Burcu Kösem - Toplumdaki tahammülsüzlük hizmet sektörüne de yansımış durumda - Haberler.com

Toplumdaki tahammülsüzlük hizmet sektörüne de yansımış durumda

Toplumdaki tahammülsüzlük hizmet sektörüne de yansımış durumda

Toplumdaki tahammülsüzlük hizmet sektörüne de yansımış durumda

Sokakta "Gözünün üstünde kaşın var" diyerek kavgaya hazır olanlar, gece yarısı müziği son ses açtığı arabasıyla patinaj çekerek tüm mahalleyi rahatsız edenler, trafikte susmayan kornalar, evde ve işte sürekli birilerini azarlamaya hazır bekleyenler, sözel şiddetin dozunu artıranlar bir de üstüne fiziksel şiddet uygulayanlar…

Tahammülsüz bir toplum haline geldik

Bireysel olarak da toplum olarak da iyice tahammülsüz hale geldiğimiz görülüyor. Psikolojimiz bozuldu ve psikolojimizi tamir etmek gibi bir niyet ya da çabamız da yok. Hatta asabiyeti bir meziyet sayıp, psikolojimizin bozukluğu ile neredeyse övünecek noktaya geldik. Kim kimi nasıl susturdu? Kim kimi hangi kelimelerle dövdü? Bunları konuşur olduk. Çocuklarımıza nezaketi aşılamak yerine "Sana vurana vur", hatta "O vurmadan vur ki sana vurmaya bir daha cesaret edemesin" diyenleri de gördü bu gözler…

Taksimetrede yazan parayı ödeyerek taksiyi-taksi sürücüsünü satın aldığını düşünenler bir tarafta, ücreti karşılığında arabasına aldığı müşterisine kan kusturan taksi sürücüleri diğer bir tarafta…

Otobüsteki bütün koltukları, trafikteki bütün yolları bizim zannettik zannetmesine de etrafımızdaki bütün insanları kötü görmeye ne zaman başladık tam olarak?

İklim krizinin tetiklediği eko-anksiyete, çoğalan iş yükü, gelir seviyesinin düşüklüğü ve gelecek kaygısı Türk insanını, ruh sağlığı bozulmuş insan topluluğu haline getirmiş durumda. Sürekli bir mücadele hali, adaletsizliğe karşı kendi adalet sistemini geliştirme hali… Geliştirilen adalet sisteminin de güçlüden yana olma hali…

Nezaket kültürümüz geri gelmeli

Sempati kurmayalım tamam da empatiyi tamamen unutmak, yok saymak ne demek?

Empati halden anlama biçimidir, nezaketli olma halidir. Daha uygar, daha demokrat ve daha mutlu bir dünyada yaşamanın yolu nezaket kültürümüzün tekrar geri gelmesinden geçiyor.

Bazı işletmelere müşteri fazla geliyor!!!

Hafta sonu gittiğim Cunda Adası'nda, toplum olarak bencil ve duyarsız bir yapıya büründüğümüzü bir kahve içmek için verdiğimiz mücadele esnasında yeniden deneyimledim. Pandemi nedeniyle işlerinde sıkıntı yaşayan işletmelerden bazıları şimdi de müşteri fazlalığından serzenişte bulunur hale gelmiş. Müşterilerinin yanında garson arkadaşını kaba bir şekilde eleştirmekten ve hakaret etmekten çekinmediği gibi müşterisine de 'sen nereden çıktın şimdi' bakışı atmakta bir sakınca görmüyor.

Hizmet sektöründe nezaketsizliğe yer olmamalı

Normalde adetim değildir, gittiğim bir yerde karşılaştığım kötü bir olayı yazmak. Ama gördüm ki sustukça, yanlış da yanlışı yapan da güçlenir olmuş. Tabii ki kavgaya gerek yok. Ama nahoş ya da şık olmayan davranışlar gösteren yerlere, yanlış davranış sergilenmesine müsaade eden işletmelere bir daha gitmeyerek en azından kendimize olan saygımızı koruyabiliriz. Bundan böyle isim yapmış ve bu ismi nezaketsizliği ile taçlandırmayı adet edinmiş mekanlara gitmeyeceğim. Plutark'ın çok güzel bir sözü var: "Asaletli kişi, verilenin değerine değil, veriliş şekline önem verir." Çok yazık ki çok sevdiğim Adatepe'de gittiğimiz kafede getirilen Türk kahvesinin yanında küçük bir bardak su alamadık. Sadece daha fazla kazanmayı düstur edinen esnaf, güzelim geleneğimizi yok etmiş. Türk kahvesi yanına su ve lokum koyulmadan öksüz bırakılmış. Su istiyorsan parası ile alacaksın muamelesi müşteriye hak görülmüş…

Akabinde Cunda Adası'nda kahvesi ile ünlü Taş Kahve'ye gittik.Ama garsonların nezaketsizliği nedeniyle "Kırk yıl hatırı" olduğuna inandığımız bir fincan kahveyi içmeden İstanbul'a doğru yola revan olduk. Cunda adasından kaçarak uzaklaştık ailece, çünkü doğa harikası olan bu adayı da insan eliyle nasıl kirlettiğimizi ve toplum olarak nasıl kirlendiğimizle yüzleştik…

Toplumdaki tahammülsüzlük hizmet sektörüne de yansımış durumda


Daha insancıl bir nesil yetiştirmek zorundayız

Hizmet sektöründe bu ve benzeri sorunlar nasıl çözülür, hizmet verenlerin kabalıkları nasıl giderilir bilemiyorum

Ama daha tahammüllü, daha iyi niyetli, daha sabırlı ve daha insancıl bir nesil yetiştirmek zorundayız. Çocuklarımızı tahammülsüz yetiştirmeye devam edersek, sorunu çözmek yerine daha da büyümüş hali ile karşı karşıya kalacağız.

Yaşadığımız hayatta en önemli şey sağlık ve manevi tatmindir. Manevi tatmin de aslında o kadar zor elde edilmez. Bazen karşılıklı bir teşekkür ve verdikleri için Allah'a şükretmek manevi tatmini hiç düşünemeyeceğiniz kadar artırır.

Yeni güne umutla uyanmak için Leigh Hunt'un sözü ile yazımı bitiriyorum:

"Sabırla nezaket birleşince, gün doğar."

Yorumlar
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title