Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

(YENİDEN)1)ANTALYA'DA TANKER İLE ÖĞRENCİ SERVİSİ ÇARPIŞTI: 23 YARALI ANTALYA'da, akaryakıt tankeri ile öğrenci servis minibüsünün çarpıştığı kazada, 23 kişi yaralandı.

Dha Yurt Bülteni-7

(YENİDEN)

1)ANTALYA'DA TANKER İLE ÖĞRENCİ SERVİSİ ÇARPIŞTI: 23 YARALI 

ANTALYA'da, akaryakıt tankeri ile öğrenci servis minibüsünün çarpıştığı kazada, 23 kişi yaralandı. Gözaltına alınan tanker sürücüsü Özkan Kepez, direksiyon başında uyuması nedeniyle kazanın meydana geldiğini söyledi.  Kaza, saat 08.30 sıralarında, Antalya- Isparta yolunun Karaöz mevkisinde meydana geldi. Isparta'dan Antalya istikametine giden Özkan Kepez yönetimindeki 32 HL 868 çekici, 32 DC 210 dorse plakalı boş akaryakıt tankeri, Şaban Doğan'ın kullandığı ve ortaokul öğrencilerinin taşındığı 07 AJJ 27 plakalı servis minibüsüne arkadan çarptı. Sürücülerinin kontrolünden çıkan tanker ve öğrenci servis minibüsü tarlaya savruldu. 

21 ÖĞRENCİ YARALANDI

Minibüsün takla atarak, devrildiği kazada sürücü Şaban Doğan, öğrenci velisi Ramazan Duyan ile öğrenciler Abbas Eren Kök, Ceren Kök, Ahmet Kağan Keleş, Mustafa Noyan, Buse Rumeysa Kazık, Ali Rıza Aydoğmuş, Veli Çakır, Berat Kök, Resul Duyan, Ramazan Aydoğmuş, Devrim Uğurlu, İsa Doğan, Rumesya Doğan, Umut Duyan, İrem Karakış, Şule Karakaş, Tolgahan Topdemir, Berat Topdemir, Ali Topdemir, Hatice Kök ve Berksan Uğurlu yaralandı.

Kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, ambulans, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Çevredekilerin de yardımıyla minibüsten çıkarılan yaralılar, ambulanslarla sağlık görevlilerince Antalya'daki çeşitli hastanelere götürüldü. Yaralılardan Ramazan Duyan'ın hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.

Karaöz Mahalle Muhtarı Salih Özkan, "Öğrenciler, Karaöz Ortaokulu'nda eğitim görüyor. Servis, öğrencileri Aksu'ya bağlı Ortaköy ve kırsal mahallelerden alıp, okula götürüyordu" dedi.

TANKER SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINDA

Öte yandan jandarma ekipleri, çevredekilerin tepki gösterip, saldırıda bulunmaması için tanker sürücüsü Özkan Kepez'i bölgeden uzaklaştırdı. Gözaltına alınıp, karakola götürülen ve kazadan yara almadan kurtulan Kepez, ilk ifadesinde, "Direksiyon başında uyudum. Kaza da bundan dolayı meydana geldi" dedi.

Görünt Dökümü

------------------

Olay yerinden detaylar

Yaralı öğrenciler

Tanker görüntü

Minibüs görüntü

 Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Hasan UĞUR/ANTALYA,  

===========================================================

2)FINDIKTA 'KÜLLEME' TEHDİDİ

DÜNYA  fındık üretiminin yüzde 78'ini, ihracatının ise yüzde 76'sını elinde bulunduran Türkiye'de, son yıllarda görülen 'külleme' hastalığı fındık üreticilerini tedirgin etmeye devam ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, hastalığın Doğu Karadeniz'den artık Batı Karadeniz'e doğru yayıldığını, üreticileride zirai mücadele konusunda bilgilendirdiklerini söyledi. Yılda yaklaşık 450 bin ton fındık üreterek,  110'dan fazla ülkeye fındık ihraç edip 3 milyar dolara yakın döviz girdisi sağlayan Türkiye'de, rekolte kaybını önlemek için, külleme hastalığına karşı mutlaka zirai mücadele yapılması isteniyor. Dünya fındık üretiminin yüzde 78'ini, ihracatının ise yüzde 76'sını tek başına elinde bulunduran Türkiye'de, son 4 yıldır fındık bahçelerinde görülen 'külleme' hastalığı üreticileri halen endişelendiriyor. TZOB Yönetim Kurulu üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, ilk olarak Doğu Karadeniz'de görülen 'külleme' hastalığının Batı Karadeniz'e doğru yayıldığını belirterek,  "Bu hastalık bölgemizde yaklaşık 4 yıldır devam ediyor, fındıkta bunun ciddi zararlarını gördük. Özellikle Doğu Karadeniz'de görünmeye başladı, daha sonra Batı Karadeniz'e doğru yayıldı. Lokal bir şekilde alanlarda görülse bile bugünlerde tekrar çıkmaya başladı. Bununla ilgili olarak Ziraat Odalarımız, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerimiz alanlarda. Üreticilerimize ilaçlamayla ilgili nasıl mücadele edilir, hemde hastalığın neden çıktığıyla ilgili bilgilendirme toplantıları hızlı bir şekilde yapılıyor. Üreticilerimizde bilinçli bir şekilde 'külleme' ile ilgili mücadeleye başladılar" dedi.

FINDIĞIN ÇÜRÜMESİNE SEBEP OLUYOR

'Külleme' hastalığının bölgeye ciddi zararlar verdiğini, fındık bahçelerinde verimin düşüklüğüne ve fındık tanesinin ömrünün kısalmasına da sebep olduğuna dikkat çeken Soydan, "Fındık çotanaklarında beyaz tabakayla hızlı bir şekilde yayılması fındığın çürümesine sebep oluyor. Buda rekolte düşüklüğüne bire bir nedendir. Onun için bu hastalığı ciddi görüyoruz. Bölgemizde bununla ilgili çalışmayı hızlandırıyoruz. Üretici mücadeleyi ön planda görüyor ve zamanlamayı da bu günlerde iyi yapıyor. Çiftçilerimiz şuanda ilaçlamaya başladılar, çalışmasını yapıyorlar. 'Külleme' hastalığı önce yapraklarda başlar, fındık çotanağı çıktığında etrafını beyaz tabaka kaplıyor ve filizlerin uzamasını engelliyor. Hem çotanağa hem filizlere zarar veriyor. Bu uç kurusuna da zarar veriyor. Bazı ocaklarda ciddi şekilde dal kurumaları var. Bunların mutlaka bahçelerden temizlenmesi lazım. Kuruyan dallar birbirine vurarak yapraklı olan dalları etkiliyor, hastalığında devam etmesini sağlıyor" şeklinde konuştu.

ZİRAİ MÜCADELE ÖNEMLİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın tavsiye ettiği ilaçlarla zirai mücadele yapılmasını da tavsiye eden Arslan Soydan, mücadelede kullanılacak ilaçların mutlaka kurumlardan alınması gerektiğini,  bu ilaçların nasıl atılacağı ve bahçelerde büyüyen yabancı otların temizlenerek bahçenin hava almasının sağlanmasına ilişkin Ziraat mühendisleri ile Tarım Danışmanlarının da gerekli teorik ve uygulamaları eğitimler verdiğini sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü

--------------

-Arslan Soydan ile röportaj

-Fındık bahçesinden görüntü

-Fındık fabrika, hasat ve detay görüntü (arşiv)

(SÜRE: 5.01 Dk ) (BOYUT: 295 MB)

Haber-Kamera: Nedim KOVAN/ORDU-DHA

==========================================================

3)MEKTEBİM OKULLARI, MANİSA KAMPÜSÜNÜ TANITTI

TÜRKİYE genelinde eğitim alanında hizmet veren Mektebim Okulları, Manisa'da yeni eğitim öğretim döneminde açılacak olan iki okulun tanıtımını yaptı. Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko, eğitimin stratejik bir sektör olduğunu söyleyip, öğrencilerine vatan, millet, bayrak sevgisi aşıladıklarını ve girişimciliği öğrettiklerini söyledi.

Eğitim alanından ülke genelinde 65 kampüs, 3 bin öğrenci ve 6 bin personelle hizmet veren Mektebim Okulları, Manisa'nın Şehzadeler ve Turgutlu ilçelerinde yaptığı yeni okul yatırımlarının tanıtımını yaptı. Manisa Anemon Otel'de gerçekleştirilen tanıtım toplantısına; Mektebim Okulları kurucusu Ümit Kalko'nun yanı sıra Manisa İl Milli Eğitim Müdür Vekili Necmettin Okumuş, Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Genç, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Demir, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Şaver Yüksel, okul müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Toplantısında okulun Manisa kampüsünün tanıtım filmi izlendi, ardından Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko, konuşma yaptı. Kalko, "Şu an Türkiye'de 65 kampüs ve 200'ün üzerinde okula sahibiz. 28 şehirde varız. Bu yatırımları yaparken özellikle biz bir anayasa oluşturduk. Oluşturduğumuz anayasa 4 maddelik kısa bir anayasa. Bu anayasada birinci maddemiz Mektebim'de eğitim yatırımcısı olduğumuz müddetçe vatanını, milletini seven, toplumun bütün kesimlerine eşit mesafede duracağız dedik. İkinci maddemiz eğitimden kazandığımızı eğitime yatıracağız dedik. Üçüncü maddemiz eğitim dışında başka sektörlerde yatırımımız olmayacak dedik. Dördüncü maddemiz yukarıda saydığımız ilk üç madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez diye. İşte kısa sürede hızlı başarılı olmanın formülü aslında bu anayasanın içeriğini okumaktan geçiyor" diye konuştu.

"GİRİŞİMCİLİĞİ ÖĞRETİYORUZ"

Girişimci bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Ümit Kalko, "Çocuk yeni bir fikir söylüyor 'Sus çocuğum icat çıkarma' diyorsunuz. Bırakın icat çıkarsın. İcat çıkartma dediğiniz bir nesilden nasıl bilim insanı bekliyorsunuz. Hata yapmaktan korkan bir nesil, inisiyatif kullanmaktan korkan bir nesil, özgüveni eksik bir nesil olur. Özgüveni eksik nesil girişimci olamaz. Ülkemizde iki tane sorun var; bir eğitim, iki girişimcilik. Girişimcilerimiz biraz da eğitim girişimcisi olsa Türkiye çok farklı yerlere gidebilir. Onun için biz okullarımızda girişimcilikle alakalı programlarımız var. Lise yıllarında başlıyor bu eğitim, ortaokula çekeceğiz yakın bir zamanda. Ortaokuldan itibaren çocuklar girişimcilikle alakalı, girişimciliğin teorisini öğrenecekler. Pratiğini de her okulda o bölgede isim yapmış, başarı hikayesi yazmış kişileri getiriyoruz, çocuklarımıza konferans düzenletiyoruz ve o başarılı yoldan nasıl gittiklerini çocuklarımıza birebir anlatıyorlar ve rol model oluyorlar" dedi.

"SADECE EĞİTİM VEREREK OLMUYOR"

Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimine değinen ve bunun sonrasında eğitimin öneminin daha çok anlaşıldığını kaydeden Ümit Kalko, Mektebim Okulları olarak vatanını, milletini seven kişiler yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Ümit Kalko, "15 Temmuz'un siyasi boyutları bir yana ben eğitim kısmından yorumlayayım. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de eğitim sektörünün ne kadar stratejik bir sektör olduğu daha çok fark edildi. Söz konusu darbe kalkışmasını yapanların aslında İzmir'de bir özel okulda bu işe başladıkları, özel okullarla büyüdükleri, hatta mevcuttaki özel okulların içlerinde gizli odalar, bölmeler, localar barındırdıkları ortaya çıkmaya başladı. Bir zamanlar o okullardan mezun olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğu ülkemizde, şuanda o okullardan mezun olmak artık iş görüşmesine çağrılmama sebebi haline geldi. Bu darbe kalkışmasını yapanlar kimlerdi diye baktığımızda hepsi eğitimli insanlardı, eğitimsiz yoktu içlerinde. Orgeneral, korgeneral hepsi eğitimli insanlardı. Eğitim de verilmiş bunlara, niye böyle oldu bunlar? Demek ki sadece eğitim vererek olmuyor. İşte bir nesile vatan, millet, bayrak sevgisi vermezseniz, Atatürk'ün koyduğu çağdaş hedeflerin neler olduğunu anlatamazsanız ama sadece eğitim verirseniz sonunda vatan haini çıkabileceklerini hep beraber gördük" diye konuştu.

"OKULUN KAPILARI HERKESE AÇIK"

Yeni bir çağ başladığını ve endüstri 4.0'ın çok önemli olduğunu kaydeden Ümit Kalko, "Bundan 20 sene sonra dünyadaki mesleklerin yüzde 60'olmayacak. Biz eğitimcilerin de bu yeniliği görmesi lazım. Eğitim müfredatını geleceğe göre şimdiden şekillendirmeliyiz. Eğitimde ilk kez endüstri 4.0'ı mektebim bütün müfredata koydu" dedi.

Açtıkları okulların kapılarının Manisa'daki okullardaki okuyan öğrencilere açık olduğunu ifade eden Kalko, "Bizler Milli Eğitime bağlı okullarız ve bu okullarda bahsettiğimiz sosyal ortamlar sadece Mektebim'de okuyan öğrencilere özel değil, Manisa ilinde okuyan tüm öğrencilere açıktır. Bu bağlamda okullarımızın müsait olduğu zamanlarda konferans salonundan cep sinemasına, spor salonundan buz pateni ve yüzme havuzundan tüm devlet okullarımız ücretsiz faydalanabilir. Çünkü bunlar birer milli servettir. Bunların atıl kalmamasını şimdiden rica ediyorum, okulumuzun kapıları sonuna kadar açık" dedi.

Tanıtım toplantısında konuşan İl Milli Eğitim Müdür Vekili Necmettin Okumuş ise, nitelikli eğitim veren okullara her türlü desteği verdiklerini söyledi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Genç de "Türk milletine yakışır ve yaraşır insanlar yetiştirmemiz lazım. Maneviyat artı bu milletin bir ferdi olduğunu, ay yıldızlı al bayrağa sahip çıkabilecek insanlar, bu cumhuriyetin kurucusuna saygılı, Atatürk ilkelerine bağlı ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilecek insanların da yetiştirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Böyle olması lazım, okullar birilerinin eline teslim edilmemeli. Edildiği 15 Temmuz'da görüldü. Yıllarca bunun karşısında mücadelesini veren biriyim. Bu gençlik birilerinin eline teslim edilmemeli. Eğitim kurumları eğitimcilerin elinde olmalı. Eğitim kurumlarının çok önemli olduğunu ve büyükşehir olarak bu kurumlara bizim de desteklerimizin çok büyük olduğunu, hatta gelirken baktım Mektebim kurumuyla da ikinci ayda biz protokol yapmışız Büyükşehir Belediye personelimiz oradan istifade etsin diye. Manisa'mıza hayırlı olsun" diye konuştu.

Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu ise, özel okulların devlet okullarına rakip olmadığını, aynı amaca hizmet eden kurumlar olduğunu ifade etti. Yapılan konuşmaların ardından Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko, okula destek verenlere plaketle teşekkür etti.Okulun Manisa kampüsünde spor salonu, kapalı yüzme havuzu, dans salonu, buz pisti, branş derslik ve laboratuvarları, kütüphane, konferans salonu, cep sineması, 3D laboratuvarı, teknolojik sınıflar, drama dersliği ve satranç dersliği bulunacak.

Görüntü Dökümü

----------------------

Tanıtım toplantısında salondan görüntü

Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko'nun konuşması

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Necmettin Okumuş'un konuşması

Plaket verilmesi ve toplu görüntü

Haber- Kamera: İlker KILIÇASLAN- Nermin UÇTU/ MANİSA,

=========================================================

4)RİZE'DE BAHAR GÜZELLİĞİ

RİZE baharla birlikte yeşile büründü, ortaya kart postallık görüntüler çıktı. Bölgeye yerli-yabancı turistler ziyaret etmeye başladı.

Doğu Karadeniz Bölgesi, nisan ayı ile birlikte gelen baharla yeşil örtü ile kaplandı. Çiçek açan ağalar, yeşeren vadiler ile kart postallık görüntüler oluşan bölge, yerli-yabancı ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Yeşilin binbir tonunu barındıran yaylalar, göller, şelaleler, vadiler ve akarsular ile tabiat parkları en çok ziyaret edilen yerler oluyor. Bölgede baharla birlikte yaylacılar da orman örtüsünün sona erdiği 1000-1800 metre ve üzerinde yükseklikteki yaylalara göç hazırlığına başladı. Yaylacılar nisan-mayıs ortalarında başlayıp, ekim ayı sonuna kadar süren mevsimlik göç gerçekleştiriyor. Bölge sakinleri, büyük ve küçükbaş hayvanlarını daha iyi şartlarda besleyebilmek ve kışlık saman ihtiyacını karşılamak için ot kesiyor. Yazları yaylalarda çalışan bölge sakinleri, doğal ürünlerle beslenme imkanı buluyor.

HOCAOĞLU: TURİST SAYIMIZ İSTİKRARLI ŞEKİLDE ARTIYOR

Rize Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, her geçen yıl Rize'ye gelen turist sayısında istikrarlı bir artış gözlemlediklerini ve bu doğrultuda şehirde yatak kapasitelerinin de arttığını söyledi. Hocaoğlu, "Rize'yi sadece bir defa görmek yeterli olmuyor. Her mevsim farklı renklere ve güzelliklere sahip bir coğrafyaya sahibiz. Yazın yeşili görenler, kışın ve sonbahar aylarında beyaz ve kahverengi tonları görmek istiyorlar. Bizzat kendi kulaklarımla şahit olduğum bir olay var. Ayder'i görmeye gelen bir ziyaretçi gördüğü eşsiz manzaradan etkilenip 'Burayı birde kışın farklı renk tonlarında görmek var' dedi. İşte bizim turizmimiz, bizim ürünümüz bu kadar özellikli ve kusursuz. Gelen turistler yeşilin ve suyun yolunda eşsiz bir yolculuğa çıkıyor, fotoğraf tutkunları benzersiz kareler yakalıyor." dedi.

Hocaoğlu, geçen yıl Rize'yi yaklaşık 800 bin turistin ziyaret ettiğini ve bunların yaklaşık 80 bininin yabancı olduğunu belirterek şöyle dedi: "Her yıl ortalama yüzde 10 ila 15 oranında Rize'ye gelen turist sayısında artış gözlemliyoruz. Yeni otellerinde sayılarının artması bu durumu desteklemektedir. Bu yıl içerisinde yeni otel yatırımları hizmete geçti. Bir tane beş yıldızlı otel açıldı. Bu sayı yıl sonuna kadar ikiye de yükselebilir. Toplam yatak kapasitesi yaklaşık 800 artacak. Bu çok ciddi bir rakam, neredeyse toplam yatak kapasitemizin dörtte birine denk geliyor."

YATAK KAPASİTESİ 7 BİNE ULAŞTI

Artan turist sayısıyla birlikte Rize'de yatak kapasitesinin de arttığını söyleyen Hocaoğlu, "Bundan 5 yıl önceki yatak kapasitemiz yaklaşık 3 bin ila 3 bin 500 arasındaydı. Şu an sadece Ayder'de 3 bin 500 yatak kapasitesine sahibiz, il genelinde ise yatak sayımız 7 bine ulaştı. Bunlara kamu kuruluşlarına ait olan misafirhanelerimizi de eklediğimiz zaman ekstradan bin yatak kapasitemiz daha oluyor. Önümüzdeki yıllarda özellikle havaalanı çalışmasının da tamamlanmasıyla çok rahat 10 bin yatak kapasitesine ulaşabileceğimizi düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Yayla detayları

Drone ile görüntüler

Vadi detayları

Haber-Kamera: Aytekin KALENDER RİZE-DHA

========================================================