Yargıçlar Sendikası Görev Yeri Değişen Üyelerini Törenle Uğurladı

Yargıçlar Sendikası Görev Yeri Değişen Üyelerini Törenle Uğurladı

Yargıçlar Sendikası, 3 Temmuz tarihli HSK kararnamesi ile görev yeri değiştirilen 15 hakim ve savcı üyesi için uğurlama töreni düzenledi.

Yargıçlar Sendikası, 3 Temmuz tarihli HSK kararnamesi ile görev yeri değiştirilen 15 hakim ve savcı üyesi için uğurlama töreni düzenledi. Avukat ve adliye çalışanlarının da katıldığı uğurlama töreninde konuşan ve son kararname ile İstanbul'dan Trabzon'a atanan Yargıçlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi hakim Taner Akgökçe, "Atamalarda sendikamız üyesi yargıçlara yer verilmesi, gerek üyelerimiz gerekse tüm diğer yargıç ve savcılara bir çeşit gözdağı ve tehdit oluşturmakta, onların özgür, bağımsız yargıç ve savcılar olarak görev yapmalarını engellediği gibi onların istedikleri sendikaya üye olma hak ve özgürlüklerini kısıtlamaktadır" dedi.

Yargıçlar Sendikası, 3 Temmuz tarihli HSK Kararnamesi ile Türkiye genelinde yerleri değiştirilen 15 hakim ve savcı üyesi için İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nın C Blok girişinde uğurlama töreni düzenledi. Kartal Hukukçular Derneği ve Büro Emekçileri Sendikası üyesi adliye çalışanlarının da katıldığı uğurlama törenine, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda görevli iken başka adliyelere ve illere atanan sendika üyesi hakim ve savcılar Tamer Akgökçe, Nuh Hüseyin Köse, Aydan Büyükyıldız, Bayram Kapucu, Ali Hacıibrahimoğlu ve Naciye Füsun Çağlar da katıldı.

GÜLLERLE UĞURLANDILAR

Törene katılan avukatlar ve bazı adliye çalışanları, tören sırasında oluşturulan koridordan geçen hakim ve savcılara güller verdiler. Ardından, "Yargıçlar ve Savcılar da Adalet istiyor" yazılı pankartın önünde basın açıklaması yapıldı.

Yargıçlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Akgökçe, biri şahsi biri de sendika adına iki ayrı açıklamayı okudu. Önce şahsi açıklamasını okuyan Akgökçe, son HSK Kararnamesi ile hakim ve savcı olan 15 Yargıçlar Sendikası üyesinin sürgüne gönderildiğini savunarak, "Yargıçlar Sendikası yöneticisi ve üyeleri 15 kıdemli yargıç ve savcının sürgün edilmesini hukuk ve adalet adına kabul etmediğimizi bildirmek için toplandık. Bu adliyede yargıç kimdir, savcı kimdir dense ilk onlar gösterilir. Onlar yargı bağımsızlığının, özgürlüğün ve demokratik cumhuriyetin savunucularıdır. Yanma sırası maalesef onlara da gelmiştir. Nazım Usta'nın dediği gibi, 'sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa' diyenlerdir" dedi.

Akgökçe, kişisel açıklamasının ardından Yargıçlar Sendikası adına yazılan bir sayfadan ibaret yazılı açıklamayı okudu.

'TAYİNLER YARGIÇLAR SENDİKASI'NIN FİİLEN ALIKONULMASI ANLAMINA GELMEKTEDİR'

Bu açıklamada da üyeleri olan 15 hakim ve yargıcın istekleri dışında başka illere atandığını hatırlatan Akgökçe özetle şöyle konuştu:

"Bilindiği gibi bundan kısa süre önce sendika başkanımız Mustafa Karadağ aynı şekilde istemi dışında Ankara'dan Şanlıurfa'ya atanmıştır. Ulusal ve uluslararası belgelerde önceden onay alınmaksızın terfi yoluyla bile olsa yargıçların görev yerlerinin değiştirilmemesi, kesin bir ilke olarak kabul edilmiştir. Bu yüzden HSK'nın bu tasarrufları bir atama işlemi değil, sürgün nitelikli bir uygulamadır. Bu atamalarda sendika başkanımız Mustafa Karadağ ve yönetim kurulu üyelerimiz Ali Hacıibrahimoğlu, Tamer Akgökçe, Füsun Naciye Çağlar, Bayram Kapucu'ya da yer verilmesi her birinin ayrı yerlere tayin edilmesi, Yargıçlar Sendikası'nın faaliyetten fiilen alıkonulması anlamına gelmektedir.

Diğer taraftan atamalarda sendikamız üyesi yargıçlara yer verilmesi, gerek üyelerimize gerekse tüm diğer yargıç ve savcılara bir çeşit gözdağı ve tehdit oluşturmakta, onların özgür, bağımsız yargıç ve savcılar olarak görev yapmalarını engellediği gibi onların istedikleri sendikaya üye olma hak ve özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Sürgün edilen hakim ve savcıların özellikleri nelerdir; onlar en kıdemsizi 20, en kıdemlisi 35 yıllık yargıç ve savcılardır. Yani kıdem ve liyakatta dorukta olanlardır. Beyinlerini, yüreklerini o veya bu tarikata kiraya vermemiş, mesleğin etik kurallarına bağlı, bağımsızlık karakterimizdir diyenlerdir.

Yargıçlık teminatı, sadece yargıçların değil, yargı bağımsızlığı ve adil yargılama hakkının ön koşulu olması nedeniyle halkın güvencesidir. Yargıçlarla ilgili hiçbir işlem bu teminatı ortadan kaldıramaz ve kaldırmamalıdır. Yargıçlar Sendikası olarak; Sendikamız başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve üyelerimizin istem dışı atanmalarına ilişkin geri alınmasını ve iptalini, tüm yargıç ve savcıların sürekli tayin baskısı altında tutulmalarına son verilmesini talep ediyoruz."

'80 ÜYEMİZE TAHAMMÜL EDEMEDİLER 15 ÜYESİNİ SÜRGÜN ETTİLER'

İstanbul Anadolu Adalet Sarayı hakimi iken Kayseri'ye atanan hakim Nuh Hüseyin Köse, Akgökçe'nin ardından kısa bir konuşma yaptı. Hakim ve savcıların 2012 yılından bu yana yargıda ifade ve örgütlenme haklarını kullanmaya başladığını söyleyen Nuh Hüseyin Köse, "Özellikle yargıyı içeriden dışarıya anlatmaya çalıştık, kapalı kapıları kaldırdık fakat öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki; örgütlenme hakkı bile bu ülkede kötüye kullanıldı. Yarsav İçerisine başka unsurlar, başka amaçlarla sızdılar. Siyasal iktidarların bilgisi dahilinde sızdılar. ve maalesef Türkiye'nin ilk sivil yargı örgütü olan Yarsav bu bahane yapılarak kapatıldı. Şu anda hayatta Yargıçlar Sendikası var. 80 üyesine tahammül edemediler ve 15 üyesini sürgün ettiler" dedi.

Köse, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz dünya görüşümüz ne olursa olsun sadece yargının bağımsız olmasını, insanlar için istiyoruz, temel hak ve özgürlüklerin korunması için istiyoruz. Siyasal iktidarlara karşı değil sadece, sokağa karşı, hatta yargıcın kendi dünya görüşüne karşı, zengin sofralarına karşı, basına karşı bağımsız olması için mücadele ettik, ediyoruz, edeceğiz.

Ülkelerin sadece dik duran, korkusuz yargıçlara değil, sadece güvenceli yargıçlara, güvenli bir yargı teşkilatına ihtiyacı var. Bunu toplum olarak kurmayı başaracağız. Yargıçsız kaldık diye üzülmeyin, politikacıların, daha doğrusu siyasi partilerin koridorları yargıç olabilmek için eğitim alan maalesef çeşitli hukuk fakültelerinden mezun olmuş gençlerle dolu. Onlar istiyorlar ki bir an evvel önümüzdekiler gitsin de partilerin koridorlarından çıkıp adliye koridorlarına, kürsülere gidelim. Böyle adalet istiyorsanız, işte size böyle adalet."