Suudi Arabistan Müftüsü Favzan, Husilere karşı cihat ilan etti! Mekke'de sirenler çalmıştı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Suudi Arabistan Müftüsü Favzan, Husilere karşı cihat ilan etti! Mekke'de sirenler çalmıştı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Suudi Arabistan Müftüsü Salih Favzan, Yemen'de Suudi destekli hükümete karşı mevzi kazanmaya devam eden Husilere karşı cihat ilan etti. 24 Eylül'de Mekke'de Husi roketleri nedeniyle hava saldırısı sirenleri çalmış, Suudi yönetimi 6 balistik füzenin imha edildiğini açıklamıştı. Riyad'la Mekke İttifakı'nı imzalayan Türkiye ve Pakistan'ın Husilere karşı harekete geçip geçmeyeceği de tartışılıyor.

  • Suudi Arabistan Müftüsü Salih Favzan, Yemen'deki Husilere karşı cihat ilan etti.
  • 24 Eylül'de Mekke'de Husi roketleri nedeniyle hava saldırısı sirenleri çaldı ve Suudi yönetimi altı balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.
  • Husiler 21 Eylül 2014'te Yemen'in başkenti Sanaa'yı ele geçirdi ve halen ülkenin kuzey batısı ile Hudeyda Limanı'nı kapsayan batı sahil kesimini kontrol ediyor.

Suudi Arabistan Müftüsü Salih Favzan, Yemen'deki Husilere karşı cihat ilan etti.

Bu gelişme, silahlı isyancı örgütün Yemen'de Suudi destekli hükümete karşı mevzi kazanmaya devam etmesinin ardından geldi.

24 Eylül'de Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde Husi roketleri nedeniyle hava saldırısı sirenleri çaldı. Suudi yönetimi altı balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.

Riyad hükümetiyle kısa süre önce Mekke İttifakı adlı bir savunma anlaşması imzalayan Türkiye ve Pakistan'ın da Husilere karşı harekete geçip geçmeyeceği de tartışılan konular arasında.

Peki Husiler kimdir ve Yemen'de nasıl bu kadar güçlendiler?

OSMANLI DÖNEMİNDEN BERİ AKTİFLER

Yemen nüfusunun üçte birini oluşturduğu tahmin edilen, Şiiliğin bir koluna mensup Zeydiler, ülkede Osmanlı'nın Yemen'i yönettiği yıllardan beri aktifler.

Öyle ki Osmanlı Devleti'nin bölgeye girdiği 1500'li yıllardan 1. Dünya Savaşı'na kadar geçen süreçte, kuzeydeki Saada bölgesinde yoğun olarak yaşayan Zeydiler sıklıkla ayaklanmıştı.

Osmanlılar 1918'de bölgeden tamamen çekilmeden yedi yıl önce, 1911'de ilk olarak Saada bölgesindeki Zeydi lideriyle bir anlaşma imzalayarak burayı özerk bölge olarak kabul etmişti.

1926'da Saada'da doğan, bölgedeki Zeydilerin güçlü ailelerinden Husilerin bir üyesi olan Bedrettin el Husi, ileride kurulacak olan "Husi Cemaati'nin" ruhani lideri olacaktı.

Husi grubu, İsrail ve ABD karşıtı bir söyleme sahipti. ABD ile yakın ilişkilerinden dolayı Körfez ülkelerini de sıklıkla eleştiriyorlardı. 1979'daki İran İslam Devrimi'nden etkilenen hareket, devrimin liderlerinden Humeyni'nin söylemlerini benimsedi. Grubun İran'la ilk yakınlaşması böyle başladı.

Bu sırada Yemen'in güneyi ve kuzeyinde 1960'lardan beri var olan iki farklı devlet, 1990'da tek bir yönetim altında birleşti. Ancak ordular ortaklaştırılmamıştı. 1994'te ülkede iç savaş çıktı. Bu iç savaş sırasında Husilerle diğer Zeydi gruplar arasında da sorunlar çıkınca Bedrettin el Husi ve oğlu Hüseyin el Husi, İran'a kaçtı.

İRAN'DAN DOĞRUDAN DESTEK

1994'ten bu yana da İran'ın nüfuzunu bölgede yaymakla görevli Devrim Muhafızları'ndan doğrudan destek almaya başladılar. Devrim Muhafızları komutanları Husilerin oluşturduğu Ensarullah adlı silahlı örgüte doğrudan eğitim verirken, bu grubun silahları, askeri gereçleri ve parası da çoğunlukla İran'dan gelmeye başladı.

Bu dönemde Saada başta olmak üzere Husilere yakın Zeydilerin yaşadığı bölgelerde onlarca "eğitim merkezi" kuran İran, buralara gelen öğrencilere "Humeyni öğretisi ve Caferilik" eğitimi verdi. İran'ın Husilere verdiği askeri eğitim ve silah desteğinin etkisi, ilk kez 2004'te daha net görülür hale geldi.

"Zeydi okullarının resmen açılmasına izin verilmesi, bölgedeki eşitsizliğin sona ermesi ve daha özerk bir yapı" isteğiyle Husiler, Suudi Arabistan sınırında yoğun olarak yaşadıkları dağlık bölgede Yemen hükümetine karşı silahlı ayaklanma başlattı.

2004'te Hüseyin el Husi öldüğünde Ensarullah örgütünün başına geçen ve hala örgütü yöneten kişi kardeşi Abdülmelik el Husi oldu. Zaman zaman yoğunluğu artan ve Suudi Arabistan'ın Yemen hükümetine verdiği destekle bastırılan bu çatışmalar, 2010 yılına kadar sürdü.

ARAP BAHARI'NIN GÜÇ BOŞLUĞUNDAN YARARLANDILAR

Bu dönemde Tunus'ta başlayan ve "Arap Baharı" adı verilen ayaklanmalar, Yemen'e de sıçradı. Husilerin çatıştığı, 1978'den beri Kuzey Yemen'i, 1990'daki birleşmeden beri de ülkeyi yöneten Ali Abdullah Salih yönetimi devrildi. Yerine yine Riyad tarafından desteklenen Mansur Hadi geçti.

Oluşan güç boşluğu ve karmaşadan yararlanan Husiler, yıllardan sonra ilk kez Saada'dan başlayarak bazı topraklarda doğrudan hakimiyetlerini ilan ettiler. Bu süreçte her ne kadar İran, Husilere destek verdiğine yönelik haberleri yalanlasa da, Husiler gittikçe güçlenerek nihayetinde 21 Eylül 2014'te Başkent Sanaa'yı ele geçirdi.

Bu ilerleyişte, ülkede yeniden söz sahibi olmak istediği için taraf değiştiren eski düşmanları Ali Abdullah Salih'le yapılan işbirliğinin de etkisi oldu. Daha sonra tekrar taraf değiştirip Suudilere katılmaya çalışan Salih, 2017'de öldürüldü.

Başkent'teki hükümet binalarına yerleşen Husilerden bir heyet, bu dönemde İran'a gitti. Husi heyetle İran arasında; uçuşların artması için sivil havacılık anlaşması, Hudeyda Limanı'nın genişletilmesi, ülkedeki enerji hatları, suya erişim gibi alanların genişletilmesi için İran'ın desteğinin sağlanması ile ticaret ve sanayi alanlarında Yemen kadrolarının İranlı uzmanlar tarafından eğitilmesi için anlaşmalar imzalandı.

2015'in başında ev hapsinde olan Cumhurbaşkanı Mansur Hadi ve hükümet, ülkeyi Husilerin kontrolü altındaki başkentte yönetemediklerini açıklayarak istifalarını verdi. Şubat ayında da Husiler meclisi feshettiğini duyurdu.

Hadi, 21 Şubat'ta güneydeki Aden şehrine kaçtığını duyurdu ve ülkeyi oradan yöneteceğini; Husilerin adımının "darbe" sayılacağını; Aden'in geçici başkent olduğunu duyurdu. Bazı ülkeler büyükelçiliklerini Aden'e taşıdı.

İÇ SAVAŞTA ASKERİ GÜÇLERİNİ KAYBETMEDİLER

Mart 2015'te ise bölgedeki en büyük rakibi İran'ın desteklediği bir grubun güçlenerek sınırlarında hakimiyet kazanmasına karşı Suudi Arabistan, Yemen'de operasyonlara başladı. Bu esnada kısa süreliğine de olsa Aden'in de kontrolünü ele geçirmiş olan Husileri buradan çıkardı.

Ancak örgüt, Saada'dan başlayarak ülkenin kuzey batısını ve ülkedeki en kritik liman olan Hudeyda Limanı'nı da kapsayan batıdaki sahil kesimini hala kontrol ediyor. Dahası, Eylül 2026'daki saldırılarıyla bu bölgede yeni topraklar da kazandılar. Husiler, Suudi Arabistan ve İsrail'e zaman zaman füze ile saldırı düzenliyor.

2015'ten bu yana devam eden iç savaşta Birleşmiş Milletler aracılığıyla defalarca ateşkes için masaya oturulsa da hiçbir zaman kalıcı bir uzlaşma sağlanamadı.

KIZILDENİZ'DE ARTAN SALDIRILAR

Husiler, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyon başlatmasının ardından Kasım 2023'ten sonra Kızıldeniz'de gemileri hedef aldı. Husiler, Hamas ile dayanışma için "İsrail'e yardım götüren gemileri hedef aldıklarını" söyledi. Bu saldırılarda hayatını kaybeden mürettebat ve batırılan veya kaçırılan gemiler de oldu.

ABD, bölgedeki seyrüsefer güvenliğini korumak için "Refah Muhafızı Operasyonu" başlattı. ABD öncülüğündeki koalisyon, gemilere yönelik tehditleri denizde savuşturmanın yanı sıra Yemen'deki Husi hedeflerine de zaman zaman hava saldırıları düzenledi.

Fakat Husilerin saldırılarına maruz kalma riskini almak istemeyen pek çok şirket, gemilerini Kızıldeniz'den geçirmek yerine Afrika'nın etrafını dolaşmayı tercih etti. Bunun küresel tedarik zincirine beklenmedik etkileri oldu.

ABD ve İsrail'in 2026'da İran'a başlattığı saldırıların ardından Husiler de Yemen'den Suudi Arabistan'a saldırılarını artırdı. Ülkedeki petrol tesislerine büyük çaplı saldırılar düzenledi.

Kızıldeniz'in girişinde kritik bir öneme sahip Husi milisleri, uluslararası deniz taşımacılığına herhangi bir tehdit oluşturmadıklarını belirttiler ancak Suudi Arabistan'a ait gemileri hedef alacakları yönündeki tehditlerini yineledi.

Suudi Arabistan İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından petrolünün bir kısmını Doğu-Batı Boru Hattı'yla Kızıldeniz'e taşıyarak oradan gemilerle dünya pazarına ulaştırmaya başlamıştı. Bu gelişme Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını etkileme riski de oluşturdu.

Husi milisleri ile Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan arasındaki çatışmanın tırmanması, petrol fiyatlarındaki artışa katkıda bulundu. Birleşmiş Milletler'in yayımladığı bir rapora göre örgütün elinde İran üretimi silahlarla aynı teknik özelliklere sahip birçok silah var.

Yine aynı rapora göre Husilere bağlı yüz binlerce savaşçı olduğu tahmin ediliyor.

BBC
Haberler.com
2000

Yorumlar (10)

Haber YorumlarıMalatyalı:

Bize ne sudilerden. Yemendekilerde kendi varlığını koruyorlar. Onlarda sudilere guvenmiyorlar

Yorum Beğen7
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıyok yok:

sana kim güvenecek kardeş. O kadar vatandaşını 1. dünya savaşı sonrasın da sınır dışında kaderine terk etmiş ve emparyelizme yenik düşmüşsün. Biz hatayı başkaların da aramayalım. Biz yenildik onlar kaderleri ile baş başa kaldılar. Hala yangın yeri olan o ülkelerin sorumlusu bizim varlığımızı koruyamadığımızdan.

yanıt0
yanıt0
Haber Yorumlarıo zen:

sudiler için kılımı kıpırdatmam. Hiçbir mehmetçiğimiz sudiler için adım atmamalı.

Yorum Beğen5
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber YorumlarıEmir Emir:

OSMANLI ASKERİNE KARŞIDA CİHAT İLAN ETMİŞLERDİ.1916 ŞERİF HÜSEYİN TÜRKLER KABEYİ TOPA TUTTU,KABE ÖRTÜSÜ YANDI,TÜRKLER DİNDEN ÇIKTI DİYE.

Yorum Beğen2
Yorum Beğenme2
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıyok yok:

emir cahil cahil konuşma şerif hüseyin ürdün kurucu lideri. sudi değil.

yanıt1
yanıt0
Haber YorumlarıYorumcu Davut :

İslamda Cihat ilan etmek Halife yetkisindedir. suudi müftüsü kim ki?

Yorum Beğen4
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber YorumlarıTamer Çakır:

sayın müftü kendinizden olmayanı MELAVİ ilan ederken aklın neredeydi şimdi Cihad oldu aman bunu muhakkak yayımlayın korkmayın arkanızda be varım

Yorum Beğen1
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla

Tüm 10 yorumu okumak için tıklayın

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.