İsrailli gazeteci Levy, Tel Aviv'in son hamlesiyle Batı Şeria'yı fiilen ilhak ettiğini söyledi Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrailli gazeteci ve yazar Gideon Levy, İsrail hükümetinin Batı Şeria'da işgali derinleştiren ve statükoyu hiçe sayan kararlarıyla Filistin Devleti fikrini ortadan kaldırdığını ve bölgeyi fiilen ilhak ettiğini belirtti.

İsrailli gazeteci ve yazar Gideon Levy, İsrail hükümetinin Batı Şeria'da işgali derinleştiren ve statükoyu hiçe sayan kararlarıyla Filistin Devleti fikrini ortadan kaldırdığını ve bölgeyi fiilen ilhak ettiğini belirtti.

İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria, uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları uyarınca işgal altındaki topraklar ve gelecekte kurulacak Filistin Devleti'nin parçası olarak kabul ediliyor.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile İsrail arasında 1990'lı yıllarda imzalanan Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria'da Filistin yönetimi kurulmasına rağmen İsrail, bu anlaşmalara aykırı şekilde işgal ettiği topraklarda daha fazla Filistin toprağını gasbederek buraya İsrail yerleşimleri kurulması gibi birçok adım attı.

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğinde aşırı sağcı isimlerin kilit roller üstlendiği İsrail hükümeti, 8 Şubat'ta Batı Şeria'daki statükoyu Yahudi yerleşimciler lehine ve Filistinliler aleyhine değiştirecek bir dizi karar aldı.

Bu kararlar arasında, Yahudi yerleşimcilerin doğrudan arazi satın almasının önündeki engellerin kaldırılması, İsrail'e Filistin yönetiminin sorumluluğundaki alanları türlü bahanelerle gasbetme "yetkisi", Filistin kenti El Halil'de yerel yönetimin yetkilerinin elinden alınıp İsrail'e bağlı "paralel bir belediye" kurulması yer aldı.

İsrailli gazeteci ve yazar Gideon Levy, İsrail güvenlik kabinesinin Batı Şeria'da işgali derinleştiren ve Filistin Devleti'nin toprak bütünlüğünü fiilen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir dizi kararına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Batı Şeria'daki mevcut statükoyu belirleyen Oslo Anlaşmalarının artık tamamen rafa kalktığını söyleyen Levy, "İsrail, Oslo Anlaşmalarını yıllarca görmezden geldi. Birçok madde göz ardı adildi, ancak şimdi anlaşma resmen öldü. İkinci şey ve bundan daha kötü olan şey ise ilhak sürecinin zirve noktasına varması. Batı Şeria resmen ilan edilmeden sahada oluşturulan gerçeklikle İsrail tarafından ilhak edildi." dedi.

"Filistinlilerin, Amerika'daki yerli halk gibi unutulmalarından korkuyorum"

İsrail'in ilhak adımlarını sıklaştırdığı Batı Şeria'da Filistinlilerin maruz kaldığı baskı ve şiddete değinen Gideon Levy, "Batı Şeria (Filistinli) sakinlerinin, yerleşimcilerin korkunç, planlı katliamlarına ve şiddetine katlanamayıp köylerini terk etmedikleri tek bir hafta bile yok." ifadesini kullandı.

Sık sık Batı Şeria'yı ziyaret ederek Filistinlilerin nabzını tuttuğunu aktaran Levy, "Çok üzücü... Size son haftalarda bir sonuca vardığımı söylemeliyim. Kesin bir sonuç değil ama savaşı kaybettiklerini, her şeylerini kaybettiklerini hissediyorum. Filistinlilerin çok yakında Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yerli halk gibi, hiçbir hakları olmadan unutulmuş halde kendilerini bulmalarından çok korkuyorum." diye konuştu.

Gideon Levy, İsrail ordusu ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarının günden güne arttığı Batı Şeria'daki durumu, şu sözlerle ortaya koydu:

"Batı Şeria'da çocuklar, gençler ve yaşlılar her gün böcek gibi vurularak öldürülüyor. Her gün yeni bir olay oluyor ve her hafta onlarca yeni yerleşimin kurulması sorunu var. On binlerce dönüm araziyi kaplayan daha fazla yeni yerleşim yeri kuruluyor."

Filistinliler, İsrail karşısında yeni siyasi liderliğe ihtiyaç duyuyor

Filistinlilerin acilen yeni bir liderliğe ihtiyacı olduğunu ve birleşmeleri gerektiğini ancak bunun gerçekleşeceğini sanmadığını dile getiren Levy, "İsrail hükümetinin son kararlarından sonra Filistin Yönetimi'nin ölümü ilan edildi. Hiçbir yetkisi olmayacak. Belki Batı Şeria'daki sokakları temizlemek ve kanalizasyondan sorumlu olacaklar, bundan fazlası değil ve hatta bundan bile emin değilim." dedi.

Batı Şeria'nın ilhakına giden yolun rotasını ancak ABD'nin değiştirebileceğini savunan Levy, "(ABD) Her şeyi değiştirebilirler. Hatta birçok şeyi tersine çevirebilirler. Şu anki gibi imkansız koşullarda bile bir Filistin Devleti için koşullar yaratabilirler." ifadelerini kullandı.

Avrupa, adım adım Batı Şeria'yı ilhaka giden İsrail'e karşı sessiz

Gideon Levy, Netanyahu yönetiminin attığı adıma uluslararası kamuoyundan, özellikle Avrupa'dan kayda değer hiçbir tepki gelmediğini vurgulayarak, "Mesele Avrupa'nın yeterince çaba gösterip göstermediği değil. Avrupa hiçbir şey yapmıyor. Boş kınamalar hiçbir işe yaramaz. İsrail bunları nasıl görmezden geleceğini çok iyi biliyor." ifadelerini kullandı.

Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasının ardından Avrupa Birliği'nin haftalar içinde yaptırımlar dahil bir dizi önlem aldığını hatırlatan Levy, "İsrail, neredeyse iki buçuk yıldır Gazze Şeridi'nde ve kimse yaptırımlardan bahsetmeye bile cesaret edemiyor. İsrail, Batı Şeria'da uluslararası hukukun tüm maddelerini ihlal ediyor ve kimse yaptırımları hayal bile etmiyor." dedi.

Levy, uluslararası kamuoyunun İsrail'in Batı Şeria'daki uygulamalarını kabullendiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünya, İsrail'i serbest bıraktı ve İsrail bundan faydalanıyor. Dünyadan bahsettiğimizde, ABD hariç her şeyden bahsediyoruz... İsrail, bölgede uluslararası hukuku gerçekten korumak için herhangi bir özveri göstermeyen bu tutumu ve pasifliği, çok verimli bir şekilde kendi çıkarları için kullanıyor."

Batı Şeria'da sol hükümetlerle başlayan "suç projesi" Netanyahu ile ivme kazandı

İşgal altındaki Batı Şeria'nın ilhak edilmesi sürecinin sadece Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümete yüklenemeyeceğini bunun çok önce başladığına işaret eden Levy, "Batı Şeria'daki yerleşimler İşçi Partisi tarafından kuruldu. Şimon Peres ve Yitzhak Rabin gibi Nobel Barış Ödülü sahibi isimlerin liderliğindeki hükümetler tarafından, İsrail'in 'barış hükümetleri' tarafından kuruldu. Bu suç projesinin, yani yerleşim projesinin tüm temeli, İsrail'deki sosyal demokrat hükümetler tarafından atıldı." ifadelerini kullandı.

Batı Şeria'da kurulan yerleşimlere meşruiyeti verenlerin daha önceki sosyal demokrat hükümetler olduğunu ve "Filistin Devleti'nin kurulması olasılığını engelleme ve daha sonra Batı Şeria'yı tamamıyla Yahudileştirmeyi hedeflediklerini" değerlendiren Levy, mevcut Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin ise bu sürece ciddi bir ivme kazandırdığını söyledi.

Bu bağlamda, Ekim 2023 sonrası İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırılar başlatmasının "Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimciler ve onların hükümet içindeki destekçileri için büyük fırsat olduğunu ve bunu kullandıklarını" dile getiren Levy, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla, dünya Gazze ile meşgulken her şey çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Yerleşimciler bu fırsatı değerlendirdi ve gerçekten de Batı Şeria'da yeni bir durumla karşı karşıyayız."

İsrail kamuoyu: Batı Şeria'yı Yahudileştirmek isteyenler ve olup bitenlere kayıtsız kalanlar

İsrail kamuoyunun, "Yahudi Meshiçi motivasyonlarla hareket edenler ve işgal altındaki Batı Şeria'da neler olup bittiğinden habersiz olanlar üzere iki kampa ayrıldığını" dile getiren Gideon Levy, "Mesihçiler için amacın siyonizmin ana hedeflerine ulaşarak Mesih'i yer yüzüne indirmek olduğunu" söyledi.

Levy, "Hedefe ulaştıklarında Batı Şeria tamamen Yahudi olacak. Yahudi olacak derken, Batı Şeria'da Filistinli kalmayacak demek istiyorum. Aşırı radikal kesimin vizyonu bu ve her şeyi yapıyorlar." dedi.

Halkın geri kalanının ise Batı Şeria'da olup bitenler konusunda İsrail basının "ihaneti" nedeniyle bilgisinin olmadığını veya kayıtsız kaldığını ifade eden Levy, ülkedeki ana akım medyanın Gazze'ye saldırıları propaganda dışında hiç ele almadığını, Batı Şeria'da da yıllardır aynı şeyi yaptığını kaydetti.

Kaynak: AA / Burak Dağ - Güncel