Mevlana İdris Zengin için Artİstanbul Feshane'de anma programı düzenlendi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Mevlana İdris Zengin için Artİstanbul Feshane'de anma programı düzenlendi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Şair ve yazar Mevlana İdris Zengin, İBB Kültür'ün Artİstanbul Feshane'de düzenlediği 'Doğdum ve Olaylar Hızla Gelişti' anma programıyla anıldı. Programda dostları ve sanatçılar İdris'in edebi mirasını anlattı; Filistinli ressam Nidal Laqan da İdris'in portresini çizdi.

Çocuk edebiyatı alanındaki özgün eserleriyle tanınan şair ve yazar Mevlana İdris Zengin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür tarafından düzenlenen programla anıldı.

"Doğdum ve Olaylar Hızla Gelişti" başlıklı anma programı, Artİstanbul Feshane'de gerçekleştirildi.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, programda yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

"Ölümün kime ne zaman geleceği hiç bilinmez. İnşallah güzellikle, iyilikle anılan insanlardan oluruz. Bugün hayatın farklı yerlerinden gelen dostlar burada beraberler. Bu da berekettir, güzelliktir. Bu ülkenin insanları birbirlerini tanımaya, birbirlerinin kalbinin içini görmeye çok hasretler ve her zaman kalbi bu kadar güzel gösteren Mevlana İdris gibi birisini bulamayabiliriz."

"Onun şiirsel söylemi beklenmedik bir girişle gelir"

Şair Ömer Erdem, Mevlana İdris'le Sezai Karakoç'un yanında tanıştığını dile getirerek, şu anısını anlattı:

"Karakoç'un Mevlana İdris'e ne derece kıymet verdiğini anlatan bir ayrıntıyı aktarayım. Diriliş dergisi çıkarken genç şair arkadaşlar, ben dahil olmak üzere orada şiir yayınlamak istiyordu. Çok şiir geliyordu ve bir ara Sezai Karakoç dosyayı benim takip etmemi istedi ve 'Mevlana İdris'le Mehmet Erdoğan'ı da çağır, üçünüz bu dosyaya bakın, genç şairlerden kimler varsa, kimler yeni ve farklı şiirler yazıyorsa onları seçin, benim önüme koyun.' demişti. Biz de rahmetli Karakoç'un bize sağlamış olduğu bu fırsatı değerlendirdik. 3-4 yıl süren bu süreçte Cevdet Karal'dan Hüseyin Atlansoy'a, Mevlana İdris'ten bugün tanıdığınız pek çok arkadaşa kadar birçok genç şairin şiirleri o çerçevede yayımlandı."

İdris'in şiirlerinin farkına dair Erdem, "Onun Bürde, Dergah, Yedi İklim dergisi ya da Andırın Postası'nda bir şiirini okuduğumuz zaman herhangi bir şiirle karşılaştığımız duygusunu yaşamazdık. Çünkü onun şiirsel söylemi beklenmedik bir girişle gelir. Yani bir perdenin aralanması ya da birden umulmadık bir anda gök gürlemesi gibi. Zaten kısa şiirler yazardı, nefes almadan şiiri okuyordunuz, tekrar başa dönüyordunuz ki bu her şaire, her şiire kısmet olmayan bir şeydir." ifadelerini kullandı.

"Eserleriyle yaşamaya devam edeceğine inanıyorum"

Yazar ve şair Ekrem Ayyıldız, İdris'in birçok yönü olduğuna işaret ederek, "Şiirleri, çizerliği, tasarımcılığı, ortaya koyduğu eserleriyle Türk kültüründe, sanatında, edebiyatında yaşamaya devam edeceğine inanıyorum. Bunu hak eden birisi. 1980-1990 sonrasının önemli şairlerinden biri olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

İdris'in kısa ve duygusu yoğun şiirler kaleme aldığına dikkati çeken Ayyıldız, şunları kaydetti:

"İçerisinde hikemiyatın, çayın içindeki şeker gibi bulunduğu, aslında içten içe, yer yer söyleşi şeklinde olan şiirler olduğunu düşünüyorum. Çocuk edebiyatında da aslında alışılagelmiş pedagojik ağırlıklı kitapların aksine, biraz daha aykırı, sürrealist, biraz çocuk mantığıyla örülmüş, çocuk muhayyilesini harekete geçiren François Rabelais'in 'Çocuk doldurulacak bir vazo değil, tutuşturulacak bir ateştir.' sözünden hareket ederek eserler veren özgün bir isimdir."

"Mevlana İdris, gösterişsiz yaşayan ama geride derin izler bırakan insanlardandı"

Gazeteci yazar Turan Kışlakçı, bazı insanların yaşadıkları zamana sığmadığını belirterek, "Onlar, içinde bulundukları çağın değil, taşıdıkları hakikatin adamlarıdır. Hayatları boyunca bunu iddia etmezler, hatta çoğu zaman fark edilmek gibi bir dertleri de yoktur. Ancak bir gün aramızdan ayrıldıklarında geriye dönüp bakar ve eksilen şeyin yalnızca bir insan olmadığını anlarız. Mevlana İdris Zengin de işte böyle adamlardandı." dedi.

İdris'in çocuk ruhunu büyütmeden koruyabilmiş adamların şairi olduğunu vurgulayan Kışlakçı, "Çocukların dünyasında dolaşan bir derviş, masalların gölgesinde yaşayan bir bilgeydi. Ben onu çoğu zaman 'masal ülkesinin sultanı' yahut 'çocukluk düşlerinin mimarı' olarak düşünmüşümdür. Modern hayatın tam ortasında yaşasa da onun ruhu bu çağın gürültüsüne teslim olmamıştı." ifadelerini kullandı.

Kışlakçı, Mevlana İdris'in aslında hikayeleriyle Nobel ödülü alması gerektiğini söyleyerek, "Yıllar önce onun hakkında Arap basınında bir yazı kaleme alırken 'Şarkın Nobelsiz kahramanları' ifadesini kullanmıştım. Bugün de aynı kanaatteyim. Mevlana İdris, gösterişsiz yaşayan ama geride derin izler bırakan insanlardandı." diye konuştu.

Yazar Ebubekir Kurban ise birçok kez İdris vasıtasıyla Sezai Karakoç'u ziyaret ettiğini aktararak, "Beni belki 100 sefer Karakoç'a götürmüştür. 'Senin dermanın üstatta.' derdi. Beni Karakoç'a götüren adam olarak onu muhabbetle anıyorum. Şairdir ama bizim aynı zamanda Evliya Çelebi'mizdi. İstanbul'u defalarca gece boyu gezmişizdir." dedi.

Programda ayrıca yazar Ayşe Beyza Çiçek, Mehmet Şeker ve Mükremin Atmaca, Mevlana İdris hakkında görüşlerini paylaştı.

İhsan Kabil, İbrahim Kiras ve İsmail Erdoğan katılanlar arasında yer alırken, programda Filistinli ressam Nidal Laqan İdris'in portresini çizdi.

Programdaki dinletide ise mızıka, gitar ve vokalde Tuncay Korkmaz, ritimde Ümit Atalay, kanunda Tolgahan Üsküdarlı, neyde Tarık Duman ve solist olarak Ertan Bilgi sahne aldı.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.