Yapıcıoğlu'ndan asgari ücret ve emekli maaşı çıkışı: En az bu kadar olmalı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında Haberler.com'un Meclis'teki canlı yayınına konuk oldu. Asgari ücret ile en düşük emekli aylığına ilişkin değerlendirmede bulunan Yapıcıoğlu, "En düşük emekli aylığı asla asgari ücretin altında olmamalı, asgari ücret de açlık sınırının altında olmamalı. Şu anda açlık sınırı 37 binlerde, yoksulluk sınırı 120 binlerde. Tek kişinin yaşam maliyeti 48 bin liranın üzerinde ama asgari ücret 28 bin lira" dedi.
- HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, asgari ücretin açlık sınırının, en düşük emekli aylığının da asgari ücretin altında olmaması gerektiğini savundu.
- Yapıcıoğlu, bir suçun uyuşturucu etkisiyle ya da uyuşturucu temin amacıyla işlenmesinin ağırlaştırıcı neden sayılması ve uyuşturucuyla mücadelede görevli kamu personeline yönelik cezaların artırılması için kanun teklifi verdi.
- Yapıcıoğlu, kutsala hakaretin müstakil bir suç olarak düzenlenmesi ve çifte vatandaş olup soykırım suçuna iştirak edenlerin vatandaşlıklarının geri alınmasına ilişkin kanun tekliflerinin bulunduğunu belirtti.
TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı başladı. Açılış gününde Haberler.com'un Meclis'teki canlı yayınına katılan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, asgari ücret, en düşük emekli aylığı, açılış konuşmalarını, partisinin kanun tekliflerini ve ekonomiye ilişkin önerilerini değerlendirdi.
ASGARİ ÜCRET VE EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI DEĞERLENDİRMESİ
Serpin Alparslan'ın sorularını yanıtlayan Yapıcıoğlu, asgari ücretin kişinin temel ihtiyaçlarını bile karşılamadığını söyledi:
"En düşük emekli aylığı asla asgari ücretin altında olmamalı, asgari ücret de açlık sınırının altında olmamalı. Şu anda açlık sınırı 37 binlerde, yoksulluk sınırı 120 binlerde. Tek kişinin yaşam maliyeti 48 bin liranın üzerinde ama asgari ücret 28 bin lira."
Yapıcıoğlu, Asgari Ücret Yönetmeliği'ndeki tanımı hatırlattı:
"Yönetmelik asgari ücreti; beslenme, giyinme, barınma, sağlık, eğitim, kültür gibi zorunlu ihtiyaçları günün fiyatlarıyla karşılamaya yetecek ücret olarak tanımlıyor. Bu, yalnızca bir kişinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ücretse kişi nasıl aile kurup o maaşla bir de aileye bakacak? Bir kişinin yaşam maliyeti 48 bin lirayken asgari ücreti 28 bin lira belirlemişiz, neredeyse yarısını veriyoruz. Asgari ücretin mutlaka kayda değer şekilde artırılması gerekiyor."

"DOLAYLI VERGİ YÜKÜ DAR GELİRLİNİN SIRTINDA"
Yapıcıoğlu, asgari ücretin vergi yüküne de dikkat çekti:
"10 yıl boyunca 'Asgari ücret vergi dışı bırakılsın' dedik. 2021'in başından bu yana asgari ücretten kaynakta gelir vergisi kesilmiyor. Ama asgari ücretli yine vergi vermeye devam ediyor. Çünkü topladığımız vergilerin üçte ikisi, harcama yaparken ödenen dolaylı vergiler. Dar gelirlinin sırtında hâlâ çok ciddi bir vergi yükü var. Dolaylı vergileri değil, gelirden ve servetten alınan vergileri artırmamız lazım."
Yapıcıoğlu, "Asgari ücret bir aileyi geçindirmeye yetmeli. Yoksa gençlere 'Neden evlenmiyorsunuz?' diye sorduğumuzda 'Bu gelirle aileyi nasıl geçindireceğim?' derlerse verecek cevabımız olmaz" dedi.
"DOĞURGANLIK HIZI 1,42'YE DÜŞTÜ"
Yapıcıoğlu, Türkiye'deki nüfus artış hızındaki düşüşe de dikkat çekti:
"Nüfus artışı o kadar dramatik bir şekilde düştü ki şu anda 1,42'lerde. 1980'lerde 5'lerdeydi. 30 yılda gelinecek denen bir noktaya çok kısa sürede geldik ve düşüş hızı devam ediyor. Evlenenlerin bir kısmı çocuk yapmıyor. Evlilik oranları düşmeye, gençlerin evlilik yaşı ilerlemeye başladı."
"BATIDA AİLE KURUMU ÇÖKÜYOR"
Yapıcıoğlu, aile yapısını hedef aldığını söylediği "ahlaksızlık propagandası"na karşı da düzenleme yapılması gerektiğini savundu:
"Batı ülkelerinde, özellikle Amerika'da yapılan istatistik çalışmalar işin vardığı boyutu gözler önüne seriyor. Birkaç yıl içinde bu tür ahlaksızlıkların 7-8 kat, 10 kat artması doğal değil. Bizim ülkemiz henüz öyle değil. Ama Batı'da aile kurumu çöküyor. Aile çökerse toplum ayakta kalamaz. İngiltere gibi muhafazakâr bir toplumda bile çocukların yarısından fazlası evlilik dışı doğuyorsa bizim bunu ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor. Başkasının musibetinden ders çıkarmalıyız."
"UYUŞTURUCU ETKİSİYLE İŞLENEN SUÇ AĞIRLAŞTIRICI NEDEN OLSUN"
Yapıcıoğlu, partisinin uyuşturucuyla ilgili kanun teklifini anlattı:
"Uyuşturucu belası gerçekten çok yaygın ve gençlerimizi tuzağına çekiyor. Uyuşturucuyu dağıtan ve pazarlayanlara yönelik operasyonlar yapılıyor ama yeterli olmuyor. Uyuşturucu parası bulamayan genç gidip hırsızlık, gasp yapıyor. Milletçe çok daha acı olaylara tanık olduk. Uyuşturucu krizine girip uyuşturucu bulamadığı için annesini, anneannesini bileziği için öldüren insanlarla karşılaştık. Biz diyoruz ki bir suç uyuşturucunun etkisiyle ya da uyuşturucu temin etmek amacıyla işlenmişse bu da ağırlaştırıcı neden olsun. Bu tür suçların istatistiklerini de net şekilde ortaya koyalım."
Yapıcıoğlu, uyuşturucuyla mücadele etmesi gereken kurumlarda görevli kamu personeline yönelik cezaların da artırılmasını istedi:
"Maalesef bazen bunların arasında emniyet ve yargı mensupları da bulunabiliyor. Görevini uyuşturucu kullanımını ya da satışını kolaylaştıracak şekilde kullananların cezaları daha da artırılmalı. Yasal düzenlemeleri de içeren topyekûn bir mücadele stratejisi geliştirmeli, bütün kurumlar eş güdüm içinde gençlerimizi bu beladan kurtarmanın yolunu bulmalıyız."
"KUTSALA HAKARET AYRI BİR SUÇ OLARAK DÜZENLENMELİ"
Yapıcıoğlu, sosyal medyada kutsal değerlere yönelik saldırılara ilişkin kanun teklifini de anlattı:
"Sosyal medyada mukaddesata yoğun saldırılar var. Bunlar gündeme geldiğinde birileri bunu düşünce özgürlüğü olarak savunuyor. Başkasının kutsalına sövme özgürlüğü yoktur. Herkes kendi düşüncesini açıklayabilir, ama düşünce açıklamak başka, başkasının kutsalına hakaret etmek başka. Kanunlarımızda birine dini inancından dolayı hakaret etmeye ilişkin düzenleme var, ama doğrudan kutsala hakaret diye bir suç yok. Bunun müstakil bir suç olarak düzenlenmesi için kanun teklifi verdik."
ÇİFTE VATANDAŞLIK TEKLİFİ 158 SIRA SAYISIYLA BEKLİYOR
Yapıcıoğlu, çifte vatandaşlıkla ilgili kanun tekliflerinin akıbetini de anlattı:
"Çifte vatandaş olup soykırım suçuna iştirak edenlerin vatandaşlıklarının geri alınması, ifadeye gelmezlerse mal varlıklarına el konulması yönünde bir kanun teklifimiz vardı. Bu teklif, tarihte ilk kez iktidar partisi tarafından verilmediği ve komisyonda görüşülmediği halde doğrudan Genel Kurul gündemine alınması kabul edilen bir kanun teklifi oldu. 158 sıra sayısıyla Genel Kurul'da görüşülmeyi bekliyor. Ama uzun süredir bekliyor, hep başka kanunlar onun önüne geçti."
Yapıcıoğlu, diğer teklifleri için de aynı yolu izleyeceklerini söyledi: "Komisyonlarda 45 günlük bekleme süresi var. Komisyonlar bu süre içinde tekliflerimizi görüşmezse doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için önerge vereceğiz."
HAMİLE VE EMZİREN TUTUKLU ANNELERE DÜZENLEME TEKLİFİ
Yapıcıoğlu, partisinin cezaevindeki hamile ve emziren kadınların infazında kolaylık sağlanmasına ilişkin bir kanun teklifi de bulunduğunu belirtti.
"AÇILIŞTAKİ MESAJLAR SICAKTI"
Yapıcıoğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmalarını da değerlendirdi:
"Genel olarak verilen mesajlar iyiydi, sıcaktı. Uzlaşma kültürünün yaygınlaşması, yeni anayasanın uzlaşmayla yapılması ve sürecin takibi için oluşturulacak izleme komisyonunun sürecin başarıyla sonuçlanmasına katkı sunması konusunda güzel mesajlar vardı. İnşallah bu sıcak temenniler gerçekleşir ve 28. Dönem Meclisi olarak pek çok hayırlı çalışmaya imza atarız."

















