Türkiye ile Ermenistan Arasında Doğrudan Kara Ticareti Başlıyor... Dışişleri Yetkilisi: "Olumlu Bir Gelişme"
Türkiye ile Ermenistan, Gürcistan üzerinden yeniden ihracat (re-export) şeklinde yapılan ticaret yerine doğrudan kara ticaretine geçiyor. Türk firmaları artık ihraç ettikleri malların son varış noktasını Ermenistan olarak düzenleyebilecek. ANKA'ya konuşan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, gelişmeyi olumlu değerlendirdiklerini belirterek, "İleride inşallah sınır kapıları açılırsa, doğrudan Türkiye'den Ermenistan'a da gidecek diye ümit ediyoruz" dedi. Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi Başkan Yardımcısı Noyan Soyak, "Önümüzdeki süreç içerisinde hem Azerbaycan-Ermenistan hem Türkiye-Ermenistan sınırları işlevsel olacak ve büyük bir ticaret hacmine, büyük bir transit yola yani bütün Orta Asya'nın Avrupa'ya bağlanmasına sebep olacak bir gelişme yaşayacağız" dedi.
Haber : Melis YILDIRIM
(ANKARA) - Türkiye ile Ermenistan, Gürcistan üzerinden yeniden ihracat (re-export) şeklinde yapılan ticaret yerine doğrudan kara ticaretine geçiyor. Türk firmaları artık ihraç ettikleri malların son varış noktasını Ermenistan olarak düzenleyebilecek. ANKA'ya konuşan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, gelişmeyi olumlu değerlendirdiklerini belirterek, "İleride inşallah sınır kapıları açılırsa, doğrudan Türkiye'den Ermenistan'a da gidecek diye ümit ediyoruz" dedi. Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi Başkan Yardımcısı Noyan Soyak, "Önümüzdeki süreç içerisinde hem Azerbaycan-Ermenistan hem Türkiye-Ermenistan sınırları işlevsel olacak ve büyük bir ticaret hacmine, büyük bir transit yola yani bütün Orta Asya'nın Avrupa'ya bağlanmasına sebep olacak bir gelişme yaşayacağız" dedi.
Türkiye ile Ermenistan, Gürcistan üzerinden yeniden ihracat (re-export) şeklinde yapılan ticaret yerine, doğrudan kara ticaretine geçme konusunda uzlaştı.
Ermenistan'ın, Azerbaycan'ın Kelbecer bölgesini işgal etmesi üzerine Türkiye ile Ermenistan arasında Türkiye tarafında bulunan Gümrü sınır kapısı 1993 yılından bu yana kapalı. Diplomatik ilişkilerin bulunmadığı iki ülke arasındaki normalleşme görüşmelerine, 2022 yılında başlandı.
Dışişleri: Formaliteler tamamlandıktan sonra başlayacak
Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı'na konuşan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, doğrudan ticarete ilişkin gelişmeyi olumlu değerlendirdiklerini belirterek, "İleride inşallah sınır kapıları açılırsa, doğrudan Türkiye'den Ermenistan'a da gidecek diye ümit ediyoruz" ifadesini kullandı.
1993 yılından beri iki ülke arasında doğrudan ticaret yapılmadığını anımsatan üst düzey yetkili, "Bizde birtakım formaliteler var tamamlanması gereken. Onlar tamamlandıktan sonra başlayacak. Olumlu değerlendiriyoruz, yeni bir adım çünkü. Uzun süredir yapılamayan bir şey yapılmış oluyor. Havadan ticareti serbest bırakmıştık, uçaklarla. Şimdi karayolundan da Gürcistan üzerinden gidecek. İleride inşallah sınır kapıları açılırsa, doğrudan Türkiye'den Ermenistan'a da gidecek diye ümit ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.
"Bütün evraklara son varış ülkesi olarak Ermenistan yazılabilecek"
Türkiye ile Ermenistan arasında yaklaşık 300-350 milyon dolarlık ticaret hacmi söz konusu. Ancak bu ticaret Gürcistan üzerinden re-export şeklinde yapılıyordu.
Gelişmeleri ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi Başkan Yardımcısı Noyan Soyak da iki ülke arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 99'unun Türkiye'den Ermenistan'a yapılan ihracat olduğunu kaydetti. İhracatın Gürcistan'a çıkıyor gibi gösterildiğini belirten Soyak, şöyle devam etti:
"Gürcistan'da evraklar tekrardan değiştirilip Gürcistan'dan Ermenistan'a tekrar gönderiliyordu. Bu da tabii bütün ürünlerde aşağı yukarı yüzde 10-15 civarı ekstra bir maliyet getiriyordu. Arada muhakkak bir Gürcistanlı firma kurulması gerekiyor. Gürcistanlı firma alıcı oluyordu, tekrardan re-export ediyordu. Şimdi yine Gürcistan üzerinden gidecek ancak bütün evraklara son varış ülkesi olarak Ermenistan yazılabilecek. Bu ihracatçılara neyi sağlayacak? Gürcistan'da oluşan yüzde 10-15'lik farkı Türk ihracatçısının cebinde veya Ermenistan'daki ithalatçının cebinde bırakacak. Dolayısıyla fiyatlar biraz daha ucuzlayacak. Bu da ticaret hacminin artmasına sebep olabilir."
"Ticaret hacmi otomatik olarak artacak"
Soyak, uygulamanın, Ermenistan ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını belirterek, "Bu uygulama olduktan sonra benim tahminim aynı şekilde Ermenistan menşeli, Ermenistan'dan çıkan ürünlerin de Türkiye'ye gelmesindeki sıkıntı ortadan kalkacak. Dolayısıyla Ermenistan ihracatı da Türkiye'ye ulaşmaya başlayınca bu hacim otomatik olarak biraz daha artacak" dedi.
"Doğu illerimizden Ermenistan'a yapılacak olan ticaret çok önemli"
Yeni uygulama ile sınır ticaretinin de oluşmaya başlayacağını dile getiren Soyak, "Bugüne kadarki ticaret genelde sanayinin biraz daha yoğun olduğu Türkiye'de, Batı illerinden yapılıyordu. Şimdi sanıyorum yavaş yavaş sınır ticaretine doğru ısınmaya başlayacağız. Doğu illerimizdeki üreticilerin de komşu ülkelere yaptıkları ihracat, ticaret gibi ufak bir ticaret de Ermenistan tarafıyla başlayabilecek. Aslında en önemli noktalardan bir tanesi bu. Daha az gelişmiş olan Doğu tarafında, Doğu illerimizden Ermenistan'a yapılacak olan ticaret çok önemli" diye konuştu.
"Türkiye'de yetişen ürünlerle Ermenistan'da yetişen ürünler arasında büyük fark var"
Soyak, ihracat kalemlerinde yelpazenin çok geniş olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Gıdadan tüketim malzemelerine, temizlik ürünlerinden tekstile, makine, sanayi ürünleri, demir-çelik yani o kadar çok malzeme var ki giden aslında ambargoya rağmen yani aradaki bu sınırların kapalı olması ve üçüncü ülkeler üzerinden evraklar değiştirilerek yapılmasına rağmen çok geniş yelpazede bir ihracat vardı. Sanıyorum o kalemler yine aynı kalacaklar, belki tarım ürünleri olabilir. Çünkü Türkiye'nin o bölgesinde yetişen ürünlerle Ermenistan'ın Ararat Vadisi dedikleri yerde yetişen ürünler arasında büyük fark var. Bizde tahıl ağırlıklı, şeker pancarı ağırlıklı bir tarım varken sınırın diğer tarafında biraz daha sebze-meyve ağırlıklı bir tarım var. Dolayısıyla muhtemelen o bölgelerde o şekilde bir karşılıklı ticaret de oluşacaktır diye düşünüyorum."
"Barış süreci başarılı bir şekilde ilerliyor"
Bu sürecin, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır üzerinden doğrudan ticarete evrilip evrilmeyeceğine dair Soyak, 30 senedir kapalı olan bir sınırın olduğunu belirterek, ABD öncülüğündeki barış girişimlerine değindi. Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi Başkan Yardımcısı Noyan Soyak, şunları kaydetti:
"Bu barış süreci, görüldüğü kadarıyla başarılı bir şekilde ilerliyor. Bölgede ekonomik entegrasyon sağlanıyor. Birbirlerine dayanarak ticaret yapmaya başlayacaklar. Transit yolları açılacak. Bu demektir ki, artık sınırların kapalı kalması gerekmeyecek. Sanıyorum önümüzdeki süreç içerisinde hem Azerbaycan-Ermenistan hem Türkiye-Ermenistan sınırları işlevsel olacak ve büyük bir ticaret hacmine, büyük bir transit yola yani bütün Orta Asya'nın Avrupa'ya bağlanmasına sebep olacak bir gelişme yaşayacağız."
"Türk Hava Yolları'nın Ermenistan'a direkt uçmaya başlaması çok önemli"
Soyak, uygulamanın hayata geçirilmesine ilişkin bir takvim olup olmadığına ilişkin, "o takvimin içinde olunduğunu" belirtti. Türk Hava Yolları'nın 11 Mart'ta başlayacak Ermenistan'a direkt uçuşunun çok önemli olduğuna dikkati çeken Soyak, "Türk Hava Yolları aslında Türkiye'nin uçan büyükelçiliği gibidir, ben öyle tanımlıyorum. Dolayısıyla bu önemli bir gelişmedir. Üçüncü ülke vatandaşları veya diplomatik pasaport taşıyan insanların kara sınırından geçmeye başlayacakları haberleri vardı. Bununla ilgili bir anlaşma vardı. Şimdi bu kargo evraklarına Ermenistan yazılabilecek, Ermenistan'dan gelen ürünler Türkiye'ye girebilecek uygulamaları başlayacak" dedi.
Bu konu üzerinde 30 senedir çalıştığını dile getiren Soyak, "Umuyorum yakın zamanda artık iki ülke arasındaki bütün bu engeller kalkacak ve biraz daha dostluk kazanacak diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
AB ile ortak projeler
Uygulamanın Avrupa Birliği'nden yapılan "Türkiye- Azerbaycan ve Ermenistan ile ortak bir proje listesi hazırlandığı" açıklamasının ardından gelmesi dikkati çekti. Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos, Almanya'daki 62. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen "Açık Koridor Politikası, Hazar Denizi Ötesi İşbirliğinin Derinleştirilmesi" başlıklı panelde, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye ile somut projeler üzerinde çalıştıklarını dile getirmişti. Kos, ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile katıldığı panelde, özellikle Nahçıvan'da demiryollarının geliştirilmesi konusunu öne çıkartmış ve projeyi Türkiye'nin de ilgi gösterdiğini söylemişti. Kos, "Henüz bu projeleri tam olarak nasıl hayata geçireceğimizi bilmiyorum. Ancak Nahçıvan konusundaki işbirliğinin bölgede gerçek bir oyun değiştirici olabileceğini görüyoruz. Ayrıca Türkiye ile yaptığımız görüşmelerden de haberdarsınız" şeklinde konuşmuştu.
TRIPP etkisi
Son günlerde yaşanan hareketliliğin bir diğer nedeni de bölgede artan ABD ağırlığı. Geçen yıl ağustos ayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın davetiyle Barış Anlaşması imzalamıştı. Anlaşmayla birlikte bir zamanlar "Zengezur Koridoru" diye adlandırılan yol, TRIPP olarak adlandırılan bir transit koridora dönüştü. ABD liderliğindeki bir konsorsiyum tarafından işletilecek TRIPP, Türkiye'yi Orta Koridor hattının merkezine yerleştiriyor. Bu rota, Orta Asya ile Avrupa arasında yeni bir bağlantı hattı sunarak, lojistik, ticaret ve enerji akışlarında Türkiye'yi kritik transit ülke haline getiriyor.
JD Vance'in Güney Kafkasya turu
Bu kapsamda bir diğer somut adım, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in 9-11 Şubat tarihlerinde Ermenistan ve Azerbaycan'ı kapsayan dört günlük Güney Kafkasya turunda atıldı. ABD ile Ermenistan arasında imzalanan Nükleer İşbirliği Anlaşması'nın ilk etapta Ermenistan'a 5 milyar dolara kadar ABD ihracatının önünü açacağını dile getiren Vance, anlaşmanın yakıt ve bakım sözleşmeleri aracılığıyla uzun vadede 4 milyar dolar ek katkı sağlayacağını da kaydetti. Ardından Azerbaycan'a giden Vance, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Alliyev ile "Azerbaycan Hükümeti ile ABD Hükümeti Arasında Stratejik Ortaklık Şartı"nı imzaladı. Vance, imza töreni sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında TRIPP'e değinerek, "Umudumuz, TRIPP'in ekonomi, doğal kaynaklar ve kritik mineraller alanında iş birliği yapılması ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki olağanüstü barış anlaşmasının gerçekten kalıcı olmasını mümkün kılmasıdır" ifadelerini kullanmıştı.

















