13 Ağustos 2026 tarihli Sermaye Piyasası Kurulu bülteninde, iki internet sitesinin içerik sağlayıcıları ile iki gerçek kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Dikkat çeken nokta, iki gerçek kişiye yöneltilen fiilin tanımıydı: izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı yapan sitelerin alan adlarının tescili için gerekli ödemelerin yapılması.
Ortada bir borsa yönetmek, emir eşleştirmek, müşteri cüzdanı tutmak yok; bir ödeme var. Kurul bu ödemeyi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.109/A'daki izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı suçunun işlenmesi olarak nitelendirdi ve dayanak arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.37'deki faillik hükmüne de yer verdi. Suçun karşılığı üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası. Piyasada "sitenin alan adını benim kartımla aldılar" diye anlatılan durumun hukuk dilindeki karşılığı tam olarak budur.
SPK'nın 13 Ağustos 2026 kararında tam olarak ne var?
Kurul, 2026/51 sayılı bültenin "Suç Duyuruları" bölümünde iki ayrı fiil tanımladı. Birincisi, iki internet sitesinin içerik sağlayıcıları yönünden izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunulması. İkincisi, iki gerçek kişi yönünden bu sitelerin alan adı tescil ödemelerinin yapılması suretiyle aynı faaliyetin yürütülmesi. Bültende her iki fiil için de 6362 sayılı Kanun m.109/A ile Türk Ceza Kanunu m.37 gösterildi.
Bültende iki gerçek kişinin ad ve soyadı, kimlik numaralarının bir bölümü maskelenmiş hâlde açıkça yer alıyor. Burada isim vermiyorum; çünkü Anayasa m.38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz ve suç duyurusu bir iddianın başlangıcıdır, sonucu değil.
Sürecin işleyişi de kendine özgüdür. 6362 sayılı Kanun m.115 uyarınca bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartıdır. Savcılık, Kurul başvurusu olmadan kendiliğinden harekete geçemez. Bültendeki karar, o kapıyı açan anahtardır.
İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı suçu nedir, cezası ne kadar?
Suç, 6362 sayılı Kanun m.109/A'da tek fıkra hâlinde düzenlenmiştir: izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hapis ve para cezası olarak birlikte hükmedilir.
Adli para cezasının gerçek ağırlığı çarpımda ortaya çıkar. Türk Ceza Kanunu m.52/2, bir gün karşılığı tutarı 100 TL ile 500 TL arasında belirler; bu aralık 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girmiştir. Kanuni sınırlar üzerinden hesaplandığında tablo 500.000 TL ile 5.000.000 TL arasında bir adli para cezasına işaret eder.
Kripto dosyalarında savunma tarafında çalışırken ilk baktığımız sayı alt sınırdır ve buradaki alt sınır rahatsız edicidir: m.109/A üç yıldan başladığı için, Türk Ceza Kanunu m.62'deki azami altıda bir takdiri indirim uygulansa bile sonuç 2 yıl 6 ay eder; bu da Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/5'teki iki yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması eşiğinin ve Türk Ceza Kanunu m.51'deki erteleme eşiğinin üstünde kalır.
Dava zamanaşımı ise Türk Ceza Kanunu m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır.
Bu suç ne zaman yürürlüğe girdi?
İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı suçu, 7518 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla ihdas edildi. Kanun 26 Haziran 2024'te kabul edildi, 2 Temmuz 2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve 18. maddesi gereği yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Tarih burada teknik bir ayrıntı değil, savunmanın ilk kontrol noktasıdır.
Türk Ceza Kanunu m.7'deki geçmişe yürüme yasağı gereği, 2 Temmuz 2024'ten önce tamamlanmış bir fiile m.109/A uygulanamaz. Alan adı tescili gibi tarihi belgeyle sabit işlemlerde bu tespit, dosyanın kaderini tek başına değiştirebilir. İkincil düzenlemeler ise 13 Mart 2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı tebliğlerle geldi.
Alan adı ödemesi izinsiz kripto faaliyeti sayılır mı?
SPK kararında alan adı parasını ödemek neden "faaliyette bulunmak" sayıldı?
Kurul, ödemeyi yardım eden konumu değil, doğrudan fail konumu olarak okudu. Bültende Türk Ceza Kanunu m.37'ye yapılan atıf bunun işaretidir: m.37/1, suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin her birini fail sayar. Ayrım teorik değildir; sonucu doğrudan cezanın miktarını belirler.
Aynı katkı yardım etme sayılsaydı Türk Ceza Kanunu m.39/1 devreye girer ve cezanın yarısı indirilirdi. Pratik karşılığı şu: faillik kabul edilirse alt sınır 3 yıl, yardım etme kabul edilirse 1 yıl 6 ay. İkinci ihtimalde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yeniden tartışılabilir hâle gelir.
Kanun koyucunun kendi metnindeki bir ayrıntı bu tartışmayı besliyor. 6362 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 11'in beşinci fıkrasında, kripto ATM'leri bakımından "faaliyette bulunmaya devam edenler ve buna imkân sağlayanlar" ifadesi açıkça yer alır. İnternet siteleri için böyle bir "imkân sağlayanlar" hükmü yazılmamıştır. Yani çevredeki katkıların cezalandırılması, özel bir hükümle değil, genel iştirak kurallarıyla kurulmaktadır. Bu suç tipi 2024'te ihdas edildiğinden Yargıtay içtihadı henüz yerleşmemiştir; nitelendirme savcılık ve mahkeme takdirindedir.
Kripto piyasasında kimler risk alıyor?
Risk, çoğu zaman parayı kazanandan çok, kâğıt üzerinde görünen kişide birikir. Aşağıdaki tablo, izinsiz faaliyet dosyalarında rollerin hukuki karşılığını özetliyor.
| Rol | Fiilin somut görünümü | Hukuki karşılığı |
|---|---|---|
| Alan adı tescil ödemesini yapan | Kredi kartı veya havaleyle domain bedelinin ödenmesi | 13.08.2026 tarihli Kurul kararının konusu: m.109/A + TCK m.37 |
| Kâğıt üzerinde ortak ya da müdür görünen | Şirketi temsile yetkili sıfatı | m.109/A "tüzel kişilerin yetkilileri"ni doğrudan sayar |
| Yurt dışı platform için Türkçe arayüz veya tanıtım yürüten | Türkçe site, yerel pazarlama, Türkiye'de iş yeri | m.99/A/1: faaliyet Türkiye'ye yönelik sayılır |
| Reklam, duyuru veya referans linki yayımlayan | İnternet üzerinden tanıtım | m.99/A/1 yollamasıyla m.100/1; m.99/A/3-a uyarınca erişim engeli |
| Sunucu, ödeme aracılığı, teknik kurulum sağlayan | Altyapı desteği | İştirak tartışması: TCK m.37 mi, m.39 mu |
| Yalnızca kullanıcı sıfatıyla işlem yapan | Alım, satım, transfer | m.109/A'nın fail tanımı dışında |
Tablodaki son satır özellikle önemlidir. 5651 sayılı Kanun m.5, yer sağlayıcının içeriği kontrol etmekle yükümlü olmadığını söyler; ancak bu hüküm 6362 sayılı Kanuna dayanan bir ceza isnadını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İsnat 5651'e değil, sermaye piyasası mevzuatına dayanmaktadır.
Yurt dışındaki bir platform ne zaman "Türkiye'ye yönelik" sayılır?
6362 sayılı Kanun m.99/A/1 bu soruyu üç ölçütle yanıtlar: Türkiye'de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması ya da doğrudan veya Türkiye'de yerleşik kişi ve kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama yapılması. Bu hâllerden herhangi biri varsa faaliyet Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik kabul edilir ve izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır.
Geçici Madde 11'in dördüncü fıkrası, yurt dışında yerleşik sağlayıcılara Türkiye'ye yönelik faaliyetlerini kanunun yürürlüğünden itibaren üç ay içinde sonlandırma yükümlülüğü getirmişti. O süre 2024 sonbaharında doldu. Bugün Türkçe arayüz açmak, tek başına ticari bir tercih değil, hukuki bir sonuç doğuran fiildir.
Siteyi kim kapatıyor, karar nereye gidiyor?
Erişim engeli için mahkeme kararı beklenmez; kurumlara verdiğimiz uyum eğitimlerinde en çok şaşırtan bilgi de budur. 6362 sayılı Kanun m.99/A/3-c uyarınca, izin alınmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinin internet aracılığıyla yapıldığı Kurulca tespit edilirse içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul karar verir; karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
Aynı fıkranın (a) ve (b) bentleri, Kurulca belirlenen esaslara aykırı internet reklamlarını ve izinsiz yatırım danışmanlığı ile portföy yöneticiliğini de aynı yaptırıma bağlar. Site kapanır, ancak ceza dosyası kapanmaz; ikisi ayrı yollardan yürür.
Hakkında suç duyurusu yapılan kişi ne yapmalı?
- Fiil tanımını birebir çıkarın. Bültende size isnat edilen cümle nedir? "Alan adı tescil ödemesi" ile "platform yönetimi" farklı savunmalar gerektirir.
- Tarihi doğrulayın. Ödeme veya tescil 2 Temmuz 2024'ten önceyse, Türk Ceza Kanunu m.7 kapsamında m.109/A'nın uygulanamayacağını ilk dilekçede ileri sürün.
- Ödeme zincirini belgeleyin. Kart ekstresi, tescil şirketi faturası, yazışmalar ve kimin talimatıyla ödeme yapıldığı; iştirak tartışmasında belirleyici olan bu kayıtlardır.
- Katkınızın niteliğini konumlandırın. İcra hareketine katılım mı, yoksa Türk Ceza Kanunu m.39 kapsamında yardım mı? Fark, alt sınırda 18 aydır.
- Savcılık aşamasını atlamayın. İddianame düzenlendikten sonra verilen beyan, soruşturma aşamasında verilen beyanın yerini tutmaz.
Sık sorulan sorular
Suç duyurusu yapılması mahkûmiyet anlamına gelir mi? Hayır. Kurulun kararı, 6362 sayılı Kanun m.115'teki muhakeme şartını yerine getiren yazılı başvurudur. Soruşturmayı savcılık yürütür, kovuşturmaya yer olmadığına da karar verebilir.
Yurt dışı borsada işlem yapan kullanıcı suç işlemiş olur mu? 6362 sayılı Kanun m.109/A, faaliyeti izinsiz yürüten gerçek kişileri ve tüzel kişilerin yetkililerini hedefler; kullanıcı sıfatıyla işlem yapmak bu tanımın dışındadır. Ayrıca m.35/B/9, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümlerini saklı tutar.
Sadece siteye reklam verdim, riskim var mı? İnternet reklamı m.99/A/3-a kapsamında erişim engeli sebebidir. Ceza sorumluluğu ise reklamın izinsiz faaliyetin icrasına katkısına göre m.37 veya m.39 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Şirket tasfiye edilirse ceza düşer mi? Düşmez. Türk Ceza Kanunu m.20/2 uyarınca tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanmaz; m.109/A da zaten cezayı tüzel kişinin yetkilisine yöneltir.
İzinsiz platformda kalan paramı kim tazmin eder? 6362 sayılı Kanun m.35/C/4, kripto varlıkların Kanunun 82. maddesindeki yatırımcı tazmin hükümlerine tabi olmadığını açıkça belirtir. Alacak, genel hükümlere göre takip edilir.
Bir alan adının yıllık tescil bedeli birkaç yüz lira. Aynı ödemenin ceza hukukundaki karşılığı, 6362 sayılı Kanun m.109/A uyarınca üç yıldan başlayan hapis ve kanuni sınırlar üzerinden 500.000 TL'den başlayan adli para cezası riski. Bu aritmetiği bozmanın maliyeti ise sıfır: bir talebi kabul etmeden önce Kurulun internet sitesinde yayımlanan yetkilendirilmiş kripto varlık hizmet sağlayıcı listesini açıp iki dakika kontrol etmek. Listede olmayan bir yapının hiçbir işi, "sadece teknik destek" değildir.
Yazar: Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.










