Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

1)ŞIRNAK'TA ŞEHİT DÜŞEN GAZİ UZMAN ÇAVUŞ TOPRAĞA VERİLDİŞIRNAK'ta güvenlik güçleriyle, PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada, şehit olan ve bir yıl öne yaralanıp gazi olan Uzman Çavuş Efe Osman Apaydın'ın cenazesi memleketi Niğde'de gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Dha Yurt Bülteni-7

1)ŞIRNAK'TA ŞEHİT DÜŞEN GAZİ UZMAN ÇAVUŞ TOPRAĞA VERİLDİ


ŞIRNAK'ta güvenlik güçleriyle, PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada, şehit olan  ve bir yıl öne yaralanıp gazi olan Uzman Çavuş Efe Osman Apaydın'ın cenazesi memleketi Niğde'de gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin bir gün önce ailesini arayıp, "Bir daha görüşemeyiz belki" diyerek helallik istediği de  kaydedildi. 26 yaşındaki 2 çocuk babası Efe Osman Apaydın'ın Türk bayrağına sarılı cenazesi ilk önce Şahinali Mahallesi'ndeki baba ocağına, ardından merkeze 10 kilometre uzaklıktaki Ovacık Köy meydanına getirildi. Şehidin eşi Meltem, annesi Ayşe Apaydın gözyaşlarına boğulurken, çocukları 4 yaşındaki Hasan Bora ve 1 yaşındaki Mustafa babasının tabutu başında asker kıyafetiyle bekledi. Şehidin annesi sağlık görevlilerinin desteğiyle törene katılırken, "2 çocuğumuz daha büyüyor onları da göndereceğim. Korkmadı, kardeşi de asker onları da göndereceğim. Vatan sağ olsun. Annem en büyük yere gittin, en büyük mertebeyi aldın. Annem, canım aslanlar gibi gidiyorsun kuzum benim" diye ağıt yaktı.  Baba Hasan Apaydın da metanetli görünmeye çalıştı.


Niğde Valisi Ertan Peynrcioğlu, Jandarma Genel Komutanlığı Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Veli Turan, Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, siyasi parti temsilcileri ile vatandaşların katıldığı törende şehit Apaydın'ın özgeçmişi okundu. Niğde Müftüsü Alaaddin Gürpınar da cenaze namazını kıldırdı. Müftü Gürpınar, kahraman şehidin 1 gün önce ailesini arayarak "belki bir daha görüşemeyiz" diyerek helallik aldığını, bu durumu da kendisine törenden önce anlattıklarını söyledi. Şehit Efe Osman Apaydın'ın Türk bayrağına sarılı tabutu vatandaşların omuzlarında Ovacık Köyü mezarlığında toprağa verildi.


Görüntü Dökümü


------------------------


Şehidin cenazesinin omuzlarda taşınması


Şehidin silah arkadaşlarının tabutun başında ağlaması


Şehidin asker üniformalı 1 yaşındaki oğlu Mustafa'nın tabuta dokunması


Tabuta sarılarak ağlayan aileden görüntü


Şehidin asker üniformalı 4 yaşındaki oğlu Hasan Bora'nın babasının  fotoğrafına sarılması


Şehidin annesinin konuşması


Şehidin eşinden görüntü


Şehidin küçük oğlundan görüntü


Cenaze namazının kılınması


Tabutun vatandaşlar tarafından omuzlara alınarak taşınması


Tabutun taşınmasından detay


SÜRE: 02'10"    BOYUT: 145 MB


Haber-Kamera: Ali KADI/ NİĞDE,


=====================================================


Çanakkale Şehitler Abidesi'nde, gururlu ve hüzünlü tören (EK)


2)GAYDALAR KARŞILADI


ÇANAKKALE Savaşları'nın 102'nci yıl kutlamalarında, Şehitler Abidesi, Morto Koyu'ndaki Fransız Şehitler Anıtı'ndan sonra Seddülbahir Köyü'ndaki İngiliz Helles Anıtı'nda da tören düzenlendi. Törene katılanlar, anıt önünde gayda çalan askerlerce karşılandı. Törende Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, İngiltere Büyükelçisi Richard Moore, Yeni Zellanda Adalet Bakanı Amy Adams, Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı ile çeşitli ülkelerin temsilcileri hazır bulundu. Savaşta hayatını kaybeden İngiliz askerleri için dua edilmesiyle başlayan törende, Türkiye, İngiltere, Avustralya, Bangladeş, Kanada, Fransa, Almanya, Hindistan, Irlanda, Yeni Zelanda, Pakistan, Sri Lanka, Kuzey İrlanda ülkeleri adına anıta çelenk konuldu. İngiliz Helles Anıtı'ndaki tören konuşmalardan sonra yine askerlerin gayda çalmasıyla sona erdi.


Görüntü Dökümü


------------------------


Törenden görüntü.


Çelenk bırakılmasından görüntü.


Taylan YILDIRIM - Burak GEZEN - Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE


===============================================


3)ANASINIFI ÖĞRENCİLERİNİN ŞEHİTLİ GÖSTERİSİNE İNCELEME


KAYSERİ'deki 23 Nisan kutlamalarında anasınıfı öğrencilerinin ellerine aldıkları oyuncak silahlarla bir çatışmayı canlandırması ve bir öğrencinin şehit rolü yaparak üzerinin Türk bayrağıyla örtülmesiyle sona eren gösteriyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı inceleme başlattı. Olayın araştırması için müfettiş görevlendirilirken, İlkokul Müdürü Ali Çakmak, "Varsa kusurumuz, cezamızı devlet keser" dedi. Kayseri'de dün açık alanda yapılması planan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, saatteki hızı zaman zaman 100 kilometreyi bulan lodos nedeniyle, Sami Yangın Anadolu Lisesi Spor Salonuna alındı. Vali Süleyman Kamçı, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı, öğrenciler, öğretmenler velilerin katıldığı törende şiirler okundu, seymen ve mehter gösterileri yapıldı.


Törende Şükrü Malaz İlkokulu Anasınıfı öğrencilerinin 'Kınalı Kuzular' ve '15 Temmuz' gösterisinde, temsili bir çatışma anı sergilenerek, bir askerin şehit olması canlandırıldı. Vurularak şehit olan askeri canlandıran öğrencinin üzerine Türk bayrağı örtüldü. Gösteri, salonu dolduranlar tarafından alkışlanırken, bazı veliler ve protokol üyeleri çocuklara oyuncak bile olsa silah verilmesini yadırgadıklarını dile getirdi.


Uzmanlar da çocukların böyle bir gösterinin içinde yer almasını eleştirdi. Konunun ulusal medyada yayımlanmasının ardından tepkiler artarken, Milli Eğitim Bakanlığı'nca inceleme başlatıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de konuyu araştırması için müfettiş görevlendirdi.


Şükrü Malaz İlkokulu Müdürü Ali Çakmak ise gelişmeler ve tepkilerle ilgili, "Konu ile ilgili açıklama yapmaya yetkim yok, ama gösteri yapıldı, geldi geçti. Varsa bu kusurumuz, devlet cezamızı keserö demekle yetindi.


Görüntü Dökümü(DÜN GEÇİLEN GÖRÜNTÜLER)


---------------------


23 Nisan törenlerinden görüntü


Temsili silahlı ve şehitli gösteri


Çocuklardan oyun gösterileri


Detay


Haber- Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,


 


23.04.2017 - Haber Kodu : 170423146_


======================================================


4)KARAKOÇAN'DA PKK'NIN ERZAK DEPOSU ELE GEÇİRİLDİ


ELAZIĞ'ın Karakoçan İlçesi'ne bağlı Yücekonak Köyü bölgesinde düzenlenen operasyonda, terör örgütü PKK'nın erzak deposu bulundu. Depoda silah, mühimmat, patlayıcı yapımında kullanılan düzenekler ile yaşam, gıda ve giysi malzemesi bulundu. Terör örgütünün sözde Yayladere gücünün Karakoçan İlçesi kırsalında, mühimmat ve erzak depoladığı yönünde istihbari bilgiler alınmasının ardından düzenlenenen operasyon ile ilgili Elazığ Valiliği'nce yapılan yazılı açıklamada, "Elazığ İl Jandarma Komutanlığı tarafından terör örgütünün sözde Yayladere gücünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan istihbari çalışmalar kapsamında, bölücü terör örgütü mensuplarının, Karakoçan İlçesi Yücekonak Köyü bölgesinde mühimmat ve erzak depoladıkları bilgisi elde edilmiştir. Elde edilen bilgiler neticesinde, 24.04.2017 günü Karakoçan İlçesi Yücekonak Köyü bölgesinde icra edilen operasyonda; toprağa gömülü vaziyette bir adet depo ele geçirilmiştir. Ele geçirilen depoda; 32 adet patlayıcı madde düzeneği, 14 adet kaleşnikof piyade tüfeği fişeği, 1 adet kaleşnikof şarjörü, patlayıcı yapımında kullanılan çok sayıda blok halinde kalem pil, elektrik kablosu, 2 adet telsiz anteni, 3 adet telsiz malzemesi, 2 adet tüp başlığı, 1 adet tüp, bol miktarda yaşamsal gıda malzemeleri, giyim melzemesi ve ilk yardım melzemesi bulunmuştur. Ülkemizin birlik ve beraberliğine yönelik her türlü tehdite karşı mücadelelere kararlılıkla devam edilmekte olduğu kamuoyunu saygıyla duyurulur" denildi. 


KAYSERİ/DHA


=================================================


5)TÜRKİYE'DE ÖLDÜ, VASİYETİ NEDENİYLE TELABYAD'DA DEFNEDİLDİ


SURİYE'deki iç karışıklığın ardından sığındığı Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde şeker hastalığı nedeniyle ölen 65 yaşındaki Abdel El Abdullah Abu Arif, vasiyeti doğrultusunda sınırdan PYD denetimindeki Telabyad'a gönderilerek defnedildi.


Suriye'deki iç savaşın ardından önce ÖSO, sonra DEAŞ ve son olarak PYD denetimine giren Telabyad'dan 9 kişilik ailesiyle birlikte kaçan Meşhur Aşireti önderlerinden Abdel El Abdullah Abu Arif, şeker hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü Akçakale Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Ölümü ile ailesini yasa boğan Abdel El Abdullah Abu Arif'in çocukları, Akçakale Kaymakamlığı'na başvurarak, babalarının vasiyetinin kendi toprağına gömülmek olduğunu belirterek yardım istedi.


Yetkililer de yapılan görüşmelerin ardından cenazenin Telabyad'a gönderilmesini ancak yakınlarının terör örgütü PYD kontrolündeki Telabyad'a gidişine izin veremeyeceklerini iletti. Ailenin de kabul etmesinin ardından Abdel El Abdullah Abu Arif'in cenazesi bugün sınır hattına gelen akrabalarına teslim edildi. Sınır hattından tabutu omuzlarına alan akrabaları Abdel El Abdullah Abu Arif'i, Telabyad'da kılınan cenaze namazının ardından toprağa verdi.


Abu Arif'in cenazesinin Telabyad'a gönderilişi sırasında, sınır hattına gelen eşi ve çocukları gözyaşı döktü.


Görüntü Dökümü


-------------------------------------


Akçakale-Telabyad sınırı


Sınırda bekleyen kalabalık


Cenazenin götürülmesi


Genel ve detay görüntüler


( Haber- Kamera: Hadi KURT - ŞANLIURFA- DHA)


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 201 MB


======================================================


6)TMO GİRESUN'DA FINDIK ALIMLARINA BAŞLADI


TOPRAK Mahsulleri Ofisi (TMO), Giresun'da iki noktada fındık alımlarına başladı. 


Fındık alımlarını takip eden Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, uzun süredir dile getirdikleri müdahale alımının ve fındıkta taban fiyat oluşmasının bugün itibariyle başladığını söyledi. Karan şunları söyledi:


"Bugün iki alım noktasında il merkezi ve Tirebolu'da alım yapılıyor. İnşallah üretici de fındığını iyi değerlendirmek için fındığını teslim eder. TMO artık piyasada bir aktör olarak bundan sonra da yerini alacak. Piyasada oyuncular az olduğu için de fındık fiyatları belli noktaların inisiyatifindeydi. Fiyatlar da kademeli olarak sürekli aşağı çekiliyordu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin devreye girmesiyle serbest piyasa koşullarında fındık fiyatlarının daha iyi noktalara gideceğini umuyoruz.ö


FİYATTA REVİZE İSTEDİLER


TMO'nun açıkladığı 10.5 lira alım fiyatının üretici lehine revize edilmesini de isteyen Karan, "Fındıkta uzun zamandır bir fiyat tartışması var. TMO fiyat açıkladı. Şu anda elde kalan fındıkların kalite oranını bilmiyoruz ama 10.5 lira fiyatın revize edilmesini istiyoruz. Çünkü sezona 12 lira gibi başlayan bir fiyat varö diye konuştu.  TMO'nun piyasaya müdahalesini önemsediklerini ifade eden Karan şöyle konuştu:


"Üreticilerin elinde çok fındık yok. Alım noktalarına çok  fındık gelmeyecek. TMO'nun piyasada olmasıyla birlikte önümüzdeki sezon bol ürünle iyi bir fiyat oluşacağını düşünüyoruz. Fiyat tartışılabilir, fiyata takılmıyoruz.Ancak TMO'nun bir oyuncu olarak piyasaya müdahale etmesini, üreticinin yalnız olmamasını önemsiyoruz. Üretici de buna göre borçlanacak, bütçesini buna göre düzenleyecek. Kafası karışmayacak.ö 


TMO'nun aldığı fındığı hemen piyasaya sürmemesi gerektiğine işaret eden Karan, " Bunu yaparsa fiyatlar aşağı yönlü hareketine devam edebilecek. Üretim, satış ve stoklama sıkıntısı var. Ama TMO'nun aldığı fındıkla ihracat yönlü ve ürünün işlenerek çalışmasını istiyoruzö dedi.


Görüntü Dökümü


-------------------------


-Fındık alımından görüntüler


-Karan'ın açıklamaları


-Detaylar


 Haber-Kamera: Hakan KABAHASANOĞLU DHA


6.54 Dk. 220 Mb.


=====================================================


7)DOKTOR ADAYLARI SİMÜLE HASTALARLA PRATİK YAPIYOR


İZMİR'deki Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim gören öğrenciler pratiklerini, hasta rolü yapan simüle hastalar üzerinden yapıyor. Hastalarla iletişim ve mesleki beceri kazandıran program yaklaşık 20 yıldır uygulanıyor, bu uygulamadan yararlanarak fakülteden 3 bin 158 öğrenci mezun oldu.Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1997 yılından bu yana Probleme Dayalı Öğrenim Eğitimi kapsamında, öğrencilerini simüle hastalarla gerçek hayata hazırlıyor. Bu eğitimi alan 3 bin 158 öğrenci fakülteden mezun edildi. Hasta rolü oynayan 15 erkek ve 10 kadın simüle hasta eğitimden geçtikten sonra, fakültede eğitim alan öğrencilerin derslerine giriyor. 1 öğrenci, 6 yılın sonunda 270 saate yakın iletişim becerisi eğitimiyle mezun ediliyor. Dönem 6 öğrencisi İntörn Dr. Kamer Turgut, "Dönem 1'den itibaren bu sistemde eğitim görüyorum. Bizim hammaddemiz insan, fakülteye girdiğimiz ilk yıldan itibaren hastalara dokunuyoruz. Bu eğitim bizler için antrenman ya da prova oluyor. Hasta profilleri değişiklik gösterebiliyor, öfkeli, yakını kaybetmiş olabiliyor, gerçekten acite durumu olan hasta gelebiliyor. Bizim simüle hastalarımız bunların hepsine hazırlık ve kendilerine verilen senaryoyu uyguluyor. Biz de fakültemizden bu eğitimleri alarak, gerçek hayatta karşılaşacağımız hastalara hazırlıklı olarak çıkıyoruz" dedi. Dönem 4 öğrencisi Stajyer Dr. Merve Birge, "Bu eğitimde, hastalarla nasıl iletişim kurulur, hastaya nasıl yaklaşılır ve hasta ne söylemek istiyor? Bunları öğreniyoruz. Kliniğe geçtiğimizde bizim bu öğrendiklerimizi gerçek hastalarımıza uyguluyoruz" diye konuştu.


"20 YILDIR UYGULANIYOR" 


Programın 20 yıldır uygulandığını hatırlatan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, "Üniversitemizde 20 yıldır Probleme Dayalı Öğrenim Eğitimi yapılıyor. Kliniğe Giriş ve İletişim Becerileri Dersleri, 1'inci sınıftan 6'ncı sınıfa kadar yapılandırılmış bir şekilde ve tüm klinik uygulamaları içine dahil edilerek yapılıyor. İnsan sadece biyolojik bir varlık olarak değil, bio psiko sosyal bir bütün olarak öğrenci arkadaşlarımız tarafından değerlendiriliyor. Bu sistem diğer üniversitelerde de kısmen uygulanıyor. Bu kapsamda müfredata uygun şekilde dikey ve yatay entegrasyonun yapıldığı tüm hasta değerlendirme aşamalarında entegre olarak fakültemizde gerçekleştiriliyor. Simüle hastalar üzerinden eğitim alan öğrencilerimiz bir nevi tatbikat yapmış gibi oluyor. Öğrencilerimiz en sık karşılaşılan problemlerle ilgili eğitim aldıkları için alanda daha az sorun yaşıyorlar. Hasta iletişim kazalarını da daha az yaşıyorlar" dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kliniğe Giriş Uygulamaları Sorumlusu Prof. Dr. Nilgün Özçakar, "İlk üç yılda hastalarımıza ve öğrencilerimize normal bir eğitim programı planlıyoruz bunun içinde simüle hastalarımız her aşamada var. Simüle hastalarımız bize başvuruyorlar, biz de onlarla görüşmeler yapıp eğitim almalarını sağlıyoruz. Ardından da uygulamalarımıza dahil ediyoruz. 2'nci sınıftan itibaren de öğrencilerimiz gerçek ortama hazırlanmış oluyorlar" diye konuştu.


FARKLI ROLLER ÜSTLENİYORLAR


İşçi emeklisi 56 yaşındaki Bülent Koyunsever, 6 yıldır simüle hasta olarak çalıştığını belirtip, "Bize çeşitli rahatsızlıklarla ilgili öyküler veriliyor. Başım ağrıyor, karnım ağrıyor gibi. Öğrenciler de bu hastalıklar üzerinden bize sorular soruyor. Biz de onlara detayları anlatıyoruz. Bazen sinirli olabiliyoruz ve tepkilerini ölçüyoruz" dedi. Yaklaşık 9 yıldır simüle hasta olarak çalıştığını kaydeden Sevinç Fotbol (50), "Yaklaşık 9 yıldır simüle hasta olarak çalışıyorum. Hocalarımız bize o gün hangi konu işleniyorsa onunla ilgili öykü veriyor biz de doğaçlama olarak onları uyguluyoruz. Öğrencilerin eğitimine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Asabi hasta rolü yaptığımız da oluyor" diye konuştu.


Görüntü Dökümü


----------------


-Konuşmalara ait röpler


-Simüle hastanın muayene edilmesi


-Genel ve detay görüntü


(Haber: Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR, DHA)    


======================================================


8)EVİNDEKİ YANGINI SÖNDÜRMEK İSTERKEN ÖLDÜ


SİVAS'ın Suşehri İlçesi'nde evinde çıkan yangını söndürmeye çalışırken alevlerin arasında kalan 68 yaşındaki Temel Kaya, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.


Suşehri'ne bağlı Gökçekent Köyü'nde saat 04.00 sıralarında, Temel Kaya'ya ait 3 katlı müstakil evin teras kısmında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Köylülerin fark etmesiyle Suşehri İtfaiyesi'nden yardım istendi. İtfaiye ekipleri ve köylülerin yardımıyla, yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak evindeki yangını söndürmek için büyük çaba gösteren Temel Kaya'nın ortalıkta gözükmemesi üzerine evde arama yapıldı. Kaya, evinin banyo kısmında baygın halde bulundu. Vücudunda yanıklar oluşan ve dumandan etkilendiği anlaşılan Temel Kaya Suşehri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Kaya kurtarılamadı. Eşinin öldüğünü öğrenince fenalaşan Gülser Kaya da aynı hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Görüntü Dökümü:


-Evin görüntüsü


-Bina içinden görüntüler


-Köylülerin konuşması


-Ölen adamın fotosu


Haber: Bülent TATLI/SUŞEHRİ (Sivas),


=======================================================

Kaynak: DHA