2021 Kurban Bayramına kaç gün kaldı? Kurban Bayramı ne zaman, ayın kaçında? Kurban bayramı kaç gün tatil? Kurban Bayramı 2021 hangi güne denk geliyor? - Haberler
Haberi Paylaş

2021 Kurban Bayramına kaç gün kaldı? Kurban Bayramı ne zaman, ayın kaçında? Kurban bayramı kaç gün tatil? Kurban Bayramı 2021 hangi güne denk geliyor?

Haberler.com - Haberler | Gündem
2021 Kurban Bayramına kaç gün kaldı? Kurban Bayramı ne zaman, ayın kaçında? Kurban bayramı kaç gün tatil? Kurban Bayramı 2021 hangi güne denk geliyor?

İslam aleminin iki büyük bayramı arasında yer alan Kurban Bayramı'na kısa bir süre kala, vatandaşlar tarafından tatil planları yapılmaya başlandı. Her sene miladi takvime göre 11 gün önce kutlanan Kurban Bayramı tarihi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından dini günler takvimi içerisine belirlendi. Henüz önlem alınıp, alınmayacağı kesin olmasa da Kurban Bayramı öncesinde yasakların kaldırılacak olması nedeniyle araştırmalarını sıklaştırdı. Kurban Bayramı ile ilgili detaylar haberimizde.

Bir çok kişinin memleketine ya da tatile gitme planları yaptığı ve hazırlıklarına başladığı Kurban Bayramı'nda bir gün izin verilmesi halinde 9 güne çıkarılabilecek. Bütün Müslüman alemini yakından ilgilendiren ve Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren kutlanan "Kurban Bayramı" son dönemde internette en çok merak edilen konular arasında yer almakta. Peki,Kurban Bayramı ne zaman? Bayram tatili 9 gün mü 11 gün mü olacak?

KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Kesilecek olan kurbanların yakın akraba, komşu ve ihtiyaç sahipleri ile pay edileceği Kurban Bayramı'nda binlerce Müslüman kestikleri kurbanlar ile Allah'ın rızası için paylaşımda bulanacak. Her sene 11 gün önce kutlanan Kurban Bayramı arifesi bu yıl 19 Temmuz'da denk geliyor. Bu yıl Temmuz ayında idrak edilebilecek olan ve kurban ibadetinin yerine getirileceği Kurban Bayramı, bir gün izin verilmesi halinde 9 güne çıkarılabilecek. Kurban Bayramı'nın 1. günü bu yıl 20 Temmuz 2021 tarihine denk geliyor. Kurban Bayramı'nın 4. günü ise 23 Temmuz 2021 tarihinde idrak edilecek.

KURBAN BAYRAMI TATİLİ KAÇ GÜN?

2021 yılında 19 Temmuz Pazartesi, arife günü ile başlayacak olan Kurban Bayramı tatili, 23 Temmuz Cuma günü sona eriyor. Toplamda 4,5 günlük bir tatil olan Kurban Bayramı tatili, 2021 yılının en uzun resmi tatili denebilir.

KURBAN BAYRAMI'NDA HAC OLACAK MI?

Bu yıl Suudi Arabistan'ın aldığı karar nedeniyle dışarıdan hacı adayı kabul edilmeyecek.

KURBAN BAYRAMI'NDA TEŞRİK TEKBİRLERİNİN DİNÎ HÜKMÜ NEDİR, BU TEKBİRLERİ KİMLER NE ZAMAN GETİRİR?

Hz. Peygamberin (s.a.s.), kurban bayramının arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dâhil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler vardır (Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, III, 315; Dârekutnî, es-Sünen, III, 439, 440).

Buna göre Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın ardından teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek her Müslümana vaciptir. Teşrik günlerinde kazaya kalan namaz aynı günlerde kaza edilirken teşrik tekbirleri de getirilir. Teşrik günleri çıktıktan sonra kaza edilmeleri hâlinde ise tekbir getirilmez. Namaz kaza edilmedikçe tekbirler kaza edilmez (Serahsî, el-Mebsût, II, 43-44; İbnü'l-Hümâm, Feth, II, 82). Şâfiî mezhebine göre ise teşrik tekbirleri sünnettir (Mâverdî, el-Hâvî, II, 500-501).

KURBAN

Önceki din ve kültürlerde farklı şekil ve amaçlarla da olsa varlığını sürdüren ve İslâm öncesi Câhiliye toplumunun dinî hayatında önemli bir yeri olan kurban âdeti, İslâm dininde Allah'a ortak koşma (şirk), cinayet, israf, hayvana eziyet ve çevre kirliliği gibi olumsuz unsurlardan temizlenerek sadece Allah'ın rızasını kazanmak ve O'na yakınlaşmak amacıyla yapılan, malî ve sosyal yönleri de olan bir ibadet halini almıştır.

İSLÂM'DA KURBAN

Önceki din ve kültürlerde farklı şekil ve amaçlarla da olsa varlığını sürdüren ve Câhiliye toplumunun dinî hayatında önemli bir yeri olan kurban âdeti İslâm dininde cinayet, şirk, israf, hayvana eziyet ve çevre kirliliği gibi olumsuz unsurlardan temizlenerek taabbüdî, malî ve sosyal nitelikleri bir arada bulunduran bir ibadet halini almıştır.

İslâm öncesi Arap toplumunda çocukların, köle ve esirlerin putlara kurban edilmesi âdetinin zayıf da olsa izlerine rastlanmakla birlikte (el-Muva??a?, "Ne?r", 7; İbn Hişâm, I, 160-164; Cevâd Ali, VI, 191-193, 198-199) yaygın olan, putlara hayvanların kurban edilmesi şeklindeydi. Câhiliye Arapları, belli zamanlarda veya önemli kabul ettikleri olaylar vesilesiyle gerek Kâbe'deki gerekse Mekke'nin diğer bölgelerinde ve Mekke dışındaki putlarının yanında mâbede olan saygılarını, putlara olan bağlılıklarını göstermek, onlara yakınlaşmak gayesiyle deve, sığır, koyun, ceylan gibi hayvanları keserek kanını onların üzerine döker, kurbanı parçalayıp bu dikili taşların üzerine bırakır, yırtıcı hayvanların ve kuşların yemesini beklerlerdi. Yarar sağlayacağı düşüncesiyle ölen kimsenin kabri başında veya cinlerden korunmak amacıyla kurban kesildiği, ayrıca yeni doğan çocuk için akîka kurbanı kesilerek ziyafet verildiği, bereket getireceği beklentisiyle deve veya koyunun ilk doğan yavrusunun (fera', fer'a), receb ayının ilk on gününde "atîre" adı verilen koyunun putlar için kurban edildiği bilinmektedir. İslâm döneminde Câhiliye Arapları'nın kurban âdeti tevhid inancına aykırı öğelerden temizlenerek Hz. İbrâhim'in sünnetine uygun biçimde ihya edilmiş ve sosyal işlevler de yüklenerek zenginleştirilmiştir. Putlar için hayvan kurban etme şirk, bu şekilde kesilen hayvanlar da murdar sayılmış (el-Bakara 2/173; el-Mâide 5/3; el-En'âm 6/121, 145; en-Nahl 16/115), akîka kurbanı âdeti ana hatlarıyla İslâm döneminde korunmuş, son iki tür kurban ise Allah için olması kaydıyla İslâm'ın ilk dönemlerinde câiz görülmüşken daha sonra "İslâm'da ne fera' ne de atîre vardır" hadisiyle yasaklanmıştır.

Kur'an'da ayrıntısı verilmeksizin Hz. Âdem'in iki oğlunun Allah'a kurban takdim ettiklerinden söz edilir (el-Mâide 5/27) ve ilâhî dinlerin hepsinde kurban hükmünün konulduğu bildirilir (el-Hac 22/34). Kur'an'da hac ibadeti esnasında kesilecek kurbanlarla ilgili bazı hükümler yer alsa da (el-Bakara 2/196; el-Mâide 5/2, 95, 97; el-Hac 22/28, 36, 37; el-Feth 48/25) dolaylı bir işaret hariç (el-Kevser 108/2) hac dışındaki kurban ibadetine temas edilmez. İbadetler konusunda takip edilen teşrî' siyasetine uygun olarak gerek hac ve umre yapanların gerekse diğer şahısların kurban kesme yükümlülüğü ve diğer kurban türleri hakkındaki hükümler Hz. Peygamber'in söz ve uygulamasıyla belirlenmiştir. Resûl-i Ekrem'in hicretin 2. yılından (624) itibaren kurban bayramlarında kurban kesmeye başlaması, hac ve umre esnasındaki uygulaması ve kurbanla ilgili çeşitli açıklamalarından oluşan zengin hadis rivayetibu alandaki dinî geleneğin, fıkhî yorum ve değerlendirmelerin ana zeminini teşkil etmiştir.

Mahiyeti ve Anlamı. İbadetlerde fert ve toplum yararıyla açıklanabilir unsurlarla taabbüdî nitelik taşıyan ve Allah'a bağlılığı temsil eden simgesel davranışlar çok defa bir arada bulunur. Ancak malî bir ibadet olan kurbanda taabbüdî yönler de bulunmakla birlikte fert ve toplum yararı daha ön plandadır. Kurbanı hayvanın eti veya derisi için kesiminden (zebh, tezkiye) ayıran temel fark, onun Allah'ın rızâsını kazanma ve isteğine boyun eğme gayesiyle kesilmiş olmasıdır. İbadetin özünü teşkil eden bu gaye ancak şâriin bildirdiği şekil şartlarına uyulduğunda gerçekleşmiş olur. Bu yönüyle kurban ibadetinin özü ve biçimselliği dinî bildirime dayanır. Kesilen kurbanın etinin yenmesi, derisi ve diğer parçalarından âzami ölçüde yararlanılması ibadetin özüyle alâkalı bir gereklilik olmayıp ikinci derecede yararlar, ibadetin dünyevî boyutu ve anlamı olarak görülebilir. Klasik doktrinde kurban ibadetinin rüknünün kan akıtma olarak belirlenmesi de mücerret bir itlâf ameliyesi değil, bu ibadette derunî bir hal olan kulluk bilinç ve iradesini temsil eden ve yükümlülüğün en alt sınırında bulunan objektif bir işlemin kriter olarak seçilmesi anlamını taşır.

Kişi kurban kesmekle Allah'ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Bunu yaparken de malını Allah için telef etmesi değil en yakınlarından başlayarak insanlara yararlı olacak tarzda gerçekleştirmesi istenmiştir. Kur'an'da kurbanın kan ve etinin değil kesenlerin dinî duyarlılıklarının (takvâ) Allah'a ulaşacağının belirtilmesi (el-Hac 22/37) buna işaret eder. Kurban Allah'a verdiği nimetlerden dolayı şükür anlamı da taşır. Müminler her kurban kesiminde, Hz. İbrâhim ile oğlu İsmâil'in Cenâb-ı Hakk'ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri, Kur'an'da da özetle aktarılan (es-Sâffât 37/102-107) başarılı sınavın hâtırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını simgesel davranışla göstermiş olmaktadırlar.

Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar; sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı bulunmayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortamlarda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Zengine malını Allah'ın rızâsı, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını verir; onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah'a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan kendini kurtarmasına ve kendini toplumunun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur. Kurban ibadetinin yararı sadece sosyal dayanışma ve malî yardıma indirgenemeyeceği, her ibadetin öz ve biçim olarak ayrı anlam ve hikmetleri bulunduğu için kurban yerine başka bir ibadetin ikame edilmesi, meselâ kurbanın parasının dağıtılması, fakirlere gıda yardımı yapılması, namaz kılınıp oruç tutulması câiz görülmez.

Haberler.com - Gündem

Haberi Kaydet
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title