Dha İstanbul Bülteni - 3 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha İstanbul Bülteni - 3

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha İstanbul Bülteni - 3

(aktüel görüntülerle-geniş haber) CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: UÇAK GEMİMİZİ DE YAPACAĞIZ...Haber: Özgür ALTUNCU - Kamera: İdris TİFTİKCİ, İstanbul DHACumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnşallah biz uçak gemimizi de yapacağız. Bu konuda kararlıyız" dedi.

(aktüel görüntülerle-geniş haber ) CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: UÇAK GEMİMİZİ DE YAPACAĞIZ...

Haber : Özgür ALTUNCU - Kamera: İdris TİFTİKCİ, İstanbul DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnşallah biz uçak gemimizi de yapacağız. Bu konuda kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan milli imkanlarla yapılan Kınalıada Korveti'nin denize indirilmesi ve İstanbul Fırkateyni'nin inşa başlangıcı için düzenlenen törene katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Tuzla'daki İstanbul Tersanesi Komutanılığına helikopterle geldi. Cumhurbaşkanı askeri törenle karşılandı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan savunma sanayindeki milliliğe vurgu yaparak, "Gerek milli savunma ve güvenlik ihtiyaçlarımızın karşılamasında gerekse uluslararası sorumluklarımızın yerine getirilmesine teknolojik bağımsızlığın önemi giderek artmaktadır. Herhangi bir alanda muadil ürünler ve projeler arasında mutlaka kendi firmalarımızı kendi milli kuruluşlarımızı tercih etmek durumundayız. Acil ihtiyaçları dışarıdan tedarik etme yoluna gitsek bile planlarımızın omurgası yerli firmalara dayanmaz zorundadır. Şayet 15 yıldır bu yöntemi takip etmiyor olsaydık bugün ülkemize uygulanan örtülü ambargolar nedeniyle terörle mücadeleyi de sınır dışı operasyonları da yürütemez hale gelirdik. Kimi umursamazlıktan kimi de buram buran art niyet kokan haberler i zaman zaman alıyorum. Böyle bir tavır içine girenler karşılarında bizzat bizi bulurlar" diye konuştu.

"UÇAK GEMİSİ YAPACAĞIZ"

Askeri gemi inşası konusunda iftihar verici başarılar yakalandığı söyleyen Erdoğan, "Ülkemiz bir savaş gemisi tasarlayan ve inşa eden 10 ülke arasındadır. MİLGEM projeleri artık daha da kısa zamanlarda gerçekleşme fırsatı bulacaktır. MİLGEM, örnek bir projedir. İnşallah biz uçak gemimizi de yapacağız. Bu konuda kararlıyız" dedi.

KINALIADA'YI EMİNE ERDOĞAN DENİZE İNDİRDİ

MİLGEM projesi kapsamında yapılan ada sınıfı Kınalıada korvetinin kızaktan indirilmesini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan gerçekleştirdi. Denizcilikte gemi indirme gelenek olarak kadınlara yaptırılıyor.

BAKAN IŞIK'IN SEVİNCİ

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da törende yaptığı konuşmada "Bahriyelilerimizin her işe besmeleyle başlaması, her gemide bir kuranı kerim olduğunu görmek,. değerlerimize ne kadar bağlı olduğumuzu göstermesi bakımından bende sevinç oluşturdu" dedi. Bakan Işık bu projelerle, "Ege'de hiçbir emri vakiye boyun eğmeyeceğimizi ifade etmiş olduk" diye konuştu...

İLK KAYNAĞI YAPTI HEYETLE POZ VERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmaların ardından Türkiye'nin ilk milli fırkateyni olacak İstanbul Fırkateyni'nin ilk kaynağını gerçekleştirdi. Erdoğan bugün denize indirilen Kınalıada Korveti önünde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve diğer heyet üyeleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yine askeri törenle uğurlandı. Erdoğan helikopterde Tarabya Köşkü'ne geçti.

Görüntü Dökümü:

------------------

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelişi

Askeri törenden detay

Kaynak töreninden ve gemi indirmeden detay görüntüler

Cumhurbaşkanının uğurlanması

=================

ERDOĞAN: BÖYLE BİR TAVIR İÇİNE GİRENLER KARŞILARINDA BİZZAT BİZİ BULURLAR (1)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

"Sebebi ne olursa olsun, Türkiye'nin savunma sanayindeki atılımlarını önlemeye yönelik atılan adımlara da müsamaha göstermemiz kesinlikle söz konusu olamaz. Böyle bir tavır içine girenler karşılarında bizzat bizi bulurlar"

Haber : Özgür ALTUNCU - Kamera: İdris TİFTİKÇİ/ İstanbul DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilen Kınalıada Korveti'nin denize indirilmesi ve İstanbul Fırkateyni'nin inşa başlangıç törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaman zaman girişimcilerimizin, azmini, şevkini, cesaretini kıran kimi umursamazlıktan, kimi rekabette taraf tutmaktan kaynaklanan ama kimi de buram buram art niyet kokan olumsuzlukların haberler ini alıyorum. Sebebi ne olursa olsun, Türkiye'nin savunma sanayindeki atılımlarını önlemeye yönelik atılan adımlara da müsamaha göstermemiz kesinlikle söz konusu olamaz. Böyle bir tavır içine girenler karşılarında bizzat bizi bulurlar. Ülkemiz ve milletimiz için çalışan, bu arada elbette kendisi de kazanan, gerçekten işinin ehli, gerçekten üretken, gerçekten samimi tüm girişimcilerimiz, tüm firmalarımız yanlarında bizim olduğumuzu bilmelidir" dedi.

Görüntü Dökümü:

---------------------

Erdoğan'ın açıklamaları

Detaylar

================

"BORSA İSTANBUL'UN İŞGALİ" İDDİANAMESİ TAMAM

Şüphelilerin 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi ve değişik suçlardan toplam bin 412 yıla kadar hapisleri istendi.

Haber : Özden ATİK/ İstanbulDHA

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Borsa İstanbul'u işgali sırasında askerler tarafından polis memuru Mehmet Şevket Uzun ile Fatih Satır adlı kişinin şehit edildiği ve 45 kişinin de yaralandığı olayla ilgili soruşturma tamamlandı. Baştabya Kışlasında 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görevli 2 rütbeli subay, 4 er ve 8  astsubay öğrenci ile halen firarda olan Kurmay Binbaşı Murat Çelik hakkında iddianame düzenlendi. Tüm şüphelilerin 5 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi ve değişik suçlardan toplam bin 412 yıla kadar hapisleri istendi.

270 SAYFALIK İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Orhan Aydın tarafından Borsa İstanbul'un işgaline ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda 270 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede, şüphelilerden Binbaşı Ahmet Baykal'ın 14 Temmuz 2016 tarihinde hakkında dava açılan Yurtta Sulh Konseyi üyesi, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Mehmet Nail Yiğit ile görüşme yaptığı anlatıldı. Bu görüşme sonucu 15 Temmuz 2016 günü yapılacak eylemlere ilişkin planlama yapıldığı ve şüpheli Binbaşı Ahmet Baykal ve hakkında yakalama kararı bulunan Harp Akademilerinde görevli Kurmay Binbaşı Murat Çelik'in görevlendirilerek Borsa İstanbul'un işgalinde  organize edildiği belirtildi.

BİNAYI İŞGAL ETTİLER

8'i astsubay öğrencisi toplam 15 şüphelinin saat 23.40 sıralarında Borsa İstanbul'un önüne geldikleri, burada her iki binbaşının borsadaki özel güvenlik görevlilerine silah doğrultarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koyduğunu, artık bu binanın kontrolünün kendi ellerine geçtiğini söyleyerek silahlarını ve telefonlarını aldıktan sonra binayı işgal ettikleri kaydedildi. Bir süre sonra olay yerine vatandaşların toplanmaya başladığı, ayrıca TOMA ile polis aracının borsa giriş kapısının önüne geldiği, polislerin işgalci askerlere teslim ol çağrısında bulunduğu, vatandaşların da askerin kışlaya dönmeleri yönünde tepki gösterdiği, firari şüpheli Kurmay Binbaşı Murat Çelik ve şüpheli Binbaşı Ahmet Baykal başta olmak üzere askerlerce içeriden polise ve vatandaşa ateş açıldığı anlatıldı.

TÜM ŞÜPHELİLER ATEŞ ETTİ

İddianamede, firari Binbaşı Murat Çelik'in askeri öğrenci ve erlere ateş etmeleri yönünde talimatlar verdiği, tüm şüphelilerin ateş ettikleri, TOMA'nın isabet aldığı ve TOMA'da görev yapan polis memuru Mehmet Şevket Uzun'un yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede şehit olduğu ifade edildi.

İŞÇİ KIYAFETLERİ GİYEREK KAÇMIŞ

Polislerin borsanın B kapısından içeri girdikleri, içeride bulunan bazı askeri öğrencilerin ve erlerin pişman olduğu ve teslim olmak istediklerini bildirmeleri karşısında 8 kişinin teslim alındığı, içeride Binbaşı yani Murat Çelik ve inbaşı Ahmet Baykal ile piyade çavuş Hasan Yürek, astsubay Seyit Ali Şahin ve erlerin kaldığı, bir süre daha çatışmanın devam ettiği, çatışmada yaralanan Binbaşı Ahmet Baykal'ın da teslim olduğu belirtildi. Ancak Binbaşı Murat Çelik, astsubay Seyit Ali Şahin ile er Muzaffer Bardakçı, Zafer Öztan ve Fatih Yılmaz'ın borsa binasının işlem salonu kapısından çıkarak bir inşaatın içine saklandıkları ve oradan işçi kıyafetleri giyerek sabah kaçtıkları, Binbaşı Çelik dışındaki şüphelilerin daha sonra yakalandıkları belirtildi.

CEZA İSTEMLERİ

Tüm şüphelilerin "Cebir ve şiddet kullanarak Anayasayı ihlal ve TBMM ile Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2 kişiyi kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca tüm şüphelilerin üç kez "Mala zarar verme", iki kez "Kamu malına zarar verme" ve "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından ayrıca 45 kişiyi "Kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan toplam 907 yıl 6 ay ile bin 412 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası da talep edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Borsa İstanbul'un işgali sırasında kameralara yansıyan görüntülerden alınan ve soruşturma dosyasına konulan fotoğraflar

===================

DİNK CİNAYETİNDE KAMU GÖREVLİLERİNİN İHMALİ DAVASI...

Özden ATİK, İstanbulDHA

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı ana davaya, aralarında FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ile çoğu jandarma görevlisi 50 sanıklı üçüncü iddianamenin birleştirilmesinden sonra devam edildi. Üçüncü iddianamenin tutuklu sanıklarından eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu kimlik sorgusunda mesleği sorulunca "Üniforması ve mesleği elinden alınmış bir Türk generaliyim" dedi.

28 TUTUKLU SAONDA

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanıklar eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, dönemin İstanbul İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile ana davayla birleştirilen üçüncü iddianamenin tutuklu sanıkları eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, eski Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ve gazeteci Ercan Gün'ün aralarında bulunduğu toplam 28 tutuklu sanık hazır bulundu.

"MESLEĞİ ELİNDEN ALINMIŞ BİR TÜRK GENERALİYİM"

MİT TIR'ları davasında da tutuklu bulunan eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ile İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi Yüzbaşı Muharrem Demirkale duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuklu sanıklardan eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu kimlik sorgusu sırasında mesleği sorulduğunda, "Üniforması ve mesleği elinden alınmış bir Türk generaliyim" dedi. Aylık geliri sorulunca da Celepoğlu, "Haketmeme rağmen aylık gelirim yok" dedi.

KİMLİK TESPİTLERİ TAMAMLANDI

Öte yandan eski iddianamenin tutuksuz sanıkları eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel de duruşmada hazır bulundu. Duruşmada sanıkların kimlik tespitleri tamamlandıktan sonra öğle arası verildi. Öğleden sonraki oturumda üçüncü iddianamenin okunması bekleniyor.

====================

KEMAL SUNAL ÖLÜMÜNÜN 17. YILINDA MEZARI BAŞINDA ANILDI.

Gül Sunal : Kemal'e sevgi gittikçe artıyor.Yeni nesiller de Kemal'le tanıştılar.

Yaşar KAÇMAZ, İstanbulDHA

Türk sinemasının unutulmaz ismi Kemal Sunal, ailesi ve sevenleri tarafından ölümünün  17. yılında anıldı.

Kemal Sunal'ın Zincirlikuyu'da bulunan mezarı başında düzenlenen anma törenine eşi Gül Sunal, oğlu Ali Sunal  ve kızı Ezo Sunal katıldı. Sunal hayranlarının da hazır bulunduğu mezarın başında  dualar okundu, helva dağıtıldı .

"KOCAMAN BİR AİLE BIRAKTI BİZE"

Anmanın ardından açıklamalarda bulunan Sunal'ın eşi Gül Sunal, "Kemal'e sevgi gittikçe artıyor. Yeni nesiller de Kemal'le tanıştılar. Bu bizim acımızı biraz azaltıyor. Bu ölümsüzlüğü yakalaması sevince bile dönüşüyor. Onun için de mutluyuz. Ama o biliyordu böyle olacağını. Biz de babasız yaşıyoruz 17 yıldır. Çok ağır, çok zor ama hayat devam ediyor. Ayakta durmayı bilmek lazım. Kocaman bir aile bıraktı bize. Yeni hayranları, küçücük hayranları var hepsi Kemal'in akrabaları gibi" diye konuştu.

"ÇOK BÜYÜK BİR SEVGİ VAR"

Sosyal medyada  babasına olan ilgi nedeniyle kendi hesabından bazı paylaşımlar yaptığını dile getiren Ali Sunal da "Gerçekten çok büyük bir sevgi var. Ailesi gibi görüp bağırlarına basıyorlar ve hiçbir zaman unutulup gitmesine izin vermiyorlar. Minnettarız hepsine. Kocaman bir aile olduk sayelerinde. Yine babamın sayesinde aslında. Özlüyorum ama bu kadar sevilmek çok özel bir duygu. Herhalde bir tek ona nasip olacak. O bakımdan da bu bir teselli oluyor" dedi.

"SÜREKLİ PAYLAŞIYORLAR"

Kemal Sunal'ın Kızı Ezo Sunal ise duygularını "Hem sevincini hem üzüntüsünü hem doğum gününü, ölüm gününü, filmlerini, filmlerinin repliklerini, annemin yazdığı kitabı sürekli paylaşıyorlar sosyal medyadan. Bu kadar büyük bir sevgiyi paylaşacağımız kocaman bir ailemiz olduğu için çok mutluyum. Herkese teşekkür etmek istiyorumö şeklinde dile getirdi.

"KOKUSUNU ÖZLÜYORUM"

Bir basın mensubunun babanızın en çok neyini özlüyorsunuz sorusuna da Ali Sunal, "Ben kokusunu özlüyorum" diye cevap verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Aile'nin mezar başına gelmesi

-Sunal'ın mezarından görüntü

-Kur'an-ı Kerim  okunması ve dua edilmesi

-Helva dağıtılması

-Aile bireylerinin konuşmaları

-Genel ve detaylar

====================

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI BOSTANOĞLU: DENİZ KUVVETLERİ HİÇ DİZ ÇÖKMEMİŞTİR...

Oramiral Bülent Bostanoğlu:

Son yıllarda hedeflerimize ulaşma yolunda, bizleri aşan dinamikler karşımıza çıkarıldı.

Bu süreçte Deniz Kuvvetleri hiç diz çökmemiştir. Mavi vatanı asla sahipsiz bırakmamıştır. Çünkü bizi aşan o dinamikler, ne Çanakkale'de, ne Kurtuluş savaşında, ne de  21. Yüzyılın kirli oyunlarında bileğimizi bükememiştir, bükemeyecektir.

Her durumda sıkıntıları omuzlamaya, gemiyi gitmesi gereken rotada tutmaya çalıştık. Geriye baktığımızda, gemimizin bütün badirelere rağmen, tüm kudretiyle var olduğunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği rotada seyrettiğini görüyoruz.

Haber : Özgür ALTUNCU/ Kamera: İdris TİFTİKCİ, İstanbulDHA

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, İstanbul Tersane Komutanlığı'nda, Kınalıada Korvetinin denize indirilmesi ve İstanbul Fırkateyninin ilk kaynak töreninde konuştu.

"MÜCADELEMİZ, EGEDEKİ HAKLARIMIZ VE DOĞU AKDENİZ'DEKİ ETKİ ALANLARIMIZ İÇİNDİR"

Türkiye Cumhuriyeti'nin doğumunun 100. yıldönümüne yaklaşırken zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Bostanoğlu," Bu mücadele tarih sahnesinde her devlet için geçerli olduğu üzere, ülkemiz için de fırtınalı ve çalkantılı denizlerde geçmektedir.Ege'deki haklarımızın, Doğu Akdeniz'deki yetki alanlarımızın ve bu alanlardaki potansiyel enerji kaynaklarımızın korunmasına yönelik faaliyetlerimiz, bu fırtına ve çalkantıların örnekleridir"dedi.

" MUKTEDİR DONANMA HİÇ GELMEMELERİ İÇİNDİR"

" Mustafa Kemal'in 'geldikleri gibi giderler' dediği gemilerin maksadıyla, önümüze çıkarılan terör örgütlerinin maksadı pek de farklı değildir"diyen Bostanoğlu, " İnşa etmeye çalıştığımız ve adım adım başardığımız muktedir donanma, her kim olursa olsun, bizim olanı vermemek içindir.Geldikleri gibi gidecek olsalar da, gelme arzusunda olanların. hiç gelememeleri içindir"diye konuştu.

"KAZANDIRACAK OLAN BAHRİYELİLERİN MAHARETLERİDİR"

Güçlü donanmanın ülke siyasetinin uygulanmasında muhataplar karşısında ihtiyaç duyulan kudreti sağlamak için şart olduğunu söyleyen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu,  " Bir ülkenin askeri gücünü, milli imkanlarla inşaa edebilmesi büyük bir meziyettir. Yüksek teknoloji ürünü gemiler, silahlar ve sistemler mahir bir gücün olmazsa olmaz unsurudur. Ancak muktedir bir donanmaya sahip olunması için yapılması gereken,daha önemli bir husus vardır. O da inşa edilen gemileri layıkıyla kullanacak ve gerektiğinde savaştıracak Bahriyeliler yetiştirmektir. Çünkü savaşı kazandıran, ya da kaybettiren inşa edilen gemileri kullanacak Bahriyelilerin maharetleri, kalplerindeki vatan sevgisi ve aralarındaki silah arkadaşlığı durumudur. İnşa edilen gemilerle ilgili meşaleyi yakan da Deniz Kuvvetlerinin yetiştirdiği personeldir" diye konuştu.

DENİZ KUVVETLERİ DİZ ÇÖKMEDİ...

Komutanlığını " Son 4 yıldır, Deniz Kuvvetlerinde vardiyanın başındaki" kişi olarak tanımlayan Oramiral Bostanoğlu sözlerini şöyle tamamladı: Son dönemde yaşanan gelişmelere rağmen tüm gücümüzle ayaktayız. ve en önemlisi, ideallerimizden biran bile vazgeçmedik. İcra ettiğimiz harekat faaliyetleri, Deniz Kuvvetlerimizin harekat yetkinliği bağlamında geçmişten daha güçlü olduğunun açık kanıtıdır. Ancak geçmişten ders almamız gerektiğini düşünüyorum. Zira son yıllarda hedeflerimize ulaşma yolunda, bizleri aşan dinamikler karşımıza çıkarıldı Ama bir gerçek var ki o da şudur; bu süreçte Deniz Kuvvetleri hiç diz çökmemiştir. Mavi vatanı asla sahipsiz bırakmamıştır.Çünkü bizi aşan o dinamikler,ne Çanakkele'de, ne Kurtuluş savaşında ne de 21. Yüzyılın kirli oyunlarında bileğimizi bükememiştir, bükemeyecektir. Biz hedeflerimize olan inancımızı asla kaybetmedik. Her durumda sıkıntıları omuzlamaya, gemiyi gitmesi gereken rotada tutmaya çalıştık. Geriye baktığımızda gemimizin bütün badirelere rağmen, tüm kudretiyle var olduğunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği rotada seyrettiğini görüyoruz.

Görüntü Dökümü:

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun konuşması

Detaylar

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
title