36. NATO Liderler Zirvesi Ankara'da Başlıyor: Türkiye Stratejik Rolünü Güçlendirmeyi Hedefliyor

36. NATO Zirvesi, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde iki gün sürecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen zirveye ABD Başkanı Trump ve 31 müttefik ülke lideri katılıyor. Zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gelişmeler, ABD-Avrupa gerilimi ve savunma sanayi iş birliği gibi kritik konular ele alınacak. Türkiye, stratejik önemini artırmak ve NATO içinde uzlaştırıcı rol oynamak istiyor.
36. NATO Liderler Zirvesi bugün Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde başlayacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin yönetiminde gerçekleşecek zirve iki gün sürecek.
Zirveye ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra 31 müttefik ülke ile davetli ülkelerin liderleri katılacak.
NATO Zirvesi, hem gerçekleştiği dönem hem de yoğun gündemi nedeniyle "tarihi" olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin son dönemde artan uluslararası görünümü ve oynamak istediği rol açısından da zirvenin çok önemli olduğunu söylüyor.
Türkiye stratejik önemini artırmak istiyor
Türkiye, NATO Zirvesi'ni uluslararası statüsünü güçlendirerek devam ettirme açısından değerli bir fırsat olarak görüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran sonunda İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Asamblesi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin kriz bölgelerinde oynadığı role ve NATO bünyesindeki katkılarına değinmişti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 1 Temmuz'da düzenlediği bir basın toplantısında "Bunun Türkiye'de yapılıyor olması Türkiye'nin stratejik önemini, NATO içindeki rolünü de bir kez daha ortaya koyuyor, pekiştiriyor" diye konuşmuştu.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin zirve gündeminde olması Türkiye açısından fırsat olarak görülüyor.
BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlardan Türkiye'nin eski NATO Daimi Temsilcisi Tacan İldem, zirvenin "bugüne kadar geçerli uluslararası düzende ciddi bir kırılmanın yaşandığı" sırada gerçekleşeceğini vurguluyor ve şunları söylüyor:
"Uluslararası konjonktür, NATO müttefiklerinin aralarındaki görüş ayrılıklarını olabildiğince gidererek birlik, insicam ve dayanışmayı daha güçlü kılmalarını gerektiriyor."
Emekli Diplomat Gülru Gezer de zirvenin NATO'nun "mevcut istikrarasız uluslararası ortamda varlığını nasıl sürdüreceğini tartıştığı bir dönemde" gerçekleştirileceğini söylüyor:
"Türkiye, bu mevcut güven bunalımının olduğu dönemde taraflar arasında birlikteliği ve uzlaşıyı sağlayacak birkaç ülke arasında ön plana çıkıyor."
İstanpol Enstitüsü (İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü) Dış Politika Koordinatörü Riccardo Gasco ise zirvenin Türkiye için önemi hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Ankara açısından bu zirvenin amacı ittifakın vazgeçilmez güvenlik aktörlerinden biri olma pozisyonunu güçlendirmek. Ayrıca artan stratejik önemini uzun vadeli siyasi ve sınai ortaklığa dönüştürmek."
Trump, Türkiye'yi ABD Başkanı olarak ilk kez ziyaret edecek
NATO Zirvesi, Trump'ın "ABD Başkanı" sıfatıyla Türkiye'ye ilk ziyaretini gerçekleştirmesi açısından da önem taşıyor.
Trump, 2017-2021 arasındaki ilk döneminde Türkiye'ye gelmemişti.
Ankara'da yapılacak Trump-Erdoğan görüşmesinde NATO gündeminin ötesinde Orta Doğu'daki son gelişmeler, Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanması, Suriye'deki süreç ve özellikle savunma sanayi üzerinden ikili ilişkilerin ele alınacağı sanılıyor.
Tacan İldem, Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine NATO Zirvesi'ne katılmaya karar verdiğine dair sözlerini hatırlatıyor:
"Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı bir zirve toplantısından birlik mesajının çıkmaması başarısızlık hanesine yazılacak bir olumsuzluk olurdu.
"Dolayısıyla her şeyden önce bütün müttefik ülkelerin liderler düzeyinde temsil edilmesi önem taşıyordu. Aile fotoğrafında Başkan Trump'ın da yer alacak olması bu açıdan önem teşkil edecektir."
Trump: 'Jet motorlarının Türkiye'ye verileceğini düşünüyorum'
Erdoğan ve Trump'ın zirve öncesi temaslarında özellikle Türkiye'nin geliştirme aşamasında olduğu KAAN savaş uçakları için gerekli F-110 motorlarının satışında ilerleme sağlanması olasılıklar arasında.
Trump, 25 Haziran'da Beyaz Saray'da yaptığı bir açıklamada Türkiye'nin F-35 programına dönme talebi ve jet motoru satışlarını kast ederek, "Muhtemelen onları çok mutlu edecek bir şey yapacağım" ifadelerini kullanmıştı.
2014-2017 arası Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu olarak görev yapan Gülru Gezer, "F-110 motorlarının Türkiye'ye verileceğini düşünüyorum" diyor.
Emekli diplomat, F-35 programına dönüş konusunda ise ABD'de mevzuat ile alakalı ve hukuki engellerin bulunduğunu, bu süreçte olumlu ibareler olsa da "bugünden yarına gerçekleşecek bir şey olmadığını" savunuyor.
Türkiye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın aldığı için 2019'da F-35 programından çıkartılmıştı.
ABD yönetimi, Ankara'nın programa dönüşü için bu sistemlerin elden çıkartılması gerektiğini söylüyor.
ABD ve Avrupa arasında arabuluculuk çabası
Zirvenin en önemli gündem maddeleri arasında ABD ile Avrupa arasında son dönemde artan gerilim de bulunuyor.
Türk diplomatik kaynaklar, Avrupalı müttefiklerin ABD ile gerilimin soğutulması ve Washington'un ani-keskin kararlar almamaması amacıyla, Erdoğan'ın Trump ile olan yakın ve özel ilişkisini kullanması için Ankara'ya çağrıda bulunduğunu kaydediyor.
Avrupalı müttefiklerin bu kapsamda ABD'nin kıtadan çekilme sürecini aşamalı bir planla gerçekleştirmesi ve kıtada güvenlik boşluğu yaratılmaması konusunda Türkiye'nin yardımını istediği de aynı kaynaklarca dile getiriliyor.
Riccardo Gasco, "Bence şu an herkes ABD'yi NATO'dan çekileceği ya da Avrupa'yı savunmaktan imtina edeceği yönündeki söylemlerden vazgeçirmeye çalışıyor" diyor.
Zirvede bu konuların NATO içinde bütünlük ve dayanışma ortamının zarar görmeden çözülmesi Türkiye'nin temel amaçlarından biri.
Ankara, zirve boyunca oynayacağı rol ile NATO'nun geleceği açısından kurulması öngörülen yeni anlayışın mimarlarından biri olarak anılmak istiyor.
Gülru Gezer, liderler buluşması hakkında "Türkiye'nin bir yandan uzlaştırıcı bir rol oynaması bir yandan da ev sahibi olarak taraflar arasında çıkabilecek husumetleri veya hassasiyetleri gidermesi gerekiyor" diyor.
'NATO Avrupalılaşacak'
NATO Zirvesi'nden Türkiye'nin başka bir beklentisi ise Avrupa güvenliği ve caydırıcılığı için geliştirilmekte olan mekanizmalara dahil edilmek.
NATO'da bulunan 23 Avrupa Birliği (AB) ülkesi liderinin Ankara'ya gelmesi bu açıdan önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Türkiye hem NATO'da hem de diğer platformlarda Avrupa güvenliği için tam katılımın şart olduğunu, Türkiye gibi ülkelerin dışlanmasının kıta güvenliğinde sorunlar yaratacağını savunuyor.
Bu süreçte AB üyesi olmayan İngiltere, Kanada, Norveç ve İzlanda gibi NATO müttefikleriyle de yakın temasta bulunuyor.
Zirve gündeminde yer alması beklenen NATO-AB işbirliği de Türkiye açısından konuyu resmi şekilde ele almasını sağlayacak bir gelişme.
Tacan İldem, "NATO 3.0" olarak adlandırılan ittifakın yeni koşullara uyarlanması sürecinde NATO'nun "Avrupalılaşacağını" savunuyor:
"Türkiye açısından Avrupa sütununun NATO içinde güçlenmesi elbette öncelikli bir husus olacaktır.
"AB, yetenek geliştirme ve bu hedefi destekleyecek entegre savunma sanayi altyapısının güçlendirilmesinde iddia ettiği gibi jeopolitik oyuncu olacaksa, o takdirde Avrupa güvenliğinin parçası olan Türkiye'nin vardığı gelişim aşaması ve geleceğe dönük potansiyelinden yararlanmaması aslında kendi bacağına kurşun sıkmaktan başka bir anlam ifade etmiyor."
Ankara'daki zirveye AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de katılmaları bekleniyor.
Ursula Von der Leyen, Nisan ayında yaptığı bir açıklamada Avrupa'yı Türkiye, Rusya ve Çin etkisinden korumak gerektiğini söylemiş ve bu ifadesi tepki çekmişti.
Von der Leyen'in sözcüsü daha sonra bir açıklama yaparak, Avrupa Komisyonu Başkanı'nın sözlerinin çarpıtıldığını savunmuştu.
'Demokratik gerileme, savunma iş birliğinden bağımsız ele alınamaz'
Son dönemde Ankara ve Brüksel arasında diyaloğun artması, AB'nin özellikle ekonomi, ticaret ve güvenlik gibi alanlarda iş birliğini vurgulaması taraflar arasında yeni bir sürecin başladığı şeklinde değerlendiriliyor.
Bu ivmenin Türkiye'nin AB ile savunma sanayi ve diğer stratejik alanlara nasıl yansıyacağı Ankara'daki görüşmelerde ele alınacak konular arasında.
Riccardo Gasco, savunma sanayi konusunda "Avrupa'nın Türkiye'ye, Türkiye'nin Avrupa'ya olduğundan çok daha fazla ihtiyaç duyduğunu" söylüyor ve ekliyor:
"Yakın zamanda NATO subaylarıyla yaptığım sohbetlerde hepsi Türkiye'nin üretim kabiliyetlerini övdü ve Avrupa'nın kendi başına üretemeyeceği şeyleri Türkiye'nin kısa süre içinde sağlayabileceğini söyledi."
Gasco, Türkiye'deki "demokratik gerileme" sürecinin savunma iş birliğinden bağımsız ele alınamayacağını vurguluyor ve Avrupa'nın bu konuda Ankara'yı eleştirmemesi hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Avrupa ilişkileri bölümlendirmeye ve böylece Türkiye'ye ihtiyaç duyduğu meselelerde iş birliğini sürdürmeye çalışıyor."
Odak savunma sanayi üzerinde olacak
NATO Zirvesi'nin Türkiye açısından en değerli öncelikleri arasında savunma sanayi geliyor.
Bugün düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu, müttefik ülkeler ve bu alanda aktif birçok uluslararası kuruluşu bir araya getirecek ve bazı anlaşmaların imzalanmasına sahne olacak.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki forumda ittifakın on milyarlarca dolar değerinde yeni sözleşmeler duyuracağını açıkladı.
Foruma çok sayıda Türk kamu ve özel kuruluşunun katılması ve uluslararası ortaklarıyla projelerini tanıtmaları bekleniyor.
Türkiye son dönemde aralarında İspanya, İtalya, Romanya ve Polonya gibi birçok müttefik ülke ile önemli anlaşmalara imza attı.
NATO'nun ihtiyaç duyduğu askeri malzeme üretim zincirinin önemli bir halkası olmak isteyen Türkiye, başta AB olmak üzere bu konuda finansman sağlayan uluslararası kurumlarla da iş birliği peşinde.
Zirvede Türkiye'nin bu noktaya vurgu yapması ve müttefikler arasında silah satışı konusunda kısıtlamalar getirmenin doğru olmadığı mesajını vermesi de bekleniyor.
*Hilken Doğaç Boran bu habere katkıda bulundu.
İlgili haberler























