Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

1)ALPEREN SAKİN DAVASINDA İKİNCİ DURUŞMA BAŞLADIİZMİR'in Çiğli İlçesi'nde, 3 ay önce kreş servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüne neden olmakla suçlanan ve olayın ardından tutuklanan servis şoförü T.İ. ve eşi okul sahibi Y.İ.

Dha Yurt Bülteni-4

1)ALPEREN SAKİN DAVASINDA İKİNCİ DURUŞMA BAŞLADI

İZMİR'in Çiğli İlçesi'nde, 3 ay önce kreş servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüne neden olmakla suçlanan ve olayın ardından tutuklanan servis şoförü T.İ. ve eşi okul sahibi Y.İ.'nin de aralarında bulunduğu, 4'ü tutuksuz 6 sanık hakkında, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek' ve 'suç delillerini yok etmek'en, 5 yıldan 14 yıla kadar değişen hapis cezası istemiyle açılan davanın ikinci duruşması başladı.

Çiğli'nin Köyiçi Mahallesi'nde geçen 15 Ağustos'ta meydana gelen olayda, Serkan Sakin ile Buket Sakin çiftinin oğulları Alperen Sakin, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na götürülmek üzere servis sürücüsü 47 yaşındaki T.İ. ile rehber personel 17 yaşındaki D.K.'ya teslim edildi. Öğrenciler indirildiği sırada D.K., ağlayan bir öğrenciyi alarak okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen sürücü, aracı okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti. Alperen'in kreşte olmadığını saatler sonra fark eden öğretmenler ile görevliler, okul ve bahçesini aramaya başladı. Aramadan sonuç alınamayınca okulun güvenlik kamerası kayıtları incelendi, Alperen'in okula hiç girmediğini görüldü. Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler, minik Alperen'in, sabah oturduğu koltukta cansız bedenini buldu. Okul yöneticileri polise verdikleri ilk ifadelerinde gerçeği sakladı, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürüldüğü söylendi. Bu durumdan şüphelenen polis, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak olayı aydınlattı. Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında servis sürücüsü T.İ. ile eşi okulu işletmecisi Y.İ. tutuklandı.

SORUMLULAR YARGILANMAYA BAŞLADI

Kamuoyunun tepkisine neden olan olayın ardından Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar servis sürücüsü T.İ. ile eşi okul işletmecisi Y.İ., tutuksuz sanıklardan servis görevlisi D.K. ve sorumlu müdür B.G. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' ile 'suç delillerini yok etmek' suçlarından toplam 14'er yıl hapis cezası istendi. Öğretmen A.G. hakkında 'taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten 6 yıla kadar hapis cezası, okul çalışanı A.S. hakkında ise 'suç delillerini yok etmek'ten 5 yıla kadara hapis cezası talep edildi. Karşıyaka 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davaya geçen 9 Kasım'da yapılan duruşmayla başlandı.

İKİNCİ DURUŞMA

Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına unutulduğu servis aracında ölen minik Alperen Sakin'in babası Serkan Sakin ile gözyaşı döken annesi Buket Sakin, tutuklu sanıklar Y.İ. eşi T.İ., tutuksuz sanıklar D.K., A.G. ile ilk duruşmaya katılmayan mesul müdür B.G. ve tarafların avukatları katıldı. Diğer tutuksuz sanık A.S. ise gelmedi. Davaya müdahil olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü avukatı da duruşmada hazır bulundu. İlk celsede sanıkların ifade verdiği davanın bugünkü duruşmasında tanıklar dinlenecek.

BARODAN AÇIKLAMA

Öte yandan duruşma öncesi İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi adına basın açıklaması yaptı. Baro olarak Alperen Sakin davasının takipçisi olduklarını belirten Özcan, "İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi, hak ihlallerinde çocuklarımızın yanında olmuştur. Çocukların korunup geliştirilmesi gereken haklarını başında eğitim hakkı gelmektedir. Uygulamaya konulan son müfredatla ilgili eleştirilerimizi de daha önce basın açıklamasıyla yaptık. Bunlara ek olarak okul sayısının, anaokullarından başlayarak arttırılması gerekmektedir. Böylece çocuklarımız ikili öğretimden kurtarılacaktır. Yerleşim alanları içinde kurulan okullar sayesinde servisle ulaşım ortadan kaldırılacaktır. Ülke çapında geleceğin teminatı olan kız çocukları mutlaka eğitime kazandırılmalıdır. Avrupa ülkelerinden kopuşu sağlayan farklı saat uygulamasından vazgeçilmeli ve çocukların refahı için çalışan annelere ek olanaklar sunulmalıdır. Basın açıklamamızı bugün burada yapma sebebimiz Alperen'dir. Ciddi ihmaller sonucu gerçekleşen ve kamu vicdanında derin yaralar açan Alperen'in ölümüyle ilgili yargılama Karşıyaka Adliyesi'nde görülmektedir. Biz de İzmir Barosu olarak bu önemli davada yer almak istedik. Ailenin bütün yargılama aşamasında yanında olacağız ve Alperenin haklarını sonuna kadar savunacağız. Dostluk, barış, hoşgörü olan bir dünyada yaşamaları dileğiyle çocuklarımızın Dünya Çocuk Günü kutlu olsun" dedi.

Görüntü Dökümü

----------------------

Baro Başkanı Aydın Özcan'ın açıklaması

Alperen Sakin'in ailesinden görüntü

Genel ve detay görüntü

(Haber: Mehmet CANDAN - Mehmet GÜNEY, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

=======================================================

2)BOŞ HAVUZDA MAHSUR KALAN YABAN TAVŞANINI KURTARDI

ERZİNCAN'ın Üzümlü İlçesi'nde boş havuza düşen yaban tavşanı uzun uğraşlar sonucu yakalanarak, yeniden doğaya bırakıldı. Erzincan'da yıllardan bu yana gazetecilik ve yazarlık yapan 61 yaşındaki Halil İbrahim Özdemir, hafta sonunda Üzümlü İlçesi'ndeki bağ evine gidince tarımsal sulama için kullandığı 2.5 metre derinliğindeki havuzun içerisinde yaban tavşanı ile karşılaştı. Bir süre önce boş havuza düştüğü tahmin edilen tavşanı yakalamak için uzun süre uğraşan Özdemir, kovalamaca ardından tavşanı yakaladı. Tavşanı bir süre seven Halil İbrahim Özdemir, hayvanı öptükten sonra yeniden doğaya bıraktı. Tavşanın kurtarılma anları cep telefonu ile kaydedildi. Tavşan bırakıldıktan kısa süre sonra gözden kayboldu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Tavşanın havuzun içerisindeki görüntüsü

-Tavşanın kovalamaca anları

-Tavşanın yakalanması

Halil İbrahim Özdemir'in konuşması

Tavşanın serbest bırakılışı ve gözden kayboluşu

(Haber: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN, -

========================================================

(ÖZEL)

3)MARMARA ADALAR'IN MERMERİNE ARAP İLGİSİ SÜRÜYOR 

DÜNYADAKİ maden rezevrinin yaklaşık yüzde 15'ini bulunduran ve 3 bin yıldır tüm dünyaya mermer gönderen Balıkesir'in Marmara Adalar'da bulunan mermer rezervinde, bu yıl da en çok ihracat Arap ülkelerine yapıldı. Orta Doğu'daki en çok ihracat yapılan ülke olan Suriye'nin yerini yaşadığı iç savaş nedeniyle Ürdün aldı.

Dünyanın pek çok ülkesine yıllardır mermer ihracatı yapılan Balıkesir'e bağlı Marmara Adalar'ının Saray Mahallesindeki yaklaşık 3 bin yıllık geçmişi olan mermer rezervi blok mermer ve kırık mermer(mıcır) ürünleri ile halen dünya devi şirket ve işletmelerin gözde rezervi olma özelliğini koruyor. Toplam, 29 mermer işletmesi ile çalışılan rezerv hakkında bilgiler veren Marmara Adalar Belediyesi Başkanı Süleyman Aksoy, "2017 yılında,  Marmara Adası'ndan 50 bin metreküp blok Mermer iskelelerimizden gemilere yüklenmiş. Bunun yüzde sekseni ihracata yüzde 20'si de iç piyasadaki fabrikalarımızda gönderildi." dedi.

Açıklamasında, en fazla mermer ihracatının Arap ülkelerine yapıldığını belirten Süleyman Aksoy, Orta Doğu'da devam eden savaşın bu ülkelere yapılan ihracatı olumsuz yönde etkilediğini açıkladı. Aksoy, İhracattaki en büyük müşterimiz Suriye'ydi. Savaş olmadan önce günde yaklaşık 5 bin ile 15 bin metreküp arasında mermeri Suriye'ye gönderiyorduk. Savaş olduktan sonra sektörde bir durulma oldu. Ancak bugün en büyük ihracat noktamız Ürdün olmuş durumda. Kaliteli mermere ise en fazla Çin ilgi gösteriyor" dedi.

Başkan Aksoy, çıkartılan mermerlerin genellikle camiler de, mezarların yapımında, aralarında tarihi yapılarında olduğu binaların donanımlarında kullanıldığını sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Mermer nakliye tesisinden görüntüler

Başkan Aksoy ile röportaj

SÜRE: 2 DK 46 SN

BOYUT: 88 MB

Enver Fatih TIKIR/Mehmet BAKİ/MARMARA(Balıkesir)  

===========================================================

4)KÖPRÜ ÜZERİNDE TIRAŞ KEYFİ

ADANA'da berber 21 yaşındaki Kürşat Çağlıyan, iş yerinde sıkılan müşterilerini randevulaştığı açık alanlarda tıraş etmeye başladı.

Kürşat Çağlıyan, müşterilerinin tıraş olurken sıkıldığını fark edip harekete geçti. Çağlıyan, Türkiye'nin en uzun köprülerinden biri olan Seyhan Baraj Gölü üzerindeki Çatalan Köprüsü'nde bir arkadaşını saçını kesip, sosyal medya hesabından paylaştı. Kısa sürede yayılan görüntüleri izleyenler, Çağlıyan'ı arayarak aynı yerde tıraş olmak istediklerini söyledi.

Her gün çok sayıda kişinin arayıp, değişik alanlarda tıraş olmak istediğini söyleyen Çağlıyan, "Müşterilerimizi özel berber koltuğunda istediği yerde tıraş ediyoruz. Bunun ücreti biraz farklı, doğaya karşı tıraş olup farklı bir deneyim yaşıyorlar. Ancak en çok istek köprü üzerinde tıraş için geliyor" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Berber Kürşat Çağlıyan'ın bir vatandaşı köprü üzerinde traş etmesi

Traş olan vatandaş ile röp.

Detay görüntüler

Masanın üzerindeki malzemelerden görüntü

Sıra bekleyen bir vatandaşın konuşması

Genel görüntüler

SÜRE: 02'29"    BOYUT: 152 MB

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,

=================================================

(ÖZEL)

5)43 YILLIK GAZETELERİ DEKORASYONDA KULLANDI

TOKAT'ta kafe işletmecisi 42 yaşındaki Murat Sezer, çocukluktan bu yana biriktirdiği ulusal gazeteleri işletmeciliğini yaptığı kafenin duvarlarında dekorasyon olarak kullandı. Kent merkezinde babasının kahvehanesini 1 yıl önce kafeye çeviren Murat Sezer, dekorasyon için farklı bir fikir geliştirdi. Sezer, çocukken biriktirdiği ulusal gazeteleri kafenin duvarlarında dekorasyon malzemesi yaptı. Ayrıca Sezer, bazı gazeteleri de müşterilerinin okuması için kitap bölümüne koydu. Görenlerin dikkatini çeken kafe özellikle orta yaşlı vatandaşların uğrak yeri oldu. 

"35 YILLIK KAHVEHANEYI KAFEYE ÇEVİRDİK"

Duvarlarda 1975- 1985 yılları arasında yer alan gazetelerin bulunduğunu söyleyen Murat Sezer, "Eskiye olan merakımdan dolayı, gazete biriktirmeye başladım. 35 yıldır biriktirdiğim gazetelerin bir kısmını burada kullandım. Henüz kullanmadığım daha özel gazeteler ve kitaplar da var. Eskiye karşı bende bir merak var. Buraya gelen insanlar genelde orta yaş ve üstü kendi gençliklerine, çocukluklarına dönsünler diye böyle bir şey yaptım. Biraz da yeni ve eski kitaplarla destekledim. Bir sene önce tadilattan geçirdikten sonra bu hale getirdik. 35 yıllık kahvehaneyi kafe tarzında daha çok okumaya yönelik yaptık. Halen günlük 4 tane gazete de alıyoruz." dedi.

"TEK TEK OKUYANLAR VAR"

Çok ilginç tepkilerle karşılaştığını belirten Murat Sezer, "Bu gazeteleri ne zaman sökeceksiniz.  Boya mı yapılacak? diyenler de oldu. Tabi bunu görüp burada fotoğraf çektirmek isteyenler de oldu. Özelikle daha çok dışarıdan gelenlerin ilgisini çekiyor. Tek tek satır satır gazeteleri okuyanları da gördüm. Bazı insanların ilgisini çekiyor. Bazı insanların da hiç ilgisini çekmeden geçip gidiyor. Oyun oynamayı kaldırdım. İnsanlar oyun oynayacağına oturup muhabbet etsin, çaylarını içsinler, okusunlar diye yaptım. İlerleyen zamanda bunun daha da büyüğünü yapacağım." ifadelerini kullandı. 

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Kafeden görüntüler

-Duvarlardaki eski tarihli gazeteler

-Masalara bırakılan eski gazeteler

-İşletmecinin konuşmaları

Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ/TOKAT,

(268 mb)

==============================================

(ÖZEL HABER)

6)ARTVİN'DE CAM SEYİR TERASINA ÇIKMAK CESARET İSTİYOR

ARTVİN'de, Hatila Vadisi Milli Parkı'ndaki, Türkiye'nin en yüksek cam seyir terası ziyaretçilerini ağırlıyor. Yılda 50 bin kişi tarafından ziyaret edilen ve 220 metre yükseklikte sarp kayalara monte edilen terasta seyir ise cesaret istiyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce 2016 yılında hizmete açılan ve kent merkezine yaklaşık 12 kilometre uzaktaki Sıkıldım Kayası mevkisinde 490 metre rakımda, Hatila Deresi'nden ise 220 metre yükseklikte sarp kayalara monte edilen cam seyir terası, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Hatila Vadisi Milli Parkı'nda yaptırılan Türkiye'nin en yüksek cam seyir terası, bir yıl içinde yerli ve yabancı 50 bin kişiye de ev sahipliği yaptı. Cam seyir terasını ziyarete gelenlerin sayısı kent merkezinin 25 binlik nüfusunu da ikiye katladığı görüldü.

50 METREKARE CAM ALAN

Kaya birleşim noktasından 15 metrelik mesafeye uzanan cam seyir terası, 7 metre uzunlukta ve 7 buçuk metre genişliğe sahip. Turistlerin yanı sıra bölgeyi ziyarete gelen doğa tutkunları da yaklaşık 50 metrekare genişliğindeki cam alanda eşsiz manzarayı izleme fırsatı buluyor. Cam seyir terasının bölgede havaların ısınmasıyla birlikte yeni turizm sezonunda da yeniden ziyaretçilerinin akınına uğraması bekleniyor.

TARASA ÇIKMAK CESARET İSTİYOR

Cam seyir terasının üzerinde ziyaretçiler ilk deneyimlerinde heyecan ve tereddüt yaşarken bir süre sonra da eşsiz doğa manzarasının keyfini çıkarıyor.  Cam seyir terasını ziyaret eden Tanju Özer, "Türkiye'nin en büyük cam seyir terasının ilimizde olduğu için mutluyuz ve gururluyuz. Burası son zamanlarda yoğun ilgi görüyor. Dışarıdan gelen misafirlerimizi genlikle buraya getiriyoruz. Camın üstünde durmak ürkütücü olduğu kadar bir o kadar da heyecanlı. Manzara bir harika ama bu terasa çıkmak bazıları için de cesaret istiyor" dedi.

"YÜKSEKLİK KORKUMU FARK ETTİM"

Cam seyir terasını ilk kez ziyaret eden emekli öğretmen Ayşe Çetiner de çok merak ettiği için bölgeye geldiğini ifade ederek şöyle konuştu:

"İstanbul'dan geliyoruz Artvin'in metini duyduk. Şavşat'ı gezdik, en çok merak ettiğimiz yerlerden birisi de cam seyir terasıydı. İlk defa çıkıyorum, yükseklik korkumun olduğunu burada hissettim. İnanılmaz deneyimdi benim için. Bu heyecanı yaşamak için değerdi. Müthiş bir doğa, içerisinde kurulmuş adrenalin ve heyecan dolu bir seyir terası olmuş"

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Röportajlar

-Cam seyir terası görüntüleri

-Drone görüntüsü

-Detaylar

HABER KAMERA: ADEM GÜNGÖR-ARTVİN/DHA