Dha Yurt Bülteni-8

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

1)BAKAN ELVAN: GELECEĞİN GÜÇLÜ TOPLUMLARI DİJİTALLEŞMEYİ ETKİN KULLANANLAR OLACAKKALKINMA Bakanı Lütfi Elvan, önümüzdeki dönemin güçlü toplumlarının, dijitalleşme sürecini etkin bir şekilde yönetip, bunun sonucunda bilgi temelli yenilikçiği geliştirenler olacağını söyledi.

1)BAKAN ELVAN: GELECEĞİN GÜÇLÜ TOPLUMLARI DİJİTALLEŞMEYİ ETKİN KULLANANLAR OLACAK

KALKINMA Bakanı Lütfi Elvan, önümüzdeki dönemin güçlü toplumlarının, dijitalleşme sürecini etkin bir şekilde yönetip, bunun sonucunda bilgi temelli yenilikçiği geliştirenler olacağını söyledi.

Türkiye Bilişim Derneği'nin bu yıl 24'üncüsünü düzenlediği Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri, Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki Rixos Otel'de başladı. Seminerin açılışına Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Rahmi Aktepe'nin yanı sıra bilişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yöneticileri katıldı.

GELECEK TEKNOLOJİDEN ÖRNEKLER

Bakan Lütfi Elvan seminerin açılış töreninde yaptığı konuşmada, ekonominin dijitalleşme sürecine girdiğini söyledi. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin katma değerinin yükseldiğini belirten Elvan, dijitalleşmenin yeni bir boyuta gireceğini kaydetti. Gelecek teknolojiden örnekler veren Bakan Elvan, "Ayakkabılarımız günde ne kadar ve hangi tempoda yürüdüğümüzü bize internet ortamında bildirecek. Otoyollarda araçlar insan müdahalesi olmadan birbirleriyle haberleşerek yol ve trafik bilgilerini kendi aralarında paylaşabilecek" dedi.

GELECEĞİN GÜÇLÜ TOPLUMLARI

Bilgi ekonomisi ile genel ekonomi arasında ayrım yapmanın giderek zorlaştığını belirten Elvan, önümüzdeki dönemin güçlü toplumlarının dijitalleşme sürecini etkin bir şekilde yönetip, bunun sonucu olarak bilgi temelli yenilikçiği geliştirenler olacağını vurguladı. Elvan, şöyle devam etti:

"İmalat sanayiinde yenilikçi olmayan firmaların ortalama verimlilik artışı yıllık yüzde 0.5 iken bu oran yenilikçi firmalar için yüzde 3.5 olarak gerçekleşti. Büyüme potansiyelini artırmak için üretkenliğimizi artırmak zorundayız. Üretkenliği artırmak için bilgi temelli yenilikçiliği geliştirmek zorunlu hale geldi. Dijitalleşmeye yatırım kilit nitelik taşıyor. Bilgiye dayalı sermayeye odaklanmamız gerekiyor. Üniversitelerin eğitim müfredatını piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirmeliyiz. Kalkınma Bakanlığı olarak AR-GE kapasitemizin daha da artırılmasına yönelik altyapıları güçlendiriyoruz. KOBİ'lere gereken önemi vermezsek ülke olarak ciddi sıkıntılar yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Bu nedenle KOBİ'lerimizi güçlendirmeliyiz."

'TÜRKİYE'NİN ÖNCELİĞİ YAZILIM ALANI OLMALI'

Bakan Lütfi Elvan, artan otomasyon nedeniyle işsiz kalacaklara yeni ekonomide talep edilen niteliklerin kazandırılması ve ilkokul öğrencilerine kodlama eğitimi verilmesi gibi çalışmaların yapılması gerektiğini dile getirdi. Elvan, "Yazılım ve hizmetler alanını Türkiye için öncelikli alanlar olarak görüyoruz. Bu alanlara gelişme sağlayacak politika ve uygulamaları hayata geçirdiğimizi bildirmek istiyorum. Ülkemizin dijital dönüşümü niteliğindeki 2015-2018 bilgi toplumu ve eylem planı bilgi teknolojisi gözetilerek kurgulandı" dedi.

Bilgi ekonomisine geçişi sağlamak amacıyla siber güvenlik, kişisel verilerin korunması, e-ticaret gibi konularda eylemler geliştirdiklerini dile getiren Bakan Elvan, "Bilgi ekonomisine geçişi hızlandırmak için her kesimin fikrine, desteğine ihtiyacımız var" dedi.

TÜSİAD'IN ELZEM GÖRDÜĞÜ KONULAR

TUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ise yapılan analizlerde dijitalleşmenin başarılı bir şekilde uygulandığı durumda verimlilik artışının sektörler arasında farklılık göstermekle birlikte yüzde 5- 15 arasında değişiklik olabileceğini söyledi. Dijitalleşmenin sanayi üretiminde yıllık yaklaşık yüzde 3'e kadar ulaşabilecek bir artışı tetikleyebileceğini belirten Bilecik, "Bu büyüme Türkiye'de yüzde 1 ve üzeri bir ek büyüme anlamına geliyor" diye konuştu

BİLİŞİM BAKANLIĞI KURULSUN

TBD Başkanı Rahmi Aktepe ise bilişim teknolojilerinin üretimi, yaygınlaşması ve küresel pazarda yer alması konusunda bir yol haritası belirlenmesinde zorluklar gözlendiğini söyledi. Aktepe, "Ülkemiz gelişimini doğrudan etkileyen bu durum, ortaya konan politika ve stratejilerin sağlıklı koordinasyonu ve işbirliğinden geçmekte olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle Bilişim Bakanlığı kurulması konusundaki ısrarımızı yineliyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

Bilim Seminerine katılan konuklardan detay görüntüler

Bakanın salona girmesinden görüntü

Bakan Lütfi Elvan'ın konuşması

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik'in konuşması

Bakana plaket verilmesi

Toplu fotoğraf çekiminden görüntü

385 MB - 6.19ö

Haber: Hasan DEMİRBAŞ-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,

==================================================

2)YASAK KARARINA CHP' DEN TEPKİ

ANTALYA Valiliği'nin kamuya açık piknik alanlarında ve park halindeki araçlarda alkol almayı yasaklayan kararına CHP'den tepki geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Antalya'da tüm açık alanlarda alkol tüketiminin yasaklanmasının, başka illerde başlatılan alkollü içecek yasağını Türkiye geneline yaygınlaştırma adımlarının bir parçası olduğunu söyledi. Antalya'nın özel bir konumu olduğunu, her yıl milyonlarca turist ağırladığını kaydeden Budak şöyle konuştu:

"Antalya, turizmin başkenti ve Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı. 10 milyona yakın turist ağırlıyor. Bu yasak kararı, dış dünyada Antalya'da alkol yasağı algısı oluşturacaktır. Büyük siyasi hatalar sonucu geçen yıl turizmdeki daralma nedeniyle Türkiye 10 milyar dolar kaybetti. Sadece Antalya'da 100 bine yakın kişi işini, aşını kaybetti. Binlerce esnaf kepenk kapattı. Tablo bu haldeyken şimdi yine siyasi bir sorumsuzluk örneği sergileniyor. Antalya'nın yasaklarla anılması, alkol yasağı tartışmalarının merkezine taşınmazı, büyük bir aymazlıktır. Antalya Suudi Arabistan'ın değil Türkiye'nin kenti. Kenti yönetenlerin önce bunun farkına varması gerekir. Anlaşılan o ki, Vali ve Emniyet Müdürü iktidara şirin görünmek için, 16 Nisan'da güçlü bir 'Hayır' diyen Antalya'yı cezalandırmaya çalışıyor. Antalya'yı bitirmek istiyor. Bu sorumsuzluğa izin vermeyeceğiz."

'TURİSTLER OTELE Mİ KAPATILACAK'

Uygulamada da yeni sorunlar ortaya çıkacağına dikkat çeken Budak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Alkol ile suç kavramının birlikte değerlendirilmesi, 'alkol içilen yerlerde suç işlenir' gibi ön kabul kesinlikle yanlıştır. Yasaklarla suçun önleneceği de doğru değildir. Antalya'da suç oranı nedir? Antalya'da, gasp, hırsızlık, adam öldürme, cinsel saldırı ya da ihaleye fesat karıştırma gibi suçların hangisi açık alanlarda içki içilirken yaşanmış. Bu yasağın geçerliliği yok. Antalya bir turizm kenti. Turistler otellere mi kapatılacak? Otelden çıkmayın, yolda içmeyin, kumsalda içmeyin mi denecek? Turizm barış ve özgürlük sektörüdür. Özgürlük yoksa turizmde olmaz."

'DERHAL GERİ ÇEKİLMELİ'

Ak Parti Hükümeti'nin OHAL fırsatçılığı yaptığını, iktidardan güç alan valilerin de benzer bir tutum içine girdiğini kaydeden Budak, "Yasaklarla, Türkiye'ye bir yaşam tarzı dayatılıyor. Bu çerçevede alkol yasağı adım adım Türkiye'ye yaygınlaştırılıyor. Bazı illerde valiler OHAL'i bahane etmişti, Antalya'da buna gerek duyulmamış, toptan yasaklama kararı getirilmiş. Antalya'yı bitirecek bu karar kabul edilemez. Yasak kararı derhal geri çekilmelidir" dedi.

KARA: TURİZM SEZONU ÖNCESİ ANTALYA'YA VURULMUŞ BİR DARBE

CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara da, Antalya Valiliği'nin kararının Antalya'daki turizme ciddi zarar vereceğini söyledi. Valiliğin getirdiği içki yasağında bütün açık alanların tarif edildiğini belirten Kara, "Antalya bir turizm kentidir. Her yıl milyonlarca yabancı turistin geldiği kentimizde, bu kararın turistlere anlatılmasını bütün kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Antalya'da turizmin zaten çöktüğü, binlerce işletmenin kapandığı bir dönemde bu kararla ülke içinden ya da dış ülkelerden gelecek turistlere 'Antalya'da şeriat yasaları hüküm sürmektedir gelme' denmektedir" diye konuştu.

Yaz aylarında Antalya'da oturanların en büyük eğlencesinin piknik ve mangallar olduğunu söyleyen Kara, valiliğin, piknik alanlarında da içki tüketilmesini yasakladığını hatırlattı. Tarihi ve kültürel mekanları da tarif eden yasaklama kararına dikkat çeken Kara şunları kaydetti:

"İlimizin en önemli turizm ve eğlence merkezi olan Kaleiçi'ndeki işletmeler de bu yasak kararı ile tehdit altına alınmıştır. İlginç olan valiliğin Kabahatler Kanunu'nun sarhoşluğu düzenleyen 35. maddesinden değil, emre aykırı davranışı düzenleyen 32. maddeden cezalandırma isteğidir. Bu da göstermektedir ki bu içki yasağı keyfi bir emirdir."

Muratpaşa CHP İlçe Başkanı Ahmet Kumbul ise yazılı açıklamasında, kararı endişeyle karşıladığını kaydetti.

ANTALYA/DHA

=====================================================

3)MEVLANA MÜZESİ'NİN BİN YILLIK GÜL BAHÇESİNDE, EK BİNA İNŞAATI DURDURULDU

KONYA'da, Mevlana Müzesi'nin yaklaşık bin yıllık gül bahçesinde gerçekleştirilen ek bina inşaatı, hafriyat çalışmaları sırasında kemik ve mezar kapak taşları bulunması nedeniyle durduruldu. Gül bahçesine müze binası yapılmasına tepki gösteren Mevlana'nın 22'inci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, "Bu inşaat bizi çok üzüyor. Olmaması gereken bir bina ve inşaat. O binayı türbenin arkasında istimlak edilen alana yapabilirlerdi. Orada buldukları kemikler, ceddimizin kemikleri. Oralar zamanında aile büyüklerimizin defnedildiği yerler." dedi.

Bugün müze olarak kullanılmakta olan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edildi. Bahaeddin Veled, 12 Ocak 1231 tarihinde vefat edince türbedeki bugün ki yerine defnedildi. Ölümünün ardından sevenleri, Mevlana'ya, babasının mezarının üzerine türbe yapılmasını talep etti. Ancak Mevlana, "Gök kubbeden daha iyi türbe mi olurö diyerek bu isteği kabul etmedi. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince, babasının yanına defneldi. Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul edip, 'Kubbe-i Hadra' (Yeşil Kubbe) denilen türbe dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yaptırıldı.

Türbenin içerisinde ve dışarısında inşaat faaliyetleri yapılan eklemelerle 19'uncu yüzyılın sonlarına kadar devam etti. 1925 yılında da çıkan tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kanununun ardından  Mevlana Dergahı, müzeye dönüştürüldü. Müzede, dönem dönem restorasyonlar gerçekleştirildi.

TARİHİ GÜL BAHÇESİ'NE EK MÜZE BİNASI

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından nisan ayın başında başlatılan çalışmalar kapsamında Mevlana Müzesi'nin 'Gül Bahçesi' olarak adlandırılan kuzey bölümündeki bahçe duvarları yıkıldı. Mevlana Müzesi içinde yer sorunundan dolayı sergilenmesinde sıkıntı çıkan eserler bahçedeki yeşil alana kurulacak olan bu müzede yapılması için çalışmalara başlandı.

HAFRİYAT SIRASINDA MEZAR ÇIKTI

Buradaki bahçeye yıkılan duvar boyunca uzanan yaklaşık 100 metre uzunluğunda ek müze binası yapılması için hafriyat çalışması yapılırken, yaklaşık 2 metre derinliğe inildiğinde kemik parçaları ve mezar kapak taşları bulundu. Bunun üzerine Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da bahçedeki inşaat faaliyetleri durdurdu. Uzmanlarca yapılan incelemelerde, söz konusu alanın 38 düzenli gömünün yapıldığı mezarlık olduğu tespit edildi.

İNCELEME YAPILDI

Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri bugün kemik parçaları ve mezarların bulunduğu alanda inceleme yaptı.  Basın mensupları alan içerisine alınmazken, Konya Müze Müdürlüğü ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alana dair hazırlanan tespit tutanağı kapsamında alandaki çalışmaların netlik kazanacağı öğrenildi.

MEVLANA'NIN TORUNUNDAN TEPKİ

Mevlana'nın 22'inci kuşak torunu ve  Uluslararası Mevlana Vakfı Başkanı Esin Çelebi Bayru, gül bahçesine müze ek binası yapılmasına tepki gösterdi. Gül Bahçesi'ne yapılan inşaattan dolayı büyük üzüntü duyduğunu dile getiren Bayru, "Bu inşaat bizi çok üzüyor. Olmaması gereken bir bina ve inşaat. O binayı türbenin arkasında istimlak edilen alana yapabilirlerdi. Orada buldukları kemikler, ceddimizin kemikleri. Oralar zamanında aile büyüklerimizin zamanında defnedildiği yerler." dedi.

"UMARIM EN KIZA ZAMANDA ESKİ HALİNİ ALIR"

Binanın yapılacağı  alanın 'Gül Bahçesi' olduğuna dikkat çeken Bayru, şunları söyledi:

"Orası bir gül bahçesi. Bir bina ile küçültmek çok büyük bir hata. Ümit ederim ki bu hatadan çok çabuk geri dönerler. Biran önce o açılan yerler kapanır ve o alan tekrardan gül bahçesi olur."

"KÜLTÜR BAKANI  ONAYLAMAMIŞTI"

Olayın ortaya çıkmasının ardından Kültür bakanlığıyla görüşme yaptığını da dile getiren Bayru, "Kültür Bakanımızın bizzat kendisine bu bilgiyi verdik. Çünkü Kültür bakanımız, aralık ayında Konya'ya geldiği zaman projeyi kendisine sunmuşlardı ve bakan bey de aynı şekilde bu binanın oraya yapılmaması ve daha arkaya çekilmesi, türbeyi gölgeleyeceği ile ilgili fikrini söylemişti. Ona rağmen oraların kazılmış olması çok üzücü."dedi.

"YAPILACAKLARDAN BİLGİMİZ OLMUYOR "

Mevlana Müzesi'nde yapılacak olan değişikliklerden haberlerinin olmadığını da ifade eden Bayru, "Mevlana Türbesi'nde ve civarında yaptıkları değişikliklerden maalesef çok sonra haberimiz oluyor. Projeyi hazırlıyorlar, onayını alıyorlar, işe başlıyorlar ve ondan sonra bizim haberimiz oluyor. Ancak kendi merakımızla bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz.  Doğru olanı onlara anlatmaya çalışıyoruz. Ama bir yere kadar sözümüz geçiyor. Gönül ister ki bu tarz projeleri birlikte oturup çalışalım. Ne olursa olsun kanı taşımanın kazandırdığı bir değer var. Ben bu örf ve adetin içine doğdum. Bütün bir ömrü de bu şekilde geçirdim. Evimizde Mevleviliğin örf ve adeti ile ilgili bilgiler içinde büyüdük. İnşallah bundan sonra bu sözlerimi duyurabilirim de bir şeyler yapacakları zaman hep birlikte çalışırız." diye konuştu.

"DÜNYA BİZE SORUYOR AMA KONYA SORMUYOR"

Aynı zamanda Mevlana Vakfı'nın da başkanı olan Bayru, "Biz bir vakıfız. Vakfımız UNESCO tarafından akredite edilmiş bir vakıf. Bu konuda dünyada sorulacak şeyleri UNESCO  bize yönlendiriyor. Ama Konya'da kimse bize bir şey sormuyor." dedi.

"İSMİ GÜL BAHÇESİ AMA ÇİÇEKLERİN HEPSİ LALE "

Gül bahçesinin aslına uygun olarak korunması gerektiğine de dikkat çeken Bayru, konunun takipçisi olacaklarını ve o binanın başka bir yere yapılması için gayret göstereceklerini de sözlerine ekledi. Bayru, "Gönül ister ki türbenin bahçesinde çeşit çeşit güller olsun. Dört mevsim açan güller var ve onlar ekilsin. Ama şu an da türbenin bahçesi lale bahçesi gibi. İsmi gül bahçesi ama çiçeklerin hepsi lale. Çiçeklerin bir kabahati yok ama bunu düşünerek hareket etmek gerek." diyerek sözlerini bitirdi.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDEN AÇIKLAMA

Müze ek bina projesini yürüten Konya Büyükşehir Belediyesi de, projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında yapıldığını belirtti. Yapılan açıklamada, " Bu kapsamda müzenin kuzey kısmında bulunan bahçe duvarı yıkılmış, aynı yerde duvarın üzerine gelen kısımda yeni ek müze binası çalışmalarına başlanmıştır.

Yeni müze binası yapım çalışmaları kapsamında Müze Müdürlüğü gözetiminde devam eden kazı çalışmalarında mezar yerleri tespit edilmektedir. Tespit edilen mezarlar krokiye işlenip Müzeler Genel Müdürlüğü ve ilgili kurumlara sunulacak, alınacak karar çerçevesinde çalışmalar devam edecektir."denildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Müvlana Müzesi'nden detay

Ek bina inşaatından detay

Kurul üyelerinin inceleme yapması

Esin Çelebi Bayru röp.

Çıkan kemik ve mezarların fotoğraflı

(Haber- Kamera: Mehmet Kayhan YILDIZ KONYA DHA))

===========================================

4)TRABZONLU DOKTOR HAKKARİLİLER'İN SEVGİSİNİ KAZANDI

HAKKARİ'ye 3 ay önce atanan Trabzonlu 33 yaşındaki ortopedi uzmanı Dr. Hüseyin Çümen, hastalara gösterdiği ilgi ve yaptığı başarılı ameliyatlarla halkın sevgisini kazandı. Dr. Çümen, "Kimse burdan kaçmasın, Hakkari gayet güzel bir yer. Ben çok memnunum" dedi.

İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uzmanlık eğitimini tamamamlayan Ortopedi Uzmanı Dr. Çümen, 3 ay önce Hakkari Devlet Hastanesi'ne atandı. Atandığı günden bu yana 150 ile 200 arasında hastaya  diz protezi ve çeşitli ameliyatlar yapan Dr. Çümen, günde 100 ile 180 arasında hastayı da muayene ediyor. Son olarak 18 gün önce yüksekten düşmesi sonucu sol kalçasında kırıklar oluşan Hasan Öztunç ve sol ayağı nedeniyle oturmada büyük sıkıntı yaşayan 61 yaşındaki Zerife Çivi, yapılan ameliyatlarla eski sağlıklarına kavuştu. Dr. Çümen, Hakkari'yi ve Hakkari insanını çok sevdiğini belirterek şöyle dedi:

"Ben atandığım günden bu yana yaklaşık 150 ile 200 arasında hastayı çeşitli ameliyatlar yaptım. Hasan Öztunç kalça kırığı şikayeti ile buraya geldi. Biz ameliyatını yaptıktan sonra kendisi sağlığına kavuştu ve  referandum için de oyunu kullanabildi. Ayrıca günde 100 ile 180 arasında hastaya bakıyorum. Bu yoğun şartlarla hizmet vermeye devam ediyoruz. Gece- gündüz çalışıyoruz. Bazen gece bile yaptığımız ameliyatlar oluyor.Hiç boş zamanımız yok. Diz protezi ameliyatları burada pek yapılmıyordu. Biz geldiğimizden beri burada 6 tane diz protezi ameliyatı yaptık ve spor yaralanmaları gibi ameliyatları da yaptık. Buradaki hasta yoğunluğu çok fazla. Ama hizmet vermekten memnunum. Kimse burdan kaçmasın, Hakkari gayet güzel bir yer."

Görüntü Dökümü

--------------------

-Ortopedi doktoru Hüseyin Çümen, hastaları muayne ederken

-Muayene olmak için kuyrukta bekleyen hastalar

-Detaylar

-Hüseyin doktor, ameliyat ettiği 61 yaşındaki Zerife Çivi ile poz verirken

-Çivi, Kürtçe Hüseyin doktora teşekkür edip dua ederken

-Çivi'yi gezdiren Hüseyin doktor

-Ameliyat olan Hasan Öztunç'a kontrol eden Dr. Hüseyin Çümen

-Çümen ile röportaj

-Hasta Hasan Öztunç ile röportaj

-Hastane binasından genel görüntü

BOYUT: 366 MB

SÜRE: 5 DK 54 SN

Behçet DALMAZ/HAKKARİ, -

Kaynak: Demirören Haber Ajansı