Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum “Türkiye AİHS VE AİHM’İ gözden geçirebilir" dedi, AK Partili Türkeş’ten yanıt geldi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum “Türkiye AİHS VE AİHM’İ gözden geçirebilir' dedi, AK Partili Türkeş’ten yanıt geldi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un Osman Kavala hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı sonrası Türkiye'nin AİHS'ye taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlandığı yönündeki sözlerine yanıt verdi. Türkeş, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinin önemine dikkat çekerek tartışmaların ‘bilinçsizce alevlendirildiğini’ söyledi.

  • AİHM, Osman Kavala'nın ikinci başvurusunda Türkiye'yi altı farklı maddeden mahkum ederek 70 bin Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, AİHM'in siyasi proje niteliğinde kararlar verdiğini savunarak Türkiye'nin AİHS'ye taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlandığını söyledi.
  • AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş, Türkiye'nin AİHS'den çekilebileceğine ilişkin tartışmaların 'bilinçsizce alevlendirildiğini' belirtti ve AİHS'ye taraf olmaktan vazgeçme senaryosunu 'deli saçması' olarak nitelendirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “derhal serbest bırakılma” kararına rağmen tahliye edilmeyen tutuklu iş insanı Osman Kavala'nın ikinci başvurusu hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme, Türkiye'yi altı farklı maddeden mahkum ederken Kavala'ya 70 bin Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI UÇUM “TÜRKİYE AİHS VE AİHM’İ GÖZDEN GEÇİREBİLİR" DEDİ, AK PARTİLİ TÜRKEŞ’TEN YANIT GELDİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kararın ardından yaptığı açıklamada AİHM'i eleştirdi. Uçum, AİHM'in siyasi proje niteliğinde kararlar verdiğini savunarak Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlandığını söyledi.

Uçum'un açıklamalarına Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş'ten yanıt geldi.

Mehmet Uçum

"TÜRKİYE AİHS'DEN ÇEKİLİR TARTIŞMALARI BİLİNÇSİZCE ALEVLENDİRİLİYOR"

Türkeş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Uçum'un sözlerine de atıfta bulunarak Türkiye'nin AİHS'den çekilebileceğine ilişkin tartışmaların “en hafif tabirle bilinçsizce alevlendirildiğini” belirtti.

Türkeş'in açıklamasının tamamı şöyle: "Geçtiğimiz günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) açıkladığı (Osman Kavala No. 2) kararını müteakip, en hafif tabirle bilinçsizce alevlendirilen 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerekirse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden (AİHS) çekilir' tartışmaları üzerine birkaç söz söylemek gereği hâsıl olmuştur.

Ülkemiz, 70 yılı aşkın bir süredir kurucuları arasında yer aldığı Avrupa Konseyi'nin saygın bir üyesidir. Keza AİHS'ye yine bir o kadar süredir taraftır. AİHS'ye uyumu denetlemek amacıyla teşkil edilen AİHM nezdinde ise 1987 yılından bu yana bireysel başvuru hakkını kabul etmiş, zorunlu yargı yetkisini de 1990 yılından itibaren özümsemiştir.

Bugün ise söz konusu bu ciddi birikimin ve Avrupa'yla entegrasyon mekanizmasının birtakım hezeyanlarla hiç edilmek istendiğini müşahede ediyoruz.

"AB HEM DE AİHS VE AİHM GİBİ FAKTÖRLERİ 'YOKMUŞ' YAHUT 'ÖNEMSİZMİŞ' GİBİ ADDETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Şüphesiz ki, Türkiye'nin Avrupa'yla ilişkileri Avrupa Birliği (AB) ile başlamamıştır ve bu kurumsal çerçeveye de sınırlandırılamaz. Ne var ki siyâset, belli bir zamandaki belli nesnel şartlarla çerçevelenir. Hâl böyleyken hem AB hem de AİHS ve AİHM gibi faktörleri 'yokmuş' yahut 'önemsizmiş' gibi addetmek mümkün değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerek coğrafî konumu ve kültürel tarihi gerekse üstün jeopolitik menfaatleri bakımından her daim çok-boyutlu bir politika izlemek durumundadır. Ve 'Avrupa'yla müspet ilişkiler' başlığı, tam da bu 'çok-boyutluluk' ilke ve pratiğinin vazgeçilmez bir ağırlık merkezidir.

Modern zamanlarda AB-Türkiye ilişkileri pek çok çetin sınavdan geçmiş; ancak köklü Hariciyemizin emektar diplomatlarının da alın teri ve çabalarıyla hep 'daha ileriye' taşınabilmiştir.

Bu emeklerin kimileri tarafından zâyi edilmek istenmesi - üstelik doğuracağı kesin uzun vadeli/yapısal hukukî, ekonomik ve siyasi istikrarsızlaşma ivmesi bütünüyle inkâr edilerek - tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.

Tuğrul Türkeş

"DEVLETE VE MİLLETE NASIL BİR KÖTÜLÜK YAPTIKLARININ FARKINDA OLDUKLARINI ZANNETMİYORUM"

Herkes için eşit işleyen hukuk ve adalet; kalkınmanın da refahın da medenîleşmenin de ön şartıdır. Bugün hukuku ve adaleti aşındıran yahut aşındırmış memleketlerin içinde bulundukları sefâlet ve dünya sahnesinde uğradıkları geri döndürülemez itibar kaybı herkesin malumudur. Türkiye'yi bu seviyelere çekmek isteyenlerin devlete ve millete nasıl bir kötülük yaptıklarının farkında olduklarını zannetmiyorum.

Osman Kavala ve benzeri irili ufaklı, kangrenleştirilmiş davaların 'millî hukuk' yoluyla çözülmesi pekâlâ mümkündü ve hatta hâlâ mümkündür. Bunun için dışarılardan birtakım mercilerin dahline hiç mi hiç ihtiyaç yok(tu). Yürürlükteki Anayasa ve yasaların herkese eşit, adil ve şeffaf tatbik edilmesiyle bu sorunların hiçbiri yaşanmayabilir(di). Nitekim bundan iki yıl kadar evvel bu hususta girişimlerde bulunmam da tam olarak bu sebeplerdendi.

Hukuk kararlarına - onları siyâset ve zararlı bazı ideolojik fantezi zeminlerine çekmeksizin - 'uygulanma' fırsatı tanımak, Avrupa hukukunun değil, bizzat millî hukukun bir kazanımı şeklinde değerlendirilecektir.

"EVRENSEL HUKUK İLKELERİ VE ADALET BUGÜN VE YARIN İÇİN HERKESE, HEPİMİZE LAZIM"

Salt 'Kavala' özelinde değil, topyekûn Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının isteği ve menfaati buradadır. Kavala figürü yalnızca meselenin en 'görünür' yüzüdür.

Yapay zekâyla basit bir diyalog bile ülkemizin AİHS'ye taraf olmaktan vazgeçmesi senaryosunun ne denli 'deli saçması' olacağının anlaşılması için yeterliyken, bunu üst düzey sorumluluk sahiplerinin açıktan dillendirmeye cesaret etmeleri ancak Kafkayen absürtlükle izah edilebilir. Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bugün ve yarın için herkese, hepimize lazım."

Umut Halavart
Haberler.com
Haberler.com
2000

Yorumlar (4)

Haber YorumlarıRevolver:

Uluslararası hukuktan ve çağdaş dünyadan tam hızla uzaklaşıyoruz

Yorum Beğen7
Yorum Beğenme1
yanıtYanıtla
Haber YorumlarıUfuk BİR:

Olsun ama macera dolu Amerika'ya çok yakınız

yanıt1
yanıt0
Haber Yorumlarısade vatandaş:

sıradan halk tirip attığınız ülkelerin vize kuyruğuna girip niye kendini küçük düşürüyor biz bu duruma bu siyasetçiler yüzünden geldik Türkiye adına Türk halkı karar verir adaletten hak hukuktan uzaklaşanlar değil

yanıt0
yanıt0
Haber Yorumlarıvedat cici:

ekonomimizi bozan her konuda başka ülkelerle boş yere atışmanız

Yorum Beğen0
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.