Yılmaz, Elazığ'da AR-GE merkezinde zihinsel duvarlara karşı çıktı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleCumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ'daki Fırat Üniversitesi'nde Prof. Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi'nin açılışına katıldı. Yılmaz, kapalı üniversitelere karşı olduklarını belirterek fiziki duvarların olabileceğini ancak zihinsel duvarlar olmaması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kapalı üniversitelere karşıyız. Üniversitelerin etrafında fiziki duvarlar olabilir. Ona bir itirazımız yok, ihtiyaç varsa olsun ama zihinsel duvarlar olmamalı." dedi.
Elazığ'daki temasları kapsamında Yılmaz, Fırat Üniversitesi Mühendislik Kampüsü'nde kurulan "Prof. Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi" açılış törenine katıldı.
Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, merkezin, üniversitenin araştırma potansiyeline güç katacağını ve gençlerin fikirlerini bilimsel çalışmalara ve üretime dönüştürmesini sağlayacağını söyledi.
Merkezde geliştirilecek projelerin, Türkiye Yüzyılı'nda bilim ve teknoloji alanında daha ileriye gitme hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inandıklarını belirten Yılmaz, merkezin aynı zamanda toplumsal refahın artırılması ile bölgenin kalkınması ve gelişmesi açısından da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Fırat Üniversitesi'nin yarım asrı aşan köklü akademik birikimi ve yetiştirdiği nitelikli insan kaynağıyla ülkenin ve bölgenin bilimsel ve teknolojik gelişimine öncülük eden kurumların başında geldiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
"2021 yılında araştırma üniversitesi ünvanını kazandı. 206 üniversitemiz var bugün Türkiye'de. 20 devlet üniversitesi araştırma üniversitesi olarak nitelendiriyoruz. Onlardan biri de Fırat Üniversitesi. Geçtiğimiz günlerde YÖK Başkanlığında bu yılın ilk 20'sini açıkladık. 17. sırada Fırat Üniversitemiz vardı. Bu vesileyle tekrar yürekten tebrik ediyorum. Araştırma üniversitelerini, sadece bölgesel ve ulusal düzeyde fonksiyon icra eden kurumlar değil, küresel düzeyde de ülkemizi bu rekabette temsil eden kurumlar olarak görüyoruz ama bir taraftan da çok rekabetçi bu liste. Her sene yenileniyor. Lige çıkmak da düşmek de var. Dolayısıyla o dinamizmi sürekli canlı tutmakta da büyük fayda var."
Fırat Üniversitesinin çeşitli alanlarda elde ettiği başarılara dikkati çeken Yılmaz, üniversitenin bilimsel çalışmalarda ulaştığı seviyeyi ve gençlerin proje geliştirme gayretini daha ileriye taşıyacak imkanları da genişlettiklerini anlattı.
Devlet olarak fırsat eşitliğini sunma görevlerinin bulunduğunu ve gençlerin de emek harcayarak, o fırsatları değerlendirmesi gerektiğini anlatan Yılmaz, ülkenin bu şekilde kalkınma hedeflerine ulaşacağını bildirdi.
Önemli bir AR-GE merkezinin açılışında bulunduklarını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Prof. Dr. Yasemin Açık'ın katkılarıyla tamamlanmış ve üniversitemize kazandırılmış müstakil bir AR-GE binasından bahsediyoruz. Bu araştırma ekosistemimize ve milli teknoloji hamlemize de önemli katkılar sunacaktır. Sadece teknoloji tüketen ülkeler veya insan toplulukları dünyadaki hiyerarşide aşağılarda olmaya mahkumdurlar. Teknoloji üretiminin bir parçası haline gelmediğiniz sürece ne sosyal refahı istediğiniz yere taşıyabilirsiniz ne de gerçek anlamda bağımsız bir ülke olabilirsiniz. Dolayısıyla hem bağımsızlığımızın hem sosyal refahımızın en temel unsurlarından biri bilim ve teknoloji üretebilmemiz ve bunu da katma değere dönüştürebilmemizdir. Her şeyi elbette yapacak halimiz yok. Tabii ki başkaları da bir şey yapacak, alışveriş yapacağız. Ama o yarışın içinde mutlaka olmamız lazım. Bu açıdan bu merkezler gerçekten çok kıymetli. 7 gün 24 saat esasıyla hizmet veren modern çalışma koşulları olan gençlerimize, öğrencilerimize yeni imkanlar sunan bir merkezden bahsediyoruz. Yapılan çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. TEKNOFEST'te elde ettiğiniz 9 ödül, Savunma Sanayii Başkanlığımızdan alınan birincilik ve öğrencilerimizin 2026 Yapay Zeka Dil Ajanları Yarışması'nda Türkiye birinciliği hepimizi gururlandırıyor."
TEKNOFEST'in kapanış günü dolayısıyla 4 Ekim'de Şanlıurfa'da bulunacağını bildiren Yılmaz, Fırat Üniversitesi öğrencilerinin de başarı göstererek onlara ödül vermeyi diledi.
AR-GE merkezinin sunduğu yeni imkanlarla çok daha fazla gencin benzer başarılara imza atacağına inandığını vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yapay zeka, dijitalleşme, çağımıza damgasını vurmuş durumda. Belli bir konuya özgü de değil, yatay bir teknolojiden bahsediyoruz. Tüm alanları dönüştüren bir teknolojiden bahsediyoruz. Bir taraftan da tabii etkileri itibarıyla tüm dünyanın tartıştığı teknolojilerden bahsediyoruz. Elbette ki artı taraflarını ülkemiz ve insanımız için değerlendirmek, eksilerini, negatif etkilerini de en aza indirmek istiyoruz. Bu yarışın içinde de mutlaka olmak durumundayız. Yapay zeka, dijitalleşme alanındaki bu çalışmalar da çok kıymetli. Toplam 37 bin saati aşan uzmanlaşma eğitimiyle 500'ün üzerinde gencimizi geleceğin teknolojilerine hazırlama hedefi nitelikli insan kaynağı yetiştirme bakımından çok değerli. Üniversiteler sadece bugünün ihtiyaçlarına göre insan yetiştiren kurumlar değildir. Geleceğin, şu anda belki olmayan ama gelecekte ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre de insan yetiştirmek durumunda olan kurumlardır. Dolayısıyla müfredatımızı sürekli bir şekilde güncellemenin de çok kıymetli olduğunu söylemek istiyorum. Türkiye'nin kendi teknolojilerini geliştiren, yüksek katma değer üreten uluslararası alanda da söz sahibi bir ülke olması için üniversitelerimizin araştırma gücü son derece kritik. Burada da üniversite sanayi işbirliği, üniversitelerin açık bir sistem olarak çalışması çok değerli. Üniversite sanayi işbirliği derken tüm toplumsal kesimlerle aslında üniversitenin işbirliği, çiftçisiyle de sivil toplumla da yerel yönetimiyle de tüm toplumsal kesimlerle işbirliği çok kıymetli. Kapalı üniversitelere biz karşıyız. Üniversitelerin etrafında fiziki duvarlar olabilir. Ona bir itirazımız yok, ihtiyaç varsa olsun ama zihinsel duvarlar olmamalı."
Üniversitelerin değişik kesimlere açık, herkesi dinleyen, işbirlikleri geliştiren bir alan olması gerektiğini dile getiren Yılmaz, böyle olunca toplumsal faydanın en üst seviyeye çıkarılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:
"Bu merkezde de TUSAŞ'la bir işbirliği başlamış durumda. Sezar Çimento, AGESA, Mega gibi yine çeşitli sanayi kuruluşlarıyla işbirlikleri var. Bunların artarak devam etmesi lazım. Bu merkezler, sadece bilimsel anlamda katkılarıyla değil, katma değerimize, kalkınmamıza katkılarıyla da çok kıymetli merkezler. Fırat Üniversitemiz artık 52 yıllık bir üniversite, köklü bir üniversite. AR-GE ve üretim kapasitesi ile inanıyorum ki çok daha güçlü yarınlarımızı inşa eden kurumlarımızdan olacak. Makro düzeyde de AR-GE'ye büyük önem veriyoruz. Milli gelirimizin yüzde 1,46'sını AR-GE'ye harcıyoruz. Bu bir çeyrek asır önce yarımdı. Yüzde yarım civarındaydı. İşte 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolarlara gelmişiz. Daha kıymetlisi eskiden kamu ağırlıklı bir harcama varken şu anda üçte ikisi AR-GE harcamamızın özelden geliyor. Dolayısıyla hızlı bir şekilde ticarileşiyor. Katma değerimize katkıda bulunuyor. Bunu artırmamız gerekiyor, personel sayımız diğer unsurlarla birlikte. Ağustos 2026 itibarıyla 115 teknoloji geliştirme bölgemizde 13 bin 452 girişimci firmamız faaliyet gösteriyor. Özel sektörümüzde şu anda 1368 AR-GE merkezi var, 349 merkezimiz var. Firmalarımızın kendi bünyelerinde teknoloji geliştirme kapasitesinin de arttığını görüyoruz. Özel sektörümüzün de AR-GE'ye yönelmesi gerçekten çok sevindirici. İnşallah artarak devam eder. TÜBİTAK destekleriyle, sanayi doktora programlarıyla, çeşitli programlarla bu çabalara destek oluyoruz."
Üniversitelerden birbirinin kopyası olmasını istemediklerine dikkati çeken Yılmaz, "Tabii ki temel bazı özellikler tüm üniversitelerde olacak, o kaçınılmaz bir durum ama farklılaşmak çok önemli. O öncelikler üzerinden, o farklılıklar üzerinden daha üst sıralara tırmanacaksınız. Bunu yaparken de içinde bulunduğunuz bölgenin önceliklerini de dikkate almanız önemli. Bu anlamda da bir programımız var bizim. Araştırma üniversiteleri gibi bölgesel kalkınma üniversiteleri grubumuz da var. Orada da bölgesel kalkınma hedefleriyle üniversitenin gelişim stratejilerini örtüştürmeye gayret ediyoruz. Dolayısıyla bu farklılaştırma konusu üzerinde de kafa yormamızda fayda var diye inanıyorum." dedi.
Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bu merkez, bir değer katacak Elazığ'ımıza, ülkemize. Yasemin Hanım'a gönülden teşekkür ediyorum, değerli hocamıza, eşine, ailesine, emeği geçen herkese. Sosyal sorumluluk ama aynı zamanda ekonomimizin de geleceğimizin de teminatı olan yatırımlar bunlar. Hayırsever iş insanlarımızın katkılarının artarak devam etmesini diliyorum. Rektörümüze, emeği geçen yine üniversitemizdeki tüm personele teşekkür ediyorum. Valimiz de artık akademik hayata adım atmış anlaşılan. Doktor diye söylediler. Bir ay önce galiba doktorasını almış. Valimizi de tebrik ediyoruz. Aslında örnek bir şey bir taraftan valilik yapıp akademik çalışmaya da devam etmek çok kıymetli. Kendisini de tebrik ediyorum. Beşikten mezara kadar ilim diyoruz değil mi? Olmadan olmaz."
Diğer konuşmacılar
Vali Numan Hatipoğlu da TEKNOFEST ekipleri ve gençlerle bir araya geldikçe yapılan çalışmaları gördüğünü, bunun da gelecek adına umutlarını artırdığını belirtti.
Değişen yüzyılda ekip çalışması ve ortak iradenin öneminin arttığını ifade eden Hatipoğlu, gençlerin bir arada çalışma kültürünü burada edindiğini ve bunu başarıyla yansıttığını kaydetti.
AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı ise AK Parti hükümetleri döneminde AR-GE çalışmalarına büyük önem verildiğini belirterek, bu alandaki yatırımların Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji üretimine önemli katkı sağladığını söyledi.
MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver de deprem sonrası kentin yeniden ayağa kaldırılmasında hayırseverlerin önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, açılışı yapılan merkezin bilim ve üretimin buluşmasına katkı sağlayacağını aktardı.
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ise üniversitenin eğitim kalitesi, bilimsel çalışmaları ve toplum yararına gerçekleştirdiği proje ve işbirlikleriyle 2021'den bu yana araştırma üniversiteleri arasında yer aldığını söyledi.
Açılışını yaptıkları merkezin yaklaşık 2 bin 100 metrekare kapalı alana sahip, 2 katlı olarak inşa edildiğini, 8 bölüm ve 6 proje çalışma odasından oluştuğunu kaydeden Göktaş, şöyle konuştu:
"Üniversitemizin öz kaynaklarıyla 2023 yılında yapımına başladığımız bu binanın inşaatı çeşitli teknik nedenlerle tamamlanamamıştı. Tam da bu noktada üniversitemizin çok kıymetli mensubu, bilim insanı ve hayırsever iş insanı Prof. Dr. Yasemin Açık, üniversitesine, memleketine ve duyduğu güçlü aidiyet duygusuyla önemli bir sorumluluk üstlendi. Yasemin Açık hocamızın ortaya koyduğu bu yaklaşım bizim açımızdan yalnızca maddi bir destek değil, yetiştiği üniversiteye vefanın, doğduğu ve büyüdüğü topraklara bağlılığın, bilime duyulan inancın ve gençlerimizin geleceğine yapılan yatırımın çok kıymetli bir örneğidir."
Prof. Dr. Yasemin Açık da merkezin üniversitenin araştırma üniversitesi olma vizyonuna katkı sağlayacağına yürekten inandığını söyledi.
Fırat Üniversitesine 1991'de asistan olarak başladığını ve uzun yıllar görev yaptıktan sonra halk sağlığı profesörü olarak emekli olduğunu belirten Açık, şöyle konuştu:
"İnsanların yaşamında çok önemli iki yer var. Biri doğup büyüdüğü memleketi, diğeri ise kendisine katkı sağlayan kurumlardır. Elazığ benim memleketim, Fırat Üniversitesi ise beni ben yapan değerleri kazandıran, kişiliğimi şekillendiren bir kurum. Çünkü buraya geldiğimde 20'li yaşlarda genç biriydim. O nedenle Fırat Üniversitesi benim yuvam. Bundan önce olduğu gibi bundan sonraki süreçte de Fırat Üniversitesinin benim kalbimde çok ayrı bir yeri olacak ve ben inşallah her zaman Fırat Üniversitesi için elimden geleni yapmaya, emek göstermeye devam edeceğim."
Daha sonra yazılım, yapay zeka, savunma sanayi ve dijital dönüşüm gibi alanlarda yenilikçi projelerin üretilmesine ev sahipliği yapacak olan merkezin açılışı yapıldı.
Törene, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Erol Keleş, Mahmut Rıdvan Nazırlı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, siyasi parti ve kurum temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Elazığ Valiliği'ni ziyaret ederek Vali Numan Hatipoğlu ile görüştü.





















