Dışişleri Bakanı Fidan'dan AB'ye Gümrük Birliği ve Vize Çağrısı: "Avrupa Ülkeleri ile İkili İlişkilerdeki Olumlu Hava, AB'ye Yansımıyor"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Birliği'nden üç yüksek düzey komiserin dünkü ziyaretine ilişkin, "Üye ülkelerle ikili ilişkilerimiz çok iyi düzeyde ancak bu ülkeler kurum olarak (AB çatısı altında) bir araya geldiklerinde, ikili ilişkilerin olumlu ortalamasının AB kurumlarının kararlarına tam olarak yansıtılmadığını görüyoruz. Bu yapısal problemleri tespit edip, sistematik bir şekilde çözmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Birliği'nden üç yüksek düzey komiserin dünkü ziyaretine ilişkin, "Üye ülkelerle ikili ilişkilerimiz çok iyi düzeyde ancak bu ülkeler kurum olarak (AB çatısı altında) bir araya geldiklerinde, ikili ilişkilerin olumlu ortalamasının AB kurumlarının kararlarına tam olarak yansıtılmadığını görüyoruz. Bu yapısal problemleri tespit edip, sistematik bir şekilde çözmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev ile Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Yedinci Toplantısı'nın ardından gerçekleştireceği ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Fidan, "Konuşmamın başında Kırgızistan için tarihi bir başarı ve zafer olan 2027-2028 BM Güvenlik Konseyi böyle bir geçici üyeliğine seçilmiş olmasından dolayı büyük bir etmek istiyorum. Bu konuda Kırgızistan, uluslararası sahada göstermiş olduğu çok başarılı ve Türkiye'nin buna verdiği destek gerçekten kardeşler arasındaki kardeşliğin örnek bir olay olmuştur. Eminim hem Kırgızistan için hem Türk dünyası için gerçekten önemli vazifeler üstlenecekler" dedi.

Fidan, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımız ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Caparov'un ortak iradeleri sayesinde Kırgızistan'la iş birliğimiz istikrarlı bir şekilde güçlenmekte. Bugünkü görüşmelerimizde de liderlerimizin Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin son toplantısında belirledikleri hedefler vardı. Biz, bugünkü toplantıda o hedeflere ulaşmada neredeyiz, neler yapılması gerekiyor, daha ileri nasıl gösterebiliriz açıkçası detaylar onları gözden geçirdik, ele aldık. Buna ilaveten bölgesel ve küresel meseleleri de kapsamlı bir şekilde görüştük. Az önce kendisiyle Dışişleri Bakanlıkları arasındaki 2027-2028 dönemi için bir iş birliği programını imzaladık. Yani aramızdaki iş birliği daha planlı, programlı, yapısal bir şekilde gitmeli. Bunu, her düzeyde gündeme getiriyoruz."

Bu doğrultuda ticaretten enerjiye, savunma sanayiden konsolosu ve kültür konularına çeşitli alanlarda ortak faaliyetlerde hep beraber bulunmaya devam edeceğiz. Atacağımız adımlarla en önemli konu, hedef Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefi var. Buna ulaşmaya çalışıyoruz. Şu anda buradan biraz uzak ama ikili arasında performanslar çok yüksek. Kırgızistan'da faaliyet gösteren 350 firmamız var ve artan sayıda Türk firması da çeşitli sektörlerde Kırgızistan'da yatırım yapmaya ilgi gösteriyor. Bunu da daha da ileri götürmeye çalışıyoruz.

Diğer taraftan bağlantısallık konusu ve diğer finansman ve yatırımlar konusunda değerli kardeşimle görüştük. Özellikle Orta Koridor'un etkin bir şekilde kullanılması meselesi bu son İran olayında da gördük ki yani bağlantısallık kargo ulaşımı, malzemelerin ve ürünlerin iletme gerçekten stratejik bir ihtiyaç bir konu. Koridorlar, bağlantı yolları giderek daha da önem kazanıyor. Bu konudaki görüşlerimizi hep beraber masaya yatırdık. Güvenlik alanındaki iş birliğimiz de gelişmekte. Bu çerçevede terör örgütleriyle etkin mücadele ve savunma sanayide iş birliği konularını da ele aldık.

Önemli konulardan biri de Türk Devletleri Teşkilatı'nın yürüttüğü faaliyetler ve daha etkili nasıl olabilir, bu konuda Türkiye ve Kırgızistan daha nasıl rol oynayabilir, o konuyu da masaya yatırdık. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasının ortak iradesinin bir mücessem halidir. Bu teşkilatın, bu birlikteliğin modern zamanlarda daha kurumsal bir şekilde, daha etkin olarak bütün alanlarda kapsayıcı bir faaliyet göstermesi liderlerimizin ortak iradesidir. Bu konuda, bizlere düşen çok görev var, bürokrasiye düşen görev var. Sivil toplumundan iş dünyasına, herkes bu konuda elinden geleni yapmaya çalışıyor.

"ORTA ASYA'YA SINIRI OLMASI NEDENİYLE İRAN POLİTİKALARI, TÜRK DEVLETLERİ'Nİ DE YAKINDAN İLGİLENDİRMEKTEDİR"

Diğer taraftan biliyorsunuz her yıl düzenlenen zirve var. Bu sene zirveyi, Cumhurbaşkanımızın ev sahipiğinde Ankara'da yapacağız. Diğer taraftan Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleri'ne yönelip haksız tecridin kaldırılması hususundaki çabalarımızı da hep beraber ele aldık. Başka küresel ve bölgesel meseleler var. Bunların başında Ukrayna geliyor. Ukrayna konusu ve devam eden savaş, bu savaşın etkileri ve daha da tehlikeli bir şekilde yayılma riskini de masaya yatırdık. İki ülke olarak bunu nasıl bakıyoruz, değerlendirmelerimiz nelerdir konularını görüştük.

Benim en son Rusya ziyaretinde elde ettiğim izlenimler, arkadaşlarımızın yaptığı temaslar ve bu konularda görüş alışverişinde bulunduk. Amacımız, isteğimiz odur ki bir an önce savaşın durması, bir kapsamlı barış görüşmesi için görüşmelerin başlaması ve bu konuda hemfikiriz. Diğer taraftan İran konusunda Amerika ile varılan mutabakattaki duyduğumuz ortak memnuniyeti ifade ettik. Kendilerinin de İran'la ilgili özel ilişkileri var.O konuda takip ettikleri politikalar var. Orta Asya'ya açılan bir coğrafyası var İran'ın. Bu bakımdan Orta Asya'nın sınırı olduğu için İran politikaları, Türk Devletleri'ni de yakından ilgilendirmekte. O konuda da gerekli görüş alışverişini yaptık.

"FİLİSTİN, GAZZE, LÜBNAN VE SURİYE KONULARINI TEKER TEKER ELE ALDIK"

Diğer taraftan özellikle Türkiye'nin bulunduğu Hinterlandı, doğrudan Kırgızistan'a da zaman zaman dolaylı olarak ilgilendiren ama hepimizin ortak meselesi olan, başta Filistin meselesi olmak üzere Filistin, Gazze, Lübnan, Suriye konuları teker teker üstünden gittik. Biliyorsunuz, Netanyahu'nun yayılmacı politikası bölgede kaosu, istikrarsızlığı, savaş, gözyaşı, yıkımı ve soykırımı destekleyen bir politika. Bu planın, bu politikanın durdurulması için uluslararası toplum olarak neler yapabiliriz, hangi tedbirler alınabilir, ne türden bir eylem planı ortaya konabilir... Bildiğiniz gibi Türkiye olarak, bütün uluslararası muhataplarımızla, ortaklarımızla konuyu ele alıyoruz. Bugün de tabii kardeşimizle bu konuyu ele aldık. Onların durduğu yer, bizi durduğumuz yer bütün konularda aynı yerde duruyoruz. Zaten kardeşliğin gereği de bu. Ama farklı eylem potansiyellerimiz, durumlarımız var. Onları da gözden geçirdik.

Diğer taraftan, Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun bugünkü toplantısında aldığımız bir takım kararlar var, takip edeceğimiz hususlar var. Bunları sistemli bir şekilde not ettik. Üstünden geçtik ve planlama grubunun liderlerimiz arasında yapılacak bir sonraki Yüksek Düzeyli Stratejik konsey toplantısının da altyapısını oluşturmuş oldu. Bunun için ben, bu verimli ziyaretten dolayı değerli meslektaşıma kıymetli heyetine, gerçekten değerlen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hem bu toplantı esnasında hem bu toplantıya gelene kadar ortaya konmuş çok yoğun çalışmalar var, çabalar var. Ben bu konuda emeği gören herkese teşekkür ediyorum."

Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubayev de toplantıda konuşarak, iki ülke arasındaki ilişkileri ve küresel gelişmeleri değerlendiren önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi amacıyla atılacak somut adımların masaya yatırıldığını belirten Kulubayev, iki ülkenin devlet başkanları düzeyinde gerçekleştireceği karşılıklı ziyaretlerin de gündeme geldiğini ifade etti.

"ORTA KORİDOR VE DEMİRYOLU PROJELERİ STRATEJİK ÖNCELİK"

Görüşmelerde kültür ve eğitim alanlarındaki mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine değinildiğini aktaran Kulubayev, ulaştırma ve lojistik hatlarına ilişkin stratejik mesajlar verdi. "Orta Koridor"un Kırgızistan için en önemli stratejik güzergah olduğunun altını çizen Bakan Kulubayev, "Kırgızistan-Özbekistan-Çin demiryolu hattının kurulmasını ele aldık. Bu hat sayesinde gelecekte Türkiye üzerinden Arap ülkelerine ve Avrupa'ya kesintisiz bir çıkış sağlanmasını öngörüyoruz" dedi.

BM GÜVENLİK KONSEYİ GEÇİCİ ÜYELİĞİ VE KÜRESEL DİPLOMASİ

Kırgızistan'ın uluslararası arenadaki diplomatik başarılarına da değinen Kulubayev, ülkesinin küresel sorunların çözümünde Birleşmiş Milletler (BM) hukuku ve diplomasi kanallarının aktif şekilde kullanılması gerektiğini savundu. Kulubayev, Kırgızistan'ın BM Güvenlik Konseyi 2027-2028 dönemi geçici üyeliği adaylığına ve bu süreçteki küresel vizyonuna dikkat çekerek, ülkesinin Afrika, Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle olan iş birliğini ve ortak çalışmalarını artıracağını belirtti.

Kırgızistan, 3 Haziran 2026'da BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilerek tarihi bir başarı elde etmiş olup, dünya barışına ve uluslararası sisteme somut katkılarda bulunmaya hazır olduğunu bir kez daha teyit etti.

BAKAN FİDAN'DAN AB VURGUSU

Daha sonra Fidan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin Avrupa Birliği arasında yüksek düzeyli temasların arttığının görülmesi ve dün AB'den ü. yüksek düzey komiserin ağırlanmasının sorulması üzerine Fidan, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu ve bu doğrultuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü bir irade ve vizyon ortaya koyduğunu vurguladı.Türkiye-AB ilişkilerinin son dönemde yapıcı bir rotaya girdiğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Her düzeyde ivme kazanan temaslardan ve atılan yapıcı adımlardan memnuniyet duymaktayız. Özellikle ekonomi, ticaret, göç, güvenlik, bilim, araştırma ve teknoloji dahil birçok alanda Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog toplantıları yeniden başlatılmıştır. Ayrıca Avrupa Yatırım Bankası, Türkiye'deki faaliyetlerine kısmen yeniden başlamış olup, Tek Avrupa Ödeme Alanı (SEPA) ile ilgili finansal ve teknik birimlerimiz çalışmalarını sürdürmektedir."

GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİ VE VİZE SÜREÇLERİ

Görüşmelerde dış politika, ulaştırma, enerji, göç ve vize gibi birçok güncel konunun ele alındığını aktaran Fidan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize süreçlerine ilişkin önemli detaylar paylaştı. Avrupa Birliği'nin büyük bir çoğunluğunun Gümrük Birliği'nin güncellenmesini istediğini belirten Fidan, bu adımın atılması halinde mevcut durumda 250 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminin iki ila üç katına çıkma potansiyeli taşıdığını vurguladı. Kıbrıs Rum Kesimi'nin tutumu nedeniyle bazı siyasi engeller yaşandığını ancak mevcut şartlarda bu süreci ilerletmek için arayışları sürdürdüklerini ifade eden Fidan, vize ve göç konularına da değindi. Fidan, iş dünyası, öğrenciler, sanatçılar ve turistlerin seyahatlerini kolaylaştıracak vize kolaylığı talebini net bir şekilde AB heyetine ilettiklerini ve vize serbestisi anlaşmasının hayata geçirilmesi için gereken şartlar konusundaki programları karşılıklı olarak paylaştıklarını belirtti.

Görüşülen heyetin dış ilişkiler, genişleme ve içişleri komiserlerinden oluştuğuna dikkat çeken Bakan Fidan; Rusya-Ukrayna savaşı, İran, Hürmüz Boğazı ve İsrail-Filistin meselesi başta olmak üzere küresel ve bölgesel güvenlik krizlerinin de kapsamlı şekilde masaya yatırıldığını belirtti. Türkiye'nin lojistik ve ulaştırma altyapısının "Kuzey-Güney" ve "Doğu-Batı" eksenindeki stratejik öneminin AB tarafınca da net bir şekilde görüldüğünü ifade etti.

AB üyesi ülkelerle Türkiye'nin ikili bazda ticari ve siyasi hiçbir sıkıntısı olmadığını belirten Fidan, "Üye ülkelerle ikili ilişkilerimiz çok iyi düzeyde ancak bu ülkeler kurum olarak (AB çatısı altında) bir araya geldiklerinde, ikili ilişkilerin olumlu ortalamasının AB kurumlarının kararlarına tam olarak yansıtılmadığını görüyoruz. Bu yapısal problemleri tespit edip, sistematik bir şekilde çözmek için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

FİDAN'DAN NATO ZİRVESİ HAZIRLIKLARI AÇIKLAMALARI

Öte yandan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO liderler Zirvesi'nin hazırlıklarının sorulması üzerine Fidan, Türkiye'nin 22 yıl aradan sonra yeniden bir NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığını belirterek, bu zirvenin hem Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik rolünü pekiştireceğini hem de küresel güvenlik mimarisi açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. En son 2004 yılında İstanbul'da yapılan zirveyi hatırlatan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu çapta büyük bir organizasyonun yeniden Türkiye'de gerçekleştirilmesinin gurur verici olduğunu ifade etti.

Ankara zirvesinde, özellikle son iki zirvede alınan kararların uygulama aşamalarının gözden geçirileceğini aktaran Fidan, masadaki temel gündem maddelerini detaylandırdı. Bu kapsamda ilk olarak ittifak üyelerinin ortak güvenlik yükünü adil bir şekilde paylaşmasını ve bu doğrultuda somut adımlar atmasını içeren "Güven Paylaşımı" ve ortak sorumluluk başlığının değerlendirileceğini belirten Fidan, yeni küresel şartlara uyum sağlayan, modern ve güncellenmiş bir NATO anlayışını temsil eden "NATO 3.0" vizyonu ile geleceğe yönelik perspektiflerin de masaya yatırılacağını ifade etti. Bakan Fidan ayrıca, Avrupa'nın mevcut coğrafyasındaki savaşlar, istikrarsızlık riskleri, muhtemel kriz senaryoları ve stratejik tehditlere karşı NATO'nun geliştireceği Avrupa caydırıcılığı ve güvenlik politikalarının da zirvenin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurguladı.

"SAVUNMA SANAYİ, LİDERLER DÜZEYİNDE NATO'NUN EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDELERİNDEN BİRİ HALİNE GELMİŞTİR"

Bakan Fidan, son dönemde yaşanan bölgesel savaşların savunma sanayindeki bağımsızlık ve üretim kapasitesinin önemini gözler önüne serdiğini belirtti. Ankara'daki zirveye paralel olarak savunma sanayii odaklı etkinliklerin de düzenleneceğini kaydeden Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Geçmiş dönemlerde NATO gündemleri ağırlıklı olarak muharip birliklerin hazırlığı ve istihbarat paylaşımları üzerine kuruluydu. Ancak son savaşlar gösterdi ki, savunma sanayiindeki üretim kapasitesi ve bağımlılık oranları da askeri hazırlıklar kadar hayati bir öneme sahip. Bu konu artık liderler düzeyinde NATO'nun en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. Ankara zirvesinde bu alanda da önemli bir etkinliğe imza atacağız."

Zirve kapsamında sadece resmi görüşmelerin yapılmayacağını belirten Hakan Fidan, sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları ve savunma sanayii aktörlerinin katılımıyla Ankara'da geniş kapsamlı yan faaliyetlerin de yürütüleceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.