Dha İstanbul Bülteni - 5

Dha İstanbul Bülteni - 5

1- ORTAKÖY VİYADÜĞÜNDE İNTİHAR GİRİŞİMİ (1)Trafikte yoğunluk yaşanıyor.

Dha İstanbul Bülteni - 5

1- ORTAKÖY VİYADÜĞÜNDE İNTİHAR GİRİŞİMİ (1)

Trafikte yoğunluk yaşanıyor.

Haber-Kamera: Hasan YILDIRIM - Zeki GÜNAL/ İstanbul DHA

15 Temmuz Şehitler Köprüsü çıkışı, Ortaköy viyadüğü üzerinde bir kişi korkuluklara çıktı. Yoldan geçen sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Müzakereci polisler, intihar girişiminde bulunan kişiyi ikna etmeye çalışıyor. İntihar girişimi nedeniyle Edirne istikametinde trafik yoğunluğu yaşanmaya başladı. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Köprüye çıkan kişi

-Trafik yoğunluğu

-Polis ve sağlık ekipleri

-Genel ve detaylar

08.01.2018 - 16.42 Haber Kodu : 180108147

=============================

(Yeniden)

2- BAHÇELİEVLER'DE LİSELİ KAVGASI: 1 ÖĞRENCİ BIÇAKLANDI 

Haber: İbrahim AKTÜRK - Kamera: Murat SOLAK/ İstanbul DHA

Bahcelievler'de okul önünde çıkan bıçaklı kavgada bir öğrenci sınıf arkadaşı tarafından bıçaklandı.

Olay, Zafer Mahallesi'nde bulunan Necip Fazıl Kısakürek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin önünde saat 14.30 sıralarında meydana geldi. Aynı sınıfta okuyan M.A. ile E.A., henüz bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.A., yanındaki bıçağını çıkarıp arkadaşı E.A.'yı bacağından ve omzundan yaraladı. Yaralanan öğrenci, koşarak okula sığındı. M.A. ise olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralanan öğrenciyi  ilk tedavisinin ardından ambulansla hastaneye kaldırdı. 

Okula gelen polis ekipleri, kavga eden öğrencilerin arkadaşlarının ifadelerine başvurdu. Yaralanan öğrenci E.A.'nın hastanede tedavisi devam ediyor. Polis, arkadaşını bıçaklayıp kaçan öğrenciyi arıyor.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Okuldan detay görüntü

-Okul önündeki polislerden detaylar

-Öğrencilerle röportajlar

-Detay görüntüler

08.01.2018 - 15.55 - Haber Kodu : 180108128

====================================

3- METİN GÖKTEPE MEZARI BAŞINDA ANILDI

Haber - Kamera: Özgür Deniz KAYA/ İSTANBUL  

22 yıl önce gözaltındayken hayatını kaybeden Gazeteci Metin Göktepe, Esenler'de bulunan Kemer Mezarlığı'ndaki mezarı başında anıldı. Metin Göktepe için düzenlenen anma törenine Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, CHP İstanbul Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Barış Yarkadaş ile Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat'ın da aralarında bulunduğu gazeteciler katıldı.

Metin Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe, "Arkadaşları gelince mutlu oluyorum. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Barış, adalet istiyorum. Çocuklarımız cezaevlerinden çıksın istiyorum. Ben iyi bir devlet istiyorum" dedi. CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, "Göktepe, benim profesyonel gazeteciliğe başladığım yıl katledildi. Bir gazeteci olarak Göktepe'nin davalarını izlemeye ve Göktepe davasının unutturulmamaya çalışılmasına çaba gösterdik. Metin Göktepe gerçeğin peşinde olmanın, habercilikte ısrarın adıdır." diye konuştu.

TANRIKULU: DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

Sezgin Tanrıkulu da şunları söyledi: Bugün 8 Ocak. Metin Göktepe, 22 yıl önce Eyüp'te bir spor salonunda dövülerek öldürülmüştü. Aradan geçen zaman içerisinde değişen bir şey yok. Metin Göktepe, burada mezarda ama gazeteciler de Silivri'de dört duvar arasında. Bu düzen mutlaka değişecek. Gazetecilerin, özgür bir biçimde haberlerini yapacağı bir ortam mutlaka oluşacak.

Görüntü Dökümü:

------------

-Metin Göktepe'nin mezarı başında anma

-Fadime Göktepe'nin konuşması

-Barış Yarkadaş'ın konuşması

-Sezgin Tanrıkulu'nun açıklaması

-Genel ve detay

08.01.2018 - 16.44 Haber Kodu : 180108150

================================

4- KÜÇÜK EMİR VE AİLESİ YENİLENEN EVLERİNE KAVUŞTU

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - Ramazan EĞRİ - İSTANBUL DHA

Ataşehir'de çıkan yangında son anda itfaiye ve polis ekipleri tarafından kurtarılan 7 yaşındaki Emir ile ailesi, Ataşehir Belediyesi tarafından yenilenen evlerine kavuştu. Küçük Emir, "Evimi çok özledim" dedi.

Ataşehir İnönü Mahallesi'nde bir gecekonduda yaklaşık 2 hafta önce çıkan yangında mahsur kalan küçük bir çocuğu hayatta tutma mücadelesi yaşanmıştı. İtfaiye ve polis ekiplerinin çabası sonrasında Emir Soysuzlar ambulansla hastaneye kaldırılmıştı

EVLERİ YENİLENDİ

Çıkan yangının ardından gecekondu kullanılmaz hale geldi.  4 çocuğuyla birlikte evsiz kalan Soysuzlar çiftinin yardımına Ataşehir Belediyesi koştu. Küçük Emir ve ailesinin yangında oturulamaz hale gelen evi Ataşehir Belediyesi tarafından yenilenerek aileye teslim edildi. Yanan evin öncelikle çöken çatısı yapıldı. Ardından evin içerisinin boya ve sıvası yapıldı. Tesisatları da baştan aşağı bakımı yapılan evin tüm eşyaları da yenilendi. Yangının ardından kimi zaman başkasının evinde, kimi zaman hastane bahçesinde barınmaya çalışan aile artık sıcak yuvalarına tekrar kavuştu. 

"ÇOK MUTLUYUZ"

Evlerinin yanmasıyla dışarıda yaşadıkları günler sebebiyle büyük sıkıntı çektiklerini söyleyen Nafiye ve Gökhan Soysuzlar çifti mutluluklarını dile getirerek, "Çiçek satarak evimize ekmek getirmeye çalışıyoruz. Bunun üzerine bir de evimiz yandı. Yardım eden herkesten Allah razı olsun. Çok mutlu olduk" dedi.

Ailenin yanına gelen Ataşehir Belediye Başkan yardımcısı Abdullah Der, "Aile mağdur olmuştur. Belediye olarak biz de görevimizi yaptık. Evi yeniledik eşyaları yeniledik, biz üstümüze düşen görevimizi yaptık. Böyle olaylar olmasını istemeyiz. Olursa da elimizden geleni yaparız" diye konuştu.

"TAYYİP DEDEYİ GÖRMEK İSTİYORUM"

Evlerin yangından son anda kurtarılan ve hastanedeki tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Emir, evlerine girerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok sevdiğini söyleyen küçük Emir, "Tayyip dedeyi çok görmek istiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Yanan evden görüntü

-Belediye ekiplerinden görüntü

-Küçük Emir ile röp

-Anne ve babası ile röp

-Emir'in oyun oynarken görüntüsü

-Eve girmeleri

-Eve gelen eşyalardan görüntü

-Belediye başkan yardımcısı Abdullah Der açıklama

-Genel ve detay görüntüler

08.01.2018 - 16.46 Haber Kodu : 180108152

==============================

5- "ŞİKEDE KUMPAS" DAVASINDA ALİ FUAT YILMAZER'İN SORGUSU YAPILDI

Yüksel KOÇ/ İSTANBUL DHA 

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz, eski futbolcular Ümit Karan ve İbrahim Akın'ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında, "Futbolda şike soruşturması" adı altında "Kumpas" kurdukları iddiasıyla aralarında emniyet müdürlerinin de bulunduğu 20'si tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Çapraz sorgu sırasında bir müşteki avukatının Fetullah Gülen yapılanmasını 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra terör örgütü olarak görüp görmediğini sorduğu Ali Fuat Yılmazer, "Ama bu konuda benim hatırı sayılır bir uzmanlığım var. Tüm meslek yaşamım dini motifli terör örgütleri üzerine olmuştur. Fetullah Gülen grubu terör örgütü değildir. 15 Temmuz'un delillerine vakıf değilim. O faaliyet terör faaliyetidir ama kimin yaptığına dair çok ciddi şüphelerim var" sözleri ile yanıtladı.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri Cezaevi yerleşkesinin karşısında bulunan  salonunda yapılan davanın 14. duruşmasına 18'sı tutuklu 13'si tutuksuz 23 sanık ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşmaya başka suçtan tutuklu sanık Ali Fuat Yılmazer'in sorgusu ile başlandı. Şike ile ilgili olarak kapatılan Bugün isimli televizyon kanalında yaptığı konuşmada gizli bilgiler verdiği iddiası ile suçlandığını söyleyen eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Yılmazer, "Şike ile ilgili iddialar konusunda delil televizyondaki konuşmalarımdır. 2012 yılında Tarık Toros ile Bugün televizyonunda yapmış olduğum konuşmalar. 2012 yılında örgüt yoktu, FETÖ de yoktu. Yasal televizyonlardan bir tanesiydi. O konuşmada şikeyle ilgili gizli bilgi verdiğim iddiası var. O tarih itibari ile soruşturmanın içeriğini bilmeyen kişi yok" dedi.

Aynı programda şike operasyonunun Başbakan'ın talimatı ile başladığı şeklinde bir beyanı olmadığını, böyle beyanda bulunarak hükümet aleyhine algı operasyonu yapmadığını söyleyen Yılmazer, "Başbakan'a bilgi verildi, demişim, Başbakanın talimatıyla başladı, dememişim. Ben diyorum ki Başbakan'a bilgiyi Hüseyin Çapkın verdi. Başbakana arz etmeden İstanbul Emniyeti hangi operasyonu yapabilir. Hükümet aleyhine kaos oluşturduğum iddiası var. Burada nasıl bir kaos yaratmış olabilirim" dedi.

Mesleğe 1989 yılında İstihbarat Daire Başkanlığı'nda göreve başladığını, İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğüne kadar yükseldiğini, 2014 yılında da kendi isteği ile emekli olduğunu söyleyen Yılmazer, "Ben terörist isnadı ile şu an karşınızdayım. 25 yıllık meslek yaşamım boyunca hakkımda idari veya adli hiçbir soruşturma açılmamıştır. Uzmanlık alanım aşırı sağ irticai faaliyetlerdir" dedi.

1996 yılında hizmete özel olarak basılan bir kitap yazdığını söyleyen Yılmazer, "Tarikatlar ve mezheplerin anlatıldığı kitaptır. Devletin resmi kaynaklarında Fetullah Gülen grubunun anlatıldığı tek resmi kitaptır, kitabın yazarı benim" dedi.

'ÜÇ SAATLİK BİR YAYINDA 3 DAKİKALIK BİR KONUŞMA YAPTIM TERÖRİST OLDUM'

2007 yılının Mart ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne ataması yapıldığını, 2011 yılına kadar burada çalıştığını söyleyen Yılmazer, "Benle ilgili bütün iddialar bu atama sonrası döneme ilişkin. Ben ne zaman ki 2014 Mart ayında televizyonda konuştum, benim geçmiş dönemdeki bütün soruşturmalarım bir anda incelemeye tabi tutuldu. 30 küsur soruşturma yapmışım. Her birinden kusuru yoktur, raporu düzenlenmiş, sonra bir anda Hrant Dink cinayetinin sanığı yapılmışım. O konuşmadan sonra yapmış olduğum soruşturmalar soruşturulmaya başlandı. Bu devletin geçmişi yok mu, ondan önce devlet devlet değil miydi. Ben bir anda terörist olmuşum. 3 saatlik bir yayında 3 dakikalık şike konuşması yaptım terörist oldum. Televizyondaki konuşmayla terör suçu mu olur? Şike operasyonu dahil hiçbirinin tezgah ve kumpas olduğuna inanmıyorum. Nasıl oluyor da ben tezgahtar oluyorum. Bu yargı kararlarının da denetlendiği bir dönem gelecek" dedi.

Yılmazer, "Hiçbir şekilde kendimi güvende hissetmiyorum. Bu iddianame gerçeği yansıtmamaktadır. Esasen terör örgütü suçlaması üzerinden bir soruşturma yapılması mümkün değildir. Bu iddia ile on binlerce insanın tutuklanması bir soykırımdır" dedi.

GÜLEN GRUBUNU TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK GÖRMÜYOR

Çapraz sorgu sırasında bir müşteki avukatının Fetullah Gülen yapılanmasını 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra terör örgütü olarak görüp görmediği sorusunu sorduğu Yılmazer, "Ben şimdi 2014 temmuz ayından itibaren cezaevinde tutukluyum. Ama bu konuda benim hatırı sayılır bir uzmanlığım var. Tüm meslek yaşamım dini motifli terör örgütleri üzerine olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti yasaları kapsamında hala terör kapsamına giren bir örgüt yoktur. Fetullah Gülen grubu terör örgütü değildir. 15 Temmuz'un delillerine vakıf değilim. O faaliyet terör faaliyetidir ama kimin yaptığına dair çok ciddi şüphelerim var" sözleri ile yanıtladı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede bir numaralı sanık Fetullah Gülen. Eski milletvekili İhsan İşbilen, işadamı Muammer İhsan Kalkavan, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, eski Organize Suçlar Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın da aralarında bulunduğu 108 sanık, Aziz Yıldırım ve futbol dünyasındaki bir çok isme, "Futbolda şike soruşturması" adı altında "Kumpas" kurmakla suçlanıyorlar.

"Hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek", "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak", "Haberleşme gizliliğini ihlal etmek", "Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek", "Resmi belgede sahtecilik", "İftira", "İftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak" ve "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlarından 8 yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.

İddianamede, Aziz Yıldırım, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu, Yılmaz Vural, Emmanuel Emenike, Bülent Uygun, Göksel Gümüşdağ, Hikmet Karaman, Deniz Tolga Aytöre, Ümit Karan, Mahmut Özgener, Mustafa Sani Şener, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Mecnun Odyakmaz, Sami Dinç, Sadri Şener, Murat Özaydınlı, İskender Alın, Cemil Turhan, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu gibi futbol dünyasından toplam 75 müşteki ve 91 mağdur yer alıyor.

Duruşma, İbrahim Emre'nin sorgusu ile sürüyor.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Olaya ilişkin görüntü

08.01.2018 - 16.38 Haber Kodu : 180108143

=============================

6- İBB ÖNÜNDE İŞÇİ EYLEMİ

Haber - Kamera: Özgür Deniz KAYA/ İSTANBUL DHA 

DİSK'e bağlı Nakliyat-İş sendikası üyeleri, Zeytinburnu Ambarlar'da bulunan Nakliyeciler Sitesi'nin yıkımını protesto etmek için eylem yaptı.

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi(İBB)'nin Saraçhane'deki binası önünde 13.00'te toplanan işçilere, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, CHP İBB Grup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever ve CHP'li belediye meclis üyeleri destek verdi. "Nakliyeciler Sitesi'nin keyfi kanunsuz yıkımının sorumlusu İBB'yi protesto ediyoruz" ve "İşimizi, ekmeğimizi, geleceğimizi ranta kurban ettirmeyeceğiz" pankartı açan sendika üyeleri, "Davamız ekmek davasıdır", "Direne direne kazanacağız", "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam", "Güçlü olmak haklı olmak değildir" şeklinde sloganlar attı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, "Sanırım yer gösterilmemiş. Tebligat da yapılmamış. CHP grubu, gerekli girişimleri yapacak ve sizin haklarınızı sonuna kadar savunacak. Emeğiniz boşa gitmeyecek. Biz bu konuyu Ankara'ya, Meclis'e de taşıyacağız. Ben de bunun takipçisi olacağım." dedi.

DİSK Nakliyat-İş Sendikası Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu da, yapılan yıkımla faturanın işçilere çıkartılmak istendiğini bildirdi.

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Pankart ve sloganlar

-Öztürk Yılmaz'ın konuşması

-Ali Rıza Küçükosmanoğlu'nun konuşması

-Eylemden genel ve detay

08.01.2018 - 17.02 Haber Kodu : 180108156