Hrant Dink cinayeti davasının gerekçeli kararı açıklandı: (5)

Hrant Dink cinayeti davasının gerekçeli kararı açıklandı: (5)

Hrant Dink cinayeti davasının gerekçeli kararı açıklandı: (5)
Anadolu Ajansı / Filiz Kınık Öz - Haberler | Güncel

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın gerekçeli kararında, FETÖ/PDY mensubu oldukları anlaşılan sanıklardan Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer'in, örgüt kaynaklı güçlerini kullanarak soruşturmaları akamete uğratıp sonuçsuz bırakmaya çalıştıklarına...

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın gerekçeli kararında, FETÖ/PDY mensubu oldukları anlaşılan sanıklardan Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer'in, örgüt kaynaklı güçlerini kullanarak soruşturmaları akamete uğratıp sonuçsuz bırakmaya çalıştıklarına yer verildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 26 Mart'ta verilen kararın gerekçesinin yazımı tamamlandı.

Gerekçeli kararda, 2007 yılında işlenen bu cinayete giden süreçte kamu görevlilerinin belirlenen kasıtlı ihmalleriyle cinayet sonrasında gerçekleşen diğer eylemlerin o dönem dini bir oluşum kisvesi altında faaliyetlerini yürüten FETÖ/PDY ile bağının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirildiği bilgisi verildi.

Gerekçeli kararda, 15 Temmuz 2016'daki darbe kalkışmasında Jandarma Genel Komutanlığında yaralı vaziyette ele geçirilen, yapılan yargılamada "darbeye teşebbüs" suçundan mahkumiyetine hükmedilen örgüt mensubu sanık Muharrem Demirkale tarafından, maktulün ev ve iş yerlerinin cinayet öncesinde keşfinin yaptırıldığı anlatıldı.

Sanık Muharrem Demirkale ile sanık Ali Fuat Yılmazer'in, önceye dayalı tanışıklıklarının bulunduğu aktarılan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

"Failin cinayet günü takip edildiği, bu takibi yapan kişilerin sanık Ali Fuat ile irtibat halindeki sanık Muharrem Demirkale'nin emir ve komutasındaki unsur elemanları olduğu, cinayetten 10-15 dakika sonra sanık Muharrem Demirkale ile sanık Ali Fuat Yılmazer'in telefon görüşmesi yapması ile bilgi alışverişinde bulundukları, cinayet mahalliyle Levent bölgesi arasında cinayet öncesi ve sonrasında aynı gün içinde sanığın uzunca bir süre ve sürekli şekilde mekik dokumak şeklinde gidip geldiğini ortaya koyan baz bilgilerinin tespit olunmasıyla bu sanığın cinayeti, öncesini ve sonrasını diğer sanık Ali Fuat Yılmazer ile iş birliği içinde takip ettirdiği anlaşılmıştır."

Gerekçeli kararda, "Söz konusu cinayetin işlenmesinde bu sanıkların ayrı ayrı aldıkları rolün sübuta ermesi karşısında, söz konusu iş birliği içerisinde cinayetin azmettirici ve faillerini desteklemek ve eylemi tasarlamak suretiyle mensubu oldukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütün yıkıcı emelleri doğrultusunda cinayetin işlenmesini sağladıkları anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

Ramazan Akyürek, eksik ve yanıltıcı bilgiler verdi

Kararda, cinayet sonrası faillerin tespiti amacıyla yapılan ve İçişleri Bakanı nezdinde mülki makamla birlikte İstihbarat Daire Başkanı sanık Ramazan Akyürek, İstanbul Emniyet Müdürü sanık Celalettin Cerrah'ın ve diğer kolluk görevlilerinin de katılımıyla olağanüstü gündemle yapılan toplantıda, sanık Akyürek'in elde edilen istihbari bilgileri katılımcılara bildirmeyip gizlediği ve bu süreçte sanık Ali Fuat Yılmazer ile iletişim halinde olduğu vurgulandı.

Örgüt mensubu olduğu anlaşılan sanık Ramazan Akyürek tarafından adli ve idari soruşturma makamlarına eksik ve yanıltıcı bilgiler verildiği aktarılan gerekçeli kararda, bu çerçevede teftiş kurulları üzerinden düzenlenecek raporlarda hedef alınan ve ele geçirilmek istenen birimlerin sorumlu gösterilmesinin sağlanmaya çalışıldığı belirtildi.

Gerekçeli kararda, failin eylemden bir gün sonra ele geçmesi üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesinde, aralarında İl Jandarma görevlilerinin de bulunduğu emniyet birimi kolluk güçleriyle birlikte bayrak açtırılarak resimlerinin çekildiği, video kayıtlarının yapıldığı, bu görüntülerin sanık Ali Fuat Yılmazer tarafından medyaya servis edildiğinin ortaya çıktığı belirtildi.

"Jandarma aleyhine kamuoyu oluşturulmak istendi"

Gerekçeli kararda, yayının yapılması sonrasında sanık Ali Fuat Yılmazer'in bu görüntülerde emniyet teşkilatından birisinin bulunduğunu bilmesi halinde bunu servis etmeyeceği, dolayısıyla bu servisin amacının "cinayeti jandarma teşkilatı üzerine yıkmak" şeklinde olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Söz konusu video kayıtlarının, daha öncesinde örgütün yayın organlarında çalışıp cinayet tarihinden hemen önce işten ayrılan sanık Ercan Gün vasıtasıyla kamuoyuna haber araçları üzerinden 1 Şubat 2007 tarihinde duyurulduğu belirtilen gerekçeli kararda, bu yayının özellikle jandarma kurumu önünden yapıldığı, söz konusu içeriğin "fail Ogün Samast'a jandarma kolluğunca sahip çıkılması, desteklenmesi şeklinde duyurulduğu", bu şekilde en başından itibaren cinayetin jandarma güdüm ve gözetiminde yapılması algısının kamuoyunda oluşturulmak istendiği vurgulandı.

Gerekçeli kararda, buna göre örgüt tarafından organize edilip oluşturulmak istenilen kamuoyu algısı doğrultusunda devlet kurumlarından jandarma kolluğunun bütün halinde cinayetle irtibatlandırılıp sorumlu gösterildiği belirtilerek, bu kurum ve bağlı olduğu TSK'nın bu çerçevede cinayeti işlettiği algısı üzerinden itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı anlatıldı.

Bu kapsamda TSK'nın komuta kademesi aleyhine cinayet sonrasında başlatılan ve hazırlanan iddianamelerle de ilişkilendirilen ve "derin yapı" dedikleri "sözde Ergenekon örgütü" çerçevesindeki kumpas soruşturmalarında da bu cinayetin esas alındığına yer verilen kararda, örgütsel yayın yapan medya gruplarında bu soruşturma ve davalarla ilgili haberlerin, algının devamını sağlama adına yoğun bir şekilde yapıldığının görüldüğü vurgulandı.

"Kumpas oldukları anlaşılan operasyonlar yürütüldü"

Gerekçeli kararda, örgüt mensubu oldukları anlaşılan ve cinayetin işlenmesinde rol alan sanıklar Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in örgüt kaynaklı güçlerini kullanarak soruşturmaları akamete uğratıp sonuçsuz bırakmaya çalıştıklarının ortaya çıktığı bilgisi verildi.

Cinayet sonrası ele geçirilen İstanbul İstihbarat Şubesinin bu kumpasların temelinde yer alan dinleme ve takip işlemlerinde önemli düzeyde görev aldığı anlatılan gerekçeli kararda, bu operasyonların sanık Ali Fuat Yılmazer'in nisan 2007 yılında atamasının yapılması akabinde ilk kez haziran 2007 tarihinde Ümraniye ilçesinde yapılan arama-el koyma işlemleriyle başlatıldığı, 2008 yılında açılmaya başlayan davaların yargılamalarının 2013 yılında sonuçlandığı, verilen mahkumiyet kararlarının ise Yargıtay tarafından usul ve esas yönlerinden bozulduğu, aynı şekilde askeri casusluk, Cizre/Temizöz, KCK, Devrimci Karargah gibi kumpas oldukları anlaşılan operasyonların da bu şube merkezinde veya eş güdümünde yürütüldükleri belirtildi.

"Tahşiye", "Selam-Tevhid", "17 Aralık" davalarında, sözde operasyonların yapılmasını sağlayan İstihbarat Şubenin

sorumlu müdürü olarak Sanık Ali Fuat Yılmazer'in görev yapıp sözde soruşturmaları örgüt mensubu diğer şube müdürleriyle beraber eş güdüm içerisinde yürüttüğü aktarılan kararda, ayrıca 2012 yılında MİT Başkanı ve Başbakan'a yönelik kurgulanan kumpasın da bu sanığın yönetiminde olduğu şube merkezinden yürütüldüğü bilgisi verildi.

Gerekçeli kararda, bu sanığın yargılama dosyalarına yansıyan pek çok iş adamının kirli yöntemlerle tehdit edilip, şantaj yoluyla örgüte menfaat sağlanması eylemlerinde de rol alıp bu faaliyetlerinde de söz konusu şubeyi ve buradan elde ettiği dinleme ve takip yetkilerini örgüt lehine sınırsız şekilde kullandığının dosyalara yansıyan bilgi ve bulgulardan anlaşıldığı vurgulandı.

Tüm bu belirtilen ve daha pek çok eylemler ile birlikte sözde operasyonların devlet ve meşru hükümet aleyhine, doğrudan terör örgütünün kurucu ve elebaşı Fetullah Gülen ile oluşturduğu örgüt yönetim piramidinin sevk ve idaresi, emir ve talimatlarıyla gerçekleştirildiği açıklanan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

"Bunun yanında örgütün elinde bulunan tüm basın yayın organları ile sosyal medya platformlarında ve araçlarında, buralardaki ve halk içine sızmış üyelerinin de katılımıyla topluca-örgütlü şekilde yapılan propaganda faaliyetleriyle toplumun bu operasyonlara destek vermesinin sağlandığı, söz konusu operasyonların birer kumpas olup örgütün kirli yüzünün anlaşılması üzerine yapılan müdahale ve operasyonlara karşı olarak da bu kez toplumu devlet ve meşru hükümet aleyhine yönlendirmeye yönelik kamuoyu algısı oluşturulduğu, kumpas soruşturulmalarında yer alan örgüt mensuplarına maddi manevi vaatler sunulmak suretiyle soruşturmaların alenen desteklenip teşvik edildiği anlaşılmıştır."

"Dejenere edilmiş bilgilerle devlet kurumları cinayetle irtibatlandırıldı"

Gerekçeli kararda, en başından itibaren örgütsel iş birliği içerisinde yürütülen sözde soruşturmaların FETÖ/PDY tarafından mensupları eliyle 2007 yılında işlenen cinayet öncesinden tasarlanıp adım adım yürürlüğe konulmak suretiyle gerçekleştirildiği kaydedildi.

Cinayetin örgütsel hedefe ulaşmak adına faillerinin azmettirilip teşvik edildiği aktarılan kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Faillere ulaşımı ve dolayısıyla cinayetin önlenmesini sağlayacak delillerin, haber mekanizmalarının ve raporların gizlenmesi, cinayet anına değin faillerin takip edilip işlenmesinin sağlandığı, cinayet sonrası delillerin karartılarak örgütün izlerinin temizlendiği, örgüt yayın araçları üzerinden belli bir amaca yönelik yapılan yayınlarla amaca yönelik dejenere edilmiş bilgilerle devlet kurumlarının cinayetle irtibatlandırıldığı, cinayete ilişkin kamu memurları yönünden yapılan soruşturmaların örgüt çıkarları doğrultusunda yönlendirilip aleyhe olanların ise her çeşit baskı yolları uygulanmak suretiyle susturulmaya çalışıldığı, örgütün kamu bürokrasisinde elde ettiği gücün devamı olarak İstanbul iline yaptırdığı atama sonucunda ise örgütün vahim nitelikli belirtilen ve pek çok gayri yasal kumpas soruşturmaları yürüterek nihai amacına ulaşmak adına devlete el koyma teşebbüsüne giden tüm süreci bu çizgi doğrultusunda takip edip uyguladığının örgütle alakalı tüm yargılama dosyalarının birlikte değerlendirilmesinden anlaşılmıştır."

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Filiz Kınık Öz

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Çok Okunan Haberler

title