Danıştay kararı öncesi muhtarlar ve enerji işçilerinden Ankara’da ortak çağrı “Üretim devam etsin Milas Soma olmasın”

Milas’taki elektrik santrallerinin geleceğini yakından ilgilendiren acele kamulaştırma davasının 16 Eylül’de yapılacak duruşması öncesinde, bölge muhtarları ve enerji işçileri Ankara’da Danıştay Başkanlığı önünde basın açıklaması yaptı.
Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, hiçbir köy merkezinin kamulaştırma kapsamında olmadığını belirterek “Üretimin durması, gençlerimizin iş için başka şehirlere gitmesi ve köylerimizin giderek boşalması anlamına gelir” dedi. TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ise üretimin durması halinde ilk bedeli işçilerin ödeyeceğini belirtti ve “Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” dedi. Muhtarlar ve enerji işçilerinden oluşan heyet, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ı da ziyaret etti.
Milas’taki Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ile TES-İŞ’e bağlı enerji işçileri, Akbelen ve çevresindeki bazı taşınmazlar hakkında verilen acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın 16 Eylül’de yapılacak duruşması öncesinde Ankara’ya gitti.
Danıştay Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında Muhtarlar Danışma Kurulu adına Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, enerji ve maden işçileri adına TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik konuştu.
Açıklamada, yargı kararına ve hukuki sürece duyulan güven vurgulanırken, verilecek kararın bölgedeki köyler, çalışanlar, yerel işletmeler ve binlerce aile üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması istendi.

Dursun Uysal: “20 köyde yaşayan 15 bin kişinin sesini duyurmaya geldik”
Santrallere komşu 20 köyde yaşayan yaklaşık 15 bin kişiyi temsilen Ankara’da olduklarını belirten Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, 16 Eylül’deki duruşmanın bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Uysal, Milas’ta tarım ve madenciliğin 40 yılı aşkın süredir birlikte devam ettiğini belirterek, “Biz bu topraklarda doğduk, burada yaşıyoruz. Köylerimizin geleceğini en iyi bilen insanlarız. Köylerimizde insanlar tarımla uğraşıyor, madende ve santrallerde çalışıyor. Kazandığı parayı yine bu bölgede harcıyor. Esnafımız iş yapıyor, nakliyecimiz ekmek kazanıyor, yerel işletmelerimiz ayakta duruyor. Üretimin durması ekonomik hareketliliğin azalması, gençlerimizin iş bulmak için başka şehirlere gitmesi ve köylerimizin giderek boşalması anlamına gelir” dedi.
“Hiçbir köy merkezi ortadan kalkmayacak”
Kamulaştırma sürecine ilişkin kamuoyunda doğru olmayan bilgilerin dolaşıma sokulduğunu ifade eden Uysal, hiçbir köy merkezinin karar kapsamında bulunmadığını vurguladı:
“Ben kamulaştırmanın olduğu altı köyden birinin muhtarıyım. Açıkça söylüyorum, hiçbir köyün merkezi ortadan kalkmayacak. Biz zeytinin, toprağın ve doğanın zarar görmesini istemiyoruz. İnsanımızın işini ve bölgenin ekonomik hayatını da korumak zorundayız. Maden de bizim, zeytin de bizim. Toprak da bizim, emek de bizim. Biz köylerimizin boşalmasını değil, yaşamasını ve üretmeye devam etmesini istiyoruz. Çocuklarımızın doğdukları topraklarda kalmasını, çalışmasını ve geleceğini burada kurmasını istiyoruz. Köylerin yok olacağı yalanını söyleyenlere diyorum ki, hiçbir köyün merkezi ortadan kalkmayacak. Gerçeği görmek isteyen herkesi haritaya bakmaya davet ediyorum. Halkımız, Alman vakıflarının satın aldığı muhtara değil gerçek köylülerin sesine kulak versin. Milas, bir muhtardan büyüktür!”

Fatih Erçelik: “Milas Soma Olmasın”
TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik de Yeniköy ve Kemerköy madenleri ile santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan çalıştığını söyledi. Bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte binlerce insanın daha bu üretimden geçimini sağladığını ifade eden Erçelik, her istihdam rakamının arkasında bir aile bulunduğuna dikkat çekti.
Yargı sürecine saygı duyduklarını vurgulayan Erçelik, TES-İŞ’in önceliğinin çalışanların haklarını ve geleceğini korumak olduğunu belirterek “Bizim burada bulunma nedenimiz işçinin işini, aşını ve geleceğini savunmaktır. Çünkü alınacak kararın sonuçlarını doğrudan yaşayacak olanlar bizleriz. Üretim durduğunda ilk bedeli işçi öder. Ardından esnaf, nakliyeci, bakım firması, yerel tedarikçi ve bütün bölge etkilenir. Bu rakamların her biri bir işçi, bir aile, bir ev ve bir gelecek demektir. Soma’nın santral kapandıktan sonra neler yaşandığını gördük. Milas’ın kaderi de Soma gibi olmasın” diye konuştu.
“İşçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için ağır sonuçları olur”
Maden sahası ile santrallerin birbirine bağlı bir üretim düzeni içinde çalıştığını belirten Erçelik, santrallerin ihtiyacı olan kömürün Milas havzasında bulunduğunu söyledi. Erçelik, üretim zincirindeki herhangi bir aksamanın doğrudan istihdama yansıyacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Maden durursa santral de durur. Santralin ihtiyacı olan kömür bu havzadadır ve üretimin devamı maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlıdır. Biz bölgede 40 yıldır madencilik yapıyoruz. Bu süre içinde madencilik, bölgenin çalışma hayatının ve ekonomik düzeninin bir parçası haline geldi. İşçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için ağır sonuçları olur.”
Enerji yönetimiyle Ankara’da görüşme
Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ve TES-İŞ’e bağlı işçiler, Ankara programı kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ı da ziyaret etti.
Görüşmelerde 16 Eylül’de yapılacak duruşma öncesinde bölgedeki üretim ve istihdamın mevcut durumu, santrallerin kömür ihtiyacı, maden sahalarındaki çalışmaların geleceği ve köylerde yaşayan vatandaşların beklentileri aktarıldı. Muhtar ve işçiler, hukuki süreç değerlendirilirken bölgede yaşayan ve çalışan insanların görüşlerinin ve bölgedeki sosyoekonomik gerçeklerin de dikkate alınması çağrısında bulundu.
















