Dha Yurt Bülteni-16

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni-16

Çevreci çiftin katili eşofman lastiğiyle boğulmuş (3)ANTALYA'nın Finike İlçesi'nde doğaya zarar veren taş ve mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin cinayet şüphelisi 31 yaşındaki Ali Yamuç'un cezaevindeki şüpheli ölümünün, eşofman...

Çevreci çiftin katili eşofman lastiğiyle boğulmuş (3)

ANTALYA'nın Finike İlçesi'nde doğaya zarar veren taş ve mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin cinayet şüphelisi 31 yaşındaki Ali Yamuç'un cezaevindeki şüpheli ölümünün, eşofman lastiğiyle tuvalette gerçekleştiği ortaya çıktı.

Finike İlçesi'nde taş ocaklarına karşı verdiği mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin, 9 Mayıs Salı günü Kızılcık Yaylası'ndaki dağ evlerinde öldürülmesiyle ilgili aynı bölgede oturan Ali Yamuç, İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. Sorgusunda suçu  itiraf eden Yamuç, tutuklanarak Elmalı Kapalı Cezaevi'ne konuldu. Bir süre önce Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi'ne nakledilen Ali Yamuç'un dün sabah ölü bulunması, şüpheye yol açtı. 

EŞOFMAN LASTİĞİYLE BOĞULMUŞ

Alanya Savcılığı'nın hazırladığı rapora göre, Ali Yamuç'un kaldığı koğuştaki diğer hükümlü ve tutuklular kahvaltıya gittiği sırada kendisinin koğuşta kaldığı, tuvalette eşofman lastiğiyle duvarda kendini astığı belirtildi. Henüz iddianamesi hazırlanmayan Büyüknohutçu çifti cinayetlerinin katil zanlısı Ali Yamuç, savcılık ve mahkeme ifadelerinde, kapatılan mermer ocağında çalışan 'Çirkin' lakaplı kişinin cinayetler için 50 bin TL teklif ettiğini, 3 bin TL'sini ödediğini söylemişti. Savcılık ve mahkemedeki bu ifadesinden sonra cezaevinde yazdığı iddia edilen ve daha sonra tutuklanan eşi Fatma Yamuç'un üzerinde ele geçirilen bir mektupta ise katil zanlısı, başka bir mermer ocağı sahibini suçladı.

UYUŞTURUCU MADDE ŞÜPHESİ

Büyüknohutçu ailesinin avukatlarından Fikri Doğan, Alanya Cumhuriyet Savcılığı'nın raporuna göre, ölümün tuvalette eşofmanının lastiğiyle boğulma şeklinde gerçekleştiğinin açıklandığını söyledi. Savcılığa cezaevinde bulunduğu süre içerisinde uyuşturucu, uyarıcı madde almaya devam edip etmediği konusunun da kan örneği alınarak otopsi raporunda açıkça belirtilmesi konusunda istekte bulunduklarını kaydeden Doğan, "Bunu önemsiyoruz, çünkü cezaevi ortamlarının ne kadar katı olduğunu herkes bilir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmaya devam ettiği tespit edilirse intiharını kolaylaştıran ya da başkalarının gerçekleştirdiği konusunda şüpheleri kuvvetlendirecektir" dedi.

EŞOFMAN LASTİĞİYLE İNTİHAR KOLAY DEĞİL

İntiharın şüpheli olduğunu belirten Fikri Doğan, şöyle devam etti: "Çünkü tuvalette eşofmanın lastiğiyle intihar etmek kolay bir şey değil. Eşofmanın lastiğiyle kendini duvara asıp intihar ettiği söyleniyor ama mümkün gözükmüyor. Cezaevinde eğer uyuşturucu- uyarıcı madde kullanmaya devam ettiyse muhtemelen birileri bu uyuşturucuyu sağlayarak, cesaretlendirerek, ailesi-çoluğu çocuğuyla ilgili varsayımlarda bulunarak gerçekleştirmiş olabilir. Kaldığı koğuş hücre değil, çok sayıda tutuklu ya da hükümlünün olduğu bir koğuş. Sabah herkes kahvaltıya gittiği sırada o tuvalete gitmiş ve tuvalette yapmış deniyor" dedi.

İNTİHARDA AZMETTİRİCİ ŞÜPHESİ

Önümüzdeki günlerde iddianamenin hazırlanıp davanın açılmasının beklendiğini aktaran Fikri Doğan, cinayet şüphelisinin daha önce bazı mermer ocaklarını azmettirici olarak suçladığı ifadeleri ve mektubuyla ilgili doğruluk derecesini bilemediğini söyledi. Ancak bu olayın başından itibaren tek kişi tarafından işlenmiş olamayacağı yönünde şüpheleri olduğunu dile getiren Doğan, Büyüknohutçu çiftinin öldürüldüğü gün olay yerine gittik. Böyle bir adamın duvardan vurup, duvardan atlayıp, içeri girip eşini vurması, 100 kere denese belki bir kere gerçekleştirebileceği bir şey. Bu anlamda yetenekler çok zorlanmış ya da birileri yardım etmiş. Birilerinin yardımcı olduğu, azmettirici olduğu şüphesi kuvvetli ve şu anki ölüm şekli de öyle görünüyor" diye konuştu.

'BİR ŞEYLER AÇIKLAYABİLİRDİ'

İntihar öncesindeki süreci de anlatan Doğan, şöyle devam etti: "Savcının kanaati cinayetle ilgili münferit, tek kişi tarafından gerçekleştirilmiş bir olay, eşi de yanında bulunarak ya da sonradan ona yardım ederek olaya biraz iştirak etmiş şeklinde iddianame hazırlamaktı. İntihar olmasa, kendisi de bir şey açıklayabilirdi. Elbette tabi bu tür şeylerde insanlara vaat edilen şeyler gerçekleşmezse farklı şeyler söyleyebiliyor. Bir vaat ile o işleri gerçekleştirdiği için o vaat yerine gelmiyorsa, bunun bedelini tek başına kendisinin çekeceğini anladığı noktada, bu olayda kendisini azmettiren, yardım edenleri ele verme durumları olabiliyor. Bu kişinin Alanya'ya götürülmesi de ilginç. O zaman sormuştuk 'Alanya'ya neden gönderildi' diye ve bize kendisinin güvenliğe alınması gibi bir cevap verilmişti. Şimdi ise öldü ve böyle bir ironi gerçekleşiyor."

EŞİ BURDUR CEZAEVİ'NDE

Ali Yamuç'un ölümü ardından, cinayete iştirak ve yardımla suçlanan Burdur Cezaevi'ndeki eşi Fatma Yamuç ile ilgili de şüpheler arttı. Fatma Yamuç'la ilgili benzer bir durum yaşanacağına ihtimal vermediğini belirten avukat Fikri Doğan, "Eşinin 1-2 gün sonraki tepkilerini takip etmek lazım. Güvenliği noktasında biraz daha göz önünde tutarlar. Fakat olayın şoku geçtikten sonra, bir hafta 10 gün sonra eşi açıklamalar yaparsa şaşmayız yani" dedi.

MERMER OCAKLARINI AZMETTİRİCİ GÖSTERMİŞTİ

Ali Yamuç, savcılık ve mahkeme ifadelerinde, kapatılan mermer ocağında çalışan 'Çirkin' lakaplı kişinin cinayetler için 50 bin TL teklif ettiğini, 3 bin TL'sini ödediğini söyledi. Savcılık ve mahkemedeki bu ifadesinden sonra cezaevinde yazdığı iddia edilen ve daha sonra tutuklanan eşi Fatma Yamuç'un üzerinde ele geçirilen bir mektupta ise katil zanlısı, başka bir mermer ocağının sahibini suçladı. Soruşturma dosyasında da yer alan bu mektupta "Anlaşıp konuştuğumuz gibi eğer 10 gün içersinde 100 bin TL parayı eşim olan (Fatma Yamuç'a) vermez iseniz Ali Ulvi Küçüknohutçu ve eşi Aysin Küçüknohutçu cinayetinden en az benim kadar sorumlu olursunuz. Bana vaat ettiğiniz ödemeyi yapın. Aksi takdirde mahkeme gününde isminizi savcılığa altın harflerle yazdırmaktan zevk duyarım. Benim başımı yaktınız, 'Öldür paranı hemen vercez' diye vaatlerde bulunup, neyi bekliyorsunuz? 10 gün içersinde param gelmez ise görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun. O kadar yakarım" ifadeleri yer aldı.

CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ

Antalya Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından yakınları tarafından morgdan alınan Ali Yamuç'un cenazesi toprağa verilmek üzere Finike İlçesi Turunçova Mahallesi'ndeki Menevşelik Camii'ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazından sonra Yamuç'un cenazesi, Menevşelik Mezarlığı'nda toprağa verildi. Tören sırasında Yamuç'un yakınları gözyaşı döktü. İlçe jandarma Komutanlığı ekipleri, cenaze töreni ve defin sırasında olası bir olaya karşı önlem aldı.

CHP MİLLETVEKİLİ İNTİHARI MECLİS'E TAŞIDI

CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara, Ali Yamuç'un cezaevindeki ölümünü TBMM gündemine taşıdı. Katil zanlısının intiharının şüphe yarattığını belirten Kara, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle verildiği soru önergesinde Ali Yamuç'un cezaevinde kaldığı süre boyunca kimlerle görüştüğünü sordu. Cinayet ile ilgili iddianamenin aradan geçen zamana rağmen halen hazırlanmadığını hatırlatan Kara, önergesinde şunlara yer verdi: "Cinayet sonrası şahsın açıklamaları ve eşinin üzerinden çıkan tehdit içerikli mektubu biliyoruz. Şahsın bu cinayeti birilerinin rantı uğruna işlediği apaçık ortada. Cezaevinde olduğu süre içerisinde bu şahıs kimlerle görüştürülmüştür? İddianamenin tamamlanmasına az bir zaman kala şahsın intihar etmiş olması gerçeklerin üstünün örtülmek istendiğine dair şüpheler yaratıyor. Ancak bilinmesini isteriz ki, biz çevre ve doğa mücadelesi verenlerin rant uğruna katledildiği bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız." Önergede ayrıca katil zanlısının sağlık kontrollerinin ne sıklıkla yapıldığı ve doktorların şahsın intihara meyilli olduğuna dair bir durum tespitinin yer alıp almadığı da yer aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

------------------

Avukat Fikri Doğan'ın açıklaması

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Suat SÖĞÜT/FİNİKE(Antalya),

==========================================

Salıncak ipi boynuna dolanan 8 yaşındaki Muhammet kurtarılamadı

GÜMÜŞHANE'de bindiği salıncağın ipi boynuna dolanan 8 yaşındaki Muhammet Sadak, ambulans helikopter ile sevk edildiği Tokat'ta hayatını kaybetti.

Olay Gümüşhane'nin Kelkit ilçesine bağlı Karaçayır mahallesinde önceki gün akşam saatlerinde yaşandı. Çobanlık yapan Ferman-Semra Sadak çiftinin 4 çocuğundan en küçüğü olan Muhammet Sadak evlerinin yakınında salıncağa binerek sallanmak istedi. Babası Ferman Sadak'ın, otlatmaya çıkardığı hayvanları ahıra götürdüğü sırada Muhammet salıncağa bindi. Bu sırada salıncağın ipi çocuğun boynuna dolandı. Nefessiz kalan çocuğa ilk müdahaleyi olayı fark eden babası yaptı. Köylülerin yardımıyla çağrılan ambulansla  Kelkit Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Muhammet Sadak daha sonra ambulans helikopterle Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen talihsiz çocuk kurtarılamadı. Sadak'in cenazesi Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınarak otopsi yapılmak üzere Tokat Devlet Hastanesi morguna getirildi. Burada otopsi işlemleri tamamlandıktan sonra Tokat Belediyesine ait cenaze aracı ile toprağa verilmek üzere Gümüşhane'nin Kelkit ilçesine götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-----------------------------

Hastaneden görüntüler 

Morgdan cenazenin çıkarılması

Cenazenin nakil aracına konması

- Karaçayır mahallesi muhtarı röportajı

(121 mb)

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,

==========================================

8 aylık hamile eşini 5 bıçak darbesi ile öldürdü

BURSA'da 3 yaşındaki çocuklarının bakımı için tartışan çiftin kavgası ölümle bitti. 52 yaşındaki Nurettin A.(,  8 aylık hamile eşi 35 yaşındaki İsmanperi A.'yı(5 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

Olay, merkez Yıldırım ilçesi Ulus Mahallesi'nde dün gece saat 03: 30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Nurettin A., 8 aylık hamile eşi İsmanperi A. arasında, İsmanperi'nin ilk eşinden olan 3 yaşındaki çocuğunun bakımıyla ilgili tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine İsmanperi A, eşi Nurettin A.'yı bacağından bıçakladı. Bunun üzerine Nurettin A, eşinin elinden bıçağı alarak, hamile kadını 5 bıçak darbesi ile yaraladı. Ağır yaralı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan   İsmanperi A. ve karnındaki bebeği doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olay anında kaçan Nurettin A. bacağına aldığı bıçak darbesinin tedavisi için gittiği Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil servisinde yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan İsmanperi A.'nın ve bebeğinin hayatını kaybetmesine sebep olan bıçağın hastanede yakalanan Nurettin A.'nın belinde olduğu tespit edildi. Nurettin A. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------------------------

-Zanlının adliyeye sevk edilmesi

SÜRE: 35SN, BOYUT: 65 MB

Haber: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,  

=======================================

2 işçi göçük altında kaldı

ADANA'da 2 inşaat işçisi, atık su çalışması yaptıkları inşaatta göçük oluşunca toprak altında kaldı. Güçlükle çıkarılan işçilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Merkez Seyhan İlçesi'ndeki bir inşaatın atık su gider borusunu döşemek için kazılan alanda çalışan işçilerden Yusuf Zeytun ve Mesut Beyaz, oluşan göçük toprak altında kaldı. Olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve Can-Kur ekibi sevk edildi. İşçiler ve ekipler göçük altındaki 2 işçiyi güçlükle çıkardı. Göçük altından çıkarılan Yusuf Zeytun'a su içirip sakinleştirmeye çalışan ekipler, durumu ağır olan Mesut Beyaz ile Zeytun'u ambulansla hastaneye kaldırdı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

----------------------

Ambulansların görüntüsü

Olayın meydana geldiğini inşaat

İşçilerin kaldığı göçükten görüntüler

Haber-Kamera: Yusuf BAŞTUĞ/ADANA,

=========================================

Polis okulu öğrencisi trafik kazasında yanarak öldü

EDİRNE'nin Uzunköprü İlçesi'nde yön tabelasının ayağına çarparak alev alan LPG'li otomobilin sürücüsü polis okulu öğrencisi 19 yaşındaki Ahmet Furkan Emcek, yanarak hayatını kaybetti.

Kaza, saat 16.30 sıralarında Keşan-Uzunköprü karayolu İbriktepe Köyü yol ayrımında meydana geldi. Uzunköprü'den Keşan yönüne giden İstanbul Sarıyer Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokulu 1'inci sınıf öğrencisi Ahmet Furkan Emcek yönetimindeki 39 NC 383 plakalı otomobil, İbriktepe Köyü yol ayrımında sürücüsünün henüz belirlenemeyen nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki yön levhası ayağına çarptı. Hurda yığınına dönen LPG'li araç alev alarak, yanmaya başladı. Otomobil içerisinde sıkışan sürücü Ahmet Furkan Emcek yanarak feci şekilde can verdi.

JANDARMA, İMAM BABAYA OĞLUNUN ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLEYEMEDİ

İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Yanan araç Uzunköprü Belediyesi'ne bağlı itfaiye ekiplerince söndürüldü. Jandarma ekipleri plaka üzerinden Ahmet Furkan Emcek'in Süloğlu İlçesi'nde imamlık yapan babasına ulaştı. Jandarma telefondan görüştüğü babaya oğlunun trafik kazasında yaralanarak, hastaneye kaldırıldığını ve Uzunköprü'ye gelmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan otomobilin ön plakasının çarptığı levhada rulo haline geldiği görüldü. Emcek'in cesedi, savcı ve polisin incelemesinin ardından otopsi için Uzunköprü Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kaza nedeniyle yaklaşık 2 saat tek şeritten kontrollü olarak sağlanan trafik, kaza yapan aracın çekiciyle otoparka götürülmesinin ardından normale döndü. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

-Kaza yaparak, yanan araç

-Olay yeri genel gör.

-İtfaiye ve jandarmanın incelemesi

-Araçtan kopan parçalar

-Tabelaya sarılan plaka

-Genel ve detay gör.

-Ahmet Furkan Emcek'in fotoları

(SÜRE: 06.04 - BOYUT: 193 MB)

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/UZUNKÖPRÜ(Edirne),

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title