Dha Adana Bürosu Bölge Haberleri

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

vali Cerrah.OSMANİYE Valisi Celalettin Cerrah, özellikle sanayicinin talep ettiği ikinci bir tür yer fıstığının üretimine başlanacağını söyledi.

/////////

vali Cerrah: Sanayicinin talep ettiği yer fıstığı üretilecek

OSMANİYE Valisi Celalettin Cerrah, özellikle sanayicinin talep ettiği ikinci bir tür yer fıstığının üretimine başlanacağını söyledi. Cerrah,, alım garantisi olacağından üreticinin sıkıntı yaşamayacağını vurguladı.

ETİ Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ürünlerinde kullanmak üzere Arjantin tipi yer fıstığı talebi üzerine Osmaniyeli yer fıstığı üreticileri için bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Valilik Ahmet Cevdet Paşa Toplantı Salonu'ndaki toplantıya Vali Celalettin Cerrah, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü İbrahim Sağlam, Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, ETİ Gıda Satın Alma Müdürü Zihni Eryurt, ETİ Gıda Satın Alma Grup Müdürü Adem Doğar ve çok sayıda yer fıstığı üreticisi katıldı.

Toplantıda konuşan Vali Cerrah, ETİ Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ürünlerinde kullanmak üzere Bakanlıktan Arjantin yer fıstığı ithal etme talebinde bulunduğunu fakat Bakanlığın bu talebi Osmaniye'de önemli miktarda yer fıstığı üretilmesi sebebiyle reddettiğini ifade etti. Vali Cerrah, "Türkiye'deki yer fıstığının yüzde 45'i Osmaniye'de üretiliyor, yüzde 85'i ise yine Osmaniye'de işleniyor. Osmaniye'de 150'nin üzerinde işletme var" dedi. Osmaniye'de daha çok NC7 isimli yer fıstığı üretildiğini belirten Cerrah, şöyle devam etti:

"Bu fıstıktan 13 çeşit ürün yapıyoruz ve bu fıstığı çerez olarak tüketiyoruz. Fakat ETİ bizden ürünlerinde kullanmak üzere Arjantin tipi yer fıstığı istiyor. Arjantin tipi yer fıstığı kolay kırılmayan, kabuğu daha çabuk soyulan, rahat kavrulabilen, raf ömrü uzun bir yer fıstığı. Bu nedenle ürünlerin içinde kullanılmak üzere tercih edilen bir tür. Bu tip yer fıstığını Osmaniye'de yetiştirebileceğimize ben inanıyorum. Osmaniye, sanayicilerin aradığı Arjantin tipi yer fıstığını yetiştirebilecek güce ve toprağa sahiptir."

ETİ Gıda Satın Alma Grup Müdürü Adem Doğar ise yer fıstığını çikolatada kullandıklarını, yeni ürettikleri yer fıstıklı çikolatanın önemli satış rakamlarına ulaştığını anlattı. Doğar, yıllık tüketimlerinin 1000 ton seviyesinde olduğunu fakat bunun gelecek yıllarda daha da artacağını söyledi. Arjantin tipi yer fıstığının raf ömrünün daha uzun olması nedeniyle ürünlerinde bu tip fıstığı kullanmayı tercih ettiklerini belirten Doğar, Vali Cerrah'ın yer fıstığı ile ilgili yaptıkları çalışmaları medyadan takip ettiklerini ve bu konuda Osmaniye ile birlikte çalışmak istediklerini kaydetti.

İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA)

(8.9.2012 FOTOĞRAFLI)

////////////

Vali Cerrah ve Nihat Doğan 80 çocuğa kirvelik yaptı

OSMANİYE Valiliği'nin bu yıl 4'üncüsünü düzenlediği sünnet töreninde 80 çocuk erkekliğe ilk adımı attı. Cumhuriyet Meydanı'ndaki şölen kapsamında yapılması planlanan Nihat Doğan konseri, Afyonkarahisar'daki askeri cephanelikte meydana gelen patlamada 25 askerimizin şehit olmasından dolayı iptal edildi.

Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah ile birlikte sanatçı Nihat Doğan, İl Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlik, Selimiye Camii İmam hatibi Mümin Poyraz'ın okuduğu Kur'an-ı Kerim ile başladı. Törende bir konuşma yapan Nihat Doğan, Osmaniye'ye saz arkadaşlarıyla birlikte gelerek, unutulmaz bir sünnet şöleni yaşatmayı planladıklarını ancak Afyonkarahisar'daki askeri cephanelikte meydana gelen patlama nedeniyle Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah'ın da isteği ile konseri iptal ettiklerini söyledi.

Vali Cerrah ise sünnet törenlerinde anne babaların erkek evlatlarının ilk mürüvvetini gördüğünü ifade ederek "Bugün ben de Osmaniyelilerle bu mutluluklarını paylaşmaktan çok büyük bir haz duyuyorum. Bu geleneğimiz inşallah bundan sonraki yıllarda da devam edecektir" dedi. Vali Cerrah, şöyle devam etti:

"Bugün burada çok büyük bir sünnet şöleni yapacaktık. Nihat Doğan kardeşim bizleri türküleriyle coşturacak, Osmaniyelilere çok güzel bir gece yaşatacaktı. Ancak biliyorsunuz Afyon'da meydana gelen olayda 25 tane canımız, ciğerimiz, askerimiz şehit oldu. O şehit ailelerimiz ağlarken bizim burada sevinmemiz, bizim burada coşmamız mümkün değil. Çünkü Türk milleti sevinci, tasayı, üzüntüyü hep birlikte yaşar. Bu nedenle konserimizi iptal ettik. Ben Afyon'daki şehitlerimize yüce rabbimden rahmet diliyorum. Ailelerine başsağlığı diliyorum, Allah sabırlar versin."

Konuşmanın ardından sünnet için hazırlanan çadırlarda 80 çocuk sırasıyla erkekliğe ilk adımlarını attı. Sünnet esnasında çok sayıda çocuğun gözyaşlarına hakim olamadığı gözlendi. Ağlayan çocukları anne ve babaları teselli etti. Vali Cerrah ve Nihat Doğan sünnet olan çocukları tek tek ziyaret ederek çeşitli hediyeler verdi, ailelerine geçmiş olsun dileklerini iletti. Program sonunda bir çok vatandaş Nihat Doğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA)

(8.9.2012 FOTOĞRAFLI)

/////////////

Otistik Buğra Konservatuarı birinci olarak kazandı

HATAY'ın İskenderun ilçesinde yaşayan ve "absolutepitch" olarak adlandırılan olağanüstü müziksel işitme yeteneğine sahip olması nedeniyle dünyadaki 664 müzik dehasından birisi olarak gösterilen otistik Buğra Çankır'ın konservatuar hayalleri nihayet gerçek oldu. Buğra Çankır, Mustafa Kemam Üniversitesi (MKÜ) Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı yetenek sınavını birinci olarak kazandı.

Buğra Çankır'ın babası Kemal Çakır, oğlunun daha önce yetenek sınavlarından başarılı olmasına karşı Çukurova Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarlarının ortaöğretim bölümlerine kabul edilmediğini hatırlatarak "Biz yılmadık o günlerde Buğra'ya açıkça engelli ayırımı ve haksızlık yapıldığını her platformda vurguladık, özel derslerle İngiliz Kraliyet Ailesi Müzik Okulları klasik piyano sınavlarına hazırladık. 8 yıl boyunca girdiği her sınavdan başarılı oldu ve geçtiğimiz yıl, son kur olan ABRSM Grade 8 sertifikasını da aldı. Bu sertifika ile Avrupa'daki tüm konservatuarların lisans bölümleri için yeterlilik seviyesini yerine getirmiş oldu.

Oğlu Buğra'nın üstün yetenekli bir çocuk olduğunu, Allah vergisi yeteneğinin dışında her gün ortalama 5 saat piyano başında çalıştığını anlatan Kemal Çakır "Buğra'nın bir dünya sanatçısı olması için çalışacağız. Bu uzun süreçte Buğra'nın sanatına katkı sağlayacak, otizmden gelen farklılıklarının hoşgörüyle karşılandığı; müziksel potansiyelini sonuna kadar kullanabileceği bir konservatuar arayışımız nihayet son buldu. Girdiği yetenek sınavında birinci olarak kazanarak Mustafa Kemal Üniversitesi Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarını kazanması bizleri mutlu etti" diye konuştu.

Buğra'nın annesi eğitimci Necla Çankır ise Mustafa Kemal Üniversitesi Konservatuarı'nın yetenek sınavındaki komisyon üyelerinin, otizm hastalığı nedeniyle Buğra'ya 'engelli' ayrımı yapmamış olması karşısında 'müteşekkir' olduklarını söyledi.

Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),(DHA)

(UA/EŞ)(8.9.2012 FOTOGRAFLI)

/////////////

Hassa Üzüm Festivali'nde renk görüntüler

HATAY'ın Hassa ilçesine bağlı Hacılar Köyü'nde düzenlenen "Hacılar Köyü Üzüm Festivali"nde, geçen yıl ilk kez yapılan ağalık seçimlerinde 'Köy Ağası' olan Dt. İbrahim Kocacık, yeni ağalık seçimlerinde, 'Köy Ağası' seçilen Mustafa Şık'a ünvanını devretti.

Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği etkinliklerde, köylünün geçim kaynağı olan üzümler sergilenirken, etkinliğe AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin yanı sıra belediye başkanları da katıldı.

Etkinliği düzenleyen Hacılar Derneği adına konuşan Ziya Yüksel, tek çatı altında toplanan köylülerle hasret gidermenin sevinci ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, köyün ileri gelenlerini, eğitim, sağlık ve kültürel gelişme için katkı yapmaya davet etti. Hassa Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu ise konuşmasında, bu tür etkinliklerin insanlar arasındaki dayanışmaya ve toplum barışına önemli katkı sağladığını söyledi.

Festival, mehter takımının gösterisi, halk oyunları, deve güreşi ve en iyi üzüm yetiştiricisinin, oluşturulan komisyon tarafından belirlenmesi ile devam etti. Köy ağası seçilen Mustafa Şık, geleneksel ağalık şalını ilk Köy Ağası Dt. İbrahim Kocacık'tan, tespihini de Kaymakam Tekbıyıkoğlu'ndan aldı.

HASSA(Hatay), (DHA)

(8.9.2012, FOTOĞRAFLI)

////////////

Oda Başkanı Akın öğrenci servisçilerini uyardı

İSKENDERUN Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Erol Akın, yeni eğitim ve öğretim dönemi başlamasına az bir süre kala tüm öğrenci servis şoförleriyle bir araya gelerek çeşitli uyarılarda bulundu. Anne babaların çocuklarını öğrenci servisçiliği yapan şoför esnafına teslim edeceğini hatırlatan Başkan Akın "Eminim ki sizlere emanet edilen çocuklarımızın güven içerisinde evlerinden okullarına, okullarından da evlerine taşınması için sevginizi, ilginizi, şefkat ve merhametinizi esirgemeyeceksiniz" dedi. Akın, şöyle devam etti:

"Fakat öyle meslekler vardır ki esas olan para kazanıp kişinin geçimini temin etmek gibi görünse de paradan daha çok öne çıkan başka unsurlar vardır. İşte öğrenci servisi işletmeciliğinde en önemli unsur geleceğimizin teminatı çocuklarımızdır. Anne, babası, öğretmeni bir de abisi, amcası olan siz servisçi meslektaşlarımızsınız. Çocuklarımıza örnek olacaksınız. Her bakımdan onlara iyi örnek olmak zorundayız."

Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),(DHA)

(UA/EŞ)(8.9.2012 FOTOGRAFLI)

//////////////

Müdür ve öğretmenler okulu boyadı

ADANA'nın Kozan ilçesi'ne bağlı Acarmantaş köyü ilköğretim okulunun müdür ve öğretmenleri, okul binasını boyayarak yeni eğitim yılına hazırladı. Fawori Boya Bölge Müdürlüğü'nün yaptığı 60 kova boya ve fırça bağışıyla duvarları boyayan öğretmenler, küçük onarım işlerini de yaparak okula yeni bir görünüm kazandırdı.

Acarmantaş İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Arı "Duvarlar çok kirlenmişti. Çocukların böyle bir ortamda yeni öğretim yılına başlamasını istemedik. Fawori Boya Bölge Müdürlüğü'nden boya bağışı talebinde bulunduk. Onlar da sağ olsunlar bu talebimizi geri çevirmeyerek 60 kova boya bağışladı" dedi. Öğretmenlerin de gönüllü olarak okulu boyama işinde çalıştığını belirten Müdür Arı "Destek veren herkese teşekkür ediyorum" dedi.

Çilem ANITKAN/ ADANA, (DHA)

(8.9.2012, FOTOĞRAF)

//////////

Kalbiniz için 45 dakika yürüyün

İSKENDERUN Özel Palmiye Hastanesi doktorlarından Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr Ferit Akgün, kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en önemli yolunun, doğal beslenme ve günde en az 45 dakika tempolu yürüyüş yapmaktan geçtiğini söyledi.

Kalp ve damar hastalığının daha çok yaşlılarda görüldüğünü belirten Doç. Dr Ferit Akgün günümüzde erken yaşta bir belirti vermeden kalp krizi sonucu hayatını kaybedenlerin de olduğuna dikkat çekti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı olan, tansiyon, şeker hastalığı ya da kolesterol yüksekliği görülenler ile aşırı alkol ve sigara tüketenlerde kalp hastalığı riskinin arttığını vurgulayan Dr. Aygün şöyle devam etti:

"Eskiden araba kullanan azdı, evden işe, işten eve yürüyerek giderlerdi. Tükettikleri yiyecekler de genellikle bağ bahçeden topladıkları yiyeceklerdi. Günümüzde insanların çoğu daha çok masa başında iş yapıyor, evden işe, işten eve mesafe kısa bile olsa araba kullanılıyor zamanın önemli bir kısmı televizyon başında hareketsiz geçiriliyor. Tüketilen yiyecekler küçük çocuk yaşta başlayan doğal olmayan hazır işlenmiş, bir kısmı da hormonlu, doğal olmayan besinlerle beslenildiği için kalp hastalıkların daha sık görülmesine neden oluyor."

Kalp damar hastalığı riskini azaltmak için her gün 45 dakika tempolu yürüyüş önerdiklerini ifade eden Doç Dr Ferit Akgün "Beslenme konusunda da dikkat etmek gerekiyor. Kola, cips, hamburger gibi hazır yiyeceklerin yanı sıra yağlı yiyecekler yerine doğal yiyecekler tercih edilmeli" diye konuştu.

Ufuk AKTUğ/İSKENDERUN(Hatay),(DHA)

(8.9.2012 FOTOĞRAFLI)

///////////

Demir eksikliği beyin gelişimini yavaşlatıyor

DEMİR eksikliğinin çocukların hem beyin, hem de bedensel gelişimini olumsuz yönde etkilediği belirtildi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan, çocuklarda demir eksikliği tedavisinde geç kalınırsa hasarın kalıcı olabileceği uyarısında bulundu.

Bebek beslenmesi konusunda Türkiye'de yapılan araştırmalara göre 5 yaş altı her 2 çocuktan birinde demir eksikliği görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Mocan, "Yoğun olarak 6 ile 36 ay arası çocuklarda yaşanan demir eksikliği, süt çocuklarında beden ve beyin gelişimini yavaşlatarak çocukların sosyal gelişiminin bozulmasına neden oluyor. Demir eksikliği olan çocuklarda beyin gelişiminin olumsuz yönde etkilendiği bilinirken, tedavi için hızlı büyüme döneminin kaçırılması halinde kaybın geri dönüşü de mümkün olmuyor" dedi.

Prof. Dr. Hilal Mocan, özellikle büyümenin çok hızlı olduğu 0 - 3 yaş bebeklik ve çocukluk döneminde bebek beslenmesinin, çocuğun fiziksel ve beyin gelişimi açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Beyin gelişimi dolayısıyla bilişsel gelişimin beslenme ile çok yakından ilgili olduğunu belirten Mocan, şöyle devam etti:

"Beyin, demir eksikliğine karşı son derece hassas bir bölgedir. İlk 6 ay bebeğe verilebilecek en değerli besinin sadece anne sütüdür. Anneden depolanan demir bebeğe ilk 6 ay boyunca yeterli gelebilir. Ancak özellikle 6. aydan itibaren anne sütü yetersizse, bebeklere litresinde 6 - 12 mg demir içeren formül mamalar ve demirce zengin olduğunu bildiğimiz ek besinler (et, yumurta, baklagiller gibi) verilebilir."

Pirinç unu, bisküvi, ekmek gibi kilo alımı dışında bebeğe faydası olmayan besinlerden kaçınılmasını gerektiğini belirten Mocan, inek sütünün demir yönünden zayıf olduğu için bir yaşından önce önerilmediğini vurguladı. Erken çocukluk döneminde yaşanan demir eksikliği anemisinin, 11 - 14 yaşlarındaki okul performansının düşmesine neden olabileceğine dikkat çeken Prof. Mocan, "İki yaşına kadar demir eksikliği görülen çocukların fiziksel ve beyin gelişimleri düşük seviyelerde gerçekleşiyor. Sonrasında ise demir takviyesi yapılsa bile bunun telafisi mümkün olamıyor" dedi.

GAZİANTEP, (DHA)

(8.9.2012) - Adana

Kaynak: Demirören Haber Ajansı