Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

ALDAŞ davasında 21 sanık hakim karşısına çıktı, kamu zararı iddiaları reddedildi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
ALDAŞ davasında 21 sanık hakim karşısına çıktı, kamu zararı iddiaları reddedildi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ASAT ve ALDAŞ soruşturmasında 21 sanık, zimmet, kamu zararına dolandırıcılık ve rüşvet suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklu eski belediye başkanı kamu zararı iddialarını reddederken mahkeme yeni bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verip duruşmayı erteledi.

ANTALYA Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ile belediye iştirak şirketi Altyapı Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (ALDAŞ) yönelik soruşturması kapsamında 21 sanık, 'Zimmet, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, rüşvet' suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklanıp Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek savunmasında, "ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum" dedi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ASAT Genel Müdürlüğü ile belediye iştirak şirketi ALDAŞ'a yönelik yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan 127 sayfalık iddianame ile Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Tutuklanıp Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile eski ASAT Genel Müdürü İbrahim K., eski ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Bülent K., eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Z., Hakan K., Aras Gezer G., Merve D., Pınar B., Lütfi E., Yüksel Ö., Abdullah B., Alican Y., Mehmet Y., Osman Y., Necdet E., Bekir K., Ömer A., Selahattin A., Oktay Ö., Nurhak E. ve Melek K. iddianamede şüpheli olarak yer aldı.

'TÜM İŞLEMLERE YASAL ZEMİNDE DEVAM ETTİK'

21 sanığın yargılamasına bugün Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce başlandı. Duruşmada ilk savunmasını yapan sanık Muhittin Böcek, "31 Mart yerel seçimlerini kazanmamla birlikte Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi yapmaktaydım. Konyaaltı Belediye Başkanı olduğum günden bu yana 20 yıldır ALDAŞ'ta yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. Daha sonra ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı oldum. Sayın Menderes Türel'den görevi devraldıktan sonra tüm işlemlere yasal zeminde devam ettik. Söz konusu şirketin kuruluşundan bu yana görev yapan İbrahim K. ile çalışmaya devam ettim. ALDAŞ ile ASAT arasında yapılan müşavirlik sözleşmesi, önceki dönem belediye başkanları zamanında da devam etmiş ve 2017 yılında yapılan uzatmayla 2027 yılına kadar geçerli hale gelmiştir" dedi.

'BU UYGULAMA BENİM DÖNEMİMDE BAŞLAMADI'

Yapılan harcama miktarının üzerine yüzde 15 ilave edilerek ASAT'a fatura edildiğini belirten Böcek, "ALDAŞ, protokole bağlı olarak yüzde 15'lik ödemeyi almaktadır. Bu uygulama benim dönemimde başlamamıştır. Önceki dönemlerden bu yana devam eden uygulamada herhangi bir değişiklik yapmadık. Bu iştirak şirketindeki bürokratlarıma talimatım, şahsımın ve kendi başlarının ağrımaması için yasal mevzuat ne diyorsa onu uygulamalarıydı. Şahsımın suç işleme veya şahsi menfaat sağlama gibi bir amacı söz konusu değildir. Büyükşehir Belediyesi'nin temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır. Bu ödeneğin dayanağı Belediye Kanunu'dur. ASAT kurumunun da kendi bütçesinde temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır" diye konuştu.

Ödeneklerden yurt içi ve yurt dışından gelen, çoğunlukla kamu görevlisi olan kişilerin ağırlanmasına yönelik harcamalar yapıldığını ifade eden Muhittin Böcek, "ALDAŞ'ın Dünya Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı gibi kurumlardan çekilmesi planlanan kredilerle ilgili temsil ve ağırlama harcamaları ALDAŞ tarafından karşılanmış ve daha sonra ASAT'a fatura edilmiş olabilir. Ancak kişisel nitelikteki harcamaların ALDAŞ üzerinden karşılanması ve ASAT'a fatura edilmesi konusunda herhangi bir talimatım olmamıştır. Mülkiye başmüfettişinin şahsi harcama olarak değerlendirdiği işlemlerden haberim yoktur" dedi.

'BÜTÜN İŞLERİ KALEM KALEM KONTROL EDEBİLMEM MÜMKÜN DEĞİL'

16 belediye iştiraki şirket bulunduğunu ve hepsini kontrol etmesinin mümkün olmadığını da dile getiren Böcek, "Aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğüm için ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Yönetim Kurulu kararıyla Genel Müdür Kıvanç Bülent K. ve Genel Müdür Yardımcısı Murat Z.'ye imza yetkisi verilmiştir. Bu kişilerin iş ve işlemlerinde usulsüzlük yapıp yapmadıklarına yönelik bilgi sahibi değilim. Bu iddiaları savcılık ifadem sırasında öğrendim" dedi.

'BAŞKANIN KONAKLAMAYI AYARLAMASI İŞİN DOĞASINA AYKIRI'

İddianamedeki konaklama harcamalarının detaylarını anlatan Böcek, "ASAT'ın yatırımlarıyla ilgili ALDAŞ aracılığıyla uzun süren görüşmeler sonrasında Fransız Kalkınma Ajansı'ndan yaklaşık 59 milyon avro kredi alınması söz konusu olmuştur. Bu kredinin alınması aşamasında Fransız Kalkınma Ajansı görevlileri Türkiye'ye gelmiştir. Ben de belediye görevlileri, ASAT Genel Müdürü ve ALDAŞ Genel Müdürü ile birlikte Fransa'nın Paris şehrine iki kez seyahat gerçekleştirdim. Bu konaklamalar, kredinin alınmasına yönelik görüşme ve toplantılar içindir. Bir büyükşehir belediye başkanının otelleri ve konaklamayı ayarlaması işin doğasına aykırıdır. Bu konularla doğrudan bir belediye başkanının ilgilenmesi mümkün değildir. Ancak bunlardan ben sorumlu tutuluyorum" dedi.

'KAMU ZARARI İDDİALARINI ŞİDDETLE REDDEDİYORUM'

Kamu zararı iddialarını reddeden Muhittin Böcek, "4 yıldır Dünya Ulaşım Zirvesi'ne katılıyorum. Bizi en lüks otelde ağırlıyorlar. Biz de misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Bu tür organizasyonlarda konaklama yerlerini bizzat belediye başkanının belirlemesi söz konusu değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum. Hangi tarihlerde görevde ya da görev dışında bulunduğum Büyükşehir Belediyesi'nden araştırılabilir" diye konuştu.

'GÖKHAN'A ARAÇ VERİLMESİ YÖNÜNDE TALİMAT VERMEDİM'

Oğlu Gökhan Böcek'e araç verildiği iddialarına ilişkin talimatı olmadığını kaydeden Muhittin Böcek, "ALDAŞ tarafından kiralanan araçların şahsi kullanım amacıyla verildiğini bilmiyorum. Bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Nurhak E.'nin ALDAŞ'ın satış bölümünde çalıştığından da soruşturma aşamasında bilgim oldu. Daha önce bu konuda herhangi bir bilgim bulunmuyordu. Melek K., aramızda mevcut yakınlıktan bağımsız olarak görevini yerine getirmiştir. Kendisi Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilmiştir. Kaldı ki iç denetçi müessesesi benim dönemimde alınan bir kararla şirket organı haline getirilmiş değildir. Fiili çalışma olmadan kendisine ücret ödenmesi söz konusu değildir. Melek K., tutuklanmamın ardından aramızdaki duygusal yakınlıktan dolayı zor bir dönemden geçirmiştir. Benim kendisine söylediğim sözleri yanlış anlamış olabilir diye düşünüyorum" dedi.

'ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM'

Şirketin genel müdürlerine imza yetkisi verildiğini kaydeden Böcek, şunları söyledi:

"Büyükşehir belediye başkanlığı görevimin yoğunluğu da dikkate alındığında, şirketin bütün iş ve işlemlerini bizzat kontrol edebilmem mümkün değildir. Bilgim ve rızam dışında gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemlerden sorumlu tutulamam. Gerek belediye başkanlığı gerekse ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim sırasında kamu zararına yol açacak herhangi bir işlem içerisinde bulunmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."

'USULSÜZLÜK İDDİALARINI ÖĞRENDİĞİM ANDA GÖREVDEN AYRILMAK İSTEDİM'

Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğu öne sürülen sanık Melek K. ise şunları söyledi:

"2019 yılında dönemin belediye başkanının görevlendirmesiyle ALDAŞ'ta görev yapmaya başladım. Evrakların genel kontrolünü yapıyor ve imza sirkülerini inceliyordum. Evraklarda benden çok daha kıdemli, konusunda uzman kişilerin ve iç denetçilerin imzaları zaten bulunuyordu. Bunun dışında şirket yönetimi tarafından tarafıma iletilen veya söylenen başka bir husus olmamıştır. Şirketteki usulsüzlük iddialarını öğrendiğim anda görevimden ayrılmak istedim. Ancak kurumsal hiyerarşi içerisinde yürütülen sürecin tamamen yasal olduğu söylenerek görevime devam etmem gerektiği belirtildi."

Beraatini talep eden Melek K., "14 Nisan 2025 tarihinde Büyükşehir Belediyesi dosyası kapsamında ifadem alınırken, henüz ALDAŞ ile ilgili herhangi bir süreç başlamamış ve bana bu konuda soru dahi sorulmamışken durumu kendim anlattım. ALDAŞ dosyasıyla ilgili bildiklerimi ifade ettim. Ancak aylar sonra, ifadeye çağrıldım. En başından beri sergilediğim bu şeffaf tutum, saklayacak hiçbir şeyimin olmadığını göstermektedir" dedi.

'KAMU ZARARINI KURUŞU KURUŞUNA YATIRDIM'

ALDAŞ'ın yönetiminde üst düzey yetkililer ve oda başkanları bulunduğunu belirten Melek K., "Kurumun başında bu kadar üst düzey yetkili bulunduğu için arka planda herhangi bir usulsüzlük olabileceğini düşünmedim. Nitekim bu iddialar nedeniyle kasıt olmaksızın bir kamu zararı oluştuğunu öğrendiğim anda, şahsıma atfedilen kamu zararının tamamını dava açılmadan önce kendi adıma kuruşu kuruşuna yatırdım. Benim gibi özel kalemde veya belediyede fiilen görev yapıp aynı zamanda şirketin denetim mekanizmasında yer alan, mesaisini asıl biriminde sürdüren pek çok bürokrat ve personel bulunmaktadır. Bu nedenle bana özel bir kadro oluşturulması veya ayrıcalık tanınması söz konusu değildir. Araştırıldığında birçok personelin aynı şekilde görevlendirildiği görülecektir" diye konuştu.

'İŞE ÇAĞRILMAYI BEKLERKEN MAAŞIM ÖDENİYORDU'

Küçük yaşlardan itibaren çalıştığını belirten Gökhan Böcek'in eşi Zuhal Böcek'in yeğeni Nurhak E. ise "ALDAŞ'a da çalışma hayatımı sürdürmek amacıyla girdim. ALDAŞ'ta işe başlamama referans olan kişi, teyzem Zuhal Böcek'in eşi Gökhan Böcek'tir. Gökhan Böcek'e iş aradığımı söyledim. Bir süre sonra ALDAŞ'ın insan kaynakları biriminden iş görüşmesine çağrıldım. Bana satış alanında bir pozisyon önerildi ve saha personeli olarak çalışacağım söylendi. Bir süre bekledim ancak işe çağrılmayınca eniştem Gökhan Böcek'e durumu bildirdim. O da Genel Müdür Kıvanç Bey'i arayarak durumu sordu. Kıvanç Bey, ofiste oturacak yer olmadığını, sahada çalışacağımı ve bir süre daha beklemem gerektiğini söyledi. Bu süreçte maaşım ödeniyordu. Uzun süre işe çağrılmayı bekledim. Yurt dışına ise teyzemin sağlık sorunları nedeniyle gittim. Soruşturma başlayınca da kendi isteğimle Türkiye'ye döndüm. Herhangi bir kamu kuruluşunu zarara uğratmadım. Kamu zararını giderdim" dedi.

SUÇLAMALARI REDDETTİLER

Duruşmada diğer sanıklar da ifade verdi. Soruşturma başlangıcında ALDAŞ'ın genel müdür yardımcısı olduğunu belirten Murat Z., 2025 yılı Eylül ayında ALDAŞ'ta Kıvanç Bülent K.'nin görevden ayrılmasıyla genel müdür olarak atandığını belirten Hakan K. ve ALDAŞ'ta görevine genel müdür yardımcısı olarak devam ettiğini kaydeden Aras G. ifadelerinde suçlamaları reddederek, beraat talep etti.

ASAT Genel Müdür Yardımcısı Osman Y., "İddianamede yer alan suçlamalarla en ufak bir ilgim yoktur. Beraatımı talep ediyorum" dedi.

Eski ASAT Mali Hizmetler Daire Başkanı Ö.A., "Bana yemek organizasyonları ve seyahatler üzerinden suç isnat edildi. 738 bin lira gibi bir kamu zararının olduğu iddia ediliyor. Bu zararı kabul etmiyorum. Üstlerim ve amirlerim de o yemeklerde bulunuyordu. Mal varlığım araştırıldığında gerçek ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

Soruşturma başlangıcında Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde İştirakler Daire Başkanı olarak görev yaptığını ve görevinden emekli olduğunu ifade eden Selahattin A., "Üzerime atılı suçu işlemedim. Şahsi herhangi bir harcama yapılması mümkün değildir. Adalete güveniyorum" dedi.

Mahkeme heyeti yeniden bilirkişi raporu hazırlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.