CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, AK Parti ve diğer partileri arındıracağını söyledi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde, sadece CHP'yi değil Türkiye'yi kirlilikten arındıracaklarını, AK Parti'yi de diğer partileri de arındıracaklarını ileri sürdü. Kendisi ya da yakınları için para harcayan belediye başkanlarını istifaya çağırdı.
(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin bir arınma dönemi yaşadığını ileri sürerek, "Sadece bizi değil, Türkiye'yi kirlilikten arındıracağız. Ak Parti'yi de, diğer partileri de arındıracağız" dedi. Kılıçdaroğlu, kendisi ya da yakınları için para harcayan belediye başkanlarını istifaya davet ederek, "Yolsuzluk yapanların adresi bellidir. Bakın, buraya da yakın: AK Parti Genel Merkezi. İstiyorlarsa hep beraber AK Parti Genel Merkezi'ne gitsinler" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen CHP Gençlik Kolları İl Koordinasyon Toplantısı'nın kapanışında konuştu. CHP'li gençlerin Ahmet Kaya'nın Yorgun Demokrat şarkısı ile karşıladığı Kılıçdaroğlu, "Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu" sloganları eşliğinde kürsüye çıktı.
Sloganlara "Birlikte bu ülkeyi ahlaki temelleri üzerinde yeniden inşa edeceğiz" yanıtını veren Kılıçdaroğlu, "Siyaseti kirlilikten arındıracağız. Ahlaki temelleri güçlü olan bir siyaseti yeniden inşa edeceğiz. Yine söylüyorum: Siyasi Ahlak Kanunu vazgeçilmezimizdir. Siyaset kirlilikten arınmadığı sürece Türkiye huzur bulamaz. Kaynaklar yerli yerinde harcanamaz. Bir avuç kişi zenginleşirken milyonlar fakirleşir. O nedenle unutmamanız gereken temel nokta, bu ülkenin kesinlikle bir Siyasi Ahlak Kanunu'na ihtiyacı var. Siyasetin ahlaki temellerini inşallah Cumhuriyet Halk Partisi'nin önderliğinde bu ülkeye kazandıracağız. Bu temeller olmadan siyaset yürümez, Türkiye aydınlığa kavuşmaz. O nedenle beraber, birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı.
Daha sonra savunma sanayideki gelişmelerden söz eden Kılıçdaroğlu, CHP'lilerin tarihi iyi bilmesi gerektiğini söyledi. Osmanlı'nın 18'inci yüzyıldaki Sanayi Devrimi'ni kaçırdığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardınından kurulan Cumhuriyet'in önceliğinin ekonomik bağımsızlık olduğunu vurgulayarak, "1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Ekonomik bağımsızlığı olmayanın tam bağımsızlığı olmayacağını Gazi Mustafa Kemal biliyordu. Eğer ekonomik olarak birilerine muhtaçsanız o zaman sizin bağımsızlığınız su götürür diyordu" diye konuştu.
Cumhuriyet'in kurucularının savunma sanayine verdiği önemi anlatan Kılıçdaroğlu, bu konuda açılan fabrikaları sıraladıktan sonra, "O fakir ülke, 1920'lerden 1930'lara, 1940'lara kadar gelen süreç içinde ne büyük başarılara imza atıldığını bilmeniz açısından bunu söylüyorum" dedi.
1937 yılında dünyaya uçak ihraç eden beş ülkeden birisinin Türkiye olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO'ya üye olduğu 1945'ten itibaren uçak üretimini engellemeye çalıştığını anlatarak, "Türkiye, NATO'ya girer. Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar el bebek, gül bebek... Bir sorun yoktur. 5 Haziran 1964. Kıbrıs'ta olaylar olur. Soydaşlarımız katledilir. İnönü müdahale etmek ister ama Amerikan Başkanı Johnson çok ağır bir mektup yazar dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye. Benzer olay 20 Temmuz 1974'te olur. Kıbrıs'ta olaylar oluyor. Soydaşlarımız öldürülüyor. Bütün dünya seyirci ama seyirci olmayan bir kişi var: Rahmetli Bülent Ecevit. ve Kıbrıs'a müdahale eder. Eğer bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hakkı varsa, Bülent Ecevit'i rahmetle anmak ve onu asla unutmamak gerekiyor. Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde söz sahibi olmasının temel taşlarını döşeyen lider, Bülent Ecevit'tir" ifadelerini kullandı.
"REKABET OLMAZSA SAVUNMA SANAYİSİNDE GELİŞME SAĞLANMAZ"
Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından Amerika ambargosunun başladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu ambargonun ardından savunma sanayi alanında yeniden önemli adımlar atıldığını anlattı. Bugün de savunma sanayi alanında pek çok şey yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Yapanlardan, sanayicilerimizden, mühendislerimizden gurur duyuyoruz. Kimsenin unutmaması gereken iki temel nokta var: İnönü'ye Johnson'ın yazdığı mektup ve Bülent Ecevit'in Kıbrıs'a yaptığı harekat. Bütün bunların çıkış noktası, tetikleyicisi bu iki olaydır. Türkiye kendi özüne dönmüştür, kendi sanayine dönmüştür. 'Ben üretmezsem başarılı olamam, ben üretemezsem kendimi savunamam.' Üstelik ateş çemberi içinde olan bir bölgede Türkiye kendi varlığını, kendi güvenliğini korumak zorundadır; el aleme avuç açmadan. ve Türkiye bugün bu noktadadır.
Evet, bugün uçaklar yapıyoruz, helikopterler yapıyoruz. tank konusunda belki hatırlarsınız, iktidarı çok sert eleştirmiştim. Aynı eleştirilerim bugün için de geçerlidir, onu da belirtmek isterim. Bugün savunma sanayimizin önemli bir sorunu var: Rekabete açık değil. Rekabet olmazsa savunma sanayisinde beklediğimiz gelişmeleri sağlayamazsınız. Savunma sanayi bir kişiye veya bir şirkete teslim edilemez. Rekabet olmalı. En iyisini, en güzelini, en ihtiyaç duyulanı kim yapıyorsa onun öne çıkması lazım. Dolayısıyla rekabete açık bir yapının olması gerekiyor. Savunma sanayinin, yüksek teknolojiye ihtiyaç duyulan bir alandır."
"SAVUNMADA GÜÇLÜ OLMAK İSTİYORUZ"
CHP'nin dört temel felsefesi olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Birincisi: Hukukun üstünlüğü. Eğer bunu sağladığımız andan itibaren bu olayların tamamını tartışabiliriz. Biz bugün yapılanları küçümsemiyoruz ama geçmişi unutturmayacağız. Geçmişin temelinde Cumhuriyet Halk Partililerin emeği vardır. En ağır bedelleri ödeyen parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir ama bu yolu açan partinin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekir. Biz ülkemizi seviyoruz. Savunmada güçlü olmak istiyoruz. Cumhuriyeti kurduk ama ülkemizde henüz arzu ettiğimiz demokrasi yok. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak inşallah bize nasip olacaktır. Kirlilikten arınmış, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği gerçek anlamda bir demokrasi özlemimiz var.
İkincisi: Üreten Türkiye. Türkiye'nin üretmesi lazım ama ne üretecek Türkiye? Katma değeri yüksek ürün üretmek zorundadır Türkiye. Katma değeri yüksek ürün ürettiğinizde dünyada söz sahibi olursunuz.
Üçüncüsü: Sosyal devlet. Tamam, demokrasiyi getirdik. Ama biri aç, biri yoksulsa olmaz. Herkesin huzur içinde yaşadığı, herkesin ekmeğini özgürce bölüştüğü, yolsuzluğun hırsızlığın olmadığı, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir devlet.
Anne çocuğunu iyi besleyemediği için çocuk okula aç gidiyor. ya bir tas çorbayı 21. yüzyılın Türkiye'sinde bir çocuğa veremez misiniz siz ya? Su veremez misiniz bu çocuğa? Tuvaletine kağıt koyamaz mısınız bu çocuğun? Milyarları götürenlere bir şey demiyorlar.
"FON VURGUNCULARINI ÖRGÜTLÜ SUÇLAR ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRMENİZ GEREKİR"
Fon vurguncuları aldı malı götürdü. Herkes parayı dışarıya götürdü. Efendim, 'tutuklarım sizi, içeri atarım.' E, 5 milyar gitti, 10 milyar gitti, 100 milyar dolar gitti zaten. Ne olacak? 'Üç beş gün kalırız, üç beş yıl kalırız, on on beş yıl kalırız, gider yurt dışında krallar gibi yaşarız' diyorlar. Fon vurguncularını örgütlü suçlar çerçevesinde değerlendirmeniz ve dava açmanız gerekir. Böyle olabilirse belki Türkiye o paraları yeniden getirebilir.
Dolayısıyla hakkı, hukuku ve adaleti savunuyorsak sadece kendimiz için değil; bu ülkede kim yaşıyorsa hepsi için eşit kuralları getireceğiz ve onları savunacağız.
Dördüncüsü: Sürdürülebilirlik. Hayat, dünya hızla değişiyor. Değişime ayak uyduramayanlar geride kalırlar. Değişime, dünyadaki gelişmelere, bilime, kültüre, sanata ayak uyduramayan toplumlar bir süre sonra tarih sahnesinden çekiliyorlar. Biz değişimi her dönem yakalamak, akılcı politikalarla üretmek ve dünyada söz sahibi olmak istiyoruz."
"AKDENİZ'DE HAKLARIMIZ VAR"
Türkiye'nin kendi bölgesinde güçlü bir ülke olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Doğu Akdeniz'de haklarımız vardır. Petrolde, doğal gazda bizim haklarımız vardır. Akdeniz'de haklarımız vardır. Güçlü olursanız söz sahibi olursunuz, güçlü olmazsanız söz sahibi olamazsınız. Libya'yla yapılan anlaşma çok önemlidir. Ege'de sorunlarımız var, çözülmesi lazım. Orta Doğu'da terörün bitmesi, barışın gelmesi, Türkiye'nin o bölgeye çok daha fazla ekonomik ve kültürel ilgi göstermesi gerekir. Orta Doğu halklarıyla kardeşiz, akrabayız onlarla. Orta Doğu'nun dominant ülkesi, üreten ülkesi, saygın ülkesi olmak durumundayız" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Atatürkçülük güne takılıp kalma değildir; Atatürkçülük geleceği inşa etmektir. O nedenle statik değildir Mustafa Kemal Atatürk dediğimiz o ideoloji, o felsefe. Geleceği inşa edeceksin. Bilgiyle, birikimle, saygıyla inşa edeceksiniz, kavgasız inşa edeceksiniz. Yeri geldiğinde gücünüzü test edenlere ders vermekten kaçınmayacaksınız; Kıbrıs'ta olduğu gibi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli adımları atan partinin, uzun yıllardır iktidar olmamasına rağmen en önemli adımları atan partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu sakın unutmayın. Cumhuriyeti kuran da, Kıbrıs'a giden de, uluslararası sözleşmelere imza atan partinin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu kimse unutmasın" diye konuştu.
"CHP'NİN KURULTAYLARINDA PARA PUL DÖNMEZ"
CHP'nin ahlaki değeri yüksek bir parti olduğunu, oy vermeyen yurttaşların bile CHP'liler için "düzgün insanlar" diye söz ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasına şu sözlerle sonlandırdı:
"CHP, diğer partilere benzemez. CHP'nin kurultaylarında para pul dönmez. Bir kişiyi ikna etmek ayrı, o kişinin iradesini satın almak ayrı. Ben gelirim, siz beni ikna edersiniz, ben buna eyvallah derim; ben sizi ikna ederim, eyvallah derim. Ama hiç sizi dinlemeden cebinize parayı koyup 'Şuna gidin oy verin' derseniz onlar gerçek CHP'li değildir. İçimize sızdılar ve Türkiye bir arınma dönemi yaşadı, CHP bir arınma dönemi yaşadı. Sadece bizi değil, Türkiye'yi kirlilikten arındıracağız. AK Parti'yi de, diğer partileri de arındıracağız. Artık bu milletin soyulmasını istemiyoruz, vatandaşın alın terine değer verilmesini istiyoruz. Kirliliği asla kabul etmiyoruz. Tartışmaya, iknaya, oturup konuşmaya evet; ama rüşvetle irade satın almaya hayır diyoruz ve bu büyük bir ahlaksızlıktır, bunu kabul etmiyorum.
Hiçbir belediye başkanı, halka hizmet etmekten, beldeye hizmet etmekten çekinmemeli. Ama parayı kendisi için, yakınları için harcıyorsa ve hala 'Ben CHP'liyim' diyorsa sakın CHP'de kalmasın. Derhal ama derhal istifa edip başka bir yere... Yolsuzluk yapanların adresi bellidir. Bakın, buraya da yakın: AK Parti Genel Merkezi. İstiyorlarsa hep beraber AK Parti Genel Merkezi'ne gitsinler."



















