Advertisement

Dha Yurt Bülteni-14

Dha Yurt Bülteni-14
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

1 - Kerem Kılıçdaroğlu, Sivas'ta birliğine teslim oldu (2)KAMUFLAJLA AİLESİNİ UĞURLADIBirliğine teslim olduktan sonra giriş işlemleri yapılan Kerem Kılıçdaroğlu, daha sonra askeri kamuflaj kıyafetini giydi.

1 - Kerem Kılıçdaroğlu, Sivas'ta birliğine teslim oldu (2)

KAMUFLAJLA AİLESİNİ UĞURLADI

Birliğine teslim olduktan sonra giriş işlemleri yapılan Kerem Kılıçdaroğlu, daha sonra askeri kamuflaj kıyafetini giydi. Bir süre yakınları ile tugayın bahçesinde sohbet eden Kerem Kılıçdaroğlu, daha sonra annesi Selvi Kılıçdaroğlu, yakınları ve nişanlısı Mina Alşan'ı, nizamiye kapısına kadar getirerek uğurladı. İlk kez kamuflaj ile görüntülenen Kılıçdaroğlu, yakınlarının minibüs ile nizamiyeden ayrılmasının ardından birliğine döndü. Yakınları da herhangi bir açıklama yapmadı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

-Nizamiye kapısından görüntü

-Kamuflajlı Kılıçdaroğlu ve yakınlarının görüntüsü

-Vedalaşmaları

-Yakınlarını uğurlaması ve birliğine dönmesi

Haber-Kamera: SİVAS,

===================================

2 - EĞİTİMDE YENİ MÜFREDATA MANİSA'DAN TEPKİ

 

CHP Manisa milletvekilleri Özgür Özel ve Tur Yıldız Biçer'in de destek verdiği Eğitim-İş Manisa Şubesi öncülüğündeki bir grup, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gelerek yeni müfredatı eleştirdi.

Eğitim-İş Manisa Şubesi önderliğinde çeşitli sivil toplum örgütleri, Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasının önünde bir araya gelerek Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatına tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de açıklamaya katıldı.

YENİ MÜFREDATI YARGIYA TAŞIDIK

Açıklamayı, Eğitim-İş Manisa Şube Başkanı Cem Ok yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredatı ile eğitimdeki çağdaş, bilimsel ve laik sistemin son parçalarının yok edilmek istendiğini öne süren Ok, "AK Parti'nin siyasi söylemlerinin direkt ya da dolaylı bir şekilde yer bulduğu, her vesileyle 15 Temmuz'un hatırlatıldığı, din ağırlıklı içeriklerin arttırıldığı müfredatta pozitif bilimlerin öğretimi geriletilmiş ve Atatürkçülük kavramı gölgeye itilmeye çalışılmıştır. Çağdaş, bilimsel, laik ve ulusal eğitimin savunucusu olan Eğitim-İş olarak, bu tepeden inmeci, gerici müfredatı yargıya taşıdık. Cumhuriyetin değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini ve bilimin ana konularını çocuklarımıza öğretmeye devam edeceğiz" dedi.

CHP'Lİ VEKİL BİÇER: BU REJİMİ DEĞİŞTİRME ÇABASIDIR

CHP'li Milletvekili Biçer ise "Bütün olup bitenler AK Parti'nin rejimi değiştirme çabasının bir parçasıdır. Çünkü şu anda AK Parti iktidarı, en hızlı değişimi ve kuşatmayı eğitimde yaparak dinci bir sistem, siyasal İslam'a dayalı kurma, rejimi değiştirme çabasındadır. Dün 191 tane İmam Hatip Lisesi'nin önü açıldı. Şu anda İmam Hatip liselerinin sayısını artırma çabasının dışında, mevcut okullarını hepsinin neredeyse İmam Hatip'e dönüştürülmesi gibi bir çaba var. Bunu görmemiz gerekiyor. Bizim laik, çağdaş, evrensel normlarına uygun, eşit, kaliteli ve parasız, tüm vatandaşların eşik olarak ulaşabileceği eğitim sistemini bu karanlığın içinden çıkarmamız gerekir" diye konuştu.

ÖZEL: DİNDAR VE KİNDAR NESİL YETİŞTİRME ÇABASI

son olarak konuşan CHP'li Milletvekili Özel ise, "Yıllar önce ilk iktidara geldiğinde 'Atatürk ile sorunumuz yok. Bilimsel ve çağdaş bir eğitim için Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşacak, kuşaklar yetiştirmek için çabalıyoruz' diyenler, süreç içerisinde gizli ajandalarındaki, akıllarının arkasındaki gerçekleri ortaya çıkarmıştır. Dindar ve kindar nesil yetiştirme çabalarını itiraf etmişlerdir. Bugün AK Parti'den, onun üst düzey bürokrasinden laik eğitim talep etmek, müfredat değişikliklerini eleştirmek, bunların geri alınmasını istemek ve eğitimde doğruları yapmasını istemek adeta 'Mikroba hastalık yapma' demektir. Mikrop mikropluğunu yapacak, hastalık yapacak, zehirlemeye çalışacak. Ama sağlıklı bir bünye için sağlığa ve hayata inananlarda mücadelesini sürdürecektir. İçinde bulunduğumuz herhangi bir kurumun, partinin siyasi tercihleriyle ülke yönetiminde tercih kullanması değil, sisteme, rejime doğrudan aleyhtar birilerinin kendi hayat tarzlarını, kendi rejim taleplerini hayata geçirecek müfredat uygulamalarıdır. Faşizm kendi eğitim sistemini dayatmaktadır. Faşizm ile mücadele teker teker ya da dileyerek olmaz. Faşizmle mücadele en geniş mücadele hattını örerek olur" dedi.

Yeni açılan İmam Hatip Liselerine de değinen Özel, "Artmasından değil, tüm okulların İmam Hatip yapılmasından ve tek bir eğitim sisteminin bir inanca, bir mezhebe militan yetiştirecek, bizzat Cumhurbaşkanı'nın ağzından ifade edildiği gibi dindar ile kindar nesli yetiştirecek eğitim sisteminin tüm öğrencilere dayatıldığını göreceğiz. Bu karşı olarak mücadele hattımızı güçlendireceğiz ve çoğaltacağız. Bugün 15 yıl önce AK Parti'ye oy vermiş insanlar dahi çocuklarının aldığı çağdışı ve hiçbir işe yaramayan eğitimden memnun değildirler. Ülkenin yüzde 87'si adalet sisteminden, yüzde 65-70'i eğitim sisteminden şikayet etmektedir. Her şeye rağmen 18 Eylül'de ders başı yapacak olan yüreklerindeki vatan, millet ve Atatürk sevgisiyle tüm baskılara rağmen öğrencilerini çağdaş Türkiye Cumhuriyeti için kendi aldıkları bilimsel eğitimi evlatlarına verecek ve gerçek bir Cumhuriyet nesli yetiştirmek için kelle koltukta mücadele edecek olan tüm öğretmenleri saygıyla selamlıyorum. Ailelerimizi ise bu karanlık çağdan kurtulmak ve gelecek nesilleri güvenle yetiştirebilmemiz için bize destek olmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Basın açıklamasına katılanlar, 'Bu daha başlangıç mücadeleye devam', 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları attıktan sonra dağıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------

Basın açıklamasına katılanlardan görüntü

Eğitim-İş Manisa Şubesi Başkanı Cem Ok'un açıklaması

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer'in açıklaması

CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel'in açıklaması

Haber Kamera: İlker KILIÇASLAN/ MANİSA,

========================================

3 - ÇORUMLU LEBLEBİ ÜRETİCİLERİNDEN YUNANLILARA TEPKİ

 

ÇORUMLU leblebi üreticileri, Çorum leblebisine sahip çıkmak isteyen Yunanlılara seslenerek  "Bir ayda Yunanlılar neyi öğrenecekler? Onlar nohudun cinsini bilmezler. Hangi nohuttan leblebi yapılır bilmezlerö diyerek tepki gösterdi.

Yunanlıların leblebi için kullanılan makinelerden temin ederek, Türk ustalardan leblebi yapımı için eğitim aldığı, ancak başarılı olamadıklarını haberlerden öğrenen leblebinin başkenti olarak bilinen Çorum'daki leblebi üreticileri herkesi leblebiye sahip çıkmaya davet etti. 

Çorum Leblebiciler Odası eski Başkanı Başkanı Mahmut Ahıskalı, leblebi yapımının bir sanat olduğunu, bu sanatı herkesin yapamayacağını söyleyerek, "Leblebi, Çorum ile özdeşleşen bir üründür. Bizim sanatımız sadece Türkiye'ye değil, dünyaya nam salmıştır. Ne kadar gelip sanatımızı elimizden almaya çalışsalar da başaramayacaklar. Çünkü leblebi Çorum'a mal olmuş, dünyada ün salmış bir sanatı öyle kolay kolay alamazlar. Herkes kaşığı yapar ama sapı yapamaz. Yunanlılar 'Baklavayı, kebabı alacağız' diyor ama herkes yapamaz bunu" diye konuştu.

Çorum'da 44 çeşit leblebi çeşidi yapıldığını söyleyen Ahıskalı,"Türkiye'nin her yerine ve yurt dışına da ulaştırıyoruz. Az oluyor ama oluyor. Özüyle, sözüyle leblebi Çorum'undur" dedi.

Leblebinin yapımının sabır ve emek isteyen bir süreç olduğunu söyleyen leblebi üreticisi Hüseyin Karakuş ise "Onlar en başta hata yapmışlar. Bir leblebinin tarladan çıkıp leblebi olabilmesi için en az 3-4 ay geçmesi gerekiyor, belli aşamalardan geçmesi gerekiyor ki leblebi olsun. 1 ayda Yunanlılar neyi öğrenecekler. Onlar nohudun cinsini bilmezler. Hangi nohuttan leblebi yapılır bilmezler. Bizim ecdadımız yapmış bu işi. Yaklaşık 3 asır önce Ahmed-i Sever isminde bir zatın ilimizde yetişen nohutlardan ilk defa leblebi ürettiği söylenmektedir. Bu bir emeğin verdiği sonuçtur. Sen bunu 1 ayda nasıl öğreneceksin? Biz ne diyoruz ? Leb demeden leblebi, leblebi dediğimizde de Çorum akla gelir. Biz nohudumuzu çiftçimizden alırız, fabrikamıza götürürüz, fabrikamızda 3 ay işler, burada kavurur vatandaşımıza sıcak sıcak ikram ederiz. 1 ayda hiçbir şey olmaz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------

Leblebi Ustası Hüseyin Karakuş açıklama

-Leblebi ustası Mahmut Ahıskalı açıklama

-Leblebinin yapılış görüntüsü

Detaylar

(SÜRE: 4 Dk) - (BOYUT 140  MB)

Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR  /ÇORUM,

===============================

4 - AKŞEHİR'DE 7 DEKARLIK ORMANLIK ALAN YANDI 

KONYA'nın Akşehir İlçesi'nde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında 7 dekarlık maki bitki örtüsü ile örtülü ormanlık alan yanarak kül oldu. 

Akşehir İlçesi Engilli Mahallesi'ndeki maki bitki örtüsü ile kaplı ormanlık alanda saat 14.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlere ilk müdahaleyi yapan mahalle sakinleri durumu itfaiyeye bildirdi. Akşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri ile Orman İşletme Müdürlüğü yangın söndürme ekiplerinin müdahale ettiği yangın yapılan çalışma sonrası evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının yapıldığı yangın alanında inceleme yapan Akşehir Kaymakamı Mehmet Türk, Akşehir İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ali Uslu ve Akşehir Belediye Başkanı Yardımcısı Yahya Yıldız ekiplerden bilgi aldı.

Yaklaşık 7 dekarlık maki bitki örtüsü ile kaplı ormanlık alanın zarar gördüğü yangının çakış sebebinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

-Olay yerinden detay görüntü

-Ekiplerin söndürme çalışması

-Çalışmalardan detay

-Yetkililerin olay yerinde incelemesi

Haber-Kamera: Atilla MEMİŞ/AKŞEHİR(Konya),

===============================================

5 - ANTALYA'DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 11 GÖZALTI

 

ANTALYA'da narkotim ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 57 kilo esrar, 20 gram metamfetamin, 35 adet ectasy hap ile 1 adet hassas terazi ele geçirilirken 11 kişi gözaltına alındı.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti yapan ve kullanan kişilere yönelik fiziki takibin ardından eş zamanlı operasyon düzenledi. Aynı anda çok sayıda adrese giren narkotim ekipleri, 11 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin evlerinde ve kaldığı yerlerde yapılan aramalarda 57 kilo esrar, 20 gram metamfetamin, 35 adet ectasy hap ile 1 adet hassas terazi ele geçirildi. Sağlık kontrolü sonrasında ifade alma işlemi tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Şüphelilerin polisler arasında şubeden çıkışları

Polis araçlarına binmeleri

Araçların adliyeye gidişi

Adliye dış plan görüntü

107 MB - 57 SANİYE

Haber: Bülent TATOĞULLARI -Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ ANTALYA,

==============================================================

6 - AFETZEDELER: KONUTLARI ALIN BİZİ DE HUZUR EVİNE YERLEŞTİRİN

 

ERZURUM'un Şenkaya İlçesi'nde meydana gelen heyelandan sonra yaptırılan konutlara yerleştirilen afetzedeler, ayda 400 TL olan taksitlerini ödeyecek güçleri olmadığını iddia ederek, "Devlet konutları geri alsın. Bizleri de huzurevine yerleştirsin" dedi. 

Şenkaya İlçesi'nin Turnalı Mahallesinde 2006'da meydana gelen heyelan sonrası, mahalleye 2 kilometre uzaklıktaki araziye 42 konut yaptırılması kararlaştırıldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Afet Konutlarının inşaat ihalesi 2009'da gerçekleştirildi, yapılan konutlar 2010 yılının Aralık ayında AFAD Başkanlığına teslim edildi. AFAD Başkanlığı, hak sahiplerini 87 bin 606 lira üzerinden 20 yıl vadeli olarak borçlandırdı. Afetzedeler, 2 yılı ödemesiz olarak borçlarını 18 yılda eşit taksitler halinde ve faizsiz olarak ayda 405 liralık taksitler halinde ödeyecek. AFAD, ayrıca kendi evini yapana ise 43 bin lira ödeme yaptı.

Ancak afet konutlarının pahalı olarak yapıldığını öne süren afetzedeler, taksitleri ödeyecek güçlerinin olmadığını öne sürdü. Afet konut fiyatlarının el yaktığını ifade eden Şahin Erdem Çüçen "Afet konutlarının 42'sinden 21'inin ne yolu var ne de çevre düzenlemesi" dedi.

Afetzedelerden Osman Yıldırım, "Heyelan sonrası devletimiz bize konut yapma kararı aldı. Teslim edilen konutlar çok pahalı. Konutlar bugün yapılsa maliyeti 55 bin TL'yi bulmaz. Ayda 400 liradan fazla geri dönüş ödüyoruz. Devlet konutları geri alsın. Bizleri de huzurevine yerleştirsin" diye konuştu.

Afet konutlarının karşılığında borçlandırıldıklarına işaret eden Tahsin Çüçen ise şunları söyledi:

"Ben emekli memurum. Heyelan nedeniyle devlet köyümüzün yerini değiştirdi, konut yaptırdı. Yapılan konutlar karşılığında da vatandaştan senet alındı. Senetlerde herhangi bir birim fiyatı belli değil. Köylü vatandaş zaten gariban. İçlerinde asgari ücretle çalışan, emekli maaşı alan benden başka kimse yok. Hayvancılıkla geçimini sürdürüyor bu insanlar. Yaptığımız müracaatlara rağmen ana para ve taksitlerde hiçbir değişiklik olmadı."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------------------

-Köyün genel görünümü 

-Kontlardan görüntü

-İki yaşlı teyze sokakta oturuyor

-Röpörtajlar 

-Köylüler topluca konutun önünde 

-Köylülerin topluca sokakta yürüyüşleri

-Toplu oturmaları

Haber-Kamera: Murat AYDIN/ ŞENKAYA(ERZURUM),

==============================================

7 - VAKIFBANK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALPTEKİN: GÜÇLÜ EKONOMİLER HESABA KATILIYOR

 

VAKIFBANK Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Alptekin, "Güçlü devletler tarihte ve geçmişte güçlü orduları ile ölçülüyordu. Ama bugün güçlü devletler, güçlü ekonomileri, güçlü ve uzun vadeli istikrarlı yönetimleri ve onun arkasından gelen güçlü ekonominin ve güçlü devletin oluşturduğu güçlü ordularla kabul ediliyor, hesaba katılıyor ve masaya oturtuluyor" dedi.

Vakıfbank'ın Erzurum'da düzenlediği bölgesel toplantıya banka Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Alptekin, Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan ile yönetim kurulu üyeleri, genel müdür yardımcıları, bölge yönetimi, birim ve şube müdürleri katıldı. İki gün süren program kapsamında Vali Seyfettin Azizoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik ve Erzurum Ticaret Borsası Başkanı İsmail Hakkı Hınıslıoğlu'nuziyaret eden Vakıfbank üst yönetimi, şehrin tarihi, doğal güzelliklerini de görme fırsatı buldu.

'VAKIFBANK'IN EMANETÇİLERİYİZ'

Palandöken Sway Otelde gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan Vakıfbank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, Erzurum'da 6, Doğu Anadolu Bölgesinde 24 şube ve Bölge Müdürlükleri aracılığıyla hizmet verdiklerini anhlattı. Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Alptekin ise şunları söyledi:

"Biz Selçuklu ve Osmanlı'dan gelen, vakfedenlerin, ecdadımızın oluşturduğu, kurduğu, kaynağını verdiği adı da Vakıflbank olan bu ayrı özelliği olan kurumun emanetçileriyiz. Sizler de biliyorsunuz ki emanete inançları ile gelenekleri ile nasıl bakılması gerekiyorsa biz de bütün çalışanlarımızla beraber öyle bakmak istiyoruz. Güçlü devletler tarihte ve geçmişte güçlü orduları ile ölçülüyordu. Ama bugün güçlü devletler güçlü ekonomileri, güçlü ve uzun vadeli istikrarlı yönetimleri ve onun arkasından gelen güçlü ekonominin ve güçlü devletin oluşturduğu güçlü ordularla kabul ediliyor, hesaba katılıyor ve masaya oturtuluyor."

Gecede palavralarıyla ünlü Erzurumlu Teyyo Pehlivanı canlandıran tiyatrocu Cumhur Seval anlattığı fıkralarla davetlileri gülmekten kırıp geçirdi. Sahneye son olarak çıkan Erzurumlu sanatçı Mehmet Çalmaşur da konuklara yöreye has türküler söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

-Resepsiyona  katılan protokol 

-İsmail Alptekinin resepsiyona katılanlarla konuşması 

-İsmail Alptekinin konuşması 

-Teyo pehlivanın gösterisi

-Pasta kesimi ve fotoğraf çekilmesi

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

(SÜRE: 05.08 BOYUT: 238 MB)

===============================

8 - 'ÇILGIN DADAŞ'IN HAYALİ ATLAMA KULELERİ

 

EMEKLİ astsubay profesyonel base jump sporcusu Cengiz Koçak'ın hayali; memleketi Erzurum'a 2011 yılında Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için yaptırılan kayakla atlama kulelerinden uçmak. Yaptığı başvurulardan sonuç alamadığı için üzgün olduğunu belirten 'Çılgın Dadaş' lakaplı Koçak, "Atlama kuleleri atlamak için yapıldı" dedi.

Base jump sporunu yaşam felsefesi haline getiren Cengiz Koçak, Türkiye, ardından dünyayı dolaşıp, gördüğü yüksek, atlanabilir her şeyden atlamak ve yoluna devam etmeyi hedefledi.  Koçak, sadece fiziki yükseklikler değil, bu süreçte yüksek karakterli insanlarla da tanışmak istediğini söyledi. Koçak, emekli bir asker, binlerce ordu mensubuna eğitim vermiş bir paraşüt eğitmeni olan Koçak'ın 6000'den fazla uçaktan, 600'den fazla da uçurumdan atlayışı bulunduğunu anlattı. Sabit bir adresi olmayan Cengiz Koçak, 'Nomad' adını verdiği bir kamyonette gezerek yaşıyor. Koçak, bulduğu her uçurum, hatta mağaraların içine, cami minareleri, köprü ve bunun gibi her yerden atlıyor.

Erzurum'un Oltu İlçesi'nde dünyaya gelen Cengiz Koçak, 2 yıldan bu yana memleketinin en yüksek binası olan atlama kuleleri ve Oltu Kalesi'nden atlamak istiyor. Ancak, bir türlü izin alamıyor.

Koçak, 2012 yılında 2 yapancının Base Jumpcının ücret karşılığı atladığı kulelerden hiçbir ücret talep etmeden atlamak istediğini belirtti. Oltu Kalesi ve kayakla atlama kulesinden uçarak dikkatleri Erzurum'a çekmek olduğunu belirten 44 yaşındaki Cengiz Koçak, bu izinlerin verilmesini dört gözle beklediğini söyledi. Karşısına çıkan atlanabilir her yerden atladığını ve her atlayıştan sonra kendisini yenilediğini ifade eden Koçak şunları söyledi:

"Paraşütçüyüm. Uçurumlar antenler binalar köprüler ve bunun gibi karşıma ne çıkan varsa atlanabilir oralardan atlıyorum. Türkiye'yi arabamla dolaşıyorum. Sabit bir adresim yok. Yolum memleketim Erzurum'a düştü. Uzundere ilçesinde geçen sene bulduğum uçurum vardı ve onun yanındaki uçurumları hatırladığım için tekrar geldim. Yanında bir başka uçurum daha buldum ve adını Dadaş forever koydum. 288 metre yükseklikle Türkiye'nin en yüksek ikinci atlanabilir uçurumu. Birincisi de Samsun'da oradan atlayan da benim. Şehir içinde gördüğüm şu atlama kuleleri uzun süredir aklımdaydı. Zaten atlama kuleleri atlamak için. Gelip buradan atlamak üzere dilekçe verdim. İl spor müdürlüğüne fakat dilekçem galiba güvenlik gerekçesiyle reddedildi. Şahsıma resmi olarak bir yazı gelmedi ama kabul edilmediğini biliyorum. Daha önce buradan Edi ve Jovanni isimli İtalyan ve Avusturyalı iki arkadaşım atlayış yapmışlardı. O yüzden biraz şaşırdım. Çok sorgulamıyorum Öyle takdir ettilerse öyle olabilir, problem yok. Erzurum'da atlamak istediğim diğer bir nokta çocukluğum geçtiği Oltu ilçesindeki Oltu Kalesi. Herhangi bir şey olur ve beni davet ederlerse buralardan atlamayı çok isterim."

Türkiye'de bakanlık izniyle Mersi'ndeki 'Cehennem Çukuru'na atladığını ve bu atlayışın Dünya tarihinde yapılmış en teknik atlayışlardan biri olduğunu öne süren Koçak, şöyle konuştu:

"Cehennem Çukuru' benden önce hiçkimsenin inmediği bir yerdi. Aşağıda sizi bekleyen ne var biliyorsunuz. Yukarı iple tırmanmam 2 saat sürüyor. Erzurum'dan izin çıkmayınca davet edildiğim başka yerlere gitmek üzere ayrılıyorum. Oralarda atlamak için uçurum, bina, anten ve köprüler kovalayacağım. Benim ilk uçaktan atlayışım 1991 yılında oldu ve 26 yıldır atlıyorum. Base jump'u ise yaklaşık 6 yıldır yapıyorum. Türk Ordusu'nda aynı zaman Türk Milli ve Türk Silahlı Kuvvetler takımında 14 yıl yarıştım. Orada uluslararası derecelerim var. Dünyada dolaşıpta yeni yerler açmak üzere hayatını adamış benden başka yine kimse yok. Gidecek çok yol atlanacak çok yer var."

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkililer, Koçak'ın talebini Kayak Federasyon Başkanlığı ile Hava Sporları Federasyonu'na iletildiğini oradan gelecek yanıtın beklendiğini açıkladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

-Cengiz Koçak'ın bina eve uçurumlardan atlama görüntüleri

-Uzundere ilçesindeki dağdan atlama görüntüleri

-Atlama kulelerinden detay 

-Cengiz Koçak ile röp.

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

 SÜRE: 08.19 BOYUT: 382 MB

===============================

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title