AYM, Hasan Cemal’in kitapları ile CHP ve HDP yayınlarının toplatılmasına ilişkin ihlal kararı verdi: AİHM'in Kaos GL yayınına ilişkin kararına atıf yapıldı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
AYM, Hasan Cemal’in kitapları ile CHP ve HDP yayınlarının toplatılmasına ilişkin ihlal kararı verdi: AİHM'in Kaos GL yayınına ilişkin kararına atıf yapıldı
Güncelleme:
+14 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anayasa Mahkemesi (AYM), aralarında gazeteci ve yazar Hasan Cemal, yazar Yavuz Ekinci, CHP ve HDP'nin de bulunduğu başvurucuların eserlerine ilişkin verilen toplatma, basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı kararlarının ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine karar verdi. AYM, toplatma kararlarının kanunilik şartını karşılamadığını belirterek, başvurucular hakkında yeniden yargılama yapılmasına ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, AİHM'in daha önceki Kaos GL/Türkiye kararına da yer verilerek, müstehcenlik suçlamasıyla Kaos GL dergisinin bir sayısının toplatılması ve derginin yayımlanmamasının ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirildiği hatırlatıldı.

Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) – Anayasa Mahkemesi (AYM), aralarında gazeteci ve yazar Hasan Cemal, yazar Yavuz Ekinci, CHP ve HDP'nin de bulunduğu başvurucuların eserlerine ilişkin verilen toplatma, basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı kararlarının ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine karar verdi. AYM, toplatma kararlarının kanunilik şartını karşılamadığını belirterek, başvurucular hakkında yeniden yargılama yapılmasına ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, AİHM'in daha önceki Kaos GL/ Türkiye kararına da yer verilerek, müstehcenlik suçlamasıyla Kaos GL dergisinin bir sayısının toplatılması ve derginin yayımlanmamasının ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirildiği hatırlatıldı.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hasan Kaya Cemal, Serfiraz Tuğçe Tatari Demirören, Rojvin Perişan, Yavuz Ekinci, CHP ve HDP'nin de bulunduğu başvuruları 16 Aralık 2025 tarihinde birleştirerek karara bağladı.

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan gerekçeli kararda, başvurucuların yazarı veya basımcısı/yayımcısı oldukları basılmış eserler hakkında toplatma, dağıtım, satış, basım ve çoğaltma yasağı kararları verilmesini ifade ve basın özgürlüklerine müdahale olarak değerlendirdi.

Kararda, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında Türkiye dışında basılmış eserlerle ilgili dağıtım ve satış yasağı öngörüldüğü, başvuru konusu eserlerin tamamının ise Türkiye'de basıldığı belirtildi. AYM, bu nedenle söz konusu hükmün Türkiye'de basılmış eserler hakkında toplatma kararları yönünden kanunilik ölçütünü karşılamadığı sonucuna vardı.

Kararda ayrıca, Türkiye'de basılmış eserler yönünden basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı kararı verilemeyeceği, bu nedenle bu yöndeki müdahalelerin de kanunilik koşulunu sağlamadığı ifade edildi.

"TOPLATMA KARARLARI NİHAİ YAPTIRIM MAHİYETİ KAZANDI"

AYM, başvuru konusu toplatma kararlarının tamamının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan birinin işlendiği şüphesiyle verildiğini belirtti. Kararda, halen geçerli olan ve uygulanan toplatma kararlarının ceza yargılamalarında geçici ve amaçla orantılı olarak verilmesi gereken bir koruma tedbirinin kapsamını aştığı, basılmış eserler bakımından eserin yok edilmesiyle aynı etkiyi yaratan nihai bir yaptırım niteliği kazandığı tespitine yer verildi.

AYM, bazı başvurularda eserlerin yazarları hakkında yıllar önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğine de dikkati çekti. Kararda, bu durumlarda toplatma kararlarının koruma tedbiri niteliğini sürdürdüğünden söz edilemeyeceği belirtildi.

"GEREKÇELİ TOPLATMA KARARLARI İLGİLİLERE TEBLİĞ EDİLMELİ"

AYM, başvuru konusu toplatma kararlarının hiçbirinin başvuruculara tebliğ edilmediğine de bildirdi. Kararda, basılmış eserin yaratıcısı ya da eseri basan ve yayan kişilerin toplatma kararından haberdar olmalarının ve bu kararlara itiraz etmelerinin zorlaştırıldığı belirtildi. AYM, 5187 sayılı Kanun kapsamında cezai sorumluluğu bulunan ve uygulamada toplatma kararlarına itiraz hakları kabul edilen kişilerin gerekçeli toplatma kararından tebliğ yoluyla derhal haberdar olmalarının, koruma tedbiri şeklindeki müdahaleye karşı etkili bir başvuru yolu sağlanması açısından zorunlu olduğunu ifade etti. Kararda, basılmış eserlerle ilgili gerekçeli toplatma kararlarının ilgililere tebliğini sağlayacak bir yargısal pratik oluşturulması veya düzenleme getirilmesinin, sorunun yapısal hale dönüşmesini engelleyebileceği belirtildi.

"TOPLU TOPLATMA KARARLARINDA GEREKÇE GÖSTERMEK ZORLAŞIYOR"

AYM, birden fazla basılmış eser hakkında toplu şekilde verilen toplatma kararlarına da dikkati çekti. Kararda, başka bir soruşturma kapsamında gerçekleştirilen üst veya ikamet aramalarında ele geçirilen basılmış eserler hakkında toplu şekilde toplatma kararları verildiği gözlemlendiği belirtilerek, böyle bir uygulamada her bir basılmış eser yönünden ağır bir koruma tedbirine başvurulmasını meşru ve hukuki kılacak gerekçelerin gösterilmesinin oldukça zorlaşacağı ifade edildi. Kararda, bu durumda toplatma kararına etkili şekilde itiraz etme ve itiraz merciinin etkili denetim yapabilme imkanının da ortadan kalkacağı belirtildi.

YAYINLARIN TOPLATILMASINDA GENEL HÜKÜMLER VURGUSU

Anayasa'nın 28. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedilen kararda, süreli ve süresiz yayınların toplatılması konusunda Anayasa'nın öngördüğü şartların oluşması halinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin genel hükümlerinin uygulanması gerektiği ifade edildi. AYM, basılmış eserlerin toplatılmasının 5187 sayılı Kanun'un 25. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şartlar dahilinde ve uygun düştüğü ölçüde genel hükümlere göre yürütülmesi gerektiği sonucuna vardı.

"TOPLATMA TEDBİRİNİN DEVAMINA GEREK OLUP OLMADIĞI DENETLENMELİ"

Kararda, ifade özgürlüğü yönünden ağır bir müdahale oluşturan toplatma tedbirinin devamına gerek olup olmadığına ilişkin denetimin her aşamada yapılabileceği ifade edildi. Basılmış eserlerle işlenen suçlara ilişkin yargılamaların "acele işlerden" sayıldığını ve güncelliğini yitirme tehlikesi bulunan eserler yönünden bu aciliyetin daha da arttığı vurgulanan kararda, bazı dosyalarda herhangi bir kovuşturma başlatılmadığı, bazı dosyalarda ise 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinde öngörülen dava açma sürelerinin aşıldığı belirtildi. AYM, bu durumlarda devam eden toplatma kararlarının ceza yargılamasından bağımsız birer yasak haline geldiğini ve nihai yaptırım niteliği kazandığını tespit etti.

AYM, AİHM'İN KAOS GL KARARINA ATIFTA BULUNDU: "İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ"

AYM, AİHM'in Kaos GL/Türkiye kararında, Kaos GL Derneği'nin çıkardığı derginin belirli bir sayısının toplatılmasına ilişkin değerlendirmelerine de yer verdi. Karara konu olayda, Kaos GL Derneği'nin başkanı ve derginin yazı işleri müdürü hakkında, derginin ilgili sayısında müstehcenlik suçunun işlendiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Savcılık, derginin söz konusu sayısının toplatılmasını talep etti. Talep, sulh ceza mahkemesi tarafından genel ahlakın korunması gerekçesiyle kabul edildi. Müstehcenlik suçundan açılan kamu davasında Kaos GL Derneği'nin başkanının beraatine ve beraat hükmü kesinleştiğinde toplatılan dergilerin iadesine karar verildi. Beraat hükmü Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti. AİHM, müdahalenin kanuniliğini değerlendirerek Anayasa'nın 28. maddesinin 6. fıkrasının kanunilik ölçütünü karşıladığına karar verdi.

Ancak AİHM, müdahalenin demokratik bir toplum düzeninin gereklerine uygunluğu yönünden derece mahkemeleri tarafından müstehcenliğe ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe gösterilemediğini belirtti. AİHM, yargı mercilerince ortaya konulan gerekçenin derginin yayımlanmasındaki 5 yıl 7 aylık gecikmeyi meşru kılmaktan uzak olduğunu kaydetti. AİHM, özellikle reşit olmayanların ilgili sayıdaki eş cinsel müstehcen içeriklere erişmelerinin engellenmesinin zorunlu bir sosyal ihtiyacı karşılayabileceğini belirtirken, somut olayda tercih edilen yaptırımdan daha hafif müdahalelerle de aynı amaca ulaşılabileceğine dikkati çekti.

Kararda, derginin abonelerden toplatılması yerine yalnızca küçüklerin ulaşabileceği büfelerden çekilmesi, reşit olmayanlara satış yasağı getirilmesi veya reşit olmayanlar yönünden uyarı şartı konulması gibi önlemlerin uygulanabileceği belirtildi. AİHM, yargılama sonunda toplatılan dergiler iade edilmiş olmasına rağmen süreçte yaşanan 5 yıl 7 aylık gecikmenin izlenen meşru amaçla orantılı olmadığına ve Kaos GL Derneği'nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

AYM, kararında ayrıca AİHM'in Association Ekin/Fransa, RTBF/Belçika, Observer ve Guardian/Birleşik Krallık, Éditions Plon/Fransa, Cumhuriyet Vakfı, Sapan/Türkiye, Handyside/Birleşik Krallık, Tierbefreier e. V./Almanya, Cicad/İsviçre, Kaptan/İsviçre ve Kaya/Türkiye kararlarına da atıfta bulunuldu.

YENİDEN YARGILAMA VE MANEVİ TAZMİNAT KARARI

AYM Genel Kurulu, başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vererek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmetti. AYM, ayrıca başvuruculara manevi tazminat ödenmesine da karar verdi.

AYM Genel Kurulu, bire karşı 14 üyeninin oyuyla hak ihlali kararı verdi.

AYM'nin ihlal kararı verdiği başvurucular şunlar:

HASAN CEMAL'İN KİTAPLARI...

Hasan Cemal'in "Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri" ve "Delila Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri" isimli kitapları hakkında 2015 yılında toplatma kararı verilmişti. AYM kararında, kitapların terör örgütü propagandası niteliğinde olduğu gerekçesiyle toplatılmasının talep edildiği, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 4 Aralık 2015 tarihinde talebi kabul ettiği belirtildi. İtiraz üzerine Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliği, 24 Aralık 2015 tarihinde toplatma ibaresinin kaldırılmasına, kitapların dağıtım ve satışlarının yasaklanmasına karar vermişti. Kararda, kitaplar nedeniyle yürütülen soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1 Haziran 2016 tarihinde, 5187 sayılı Kanun'da düzenlenen altı aylık sürenin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ve kararın kesinleştiği belirtildi.

"BOYUN EĞME" DERGİSİNİN 190. SAYISI

Başvurucular arasında Gelenek Basım Yayım ve Ticaret Limited Şirketi de yer aldı. Şirket tarafından basılan ve yayılan "Boyun Eğme" isimli haftalık derginin 11 Ekim 2019 tarihli 190. sayısının İzmir'in çeşitli bölgelerinde ücretsiz dağıtıldığının tespit edilmesi üzerine, elden dağıtım yapan kişiler hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu işledikleri şüphesiyle soruşturma başlatıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, derginin 190. sayısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu niteliğinde olabilecek içerikler bulunduğu gerekçesiyle toplatma talebinde bulundu. İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek derginin 190. sayısı hakkında toplatma kararı verdi. Şirketin itirazı ise İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26 Ekim 2019 tarihinde reddedildi. Dergiyi dağıtanlar hakkında yürütülen soruşturma sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Ocak 2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunun oluşması için etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi bulunması gerektiği, dergide ise suçun unsurlarını oluşturan bir içerik bulunmadığı ve içeriğin düşünce açıklaması ile eleştiri niteliğinde olduğu belirtildi.

"TOPRAĞIN ŞARKISI" VE "MELEKLERİN KÜLLERİNDEN" KİTAPLARI

AYM'nin incelediği başvurular arasında Rojvin Perişan'ın yazarı olduğu "Toprağın Şarkısı" ile Avesta Reklam Tanıtım Basın Yayın Müzik Dağıtım Limited Şirketi tarafından basımı ve yayımı yapılan "Meleklerin Küllerinden-Günahkar Bir Irkın Yasaklanmış Mirası" isimli kitaplar da yer aldı. Kars T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bazı mahpuslar adına gönderilen kitaplarda terör örgütü propagandası yapma suçunun işlendiğinden şüphelenilmesi üzerine Kars Cumhuriyet Başsavcılığı kitapların toplatılmasını talep etti. Kars Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek kitapların tüm nüshalarının toplatılmasına, dağıtım ve satışının yasaklanmasına karar verdi. "Toprağın Şarkısı" yönünden Rojvin Perişan ve Aram Basım Reklam ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin itirazı Ardahan Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26 Şubat 2020 tarihinde reddedildi. Avesta Yayın'ın "Meleklerin Küllerinden-Günahkar Bir Irkın Yasaklanmış Mirası" kitabı yönünden yaptığı itiraz ise 27 Kasım 2019 tarihinde reddedildi.

HDP'NİN 25 KASIM BROŞÜRLERİ...

HDP Genel Merkezi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bastırılan broşürler de AYM'nin incelediği başvurular arasında yer aldı. Broşürler dağıtılması için HDP Kars İl Başkanlığına gönderildi. Broşürlerin içeriği nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunun işlendiğinden şüphelenilmesi üzerine Kars Cumhuriyet Başsavcılığı broşürlerin tamamının toplatılmasını talep etti. Kars Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek broşürlerin tamamının toplatılmasına, dağıtım ve satışlarının da yasaklanmasına karar verdi. HDP'nin itirazı Ardahan Sulh Ceza Hakimliği tarafından 3 Temmuz 2020 tarihinde reddedildi.

"YAĞMUR KOKUYORDU KARADENİZ" KİTABI

Aram Basım Reklam ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından basılan ve yayımlanan "Yağmur Kokuyordu Karadeniz (Karadeniz Anıları-1)" isimli kitap da başvuru konusu eserlerden biri oldu. Kars T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir hükümlüye gönderilen kitap hakkında, terör örgütünün propagandasını yapma suçunun işlendiğinden bahisle soruşturma başlatıldı. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, kitabın İstanbul'da basıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kitabın toplatılmasını talep etti. İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek kitabın toplatılmasına, basımı, dağıtımı ve satışının yasaklanmasına karar verdi. Başvurucunun itirazı İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 24 Ocak 2020 tarihinde reddedildi. Kitap nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen hükümlü yönünden ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 28 Ocak 2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca altı aylık dava açma süresinin geçtiği ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu belirtildi.

CHP'NİN "21 SORUDA FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI" KİTABI

AYM'nin incelediği başvurular arasında CHP'nin 2020 yılında yayımladığı "21 Soruda FETÖ'nün Siyasi Ayağı" isimli kitap da yer aldı. 11 Şubat 2020 tarihinde CHP'nin o dönem genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM grup toplantısında yaptığı konuşma, daha sonra CHP yayınlarından kitap olarak yayımlandı. Kitap, 2020 yılının Temmuz ayında Ankara'da basıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kitapta geçen ifadeler nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun işlendiği şüphesiyle soruşturma başlattı ve kitabın toplatılmasını talep etti. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek kitabın toplatılmasına, basım, dağıtım ve satışının yasaklanmasına karar verdi. CHP'nin itirazı Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 27 Ekim 2020 tarihinde reddedildi.

AVESTA YAYIN'IN ÜÇ KİTABI

AYM'nin bir diğer başvurusu, Avesta Reklam Tanıtım Basın Yayın Müzik Dağıtım Limited Şirketi tarafından yayımlanan "Kürtler ve Kürdistan", "1880 Kürt Ayaklanması" ve "Kürt Ulusal Hareketi" isimli kitaplara ilişkin oldu. Üzümlü Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçmek isteyen bir kişinin üzerinde yapılan aramada söz konusu kitaplar ele geçirildi ve Çukurca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kitaplara el konuldu. Başsavcılık, kitaplarda Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmez bütünlüğünün hedef alındığını değerlendirdi ve kitapların toplatılmasını talep etti. Çukurca Sulh Ceza Hakimliği, kitaplarda geçen ifadeler nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun işlenmiş olabileceği gerekçesiyle talebi kabul etti. Hakimlik, 12 Eylül 2018 tarihinde kitapların mevcut kopyalarının toplatılmasına, basımı, çoğaltılması, dağıtım ve satışının yasaklanmasına karar verdi. Başvurucunun itirazı Hakkari Sulh Ceza Hakimliği tarafından kesin olarak reddedildi.

"KÜRDİSTAN TARİHİ" KİTABI

Avesta Yayın tarafından yayımlanan "Kürdistan Tarihi" isimli kitap da AYM'nin incelediği başvurular arasında yer aldı. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen bir kişinin evinde yapılan aramada kitap ele geçirildi. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı, kitabın içeriğinin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturacak nitelikte olduğu şüphesiyle tüm nüshalarının toplatılmasını talep etti. Ayvalık Sulh Ceza Hakimliği, kitapta geçen ifadeler nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunun işlenmiş olabileceği gerekçesiyle talebi kabul etti. 9 Ocak 2018 tarihinde kitabın mevcut kopyalarının toplatılmasına, basımı, çoğaltılması, dağıtılması ve satışının yasaklanmasına karar verildi. Başvurucunun itirazı Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26 Temmuz 2021 tarihinde reddedildi.

"XWEBUN" VE "GÜNEŞ ÜLKESİNDE DİRİLİŞ" YAYINLARI

AYM'nin bir başka başvurusunda İmera Basın Yayın Prodüksiyon Reklam Bilgisayar Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yayımlanan "XWEBUN" isimli gazetenin 89., 93., 105., 106. ve 107. sayıları ile Payiz Yayın tarafından yayımlanan "Güneş Ülkesinde Diriliş" kitabının üç cildi yer aldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen bir kişinin evinde yapılan aramada söz konusu gazete ve kitaplar ele geçirildi. Başsavcılık, yayınlarda terör örgütünün propagandasını yapma suçunun işlendiği şüphesiyle toplatma talebinde bulundu. Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliği 10 Şubat 2022 tarihinde gazetenin ilgili sayıları ile kitapların toplatılmasına, bunlar yönünden basım, dağıtım ve satış yasağı getirilmesine karar verdi. Kararda, başvuru konusu yayınların yanı sıra birçok süreli ve süresiz yayın hakkında da toplatma kararı verildiği belirtildi. İmera Yayın'ın gazete sayıları yönünden yaptığı itiraz 21 Mart 2022 tarihinde, Payiz Yayın'ın kitaplar yönünden yaptığı itiraz ise 19 Nisan 2022 tarihinde reddedildi.

YAVUZ EKİNCİ'NİN "RÜYASI BÖLÜNENLER" KİTABI

Yazar Yavuz Ekinci'nin, Doğan Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. tarafından yayımlanan "Rüyası Bölünenler" isimli kitabı da AYM'nin inceleme konusu oldu. Kitapta kullanılan ifadeler nedeniyle Ekinci hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Başsavcılık, 14 Mart 2023 tarihinde kitabın toplatılmasını talep etti. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği aynı tarihte talebi kabul ederek kitabın mevcut kopyalarının toplatılmasına ve basımı, dağıtımı ile satışının yasaklanmasına karar verdi. Ekinci'nin itirazı İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 29 Mart 2023 tarihinde reddedildi. Kararda, Ekinci hakkında kitapta kullandığı ifadeler nedeniyle terör örgütü propagandası yapma suçundan iddianame düzenlendiği ve iddianamenin 11 Mayıs 2024 tarihinde kabul edilerek kamu davası açıldığı belirtildi. Davanın ilk derece mahkemesi aşamasında derdest olduğu kaydedildi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.