Tandoğan'da Tarihî Grup Toplantısı

Kılıçdaroğlu 4+4+4 düzenlemesini protesto etmek için haftalık grup toplantısını Tandoğan Meydanı'nda yapıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, meydanda halka sesleniyor.
İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:
Hukuk kapısının arka kapısından mezun olmuşsan günah benim mi? Allah bilir ya ağlama krizlerin tutmuştur. Sınıf geçirin de mezun olayım, ilerde milletvekili olacağım diye.
Sen sen ol; Anayasa'yı okumadan bir daha konuşma. İşte meydanlardayız. Bizim afişlerimizi toplattılar. Miting yapacağız diyorlar, grup toplantısını yapacağız, afişlerimizi toplattılar. Otobüslerimizi durdurdular.
Bugün Salı, haftasonu değil. Mesainin olduğu bir gündeyiz. Ama on binler burada. Eğer biz grup toplantımızı halkla beraber yapıyorsak eğitim sisteminde getirilmek istenen çağ dışı bir anlayışa karşı tavrımızı ortaya koymak için yapıyoruz.
Demokrasi meydanların rejimidir. Televizyonları susturdular, TRT 3'ü kestiler, yandaş medya yarattılar, CHP'nin sözünü kesmek istiyorlar.
Hatırlarsanız bir de bunlar Meclis iç tüzüğünü değiştirip muhalefetin konuşmasını da engellemek istediler. Kafasının içinde beyin taşımayanların anlayışıdır bu anlayış. Kaba kuvvet uyguluyorlar. Kafasının içinde beyin taşımayanlar kaba kuvvet uyguluyorlar. Demokrasi kültürümüzle direneceğiz.
"BÜTÜN MEYDANLARDA OLACAĞIZ"
Meydanlardan korkuyorlar, halkın uyanmasından korkuyorlar, doğruların anlatılmasından korkuyorlar. Korksunlar, bütün meydanlarda olacağız.
Ne diyorlardı 'benim referansım, millet' diyorlardı. Madem öyle gece yarısı kanun teklifiyle neden eğitim sistemini değiştirmek istiyorsun? Ne yapıldığından milletin haberi yok. Kendi kafasına göre bir Nazi anlayışıyla getiriyorlar. Dikta yönetimine evet diyecek miyiz? Dikta yönetimine hayır diyeceğiz, diktatör Recep Tayyip Erdoğan'a da hayır diyeceğiz.
Hiç kimse unutmasın, Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin ortak sesidir. Bakın buraya CHP bayraklarıyla kimse gelmedi, herkes buraya Türkiye Cumhuriyeti bayrağıyla geldi. Çünkü milli eğitim sistemi, milli davamızdır. Benim çocuğumun, onun çocuğunun davası değil. Bu ülkedeki bütün yurttaşların ortak davasıdır. Onun için buraya Türk bayraklarıyla geldik.
"EĞİTİM YASASI, ANAYASA'DAN ÖNEMLİ"
Daha önce söylemiştim: Eğitim yasası, Anayasa'dan daha önemli demiştim. Nedeni şu; eğitim yasasıyla bir ülkenin on yıl, otuz yılını belirliyorsunuz. Eğitim yasası bunun için sadece Türkiye'nin değil, bütün dünya ülkelerinin ortak davası, sorunudur. Oturulur uzun süre tartışılır. En az 10-15 yıl tartışılır. Toplumun her kesimi bilir, Anayasa değil bu. Eğitim yasası ne getiriyor bize?
Eğer biz eğitim yasasıyla gelecek için özgüveni yüksek eğitim yetiştiriyorsak başımın üstünde ama itaat kültürünü özümseyen, aklını kullanamayan, aklını başkalarına kiraya veren bir eğitim sistemini istemiyoruz ve reddediyoruz. Siyaset kurumu, eğitimle ilgili görevini yapmıyorsa ülkeye karşı görevini yapmıyor demektir. Şimdi diyeceksiniz ki eğitim teklifini veren AKP'li milletvekilleri eğitimci mi? Hiçbirisi eğitimci değil. Peki eğitimci olmayan bir grup milletvekili, benim çocuklarımla ilgili, sizin çocuklarınızla ilgili nasıl bir yasa teklifi verebilir?
"KOMİSYONU İŞGAL ETTİLER"
Tartışalım diyoruz. Milli Eğitim Komisyonu'na günlerce arkadaşlarımız geldiler, konuştular. Bir kısmını düzelttiler. Sonra baktılar ki iş uzayacak. Recep Tayyip Erdoğan memnun değil. O zaman ne yaptılar? Bir gün dediler ki bütün AKP milletvekilleri komisyonu işgal edecek. Geldiler, sıra sıra geldiler. Milli Eğitim Komisyonu'nu işgal ettiler ve CHP'li milletvekilleri komisyona giremedi.
Bana söyler misiniz? O ağlayan, ağlamayla gülme arasında söyleyen arkadaşımız vardı ya, neymiş: 'Onlar geldi oturdular, söz sırasını aldılar' diyor. Cehalete bakın, hiçbirisi söz almadı. Söz almak isteyen CHP milletvekillerine de söz verilmedi ve 25 maddelik görüşmeyi 20 dakikada sonuçlandırdılar. Baskıyla, şantajla sonuçlandırdılar bunu.
"ÇOCUKLARINA İHANET EDEN SİYASETÇİLER HESAP VERECEK"
Bu ülkede çocuklarına ihanet eden siyasetçiler elbette hesabını verecek. Bunun hesabını soracağız. Bakınız bu teklifin, kalkınma planlarında yeri yok. Hükümet programında yok. Kendi parti programında yok.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın stratejik planı da yok. Neden böyle acele davranıyorlar? Çocuklarımız üzerinden siyaset yapmak doğru mu?
Çocuklarımız üzerinde oturup konuşacağız. Görevimiz budur. Biz siyasetçi olarak eğitimin yönünü değil, eğitimin yönünü belirleyecek olan eğitimciler, üniversitelerdir. Oturup konuşacaklar, doğruyu bulacaklar, yasa tasarısını parlamentoya getirecekler.
"ERDOĞAN'A ELİMİ UZATTIM, GELMEDİ"
Bizler de ülkemizin geleceği için el kaldırıp kabul edeceğiz. Bu teklif bu koşullarda TBMM'ye gelmedi. Bakınız ben sayın Recep Tayyip Erdoğan'a elimi uzattım. 'Sayın Başbakan dedim, eğitim çocuklarımız için, yoksullarımız için çok önemli bir konudur. Gelin konuşalım, tartışalım, doğrusu neyse onu kabul edelim.' Gelmedi. Gelemeyeceğini ben de biliyorum. Konuşamayacağını ben de biliyorum. Benim önüme çıkması için önce adamda yürek gerekir. O yürek yok onda. Gel dedim, uzlaşalım. Ülkemizin geleceği için bir bayram havası içinde kabul edelim dedim. O zaman doğruları yapmış oluruz. Ama maalesef gelmedi. Neden gelmedi?
"ANKARA GİRİŞİNDE OTOBÜSLERİ DURDURDULAR"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, mitingin başlamasına saatler kala Ankara girişinde polislerin, otobüsleri durdurduğunu söyledi. Engellendiklerini öne süren Tekin, ''Polisler tam da miting günü trafik polisleri olduğunu hatırladılar ve Ankara girişinde uygulama yapmaya başladılar. Yüzlerce otobüs bekliyor. Ben de bunu şiddetle protesto ediyorum ve şimdi İçişleri Bakanı'nı arayıp şikâyet edeceğim'' dedi.
"CHP BAYRAĞI DEĞİL, TÜRK BAYRAĞI"
Tekin'in miting konusunda verdiği bir başka önemli ayrıntı ise, CHP örgütlerinin mitingde CHP bayrağı değil, Türk bayrağı açacak olmaları.
CHP Genel Başkan Yardımcısı, "Mitingde hassasiyet içinde davranıp, CHP bayrağı yerine Türk bayrağı kullanacağız. Böylece sadece tek bir partiyi değil, tüm Türkiye'yi ilgilendiren eğitim sorununda, CHP'ye oy vermiş olsun olmasın, tüm vatandaşlarımızla bir araya gelmeyi amaçlıyoruz. Herkes mitinge Türk bayrağı ile gelsin. Bu CHP sorunu değil, Türkiye'nin sorunu. Eğitimle ilgili endişeleri olan tüm vatandaşlarımızı da mitinge davet ediyoruz" dedi.
















