Terörsüz Türkiye yasası Meclis'ten geçti mi? SON DURUM! Çerçeve Yasa teklifini hangi partiler onayladı?

Terörsüz Türkiye yasası Meclis'ten geçti mi? SON DURUM! Çerçeve Yasa teklifini hangi partiler onayladı?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri başladı. Genel Kurul'da partilerin teklifin kabulüne ilişkin tutumları ve milletvekillerinin değerlendirmeleri gündeme geldi. Peki, Terörsüz Türkiye yasası Meclis'ten geçti mi? Çerçeve Yasa teklifini hangi partiler onayladı? Detaylar haberimizde.

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi. Görüşmeleri izlemek üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Genel Kurul salonunda bulundu. Peki, Terörsüz Türkiye yasası Meclis'ten geçti mi? Çerçeve Yasa teklifini hangi partiler onayladı? Detaylar...

YAN YANA OTURDULAR AMA TOKALAŞMADILAR

Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve bazı milletvekilleri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile tokalaştı. Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise yan yana oturmalarına rağmen tokalaşmadı.

TÜRK BAYRAKLI ATKILARLA GELDİLER

Kanun teklifine "hayır" oyu vereceklerini açıklayan İYİ Parti Grubu, Genel Kurul salonuna Türk bayrağı motifli atkılarla ve ellerinde Türk bayraklarıyla geldi.

GRUP BAŞKANVEKİLLERİ SÖZ ALDI

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz alarak kanun teklifi ve yürütülen süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Terörsüz Türkiye sürecine katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve siyasi parti genel başkanlarına teşekkür etti.

Sürecin başarıya ulaşmasını temenni eden Kaya, şu ifadeleri kullandı:

"Önümüzde çok uzun, meşakkatli bir yol olduğunu, bu uzun ve meşakkatli yolun siyasal kamplaşma ve kutuplaşmalarla değil, tam tersine demokratik siyasal bir düzeni inşa etmekle aşılabileceğine inanıyor, sürece katkısı olan herkese tekrar teşekkür ve saygılarımı sunuyorum."

TURHAN ÇÖMEZ'DEN "10 AĞUSTOS" ELEŞTİRİSİ

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin terörsüz ve teröristsiz bir ülke olması gerektiğini belirtti. Terörün arkasında duran ve terörle arasına mesafe koymayanları kınadığını söyleyen Çömez, bazı kesimlerin "barış" kavramını istismar ettiğini savundu.

Çömez, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Sevr Antlaşması'nın imzalandığı 10 Ağustos tarihinde görüşülmek istenmesini de eleştirdi.

Çömez, "Bu güzel ülkede herkesin dostça, kardeşçe yaşayabileceği atmosferi temin etmek için İYİ Parti olarak elimizden geleni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz." dedi.

CHP'DEN DESTEK AÇIKLAMASI

CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, CHP'nin bugüne kadar silahı ve şiddeti sona erdirecek, hukuk devletini güçlendirecek çözüm önerileri sunduğunu ve bu yöndeki adımları desteklediğini söyledi.

TBMM'de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi bir sorumluluğun sonucu olduğunu ifade eden Türeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin komisyon raporu doğrultusunda hazırlandığını hatırlattı.

Konuyu CHP olarak bir devlet meselesi şeklinde ele aldıklarını belirten Türeli, şunları söyledi:

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne, terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların devreden çıkarılması, demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte Cumhuriyet'imizin demokrasiyle taçlandığı yeni dönemin başlayacağı düşüncesiyle destek vereceğiz."

GÜLİSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT: GELİN BU TARİHİ SÜRECE HEP BİRLİKTE KATKI SUNALIM

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

Koçyiğit, sürecin yalnızca bir siyasi partinin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Bu nedenle bütün siyasi partilere ve bütün milletvekili arkadaşlarımıza çağrımızdır, gelin bu tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Farklılıklarımızı koruyarak ortaklaşabileceğimiz alanları büyütelim. Eleştirilerimizi, süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim. Barışın toplumsal iradesini, Meclisin ortak iradesiyle buluşturalım çünkü barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır."

MURAT EMİR: TERÖRÜN KALICI BİTMESİ ADINA ATILABİLECEK HER ADIMI BENİMSİYORUZ

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, terörün kalıcı şekilde sona erdirilmesi, silahların susması ve demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulduğunu hatırlattı.

Komisyonun önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ve hazırladığı raporu sunduğunu belirten Emir, raporun 6. bölümündeki terörün sona erdirilmesine yönelik adımlar doğrultusunda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin hazırlandığını aktardı.

Emir, raporun 7. bölümünde ele alınan "demokrasi" başlığında ise herhangi bir adım atılmadığını ileri sürdü. Sürekli olarak "Bir daha şehitler olmasın, kan akmasın" dediklerini ifade etti.

İktidarın Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymadığını savunan Emir, şöyle devam etti:

"Biz silahların susması, terörün kalıcı bitmesi adına atılabilecek her adımı, gelebilecek her öneriyi benimsiyoruz, ciddiye alıyoruz, önemsiyoruz. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili olarak bugüne kadar eleştirilerimizi, önerilerimizi gündeme getirdik. Üzülerek söylemeyelim ki teklifin geliş biçimi, hazırlanış biçimi, komisyonda noktasına, virgülüne dahi dokundurulmamış, ortak akıl çalıştırılmamış, önemli eksiklikler olmuştur. Partimizin tutumunu Genel Başkanı'mız ayrıntılı değerlendirecek, hem milletimizle hem Meclis'imizle paylaşacaktır."

ABDULHAMİT GÜL: EMPERYALİSTLERİN KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMA ÇABASI TARİHİN ÇÖP TENEKESİNE ATILACAK

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan halk tarafından seçilmesinin yıl dönümüne işaret etti. Gül, Erdoğan'ın milletten aldığı yetki ve güçle bölgesel ve küresel krizlerde, ayrıca Türkiye'nin huzur ve refahının sağlanması konusunda milletin yanında olduğunu belirtti.

Bugünün aynı zamanda Anafartalar Zaferi'nin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün '10 Ağustos' dediğimizde Anafartalar Zaferi'nin 111. yılında Çanakkale destanını hatırlıyoruz. Orada Diyarbakırlı, Ağrılı, Karslı, İzmirli, Trabzonlu yiğitlerin nasıl omuz omuza vererek bu aziz millet için şehit olduklarını, bu aziz millet için bir Cumhuriyet, bir devlet kurduklarına şahit olduğumuz tarihi bir gündür. O yüzden başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bugün, işte 'Sevr'in yıl dönümüymüş ve bugüne getirmişiz'. Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale'de destan yazılan Anafartalar destanıdır, Çanakkale ruhudur."

Sevr'in emperyalistlerin projesi olduğunu belirten Gül, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Sykes-Picot ile özellikle bu meseleleri bölgede kaşımak, Türkiye'yi zayıflatmak üzere emperyalistlerin kurduğu bir oyundu. Gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve yırttı. Bugün Gazi Meclis, emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır."

İKİNCİ OTURUM BAŞLADI, DERVİŞOĞLU SÖZ ALDI

Genel Kurul'da daha sonra siyasi partilerin grup önerilerinin görüşülmesine geçildi. Partilerin kanun teklifine yönelik önerilerinin ele alınmasının ardından oturuma saat 12.40'a kadar ara verildi.

Aranın ardından Genel Kurul'da ikinci oturum başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da partisinin adına söz aldı.

DERVİŞOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI

Dervişoğlu'nun açıklamalarından bazıları şöyle:

"Bugün bu kürsüden bir kez daha ifade ediyorum. Bu iktidar, elinde tuttuğu yetkiyi bir yapım ruhsatı gibi değil, devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi kullanmaktadır.

Bu süreç boyunca ne yapıldığını millet aslında çok iyi gördü. Biz de ilk günden beri, haftalar süren komisyonculuk oyununun, süslü kelimelerin, büyük lafların ve kirli propagandaların arkasındaki iç ve dış emellerin ne olduğunu, ne yaşandığını Türk milletine her vesileyle anlattık.

"HAYIR DİYECEĞİZ"

"Şimdi bu kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onun bilgisi ve rızası dışında cebren kullanılmıştır. Bu kanun hükmü İmralı'daki terör hükümlüsünün onayından geçerken Türk Milletinden gizlendi. Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulsun. Yeminimize sadık kalacağız, hayır diyeceğiz."

SAADET PARTİSİ'NDEN "ŞARTLI DESTEK"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, teklifin geneline ilişkin değerlendirmesinde süreçle ilgili kaygı ve beklentilerini hem muhataplarıyla hem de kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaştıklarını belirtti.

"Terörsüz Türkiye" ifadesini müphem bulduğunu ifade eden Arıkan, asıl ihtiyacın "yaşanabilir bir Türkiye" olduğunu söyledi.

Saadet Partisi'nin "Çerçeve Yasa" teklifine "şartlı destek" verdiğini açıklayan Arıkan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Saadet Partisi 'Çerçeve yasaya karşı mıyız veya destekliyor muyuz?' ikilisine hapsedilemez. Burada mesele sadece bir terör örgütünün tasfiyesi değil, terörü yeniden üreten zeminin bütünüyle ortadan kaldırılması meselesidir. Halihazırda yürüyen süreçle ilgili Saadet Partisi'nin değerlendirme süreci, silahların tamamen bırakılmasına dönük yöntem ve usuller, terör örgütünün tasfiyesini gerçekleştirme potansiyeli, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün tartışmaya açılıp açılmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çözümün merkezi statüsünün devamlılığı, şiddete bulaşmamış insanların topluma yeniden kazandırılmasının nasıl mümkün olacağı etrafında şekillenmektedir. Saadet Partisi olarak yalnızca 'Çerçeve yasayı destekliyoruz' veya 'Çerçeve yasaya karşıyız' noktasında değiliz. Bundan daha büyük bir teklifi Saadet Partisi olarak biz ortaya koyuyoruz. Mesele yalnızca terörü bitirmek değil, mesele terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye'yi inşa edeceğimizdir. O nedenle partimiz 'çerçeve yasaya' şartlı bir destek sunmaktadır.

"DEVLET KENDİ ÜLKESİNDE SİLAHLI BİR YAPININ VARLIĞINI OLAĞANLAŞTIRAMAZ"

Arıkan, şartlı desteğin gerekçelerini de açıkladı. Şunları kaydetti:

"Birincisi, terörü ortadan kaldırmak devletin asli görevidir. Devlet kendi ülkesinde silahlı bir yapının varlığını olağanlaştıramaz. Devletin egemenliğine alternatif bir silahlı otorite kabul edilemez. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütsel yapının tasfiyesi, devlet otoritesinin ülkenin her noktasında tartışmasız biçimde tesis edilmesi konusunda taviz verilemez. İkincisi, terörü meydana getiren şartlar ortadan kaldırılmadan yalnızca silahlı unsurlara odaklanmak, hastalığın kendisini değil, belirtilerini tedavi etmektir. Bu 'çerçeve yasa' terörü mü tasfiye ediyor yoksa terörü meydana getiren sebepleri mi ortadan kaldırıyor, bunun cevabını vermeliyiz."

YENİ PARTİ'DEN KARAR: EVET DİYECEĞİZ

Cumhuriyet'in edindiği bilgiye göre YENİ Parti, Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen kapalı grup toplantısında "çerçeve yasa" teklifine ilişkin tutumunu belirledi.

Genel Kurul'da partisinin kararını açıklayan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Biz ortak geleceğimizin adalet ve refahla kurulmasına talibiz. Şehitlerimizin aziz hatırası siyasete alet edilemez. Bugün evet diyorsak gencecik çocuklarımızın kanı bir daha toprağa düşmesin diyedir, bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diyedir. Bir daha hiçbir eve evlat acısı düşmesin diye sorumluluk almanın vaktidir. Herkes kendi vicdanıyla yaşar. Kırmızı çizgilerimiz nettir. İktidara değil ama milletimize güvenerek, bu metne değil ama partimizin duruşuna ve milletvekillerimizin duruşuna güvenerek, iktidarın hesabına karşı durarak bir sorumluluğu üstleniyorum. Bu yasaya evet diyeceğiz."

GÖRÜŞMELER NE KADAR SÜRECEK?

Kanun teklifinin görüşmelerinin tamamlanamaması durumunda Genel Kurul çalışmalarını perşembe gününe kadar sürdürebilecek. Bunun ardından Meclis çalışmalarına 1 Ekim'e kadar ara verecek.

367 VEKİL İMZALADI

Öte yandan AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazı bağımsız milletvekilleri olmak üzere toplam 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklif 12 maddeden oluşuyor.

"BARIŞIN ÖNÜNDE DURMAYACAĞIZ"

Süreç boyunca en ağır saldırılara uğrayan partinin kendi partileri olduğunu belirten Özel, "Bu teklife 'hayır' deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye millete sorduğunuzda hiç şüphe yok ki bugün karşınızda bulunan Yeni Parti grubudur" değerlendirmesinde bulundu. Tüm bunlara rağmen tarihi bir sorumluluk üstlendiklerini dile getiren Genel Başkan, "Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı, milletin barış hakkının önüne koymayan da biziz. Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için barışın önünde durmayacağız. Korku olmadan, ayrımcılık olmadan ortak geleceği inşa etmek için barışın önünü açacağız" şeklinde konuştu.

Dilara Yıldız
Haberler.com