TBMM Genel Kurulu... İYİ Parti'nin "fon vurgunu" araştırma önergesi reddedildi... İYİ Partili Ergun: Fon krizi, Türk devletinin sistem krizine dönüştü
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
İYİ Parti'nin, Borsa İstanbul'da yaşanan yaklaşık 4,5 trilyon liralık değer kaybı, para piyasası fonlarında gerçekleşen yaklaşık 460 milyar liralık küçülme ve kredi mekanizmalarındaki daralmanın reel sektöre etkilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önerisi TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, fon krizinin ekonomik kriz olmaktan çıkarak sistem krizine dönüştüğünü belirtti. Yeni Yol, CHP, DEM Parti ve Yeni Parti temsilcileri de fon vurgununa ilişkin eleştirilerini dile getirirken, AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, "Birkaç kişi veya yapıya ilişkin iddialar nedeniyle bütün bir fon sektörünü töhmet altında bırakmak ne kadar yanlışsa olası usulsüzlüklere sessiz kalmak da o kadar yanlıştır" diye konuştu.
(TBMM) - İYİ Parti'nin, Borsa İstanbul'da yaşanan yaklaşık 4,5 trilyon liralık değer kaybı, para piyasası fonlarında gerçekleşen yaklaşık 460 milyar liralık küçülme ve kredi mekanizmalarındaki daralmanın reel sektöre etkilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önerisi TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, fon krizinin ekonomik kriz olmaktan çıkarak sistem krizine dönüştüğünü belirtti. Yeni Yol, CHP, DEM Parti ve Yeni Parti temsilcileri de fon vurgununa ilişkin eleştirilerini dile getirirken, AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, "Birkaç kişi veya yapıya ilişkin iddialar nedeniyle bütün bir fon sektörünü töhmet altında bırakmak ne kadar yanlışsa olası usulsüzlüklere sessiz kalmak da o kadar yanlıştır" diye konuştu.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ve 19 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan Meclis araştırma önergesinde, Borsa İstanbul'da bir ayda yaşanan yaklaşık 4,5 trilyon liralık değer kaybı, para piyasası fonlarında gerçekleşen yaklaşık 460 milyar liralık hızlı küçülme ve kredi mekanizmalarındaki daralmanın fabrikaların, KOBİ'lerin ve özel sektör firmalarının finansmana erişimine etkilerinin araştırılması istendi. Önergenin gerekçesini İYİ Parti Grubu adına Muğla Milletvekili Metin Ergun açıkladı.
ERGUN: TÜRK DEVLETİNİN SİSTEM KRİZİNE DÖNÜŞTÜ
Ergun, Türkiye'nin yaklaşık bir buçuk aydır fon vurgunu nedeniyle gündemi meşgul eden bir süreçten geçtiğini belirterek, aralarında iktidar partisi mensuplarının ve finans piyasalarını denetlemekle yükümlü üst düzey bürokratların da bulunduğu bir suç örgütünün Türkiye ekonomisini ateşe attığını savundu.
İktidarın süreci şeffaf yürüttüğü yönündeki açıklamalarını eleştiren Ergun, şöyle konuştu:
"Az önce Grup Başkan Vekilini dinledik 'Şeffaf yürütüyoruz.' diyor. Hayır, şeffaf, yürütmüyorsunuz. Şeffaf yürütmüş olsaydınız listeyi açıklardınız, Gizleyemiyorsunuz; gizlemek istiyorsunuz, gizleyemiyor musunuz. O kadar büyük ki, vurgun o kadar büyük ki gizleyemiyorsunuz. Çok çaba harcamıyorsunuz, gizlemek için çok çaba harcıyorsunuz, gizleyemiyorsunuz ama size bir şey söyleyeyim: Bu, sadece artık bir ekonomik kriz olmaktan çıktı, bir finans krizi olmaktan çıktı. Bu, doğrudan doğruya sistem krizine dönüştü, Türk devletinin sistem krizine dönüştü"
Ergun, yaşananların yalnızca ekonomik sonuçları olmadığını, cumhuriyetin kurumlarının ve hukuk sisteminin de zarar gördüğünü ileri sürdü. Savcıların harekete geçemez hale geldiğini savunan Ergun, iktidara listelerin açıklanması çağrısı yaptı.
2021 yılından itibaren yüksek enflasyon ortamında yaşanan piyasa manipülasyonlarının fon vurgunuyla zirveye taşındığını belirten Ergun, "Onun için bir an önce şeffaflaşın, itiraf edin, kabul edin ve bu işten aklanın, arının. Evet, en güzel kelime belki o: 'Arının.' Bir an önce arının. Siz arının ki çünkü getirdiğiniz sistem artık partiyi devletleştirdi devletimiz de arınmış olsun" dedi.
"ÖNCE ÜRETİM AKSAYACAK, ARDINDAN İSTİHDAM KAYIPLARI YAŞANACAK"
Fon vurgununun reel sektör üzerindeki olası etkilerine de değinen Ergun, özel sektörün borçlanma kanallarının daraldığını, para piyasası fonlarının küçülmesinin şirketlerin tahvil ve finansman bonolarına yönelik talebi azalttığını söyledi.
Şirketlerin borç çevirme güçlüğünün ve finansman maliyetlerinin arttığını belirten Ergun, işletme sermayesine erişimin zorlaştığını ifade etti. Bankacılık sistemindeki risk algısının kredi musluklarının daralmasına neden olduğunu kaydeden Ergun, bu durumun üreticiden ihracatçıya kadar bütün kesimleri etkileyeceğini söyledi.
Şirketlerin yatırım fonlarında değerlendirdikleri nakit varlıklarına erişememelerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getiren Ergun, altı aya kadar uzatılan fonların tasfiye sürecinin şirketlerin nakit akışını doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Ergun, şöyle devam etti:
"Üzülerek belirtmeliyim ki fon soygununu küçümseyen, ciddiye almayan ve krizin sınırlarının bir alanda kalacağı propagandasını yapan iktidarın bu vurdumduymazlığı devam ederse önce üretim aksayacak, ardından tedarik zinciri bozulacak ve nihayetinde istihdam kayıpları yaşanacaktır. İşte, karşı karşıya olduğumuz asıl tehlike bundan sonra budur"
YENİ YOL PARTİLİ ESEN: 455 BİN 758 KİŞİ FON TASFİYESİNDEN DOĞRUDAN ETKİLENİYOR
Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Elif Esen, konuşmasına sahip olduğu iki fondan bahsederek başladı. Esen, "Sahip olduğum bu iki fondan biri telefonum, biri de bu mikrofon ve bu her ikisinin de dolandırıcılıkla hiçbir alakası yok. Biz, bu kaynaklarımızı vatanımızın, milletimizin hayrına, faydasına çalıştırıyoruz" dedi.
Fon vurgununun milyonlarca kişinin birikimlerini erittiğini ve devlete duyulan güveni sarstığını belirten Esen, 455 bin 758 kişinin fon tasfiyesinden doğrudan etkilendiğini, yaklaşık 7 milyon kişi ve ailesinin de piyasadaki değer kaybından zarar gördüğünü söyledi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın açıklamasına atıfta bulunan Esen, halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin 173 milyar dolar gerilediğini, bunun 8 trilyon 650 milyar liraya karşılık geldiğini ifade etti. Esen, kaybın yalnızca yatırımcıları değil, kredi bulmakta zorlanan şirketleri, azalan üretimi ve işsiz kalan aileleri de etkilediğini belirterek, Borsa İstanbul'daki şüpheli fiyat hareketlerini 15 dakikada tespit ettiği belirtilen sistemin neden çalıştırılmadığını sorguladı. Esen, şöyle konuştu:
" Borsa İstanbul'daki şüpheli fiyat hareketlerini on beş dakikada tespit ettiği söylenen sistem çalıştırılmadıysa, hatta bırakın on beş dakikayı, on beş aydan uzun sürmüşse bu ve alarm veren bu sistem on beş ay boyunca susmuşsa, susturulmuşsa bu fon krizi göz göre göre geldi demek oluyor. Peki, alarmı kim susturdu ya da görmedi? Borsa İstanbul SPK'ye ne bildirdi? Bildirdiyse SPK neden harekete geçmedi bu dolandırıcılar karşısında?"
CHP'Lİ KARAOBA: TÜRKİYE'NİN YÜZYILIN SOYGUNUNU KONUŞUYORUZ
CHP Grubu adına konuşan Uşak Milletvekili Ali Karaoba, fon vurgununun birkaç kişinin karıştığı münferit bir olay gibi gösterilmeye çalışıldığını savundu. Fonun kurulmasından denetimine ve para aktarımına kadar uzanan süreçte iktidarın sorumluluğu bulunduğunu ileri süren Karaoba, şöyle konuştu:
"Türkiye'nin yüzyılın soygununu konuşuyoruz ve onu konuşurken sanki AK PARTİ sıralarından bakınca 3-5 kişinin münferit olayı gibi insanlara anlatmaya çalışıyorlar. Bu düzen dün kurulmadı arkadaşlar, fonu kuran AKP eski gençlik kolları üyesi, fonu denetleyen AKP'nin atadığı bürokratlar, fondan para götüren AKP Genel Başkan Yardımcısı ve ne hikmetse buraya gelen araştırma önergelerine siz 'evet' oyu vermiyorsunuz"
Devlet Denetleme Kurulu ve Sermaye Piyasası Kurulu başkanları ile üyelerini ve Hazine ve Maliye Bakanı'nı atayan Cumhurbaşkanı'nın siyasi sorumluluğuna işaret eden Karaoba, haftalardır farklı partilerin fon vurgununa ilişkin araştırma önergeleri verdiğini ancak bu önergelerin reddedildiğini söyledi. Karaoba, "Türk milletinin 800 milyarı çalındı. Ayrıca, borsada yaklaşık 170 milyon dolar para kaybedildiği söyleniyor. Siz daha ne bekliyorsunuz? Bu milletin hakkını ne zaman soracaksınız?" diye konuştu.
DEM PARTİLİ ASLAN: FİNANSAL KRİZ ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI DA TEHDİT EDİYOR
DEM Parti Grubu adına konuşan Mardin Milletvekili George Aslan, fon vurgununun iktidar tarafından gündemin arka sıralarına itilmek ve üzerinin örtülmek istendiğini söyledi.
Türkiye'de milyonlarca kişinin geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini, emeklilerin maaşlarıyla ay sonunu getirmeye çalıştığını, işçilerin emeklerinin karşılığını almak için mücadele ettiğini ve küçük esnafın ayakta kalmaya çalıştığını belirten Aslan, birikimlerini değerlendirmek isteyen yurttaşların büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti.
YENİ PARTİLİ ARPACI: OPERASYONLARA SİYASETİN EN TEPESİNDEN BAŞLAMALISINIZ
Yeni Parti Grubu adına konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, fon vurgununun ekonomik boyutunun 195 milyar doları geçtiğini öne sürdü. Piyasaya güven verecek adımlar atılmadığını belirten Arpacı, Fon Kurulu'ndan üç ismin gönderilmesinin piyasa tarafından olumlu karşılanmadığını söyledi. Arpacı, şöyle konuştu:
"Bakın arkadaşlar, o operasyonlara bürokrasinin işaret ettiği gibi yani siyasetin yani o masada Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındakilerden başlamalısınız operasyona; sağındaki, solundakilerden başlamalısınız yoksa piyasaya güven veremezsiniz. Bu kişileri, bu fon vurgunu yapan kişileri palazlandıran, onların her türlü işlemini yapmasına göz yumulmasını sağlayan, kamu gücünün bu kişilerin arkasında olduğu hissini verenlerden başlayacaksınız, AKP iktidarının en tepelerindekinden başlayacaksınız"
Arpacı, hükümetin 350 bin mağdurun 1 milyon liranın altındaki kayıpları için girişimde bulunduğunu ancak KOBİ'lerin ve binlerce işletmenin durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Çek, maaş ve SGK ödemelerinin kapıda olduğunu söyleyen Arpacı, yaşanan krizin reel sektör üzerindeki etkilerine dikkati çekti.
AK PARTİLİ GÜLSOY: BÜTÜN FON SEKTÖRÜNÜ TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK YANLIŞ
AK Parti Grubu adına konuşan Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ise sermaye piyasalarının vatandaşların birikimlerini değerlendirdiği, şirketlerin finansmana eriştiği, üretim ve istihdamın desteklendiği önemli bir yapı olduğunu söyledi.
Son yıllarda yatırım fonlarına yönelik ilginin artmasının tasarrufların sermaye piyasalarına yönelmesi bakımından kıymetli bir gelişme olduğunu belirten Gülsoy, sermaye piyasalarının büyümesi kadar güvenilir, şeffaf ve sürdürülebilir olmasının da önemli olduğunu ifade etti.
Son dönemde fon piyasalarında gündeme gelen usulsüzlük, piyasa manipülasyonu ve yatırımcıların yanıltılması iddialarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Gülsoy, fon sektörünün tamamının zan altında bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Gülsoy, "Burada çok açık bir ayrım yapmamız gerekmektedir. Bir tarafta mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren, yatırımcıların tasarruflarını profesyonel anlayışla yöneten ve ekonomimize katkı sunan fonlar bulunmaktadır. Diğer tarafta ise piyasa mekanizmasını kötüye kullanmaya, yapay fiyat hareketleri oluşturmaya veya yatırımcıların güvenini istismar etmeye yönelik iddialar vardır. Birkaç kişi veya yapıya ilişkin iddialar nedeniyle bütün bir fon sektörünü töhmet altında bırakmak ne kadar yanlışsa olası usulsüzlüklere sessiz kalmak da o kadar yanlıştır" diye konuştu.
İYİ Parti'nin Borsa İstanbul'da yaşanan yaklaşık 4,5 trilyon liralık değer kaybı, para piyasası fonlarında gerçekleşen yaklaşık 460 milyar liralık küçülme ve kredi mekanizmalarındaki daralmanın reel sektöre etkilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önerisi, Genel Kurul'da yapılan görüşmelerin ardından reddedildi.






















