Devlet Bakanı Bağış:türkiye'nin Demokratikleşmesi İçin Reçete Lazım
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, TBMM AB Uyum Komisyonu'na "Ulusal Program" Hakkında Bilgi Verdi. Bağış Türkiye'nin Demokratikleşmesi İçin "Bir Diyetisyen Reçetesine" İhtiyaç Olduğunu Söyleyerek, Daha Önce "AB'yi Türkiye'nin Diyetisyeni Olarak Görüyorum" Sözlerine de Açıklık Getirdi.
Devlet Bakanı Egemen Bağış, TBMM AB Uyum Komisyonu'na Ulusal Program hakkında bilgi verdi. Bağış Türkiye'nin demokratikleşmesi için diyetisyen reçetesine ihtiyaç olduğunu söyledi. Bağış, daha önce " AB'yi Türkiye'nin diyetisyeni olarak görüyorum" sözlerine de açıklık getirerek, "27 ülke, reçeteyi kullanmaya başladıkları gün ile reçeteyi kullanma süresinin sonuna geldiklerinde, aradaki farka baktığınız zaman bu ülkelerin daha demokratikleştiğini, ekonomisinin düzeldiğini, vatandaşlarının daha çağdaş ve modern standartlarda yaşadığın görüyoruz. Bu ülkelere faydalı olduğunu görüyoruz" dedi.
TBMM AB Uyum Komisyonu AKP Düzce Milletvekili Yaşar Yakış başkanlığında toplanarak, Hükümetin AB Genel Sekreterliği ile birlikte hazırladığı "Ulusal Program"ı görüştü. Komisyona katılan Bağış, milletvekillerinin "Ulusal Program" ile ilgili milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Avrupa Birliği Genel Sekreteri Oğuz Demiralp, Ulusal Program Dairesi Başkanı Nilgün Özalp ile Siyasi İşler Daire Başkanı Alp Ay, Ulusal Program konusunda TBMM AB Uyum Komisyonu üyelerine brifing verdi.
Ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bağış, CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu'nun "AB'yi, Türkiye'nin diyetisyeni olarak tanımladınız. Masör deseniz anlarım" sözlerine açıklık getirdi.
-REÇETEYİ UYGULAMAK LAZIM-
Bağış, "diyetisyen" sözlerine şu şekilde yanıt verdi:
"Diyetisyeni şu sebeple söylüyorum. Hepimiz daha sağlıklı bir hayat sürebilmek için kilo vermemiz, düzenli spor yapmamız, yediklerimize dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz. Ama bunu kendi irademizle yapmakta biraz zorlanıyoruz. Çünkü her zaman kalorisi yüksek gıdalar daha çekicidir. Spor yapmaktan çok, televizyonunu karşısında uzanıp keyif yapmak daha çekicidir. Sağlık konusunda bir tedirginlik yaşadığımızda, bir doktora veya diyetisyene
gittiğimizde, elimize bir reçete verdikleri zaman, onu uygularsak, bu o doktorun hayatını daha dinamikleştirmez. Ama o hastanın hayatını daha güzelleştirir. Ben, AB'nin siyasi ve ekonomik kriterlerini böyle bir reçete, bir diyetisyen reçetesine benzettiğim için bu benzetmeyi yapıyorum. Diyetisyenin kendisinin de sorunları yok anlamına gelmez. Diyetisyenin de sağlıksız olabileceği, fazla kilosu olabileceği, kalp damarının bir kısmının kapalı olabileceği, reçetenin iyi olmadığı anlamına gelmez."
Bağış, bu reçeteyi kullanan 27 ülke olduğunu belirterek, " 27 ülke, reçeteyi kullanmaya başladıkları gün ile reçeteyi kullanma süresinin sonuna geldiklerinde, aradaki farka baktığınız zaman bu ülkelerin daha demokratikleştiğini, ekonomisinin düzeldiğini, vatandaşlarının daha çağdaş ve modern standartlarda yaşadığın görüyoruz. Bu ülkelere faydalı olduğunu görüyoruz" dedi.
-ULUSAL PROGRAM-
AB Uyum Komisyonu'nda; Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde yol haritası özelliği taşıyan "3. Ulusal Program" da 11 başlıkta toplanan ve Siyasi, Ekonomi kriterler, Üyelik yükümlülüklerini Üstlenebilme yeteneği gibi konularda Türkiye'nin atacağı adımlar anlatıldı.
Ulusal Program'da; Siyasi Kriterler adı altında şu düzenlemeler anlatıldı
Kamu Yönetiminin İşlevselliği'yle; Şeffaf ve etkin bir idari yapılanmanın gerçekleştirilmesi için Genel İdari Usul Kanunu'nun kabul edilmesi yönünde çalışmalara devam edilmektedir. Bu kapsamda İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda İdari da değişiklik yapılacaktır. Tam anlamıyla işlevsel bir "Kamu Denetçiliği Kurumu" kurulacaktır.
Yolsuzlukla mücadele kapsamında Türkiye;de Saydamlığın Artırılması ve Kamuda Etkin Yönetimin Geliştirilmesi Komisyonu'nun, Sekreterya hizmetini yerine getiren Başbakanlık Teftiş Kurulu, Türkiye'de iyi yönetişim ve şeffaflığın artırılması ile yolsuzlukla mücadele eden kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması ve kapsamlı bir yolsuzlukla mücadele stratejisi geliştirilmesi hususlarındaki çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürmeye devam etmektedir.
-ETİK KURULU-
Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la kamu görevlilerinin uymaları gereken saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik davranış ilkelerini belirlemek ve uygulamayı gözetmek üzere, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kurulmuştur. Söz konusu Kamu Görevlileri Etik Kurulu, çalışmalarına etkin bir şekilde devam etmektedir.
Maliye Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan özel denetim tekniklerini içeren modüllerle yolsuzluk ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele alanında başlatılan kapsamlı çalışma sürdürülecektir.
Siyasi Etik Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ne ilişkin sürecin süratle tamamlanması için çalışılacaktır. Bu Teklif çerçevesinde, TBMM ve Bakanlar Kurulu üyeleri ile ilgili olarak saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik ilkelerin belirlenmesiyle bu doğrultuda görev yapmak ve siyasi etik düzenlemesinin uygulanmasında etkinliği artırmak amacıyla TBMM'de Siyasi Etik Komisyonu'nun kurulması, görev, yetki, çalışma usul ve esaslarının, temiz siyaset ve saydamlık ilkeleri çerçevesinde düzenlenmesi öngörülmektedir.
Siyasi partiler mevzuatı ve siyasi partilerin finansmanı ile ilgili konularda Avrupa ülkeleri uygulamalarıyla paralellik oluşturulması için mevcut çalışmalar sürdürülecek ve gerekli hukuki düzenlemeler yapılacaktır. Bu çerçevede 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı'na ilişkin çalışmalar tamamlanacak ve Meclis'e sevk edilecektir.
İç güvenlik hizmetinin, Hükümetin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine Hükümetin denetim ve gözetiminde; "hukukun üstünlüğü" ve "insan hak ve hürriyetleri" çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilmesi esastır. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümleri ve uygulamaları değiştirilecektir.
-SİVİL-ASKER İLİŞKİLERİ-
Sivil-asker ilişkilerinin geliştirilmesinin amaçlandığı belirtilerek, şu bilgiler verildi:
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) danışma organı olma niteliği, Anayasa ve ilgili yasa değişiklikleriyle yeniden tanımlanmıştır. Gerçekleştirilen bu reformların etkin şekilde uygulanmasının sağlanmasına ve bu çerçevede, ulusal güvenlik stratejisinin Hükümetin sorumluluğunda oluşturulması ve yürütülmesine devam edilecektir.
Demokratik hukuk devletinin gerekleri çerçevesinde hazırlanacak Yargı Reformu Stratejisi'nin bir parçası olarak askeri mahkemelerin de görev ve yetkilerinin tanımlanmasıyla ilgili düzenlemelere devam edilecektir.
-YARGI -
Siyasi kriterler çerçevesinde yasal düzenlemeleri tamamlanacağına dikkat çekilerek; "Yargının İşlevselliği ve Verimliliği" konusu bölümde şunlar kaydedildi:
"AİHM kararlarına paralel olarak yargılamanın yenilenmesine ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının sağlanmasına devam edilecektir.
Yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve etkinliğini güçlendirmeye yönelik olarak Adalet Bakanlığı'nca bir 'Yargı Reformu Stratejisi' hazırlanmaktadır. 'Yargı Reformu Stratejisi' yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargının tarafsızlığının geliştirilmesi, yargının verimliliği ve etkinliğinin arttırılması, yargıda mesleki yetkinliğin artırılması, yargı örgütü yönetim sisteminin geliştirilmesi, yargıya güvenin arttırılması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkları önleyici nitelikteki tedbirlerin etkin hale getirilmesi ve alternatif çözüm yolları ile geliştirilmesi ve ceza infaz sisteminin geliştirilmesi amaçlarına yönelik hedefleri içermektedir.
Adli Yargı'da istinaf mahkemeleri faaliyete geçirilecek ve İdari Yargı'da istinaf mahkemelerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesi çalışmaları sürdürülecektir.
Yargının işlevselliği ve verimliliğinin arttırılmasına yönelik olarak gerekli altyapı çalışmalarına hız verilmiştir. Bu bağlamda, yeni mahkemelerin kurulması ve faaliyete geçirilmesi; birbirine yakın adliyelerin birleştirilmesi; ihtisas mahkemelerinin yaygınlaştırılması; Adli Tıp Kurumu'nun güçlendirilmesi; hakim, savcı ve yargı çalışanı sayısının yeterli seviyeye getirilmesiyle fiziki ve teknolojik altyapının güçlendirilmesine ilişkin çalışmalar hızla devam etmektedir."
-ANAYASA MAHKEMESİ-
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay mensuplarına yönelik AİHS ve AİHM içtihadı, Türkiye'nin taraf olduğu insan hakları ve temel özgürlüklere ilişkin uluslar arası sözleşmeler ile AB müktesebatı hakkında bilgilendirme faaliyetlerine devam edileceği anlatıldı.
Yargı mensupları için etik kuralların belirleneceği ifade edildi.
"Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun" un çıkarılacağına işaret edildi.
Ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi yönündeki çalışmalara devam edilecektir. Bu kapsamda denetimli serbestlik hizmetleri etkinleştirilerek yaygınlaştırılacağı kaydedildi.
-İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELENİN ÖNLENMESİ-
İşkence ve Kötü Muamelenin Önlenmesi; alanında yapılacak düzenlemeler konusunda şunlar kaydedildi:
"Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Ceza Kanunu hükümleri ile Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi tavsiyeleri doğrultusunda işkence ve kötü muameleye karşı 'sıfır hoşgörü' politikası kapsamında kabul edilen önlemlerin tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde uygulanmasına ve cezasızlığın önlenmesine önem verilmeye devam edilecektir.
Uygulamada meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı başta hakim, Cumhuriyet Savcısı ve kolluk kuvveti mensuplarına yönelik olmak üzere insan hakları ve soruşturma teknikleri konusunda eğitim çalışmaları devam etmektedir. AİHS'nin 3 üncü maddesi, konuyla ilgili AİHM içtihadı ve bunların Türk Hukuku'na yansımaları hakkında eğitimler devam etmektedir."
-İFADE, DERNEK KURMA VE BARIŞÇIL TOPLANMA ÖZGÜRLÜĞÜ-
"İfade, Dernek Kurma ve Barışçıl Toplanma Özgürlüğü" alanında yapılacak olanlar ise şöyle sıralandı:
"İHS doğrultusunda ve AİHM içtihadına uygun olarak, basın özgürlüğü de dahil olmak üzere, ifade özgürlüğünün kullanılmasının teminine devam edilecektir. Nitekim mahkeme kararlarında AİHS'ye yönelik atıflar artmaktadır.
Siyasi partiler mevzuatının AİHS;yle uyumlaştırılması hususunda çalışmalar sürdürülecektir.
'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu' gözden geçirilecek ve yapılacak değişikliklerin etkili bir biçimde uygulanması sağlanacaktır."(ANKA)
(BK/BÜN)


















