Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

YÜKSEKOVA'DA POLİS ARACI, ZIRHLI ARACA ÇARPTI; 1 ŞEHİT, 2 YARALI (EK)1)HASTANEDE OĞLUNUN ŞEHİT OLDUĞU HABERİNİ ALDIAkşehir Kaymakamı Mehmet Türk, Garnizon Komutanı Albay Orkun Turaçlı, Belediye Başkanı Salih Akkaya, İlçe Emniyet Müdürü Osman Bağcı, özel harekatçı Ali Ergün'ün (30) geçirdiği...

Dha Yurt Bülteni-7

YÜKSEKOVA'DA POLİS ARACI, ZIRHLI ARACA ÇARPTI; 1 ŞEHİT, 2 YARALI (EK)

1)HASTANEDE OĞLUNUN ŞEHİT OLDUĞU HABERİNİ ALDI

Akşehir Kaymakamı Mehmet Türk, Garnizon Komutanı Albay Orkun Turaçlı, Belediye Başkanı Salih Akkaya, İlçe Emniyet Müdürü Osman Bağcı, özel harekatçı Ali Ergün'ün (30) geçirdiği trafik kazasında şehit olduğu haberini vermek üzere, polisin Altunkalem Mahallesi Şehit Turgut Makascı Sokak'ta bulunan babaevine gitti. Ancak işçi emeklisi baba Veysel Ergün'ün, dizinden ameliyat olmak için eşi Döndü Ergün ile birlikte Akşehir Devlet Hastanesi'ne gittiği öğrenildi. Bunun üzerine protokol üyeleri hastaneye geçti. Henüz ameliyata girmediği öğrenilen baba Ergün, başhekimlik odasına çağrılıp, oğlunun şehit düştüğü haberi verildi.

'ALİ'MİN BAYRAĞINI ÖPECEĞİM'

Acı haberle gözyaşlarına boğulan Veysel Ergün ve eşi Döndü Ergün, Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya ile birlikte makam aracıyla, ambulans eşliğinde evlerine döndü. Haberi alıp eve gelen ailenin yakınları da sinir krizi geçirdi. Yakınları, Ergün çiftine eve kadar eşlik etti. Ergün Ailesi'nin oturduğu binaya Türk bayrağı asıldı. Balkona çıkan anne Döndü Ergün, "Ali'min bayrağını öpeceğim" diyerek, asılan Türk bayrağını sarılıp öptü.

EŞİ HAMİLEYMİŞ

Geçen yıl yaz aylarında evlenen Ali Ergün'ün eşi Funda Ergün'ün hamile olduğu öğrenildi. Şehit Ali Ergün'ün cenazesinin yarın memleketi Akşehir'de defnedilmesi bekleniyor.

Görüntü Dökümü 

------------------------------

Ailenin hastaneden gelmesi 

Babanın eve alınması 

Annenin kollarını açıp ağıt yakması 

Yakınlarının sinir krizi geçirmesi 

Türk bayrağı asılması 

Annenin bayrağı opmesi 

Genel ve detay

(Haber- Kamera: Atilla MEMİŞ AKŞEHİR KONYA DHA))

==============================================

2)SU ALAN BOTTAKİ KAÇAKLARI SAHİL GÜVENLİK KURTARDI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinden yasa dışı yollardan Yunanistan'ın İstanköy (Kos) Adası'na geçmek isterken bindikleri lastik bot su alarak batma tehlikesi geçiren aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 48 Suriyeli, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı. 15 Suriyeli'nin ise yer kalmadığı için umut yolculuğuna çıkamadığı, bota binemediği belirlendi.  

Bugün saat 07.30 sıralarında, Akyarlar Mahallesi'ndeki Aspat Plajı'ndan denize açılan Suriyeli kaçakları taşıyan 12 metrelik lastik bot, kıyıdan açıldıktan bir süre sonra su almaya başladı. Yükünün fazlalığı nedeniyle de dengesi bozulan lastik botun batma tehlikesi geçirmesi üzerine kaçaklar, cep telefonuyla Sahil Güvenliği arayıp, yardım istedi. Devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Botu, bölgeye sevk edildi. Sahil Güvenlik ekibi, batmak üzere olan bottaki 19'u çocuk, 9'u kadın toplam 48 Suriyeli kaçağı kurtardı. Yasa dışı yollardan İstanköy Adası'na geçmeye çalıştıkları belirlenen kaçaklar, Sahil Güvenlik botuna alınıp, Bodrum Limanı'na getirildi. Kaçaklara, burada çay ve kahvaltı ikram edilip, sağlık kontrolleri yapıldı. Kurtarılan kaçaklar arasında yer alan 34 yaşındaki elektrik teknikeri Akif Surcani, "Eşim ve iki çocuğumla önce İstanköy Adası'na oradan da da İtalya'ya gidebilmek için umut yolculuğuna çıkmıştık. Yetişkinler için kişi başı 2 bin dolar, çocuklar için ise 1000 dolar verdiğimiz insan kaçakçılığı organizatörlerinin temin ettiği lastik bot eski çıktı. Denize açıldıktan bir süre sonra su almaya başladı. Botta büyük heyacan yaşandı. Sahil Güvenliği aradık. 10 dakikada bize ulaşıp, kurtardılar. Ölümden döndük" dedi.

15 KİŞİ BOTTA YER KALMAYINCA BİNEMEMİŞ

Aspat Mevkisi'nden yüreyerek karayoluna çıkan ve buradan belediye denetimli minibüslere binerek Bodrum ilçe merkezine dönen 15 kişilik Suriyeli grubun ise botta yer kalmayınca, diğer kaçaklarla umut yolculuğuna çıkamadıkları belirlendi. Sahilde kaçaklardan geriye bir otomobil aküsü, bir ayak pompası, bir şambrel ve bir can simidi kaldı. 

Görüntü Dökümü

--------------------

-Kaçakların lastik botle ilerlemelerinden görüntü

-Kaçakların kurtarılmasındran görüntü

-Bodtta yer kalmayınca binemeyip, karayoluna çıkan Suriyeli görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),

====================================================

3)APARTMANIN 8'İNCİ KATINDA ÇIKAN YANGIN KORKUTTU

KONYA'da bir apartmanın  8'inci katında belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, paniğe neden oldu. Yangın, saat 11.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Işıklar Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi'ndeki 8 katlı apartmanın en üst katında meydana geldi. İddiaya göre, Yasin Toprak'a ait evde belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Alevler, yaklaşık 1 saat süren çalışma sonrası tamamen söndürüldü. İtfaiye ekipleri evde herhangi birinin olmadığını tespit etti. Bina sakinleri ise her ihtimale karşı tahliye edildi. 

Yangının çıkış sebebini belirlemek için çalışma başlatıldı.

Görüntü Dökümü 

------------------------

Yangından detay

İtfaiyenin müdahalesi 

Bina sakınlerinin tahliye 

Çevreden detay

Genel ve detay

(Haber- Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA))

===================================================

(ÖZEL)

4)KARDEŞLERİ EVLENİNCE  KENDİSİNİ İKİZLERE ADADI; KURDUĞU DERNEKTE 136 İKİZ,5 ÜÇÜZ VE 1 DÖRDÜZ ÜYESİ VAR

 

MARDİN'in Kızıltepe ilçesinde Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olan Sultan Özen, 2 kız kardeşi ile farklı yıllarda ancak aynı ay ve aynı gün doğdu.  Kız kardeşlerinden birinin evlenmesi ile düştüğü boşluğu anlamak için kendini ikiz, üçüz ve dördüz olan çocukları anlamaya adadı.

MARDİN VE ÇEVRESİNDEKİ  İKİZLERİ,ÜÇÜZLERİ BİR ARAYA GETİRDİ

Kızıltepe ilçesinde 5 arkadaşı ile bir araya gelen Özer, Mardin İkizler ve Çoğul Aileler Derneği (MİÇAD)'ı kurdu. Derneğin Mardin merkez ilçeler ve köylerinden toplam 136 ikiz, 5 üçüz ve bir dördüz üyeleri bulunurken, Dernek Başkanı Sultan Özen, "Derneğimiz, ikiz, üçüz ve dördüz çocuklarımıza yönelik sosyal ve kültürel etkinliklerle destekleyip yaşam kalitelerini yükseltip toplumda farkındalık oluşturma adına çalışıyoruz. Çoğul çocukların haklarının korunmasını, maddi imkanı olmayan ailelere yaşam kalitelerini artırmak adına, giyim, sağlık, eğitim, burs, yuva kurma, vs. her türlü maddi manevi yardımda bulunuyoruz" dedi. Zaman zaman dernekte bir araya gelip daha sonra birlikte alış verişe çıkan ikiz ve üçüzler esnafların dikkatini çekiyor. İkizler yaşamlarını anlatırken, çektikleri sıkıntı ve ikiz olmanın avantajlarını nasıl kullandıklarını da anlattı. 

3 KIZ KARDEŞ, 5'ER YIL ARA İLE AYNI AY VE AYNI GÜNDE DOĞMUŞ

Kızıltepe ilçesinde 2015 yılından beri faaliyet gösteren Mardin İkizler ve Çoğul Aileler Derneği (MİÇAD), Türkiye'de aynı konuda faaliyet gösteren az sayıdaki derneklerinden biri olarak biliniyor. Derneğin kurucularından biri olan ve Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olan Sultan Özen, kendisinin 1 Kasım 1975'te, kız kardeşi Hicran'ın 1 Kasım 1980'de ve küçük kız kardeşi Şimsihan'ın 1 Kasım 1985 yılında doğduğu belirterek, "2007 yılında ortanca kardeşimiz Hicran evlenince o sene kardeşim Şemsihan'la boşluğa düştük. Ondan sonra merak etmeye başladım, acaba bu ikiz, üçüz çoğul çocukların mantığında ne var ne düşünüyorlar. Onlar da ayrıldıklarında aynı düşünceye mi sahipler, acaba diye düşünürken onlarla iletişime geçtim. Bu iletişim sonucunda onlarla bir dernek çatısı altında gelme kararı aldık. Derneğimizi 5 gönüllü arkadaşımızla kurduktan sonra çalışmalarımıza sosyal, kültürel ve mesleki alalarda destek olabilme adına yapmış olduğumuz etkinliklerle devam ediyoruz" dedi. 

Dernek Başkanlığını da yapan Sultan Özen, 2015 yılında kurulan derneklerinde ikiz, üçüz ve dördüz çocukları sosyal ve kültürel etkinliklerle destekleyip yaşam kalitelerini yükseltip toplumda farkındalık oluşturma adına çalıştıklarını belirterek, "Çoğul çocukların haklarının korunmasını, maddi imkanı olmayan ailelere yaşam kalitelerini artırmak adına, giyim, sağlık, eğitim, burs, yuva kurma, vs. her türlü maddi manevi yardımda bulunuyoruz. Bu kapsamda il dışı ziyaretlerimiz gezilerimiz farklı etkinlikler düzenliyoruz. Derneğimiz bünyesinde yapmayı planladığımız çalışmalarımızın coğrafyamıza ayrı bir renk, heyecan ve sevgi katıyoruz. Doğuştan içimizde var olan sevgimizi ikiye, üçe, dörde ve daha fazlasına bölüyoruz. Geçen her gün derneğimize olan ilgi artıyor. Ülke genelinde inanılmaz bir talep gerçekleşti. Bizi ziyaret etmek bizimle tanışmak isteyenler hemen her günü bizi arayıp adresimizi soruyorlar" dedi.

DERNEĞİN 136 İKİZ, 5 ÜÇÜZ VE 2 DE DÖRDÜZ ÜYESİ VAR

Özen, dernekleri bünyesinde 136 tane ikiz, 5 tane üçüz ve 2 tanede dördüz aile ve çocukları olduğunu ve üye olan herkesin kendine göre farklı bir hikayesi olduğunu söyledi. Hepsinin kendine özel durumları söz konusu olduğunu söyleyen Özen, "İkizlerin bir tanesi her zaman girişimcidir, yapıcıdır diğeri de sessiz ve sakin kendi halindedir. Her ikiz ailemizin kendisine göre farklı bir hikayesi var. Mesela birbirine çok benzeyen tek yumurta ikizlerinde banyoyu sevmeyen biri varsa onun yerine diğer ikizi 2 kere yıkamak. İkizlerden hastalanan yerine anne ve babanın sağlam olanını hastaneye götürmesi. Dışarıda diğer ikizlerinin arkadaşları tarafından sık sık karıştırılmaları sonucu farklı kişilere sarılmak zorunda kalınmaları gibi hikayelerle sık sık karşılaşıyoruz" diye konuştu. 

HİÇ AYIRT EDİLMEDEN OKULU BİTİRMİŞLER

Derneğin kurulduğu günden beri farklı etkinliklere imza atan Sema Nur ve Esra Nur Kayro adlı ikizler, "2 yıldır bu dernek kapsamında çok güzel etkinliklere imza attık mesela kurduğumuz Reyhanlı müzik grubunda birlikte gösterilere katılıyoruz. Aslında ikiz olman çok güzel duyguları var. İkizimin olmasını çoğu yerde avantaja çevirdim. Kardeşim sayesinde çok harçlık topladım. Mesela bayramlarda genelde kardeşimin olmadığı yerlerde iki sefer harçlık alıyorum büyüklerimden. Dezavantajlarından bahsetmek gerekirse dışarı çıktığında herkes sizi parmakla işaret eder işte bu ikiz diyor. Ben şahsen bundan çok rahatsız oluyorum. Mesela isminizden çok ikinizin ismiyle çağrılmanız bizi rahatsız ediyor. Ayrıca ilkokul boyunca hiçbir zaman öğretmenimiz ve arkadaşlarımız bizi birbirimizden ayırt etmedi. Hatta hiç ayırt edilmeden okulu bitirdik. Yine lise son sınıfta birimiz sınava girmeyince öğretmen zaten aynısınız diye birimizin aldığı notu ikimize de vermişti" dedi.

SEMA NUR VE SEDA NUR, "BİZ BİR ELMANIN İKİ YARISI GİBİYİZ"

Sema Nur Özkan ise, "İkiz olmak çok ayrıcalıklı bir duygu. İnsan kendisini hiçbir zaman yalnız hissetmez. Bir anlamda ikiz olmak kendi yaşında kendini anlayabilecek üzüntüsünü sevincini bir sıkıntısının paylaşabileceği çok özel bir şey ikisine sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum" derken, ikizi Seda Nur Özkan da, "Bir elmanın iki yarısı gibi düşünün. O olmadan ben var olamam. O benim hayatımın en özel parçası. Ona sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum gayet iyi anlaşıyoruz" diye konuştu. 

"İKİZİM YARAMAZLIK YAPAR, DAYAĞI BEN YERİM"

İkizlerden 17 yaşındaki Berkay Karaboğa, ikiz oldukları için bir yere gittiklerinde ilgi odağı olduklarını ifade ederek, "Bu durum bazen bizi sevindirse de çoğu yerde sıkıcı duruma geliyor. Aynı evde birbirine çok benzeyen bizim gibi ikizlerde olduğu gibi kardeşim yaramazlık yapar ama dayağı ben yerim. Kaç defa sırf kardeşimin yaramazlığından dolayı annemden ben dayak yedim, azar işittim. Zaten kendimi anlatana kadar da o dayağı yemiş oluyorum. Her zaman birbirimizle tartışıp kavga ettiğimiz için mesela hiçbir zaman aynı sınıfta olmadık, hiçbir zaman aynı sırada yer almadık, ama şu an için bir sıkıntı yok aramızda" dedi. 

"İKİZİMİN KIZ ARKADAŞININ KARŞISINA BEN ÇIKTIM, FARK EDİNCE KARDEŞİME KÜSTÜ"

Berkay Karaboğa'nın ikizi Berkcan ise, ikiz olmanın avantajını her zaman sıra dışı konularda kullandığını hatırlatarak, "Mesela şaka olsun diye kardeşimin kız arkadaşının karşısına ben çıktım. Onun elbiselerini giyerek yanına gidip birlikte sohbet etmiştik. Tabi sonradan benim o olmadığını fark edince bu sefer ikimize de küsüp kardeşimden ayrıldı. Ne kadar özür dilesek de bir türlü barıştıramadık. O şaka bize epey pahalıya mal oldu ve bizim için de iyi bir ders oldu" diye konuştu.

TEK ANLAŞAMADIKLARI KONU AYNI GİYİNMEK

Bugüne kadar çok iyi anlaştıklarını anlatan ikizler Sedef ve Sibel Kasap'ın anlaşamadıkları tek konunun ise aynı elbiseyi giymek olduğu belirtildi. Sedef, "Kardeşimden tek şikayetim ben hep birlikte hep aynı giyinmek istiyorum aynı kazakları aynı pantolonu aynı takıları takmak istiyorum, aynı çantayı almak. Kardeşim bunu istemediği için bundan şikayet ediyorum. Bugün de buraya gelirken kardeşimi zorla ikna ettim benimle aynı elbiseyi giymeye" dedi.

   

ÜÇÜZLER, "BİZ AĞLAYINCA ANNEMİZ DE AĞLIYORMUŞ"

Derneğin tek yumurta ikizi olmadıkları için birbirine fazla benzetilmeyen üçüz üyeleri Civan, Mirhan ve Rojhan Emen, kimsenin kendilerine üçüz olması konusunda inanmadığını ifade ederek, üçüz olmanın çok büyük sevincini ve avantajını kullandıklarını söyledi. Rojhan Emen, "Biz hiç bir zaman sıkıntı yaşamadık. Çünkü aynı yaşıtta kardeşler olduğumuz için hiç arkadaş ve oyun oynayacak biri sıkıntısı yaşamadık. Ama anne ve babamız bizi  büyütürken epey sıkıntı yaşamışlar. Mesela annem halen anlatır. Biz bebekken birimiz ağladığında diğer ikisi de hemen ağlamaya başlıyormuş. Böyle olunca annemiz de bizi susturamayınca hali ile kendisi de bizimle oturup ağlıyormuş" dedi.

"İKİZ ANNESİ OLMAK ÇOK ZOR"

İkiz annesi Hanife Ayyıldız da, "Bir ikiz annesi olarak bir ikiz çocuğu büyütmek kadar zor bir şey yok. Biri hastalanınca diğeri de hemen hastalanıyordu. Birinin ateşi çıkınca diğeri halsizleşiyordu. Zaten onları büyütmek ayrı bir dert. Evde size yardımcı olacak biri yoksa gerçekten de çoğu zaman çekilmez bir hal alıyor. Ama çok şükür çocukların babası bana hep yardımcı oldu. Babaların yardım olmasaydı zor atlatırdım. İşe git gel, sonra gel hem benimler hem çocuklarla uğraşmak babaları için de çok yorucuydu ama çok şükür bu süreci atlattık" diye konuştu. 

Dernek'teki faaliyet ve etkinliklere katılan ikizler, birlikte topluca alışverişe gittiğinde, gezi gibi etkinliklere katıldığında esnafların ve vatandaşlarında oldukça ilgisini çekiyor. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Dernekten görüntüler

-İkizlerin Derneğe gelişinden görüntüler

-Dernek binasındaki ikizlerin eğitim görmesinden görüntüler

-Dernek Başkanı ve İkiz annesinin konuşması

-İkizlerin konuşmaları

-İkizlerin Dernekten dışarı çıkması ve alışveriş yapması

-İkizlerin kurduğu müzik grubundan kısa görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ-Mehmet Ali DİNLER/KIZILTEPE,(Mardin),-

=========================================================

5)FURKAN VAKFI ÜYESİNİN TELEFONUNDAKİ 'ÇOCUK PORNOSU'NA VİRÜS SAVUNMASI

ADANA'da Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı'na yapılan operasyonda gözaltına alınıp, cep telefonunda çocuk pornosu olduğu öne sürülen çok sayıda cinsel içerikli görüntüler çıkan İdris B. (58) savunmasında, "Cep telefonuma virüs bulaştı" dedi.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, 'Vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü' iddiasıyla Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. 30 Ocak'ta Adana, Niğde ve Elazığ'da 33 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda kurucu başkan Alparslan Kuytul'un da aralarında bulunduğu Taha Yasin D., İdris B., Erol A. ve Ali A. tutuklandı, 6 kişiye ev hapsi geri kalan zanlılara ise adli kontrol şartıyla serbest bıkarıldı.

VİRÜS BULAŞTI

İdris B.'nin incelenen cep telefonunda, çok sayıda çocuk pornosu görüntüsü çıktığı ileri sürüldü. Emekli makine teknisyeni olan İdris B., örgüt üyeliğinin yanı sıra 'müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak' suçundan da tutuklandı. Vakfın sosyal medya sorumluluğunu da yürüten evli 4 çocuk babası İdris B., adliyeye götürülürken rahat tavırlarıyla dikkat çekmiş, gazetecilere de "Çekin çekin yakışıklı çekin ağabeyinizi. Çekin babanızı yakışıklı çekin gençler" demişti. Tutuklanan İdris B.'nin ise savunmasında,"Cep telefonuma virüs bulaştı, görüntülerden ordan inmiş olabilir" dedi.

ADANA,- 

======================================================

6)BURSA'DA 'SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURAN' 9 KİŞİ TUTUKLANDI

BURSA'nın Karacabey ilçesinde 'Suç işlemek' amacıyla örgüt kurdukları iddiasıyla polisin 2 ay süren teknik ve fiziki takibi sonucu düzenlenen operasyonla gözaltına alınan B.K. (45), İ.K. (20), H.E.S. (25), E.Y. (30), M.K. (30), F.U. (35), Ü.M. (28), İ.Ö. (23) ve U.F. (23) adliyeye sevk edildi. Şüpheliler yapılan ilk sorgularının ardından tutuklandı.

Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, bir suç örgütünü 2 aylık teknik ve fiziki takibe aldı. Takip sonucunda polis ekipleri, Karacabey'de suç işlemek amacıyla örgüt kuran kişilerin adreslerine eş zamanlı operasyon düzenledi.  Ekipler, 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'Uyuşturucu madde ticareti yapmak', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' ve  'Kasten adam yaralamak" suçlarından B.K., İ.K., H.E.S., E.Y., M.K., F.U., Ü.M., İ.Ö. ve U.F. çıkartıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Suçluların adliyeye getirilişi

-Elleri kelepçeli şüpheliler

-Adliyeden görüntü

BURSA/DHA