ITS 2026'da teknoloji ve girişimcilik buluşması: Yapay zekadan siber güvenliğe yeni projeler
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
3. Uluslararası İhracat ve Yatırım Zirvesi (ITS 2026), girişimcileri, yatırımcıları ve teknoloji dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Siber güvenlik, yapay zekâ, çocuk güvenliği, veri tabanı teknolojileri ve üniversite-sanayi iş birliklerinin öne çıktığı zirvede, yaklaşık 300 startup projelerini tanıtma fırsatı buldu. TÜYAFED yöneticileri ve girişimciler, geliştirdikleri teknolojileri, yeni yatırım fırsatlarını ve gelecek hedeflerini Haberler.com'a özel anlattı.
3. Uluslararası İhracat ve Yatırım Zirvesi (ITS 2026), farklı sektörlerden girişimcileri, yatırımcıları ve teknoloji şirketlerini aynı çatı altında buluşturdu. TÜYAFED'in katkılarıyla gerçekleştirilen organizasyonda, girişimcilik ekosisteminin gelişimi, siber güvenlik, dijital dönüşüm, teknoloji yatırımları ve üniversitelerle iş dünyası arasındaki iş birlikleri ele alındı.
Zirve kapsamında Haberler.com'a özel açıklamalarda bulunan TÜYAFED Girişimcilik Grup Başkanı ve Impevos CEO'su Göktuğ Eryılmaz, Kalkhan Security Kurucusu Fatih Yaşar, Mana Medya Kurucusu Zülfü Tunç, Feyonova Kurucusu Ömer Çolakoğlu, TÜYAFED Başkan Yardımcısı Sami Kurt ile TÜYAFED Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreteri ve Bilgi Atölyesi Kurucusu Cansın Duman, Türkiye'deki teknoloji girişimlerinin gelişimini ve organizasyonun sunduğu fırsatları değerlendirdi.
"GİRİŞİMCİLİKTE SERMAYEDEN ÖNCE GÜÇLÜ BİR ÇEVRE GEREKİYOR"
TÜYAFED Girişimcilik Grup Başkanı ve Impevos CEO'su Göktuğ Eryılmaz, Türkiye'de başarılı bir girişim kurmanın yalnızca sermayeye bağlı olmadığını, güçlü bir ekip ve geniş bir iş çevresinin daha belirleyici olduğunu söyledi.
Bir girişimin başarıya ulaşmasında ürünün ne kadar kişiye ulaştığının önemine dikkat çeken Eryılmaz, girişimcilerin öncelikle doğru bağlantılar kurması gerektiğini belirtti.
Eryılmaz, "Bence sermayeden ziyade ekip ve network önemli. Çevremiz ne kadar geniş olursa bu konuda o kadar büyük avantaj yaşıyoruz. Bir girişim ortaya çıktığında ne kadar sermayesi olduğu değil, ne kadar sesini duyurabildiği önemli." dedi.
Geliştirdikleri uygulamaları geniş kitlelere ulaştırmak için sosyal medya ve iş bağlantılarından yararlandıklarını belirten Eryılmaz, girişimlerin tanıtım süreçlerinde mevcut çevrenin etkili kullanılabileceğini ifade etti.

"ALTI ÜLKEYLE TEKNOLOJİ ALANINDA İŞ BİRLİĞİ YAPIYORUZ"
Impevos bünyesinde bir startup stüdyosu olarak faaliyet gösterdiklerini belirten Eryılmaz, farklı alanlarda ürünler geliştirdiklerini ve uluslararası pazarlara açılmaya odaklandıklarını söyledi.
Altı ülkedeki teknoloji şirketleriyle iş birliği yürüttüklerini açıklayan Eryılmaz, geliştirdikleri ürünleri pazara sunmadan önce ihtiyaçları analiz ettiklerini anlattı.
Eryılmaz, "Şu anda altı ülkeyle, oradaki teknoloji şirketleriyle iş birliği yapıyoruz. Öncelikle fikirleri buluyor, şekillendiriyor ve geliştiriyoruz. Ardından pazardaki karşılığını değerlendiriyoruz. İlgi gördüğünü anladığımızda pazarlama aşamasına geçiyoruz." ifadelerini kullandı.
Girişimcilerin yatırım ve bütçe yönetimi konusunda da zorluklarla karşılaştığını belirten Eryılmaz, doğru bağlantılar kurulduktan sonra yatırım süreçlerine odaklanmanın büyümeyi kolaylaştırabileceğini vurguladı.
"SİBER GÜVENLİKTE EN BÜYÜK EKSİKLİK İNSAN KAYNAĞI VE FARKINDALIK"
Kalkhan Security Kurucusu Fatih Yaşar, Türkiye'deki siber güvenlik sektörünün karşılaştığı en önemli sorunların yetişmiş insan kaynağı eksikliği ve yetersiz farkındalık olduğunu söyledi.
Siber saldırganların yalnızca yazılımlardaki teknik açıkları değil, doğrudan kullanıcıların hatalarını da hedef aldığını belirten Yaşar, özellikle sosyal mühendislik ve oltalama saldırılarına dikkat çekti.
Yaşar, "Türkiye'de siber güvenlik alanındaki en büyük eksikliğimiz kesinlikle yetişmiş insan kaynağı ve farkındalıktır. Siber saldırganlar günümüzde sadece sistemlerin teknik açıklarını değil, doğrudan insan faktörünü hedef alıyor." dedi.
Çalışanların bilinçsizce tıkladığı bağlantıların kurumların güvenlik sistemlerini tehlikeye atabileceğini belirten Yaşar, en güçlü teknolojik altyapıların bile kullanıcı hataları karşısında yetersiz kalabileceğini ifade etti.

YERLİ ANTİVİRÜS VE UÇ NOKTA GÜVENLİĞİ YAZILIMLARI GELİŞTİRİYORLAR
Kalkhan Security olarak yerli antivirüs ve uç nokta güvenliği yazılımları geliştirdiklerini belirten Yaşar, Türkiye'nin siber güvenlik teknolojileri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Yaşar, "Biz Kalkhan Security olarak tamamen yerli antivirüs ve endpoint güvenlik yazılımları geliştiriyoruz. Ülke olarak dünya standartlarında teknoloji üretme konusunda bir eksiğimiz olmadığını düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Güvenlik altyapılarının doğru yönetilmesinin önemini vurgulayan Yaşar, "Dünyanın en güçlü altyapısını kursanız da onu yönetecek kalifiye uzmanınız veya neye tıkladığını bilen bilinçli bir ekibiniz yoksa güvende değilsiniz demektir. Asıl yatırım yapmamız gereken alan insandır." dedi.
ÇOCUKLARIN VE ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERİN GÜVENLİĞİ İÇİN QR KODLU KART
Mana Medya Kurucusu Zülfü Tunç, çocukların, Alzheimer hastalarının, işitme engelli bireylerin ve özel gereksinimli kişilerin güvenliğini desteklemek amacıyla geliştirdikleri teknolojiyi tanıttı.
"Ailemi ARA" adını verdikleri ürünün pil veya şarj gerektirmeyen bir kart olduğunu belirten Tunç, sistemin özellikle acil durumlarda kişilerin yakınlarına ulaşılmasını kolaylaştırmayı amaçladığını söyledi.
Tunç, "Mana Medya olarak çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için bir ürün geliştirdik. Ancak bu ürün yalnızca çocuklara yönelik değil. Alzheimer hastaları, işitme engelli bireyler ve özel gereksinimli kişiler için de kullanılabiliyor." dedi.

ACİL DURUMLARDA AİLEYE KONUM BİLGİSİ GÖNDERİYOR
Ailemi ARA kartının anahtarlık şeklinde kullanılabildiğini belirten Tunç, çocukların kartı çantalarına takabildiğini ve acil durumlarda QR kod aracılığıyla ailelerine ulaşılabildiğini anlattı.
Tunç, "Ailemi ARA kartı herhangi bir şarj veya pil gerektirmiyor. Çocuklar güvenlik amacıyla çantalarına takabiliyor. Acil bir durumda QR kod okutulduğunda aileye anlık konum bilgisi gönderiliyor." ifadelerini kullandı.
Sistemin ihtiyaç halinde kişinin sağlık bilgilerine erişim imkânı da sunduğunu belirten Tunç, geliştirdikleri ürünle acil durumlarda ailelerin ve ilgili kişilerin bilgilendirilmesini kolaylaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.
FEYONOVA, ITS 2026'DA İKİ BÜYÜK KURUMLA ANLAŞMA AŞAMASINA GELDİ
Feyonova Kurucusu Ömer Çolakoğlu, ITS 2026'nın şirketleri açısından verimli geçtiğini ve organizasyon sayesinde yeni iş bağlantıları oluşturduklarını söyledi.
Zirveye bu yıl altın sponsor olarak katıldıklarını belirten Çolakoğlu, önceki yıllarda organizasyonda konuşmacı olarak yer aldığını, bu yıl ise şirketleri adına stant açtıklarını ifade etti.
Çolakoğlu, "Bu yıl ITS'e sponsor olarak ilk defa katılıyorum. Daha önceki organizasyonlarda konuşmacı olarak bulunmuştum. Bu sene Feyonova olarak sponsor olduk ve standımızı açtık. Gerçekten doğru insanlarla karşılaştığımız bir fuar geçiriyoruz." dedi.
Organizasyondaki görüşmelerin beklentilerinin üzerinde ilerlediğini belirten Çolakoğlu, iki büyük kurumla anlaşma aşamasına geldiklerini açıkladı.
Çolakoğlu, "Bugün bizim için iki güzel gelişme yaşandı. İki büyük kurumla anlaşma noktasına geldik. Bu bizim için sürpriz oldu. Ürünümüzü anlatırken böyle bir karşılık görmek doğru yolda olduğumuzu gösterdi." ifadelerini kullandı.

VERİ TABANI İHTİYAÇLARINA YÖNELİK YENİ PLATFORM: QUENTRA
Feyonova bünyesinde geliştirdikleri Quentra adlı ürünü de tanıtan Çolakoğlu, platformun veri tabanı sistemlerine yönelik kapsamlı çözümler sunduğunu söyledi.
Girişimcilik ekosistemine startup olarak katıldıklarını belirten Çolakoğlu, geliştirdikleri platformun veri tabanı alanındaki farklı ihtiyaçları tek sistem üzerinden karşılamayı hedeflediğini anlattı.
Quentra'nın küresel ölçekte alternatifinin bulunmadığını öne süren Çolakoğlu, ITS 2026 sayesinde ürünlerini potansiyel müşterilere doğrudan tanıtma fırsatı yakaladıklarını belirtti.
Çolakoğlu, organizasyon boyunca yeni iş bağlantıları oluşturduklarını ve fuarın şirketleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.
ÜNİVERSİTELER İÇİN ULUSLARARASI ROBOTİK YAPAY ZEKÂ LİGİ
TÜYAFED Başkan Yardımcısı Sami Kurt, federasyonun üniversiteler ile teknoloji sektörünü bir araya getirmeyi amaçlayan yeni projelerini Haberler.com'a anlattı.
Bu yıl üniversite-sanayi iş birliğine yönelik önemli çalışmalar hazırladıklarını belirten Kurt, projelerden ilkinin Robotik Yapay Zekâ Ligi olduğunu açıkladı.
Kurt, "Bu yıl TÜYAFED'in üniversite ve sektörü birleştiren çok önemli projeleri var. Bunlardan birincisi Robotik Yapay Zekâ Ligi. Uluslararası ölçekte düzenlemeyi planladığımız bu ligde üniversite takımları yer alacak." dedi.
Projeye göre üniversitelerin sekiz kişilik takımlar oluşturacağını belirten Kurt, öğrencilerin kendi yapay zekâ modellerini eğiterek robotik hava hokeyi alanında yarışacağını söyledi.

ROBOTİK LİGDE ÖĞRENCİ TRANSFERLERİ DE OLACAK
Robotik Yapay Zekâ Ligi kapsamında öğrencilerin geliştirdikleri modelleri robotik kollara entegre ederek müsabakalara katılacağını belirten Kurt, karşılaşmaların iki haftada bir gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade etti.
Üniversite takımlarının hem birbirleriyle hem de şirket ve yurt dışı takımlarıyla yarışabileceğini anlatan Kurt, öğrencilerin federasyon tarafından lisanslanacağını söyledi.
Kurt, "Öğrencilerimiz tıpkı futbol liginde olduğu gibi lisanslanacak. Üniversite takımları arasında bedelsiz transferler yapılabilecek. Firmaların üniversite takımlarından gerçekleştireceği transferler ise bedelli olacak." dedi.
Bu sistemle öğrencilere maddi katkı sağlamayı ve üniversitelerde geliştirilen robotik yapay zekâ çalışmalarını uluslararası düzeye taşımayı hedeflediklerini belirten Kurt, özellikle bilgisayarlı görü teknolojileri alanındaki projelerin gelişmesini amaçladıklarını ifade etti.
CODE BANK UNI PROJESİNE 27 ÜNİVERSİTE KATILDI
TÜYAFED'in üniversitelere yönelik ikinci önemli projesinin Code Bank Uni olduğunu açıklayan Sami Kurt, sistemin öğrencilerin teknoloji sektöründen gelen iş taleplerini üniversite bünyesinde karşılamasına imkân sağlamayı hedeflediğini söyledi.
Üniversite öğrencilerinin uluslararası takımlar kurarak sektörle doğrudan iletişim halinde çalışabileceğini belirten Kurt, projenin üniversite-sanayi iş birliğine yeni bir model sunacağını ifade etti.
Kurt, "Code Bank Uni, öğrencilerin uluslararası takımlar kurarak sektörle bütünleşmesini ve iş dünyasından gelen talepleri kendi üniversiteleri içerisinde gerçekleştirmesini sağlayan önemli bir çalışma." dedi.
Projenin çeşitli kamu kurumları ve üniversite yönetimleri tarafından desteklendiğini belirten Kurt, yaklaşık 27 üniversitenin Code Bank Uni çalışmalarına dahil olduğunu açıkladı.
Kurt, çalışmaların başlamasıyla birlikte katılımcı üniversite sayısının 100'e yaklaşmasını beklediklerini söyledi.
"ITS'İN AMACI AKADEMİ, SANAYİ VE İŞ DÜNYASINI BULUŞTURMAK"
TÜYAFED Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreteri ve Bilgi Atölyesi Kurucusu Cansın Duman, ITS 2026'nın kuruluş amacını ve üç yıllık gelişimini değerlendirdi.
Organizasyonun uluslararası teknoloji ve yazılım ekosistemindeki tüm paydaşları bir araya getirmek amacıyla tasarlandığını belirten Duman, zirvenin her yıl büyüyerek geliştiğini ifade etti.
Duman, "ITS'in misyonu, uluslararası teknoloji ve yazılımla ilgili herkesi bir araya getirebilecek bir çatı etkinlik tasarlamaktı. Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. İlk yıl bir günlük, ikinci yıl iki günlük, üçüncü yıl ise dört güne ulaşan bir zirve alanı oluşturduk." dedi.
Zirvenin katılımcı sayısının da yıllar içerisinde arttığını belirten Duman, bu yıl yaklaşık 300 startup'ı yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

"İNSAN ODAKLI BİR TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ OLUŞTURMAK İSTİYORUZ"
TÜYAFED'in temel amacının akademi, sanayi, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasını ortak bir ekosistem içerisinde buluşturmak olduğunu belirten Duman, bu yapıyı dört ayaklı bir masaya benzetti.
Duman, "Bizim misyonumuz akademi, sanayi, STK dünyası ve iş dünyasını bir araya getirebilmek. Ana amacımız herkesin yararlanabileceği bir ekosistem oluşturmak. Startuplar gelişim süreçlerinde desteklerden faydalanabilsin, uluslararası bağlantılar kurabilsin ve ihracata açılabilsin istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Geleceğin yeteneklerinin geliştirilmesine de önem verdiklerini belirten Duman, federasyon bünyesindeki komite ve komisyonların eğitimden savunma sanayisine, blok zinciri teknolojilerinden farklı yazılım alanlarına kadar geniş bir çalışma yürüttüğünü söyledi.
Bu çalışmalarla öğrencilere ve yeni mezunlara yeni fırsatlar sunmayı hedeflediklerini belirten Duman, uluslararası iş birliklerinin de girişimcilerin gelişimi açısından önemli olduğunu ifade etti.
"İNSANLAR İŞLERİNİ DEĞİL, YÖNETİCİLERİNİ TERK EDİYOR"
Bilgi Atölyesi Kurucusu olarak yürüttüğü çalışmalara da değinen Cansın Duman, bireysel ve kurumsal gelişim eğitimleri verdiklerini söyledi.
Yaklaşık dört yıldır faaliyet gösteren Bilgi Atölyesi bünyesinde girişimcilik, sosyal beceriler, liderlik ve organizasyonel dönüşüm alanlarında çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Duman, özellikle insan kaynakları ile yapay zekânın birlikte çalışabileceği yeni organizasyon modellerine odaklandıklarını anlattı.
Duman, "Şirketlere liderlik becerilerini geliştirme ve insan kaynaklarıyla yapay zekânın birlikte çalışabileceği hibrit organizasyon modelleri oluşturma konusunda destek veriyoruz. Liderlerin bu yeni düzeni doğru yönetebilmesini amaçlıyoruz." dedi.
İş hayatında liderlik anlayışının çalışanların motivasyonu ve kurumların gelişimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Duman, "İnsanlar işlerini terk etmiyorlar, yöneticilerini terk ediyorlar. Bu yüzden bizim ana odağımız liderleri doğru bir bakış açısıyla geliştirmek, değiştirmek ve dönüştürmek." ifadelerini kullandı.




























