Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

(ÖZEL HABER )1)KIZININ YAŞAMASI İÇİN 8 AYDIR HASTANE ODASINDA KALIYOREGE Üniversitesi Çocuk Hastanesi Hematoloji Servisi'nde tedavi gören 7 yaşındaki Evin Akkoyun, yaşama tutunmak için ilik nakli olmayı bekliyor.

Dha Yurt Bülteni-4

(ÖZEL HABER )

1)KIZININ YAŞAMASI İÇİN 8 AYDIR HASTANE ODASINDA KALIYOR

EGE Üniversitesi Çocuk Hastanesi Hematoloji Servisi'nde tedavi gören 7 yaşındaki Evin Akkoyun, yaşama tutunmak için ilik nakli olmayı bekliyor. Tedavi için Diyarbakır'dan geldiklerini belirten anne Zinet Akkoyun, 8 aydır hastanede odasında kaldığını ve kızı için mücadele ettiğini belirterek, ilik nakli için yardım istedi. Diyarbakır'da yaşayan işçi Mehmet Salih (38) ile ev hanımı eşi Zinet Akkoyun (38) çiftinin 5 çocuğundan biri olan Evin, 'Hemofagositik lenfohistiyositoz' (HLH) hastalığına yakalandı. Anne Zinet Akkoyun, 4 çocuğunu ve eşini Diyarbakır'da bırakarak 8 ay önce İzmir'e gelerek Evin'i Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi Hematoloji Servisi'ne yatırdı. Burada aylardır tedavi gören Evin'in yaşaması için doktorlar ilik naklinin yapılması gerektiğini söyledi. 8 aydır diğer çocuklarına Evin'i yaşatmak için hasret kaldığını belirten Zinet Akkoyun, "Kızım HLH hastası. Hastane odasında kalıyorum. Diğer çocuklarımı da çok özledim. Eşim işçi, durumumuz iyi değil. Kızımın yaşamasını istiyorum. İlik nakli olması gerekiyor. Duyarlı vatandaşlardan yardım bekliyorum" dedi.

HLH HASTALIĞI NEDİR?

HLH hastalığı, hemofagositik lenfohistiyositozdur. HLH hayatı tehdit eden bir durumdur. Genellikle 'Primer' HLH veya 'Ailesel' HLH olarak adlandırılan bağışıklık sisteminin kalıtsal bir problemi neden olur. Primer HLH hastalığında, bağışıklık sistemindeki hücreler, başta T hücreleri ve NK hücreleri, bulaştırılmış veya hasar görmüş hücreleri yok etmeleri için düzgün çalışmazlar. Bu nedenle, bağışıklık sistemi aşırı uyarılır ve aktif hale gelir. Bağışıklık sistemi daha sonra hastanın kendi dokularına ve organlarına (kemik iliği, karaciğer ve beyin) zarar vermeye başlar. Hasta HLH'nin iyileştirilmesi için bağışıklık sistemlerinin bir kemik iliği nakli vasıtasıyla değiştirilmiş olması gerekir.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Anne ile röportaj

Evin'den görüntü

Genel ve detay görüntü

 Haber-Kamera: Mehmet CANDAN/ İZMİR,

======================================================

2)RİZE'NİN SIRA DIŞI GELENEĞİ SÜRÜYOR: ÇIĞ YIKMASIN DİYE MİNAREYİ YATIRDILAR 

RİZE'nin İkizdere İlçesi Karzavan Yaylası'nda çelik varillerin birleştirilmesiyle oluşturulan 7 metrelik minare çığdan zarar görmemesi için her yıl kışın yatırılıp yazın kaldırılıyor. Köylüler bu yılda makaralı düzeneğe bağlı minareyi yere yatırarak benzeri görülmemiş yöntemle korumaya aldı. Meşeköy köyü sakinlerinin yaz aylarında çıktığı 2 bin 100 metre rakımlı Karzavan Yaylası'nda inşa edilen tek katlı cami için, üst üste konulan çelik varillerin birleştirilmesi ile 7 metre uzunluğunda minare yapıldı. Ancak kış şartlarının zorlu geçtiği yaylada çığ tehdidi ile yıkılma riski taşıyan minare sorun oldu. Bunu üzerine düşünüp taşınan köylüler, ilginç bir çözüm geliştirdi. Elle çevrilebilen makaralı bir sistem ile çelik tel bağlanan minare, kış aylarında çığdan korunması için yere yatırıldı, yaz geldiğinde de yine aynı sistemle kaldırıldı.

KIŞ GELDİ, MİNARE YATIRILDI

Kış şartlarının etkisini göstermeye başladığı yayladan köy ve ilçe merkezine dönmeye başlayan köylüler bu yılda minare için harekete geçti. Köy Muhtarı Ahmet Tığcı ve beraberindekiler makaralı sistemi çevirerek minareyi yere yatırdı, kardan etkilenmesin diye üzerini naylonla örttü. Köylüler, yaz aylarında yeniden gelecekleri yaylada minareyi aynı yöntemle kaldıracak.

KIŞIN YATIRIP YAZIN KALDIRIYORUZ!

Meşeköy Köyü Muhtarı Ahmet Tığcı, kış mevsiminde çığın minareyi yıkmaması için böyle bir yöntem bulduklarını belirterek, "Bu bölge çığ alanı ve her kışın büyük çığlar geliyor. Caminin minaresini daha önce 2-3 kez çığ aldı. Bizde minareyi korumak için böyle bir yöntem bulduk. Makaralı sitemle minareyi kışın yatırıyoruz yazın kaldırıyoruz. Eğer bunu yapmazsak çığ yine alacaktı. Çok güzel bir sistem oldu. Yoksa her yıl 3-5 bin lira minareye masraf ediyorduk ve yazık oluyordu. Şimdi 3-4 kişi ile ışın minareyi yatırıp yazın kaldırıyoruz. Zor olmuyor dedi.

Vatandaşlarda bu yöntem sayesinde minareyi çığdan korumuş olduklarını belirtti.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Drone ile yayla görüntüleri

-Minare detayları

-Minarenin yatırılması

-Muhtar Ahmet Tığcı ile röp.

-Köylülerle röp.

-Detaylar

ARŞİV GÖRÜNTÜ 

 Haber: Muhammet KAÇAR Kamera: Aytekin KALENDER RİZE-DHA

=====================================================

3)BAŞKAN ZAROĞLU: SURİYE'YE İHRACAT İKİ KATINA ÇIKTI

HATAY'ın Reyhanlı İlçesi'nde Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necmettin Zaroğlu, daha önce ortalama günlük 350 TIR'ın ihracat malı götürdüğü Suriye'ye son günlerde 700 civarında TIR ile ihracat yapıldığını söyledi. İlçedeki Cilvegözü Gümrük Kapısı'ndan Suriye'ye yapılan ihracatın arttığını belirten Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zaroğlu, "Çeşitli gıda ve temizlik malzemesinin gittiği Suriye'ye yasağı kalkan demir ve çimentonun da eklenmesi ile birlikte Cilvegözü Gümrük Kapısı'nda yoğun hareketlilik başladı. İdlib'te güvenli bölgenin sağlanmasından sonra Kasım ayı başında, daha önce ihracatı yasak olan  demir ve çimento serbest bırakıldı. Ülkemizden TIR'lara yüklenen demir ve çimentoların diğer ürünler gibi Suriye'ye ihracatı başladı. Daha önce günlük ortalama 350 TIR Suriye'ye giderken şimdi sayı 700'e ulaştı" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Bekleyen TIR'lar

Cilvegözü Gümrük Kapısı

Hareket eden TIR'lar

Gümrük alanına girerken

Suriye'ye geçerken

Yüklerini boşaltanlar geri gelirken

Polis kontrol ederken

SÜRE: 01'20"BOYUT: 42.4 MB

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),

======================================================

4)ÇOCUKLARIN, SEMAZENLİĞE İLGİSİ

KONYA Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu Müdürü ve Postnişını Fahri Özçakıl,  tasavvuf müziği topluluğu olarak semazen yetiştirme gibi bir çalışmaları olmamasına rağmen  9-15 yaşındaki çocukların semazenliği ilgisinin fazla olduğunu belirtti. Özçakıl, geçen yıl 30 çocuğa semazenliği öğrettiklerini ifade etti. 

Mevlana'nın ölümün ardından onun fikir yapısı ve düşünceleri, oğlu Sultan Veled ve yakınları tarafından kurulan Mevlevi Tarikatı tarafından ve Mevlana'ya gönül veren Mevlevi olarak adlanrılan kişiler tarafından günümüzü kadar sürdürülüyor. Mevlevilikte ise sema gösterileri her kesimin ilgisini çekiyor. Semazenler tarafından yapılan sema gösterileri günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından gerçekleştiriliyor. 

Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu Müdürü ve Postnişını Fahri Özçalık, yetişkinlerin yanı sıra çocuklarında semazenliğe ilgisinin her geçen gün arttığını kaydetti. Özçalık,  tasavvuf müziği toplulu olarak semazen yetiştirme veya kurs verme gibi çalışmalarının  olmamasına rağmen kendilerine talepte bulunanlara yardımcı olduklarını söyledi.

Özçalık, geçen yıl 30 çocuğa ailelerin isteği üzerine semazen semazenliği öğrettiklerini ifade eden Özçalık, şunları söyledi:

"Aileler, çocukların semazen olarak yetişmesi, Mevlana Hazretlerinin ışığından faydalanabilmesi için bize talepte bulunuyor. Dolayısıyla kapımızı aşındıran gönüllü kardeşlerimize biz de yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 30 civarında semazen kardeşimizi, genç kardeşlerimizi semazen olara yetiştirmeye  gayret ettik. Semazen olarak yetişenler,  topluma faydalı birey olarak yetiştiklerini, olgunlaştıklarını söylediler."

"SEMANIN ALTINDA ALLAH'A ULAŞMA GAYRETİ YATIYOR"

Semazenler tarafından yapılan semanın sağdan,  sola doğru dönüş olarak sergilense de bunun altyapısında Allah'a ulaşma gayreti olduğunu ifade eden Özçakıl, ŞÖYLE DEVAM ETTİ:

"Sema mukabelesi' dediğimiz zaman, semahanede, semazenlerin Allah'ı zikretme düşüncesiyle yapmış olduğu  bir ritüel olarak karşımıza çıkıyor. Sema, Mevlana Hazretlerinin Allah'a ulaşma düşünce ve gayretiyle yapmış olduğu  sağdan, sola doğru dönüş olarak sergilense de, bunun ilk altyapısında Allah'a ulaşma gayreti, bir zikir ritüeli yatmaktadır. Günümüzde de sema eden semazen kardeşlerimiz Hz. Mevlana'nın yapmış olduğu bu Allah'a yaklaşma düşüncesini kendilerinde sergilemeye gayret etmek suretiyle zikir düşüncesiyle sema etmektedir."

1 SEMAZEN 6 AYDA YETİŞİYOR

Bir semazenin yetişebilmesi  için yaklaşık 6 ay kadar bir zaman geçtiğini belirten Fahri Özçakıl, şöyle devam etti:

"Semazen adayı  kardeşimiz, 'Sema meşk' tahtası dediğimiz çivili, bombili bir tahta üzerinde ayak hareketlerini öğrenmesiyle eğitimine başlamaktadır. Bu semazen adayının kabiliyetine göre belki 5-6 ay kadar sürebilmektedir. Bu çalışmalar semazen kendisini fiziki olarak sema etmeye hazır etmesiyle birlikte Hz. Mevlana'nın açmış olduğu bu ışıktan yararlanmak suretiyle kendisini manevi olarakta hazır etmesi  lazım. Bu sadece dönüş, fiziki bir hareket değil. Bunun altyapısında manevi bir doluluğunda olması gerekir ki, bunu sema eden kardeşlerimiz, kendilerini önce abdest almak suretiyle ve vakit namazlarını kılmak suretiyle manevi olarak hazır hissetmeleri gerekir.  Sema ederken o manevi huzurla Allah'a kendilerini daha yakın hissedebilsinler."

Görüntü Dökümü:

--------------------

Fahri Özçakıl röportaj

Çocuk semazenlerden detay

Genel ve detaylar

: Haber-Kamera: Tolga YANIK-Hasan DÖNMEZ KONYA DHA)

===============================================================

5)MARMARİS'TE DENİZ KEYFİ

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde yerleşik yaşayanlar ile yerli ve yabancı tatilciler, güneşli havanın tadını çıkartarak deniz keyfi yaptı.

Yurdun iç ve doğu bölgelerinde soğuk hava etkisini gösterirken, Marmaris'te yazdan kalma günler yaşandı. Oteller bölgesi olarak adlandırılan Uzunyalı Mevkii'nde vatandaşlar ve yerleşik yaşayan yabancılar, çocuklarıyla birlikte denize girdi. Hava sıcaklığının 17 derece ölçüldüğü ilçede, deniz suyu sıcaklığı 11 derece olduğu belirtildi. Güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, sahil yoluna akın etti. Bazıları uzun yürüyüşler yaparken, kimileri sahilde oturarak eşsiz deniz manzarası eşliğinde anın keyfini çıkardı. Meraklı bakışlar altında çocuklarıyla birlikte denize giren yerleşik yaşayan yabancılar eğlendi.

Marmarisliler, Yat Limanı ve Uzunyalı Mevkii'nde bulunan kafeteryalarda deniz manzarası eşliğinde içeceklerini içti. Atatürk Caddesi'ndeki büfe önlerinde ebeveynler çaylarını yudumlarken çocuklar parklarda oyunlar oynadı.

Marmaris'e ailesiyle birlikte yeni yerleşen İngiliz Kyle Jannet, "Marmaris güzel. Kış ayında denize girmek güzel bir duygu" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Kafeterya ve büfelerde Marmaris manzarası eşliğinde oturanlar

Denize çocuklarıyla birlikte denize giren yerleşik yaşayan yabancılar ve vatandaşlar

İngiliz Kyle Jannet ile röp.

Sahil yolunda yürüyüş, spor yapanlar genel görüntü

Sahilde balık avlayanlar genel görüntü

(Toplam: 4 dakika 18 saniye-310 MB görüntü)

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

=====================================================

6)ODRUMLU MOTOSİKLETLİ BU KEZ GÜNEY BATI AMERİKA TURUNDA

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinden birçok kez motosikletiyle dünya turuna çıkan, hatta ölümden dönen 54 yaşındaki Namık Kemal Başbay, son gezisinde geçirdiği kazanın ardından sağlığına kavuşunca tekrar yollara düştü. Omurgasında 30 vida bulunan Başbay, bu kez hedefinin 30 bin kilometrelik Güney Batı Amerika turu olduğunu açıkladı.

Bodrum Motosiklet Kulübü üyesi, evli ve iki çocuk babası Namık Kemal Başbay, 8 yıl önce tanıştığı motosiklete tutku ölçüsünde bağlanıp Asya, Uzakdoğu, Afrika ve son olarak 2015'te Güney Doğu Amerika turuna çıktı. Arjantin'de motosikletten düşerek ağır yaralanan, ambulans uçakla Türkiye'ye getirilen Başbay, tedavisinin ardından 30 bin kilometrelik Güney Batı Amerika turu için Bodrum'dan motosikletiyle tekrar yola koyuldu. Önce İstanbul'a ardından Uruguay'a geçecek olan Başbay, turuna 12 Aralık'ta Uruguay'ın Montevideo kentinden başlayacak. Başbay yola çıkmadan önce, ismini verildiği, 4 bin yıllık tarihi Leleg yolundaki kavşakta DHA'ya açıklama yaptı. Kavşağa isminin verilmesinin gururunu yaşadığını söyleyen Başbay, yolculuklarında 3 kez ölümden döndüğünü, 8 ameliyat geçirdiğini ve omurgasında tam 30 vida olduğunu söyledi. Motosiklete duyduğu tutkuyu tarif edilemez olarak nitelendiren Başbay, "Binlerce kilometre yol, onlarca ülke, yüz binlerce insan, doğa ve güzellik, tarih ve kültür tanıyorsunuz. Gezgin olmanın en büyük mutluluklarından biri de işte bu. Tabii ki heyecan macera ve bunun yanında riskler de var. Önemli olan kontrollü, bilinçli ve riskleri minimuma indirerek sürüş yapmak. Eğitimini almadan kimse bu tür gezilere çıkmasın" dedi.

Bodrum'da mobilyacılık yapan ve tek bir yabancı dil bile bilmediğini belirten Başbay, "Çıktığım dünya turlarında, her insanın ortak dilinin sevgi ve dostluk olduğunu gördüm, anladım. İnsanların size bakmaları, kaynaşmaları, gülmeleri, mutlu olmaları, hep aslında ortak kullandığımız bir dil. Ben özellikle Güney Amerika'nın insanlarında bu sıcaklığı bu dostluğu gördüm" dedi.

GEZİLERİ KİTAP OLACAK

Son yapacağı turla birlikte 4 dünya gezisini 400 sayfalık belgesel tadında bir kitap halinde yayımlayacağını belirten Başbay, "Gezilerde inanılmaz dostluklar, arkadaşlıklar ediniyorsunuz. Tabii sadece gezmiyorum. Gittiğim her yerde, durduğum her noktada ülkemin, Bodrum'un güzelliklerini anlatıyorum. CD ve broşürlerini tanıtıyorum. Adeta bir turizm elçisi gibi dünyanın bir ucundan, en ücra köşede bazen bir yerli kabileye, bazen modern şehrin ortasında insanlara ülkemi tanıtmanın mutluluğunu gururunu yaşıyorum. İşte tüm bu güzellikleri yolculuk rotalarını, benden sonra bu turlara gidecek olanları bekleyen zorlukları ve almaları gereken tedbirleri bir kitapta toplayıp, Türkiye motosiklet dünyasına armağan edeceğim" dedi.

Başbay, turu kapsamında Uruguay, Arjantin, Şili, Brezilya, Bolivya, Peru ve Kolombiya'da motosiklet sürecek.

Görüntü Dökümü

------------------------

Başbay'ın daha önceki motosiklet turlarından, motosiklet sürerken görüntü

Adının verildiği Leleg yolu kavşağında tabelanın altında motosikleti ile birlikte ve röp.

Motosikletinden kendisinden görüntü

Haber-Yaşar ANTER -Kamera: Hülya ELTEŞ/ BODRUM (Muğla),

 ============================================================

7)OTOMOBİLLE KAMYON ÇARPIŞTI: 2 YARALI

İZMİR'in Ödemiş ilçesinde, karşı şeride geçen otomobilin kamyonla çarpıştığı kazada 2 kişi yaralandı. Kaza, dün (cuma) saat 17.00 sıralarında, Birgi yolunda meydana geldi. Birgi Mahallesi'nden Ödemiş yönüne gelen 55 yaşındaki Metin Atıcı, kullandığı 35 D 8604 plakalı otomobilin direksiyon hakimiyetini yitirdi. Karşı şeride geçtiği belirtilen otomobil, Nurullah Selendeli yönetimindeki 45 KB 1300 plakalı patates yüklü kamyonla karşılıklı çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü Atıcı ile yanındaki 35 yaşındaki Muzaffer Arın, yaralandı. Ambulansla hastaneye kaldırılarak tedaviye alınan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Kamyon şoförü Selendeli, ifadesine başvurulmak üzere jandarmaya götürüldü. Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

----------------------

Ödemiş Birgi yolu kazada kamyon ve otomobilden görüntü

Kamyon altına giren otomobilden görüntü

Yoldan çıkan kamyondan görüntü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Faruk ÇARK/ ÖDEMİŞ (İzmir),

=============================================================

(ÖZEL HABER )

8)ANTALYA'DAN 50 MİLYON DAL NOEL ÇİÇEĞİ

 

HIRİSTİYANLARIN Christmas ve Noel olarak anılan kutsal bayramı ve yılbaşı kutlamaları dolayısıyla Antalya'dan yaklaşık 50 milyon dal çiçek gönderiliyor. 

Türkiye'nin kesme çiçek üretim merkezi Antalya'dan, Hıristiyanların kutsal bayramı Christmas ve yılbaşı kutlamaları için Avrupa ülkelerine çiçek gönderilmeye başlandı.

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Noel ve yılbaşı süreci dolayısıyla en hummalı günleri yaşadıklarını belirtti. Bağdatlıoğlu, bu dönemde en çok kırmızı ürünlerin tercih edildiğini söyledi.

Christmas dolayısıyla özellikle Avrupa pazarında büyük ivme olduğunu dile getiren Bağdatlıoğlu, "Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere bütün Avrupa ülkelerine çıkışımız devam ediyor. Bu yıl 27 ülkeye ihracat var ama 16 ülkeye yoğun gerçekleşiyor. Yaklaşık 45- 50 milyon dal arasında çıkış olacağını tahmin ediyoruz. 7- 11 milyon dolar arasında da satış geliri bekliyoruz" dedi.

ÇİÇEK ÇEŞİDİ ARTTI

Havanın iyi olması dolayısıyla üretimde yüzde 20'lik artış olduğunu, buna bağlı fiyatların düştüğünü, dövizdeki artış nedeniyle bu düşüşün dengelendiğini anlatan Osman Bağdatlıoğlu, yeni yılda koyu renkli, kırmızı, bordo renkli çiçeklerin çok talep gördüğünü kaydetti. Ürün olarak karanfilin öne çıktığını vurgulayan Osman Bağdatlıoğlu, ayrıca soligado, barbatus, helianthus, lisianthus, alstoemeria, ranunculus, statice, craspedia ve kesme yeşilliklerle birlikte bu yıl çeşit sayısının artırıldığını söyledi

YENİ TREND BUKET

Dünyada trendler değiştiğini, tek yönlü çiçek yerine buket tarzının öne çıktığını belirten Osman Bağdatlıoğlu, "Biz de çeşitliliğimizi, verimi ve dolayısıyla ciroyu artırmayı hedefliyoruz. Çiçek satışları artık süpermarketlerde yoğunlaştı. Daha ucuz ve çeşitte çiçekler isteniyor. Yılbaşında da satış ağırlığımızın yüzde 90'ı süpermarket üzerinden yapılıyor. Yüzde 10'luk kısım da çiçekçiler ve toptancılara yönelik yapılıyor" dedi. İç pazarda da çiçek tüketiminin arttığına işaret eden Bağdatlıoğlu, yurt dışına olduğu gibi yılbaşı nedeniyle iç pazar için de yoğun hazırlık sürecinin devam ettiğini ekledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

Buket yapımından görüntü

Çiçek buketlerinden görüntü

RÖP : Osman Bağdatlıoğlu

Karanfillerden görüntü

200 MB///03.21

( Haber: Mehmet ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,