Dha Yurt Bülteni - 11

Dha Yurt Bülteni - 11

Bakan Özhaseki: Bu topraklarda herkesin gözü var ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri'de yaptığı açıklamada, "Zor bir coğrafyadayız. Bu coğrafyada 900 yıldır biz varız. Bu topraklarda herkesin gözü var. İnşallah Türk milleti olarak ilelebet kalırız" dedi.

Dha Yurt Bülteni - 11

Bakan Özhaseki: Bu topraklarda herkesin gözü var


 


ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri'de yaptığı açıklamada, "Zor bir coğrafyadayız. Bu coğrafyada 900 yıldır biz varız. Bu topraklarda herkesin gözü var. İnşallah Türk milleti olarak ilelebet kalırız" dedi.


Cuma namazını Hacı Kılıç Camisi'nde kıldıktan sonra merkez Kocasinan Belediyesi'ne geçen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, burada Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'dan çözüm merkezinde brifing aldı, ardından ilçedeki 116 mahalle muhtarıyla toplantıda bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Özhaseki, "Ankara'da işler iyiye gidiyor. Zor bir coğrafyadayız. Bu coğrafyada 900 yıldır biz varız. Burada herkesin gözü var. İnşallah Türk milleti olarak inşallah ilelebet kalırız. Komşu ülkelerimiz yangın yeri. Oradaki olaylara beraber bakıyoruz. O ülkelerin yangın haline sevinen herhalde kimse yoktur. Senelerdir AB ülkelerinin kalkınma hızının 2 katı kadar büyüyoruz. Bu 2 misli büyümeye rağmen bizim uğraştığımız belalarla uğraşan başka ülke var mı? 40 senedir yavrularımız kalleşler tarafından tuzağa düşürülüyor. Bu lanet olasıcalar nereden çıktı? Siz gençlerin canı sıkıldığı için mi silahı eline aldığını sanıyorsunuz. Bu bela bitti. Sözde özyönetim ilan ediyorlar. Ülkeyi parçalamanın bir yolu bu. Evlatlarımıza kurşun sıkan hainleri çukurlarına gömdük. Şimdi yurtdışına operasyonlar yapılıyor. Bir daha inşallah böyle bir şey yapamazlar" ifadelerini kullandı.


Görevden alınan belediye başkanlarının birçoğunun görevde olduğu sürece bütçelerinin yüzde 90-95 kadarını devletten aldığını belirten Özhaseki, "Sonra belediyeye işçi dolduruyorlar. Taşeronluk sistemi yapıyorlar. Örneğin; karşıda park var, orayı 30 kişi temizliyorsa bunlar 230 kişi alıyorlar. Çalışanların eline bin lira verip, geriye kalan parayı dağa gönderiyorlar. Belediyenin araçları dağa hizmet ediyor. Diyarbakır'da adamın arsası var mesela, ortasından yol geçiriyorlar. Adam itiraz edince düzeltmek için para istiyorlar. Bunlara el koymayalım mı? CHP deliriyor, 'Seçimle geleni görevden alıyorsunuz' diyorlar. Onlar her şeyi yapsın. Böyle bir şey olamaz. İşler iyi gidiyor. Orada 70 bin kadar ev hasarlı. O 70 bin evin hasarını gideriyoruz. Orada yaraları sarıyoruz" diye konuştu.


Deprem konusuna da değinen Özhaseki, İstanbul ve Türkiye'nin depreme hazırlanması gerektiğini söyledi. Özhaseki, "Türkiye topraklarının yüzde 66'sı deprem bölgesi. Bilimadamları İstanbul için 2010'a kadar 7'nin üzerinde deprem olacağını söylüyor. Buna hazırlık yapmamız lazım. Evlerimizi sağlam hale getirmeliyiz ki deprem geldiğinde hoş geldi sefa getirdi demeliyiz. Bu açıdan geleceğe hazırlık yaptığımız bir dönem başlıyor" dedi.


Kayseri'deki Yamula Barajı'nı yaparken devletin kasasından para çıkmadığını da belirten Bakan Özhaseki, "Eski tip zihniyetler küçük barajlar yaptılar, 3.5 milyar dolara mal ettiler. Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin neredeyse 10 yıllık bütçesi. Kayseri'de siz düşünüp de orta halli vatandaş olarak arayıp da bulamadığınız ne var? 3 üniversitesi var. Sportif, kültür sanat faaliyetler var. Eğlence merkezleri aynı şekilde. Sağlık derseniz 10'larca hastane olduğu gibi bölge hastanesi yakın zamanda açılacak. Çarşıya gittiğiniz zaman bulamayacağınız bir şey yok.  Bu şehirde herkes aradığını bulabilir hale geldi. İçimizde belediye başkanlarından Alevi Sünni diyeni duydunuz mu? Bizim kimsenin inancına karışacak halimiz yok. Bu şehir kardeşliğin, dostluğun bir olduğu yere geldi. Kayseri'nin projelerini yakından takip ediyorum" diye konuştu.


Daha sonra Bakan Özhaseki,  yönetimleri yeniden oluşan Melikgazi ve Kocasinan ilçe başkanlıklarıyla AK Parti İl Merkezi'ni ziyaret ederek, İl Başkanı Cahit Özden'den bilgi aldı.


Görüntü Dökümü:


-----------------------


-Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki'nin konuşması


-Bakan Özhaseki'nin Çözüm Merkezini gezmesi


-Genel detay


Haber: Oktay ENSARİ- Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, - 


====================================


Vali Güzeloğlu'ndan "israf yapmayalım" çağrısı


DİYARBAKIR'da, Dünya gıda günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, "Gıdanın israfının vebali çok büyük. Hepimizin ve herkesin gıdanın bu kadar zor üretildiği süreci ve dönemi yaşarken israfı yapmaması lazım" dedi. 


Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından 'Dünya Gıda Günü' etkinlikleri kapsamında 'Tarımsal sulama' konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Gıda Tarım ve Hayvancılık il Müdürlüğünde düzenlenen toplantıya Vali Hasan Basri Güzeloğlu, İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, kamu kurum müdürleri ile çalışanlar katıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü  Mustafa Ertan Atalar, daha verimli gıdaların elde edilmesi ve tarımsal sulamaların yanlış yapılmaması amacıyla ilçe ve köylerde eğitim seminerleri düzenleyeceklerini söyledi.  


Vali Hasan Basri Güzeloğlu ise, Türkiye'nin üretim perspektifini bir kere daha gözden geçirmek zorunda olduklarını ifade ederek, "Türkiye üretimde, üretimin konu edilen bütün süreçlerinde örnek bir ülke olarak, üreten bir ülke olarak, israf etmeyin bakın altını çiziyorum. Üreten bir ülke olarak yoluna devam edecek. Çünkü, gıdanın israfının vebali çok büyük. Hepimizin ve herkesin gıdanın bu kadar zor üretildiği süreci ve dönemi yaşarken israfı yapmaması lazım. Tek bir lokma israfın bir başka dünyanın köşesinde ona muhtaç olan bir insanın ne yazık ki rızkını çöpe atmak olduğunu unutmamamız lazım. İsraf yapıyor muyuz?. Evet. Ekmekten başlayarak bütün gıda ürünleri tüketiminde ne yazık ki büyük bir israf yapıyoruz. Bu hepimizde yok mu?. Herkes kendi vicdanına sorduğu zaman biliyor. Ama, önlemek adına bir irade sergilemiyoruz. Lütfen kullandığımız evimizde, dışarıda tükettiğimiz her üründe sadece bize yeten ve bizim için gerekli olanla sınırlı kalalım. Ötesinde israfın hem dinimizde haram olduğunu hem de insanlık vicdanında çok büyük bir günah olduğunu unutmamamız lazım. Bugün bizler gıdaya rahatça ulaşırken onları elde ederken bunlara ulaşamayan insanlarında olduğunu, muhtaç ve erişemeyen milyonlar olduğunu unutmamamız lazım" dedi. 


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------------


-Toplantıya katılanlar


-Vali Güzeloğlu'nun konuşması


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR/DİYARBAKIR,


================================


Duruşmalara bebeğiyle katılıyor


DENİZLİ'de avukat Emine İlkay Varol, duruşmalara 4 aylık bebeği Alp Varol ile birlikte katılıyor.  Avukatlık cüppesini giyen ve bebeğini kucağına alan anne avukat Varol, bebeğinin bakıma ve anneye muhtaç olduğunu, duruşma salonunda sessiz olduğunu ve hakimi dinlediğini söyledi. 


Denizli Barosu'na kayıtlı 2.5 yıllık evli 4 yıllık avukat Emine İlkay Varol, müvekkilliğini yaptığı kişilerin mahkemelerdeki duruşmalarına 4 aylık bebeği Alp Varol ile birlikte katılıyor. Duruşması olduğu zamanlarda evinden adliyeye otomobille gelen avukat Emine İlkay Varol, bebeğini de arabasına bindirip, adliye kapısına kadar getiriyor. Ardından avukatlık cüppesini giyen Varol, bebeğini de kucağına alıp, savunma yapacağı mahkemelerdeki duruşmalara katılıyor. Bebeğinin puset içinde ya da kucağında durduğunu söyleyen avukat Varol, bebeğinin duruşmalarda oldukça sessiz durduğunu, özellikle hakimleri dinlediğini söyledi. 


Bebeğinin henüz 4 aylık olduğunu ve anneye muhtaç olduğunu ifade eden Varol, "Bebeğime kendim bakıyorum. Şimdilik sadece anneye ihtiyacı var. Bebeğim daha emdiği için birlikte ofisime, adliyeye, hatta  heryere birlikte gidiyoruz. İlk olarak bir ay önce benimle birlikte duruşmaya girdi. Mahkeme salonundaki hakimler, avukatlarda beni anlayışla karşılayıp, olumlu bakıyorlar. Benimle birlikte olduğu sürece de bebeğimle duruşmalara gireceğiz. Duruşmalarda sessiz duruyor. Sadece karnı acıktığı zaman ağlıyor" dedi. 


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


------------------------------


-Avukatın adliyeye bebeğiyle gelmesi


-Avukattan ve bebeğinden görüntüler


-Adliyeye bebeğiyle girip çıkması


-Avukat Emine İlkay Varol'un cüppsini giymesi


-Avukat Emine İlkay Varol ile röp.


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,


================================


Başkan Uğur aşure hayrına katıldı


BALIKESİR Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur, bugün cuma namazından sonra taksicilerin aşure hayrına katıldı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın istifasını istediği belediye başkanları arasında olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Edip Uğur, dün (perşembe) Avlu Projesi 2. Etap Temel Atma Töreni'nde veda eder gibi bir konuşma yaparak akılları karıştırdı. İstifa kelimesi kullanmayan ve soruları da kabul etmeyen Uğur, temel atma töreninden sonra, Avlu Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 3 bant bilardo şampiyonasını izledi. Başkan Uğur, bu sabah ise belediyedeki makamına geldi. Bir süre makamında kalan Başkan Uğur, sonra ayrıldı. Başkan Uğur, cuma namazından sonra, Plevne Mahallesi'nde taksicilerin yaptığı aşure hayrına katıldı. İkram edilen aşureyi yedikten sonra buradan ayrıldı.+


Haber: Hilmi DUYAR/ BALIKESİR,


================================


30 yıllık barajda kuraklık alarmı


MUĞLA'nın Bodrum İlçesi Mumcular Mahallesi'ni besleyen Mumcular Barajı kurudu. 1986 yılında kurulan barajın su seviyesi yüzde 6 oranına düşerken barajdan su alınamaz hale geldi. Bodrum'u tamamen besleyen Geyik Barajı'ndaki su oranı ise yüzde 16 olarak çok kritik seviyelere gerilediği belirtildi.


Kuraklığın en çok etkilediği illerden biri olan Muğla'da barajlar alarm veriyor. 30 yıldır Bodrum İlçesi Mumcular Mahallesi'nin içme suyu kaynağını oluşturan Mumcular Barajı'nın seviyesi yüzde 6'ya kadar düştü. Kuruyan barajdan artık su alınamazken Bodrum'un genelini besleyen Geyik Barajı'nda ise su seviyesi çok kritik noktaya geriledi.


MUMCULAR BARAJI KAPATILDI


Bodrum Yarımadası'nda yaşanan su sıkıntısına önlem almak için yapılan Mumcular Barajı kapatıldı. Yağışların yeterli düzeyde olmaması ve yaz sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle barajdaki su seviyeleri son 5 yılda hızla düştü. Kurak bir yaz mevsimi geçiren Muğla'da hala beklenen yağışların düşmemesi üzerine 18 milyon metreküp kapasiteli Mumcular Barajı'ndaki su tamamen tükendi ve baraj kapatıldı. Mumcular Mahallesi'nin su sıkıntısı çekmemesi için Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından sondaj kuyuları devreye alınarak bölgeye su takviyesi yapılmaya başlandı. 


GEYİK BARAJI'NDA SU KRİTİK SEVİYEDE


Bodrum'un neredeyse tamamının içme suyu ihtiyacını karşılayan 40 milyon metreküp kapasiteli Geyik Barajı'nda da ise su kritik seviyelere geriledi. Barajda su oranı yüzde 16'lara kadar gerilerken yağışların olmaması durumunda Geyik Barajı'nın da kısa sürede kuruyacağı belirtildi. Turizm sezonunun kapanması, su kullanımının azalması ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğünün aldığı önlemler doğrultusunda ilçede şu ana kadar herhangi bir su problemi yaşanmadı. Ancak su seviyelerindeki hızlı düşüşün azalması için yeterli yağışların düşmesi bekleniyor.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------------


-Mumcular Barajı'nın drone ile havadan görüntüsü


Haber: Cavit AKGÜN/ MUĞLA, DHA)


========================================


Organını bağışladığı için 'iş göremez' raporu verilen uzman çavuşun babası: Vicdan azabı çekiyorum


ŞANLIURFA'da kendisine karaciğerini bağışladığı için 'TSK'da iş göremez' raporu verilen 23 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Müslüm Mızrak'ın babası Mustafa Mızrak, "Sayın Cumhurbaşkanımız milli sporcu Naim Süleymanoğlu için de nakil için yardımların esirgememesini söylemişti. Ben vicdan azabı çekiyorum" diyerek, oğlunun sözleşmesinin yenilenmesini istedi.


Şanlıurfa'da yaşayan malulen emekli Mustafa Mızrak, 25 yıl önce yakalandığı siroz hastalığı ilerleyince geçen nisan ayı başlarında Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi'ne yatışı yapıldı. Mustafa Mızrak'a organ nakli yapılması için 6 çocuğundan doku örnekleri alındı. Alınan doku örnekleri uyuşan İzmir Bornova Jandarma Komutanlığı'nda 2 yıldır Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapan Müslüm Mızrak'ın karaciğerinin bir bölümü, 4 Nisan'da ameliyatla babasına nakledildi. Mustafa Mızrak, ameliyatın ardından sağlığına kavuşurken, oğlu Müslüm ise sağlık raporuyla 80 gün sonra birliğine döndü. Müslüm Mızrak, TSK'da sona eren sözleşmesini yenilenmesi için evrakını hazırlarken, geçen günlerde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. Burada muayene edilen Mızrak'a hastaneden 'TSK'da iş göremez' raporu verildi. Bunun üzerine Müslüm Mızrak'ın sözleşmesi yenilenmedi ve orduyla ilişiği kesildi.


'VİCDAN AZABI ÇEKİYORUM'


Organ nakli yapılan kendisine bile hastane tarafından ağır engelli olmadığı yönünde rapor verildiğini belirten Mustafa Mızrak, hayatını kurtaran oğlunun orduyla sözleşmesinin yenilenmemesine çok üzüldüğünü söyledi. Oğlunun dokusunun uymaması durumunda hayatta olamayacağını söyleyen 6 çocuk babası Mustafa Mızrak, sözleşmenin yenilenmesini isteyerek, şunları söyledi:


"Nakil için oğlumun ciğerinden bir parça alındı. Oğlum İzmir Bornova'da Sözleşmeli Uzman Çavuş olarak görev yapıyor. Nakil yapılan yerde ben özellikle doktora söyledim. 'Oğlumun dokusu uyduğu için ameliyattan sonra görevine herhangi bir sakıncası var mı?' diye sormuştum. Doktor kesinlikle görevini engelleyecek bir durumun olmadığını, oğlumdan alınan dokunun 5 ay içerisinde rahatlıkla eksik tarafını tamamlayarak eski sağlığına kavuşacağını söyledi. Doktor 'Bunun için hiçbir engel yoktur, size imza ve rapor da verebilirim' dedi. Geçen gün oğlum telefon açarak 'Baba ben hastaneye gittim. Benim muayene eden doktor bana sen TSK'da görev yapamazsın' dedi. Ben de oğluma 'Seni muayene eden doktora söyle, seni ameliyat eden doktorla görüştüreyim ona göre bir karar versin' dedim. Bu yüzden oğlumun görevinden ihraç kararı verildi. Bu karar üzerine oğlum 10 gün içerisinde İzmir'den Şanlıurfa'ya gelecek. Benim oğlum severek bu göreve gitti. Ben oğlumu para için orduya göndermedim. Oğlum bu işi sevdiği için gitti, asker oldu. Şimdi durum böyle olunca hem ben hem de oğlum mağdur oldu. Benim yüzümden mağdur olduğu için ben de vicdan azabı çekiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız milli sporcu Naim Süleymanoğlu için de nakil için yardımların esirgememesini söylemişti, 'Organ bağışlansın, nakil yapılsın' demişti. Çocuğum da bana organını bağışladı. Devlet bunu çok mu gördü? Ben vicdan azabı çekiyorum. Bu anlayışı ben anlamadım. Oğluma bir istirahat raporu verildi. Kontrolünü yaptı, hiçbir problem yoktu. Yetkililerden bu mağduriyetin giderilmesini istiyorum. Oğlum bekardı, evlilik hazırlığını yapıyordu."


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------------


Ameliyat olan baba Mustafa Mızrak


Mızrak'ın asker oğlunun fotoğrafını göstermesi


Baba Mustafa Mızrak'la yapılan röp.


Genel ve detay görüntüler


Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)


========================================


TDED Genel Başkanı Erdem: İsimler okunduğu gibi yazılacak


TÜRKİYE Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı ve Ak Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem, mecliste kabul edilen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na ekledikleri bir madde ile bundan sonra isimlerin okuduğu gibi yazılacağını belirterek, "Artık Adem yazıp Adem okumayacağız, Adem yazıp Adem okuyacağız" dedi.


TDED 3'üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Kahramanmaraş'ta başladı. Necip Fazıl Kısakürek kültür Merkezi'ne gerçekleştirilen ve pazar günü sona erecek toplantıya Ekrem Erdem, eşi Dursune Erdem ile katıldı. Toplantıda konuşan Ekrem Erdem, dilin toplumlar için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Toplumların bir dile sahip olarak millet olmayı elde etiklerini, dil birliğini sağlayamayanların da millet olarak kendilerini korumalarının mümkün olmadığını ifade eden Erdem,  "Dil, bir milletin millet olma şuuru ve hafızasıdır. Binlerce yıl içinde oluşturduğu kültür unsurlarını muhafaza eden bir hazinedir. Milli kimlik ve milli benlik ancak dil ile korunur, dil ile geliştirilir ve sürdürülür. Bugün savaşın büyüğü dünyada dil ve din üzerinden yapılıyor" diye konuştu.


'TÜRKÇESİ VARKEN YABANCISINI KULLANMANIN NE MANTIĞI VAR?'


Herkesin diline sahip çıkması gerektiğine vurgu yapan Erdem, şunları söyledi:


"İnsanda düzel olan yüzüdür. Yüzde güzel olan gözüdür. Ama insanı insan yapan ağzından çıkan sözüdür. Günümüzde maalesef dilimize gereken önemi veremiyor, hak ettiği hassasiyeti göstermiyoruz. Caddemizde, sokağımızda, konuşurken hiç gereği yokken cümlemizin içine bir yabancı kelimeyi koymayı bir ayrıcalık, bir farklılık  olarak ortaya koyuyoruz ki, gerçekten bu çok acı. İlim ve teknolojideki hızlı gelişmeler, basın ve yayın kuruluşlarının kullandığı dil, ticari hayatın ve bilimin getirdiği yabancılaştırma, yabancı dil ile eğitim dilimizde bozulmalara yol açan başlıca sebeplerin başında geliyor. Tanıtımın yerine bugün ne diyoruz? Lansman. Tanıtıma lansman, toplantıyı yöneten kişi moderatör demenin mantığını kim bana nasıl açıklayabilir? Ne mantığı var, cehaletten başka ne var?"


'ÇOK ÖNEMLİ BİR MADDE KOYDUK'


Müftülere nikah kıyma yetkisi vermesi nedeniyle çok tartışılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda da kabul edilerek yasalaşan Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na da değinen Ekrem Erdem, şöyle devam etti:


"İsimler üzerindeki yanlışlıkların düzeltilmesi için bir kanun teklifi vermiştik. İçişleri Bakanlığı'nın nüfus hizmetlerinde değişiklik yapılmasına dair bir kanun teklifi geldi. Bizler de ilgilendik, müdahale etik ve Allah'a şükürler olsun oraya bir madde koyduk. Ne oldu biliyor musunuz? İnceltme işaretleri düzeltme işareti olarak girdi. Artık Adem yazıp Adem okumayacağız, Adem yazıp Adem okuyacağız. Alim yazıp Alim okumayacağız. Bu o kadar önemli ki çocuk kelime öğrenmeye kendi ismiyle, anne babasının ismiyle başlar. Bunu doğru yazmazsa nasıl Türkçe'yi doğru öğreteceğiz? Doğru yerden başlamamış mıyız, doğru değil mi? Bir bu düzeltme işaretleri bir de soy isimlerle ilgili. Kaba saba isimler var. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkçe'yi bilmemekten kaynaklanan, bazen de belki hakaret olsun diye koydular ama vatandaş devletten korktuğu için gidip itiraz edemediği bir takım 'öküz', 'salak', 'dönek' gibi affedersiniz, bakın affedersiniz diyoruz soyisim bunlar. Bunları da düzeltme imkanı böylece geliyor. Güzel bir çalışma oldu. Ben başta Cumhurbaşkanımıza, İçişleri Başkanımıza, İçişleri Bakanımıza, Komisyon Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."


TDED 3'üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na; Ak Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Veysi Kaynak, Celalettin Güvenç, Mehmet Uğur Dilipak ve İmran Kılıç, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ile çok sayıda davetli katıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------------------------


Salondan genel görünüm


Ekrem Erdem


Ekrem Erdem, eşi Dursune Erdem ile birlikte


İstiklal Marşı'nın okunması


Ekrem Erdem'in konuşması


Hatıra fotoğrafı çektirilmesi


Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)


========================================


Anaokulu öğrencileri, sokak hayvanları için barınma evleri yaptı


ZONGULDAK'ta anaokulu öğrencileri, sokak hayvanlarının barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmek için  'Minik arkadaşım' projesi kapsamında aileleriyle birlikte 11 adet barınma evi yaptı. Çocuklar öğretmenleriyle birlikte sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin bulunduğu alanlara kulübeleri bıraktı.


Yayla Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Anaokulu'nda eğitim gören 3 ve 4 yaşlarındaki 11 öğrenci, öğretmenleri Diren Kılav ile birlikte 'Minik arkadaşım' projesi kapsamında sokak hayvanlarının barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kulübeler yapmaya başladı. 1 hafta süren projede çocuklar, evlerinde aileleriyle birlikte kulübeler yaptı. Okulda da süren proje ile 11 barınma evi tamamlandı. Öğretmen Diren Kılav ve öğrenciler, barınma evinden birini okul bahçesine dün gelen yavru kedi için ayırdı. Öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte okul bahçesine koydukları barınma evine 'bebiş' adını verdikleri kedinin girdiğini görünce çok mutlu oldu. Yeni yuvasına girerek uyuyan kedi, çocukların ilgi odağı oldu.


Diren Kılav, çocuklara hayvan sevgisini kazandırmak için projenin çok önemli olduğu söyledi. Çocukların heyecanla barınma evlerini yaptıklarını anlatan Kılav, şöyle dedi:


"Çocuklarla dışarıda bir etkinlik yaparken sokak hayvanlarının çok fazla olduğunu gördük. Bu çocuklarında ilgisini çekti. Çocuklar 'neden evleri yok?', 'kışın üşümüyorlar mı?' sorularını bana sordular. Bizde buna sessiz kalmak istemedik ve onlar için evler yapmaya karar erdik. Çocuklar çok mutlu oldular ve heyecanlandılar. Öğrencilerimize aileleri destek oldular. Evlerinde aileleriyle birlikte barınma evlerini yaptılar. Kendi hayal güçlerine göre, el becerileriyle yaptılar. Barınma evlerinin bir kısmını Zonguldak Belediyesi'nin kedi evine bir kısmını da biz sokak hayvanlarını yaşadığı alanlara bırakacağız."


Görüntü Dökümü:


------------------------


-Çocuklar ve barınma evlerinden detaylar


-Öğretmen Diren Kılav ile röp.


-Bahçeye bırakılan barınak


-Kedinin içinde oynaması


-Çocukların ilgilenmesi


Süre: (206 MB) Boyut: (6.27)


Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,


==============================================


Niğde'nin ilk tıp öğrencileri beyaz önlük giydi


NİĞDE Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanan 62 öğrenci için 'Beyaz Önlük Giyme' töreni düzenlendi.


Törene Niğde Vali Yardımcısı Cemil Kılınç, Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar, Niğde Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Yılmaz Yücel, akademik personel, öğrenciler ve veliler katıldı. Rektör Prof. Dr. Muhsin Kar, bu yıl ilk defa eğitime başlayan tıp fakültesine 62 öğrencinin kayıt yaptırdığını ve tıp eğitimin verilmeye başlandığını söyledi. Kar, "Tıp Fakültemizin mevcut akademik kadro genişliği Yüksek Öğrenim  kurulu tarafından belirlenen koşulları fazlası ile sağlamış durumdadır. Şuanda tıp fakültemizin temel tıp bilimleri bölümünde 14, cerrahi ve dahili tıp bilimlerinde 21 olmak üzere toplam 35 öğretim üyemiz ile tıp eğitimi başlamıştır. Hastanelerimizde özellikli sağlık hizmetlerinin sunulması amacıyla şuanda 4 öğretim üyemiz Ankara ve İstanbul'da alanında Türkiye'nin en önemli sağlık kurumlarında uzmanlık sonrası bilgi ve tecrübelerini arttırmak için eğitim görmektedir. Eğitimler tamamlandığında hem Niğde'mizin hem de bölgemizin bu alanlarla ilgili eksikliğini gidermiş ve önemli bir boşluğu doldurmuş olacaklardır"dedi.


Niğde Vali Yardımcısı Cemil Kılınç ise şunları söyledi:


"Türkiye'de eğitim hayatı erken yaşta başlıyor. İlkokuldan üniversiteye kadar bu mücadele devam ediyor. Bu gençlerimiz eğitim çağlarının başından bu yana çok büyük emekler harcadılar. Gençlerimizin buraya gelmesinde büyük katkı olan ailelerini de unutmamak gerekir. Arkalarından destek ve dualarını eksik etmeyen ailelerine teşekkür ediyorum. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi yeni fakülteleri de bünyesine katarak hızla büyüyor. Tıp fakültesi bir üniversite için oldukça önemlidir. Bir şehirde üniversite açmanın kriterleri vardır. Aynı zamanda bir üniversitede tıp fakültesi açmanın da kriterleri vardır. Niğde bu anlamda bir tıp fakültesini hak edecek anlamda gelişmiştir, kalkınmıştır ve gelecek vaad etmektedir."


Görüntü Dökümü


------------------------


Öğrenciler yerini alırken görüntü


Öğrencilerden görüntü


Ailelerden görüntü


Rektör Muhsin Kar'ın konuşması


Niğde Vali yardımcısının konuşması


Önlük giydirilirken görüntü


Süre: 02'47"    Boyut: 178 MB


Haber-Kamera: ALİ KADI/NİĞDE,


==============================================


Bitlis'te 'Ceviz Çalıştayı' yapıldı


 BİTLİS Valiliği, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ), Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), Adilcevaz Kaymakamlığı ve Adilcevaz Belediyesi iş birliğiyle, Adilcevaz Ceviz Festivali kapsamında, 'Bitlis ve Çevresi Ceviz Çalıştayı' yapıldı.


Adilcevaz cevizinin bilimsel anlamda üretimin artırılması, yaygınlaştırılması ve daha kaliteli ceviz üretiminin elde edilmesi amacıyla düzenlenen Ceviz Festivali ve Kültür Etkinlikleri kapsamında bu yıl çalıştay da yapıldı. Bitlis Eren Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu konferans salonunda yapılan çalıştaya, Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, YYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kazan Kaya, Bitlis Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fatih Asak, bilim adamları ve ceviz yetiştiricileri katıldı.


Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, yapılacak çalıştayın ilin ekonomisine önemli katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Üretimin artırılması ve daha kaliteli ceviz üretiminin elde edilmesi noktasında önemli fikirlerin ortaya çıkacağını belirten Vali Ustaoğlu, şöyle konuştu:


"İlimiz açısından çok önemli olan cevizimiz, çalıştay sonuçları da göz önüne alınarak katma değeri çok daha üst düzeye çıkacak. Çok güzel çalışmaların altına imza atılacağına inanıyorum. Siirt fıstığı, 15 ila 20 yıl öncesine kadar çok az üretiliyordu, çok da bilinmiyordu. Ama 2 binli yıllarda başlatılan bir çalışmayla dağa taşa fıstık dikildi. Bugün Siirt'in ekonomisinde çok önemli bir yere geldi. Bugün çok ciddi meyveleri alınıyorsa, bizimde yapacağımız projeler sonucunda bölgemizin dağını taşını cevizle donatmamız lazım. Özellikle kışın yoğun şekilde potansiyel ve saha tespitleri yapacağız. Bizlerin de katkılarıyla gerek bakanlık gerekse fon alabileceğimiz kuruluşlar nezdinde adeta 2018 yılını burada ceviz fidanı dikme seferberliği yılı ilan ediyoruz. Bölgemizin buna çok ihtiyacı var. Marka oluşturmak ve marka değeri yaratmak kolay değil. Üretimin artırılması, yaygınlaştırılması ve kalitenin yükseltilmesi adına bu çalışma çok yerinde oldu."


Vali Ustaoğlu, Bitlis'in artık huzur şehri, emniyet ve güven şehri olduğunu da belirterek, "Yıllardır bölgenin başına bela olan bölücü terör örgütüne karşı yapılan ve kahramanca verilen mücadele ve en önemlisi de buna karşı bölge insanımızın yerinden ayrılmadan, köylerini terk etmeden devletimizle birlikte verdiği bu mücadele bizim için çok önemli. Bunlara katkı sağlamak adına, bunların köylerinde, yurtlarında kalmaları adına bu ata yurdunda Anadolu'ya ilk giriş yaptığımız müslümanların 641 ve 642 yıllarında geldiği bu coğrafya burası bir islam beldesi. Bu anlamda böyle bir beldeyi biz birilerine terk edemeyiz, böyle bir beldeyi inşallah inşa etme ve geliştirme noktasında tüm gücümüz ve gayretimizi göstereceğiz. Bu çalışmanın bu coğrafyaya yapılacak en güzel çalışmalardan biri olduğunu düşünüyorum" dedi.


Çalıştayda konuşan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, üniversitelerin sadece eğitim öğretim yapan kurumlar olmadığını, bulundukları yerlerde yerel dinamikleri sosyal kültürel ve ekonomik dinamikleri harekete geçirmek zorunda olduklarını belirtirken, YYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kazan Kaya ise, rekabetin arttığı küreselleşen dünyada söz sahibi olmak isteyen ülkelerin yatırımlarını geleneksel yöntemlerle bilimsel bilginin ışığında planlayarak yapmak zorunda olduğunu söyledi. Kazankaya, "Bu kapsamda günümüzde bilgi sermaye emek ve doğal kaynaklara ek olarak bir işletmenin girdileri de yerini almıştır. Bilgi faktörü göz önüne alınmadan yapılan yatırımlarda sermaye, emek ve doğal kaynaklar kayıpla kaçınılmaz olacaktır. Düzenlediğimiz bu çalıştayda ceviz yetiştiriciliğiyle ilgili temel bilgiler verilecektir. Sektörün ülke ve dünya ölçeğindeki yeri gösterilecek. Fidan üretimi, aşılama, zararlılarla mücadele ve hasat konularıyla ülkemizin değişik üniversitelerinden katılan hocalarımız sunumlar gerçekleştirilecektir. Ana vatanı ülkemiz olan ceviz ağacının meyvesi, gövdesi ve meyve kabuğunun önemli bir ekonomik değere sahip olması ve cevizin çoğunlukla ABD Şili, Ukrayna gibi ülkelerden ithal edilmesi nedeniyle ceviz bahçesi kurulumuna son yıllarda ilgi artmıştır. Kapama ceviz bahçesi yatırımı son yıllarda popüler olan yatırımlardan biri olmaya devam etmektedir. Orman genel müdürü ve gıda, tarım hayvancılık bakanlığının teşviğiyle bir çok vatandaşımız ceviz bahçesine sahip olmuştur. Cevizin ana vatanı olan topraklarımızı ihracatımızın yok denecek kadar az olması, ceviz yatırımının önemini ortaya koymaktadır" dedi.


Yapılan konuşmaların ardından Moderatörlüğünü Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen'in yaptığı, 1. Oturuma geçildi. Oturumda, Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen 'Cevizin besin değeri ve beslenmedeki önemi', Prof. Dr. Ahmet Kazankaya, 'Adilcevaz 1 ve Kazankaya ceviz çeşidinin özellikleri', Prof. Dr. F. Ekmel Tekintaş, 'Ceviz bahçesi tesisi ve don zararlılarından korunması' ve Dr. Yılmaz Boz, 'Değişik ekolojik koşullarda yetiştirilen ceviz çeşitlerinin performansı' konularında bildiri sundu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


------------------------------


-Salonda çalıştaya katılanlardan detaylar


-Çalıştaya Katılan protokolden detaylar


-Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması


-YYU Rektor Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kazankaya'nın konuşması


-Gıda Tarım ve Hayvancılık Il Muduru Fatıh Asak'ın Konusması


-Bıtlıs Eren Unıversıtesı Rektoru Prof. Dr. Erdal Necıp Yardım'ın konusması


-Bıtlıs Valısı Ismaıl Ustaoglu'nun konusması


-calıstay'dan detay görüntüler


Haber: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, -

Kaynak: DHA