YALOVA TERMAL’DE DOĞA, ŞİFA VE GASTRONOMİ: BLACK BIRD TERMAL
Şehir hayatının temposundan uzaklaşmak, termal suların sıcaklığında dinlenmek, doğanın içinde nefes almak ve iyi hazırlanmış sofralarla günü tamamlamak… Yalova Termal’de 2013 yılından bu yana hizmet veren Black Bird Termal Otel, bugün termal tatili konaklama, SPA, gastronomi ve sosyal yaşamla birleştiren dikkat çekici tesislerden biri.
Şef ve Gastronomi Yazarı Reşat Aydın’ın Kaleminden
Bazen iyi bir tatil için uzaklara gitmek gerekmez.
İstanbul, Bursa ve Kocaeli’ye yakınlığıyla Yalova Termal; doğası, sakinliği ve köklü kaplıca kültürüyle birkaç günlük dinlenme için güçlü bir alternatif sunuyor.
Bu coğrafyada Haziran 2013’ten bu yana hizmet veren Black Bird Termal Otel; 71 odası, termal alanları, restoranları, açık ve kapalı havuzları, özel aile banyoları ve sosyal alanlarıyla yıllar içerisinde kendisini sürekli yenileyen tesislerden biri.
TERMAL TATİLİN YENİ ANLAYIŞI
Bugünün misafiri artık yalnızca bir oda aramıyor.
Dinlenmek, SPA deneyimi yaşamak, iyi beslenmek ve birkaç günlüğüne günlük hayatın temposundan uzaklaşmak istiyor.
Black Bird Termal’de kadınlara özel ve karma kullanımlı iki ayrı SPA alanı bulunuyor. Türk hamamı, termal kapalı yüzme havuzları, sauna, buhar odası, özel aile banyoları ve masaj hizmetleri bu deneyimi tamamlıyor.
Otelin en üst katındaki açık havuzun yazın serin, kışın ise sıcak suyla hizmet vermesi de tesisi dört mevsim kullanılabilir hâle getiriyor.
Kışın serin havada sıcak açık havuz deneyimi, Yalova Termal’in doğasıyla birleştiğinde tatilin hafızada kalan anlarından birine dönüşüyor.
TERMAL’İN YEŞİLİ, MARMARA’NIN MAVİSİ
Yalova’yı değerli kılan yalnızca sıcak suları değil.
Termal’in yeşil dokusu, temiz havası ve Marmara Denizi’ne yakınlığı bölgeyi klasik kaplıca anlayışının ötesine taşıyor.
Bir tarafta doğa ve termal dinlenme, diğer tarafta Yalova sahilleri ve Marmara’nın mavisi…
Bu bütünlük, özellikle hafta sonu ve kısa süreli tatiller için bölgeyi önemli bir destinasyon hâline getiriyor.
BİR OTELİN HAFIZASI SOFRASINDA KALIR
Bir şef olarak otelleri değerlendirirken mutfağa ayrı bir gözle bakarım.
Çünkü misafir odasını unutabilir ama iyi bir kahvaltıyı, sıcak servis edilen güzel bir yemeği ve özenli bir sofrayı kolay kolay unutmaz.
Black Bird Termal’in usta eller tarafından hazırlanan açık büfeleri, restoran hizmetleri ve yıllar içinde yenilenen yeme içme alanları, termal tatilin gastronomi tarafını güçlendiriyor.
Bana göre termal turizm ile gastronomi artık birbirinden ayrı düşünülmemeli.
Türk mutfağının çorbaları, sebze yemekleri, zeytinyağlıları, yoğurtları, tahılları ve mevsimsel ürünleri; sağlık ve wellness turizmiyle çok güçlü bir şekilde buluşturulabilir.
İyi termal otelcilik yalnızca sıcak su sunmak değil, misafirin kendisini her anlamda iyi hissedeceği bir yaşam alanı oluşturmaktır.
SÜREKLİ YENİLENEN BİR TESİS
Black Bird Termal’in dikkat çeken taraflarından biri de 2013’ten bu yana yatırımlarını sürdürmesi.
Odalar, SPA alanları, restoranlar, havuz çevresi, lobi, toplantı salonu ve otopark yıllar içerisinde yenilenmiş ve geliştirilmiş.
Mutfak ekipmanları, teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve işletmenin görünmeyen bölümlerine yapılan yatırımlar da profesyonel otelciliğin önemli göstergeleri.
Çünkü iyi otelcilik yalnızca misafirin gördüğü yerde değil, arka planda kusursuz çalışan sistemlerde başlar.
BU HİKÂYENİN ARKASINDA SIDDIK UÇAR VAR
Black Bird Termal’in benim için ayrı bir anlamı daha var.
Otelin yatırımcısı Sıddık Uçar Bey’i yıllar öncesinden, Erzurum’da dönemin önemli otellerinden Sefer Hotel’de çalıştığım günlerden tanıyorum.
Erzurum’un sert kışlarında mesleğin disiplinini öğrenirken tanıdığım Sıddık Uçar, hafızamda iyi yöneticiliğinin yanı sıra insanlığıyla yer etmiş bir isimdir.
Sırtımızda Erzurum’un soğuğu vardı; yüreğimize dokunan ise onun insani sıcaklığıydı.
Bugün onu yalnızca geçmişte tanıdığım bir yönetici olarak değil, tekstil sektöründeki ticari deneyimini turizme taşıyan vizyon sahibi bir tekstilci ve turizm yatırımcısı olarak değerlendiriyorum.
Bir yatırımcının başarısı yalnızca bina yapmakla değil, o yatırımı yıllar boyunca geliştirmekle ölçülür.
Black Bird Termal’in 2013’ten bugüne devam eden dönüşümü de bunun güzel örneklerinden biri.
Yalova Termal’in yeşili, sıcak termal suları, Marmara’nın mavisi, usta ellerden çıkan sofralar ve sürekli gelişen bir otelcilik anlayışı bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir konaklama tesisi değil, yeniden gelme isteği uyandıran bir Yalova deneyimi çıkıyor.
Reşat Aydın
Executive Chef – Gastronomi Yazarı










