İmamoğlu davasında çapraz sorgu! Adnan Çebi'ye 'kamera bantlama' görüntüsü soruldu
Haber Videosunu İzle 
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 71'inci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Adnan Çebi, iddianamedeki kreş inşaatı için gönderilen 4 milyon 700 bin liranın eğitime katkı amaçlı bir bağış olduğunu söyledi. Sahibi olduğu oteldeki görüşmeler sırasında güvenlik kameralarının bantlanması iddialarına da yanıt veren Çebi, bu uygulamanın İBB koruma personelinin rutin bir işlemi olduğunu ve kendisinin bir talimatı bulunmadığını savundu.
- İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB yolsuzluk davasında, 53'ü tutuklu 414 sanık 71'inci duruşmada hakim karşısına çıktı.
- Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi, Le Meridien Oteli'ndeki kamera bantlama ve jammer kullanımından sorumluluğun işletmeci şirkete ait olduğunu, kendisinin sadece mal sahibi olduğunu savundu.
- Çebi, otelde başka grupların kamera bantladığına bilgisi dahilinde denk gelmediğini, resmî toplantılarda da benzer bir uygulama yaşandığına dair kulağına bilgi gelmediğini belirtti.
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanık, 71'inci duruşmada hakim karşısına çıktı.
"KAMERA BANTLAMA" SAVUNMASI
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada sanık olarak savunma yapan Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi, Le Meridien Oteli’ndeki kamera bantlama, jammer kullanımı ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı toplantılarla ilgili sorumluluğu oteli işleten şirkete bıraktı. Çebi, “Ben sadece mal sahibiyim” savunması yaptı. Ancak savcının soru-cevap bölümündeki kritik soruları dikkat çekti. Yaklaşık 14 yıldır açık olan otelde başka grupların kameraları bantlayıp bantlamadığı sorulan Çebi, “Bilgim dahilinde denk gelmedim” dedi. Resmî toplantılarda da benzer bir uygulama yaşanıp yaşanmadığı sorusuna ise “Benim kulağıma gelen herhangi bir şey yok” cevabını verdi.

İMAMOĞLU DAVASINDA LE MERIDIEN OTELİ SORGUSU
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında sanık Adnan Çebi’nin savunması ve duruşma savcısıyla arasında geçen soru-cevap bölümü dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
Makyol Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirten Çebi, hakkındaki örgütsel bağlantı ve örgüte yardım suçlamalarını reddetti. Şirketinin 12 ülkede faaliyet gösterdiğini, uzun yıllardır çeşitli kamu kurumları ile vakıflara bağışlarda bulunduğunu anlatan Çebi, dosyada gündeme gelen kreş ödemesinin de örgütsel finansman değil, hayır amacıyla gerçekleştirilen bir inşaat işi olduğunu savundu.
Ancak duruşmanın en dikkat çekici bölümü, Çebi’nin sahibi olduğu Le Meridien Oteli’nde gerçekleştirildiği belirtilen toplantılar, kameraların bantlanması ve jammer kullanımıyla ilgili savcılık sorgusu oldu.

SAVCIDAN KRİTİK SORU: "BAŞKA GRUPLAR DA KAMERALARI BANTLADI MI?"
Savcı, Çebi’ye önce otelin ne zamandan beri faaliyette olduğunu sordu. Çebi, “2012. Yaklaşık 14 yıl.” cevabını verdi. Bu cevap üzerine savcı doğrudan kamera bantlama meselesine geçti.
Savcı, Çebi’ye yaklaşık 14 yıllık faaliyet süresince otelde konaklayan başka kişi veya grupların da güvenlik kameralarını benzer şekilde bantlayıp bantlamadığını sordu. Çebi’nin cevabı dikkat çekti: “Bilgim dahilinde denk gelmedim.”
Böylece Çebi, uzun yıllardır faaliyet gösteren otelde başka bir grup veya kişinin benzer bir kamera bantlama işlemi yaptığına ilişkin bilgisinin bulunmadığını mahkeme huzurunda kayda geçirdi.
“RESMÎ TOPLANTILARDA DA KAMERA BANTLANDI MI?”
Savcılık bununla da yetinmedi. Çebi’ye otelde daha önce resmî kurumların ziyaretleri, toplantıları veya konferanslarının yapılıp yapılmadığı soruldu. Çebi, “Oldu efendim, çok olmuştur.” dedi.
Savcı bu kez, söz konusu resmî toplantılarda da kamera bantlama benzeri uygulamalarla karşılaşılıp karşılaşılmadığını sordu. Çebi, “Benim kulağıma gelen herhangi bir şey yok efendim.” cevabını verdi.
Bu soru-cevap bölümü, Çebi’nin savunmasında kamera bantlamanın İBB koruma personelinin “rutin uygulaması” olduğu yönündeki anlatımıyla birlikte dosyada tartışılan önemli başlıklardan biri haline geldi.

ÇEBİ: KAMERALARIN BANTLANMASI İBB PERSONELİNİN RUTİN UYGULAMASIYDI
Çebi savunmasında, dosyadaki ifadelerden hareketle kameraların kapatılmasının İBB koruma personeli tarafından gerçekleştirilen bir uygulama olduğunu ifade etti.
Kameraların kapatılmasında kullanılan peçete ve bantların İBB personeli tarafından araçlardan getirildiğini savunan Çebi, bu durumun kendisinin talimat vermediğini gösterdiğini söyledi.
Otelde 323 kamera bulunduğunu belirten Çebi, bunlardan yalnızca birinin kapatıldığını ve diğer kameraların çalışmaya devam ettiğini anlattı.
Çebi ayrıca dikkat çeken şu savunmayı yaptı: Toplantılara katılanlarla birlikte hareket etmiş olsaydı, onların kameraları kapatma ihtiyacı hissetmeyebileceğini ileri sürdü.

SAVCI JAMMER’I DA SORDU
Duruşma savcısının bir başka kritik başlığı ise jammer oldu. Savcı, otelin giriş-çıkışlarında jammer gibi bir cihazın içeri sokulmasına ilişkin güvenlik prosedürü bulunup bulunmadığını, başka bir ifadeyle “herkesin jammer’la otele girip giremeyeceğini” sordu.
Çebi, “Tabii ki öyle bir şey söz konusu olamaz.” dedi ancak hemen ardından güvenlik prosedürlerinin tamamen Le Meridien grubunun sorumluluğunda olduğunu savundu. Çebi, Makyol olarak bu süreçlere müdahale imkânlarının bulunmadığını söyledi.
Savunmasında da jammer kullanılması nedeniyle otelde iletişimde herhangi bir kesinti yaşanmadığını araştırdığını belirten Çebi, güvenlik uygulamalarından işletmeci şirketin sorumlu olduğunu ifade etti.
“BEN SADECE MAL SAHİBİYİM”
Çebi’nin otelle ilgili savunmasının ana eksenini, Makyol’un binanın sahibi olmasına rağmen işletmenin Marriott/Le Meridien tarafından yürütüldüğü tezi oluşturdu.
Otelin genel müdürü, çalışanları, güvenlik personeli, güvenlik kameraları, tahsilat işlemleri ve günlük işletme faaliyetlerinin tamamının işletmeci şirketin sorumluluğunda olduğunu söyleyen Çebi, “Ben otel binasının sadece mal sahibiyim.” şeklinde savunma yaptı.
Çebi ayrıca otelin yer aldığı kompleksteki rezidansta yaklaşık 12 yıldır yaşadığını ve Makyol’un ofisinin de otel binasının bitişiğinde bulunduğunu belirterek, otelde bulunan kişilerle ortak baz vermesinin bu nedenle doğal olduğunu savundu.
“İMAMOĞLU’NUN OLDUĞU HİÇBİR TOPLANTIYA KATILMADIM”
Dosyada Le Meridien Oteli’nde Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı bazı görüşmeler gündeme gelirken, Çebi bunlara katılmadığını söyledi.
Çebi, “Ben kesinlikle otelde gerçekleştirilen, Ekrem Bey’in yer aldığı hiçbir toplantı ve görüşmeye katılmadım.” dedi.
Toplantılara katılan kişilerin birçoğunu hayatında hiç görmediğini savunan Çebi, bu nedenle söz konusu görüşmelerin organizatörü olmadığını ileri sürdü.
OTEL FATURALARINA DA İTİRAZ ETTİ
Çebi, toplantılarla bağlantılı faturaların Makyol’a yönlendirildiği yönündeki iddiaları da reddetti.
O dönemde Cem Alkaya isimli kişinin Makyol çalışanı değil, Le Meridien Oteli çalışanı olduğunu söyleyen Çebi; otel genel müdürü Sinan Udil’in de Alkaya’nın amiri olduğunu belirterek, Makyol üzerinden talimat verildiği iddiasının kendi içinde çelişkili olduğunu savundu.
Yaptığı araştırmada bazı ödemelerin nakit olarak tahsil edildiğini öğrendiğini söyleyen Çebi, mahkemenin gerekli görmesi halinde Cem Alkaya’nın tanık olarak dinlenmesini talep etti.
4,7 MİLYON TL’LİK KREŞ ÖDEMESİ: HAYIR İÇİN YAPTIK
Çebi’nin savunmasındaki diğer önemli başlık ise Asoy İnşaat’a gönderilen 4 milyon 700 bin TL oldu. İddianamede söz konusu ödemenin örgütü finanse etmek amacıyla gönderildiği yönündeki suçlamayı reddeden Çebi, paranın bir kreşin inşaatı için hak ediş usulü ödendiğini söyledi.
Asoy İnşaat ile ilişkilerinin geçmişinin eski Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu dönemine kadar uzandığını belirten Çebi, şirketin daha önce Makyol projelerinde de çalıştığını anlattı.
Kreş inşaatına ilişkin yaklaşık 200 fotoğraf, ödeme kayıtları, uydu görüntüleri ve makbuzları mahkemeye sunduğunu belirten Çebi, ödeme tarihleriyle inşaatın ilerleme safhalarının örtüştüğünü savundu.
“İMAMOĞLU DÖNEMİNDE İBB’DEN HİÇ İŞ ALMADIK”
Çebi, örgüte yardım suçlamasına karşı da Makyol’un İmamoğlu dönemindeki İBB ilişkilerini savunmasının merkezine aldı.
Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanlığı döneminde İBB’den hiçbir yeni iş almadıklarını söyleyen Çebi, Kadir Topbaş döneminden kalan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki iki projeyi de tasfiye ettiklerini anlattı.
İBB ile aralarında yüz milyonlarca liralık ecrimisil davaları bulunduğunu da söyleyen Çebi, bu tabloyu belediyeyle “ortak hareket etmediklerinin” göstergesi olarak sundu.
SAVCILIK SORULARI SAVUNMANIN EN KRİTİK NOKTASINA ODAKLANDI
Çebi savunması boyunca, oteldeki kamera, jammer ve toplantı organizasyonlarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve tüm sorumluluğun işletmeci şirkete ait olduğunu ileri sürdü.
Ancak savcılık sorgusunda özellikle 14 yıllık otel geçmişiyle kamera bantlama uygulaması arasındaki ilişkiye odaklandı.
Çebi, başka grupların benzer şekilde kamera bantladığına “bilgisi dahilinde denk gelmediğini”, çok sayıda resmî toplantı yapılmasına rağmen bunlarda kamera bantlandığına ilişkin de kulağına herhangi bir bilgi gelmediğini söyledi.
Böylece İmamoğlu Suç Örgütü davasında Le Meridien Oteli’ne ilişkin tartışmaların merkezindeki kamera bantlama ve jammer uygulamaları, savcının doğrudan sorularıyla mahkeme tutanaklarına bir kez daha girdi.




















