Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı BM'de çocukların dijital güvenliğini gündeme taşıdı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve BM Özel Temsilciliği işbirliğiyle düzenlenen panelde çocukların dijital dünyadaki riskleri ele alındı. Emine Erdoğan'ın himayelerinde New York'taki BM Genel Merkezi'nde gerçekleşen üst düzey buluşmada, yapay zeka ve dijital platformların çocuklar üzerinde oluşturduğu tehditler değerlendirildi. Katılımcılar; çocukları korumak adına güvenli sistemlerin geliştirilmesi ve acilen ortak uluslararası standartların oluşturulması çağrısında bulundu
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi işbirliğinde New York'taki BM Genel Merkezi'nde çocukların dijital dünyada karşılaştığı riskleri ele alan bir panel düzenlendi.
- Panelde çocukların yapay zeka ve dijital platformların oluşturduğu tehditlerden korunması için uluslararası standartların geliştirilmesi ve ortak hareket edilmesi çağrısı yapıldı.
- Panelde çevrimiçi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler, mahremiyet ihlalleri, veri güvenliği ve yapay zekanın çocuklar üzerindeki etkileri gündeme getirildi.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi işbirliğinde, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklerin ele alındığı kapsamlı bir panel düzenlendi. New York'taki BM Genel Merkezi'nde, BM 81. Genel Kurulu Üst Düzey Haftası kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde gerçekleştirilen panelde, çocukların yapay zeka ve dijital platformların oluşturduğu tehditlerden korunması için uluslararası standartların geliştirilmesi ve ortak hareket edilmesi çağrısı yapıldı.
“Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek, Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi” başlıklı panelde konuşan çok sayıda ülke liderinin eşleri, Birleşmiş Milletler temsilcileri ve uzmanlar; çevrimiçi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler, mahremiyet ihlalleri, veri güvenliği ve yapay zekanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
KRALİÇE MATHILDE: ÇOCUKLAR TEKNOLOJİ DENEYİNİN KOBAYI OLAMAZ
Panelin açılış konuşmasını yapan Belçika Kraliçesi Mathilde, yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki hızlı gelişimin çocuklar açısından yeni riskleri de beraberinde getirdiğini belirtti.
Çocukların teknoloji şirketlerinin veri toplama ve dikkat çekmeye dayalı iş modellerinin parçası haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Mathilde, “Çocuklar küresel bir teknoloji deneyinin öznesi ya da veri toplama ve dikkat çekmeye dayalı iş modelleri için birer kobay olamazlar.” dedi.

Teknolojik ilerlemenin, kalite ve etik standartların gerilediği bir yarışa dönüşmemesi gerektiğini ifade eden Mathilde, dijital teknolojiler ile yapay zekanın ortak değerleri yansıtacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların teknolojiyle ilişkisine yalnızca mahremiyet açısından bakılmaması gerektiğini belirten Mathilde, bunun aynı zamanda bir yönetişim meselesi haline geldiğini ifade etti.
Mathilde, “Uzun bir süre odak noktası mahremiyetin korunmasıydı; ancak günümüzde teknolojiyle ilişkili çocuk güvenliği bir yönetişim meselesi olarak kabul edilmektedir. Bu durum; ebeveyn denetimi, içerik denetimi veya veri korumanın ötesine geçen kapsamlı bir yaklaşımı ve tasarım aşamasında çocuk güvenliği ilkesinin yapay zeka yönetişiminin temel bir hedefi haline getirilmesini gerektirmektedir.” diye konuştu.
BM Yapay Zeka Bilimsel Paneli'nin çocukların yapay zeka kaynaklı yeni risklere en fazla maruz kalan gruplar arasında yer aldığı yönündeki raporuna da değinen Mathilde, çocukların kötü niyetli teknoloji kullanımına ve siber zorbalığa karşı daha savunmasız olduğunu dile getirdi.
Çocukların haklarının ve güvenliğinin korunması için tüm tarafların sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Mathilde, “Çocukların haklarını, güvenliğini ve esenliğini korumak adına harekete geçmek hepimizin ortak sorumluluğu.” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARI HEM DİJİTAL HEM FİZİKSEL DÜNYAYA HAZIRLAMALIYIZ”
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in eşi Tamara Vucic, panelin çocukların dijital dünyadaki güvenliği açısından önemli bir buluşma olduğunu belirterek Emine Erdoğan'a teşekkür etti.
Teknolojik ilerlemenin iyi ya da kötü olarak tek başına değerlendirilemeyeceğini ifade eden Vucic, teknolojinin oluşturduğu etkinin insanların onu nasıl kullandığıyla şekillendiğini söyledi.

Çocukların artık aynı anda hem fiziksel hem de dijital dünyada büyüdüğünü belirten Vucic, onların her iki dünyaya da hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Vucic, “Onları her iki dünyaya da aynı şekilde; sevgiyle, eğitimle ve değerlerle hazırlamalıyız. Çocuklara, günlük yaşamda yolumuzu bulmayı nasıl öğretiyorsak dijital dünyada da yollarını nasıl bulacaklarını öğretmeliyiz; tehlikeleri fark etmeyi, sorumlu seçimler yapmayı, kendilerini ve başkalarını korumayı öğrenmeliler.” dedi.
“YENİLİKLER ÇOCUKLARIMIZIN PAHASINA OLMAMALI”
Gambiya Devlet Başkanı Adam Barrow'un eşi Fatoumatta Bah Barrow, Emine Erdoğan'ın çocukların sanal dünyada korunmasını uluslararası gündemin üst sıralarına taşıyan girişimini takdir ettiğini söyledi.
Afrika'nın dünyanın en genç kıtası olduğunu ve her yıl milyonlarca çocuğun kıtada dünyaya geldiğini belirten Barrow, dijital dünyanın çocuklara önemli öğrenme fırsatları sunduğunu ifade etti.

Yapay zekanın çocuklar açısından önemli fırsatların yanı sıra ciddi riskler de barındırdığını dile getiren Barrow, kötü niyetli kişilerin dünyanın herhangi bir yerindeki çocuklara dijital ortam üzerinden ulaşabildiğine dikkati çekti.
“Bir tehdit sınırları aşabiliyor ancak bizim takip ve yaptırım mekanizmalarımız tehdide ulaşamıyor.” diyen Barrow, teknolojik yeniliklerin çocukların güvenliği pahasına ilerlememesi gerektiğini söyledi.
Barrow, hükümetlerin güçlü yasalar oluşturması ve bu yasaları uygulaması gerektiğini belirterek teknoloji şirketlerinin de daha sıkı güvenlik önlemleri ve sınırlar oluşturması gerektiğini vurguladı. Anne-babalar, öğretmenler ve toplumun da çocukların dijital güvenliğinin sağlanmasında sorumluluk taşıdığını ifade etti.
“ÇOCUĞUN VERİLERİ, KONUMU VE RESİMLERİ EMTİA OLAMAZ”
Kenya Devlet Başkanı William Ruto'nun eşi Rachel Ruto, dijital dünyanın çocukların fiziksel olarak güvenli bir ortamda bulunurken dahi tehlikeli alanlara ulaşmasına imkan verdiğini söyledi.
Çocuklar için güvenli dijital sistemlerin oluşturulması gerektiğini belirten Ruto, Kenya'nın Afrika'nın dijital ekonomileri içerisinde ilerleyen bir role sahip olduğunu ancak güvenliğin öncelikli tutulması gerektiğini ifade etti.

Hiçbir ülkenin çocukların dijital güvenliği konusunda yaşanan sorunlarla tek başına mücadele edemeyeceğini vurgulayan Ruto, “Nairobi ya da Ankara'da bir çocuk, aynı dijital sokakta, pasaporttan bağımsız platformlarda tuzaklarla karşı karşıya. Bir çocuğun, verileri, konumu, resimleri, internetteki faaliyetleri toplanacak bir emtia olamaz. Bunlar çocuğun onuru, hakkı ve geleceğidir. Ortak sorumluluk ortak eylem anlamına gelmeli.” dedi.
“BÜYÜK LİDER, YÜCE ANNE EMİNE ERDOĞAN'A SAYGILAR”
Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio'nun eşi Dr. Fatima Maada Bio, konuşmasına Emine Erdoğan'a teşekkür ederek başladı.
Fatima Maada Bio, “Öncelikle bizi buraya getiren büyük lider, yüce anneye saygılarımı sunmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Dijital teknolojinin dünyanın dört bir yanında çocukların yaşamını değiştirdiğini belirten Bio, teknolojinin çocuklara öğrenme, yaratıcılık, yenilikçilik ve bağlantı kurma açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Dijital ortamların çocukların nasıl öğrendiğinin, iletişim kurduğunun ve topluma nasıl katıldığının önemli bir parçası haline geldiğini ifade eden Bio, bununla birlikte çevrimiçi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler ve mahremiyet ihlalleri gibi risklerin de büyüdüğüne dikkat çekti.
Bio, teknolojik ilerlemenin çocukların korunmasıyla birlikte yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
“KOORDİNELİ EYLEME İHTİYAÇ VAR”
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda'nın eşi Diana Nausediene, Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a çocukların dijital güvenliğine dikkat çektikleri için teşekkür etti.
Dijital dönüşüm ve yapay zeka devriminin çocukların haklarını ve refahını güçlendirmesi gerektiğini belirten Nausediene, bunun gerçekleşmesi için uluslararası standartlara, uyumlu bir altyapıya ve koordineli bir eyleme ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bu mekanizmaların henüz tam anlamıyla hayata geçirilmediğini ifade eden Nausediene, hızlı biçimde harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Nausediene, “Hükümetler devletlerin fiziksel sınırlarını güçlendirme konusunda son derece yetkin. Ancak çocukların odalarına açılan kapıları çevrimiçi tehlikelere ve istismara hala sonuna kadar açık tutuyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
“HER EKRANIN ARKASINDA BİR ÇOCUK, HER ÇOCUĞUN ARKASINDA BİR GELECEK VAR”
Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye'nin eşi Angeline Ndayishimiye, dijital dünyanın çocuklara eğitim, iletişim, yaratıcılık ve bilgiye erişim açısından daha önce görülmemiş imkanlar sunduğunu söyledi.
Ancak bu fırsatların yanında çevrimiçi istismar, manipülasyon, siber zorbalık, şiddet içeren veya uygunsuz içeriklere maruz kalma ile çocukların mahremiyet ve onurlarının ihlal edilmesi gibi risklerin de bulunduğunu belirtti.

Özellikle kaynakları sınırlı ülkelerin deneyimlerini, iyi uygulamalarını, verilerini ve çözümlerini paylaşması gerektiğini ifade eden Ndayishimiye, “Çünkü her ekranın arkasında bir çocuk, her çocuğun arkasında ise bir gelecek var.” dedi.
“UYGULANABİLİR KURALLARA İHTİYACIMIZ VAR”
Guatemala Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Bernardo Arevalo'nun eşi Dr. Lucrecia Eugenia Peinado Villanueva, Emine Erdoğan'a çocukların dijital güvenliği konusundaki çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Dijital dönüşümün kültürel ve dilsel çeşitlilik dikkate alınarak ele alınması gerektiğini belirten Villanueva, ulusal önleme ve ceza soruşturması mekanizmalarının sınır ötesinde ve büyük ölçekte faaliyet gösteren dijital platformları tek başına düzenleyemeyeceğini ifade etti.
Villanueva, “Uygulanabilir kurallara ihtiyacımız var.” dedi.
“ÇOCUKLARIN SESLERİ DUYULMALI”
Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye'nin eşi Marie Khone Faye, çocukların geleceği açısından kritik önem taşıyan bu konunun ele alınması amacıyla toplantının düzenlenmesinden dolayı Emine Erdoğan, UNICEF ve BM'ye teşekkür etti.
Dijital dünyanın artık gerçek hayattan ayrı bir sanal alan olarak görülemeyeceğini belirten Faye, çocukların güvenliğini sağlayacak dijital sistemlerin birlikte oluşturulması gerektiğini söyledi.

Faye, “Bu zorlukların üstesinden gelmek için, dijital bir sığınak inşa etmek ve sıfırdan güvenli ve etkili bir dijital sistem oluşturmak için birlikte çalışmak çok önemlidir. Bu, hükümetlerden, dijital şirketlerden, eğitimcilerden ve sivil toplumdan ortak bir taahhüt gerektirir.” dedi.
Ankara Bildirisi'nin bu konuda yol gösterdiğini ifade eden Faye, toplantıda ortaya çıkan sonuçların çocukların görüşlerinin de sürecin merkezinde olması gerektiğini ortaya koyduğunu belirterek, “Çocukların sesleri duyulmalıdır.” mesajını verdi.
“SORUN YEREL DEĞİL, ÇÖZÜM DE YEREL OLAMAZ”
Romanya Cumhurbaşkanı Nicu?or Dan'ın partneri Mirabela Gradinaru, Emine Erdoğan'a çocukların güvenliği ve refahı konusunda yürüttüğü çalışmalar nedeniyle teşekkür etti.
Dijital dünyada karşılaşılan sorunların artık tek bir ülkenin sınırları içerisinde ele alınamayacağını belirten Gradinaru, “Sorun artık yerel değil. Çözüm de artık yalnızca yerel olamaz.” dedi.

Bir anne olarak da konuştuğunu belirten Gradinaru, çocukların kendilerinden önceki hiçbir neslin deneyimlemediği kadar hızlı değişen bir bilgi ortamında büyüdüğünü söyledi.
Gradinaru, BM çatısı altında ortak bir küresel standart oluşturulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
“SORUN ÇOCUKLARIMIZLA DEĞİL, BİZİMLE BAŞLIYOR”
Şili Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Jose Antonio Kast'ın eşi Maria Pia Adriasola Barroilhet, çocukların dijital alışkanlıklarında yetişkinlerin davranışlarının önemli bir rol oynadığını belirtti.
Bir hükümetin sınıfta telefon kullanımını düzenleyebileceğini, okulların öğrencilerden cihazlarını kaldırmalarını isteyebileceğini ve şirketlerin çeşitli kurallar geliştirebileceğini belirten Barroilhet, ancak yetişkinlerin davranışlarının da çocuklar üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Barroilhet, “Çocuklar, sürekli telefonlarının ekranına bakan yetişkinleri izleyerek büyüyorsa bu önlemlerin hiçbiri yeterli olmayacaktır. Çünkü sorun çocuklarımızla başlamıyor; bizimle başlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“YAPAY ZEKA KULLANIMINDA DENETLEME GEREKİYOR”
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın eşi Sahar Selam, ülkesinde 15 yaşındaki bir çocuğun intiharının ardından yapay zeka sistemiyle sohbet ettiğinin ortaya çıktığını hatırlattı.
Çocukların zor dönemlerinde yapay zeka sistemlerini kullanmaları halinde bu sistemlerin nasıl yanıt verdiğinin denetlenmesi gerektiğini belirten Selam, çocuklardan algoritmaların ticari mantığını anlamalarının veya yapay zekanın verdiği yanıtın psikolojik açıdan uygun olup olmadığını değerlendirmelerinin beklenemeyeceğini söyledi.

Selam, “Çocuklardan algoritmaların ticari mantığını anlamaları ya da yapay zekanın yanıtının psikolojik olarak uygun olup olmadığını değerlendirmelerini bekleyemeyiz.” ifadelerini kullandı.
“RİSKLER GERÇEK VE GİDEREK BÜYÜYOR”
Kanada Başbakanı Mark Carney'nin eşi Diana Fox Carney, Emine Erdoğan'a çocukların dijital güvenliğini gündeme taşıdığı için teşekkür etti.
Yapay zekanın yükselişiyle çocukların refahının yanı sıra güvenliği ve emniyeti açısından da yeni bir döneme girildiğini belirten Carney, sosyal medya ve yapay zekanın oluşturduğu risklerin gerçek olduğunu ve giderek büyüdüğünü söyledi.

Carney, “Alınacak ders çok açık: Sosyal medyanın ve yapay zekanın yarattığı riskler gerçek ve giderek büyüyor.” dedi.
Bununla birlikte hükümetlerin, mahkemelerin ve dijital hayatı şekillendiren şirketlerin daha fazla sorumlulukla karşı karşıya olduğunu belirten Carney, hiçbir ülkenin mevcut sorunların tamamının üstesinden tek başına gelemeyeceğini vurguladı.
“ÇOCUKLARI KORUMAK KÜRESEL BİR SORUMLULUK”
UNICEF Çocuk Koruma Direktörü Sheema Sen Gupta, Türk hükümeti, Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a teşekkür etti.
Türkiye'nin çocukların internet güvenliğini küresel gündemin üst sıralarına taşıma konusunda öncü bir rol üstlendiğini belirten Gupta, dijital teknolojilerin hızlı biçimde geliştiği bir dönemde ortak bir vizyon oluşturmanın önemine dikkat çekti.
Gupta, “Çocukları dijital ortamlarda korumak sadece ulusal bir öncelik değil küresel bir sorumluluk.” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARA YÖNELİK SUÇLARDA DAHA AĞIR CEZALAR GEREKİYOR”
BM Genel Sekreterinin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M'jid, çocuklara yönelik şiddetin dijital ortamda başlayıp fiziksel dünyaya taşınabileceğini, ardından yeniden çevrimiçi ortama dönebileceğini söyledi.
Çocukların korunmasında hükümetlerin yanı sıra özel sektörün, çocukların ve tüm çevrimiçi ekosistemin sorumluluk taşıdığını belirten M'jid, sosyal medya şirketlerinin bazı eylemlerinin suç niteliği taşıdığını ifade etti.
ABD'de son dönemde görülen davalarda sosyal medya şirketlerine ağır para cezaları uygulandığına değinen M'jid, çocuklara yönelik suçların daha ağır hapis cezalarıyla karşılanması gerektiğini savundu.
Dijital ortamlarda çocukların korunmasının küresel bir mesele olduğunu belirten M'jid, büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra ABD ve Çin gibi ülkelerin de sürece dahil olmasının önemine dikkat çekti.
M'jid, tüm çocuklar için güvenli, güçlendirici ve kapsayıcı bir dijital alan oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“NET MEKANİZMALARA İHTİYACIMIZ VAR”
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UNICEF Türkiye Çocuk Hakları Koordinatörü Ahmet Yiğit Başoğlu, çocuklar açısından dijital dünyanın yalnızca bir iletişim alanı olmadığını belirtti.
Dijital dünyanın çocukların öğrenme, iletişim kurma, kendilerini ifade etme ve dünyayı keşfetme alanına dönüştüğünü ifade eden Başoğlu, algoritmaların çocuklara gösterdiği bir mesajın, fotoğrafın, paylaşımın veya kararın fark edilenden çok daha büyük sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Dijital dünyanın en başından itibaren güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Başoğlu, çocukların karşılaştıkları zararları bildirebilecekleri, bildirimlerinin karşılık bulacağı ve etkili ve hızlı destek alabilecekleri mekanizmaların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Başoğlu, “Bizlerin zararı bildirmeleri, bunun yanıt alması, etkili ve hızlı destek almak için net mekanizmalara ihtiyacımız var. Dijital dünyanın sınırları olmadığı için ortak uluslararası prensipler ve standartlar gerekli. Bunları oluşturmakta sesimizi duyunuz.” dedi.

































