Gürsel Tekin: İstanbul imar çetelerine ve beton lobilerine teslim edildi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul’da 3 kişinin hayatını kaybettiği seli değerlendirdi. Yaşananların “yönetsel bir afet” olduğunu savunan Tekin, kentin “imar çeteleri ve beton lobilerine teslim edildiğini” ve dere yataklarının yapılaşmayla değiştirildiğini öne sürdü. İstanbul’un altyapısının 8 milyon nüfusa göre kurulduğunu ileri süren Tekin, imar uygulamaları nedeniyle bugüne kadar kimseden hesap sorulmadığını söyledi.
- CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul'da 3 kişinin hayatını kaybettiği seli doğal afet değil yönetim sorunu olarak nitelendirdi.
- Tekin, İstanbul'un imar çetelerine ve beton lobilerine teslim edildiğini, büyük bir suç ortaklığı organizasyonu olduğunu iddia etti.
- Tekin, İstanbul'un altyapısının 8 milyon nüfus üzerine inşa edildiğini, şu anda 18 milyon insanın yaşadığını belirtti.
İstanbul’da 3 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce ev ve iş yerini su bastığı sağanağı değerlendiren CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, yaşananların doğal afetten çok yönetim sorunu olduğunu savundu.
“BU YÖNETSEL BİR AFETTİR”
Haberler.com’da Melis Yaşar ve Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur’un konuğu olan Tekin’e, 41 yıl sonra görülen şiddetteki yağışın yalnızca doğal afet olarak mı değerlendirilmesi gerektiği soruldu.
Tekin, doğal afetlerin her ülkede yaşanabileceğini belirterek, “Ama bana sorarsanız bu yönetsel bir afettir. Anadolu’da hiç kimse derelerle oynamaz. Çünkü o derelerin güzergahları değiştiği zaman sizi çok büyük sorunlarla karşı karşıya bırakır” dedi.

“İSTANBUL İMAR ÇETELERİNE TESLİM EDİLDİ”
İstanbul’un dünyanın önemli şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Tekin, “Bu şehir imar çetelerine, beton lobilerine teslim edildi. Büyük bir suç ortaklığı organizasyonu var” iddiasında bulundu.
Benzer bir felaketin 2009'da da yaşandığını hatırlatan Tekin, Ayamama Deresi’nin taşmasıyla 34 kişinin hayatını kaybettiğini ve binlerce kişinin mağdur olduğunu söyledi. Tekin, o dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Derelerin intikamı ağır olur” sözlerini kullandığını hatırlattı.
“ÇOCUKLARIN BASABİLECEĞİ TOPRAK KALMADI”
Tekin, 2011'de hazırlanan bir İstanbul haritasının ve dönemin İBB Başkanı merhum Kadir Topbaş’ın “İstanbul Anayasası” olarak nitelendirdiği planlama çalışmasının, felaketin ne kadar yönetsel olduğunu gösterdiğini savundu.
Kentte kamu alanlarının yok olduğunu ileri süren Tekin, şunları söyledi:
“Şu anda İstanbul gibi bir yerde çocukların toprağa basabileceği toprak kalmadı. Top oynayabilecekleri alanlar kalmadı. 99 Marmara depreminden sonra deprem dönüşümü ve toplanma alanları için ayrılmış kamu alanları vardı. Onların içinde hiçbir tanesi kalmadı. En son Kağıthane bölgesinde bir tane vardı, onu da bir yıl önce sattılar.”

“ALTYAPIYI 8 MİLYON ÜZERİNE KURMUŞUZ”
Dere yataklarının değiştirildiğini ve üzerlerine AVM ile rezidans yapıldığını öne süren Tekin, aynı yağışın Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde benzer sorunlara yol açmadığını savundu. Tekin, “Çünkü altyapımız yeterli değil. Altyapımızı 8 milyon üzerine inşa etmişiz, o da yarım yamalı. Şu anda 18 milyon insanın yaşadığı bir şehirden bahsediyoruz” dedi.
Kaçak yapılar için yasada ağır cezalar bulunduğunu hatırlatan Tekin, “Hiç duydunuz mu, imar uygulamalarından dolayı tutuklanan, hesap sorulan, ceza alan kimse var mı?” sorusunu yöneltti.
“ARSA TAHSİS EDİLİRSE HESAP SORULAMAZ”
“Suç ortaklığının” kamu arazilerinin tahsisiyle başladığını savunan Tekin, gazetecilere, denetim kurumlarına, yargı mensuplarına ve milletvekillerine belediyeler ya da Milli Emlak üzerinden arsa tahsis edilmesini eleştirdi. Milletvekili olduğu dönemde Milli Emlak’tan tahsis edilen arsaya villa yapılacak bir kooperatife üye olma teklifini reddettiğini anlatan Tekin, “Biz milletvekili olarak vatandaşlar bize ‘kendinize villa yapın’ diye seçtirmedi” dedi.

Tekin, “Medya kirlendi. Yargı, arsa tahsis ederek kendini kirletiyor, hesap soramaz. Yasama yapan milletvekilleri kendine villa yapıyorsa Milli Emlak’la ilgili herhangi bir hesap soramaz. Böylesine oluşmuş bir suç ortaklığı üzerine Türkiye inşa edilmiş” iddiasında bulundu.
TEYMUR: İSTANBUL YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR Mİ?
Av. Bedia Teymur, doğal afetlerin yaşanabileceğini ancak Tekin’in söyledikleri üzerinde düşünülmesi gerektiğini belirtti. Yöneticilerden imar müdürlüklerine ve ruhsat veren kurumlara kadar hesap verebilirliğin önemine dikkat çeken Teymur, şöyle konuştu:
“Sadece sel değil ki. Biz sel sularında zor durumda kaldığımız zaman bu olayları konuşuyoruz ama normalde de İstanbul yaşanabilir bir şehir mi şu anda? Gidiyorsunuz bir yere, otoparkı yok. Artık gökdelenlere geçtik. Eskiden 7-8 katlı apartmanlarla sıkıntı yaşıyorken şimdi o apartmanlar yıkılıp yerine devasa AVM’ler, devasa binalar, devasa siteler yapılıyor.”

“İMAR ÇETESİ YAZIN, BİR BAKIN NE ÇIKIYOR”
Tekin, bu konuda yıllardır tek başına mücadele ettiğini öne sürerek internette “imar çetesi” araması yapılmasını istedi. Tekin, “Bu şehirde Gürsel Tekin’den başka bu uygulamalardan rahatsız olabilecek siyasetçiler olmaz mı? Bakın, orada ikinci bir siyasetçi yok. Bu çetelerle mücadele edecek kimse yok” dedi. Açtığı davalardan bazılarını kaybettiğini ve yüksek harçlarla karşılaştığını da anlattı.
“OTOPARK PARASI ALINIYOR, OTOPARK YOK”
Kentte otopark, oyun alanı ve mezarlık yeri bulunmadığını belirten Tekin, ruhsat alırken otopark ücreti ödendiğini ancak bu paralarla otopark yapılmadığını savundu. Tekin, en çok mezarlık yeri için arandığını söyleyerek, “İnsanlar yaşarken görevinizi yerine getiremiyorsanız hiç olmazsa öldüğü zaman vatandaşın ölüsüne sahip çıkın” dedi.
Yağışın Sofya’dan başlayarak İstanbul’a ulaştığını hatırlatan Tekin, “Şu derenin üstünde bina var. Derenin üstüne bina yapanlara, buna izin verenlere bir kusur, bir kabahat, bir ceza olmaz mı?” diye sordu.
TEYMUR: MİMAR SİNAN BİLE BUNU HESAPLAMIŞ
Fikirtepe örneğini veren Teymur, kentsel dönüşüm denilen bölgelerde daha kötü bir şehirleşme yaşandığını savunarak buna birilerinin “dur” demesi gerektiğini söyledi. İnsanların nefes alabileceği yeşil alanlara ihtiyaç olduğunu belirten Teymur, şöyle devam etti:
“Devasa bir AVM’ye izin veriyorsun. En modern AVM’lerden bir tanesinde dün gece ne oldu? Ağzına kadar doldu, araçlar çıkamadı. Allah bir faciadan döndürdü bizi. Su basman dedikleri bir şey var. Az önce bir uzmanımızla görüşüyorduk, Anadolu’dan kalma tarihi eserlerimizde Mimar Sinan bile bunu yapmış, su geldiği zaman nereye gidecek diye. Kimse bunları sorgulamıyor. Bu AVM’lere hangi yoldan gidersiniz? Yol yok. Aynı tıkış tıkış yolun üzerine hala devasa yapılar oluşturuluyor.”
“FİKİRTEPE BİR ZİNDANA DÖNDÜ”
Teymur’un sorusu üzerine Fikirtepeli olduğunu belirten Tekin, “Siyaset bir zenginleşme aracına dönüşünce bireysel zenginlik toplumsal zenginliğin önüne geçer” dedi. Tekin, 2009'da İstanbul İl Başkanı iken bölgede örnek bir kentsel dönüşüm önerdiğini, ancak Çocuk Esirgeme Kurumu, Devlet Malzeme Ofisi ve Milli Emlak’a ait alanların satıldığını öne sürdü. Tekin, “Orası bir dönüşüm değil, bir zindana döndü. Keşke Fikirtepe eski haliyle kalabilseydi” ifadelerini kullandı.
Dünyada imar uygulamalarında hava koridorlarının öncelikli olduğunu belirten Tekin, Çamlıca’dan gelen esintinin Kadıköy, Bağdat Caddesi ve Göztepe’ye ulaşmasını sağlayan koridorların yapılaşmayla kapatıldığını savundu. Tekin, “Çünkü imar rantı o kadar büyük bir paradır ki aklınız hayaliniz almaz” dedi.
ŞİMŞEK’E “KAMU ARAZİLERİ” ÇAĞRISI
Tekin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de çağrıda bulundu. Şimşek’in 81 il valiliğine yazı göndermesini isteyen Tekin, valiliklerden “hazineye ait, Milli Emlak’a ait, orman vasfını yitirmiş yerler ile devlete ait menkul ve gayrimenkullerin listesinin” istenmesi gerektiğini söyledi.
TEYMUR: HER HATADA TOPLUMDA TEŞHİR EDİLMELİ
Tekin’in ardından değerlendirmesini sürdüren Teymur, gündemdeki fon krizinin “asıl yolsuzluk” olduğunu belirtti. Rant üzerinde etkisi olan siyasetçi ve makam sahiplerinin hesaplarının sürekli denetim altında tutulması gerektiğini söyleyen Teymur, şöyle konuştu:
“Bu insanlar en ufak hatalarından dolayı aslında toplumda da teşhir edilmeli, hırsız diye teşhir edilebilmeli. İnsan hayatıyla, toplum hayatıyla, bir ülkenin geleceğiyle oynuyorlar. Sadece şu anda bizim etkilendiğimiz basit bir sel olayı değil, bu ileride çok daha farklı bir şekilde ortaya çıkacaktır.”
“DEPREME NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?”
Selin olası bir depreme hazırlık konusunda ciddi bir uyarı olduğunu vurgulayan Teymur, “Önümüzde sürekli olarak deprem uyarıları var. Ona ne kadar hazırlıklıyız peki? Sadece basit bir selde bile biz bu hale geliyorsak, hayat felç oluyorsa, en modern AVM’lerimizin bodrumları yarıya kadar su doluyorsa bunda bir şey vardır” dedi.
Teymur, “Siz bir makama geldiğinizde makamınızın size verdiği hiçbir yetkiyi kendi çıkarınıza göre kullanamazsınız. Rant elde edemezsiniz, çıkar elde edemezsiniz. Oradan aldığınız kendi hak ediş maaşınızla yetiniyorsanız gelip oraya oturacaksınız” ifadelerini kullandı.
“SİYASETİN BESLEME KAYNAĞI İMARDIR”
Gürserl Tekin, bir şehirde 300 AVM’nin olamayacağını savunarak bunu “büyük bir katliam” olarak nitelendirdi. İstanbul’da 7 farklı kurumun imar yetkisi bulunduğunu öne süren Tekin, şöyle konuştu:
“Dünyanın hiçbir şehrinde böyle bir durum yok. Yedi tane farklı kurumun imar yapma yetkisi olursa şehri kontrol edemezsiniz. Çünkü her imar uygulamasında büyük rantlar elde ediliyor. Siyasetin besleme kaynağı da imardır, imardır, imardır. Çözüm yolu çok kolay. Dünyanın yaptığını yapacaksınız. İngiltere’deki, Fransa’daki, Almanya’daki uygulama neyse aynısını bizim şehirlerimize adapte etmemiz lazım.”
Teymur’un “Bu konuların takipçisi olun, biz de sizin arkanızdayız” sözleri üzerine Tekin, “Asla vazgeçmiş değilim. Ölümüne kadar da mücadele edeceğim” dedi.
TEYMUR: BU İNSANLAR NEREDE HAVA ALACAK?
Teymur, İstanbul'daki çarpık kentleşmeye dair değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ataşehir’e finans merkezi yapıldı. Onun çevresinde yine başladılar; şu AVM, bu hastane, rezidanslar, devasa yapılı siteler. Çok güzel, yaptınız, satıyorsunuz da. İnsanlar mecbur, İstanbul’daysanız başka yaşama şansınız yok. Peki çocuk nerede oynayacak? Nerede hava alacak? Bütün gün hepimiz stres içinde yaşıyoruz. Nereye çıkıp bir hava alacağız? Öyle bir alanımız kalmadı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Derelerin intikamı ağır olur” sözlerini hatırlatan Teymur, “Doğanın intikamı gerçekten çok ağırdır. Araç egzozlarının arasından bütün gün nefes alıyoruz. İnsanın hiç mi değeri yok burada?” diyerek sözlerini tamamladı.






















