Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli Hatay'da Tanıtıldı

Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli Hatay'da Tanıtıldı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 'Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras' etkinlik serisinin ikincisini Hatay'da düzenledi. Panel, çalıştay ve tadım etkinlikleriyle Türk mutfağının kültürel diplomasi aracı olarak güçlendirilmesi hedeflendi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, Türkiye'nin gastrodiplomasi kapasitesini güçlendirmek ve kamu diplomasisi alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla " Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" başlıklı etkinlik serisinin ikinci programı Hatay'da yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk mutfağının yalnızca yemeklerden oluşan bir lezzet birikimi değil, tarihsel hafızanın, kültürel etkileşimin, paylaşma geleneğinin ve medeniyet birikiminin taşıyıcısı olduğu anlayışıyla Hatay'da düzenlenen " Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" programı kapsamında panel, çalıştay, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve kültürel gezi programları gerçekleştirildi.

Düzenlenen etkinliklere, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, yerel yönetim yetkilileri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve sosyal medya içerik üreticileri katıldı.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda gastronomi alanında yer alan Hatay'ın Tarihi Meclis Binası'nda düzenlenen programda saygı duruşunda bulunulmasının ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Hatay Valisi Mustafa Masatlı ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk katılımcılara hitap etti.

"Türk Mutfağı tarihin medeniyet hafızasıdır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, programa gönderdiği video mesajında, Türk mutfağının birleştirici gücüne vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Türk Mutfağı tarihin en eski arşivlerinden biri, engin bir kültür deryası ve medeniyet hafızasıdır. Kapısı Türkistan'dan açılan bu büyük miras Anadolu'da kök salmış, asırlar boyunca Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine yayılmıştır. Bu tarihsel yolculukta farklı kültürler birbirine temas etmiş, birbirinden beslenmiş ve katman katman derinleşen eşsiz bir gastronomi mirasına dönüşmüştür. Kaynayan tencereler yemekle birlikte kültürler arası diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dili de üretmiştir. Farklı dillerden, dinlerden ve kimliklerden insanlar Anadolu'nun barış coğrafyasında kapı komşusu olmuş, sofralar sevgi saygı ve hürmetin mekanları olmuştur."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise gönderdiği mesajda, medeniyetlerin birleşme noktası kadim şehir Hatay'da bu programı yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.

Zengin kültürel birikimin, şehrin tarihine ve sosyal dokusuna olduğu kadar mutfak kültürüne de yansıdığını aktaran Duran, şu ifadeleri kullandı:

"Türk, Akdeniz ve Orta Doğu yemek kültürlerinin bir mozaiği olan Hatay mutfağı, coğrafi işaretli ürünleri, kendine özgü damak tadı ve kültürel çeşitliliği yansıtan yemekleriyle ülkemizin en değerli gastronomi destinasyonlarından biridir. Tepsi kebabından humusa, künefeden kaytaz böreğine uzanan bu zengin mutfak mirasını, zeytinyağı, zahter ve diğer tescilli ürünler desteklemektedir. Hatay, bu yönleriyle dünyanın dört bir tarafından ziyaretçileri kendine çeken bir şehrimizdir."

Türkiye'ye özgü gastrodiplomasi modeli masaya yatırıldı

"Hatay'da Gastrodiplomasi: Sofra ve Miras" başlıklı panelde Türk Mutfağı ve Hatay'ın zengin gastronomi mirası, kültürel diplomasi, ulus markalaması ve kamu diplomasisi perspektifinden değerlendirildi.

Hatay'ın çok kültürlü yapısının mutfak kültürüne yansımaları, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası görünürlüğü, gastronomi turizminin geliştirilmesi ve Türk mutfağının küresel ölçekte tanıtımına yönelik stratejik yaklaşımlar ele alındı.

Panelin ardından gerçekleştirilen "Hatay için Gastrodiplomasi Modeli ve İş Birliği Mekanizmaları" başlıklı çalıştayda, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademi, özel sektör ve medya temsilcileri bir araya gelerek, Türkiye'ye özgü sürdürülebilir bir gastrodiplomasi modelinin kurumsal çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çalıştay kapsamında kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi, ortak iletişim dili ve tematik çerçevenin oluşturulması, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası görünürlüğünün artırılması, gastronomi turizmi ile yaratıcı endüstrilerin entegrasyonu ve Türkiye markasının güçlendirilmesine yönelik politika önerileri geliştirildi.

Yerli ve yabancı basın mensupları Hatay'ın lezzet duraklarını keşfetti

Program kapsamında yerli ve yabancı gazeteciler ile sosyal medya içerik üreticilerinin katılımıyla iki gün boyunca mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve kültürel gezi programları düzenlendi.

Katılımcılar ilk gün Antakya Kemalpaşa Caddesi ve Habib-i Neccar Camisi'ni ziyaret ederek Hatay'ın tarihi dokusunu yakından tanıma fırsatı buldu.

Ardından Antakya Gastronomi Çarşısı'nda gerçekleştirilen mutfak atölyelerinde, Hatay mutfağının geleneksel üretim teknikleri ve coğrafi işaretli ürünleri uygulamalı olarak tanıtıldı.

Harbiye Şelaleleri gezisiyle devam eden programın akşam bölümünde UNESCO Gastronomi Evi-Antakya EXPO'da düzenlenen akşam yemeğinde, Hatay mutfağının özgün lezzetleri katılımcıların beğenisine sunuldu.

Antakya Medeniyetler Korosu tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi ise programa kültürel bir zenginlik kattı.

Hatay'ın kültürel ve gastronomik değerleri tanıtıldı

Programın ikinci gününde düzenlenen kültür turu kapsamında katılımcılar, Necmi Asfuroğlu Müzesi ve St. Pierre Kilisesi'ni ziyaret etti.

Hatay Kültür ve Sanat Çarşısı'nda gerçekleştirilen öğle yemeği programında ise bölgenin gastronomi mirası tanıtıldı.

Tadım etkinlikleri kapsamında Antakya künefesinin yapım aşamaları uygulamalı olarak gösterilirken, katılımcılar coğrafi işaret tesciline sahip bu özgün lezzeti deneyimleme fırsatı buldu.

Türk mutfağı kültürel diplomasi aracı olarak öne çıkıyor

Etkinlikler aracılığıyla Türk mutfağının tarihsel derinliği, kültürel çeşitliliği ve medeniyet birikimi ulusal ve uluslararası kamuoyuna aktarılırken, gastronominin kültürel diplomasi, kamu diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle bütünleşik stratejik bir iletişim aracı olarak değerlendirilmesine katkı sağlandı.

Hatay'da gerçekleştirilen programın, Türkiye'nin gastrodiplomasi alanındaki kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine, Türk Mutfağı'nın uluslararası görünürlüğünün artırılmasına ve Türkiye markasının küresel ölçekte daha da güçlenmesine katkı sunması hedefleniyor.

Kaynak: AA / Yasemin Kalyoncuoğlu
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.