Ağıralioğlu, Erbakan'ı ziyaret etti; erken seçim için hazır olduklarını açıkladı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti. Görüşme sonrası Ağıralioğlu, erken seçim bugün, yarın veya vaktinde yapılsa da hazır olduklarını söyledi; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirdi.
(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, erken seçim tartışmalarına ilişkin "Zamanında ya da erken, hiç fark etmez. Bugün gelirse bugün hazırız. Yarın gelirse yarın hazırız. Vaktinde yapılırsa vaktinde hazırız. Ne şartta yapılırsa orada hazırız" dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret etti.
Anahtar Parti'nin ziyaret ekibinde Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, Hukuk Politikaları Başkanı Oğuz Sadık Aydos, Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Hakan Tanrıöver ile Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali yer aldı.
Yeniden Refah Partisi kabul heyetinde ise Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Tanıtım ve Medya Başkanı Fatih Müjdeci, STK Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım bulundu.
Heyetler arası görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Görüşme sonrasında Ağıralioğlu ile Erbakan, kameralar karşısına geçerek açıklama yaptı. Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
"Nöbetinde durduğumuz, hizmetini göreceğiz diye koşturduğumuz, milletimiz için daha güçlü yarınlar diye mücadele ettiğimiz bir siyasi alandayız. Bu alanı milletimizin şöyle görmesini isteriz, dileriz. Milletimiz bilsin ki büyük imkanları olan memleketimizde karşı karşıya olduğumuz sorunlara bundan sonra bulduğundan daha fazlasını bulabilme imkanlarına emek eden, alın teri döken evlatları vardır. Parti kavgasının dışında memleketin sorunlarına odaklanan, memleketin sorunlarını çözüp yaşanabilir hale getirmek için memleketimizi büyük zenginlikle, büyük bir demokrasi ve hukuk standardını yakalayabileceğimiz büyük bir enerjiyle memleketi önümüzdeki dönem ayağa kaldırmaya çalışacağız. Partiler milletin cebine giren harçlıkla ilgilenmek zorundadır. Çocukların hayalleriyle ilgilenmek zorundadır. Çalışanın hakkını almak zorunda olduğu bir düzenle, bir sistemle ilgilenmek zorundadır. Siyasetin konuştuklarının tek karşılığı milletin hayatında nasıl bir kolaylığa sebep olduklarıdır. Dolayısıyla siyaset bugün bu kadar konuşup memleketi bu kadar zorlukla karşı karşıya bıraktığına göre memleketi yönetiminde sorun var demektir. Kudretli liderler, büyük partiler, aralıksız, fasılasız 25 yıllık iktidardan sonra milletin hissesine düşmüş sorunlar vardır. Bu sorunlarla memleketin yaşaması, milletin kaderi değildir. Biz enerjisi yeni, sözü yeni, kavli yeni, kalbi memleketi taşıyacak kadar kuvvetli, memleket mücadelesi nöbetçi evlatlarıyız. Önümüzdeki döneme hazırlanıyoruz. Neyimiz varsa memleketimizi ayağa kaldırmak için gece de boşluyoruz. Parti kavgasında kaybedecek zamanımız yok. İstişaresi de olduğumuz Sayın Genel Başkanımızın arz etmiş olduğu sorunlar, memleketin önümüzdeki dönem konuşacağı yakın sorunlardır. Anayasa da dahildir buna. Önümüzdeki seçim de dahildir buna. Sınırımızdaki savaşlardan, Terörsüz Türkiye diye adlandırılan bugün kaygılarımızla izlemek zorunda kaldığımız bu sürecin memleketimize ne ne kazandıracağına bakıyoruz. Bundan çok daha zengin, bundan çok daha müreffeh, bundan çok daha kabiliyetleşmiş bir ülke mümkündür. Memleketin sorunları vardır ve bu sorunlar dışarıdan kaynaklanmamaktadır. Biz Türk milletiyiz. Seçim sattına girdiğimizi bu aralar çokça zikrediyoruz. Artık seçim vaktinde de yapılsa, biraz erkene de alınsa artık memleketin ufkundadır. Memleketin ufkuna seçimi düşüren şey milletin hayatının yaşanamaz, çekilemez sorunlarıdır. Artık seçim emeklidedir. Seçim artık çocuklarımızın hayalindedir. Seçimin gündemi artık çiftçinin, tarımla uğraşanın alın terindedir. Seçim artık esnafın güvenliğindedir. Seçim artık adalet beklentisindedir. Seçim artık memleketin ana gündemindedir. Karşı karşıya olduğumuz memleket sorunları artık yeni bir enerji beklemektedir. Ufka, insanlığa yeniden ayağa kalkma iradesini gösterecek yeni bir irade ve vizyon beklenmektedir."
"OTORİTER SİSTEMLERDE, OTORİTERLEŞME NÖBET DEĞİŞİM ALAMETİDİR"
Genel Başkanlar, açıklamaları sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erken seçim ve fon piyasasındaki hareketliliğin sorulması üzerine Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
"Otoriterleşen siyasal sistemlerde otoriterleşme, nöbet değişim alametidir. Demokrasiyle, demokratikleşerek, merkezileşerek, her farklılığı yöneterek, her farklılığa hizmet etme hassasiyeti taşıyarak memleketinizin hizmetini görürsünüz. Böyle gelirsiniz. Otoriterleşirse merkezden uzaklaşır da gidersiniz. Türkiye'de sistemde otoriterleşme görüyoruz. Sistemde tektipleşme görüyoruz. Özellikle tecrübe ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kaygılarımızın ete kemiğe büründüğü, 'endişemiz var, bunlar olur' dediğimiz, her şeyin olabildiği, devletin şahsileştiği, şahısların devletleştiği, denetimsizliğin arttığı, denetimsizliğe bağlı mağduriyetlerin devlet kapasitemizi hasarladığı bir süreçte yaşadık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çok böyle vazifesi bildiği bir şey vardır.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın kendi 25 yıllık karnesinin en kötü dönemi ustalık dönemidir. Beyefendinin bu ustalık dönemindeki karnesini görünce 'Keşke hep çırak kalsaydı' diye istiyor insan. Yani Cumhurbaşkanımız usta oldu, biz çöktük. Cumhurbaşkanımız çırakken memleket reforma, yatırıma, imkana, mali disipline çok daha rahat ulaşabilir durumdaydı. Dolayısıyla önümüzdeki dönem anayasa konuşulacaksa Sayın Genel Başkan'ın altını çizdiği şeyler memleketin ortak sükünetidir. Bizim bir anayasaya ihtiyacımız vardır. Ama anayasaya ihtiyacımız, bizim bugün karşı karşıya olduğumuz bu keyfilikten memleketi kurtarmak için vardır. 25 yıldır iktidarda olan ve iktidarını çeyrek asırda iktidardayız diye kutlayan bir partinin 25. yılın sonunda bize bir anayasa lazım olduğunu söylemesinin bizde bir karşılığı yoktur. Biz hükümetin Anayasa'ya uymasını isteriz. Hükümet bizim bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsa mevcut Anayasa'nın bizim için neyi sağlamadığını anlatması lazım bize. Bu anayasa sizin memleketi ayağa kaldırmanızda hangi maddesiyle size engeldir? Bizim daha demokratik, daha adil, daha müreffeh bir ülke hassasiyetimiz vardı da bu anayasa neyi yaparken size engel oldu? Bunu bize izah edeceksiniz. Dolayısıyla anayasa sürecini gözleyeceğiz. Anayasada hassasiyet merkezlerimiz belli.
"CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ AKP'YE YÜK"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, hangi programı uygulamak isterseniz size bu programı tatbik etmek için hudutsuz yetki veren bir sistemdir. Sistemsizliktir aslında ama siz öyle diyorsunuz. 'Verin yetkiyi, görün etkiyi.' diye sunduğunuz şeyin bizdeki karşılığı şudur: Verdik yetkiyi, göremediğimiz etki yüzünden memleket mücadelesine başladık biz. Yani verilmiş yetkinin görülmemiş etkisi yüzünden particilik yapıyoruz biz. Biz Anahtar Parti'yi, 'Yetkiyi verdik, etkiyi göremedik.' diye kurduk. Onun bilmesini isteriz. Yani görülmemiş etki yüzünden kuruldu. O yüzden önümüzdeki döneme bakacağız. Bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yarı başkanlığa, denetime, siyasetin yargı üzerindeki gölgesinin kalktığı yeni bir mekanizmayla yeni bir yönetime imkan vermesini istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yargıya yüktür. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mülki idareye yüktür. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devlet yönetimine yüktür. Akademilere yüktür. Sivil topluma yüktür. Basına yüktür. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi AKP'ye yüktür.
"SEÇİME HAZIRIZ"
Seçim ne zaman yapılır bakacağız. Zamanında ya da erken, hiç fark etmez. Biz muhalefet partisiyiz. Seçimin ne zaman yapılacağına bağlı değil, memleketin ufukuna bağlıyız biz. Memleketi ayağa kaldıracağız. Muhasebelerimizi yaptık. Bugün gelirse bugün hazırız. Yarın gelirse yarın hazırız. Vaktinde yapılırsa vaktinde hazırız. Ne şartta yapılırsa orada hazırız. Karşımızda millet için varız. Memleketin geleceği için varız. İnşallah önümüzdeki dönemi hassasiyetle takip edeceğiz. Erken olur, geç olur, işte mayısta olur, nisan 28'de olur falan diyorlar. Seçimde yapılacak değişiklikler var, konuşulanlar biliyorsunuz. O avantaj Sayın Genel Başkan'ın söylediği kırmızı çizgiyle gizlenmesi lazımdır. Yani siz bir daha seçilmek için mi, milletin ihtiyacı olduğu için mi istiyorsunuz bu anayasa değişikliğini? Bu anayasa değişikliğini sizin için mecburiyet haline getiren şey nedir? Onu da açıklayacaksınız. Millet zaten anlatacaksınız, millet bakacak ona. O yüzden biz anayasa değişikliği yaparak, yapmadan da, efendim, şu anda beraber olduğunuz ittifakla da, ayrılarak da nasıl diyorsanız biz varız seçimde.
"KARINI REALİZE EDİP ÇIKAN KÖPEK BALIKLARI KİMDİR?"
Para kazanma hevesine 500 bine yakın insanı bu sazan sarmalına çeken, sonra da ara ara buralarda karını realize edip çıkan köpek balıkları kimdir? Onların açıklanması lazım. Yani buralardan bire 100, bire 1000, bire 2000, bire 5000 kazanan ve parasını alıp çıkan köpek balıkları bulunmalı, ifşa edilmelidir. Zararlar onlardan tazmin edilmelidir. Efendim, bu zarar memleket için ödenemez. Burada denetim vazifesi yapmak zorunda olanlar, bu Cumhurbaşkanı danışmanımızın da söylediği gibi sonuna kadar gidilebilmeli.
"25 YILDIR İKTİDARDA OLAN SİZSİNİZ. HER ŞEY VAR SORUMLULUK ALAN YOK"
Bu mevzuda ne ihmal edilmişse millet o ihmale bağlı neyi kaybettiğini muhasebe edebilmelidir. Bu düzelmeyince böyle zararı, karı alanlar aldılar. Zararı da milletin bu kadar derdi, zoru varken milletin üstüne boca etmek yönetim metodu değildir. Mesela Mehmet Şimşek Bey'in vazifesi analiz yapmaktır. Yani Mehmet Şimşek Bey bunu bir yorum olarak mı yapmak zorundadır? Yani sen bunu söylediğinde, gördüğünde buna müdahale etmek zorunda olan kimdir? AK Parti, kendi siyasi geçmişine operasyon yapıyor. 25 yıldır iktidarda olan sizsiniz. Her şey var sorumluluk alan yok."





















