versiyonu olan 'Türk Dairesel Parçacık Hızlandırıcısı' Özyeğin Üniversitesi'nde görev yapan fizikçiler tarafından hayata geçirilecek. Kanser teşhisinin maliyetini büyük oranda düşürmesi hedeflenen projede sona gelindi. İki Türk fizikçi Dr. Öğr. Üyesi Alper Hayreter ve Dr. Öğr. Üyesi Bora Işıldak tarafından 2017 yılından bu yana gerçekleştirilen çalışmalar 6 ay içinde sona erecek. Şu an prototip aşamasında olan 'Türk Dairesel Parçacık Hızlandırıcısı' Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından lisans alındıktan sonra kullanılabilecek. Kanser teşhisinde büyük önem taşıyan PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) taramalarında kullanılan radyoizotoplar yaklaşık 20 kat daha az maliyetle Türkiye'de üretilebilecek.

"TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK"Parçacık hızlandırıcılarının nükleer araştırmalar, uzay araştırmaları ve en son olarak da nükleer tıpta uygulamalı olarak kullanıldığını belirten  Dr. Öğr. Üyesi Alper Hayreter, projenin sağlık alanındaki önemini şöyle anlattı:  "Sağlık alanındaki uygulaması nükleer tıpta karşımıza çıkıyor. Kanser teşhis ve tanısında en temel unsurlardan bir tanesi diyebiliriz. Kanser teşhisi için en yaygın metotlardan birisi PET taramasıdır. Bu taramada hastalara bir ilaç enjekte edilir. Bu ilaç düşük dozda radyoaktivesi olan bir ilaçtır. Bu radyoaktif ilaçlar sadece bu cihazlarla üretilebiliyor. Aslında bu cihazlar kanser teşhisinde en çok kullanılan uygulamanın bir unsurudur. Türkiye'de bu cihazlar mevcut. Fakat yeterli sayıda değiller. Çünkü maliyetleri çok yüksek ve pahalı. Bunu yurt dışından belli firmalar Türkiye'ye getiriyor. Biz bunları yüksek meblağlar ile satın almak zorunda kalıyoruz. Bizim amacımız bu cihazların üretimini Türkiye'de gerçekleştirip yurt dışına verdiğimiz onlarca parayı Türkiye'de tutmak. Türkiye'ye ekonomik anlamda bir katkıda bulunmak. 10 ila 20 milyon dolar arasında bir meblağdan bahsediyoruz. Bu cihazları Türkiye'de ürettiğimiz takdirde hem maliyetleri düşmüş olacak hem de bu cihazlarla üretilen ilaçların maliyetleri düşecek ve dolayısıyla bu ilaçlara erişim kolaylaşacak."

"BİR SENE İÇERİSİNDE TİCARİ ÜRÜN OLABİLECEK"Projenin prototip aşamasında olduğunu ve gerekli maddi kaynaklar sağlandıktan sonra 6 ay içinde tamamlanacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Alper Hayreter, "Prototip bittikten sonra bunun Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından lisanslandırılması, gerekli izinlerin alınması ve operasyonel hale gelmesi için belli aşamaların geçilmesi gerekiyor. Prototipi çalıştırdıktan sonra sadece enerjisini yükseltmek için belli yükseltme çalışmaları yapılacak. Gerekli kaynak sağlandıktan sonra bir veya iki sene içerisinde ticari bir ürün çıkarılması hedefleniyor. Bu tür cihazların üretiminde patlama olacak mı? Radyasyon sızıntıları olacak mı? gibi soruları sıkça duyuyoruz. Prototip aşamasında zaten hiçbir tehlikesi yok. Ticari kullanım aşamasına gelindiğinde de TAEK tarafından belirlenen radyasyon güvenliği şartlarının sağlanmış olması, cihazların yerleştirileceği binaların belli yapısal özelliklerinin olması gerekiyor. Bu mevzuatlara uyulduğunda hiçbir tehlikesinin olmadığını söyleyebilirim" dedi.

 "ERKEN TEŞHİS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"Türkiye'de kanser teşhisinde bazı sorunların yaşandığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Hayreter, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Dünya Sağlık Örgütü kanser haritaları çiziyor. O haritalara baktığınızda gelişmiş ülkelerde çok yüksek oranda kanser oranları görünüyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise bu sayılar çok daha düşük. Aslında o haritaları doğru okuduğunuzda bizim gibi ülkelerde erken teşhisin çok kısıtlı olduğunu görürsünüz. Gelişmiş ülkelerde erken teşhis imkanları çok yaygın ve erişilebilir olduğu için kanser vakaları erkenden teşhis edilip gerekli tedaviler uygulanabiliyor. Erken teşhis kısıtlı olduğunda birçok hasta kanser olduğunu öğrenmeden hayatını kaybediyor. Kanserin en etkili tedavisi erken teşhis. Bu da PET taraması gibi uygulamalarla mümkün" diye konuştu.

 "HER NOKTASINI KENDİMİZ TASARLADIK"Dr. Öğr. Üyesi Bora Işıldak ise 2 yılı aşkın süredir gerçekleştirdikleri çalışmaların büyük bir özveriyle sona gelmiş olmasından dolayı mutlu olduğunu dile getirdi. Uzun yıllardır CERN'de çalışmalar yaptıklarını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Işıldak, "Alper Hocamla birlikte yüksek enerjili deneysel parçacık fiziği ile uğraşıyoruz. Uzun yıllardan beri CERN'e gidip geliyoruz. Çalışmalarımıza en basitinden başladık. Bu parçacık hızlandırıcının teknolojisi 100 yıl önce bulunmuş. Bütün süreci kendimiz tasarladık ve geliştirdik. Her noktasını kendimiz yapmak zorunda kaldık. Çok basit gibi görünse de işin mutfağına girdiğimizde zorluğunu anladık. Bu küçük bir parçacık hızlandırıcısı. Manyetik alanı sağlayan elektromıktanısı, soğutma sistemini, vakum odasını yaptık, testlerini gerçekleştirdik. Şimdi tasarladığımız RF güç kaynağını takmamız gerekiyor. O bu cihazın kalbi. Onunla ilgili de tasarım çalışmalarımız bitti. Kaynak bulduğumuzda o parçayı Ankara'da ürettirip demet testi çalışmalarına başlayacağız" dedi. 

Görüntü dökümü-iki fizikçinin tahta üzerinde proje çalışması-projenin parçalarının hazırlanması-Dr. Öğr. Üyesi Alper Hayreter röportajı-ürünün prototip görüntüsü

-Dr. Öğr. Üyesi Bora Işıldak röportajı 


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

title