Trump BM'de konuştu! İran'a önce yüklendi sonra anlaşma için tarih verdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 
ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta düzenlenen 81. BM Genel Kurulu'nda konuştu.. İran savaşıyla ilgili Trump, "Petrol fiyatları savaş öncesine döner. İran ile bir anlaşma yapacak mıyız bu merak konusu. Yoksa İran'ı yok mu edeceğim? Bence ara seçimlerden sonra hemen bir anlaşma yapacağız. İran'ın nükleeri olmasına asla izin vermeyeceğim" dedi. Öte yandan; ABD’deki Kongre ara seçimleri 3 Kasım'da yapılacak.
- ABD Başkanı Donald Trump, BM 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran ile ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapılacağını söyledi.
- Trump, İran'ın nükleer silahlara asla erişmemesi gerektiğini ve ABD'nin mühimmatının tükendiği iddialarının doğru olmadığını belirtti.
- Trump, Grönland ve Danimarka ile çok önemli bir anlaşma yapıldığını ve anlaşmanın gün sonunda imzalanacağını duyurdu.
Abd Başkanı Donald Trump, BM 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan BM Genel Merkezi'ne geldi. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump daha sonra konuşmasını yapacağı genel kurul salonuna geçti. Kürsüye çıkan Trump açıklamalarda bulundu.
Trump'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"ABD geçmişe kıyasla açık ara çok daha önde. ABD ilerliyor, geleceğimiz parlak. Yoksulluk seviyesi tüm zamanların en düşük seviyesinde. Amerikalılar tarihin en iyi seviyesine yükseldi. Artık ABD'de iş yapmak çok daha kolay.
TRUMP: DÜNYA, ABD'NİN GÜCÜ KARŞISINDA ŞAŞKINLIĞA UĞRADI
Ülke tarihinin en büyük vergi indirimini sağladık. Borsamız tüm zamanların rekorlarını kırıyor ve bu sadece son 12 ayda gerçekleşti. Biz göreve gelmeden önce ABD neredeyse ölmüştü. ABD'de suç oranı yüzde 80 düştü. Ben gelmeden önce başkent Washington DC'de suçlular geziyordu. Bütün dünya ABD'nin gücü karşısında şaşkınlığa uğradı. İç sorunları çözüyoruz, dünya sahnesindeki sorunları da çözüyoruz.

Bu dünyayı daha iyi daha güvenli, çocuklarımız için daha iyi bir yer haline getirmek için zor bir sürecimiz var. Ben sorunların daha fazla sürmesini istemiyorum ama süreç giderek zorlaşıyor. Ancak başka başkanlar konuşurken ben harekete geçtim. Ben barışı getirdim.
51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek siyaseti sürdürdü. Onlarla işbirliği yapmak ve teröre verdikleri desteği durdurmak istedim ancak onlar buna izin vermedi.
"İRAN'LA BİR ANLAŞMA YAPACAĞIZ"
ABD'de 11 Eylül'ün 25'inci yılını andık. 2 hafta sonra da 2 Ekim saldırısının yıldönümü. İran buradaki birçok sivili ve çocuğu öldürdü. Aynı rejim kendi halkını protesto yaptıkları için öldürdü. Herkes bunu görmezden geldi.
Petrol fiyatları savaş öncesine döner. Bir anlaşma yapılacak mı İran'la? Ve bu anlaşma onların yeniden daha iyi bir ülke inşa etmelerine müsaade edecek miyiz? Belki de Orta Doğu'nun en iyi ülkelerinden ya da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacaklar. İran İslam Cumhuriyeti'ni yok mu edeceğim? Çok hızlı bir şekilde mi yapacağım? Ve onların başka kimseye zarar verme, onları öldürme hakkını ve şansını tanımadan mı yapacağım? Onları cehenneme bizzat kendi ellerimle, umutsuzluğa kapanılacak şekilde mi yollayacağım? Ve şu anki inancım bir anlaşma yapacağımız yönünde.

Bence ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapacağız. Çünkü onlar için anlaşmayı yapmamak hiç mantıklı değil. Onlar şu anda ara seçimlerde nasıl bir performans göstereceğimi görmek istiyor. Ancak ben şu anda bir seçime girmiyorum. Onu zaten yaptım. Ve çok büyük bir farkla seçimi kazandım. Yani burada iki buçuk yıl daha kalacağım zaten garanti. Şu anda bir seçime ben girmiyorum.
"ABD'NİN MÜHİMMATININ TÜKENDİĞİ İDDİASI DOĞRU DEĞİL"
Dolayısıyla hiçbir zaman bu ara seçime İran konusunda bir ehemmiyet vermedim. Hatta bu konu aklımın ucundan bile geçmedi. Burada düşündüğüm tek şey İran'ın nükleer silahlara asla erişemeyecek olması. Buradaki korkak hainler ABD'nin mühimmatının tükenmekte olduğunu söylüyor ancak bu doğru değil. Tüketebileceğimizden, hatta tüketmeyi tahayyül bile edemeyeceğimiz kadar fazla mühimmatımız var. Şu anda çok hızlı bir şekilde mühimmatımızı artırıyoruz envanterimize. En güçlü mühimmatlarımızdan eklemeye devam ediyoruz.
Kullandığımızdan daha hızlı bir şekilde. Ayrıca yeni tesisler de açacağız, yeni fabrikalar da açacağız. Şu anda 18 tane yeni fabrika, dünyanın en güçlü savunma sanayisi şirketlerinden fabrikalar kuruluyor ve çok hızlı bir şekilde bunların inşası sonuçlanacak. Dolayısıyla bu hızlı inşaat süreçleri de ürettikleri silahların ve savunma ürünlerinin çok hızlı bir şekilde kullanıma geçeceği anlamına geliyor bizim ve müttefiklerimiz tarafından. Bütün devletlerin bize katılmasını istiyorum.
"İRAN'IN TERÖRÜ DESTEKLEMESİNE ENGEL OLUN"
ABD'ye katılın ve İran'ın tamamen izole bir şekilde ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun ve onların terörü desteklemesine engel olun. Buradaki terörist rejim çok kötü davranıyor. Yalnızca güçlü oldukları ve özgüvenli oldukları için değil, aslında bunun asıl sebebi zayıf ve çaresiz olmaları. Biz geçtiğimiz 51 yılda İran'ın estirdiği bu terörün sona ermesini istiyoruz ve petrol fiyatları da bu şekilde savaşın başındakinden bile daha düşük bir seviyeye ulaşacak. Çok düşüktü biliyorsunuz petrol fiyatları. Yeterli iradeyle her şey mümkündür ve çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Bir yıl önce dünyadaki bu önemli liderlerle görüştüğüm zaman Gazze'deki savaş çok vahşi bir şekilde sürüyordu. Hamas'ın tünelleri her yerdeydi ve bir sonuca varılması mümkün görünmüyordu.

"İRAN ARTIK ZORBA DEĞİL"
Bir sürü ülkeyle birlikte çalıştık. Bu odadaki ülkelerle ve bir sürü sorunla baş ettik. Yılların bitmemiş meselelerini bitirmek üzerine uğraştık ve bu tehlikelerden biri de çok iyi bir örnektir. Dünyadaki en büyük sorunlardan biri olarak, dünyadaki bütün terörün en büyük sponsoru İran İslam Cumhuriyeti. 51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek yönetimini sürdürdü. Kaos yarattı bütün Orta Doğu'da ve ötesinde. Onlar Orta Doğu'nun zorbalarıydı. Ancak artık zorba değiller.
Siyasete atıldığım ilk günden bu yana şunu söyledim. İran'ın nükleer silahlara asla erişmesine müsaade etmeyeceğim. Ve geçen sene görevi devraldığımda, başladığımız ilk anda onlarla müzakerelere oturdum. Çünkü iş birliği yapmak istedim ve böylece nükleer programı sonlandırmak istedim. Teröre verdikleri desteği sonlandırmak istedim. Ancak onlar bunu kabul etmedi ve bu onlar açısından çok büyük bir hataydı.
"İRAN BAŞARILI OLSALARDI NÜKLEER BİR FACİAYLA KARŞI KARŞIYA OLURDUK"
Sonrasında da gece yarısı Çekiçli Operasyonu gerçekleştirdik ve onların nükleer programını enkaz altında bıraktık. Bir anlaşma yapmaları gerektiğini söyledim. Ancak onlar tekrar reddetti. Sonrasında da füze ve dron tehditlerine güvendiler. Ancak bölgedeki Amerikan görevlilerini ve bölgedeki herkesi tehdit ettiler ve Avrupa'ya da vurma yetisine sahip, bu güce sahip bir füze de ürettiler. Umarım Avrupa bunu not almıştır.
İran, nükleer silahlara ulaşma konusundaki koşusunu sürdürüyordu. Balistik füze korumasıyla bu programlarını sürdürmeye çalıştılar ve başarılı olsalardı terör ve ölümü sonsuza kadar yaymaya devam edebilirlerdi. Nükleer bir faciayla karşı karşıya olurduk.
İki hafta sonra da 7 Ekim saldırısının üçüncü yıl dönümünü geride bırakacağız. İran burada 1.200 çok masum sivili öldürdü ve onlara eziyet etti. Çocukları öldürdüler. İran'ın dini lideri bunu insanlığa bir hizmet olarak nitelendirdi. Aynı rejim 72 binden fazla kendi vatandaşını katletti. 10 binden fazla kişi protesto ettikleri için öldürüldü. Böyle bir rejimin nükleer silahlara sahip olup o şekilde terör eylemleri gerçekleştirdiğini hayal etmek bile çok zor. Ancak bu, birçoğunun göz ardı etmek istediği bir gerçekti. Herkes bunu görmezden geldi. Bir sürü lider görmezden geldi. Bu konuda hiçbir adım atmak istemediler ancak sorunun varlığını biliyorlardı.

"İRAN'IN ANLAŞMA YAPMASI İÇİN DEFALARCA FIRSAT VERDİM"
İran'ın anlaşma yapması için onlara defalarca fırsat verdim. ABD ya da diğer ülkelerle anlaşma yapmalarına imkân verdik. Bu çok yıkıcı bir sorundu. Dolayısıyla çözmeye çalıştık ancak olmadığı zaman da Destansı Öfke Operasyonu ile birlikte 150 gemilik donanmalarını denizin dibine gönderdik. Aynı şekilde hava kuvvetleri de yok oldu. Hava savunmaları da komple imha edildi. Dron ve füze üretim kapasiteleri neredeyse sıfırlandı. Bütün kapasitelerini ortadan kaldırdık. Yok olmamış olan tek şey enflasyon. O da onların ülkelerini yok ediyor. Ve yüzde 300'e ulaştı enflasyonları. Ancak bir ateşkeste anlaştıktan sonra bile müzakerelerimiz, müzakerelerden sonra bile sivil gemilere karşı yaptıkları terör eylemleri devam etti.
Birlikte yaptığımız genel kurulda görüşmelerimiz her şeyi durdurdu ve birkaç gün sonra Gazze'deki savaşı durdurduk. Binlerce hayatı kurtardık ve ayrıca bütün kalan rehineleri de evlerine getirdik. Hem ölü hem diri. Hepsini geri getirdik. Herkes bunun bir mucize olduğunu düşünmüştü. Bunu başarmamızı bir mucize olarak yorumlamıştı.
Burada göreve geldiğimden beri sekiz savaşı sonuçlandırdım ve bütün ülkelerin liderleriyle çok dostane ilişkilerimiz var. Bu savaşların çok büyük bir kısmı çok uzun sürdü, onlarca yıl sürdü ve bunları durdurabilmemin sebebi, bu sonuca varabilmemin sebebi ise liderlerin hepsiyle çok özel ilişkilerimin olmasıydı. Ayrıca ticareti kullanmamız ve gümrük vergileriyle tehdit etmemdi.

Bu ülkelerin hepsiyle ticaretimiz var ve bunların arasında Kamboçya ve Tayland, Kosova'yla Sırbistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Ruanda, Pakistan'la Hindistan, Ermenistan ve Azerbaycan ve elbette Gazze'deki savaş ve daha önce de söylediğim gibi bütün rehinelerin geri alınmasını da buna dahil ediyorum. Bu ülkelerin hepsi bana özel teşekkür mektupları yolladılar. Pakistan Başbakanı çok iyi bir adamdır. Şunu söyledi: Donald Trump 30 milyon hayatın kurtarılmasını sağladı.
“GRÖNLAND VE DANİMARKA İLE İMZA ATILACAK”
Kuzey Amerika’da Grönland ve Danimarka ile çok önemli bir anlaşma yaptık. Grönland halkı da ABD’ye güvenlik konusunda sınırsız bir hak veriyor. Bölgeyi savunmak için istediğimizi yapabileceğiz. Bizim onayımız olmadan ticaret bile yapılamayacak. 2 büyük askeri tesis kuracağız ve bu anlaşma bugünün sonunda imzalanacak."























